Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Yusuf Ziya HALEFOGLU Gözüyle 


     

 



Tüm Yazıları

       ShareThis
TAVIR...
31.12.2020
Yusuf Ziya HALEFOGLU
Okunma Sayısı : 1916
Oy Sayısı : 10
Değerlendirme : 4,9
Popülarite : 4,9
Verdiğiniz Puan :
 

 

 

Bu bir yıl nasıl da hızlı geçti, hiçbirimiz anlayamadık, ruhumuz bile duymadan. Yağmurlu, fırtınalı bir günde, evlerin sundurmalarının altından, biriken suların üzerinden atlayarak, koşarak eve ulaşmaya çalışan bir kişi gibi, yılın sonuna da aynı duygularla ulaştık. Belki de sırılsıklam. Çok fazla şey öğreten bir yıl oldu gerçekten. Her anında hissettirdiği duygular, bizlerin yaşama farklı açılardan bakmamızı sağladı. En çok özlediğimiz de dost sohbetleri, birlikte içilen çaylar, kahveler oldu belki de. Düşününce o kadar basitmiş gibi gördüğümüz bir dost ile içilen kahvenin kıymeti, belki de yaşamda her şeye bedelmiş.

Mihail Csikszentmihalyi, bir kitabında "yaşamayı", latince (inter hominem esse) kökeninde "insanlar arasında olmak", ölmek ise (inter hominem esse desinere) "insanlar arasında olmamak" anlamında tanımlıyor. Eskiden Roma da vatandaşlar için en ağır ceza ıssız bir yere sürgün edilmekmiş, hemen, hemen ölmekle eşdeğer olarak kabul edildiği için. Ne kadar önemliymiş insanlar arasında olmak, dokunmak, sarılmak.

Gelin hep birlikte, bir an için gün içinde en mutlu ruh hallerimizi düşünelim, aklımıza en çok gelen şey çoğunlukla mutlu insanlarla birlikte olmak, arkadaşlarla, dostlarla birlikte olmak, onlarla geçirdiğimiz vakitler gelmektedir. Bunları hissetmek ve düşünmek bile belki de şu an en çok canımızı acıtan şey olmakta.

Ama bu kadar mı?

Tam da söylendiği gibi, yaşam sadece kendi yanlışlarımızdan öğrendiklerimiz, kendi acılarımızdan öğrendiklerimiz değil de, diğer insanların da yaşamlarındaki acıları, duyguları hissetmemizi gerektiren bir durum olarak çıktı karşımıza. Ancak o zaman insan olduğumuz anlayabiliyoruz. O zaman yaşamlarımız bir anlam bulmaktadır. Eğer yaşamda bir amaç varsa, acılarda da amaç gizlidir. Ama tüm bunlar yaşamın içinde kendi keşfedeceğimiz amaçlardır. Bunlar hepimizin keşfedeceği kendi sorumluluklarımızdır. Nietzsche'nin dediği gibi "yaşamak için bir nedeni olan kimseler, hemen her şeye çok daha iyi dayanabilir." O yüzden bir kez daha düşünmeliyiz belki de nelerden sorumlu olduğumuzu.

En çok öğrendiğimiz ise, bu yaşamda sadece kendimiz için değil, tüm insanlık için bir şeyleri yapmamız gerektiği. Bugün sadece kendimizden sorumlu yaşayamıyoruz, komşumuzdan da, sokaktaki tanımadığımız kişilerden de, dünyanın diğer ucunda yaşayanlardan da... Benim sağlığımın iyi olmasının hiçbir önemi yok, yanımda hiç tanımadığım bir kişinin de sağlığını düşünmek zorundayız. Çünkü sadece ben demenin hiçbir işe yaramadığını hepimize öğreten bir şey çıktı karşımıza. Tüm dünyada toplasanız ağırlığı ortalama 1 gram olan bir şey, her şeyi alt üst etti. Her şey sürekli bir değişim içerisinde, belki 10 yıl sonra alışacağımız bir çok şeye 2-3 ay içerisinde adapte olduk. Bu kadar hızlı değişime ayak uydurmak, bizleri biraz olsun yormaya başladı sanki. Bizler hala düne takılmış gibi düşünürken, zaman hızlıca akıp gitmektedir. Bu kadar hızlı değişim içindeki dünya ile, hala eski düşünce kalıplarımızla, davranışlarımızla hareket ediyorsak, bir adresi elimizde navigasyon cihazı varken, hala sokak numaralarını arayarak vakit kaybetmeye benziyor.
Değişim, dönüşüm zamanının geldiği apaçık belli değil mi?
"Dönüşmenin" "olmak' tan" daha iyi olduğu, Deleuze felsefesindeki gibi , "olan değil", "olmakta olan" kişiler olmalıyız belki de. İşte o zaman karşımızdakini belki daha iyi anlayabiliriz. Özü keşfetmenin yolu zaten başkasını anlamaktan geçmekte olduğunu hepimiz biliyoruz.

Saramago, "Heykelden Taşa" kitabında şöyle diyor; çocukluk halimizin elinden tutup yaşamımızı birlikte sürdürsek ne muhteşem, ne ibretlik olurdu değil mi der. Bir düşünün, varlığımızı hep iki kişi sürdürsek, karar alırken, bir şey yaparken, yanı başımızda sürekli 7-8 yaşlarında bir çocuk. Kendi çocukluğumuzun bizi her an izlediğini düşünün, onu asla kandıramazdık. Belki de öz'e dönmek için çocuk gibi bakmalıyız hayata, ön yargısız, bir şeylerden korkmadan.

Epiktotes, uzun zaman önce "insanlar bir şeylerden değil, onları nasıl gördüklerinden korkarlar" demiştir. Aurelius ise "dış şeyler size acı veriyorsa, sizi rahatsız eden onlar değil, sizin onlara dair nasıl baktığınız ve kendi hükümlerinizdir."

İşte bu noktada bizler yaşama karşı belki çocukça bir tavırla bakmalıyız, yaşamı farklı açılardan ele almalıyız. Yaşamda yaşadığımız her ne olursa olsun, iyi ya da kötü hiç önemli değil. Bizlerin ona karşı nasıl tavır aldığımız önemli, onu nasıl içselleştirerek, öğrendiklerimizle, tecrübelerimizle, ona karşı yeni bir tavırla nasıl baktığımızdır önemli olan.
Dönüşümdür aslında...

Gelin hep birlikte, yıl sona ererken, yeni yıla karşı, sahip olduğumuz her şeye, hem zihinsel hem de fiziksel olarak iyileşme, uyum sağlama ve dönüşümün mucizevi yeteneği ile farklı bir tavırla çıkalım.


Kötü         Çok İyi  Oyla 
           
Tüm yazıları        ShareThis
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
                 

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org