Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

8 ROTARACT Kulübü ile Bülent Şenver Ekonomi Sohbeti
12.04.2022
Okunma Sayısı : 1738
Oy Sayısı : 7
Değerlendirme : 5
Popülarite : 4,23
Verdiğiniz Puan :
 

 

8 ROTARACT Kulübü ile Bülent Şenver Ekonomi Sohbeti

Katılan Rotaract Kulüpleri:

1.Zekeriyaköy,
2.Ataşehir
3.Caddebostan
4.Etiler
5.Maslak 6
6.Tarabya
7.Suadiye ve
8.Yeniköy


.
.



.
.
.

  video - 8 ROTARACT Kulübü ile Bülent Şenver Ekonomi Sohbeti


.
.
.

  audio - 8 ROTARACT Kulübü ile Bülent Şenver Ekonomi Sohbeti

.
.
.


.
.



.



.



.
.

8 ROTARACT Kulübü ile Bülent Şenver Ekonomi Sohbeti


Sekiz ROTARACT kulübü üyeleri, ekonomi sohbetimize hoş geldiniz.

1.Zekeriyaköy,

2.Ataşehir

3.Caddebostan

4.Etiler

5.Maslak

6.Tarabya

7.Suadiye ve

8.Yeniköy

Rotaract üyeleri ile birlikte olmak benim için çok değerli.

Türkiye'nin her alanda ve her konuda genç etik liderlere ihtiyacı var.

Sizler ülkemizin geleceğisiniz.

Araştıran ve sorgulayan tavrınız ile akıllı tercihleriniz, ülkemize yeni ufuklar açacaktır.

Bu sohbetimizde ekonomide güncel olan bazı konulardaki görüşlerimi sizlerle paylaşacağım.

Enflasyon, Kur Korumalı Mevduat, Faiz Oranları, Kripto Paralar, Siyaset ve Ekonomi ilişkisi, Kredi Derecelendirme Kuruluşu Fitch'in Türkiye Ülke Notu, Yatırım Ortamı, Avrupa Birliği ve Ekonomi için Öneriler konularına değineceğim.

1) Enflasyon nedir? İnsanlara en basit şekilde nasıl açıklama yaparsınız?


Enflasyon, mal ve hizmetlere dair fiyat düzeyinin yükselmesi sebebi ile paranın satın alma gücünde meydana gelen düşüşü ifade eder.

Bir depo benzini 450 TL ile dolduruyordum. Şimdi 950 TL'ye doluyor.

Enflasyon, sadece belirli mal ya da hizmetlerin fiyatlarında meydana gelen artış değil, mal ve hizmetlerin genel fiyat düzeyinin artış göstermesi sonucu alım gücünde meydana gelen azalmadır.

Sadece benzin fiyatı mı arttı? Hayır elektrik, su, doğalgaz, gıda, kiralar, her şeyin fiyatı arttı.

Dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur da enflasyonun söz konusu fiyatların bir seferlik artışı olmadığı, bu artışın süreklilik arz etmesi hali olduğudur.

Enflasyon neden olur?

 

Enflasyonun nedeni kitaplarda iki şekilde izah edilir.

Talep Enflasyonu

Maliyet Enflasyonu

Satılık 5 ev varsa ve bunları almak isteyen 20 kişi olursa o evin satış fiyatı artar.

Talep çok ise, bu talebi karşılayacak kadar piyasada mal yoksa "Talep Enflasyonu" olur.

Çimento, demir, cam, parke, seramik fiyatları %100 artarsa, evlerin satış fiyatı da artar.

Bir malı üretmek için yapılacak maliyet kalemlerinde artış olursa o malın fiyatı da artar, "Maliyet Enflasyonu" olur.

Ben buna bir üçüncüsünü ilave ediyorum.

 

Arz Enflasyonu

Ev yapımı durduysa, azaldıysa, inşaat yapılmıyorsa ev fiyatları artar.

Çeşitli nedenlerden dolayı üretim azalırsa yanı arz azalırsa o ürünlerin fiyatları artar. Buna "Arz Enflasyonu" demek gerekir.

Gıda enflasyonun yüksek oranlarda olması enflasyon yaratan üç nedenin de aynı anda ülkede yaşanmasından kaynaklandı.

 

Ülkemizde hangi tip enflasyon yaşanıyor?

Ülkemiz 3 "Enflasyon Kıskacı" ile sıkıştırılmış durumda.

Hem talep hem maliyet hem de arz enflasyonu yaşıyoruz.

Gıda enflasyonun yüksek oranlarda olması enflasyon yaratan üç nedenin de aynı anda ülkede yaşanmasından kaynaklanıyor.

Nüfus artışı ve aşırı göçmen alınması gıda ürünlerine talebi arttırdı. (Talep Enflasyonu)

Döviz kurlarındaki artış, ithal enerji ürünleri, benzin, mazot, gübre, ilaç, tohum, maliyetlerini arttırdı. (Maliyet Enflasyonu)

Çiftçilik yapanlar ve hayvan yetiştirenler artık bu işi daha az yapmaya başladı. (Arz Enflasyonu)

Böylece Üç kafalı enflasyon canavarı yaratmış olduk.

Canavarın her kafası farklı bir kesimi ısırdı yuttu.

Sabit gelirli insanların alım gücü azaldı.

Üç kafalı enflasyon canavarı vatandaşı fakirleştirdi.

Fakirleştirmeye devam ediyor.

2) Kur korumalı mevduat hamlesi nedir? Ne işe yarar? Ne için yapıldı?


Kur Korumalı Mevduat "denize düşen yılana sarılır" misali hükümetin ortaya attığı bir mevduat türüdür.

Aslında Kur Korumalı Mevduat "Değişken Faizli" bir mevduat türüdür.

Eskiden bankalar sabit faizle mevduat topluyordu.

 

Bir ay vadeli yıllık %18 faiz veririm diyordu.

Bu sefer ise minimum %18 veririm ancak kur daha fazla artarsa kur artışı kadar mevduatınıza faiz veririm denild.

Yani bu tür mevduata verilecek mevduat faiz oranı, hesabın açıldığı tarihte sabit olarak belirlenmemiş oldu.

Alt sınır belirlendi.

Üst sınır belirsiz kaldı.

Kur korumalı mevduat aslında değişken faizli bir mevduat türüdür.

Faiz oranı değişken bir göstergeye endekslenebilir.

Enflasyon oranı, dolar kur arış oranı, altın fiyatı artış oranı gibi bir fiyata endekslenebilir.

Değişken faizli mevduat uygulaması yapılabilecek bir uygulamadır.

Ancak bunu uygularken yapılan yanlış bu tür mevduatta kur riskini devletin garanti edip devletin ödemesidir.

Yapılmaması gereken şey bankanın verdiği faizin üzerinde ödenecek tutara devlet garantisi verilmesidir.

Peki hükümet niçin yılana sarılmak zorunda kaldı?

Faiz oranını belirleyen Merkez Bankası'na siyasi otorite baskı yapmıştır.

Enflasyon oranın çok altında bir faiz uygulaması yapması istemiştir.

Türk lirası olan tasarrufçu bankadan alacağı faizle parasının satın alma gücünü koruyamadığını görünce, kendisini korumak için döviz almaya başlamıştır.

Şirketler ve bireyler ellerindeki likit varlıklarının değerini korumak için dövize hücum edince dolar kuru birdenbire 10 TL'de 18 TL'lere sıçramıştır.

Döviz kur artışını kontrol edemeyen hükümet, şirketler ve bireyler TL'den kaçıp dolara dönmesin diye "merak etmeyi, siz TL'de kalın, eğer TL faizi döviz kur artış oranından az olursa ben devlet olarak aradaki farkı size vermeyi garanti ediyorum" demiştir.

Devlet, parası olup parasını bankaya faiz için yatıran insanların getirilerini garanti altına almıştır.

Yani 80 milyonun hakkı olan devlet gelirlerini bankada mevduatı olan bir avuç insana aktarmayı kabul etmiştir.

Bu uygulama ile devlet, sonu ne olacağı belli olmayan bir fonlama taahhüdü ve yükü altına sokulmuştur.

Bu uygulama bankalara ve mevduat sahiplerine yaramıştır.

Dolar kuru ise 18 TL'den 15 TL'ye (14.75 TL) düşmüştür.

3) Faiz oranlarının nasıl belirlendiğini kısaca açıklayabilir misiniz?


Faiz son dönemde politikacıların hedef tahtası haline geldi.

Faiz paranın belirli bir zaman dilimi içindeki değer artışını gösterir.

Eğer bugünkü 100 TL ile satın alacağınız bir şeyi bir yıl sonra 130 TL ile alabilecekseniz o takdirde paranın bir yıl içinde alım gücünün azalmaması için sizin 100 TL'nize yıllık %30 faiz verilmesi gerekir.

Merkez Bankası uygulanacak ekonomi politikasına göre faiz oranlarını belirleyip piyasaya yol göstersin diye açıklar.

Ancak serbest piyasa ekonomilerinde faiz serbest piyasada belirlenir.

 

Kaynak ihtiyacı olan ülkelerde tasarruflara "reel faiz" ödenir.

Reel faiz demek bu günkü 100 liranız ile alacağınız malı bir yıl sonra 130 liraya alabilecekseniz o zaman sizin paranıza 30 TL faiz verilirse paranızın alım gücü değişmez, aynı kalmış olur.

Sizi özendirmek için 30 TL'ye ilave olarak bir 10 TL daha verip 100 liranıza bir yıllık 40 lira ödenirse o zaman paranızın reel alım gücü 10 TL artmış olur.

Yani size %40 faiz verilir. %30'unu enflasyon yer bitirir. Kalan %10 ise size enflasyon oranının üzerinde verilen reel faizdir.

Faiz oranlarının belirlenmesine siyasi otorite karışmaya başlarsa ülkedeki Merkez Bankası'nın güvenirliği azalır.

Para politikası rayından çıkar.

4) Düşük faiz-yüksek kur stratejisini kısaca özetler misiniz?


Eskiden TL faiz oranlarını arttırarak döviz kurunu kontrol etmek mümkün oluyordu.

TL mevduata enflasyon oranının üzerinde 5 puan 10 puan fazla faiz vererek insanların dövize yönelmesi engellenebiliyordu.

Şimdi ise bu mümkün görünmüyor.

Açıklanan resmi enflasyon %64 iken sokakta yaşanan enflasyon %140'lar civarında olunca piyasada TL'sına duyulan güven yok oldu.

Ayrıca Merkez Bankası'nın swaplar hariç net döviz rezervi eksi 56 milyar dolara ulaştığı ve cari açığın ise artmaya devam ederek yaklaşık 22 milyar dolara çıkınca Merkez Bankası'nın döviz kurlarını TL faiz oranını yükselterek kontrol altında tutamayacağı anlaşıldı.

Bu nedenle de artık TL faiz oranında yapılacak 1-2 puanlık artışının döviz kurlarını aşağıya indirmesi mümkün görünmüyor.

5) Kriptoların ekonomi ve finansın geleceğinde önemli bir yeri olduğuna inanıyor musun?


Kripto paralar önümüzdeki dönemde ekonomilerin ve finans dünyasının önemli bir ödeme ve yatırım aracı olacaktır.

Bitcoin ilk çıktığında ödeme aracı olarak kullanılsın diye düşünülmüştü.

Ancak Bitcoin almak isteyenler çoğalınca sabit sayıda olan Bitcoin fiyatları birden yükseldi.

Fiyatın yükseldiğini görenler, biz de alalım dedikçe fiyatlar daha da arttı.

Bitcoin bir ödeme aracı olmak yerine altın gibi bir yatırım aracına dönüştü.

Kripto paralarda unutulmaması gereken iki önemli husus vardır.

Birincisi kripto para bir digital paradır.

Digital ortam içinde piyasada işlem görür. Alınır, satılır, el değiştirir ve saklanır.

Yani digital ortam çökerse, ulaşılamaz olursa, data kaybı, data çalınması, data değiştirilmesi, suiistimal yapılması, hırsızlık, dolandırıcılık ve teknoloji riskleri ortaya çıkarsa kripto varlıklara sahip olanların uğrayacağı zararı karşılayacak bir taraf mevcut değildir.

Sistemi kuranlar, merak etmeyin hiçbir şey olmaz, sisteme güvenin diyorlar.

Kilobit, Megabit, Gigabit, Terabit, ne kadar güvenli bilgi saklama ve koruma sitemleri vardır?

Elektrik enerjisi ne kadar güvenilir?

 

Kablo ağları, Uydu ağları ne kadar sağlıklıdır?

Bunların hepsi erişilebilir, kesintisiz, aksamadan, doğru ve güvenli çalışır durumda olabilecek mi?

Dünyada bazı Merkez Bankaları kendi güvenilir kripto paralarını çıkartmak için çalışmalar yapıyorlar.

Kısa bir süre sonra Merkez Bankası garantisinde kripto para uygulamaları başlayacaktır.

Kripto uygulaması hakkında uluslararası standartlar belirlenecektir.

Kanun ve mevzuat düzenlenecektir.

Gelecek tüm ticaret ve ödeme sistemleri kripto paralar ile yapılacaktır.

6) Fitch nedir? Ülkelerin kredi notunu etkileyen faktörler nelerdir


Fitch dünyaca tanınmış bir kredi derecendimse kurumudur.

Ülkelere kredi notu verir.

Bir ülkeye yatırım yapacak, o ülkeyle ticaret yapacak veya o ülkeye borç para verecek yatırımcılar ülke riskine önem verir.

Yatırımcılar dünyaca ünlü Fich, Standard and Poors, Moodys gibi kredi derecelendirme şirketlerinin yayınladıkları ülke notuna önem verirler.

Notu düşük ülkelere yabancı yatırımcı gelmek istemez.

Notu düşük ülkelere finans kurumları borç para vermek istemez.

Verenler ise çok yüksek faiz talep eder.

Çok yakın bir dönemde Fitch Ratings şirketi, Türkiye'nin kredi notunu BB 'den B+'ya indirdi vegörünümünü ise "negatif" olarak teyit etti.

Fitch Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülke grubundan çıkartı.

Yüksek derecede spekülatif ülkeler gurubuna indirdi.

Türkiye hangi ülkelerle aynı nota sahip?

Kenya, Ruanda, Uganda, Seyşeller, Benin, Ermenistan, Türkmenistan, Jamaika, Mısır ve Bahreyn.

Kredi notunu etkileyen faktörler nelerdir:

Politik ve Çevresel Etmenler

1- Politik Durum


a) İktidar Partisinin programı ve amaçları

b) İktidar Partisinin gelecek seçimlerdeki şansı, iktidarda kalabilme süresi

c) Ülkenin siyasi ve etnik atmosferi

2- Kurumsal İlişkiler


a) Para politikası uygulaması konusunda Merkez Bankasının gücü

b) Maliye politikasının kullanılması

c) Hükümetin finansal kurumlar, bankacılık sistemi ve iş alemi ile ilişkileri

3- Ülkenin Endüstriyel Özellikler


a) Başlıca Hammaddeler

b) Üretim bileşimi, başlıca ürünler

c) Teknolojik seviye ve yeterlilik

4- Ekonomik Durum


a) İşsizlik

b) Kapasite kullanım oranı

c) Enflasyon hızı

d) Ekonomik büyüme

e) Döviz kuru

5- Hükümetin verdiği öncelikler
(enflasyonun düşürülmesi veya işsizliğin azaltılması veya büyüme hızının artırılması veya dış açığın azaltılması, cari işlemler dengesinin sağlanması v.b.)

6-
Amaçlara ulaşmak için hükümetin izlediği politikalar, kullandığı araçlar

a)Para politikası

b) Maliye politikası

B- Dış Ticaret Durumu: Dışsatım ve Dışalım


Mal grupları itibariyle dışsatım ve dışalımın kompozisyonu

İhraç ve ithal mallarının fiyat ve gelir esnekliği

Başlıca ticaret yapılan ülkeler

4- Nisbi fiyatlar

a) Arz-talep dengesi, arza göre talep

b) Ücretler

i. İşçi örgütleri

ii. İşsizlik oranı

iii. Gelecekteki işgücü talebi

ıv. Grevler greve ilişkin bekleyişler

c) Verimlilik

i. Teknolojik gelişmeler

ii. İşgücü becerisi

iii. Sabit sermaye yatırımları

d) Hükümet politikaları

i. Genişletici veya istikrara dönük olması

ii. Dışsatımcıların politikaların oluşmasında etkinliği, dışsatım lobisinin önemi

iii. Dış satım teşvikleri, sübvansiyonlar

5- Nisbi Gelirler - Gelir Dağılımı

a) Ulusal gelir artış hızı

i. Tüketim harcamaları

ii. Yatırımlar

iii. Kamu harcamaları

b) Gelir dağılımı, tüketim kalıpları

c) Hükümetin gelirler politikası

Cari İşlemler Dengesinde Hizmetler Hesabı


Varsa önemli hizmet gelirleri

Önemin nedeni

Hizmet gelirlerinin sürekliliği

Tek Yönlü veya Karşılıksız Transfer


Ülke açısında önemli olup olmadığı

Karşılıksız veya tek yönlü transferlerin sürekliliği

Uzun Süreli Sermaye Hareketleri


Sermaye girişinin hangi ülkelerden yapılacağı

Dolaysız yabancı sermaye yatırımları

3- Portföy yatırımları

a) Pay senedi piyasası

b) Uzun vadeli faiz hadleri

c) Karlara ilişkin bekleyişler

d) Özel ve kamu kesiminin fon talebi

e) Birikimlerin oluşumu ve dağılımı

f) Uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin kontroller

Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri


İlgili ülkeler

Dış ticaretin finansmanına yönelik kısa süreli dış krediler

Para politikası, para arzı ve faiz hadleri

Kamu ve özel kesimin kısa süreli fon talebi

Spekülasyon amaçlı sermaye girişleri

Birikimlerin dağılımı

Kısa süreli sermaye hareketleri üzerinde kontroller

Altın - Döviz Rezervi ve Rezerv Hareketleri


Ödemeler dengesi sonucuna göre rezervlerde değişmeler

Döviz kurunu korumak için hükümetin kambiyo piyasalarına müdahaleleri sonucu rezervlerdeki değişmeler

3- Hükümetlerin hangi sık aralıklarla döviz piyasalarına müdahale ettikleri

a) Rezerv düzeyi ve borçlanma potansiyeli

b) Ekonomik sonuçlar

 

7) Ülkemiz yapılan yatırımlar açısından verimli midir? Kimler Türkiyede yatırım yapar?


Son yirmi yıldır ülkemizde yeteri kadar verimli yatırımlar yapılmıyor.

Verimli yatırım ne demek?

Benim anladığım verimli yatırım üretime dönük yatırımdır.

Yatırım yaptıktan sonra ileriki yıllarda yapılan yatırım üretimi arttırmalıdır.

Gelir yaratmalıdır. İstihdam yaratmalıdır. Halkın refahına katkı sağlamalıdır.

Son yirmi yıldır ülkemizde inşaat sektörüne önem verilmiştir.

Köprü, tünel, yol, gök delen gibi üretim dışı yatırımlara ağırlık verilmiştir.

Bu nedenle üretim hızlı artmamıştır.

Borçlanma ise çok hızlı artmıştır.

Fitch derecelendirme kuruluşu kredi notumuzu B+'ya düşürerek, yüksek spekülatif yapılacak ülkeler gurubuna bizi indirdiği için, bu durumda ülkemizin sağlam büyük şirketlerden yatırım alması zorlaşmıştır.

Spekülatif amaçlı, fahiş kar marjları ile yüksek kazançlı devlet garantili projelere yatırım yapmak isteyen şirketler ve yatırımcılar Türkiye'ye ilgi ilgi duyabilir.

8) Avrupa birliğine girdiğimiz taktirde ülke ekonomimizi ne gibi değişikler bekler?

Avrupa Birliği yolu gelişmiş ülkeler yoludur.

Ortadoğu yolu ise geri kalmış ülkelerin yoludur.

Türkiye seçimini yapmalıdır.

Halkımıza nasıl bir hayat yaşatmak istiyoruz?

Gelişmiş ülkelerde yaşayan halkın refah seviyesinde, mutlu ve huzurlu bir hayat mı?

Yoksa geri kalmış ülkelerde yaşayan halkın sefaleti, fakirliği ve yoksulluğunu mu tercih edeceğiz.

Avrupa Birliği yolu Türkiye'yi gelişmiş ülkeler arasında ilk on sıraya taşıyabilecek bir seçenektir.

Tercih milletindir.

 

9) Ülkemizin ekonomik problemleri için nihai bir çözüm öneriniz var mı?


Ülkenin bakalar dışında borçları 2000 yılında 211 milyar dolarken bu rakam 2020 yılında 871 milyar dolara yükseldi. Dört kat arttı.

Tüm brüt borçlar toplamı 2020 yılında GSYİH'nın sadece %77'si kadarkebn 2020 yılında GSYİH'nın %129'una ulaştı.

Dış borçlar ise GSYİH'nın %60'ını aştı.

Cari açık ve bütçe açığı veren bir ülke için bu derece yüksek dış borç oranı sürdürülebilir değildir.

Ülkenin büyümesi sağlıklı üretimlerle değil altyapı yatırımları ve sermaye hareketleriyle sağlandı.

2021 Kasım ayından sonra ülkedeki enflasyon oranları kontrolden çıktı.

Taşıma su ile değirmeni döndürmeye çalışmak sürdürülebilir bir yöntem değildir.

Değirmeni döndürecek suyun çoğunu kendi kaynaklarımızdan sağlamalıyız.

Ya kendi suyumuzu temin etmeyi becereceğiz ya da değirmeni döndürmeyi biraz yavaşlatacağız.

Kendi suyumuz ile ve makul borçlanma ile değirmen ne kadar dökecekse bu performansa göre ekonomiyi yeniden ayarlamamız gerekecek.

Cebimizden beş kuruş para çıkmadan yaptırıyoruz denilen altyapı yatırımlarını sınırlandırmamız gerekir.

Fahiş fiyatlarla ve devlet bütçesine ileriki yıllarda ağır yükler getirecek projelere dur demek gerekir.

Unutmayalım kimse kimsenin kara kaşı, kara gözü için para harcayıp bize köprü, tünel, havalimanı yapıp hediye etmez.

Ekonomik problemlerin çözülebilmesi için öncelikle yatırımcıların güvenebileceği ve inanacağı bir hükümet yapısı ve modeli oluşturulmalıdır.

İnsan haklarına saygılı, bağımsız adaletin çalıştığı, hak ve hukukun korunduğu, belirsizliklerin ortadan kaldırıldığı, istikrarın tesis edildiği, güvenilir bir ortamın yaratılması gereklidir.

Bu sağlanırsa diğer alınacak tedbirler ile ekonomik sorunlar birer birer hal edilebilir

 

10)Siyasi gelişmelerden bağımsız olarak ekonomiyi birinci derecede etkileyecek faktörler neler olabilir?


Deprem, sel, kuraklık gibi büyük tabi afetler, savaş durumu ve kontrolsüz büyük göç dalgaları dışında ekonomiyi birinci derecede etkileyen faktör siyasi iradedir.

Siyasi otorite bir ülkede ekonomiyi etkileyecek kararlar alma yetkisi olduğu sürece o ülkede ekonomiyi siyasi gelişmelerden bağımsız hale getirmek mümkün olmaz.

Ülkedeki sınırlı kaynakların nasıl ve ne şekilde kullanılacağına siyasi irade karar veriyor. Alınan bu kararlar da ekonomiyi birinci derecede etkiliyor.

Bir ülkenin kaynaklarının nasıl ne şekilde ne maksatla ve kimin menfaati içi kullanılacağı kararlarını verenler kimler olacaksa ekonomiyi birinci derecede etkileyecek faktör de işte bu oluyor.

Yaşadığımız bu dönemde ekonomiyi siyasi irade etkiliyor.

Siyasilerin aldığı kararlar ve yaptıkları uygulamalar vatandaşa direkt olarak yansıyor.

11) Bankacılık sektörünün yapay zeka ile birlikte bir değişime ihtiyacı var mı?

Bankacılık sektörü yapay zekayı kullanarak hem hizmet kalitesini arttırabilir hem de daha etkili bankacılık yapabilir.

Klasik bankacılıkta müşteri hizmet anlayışı tek yönlü oluyordu.

Hizmeti ve satışı başlatan müşteriden yapılan talep oluyordu.

Müşteri bir bankacılık hizmetini veya ürününü almak için bankaya başvurduğunda satış tetiklenmiş oluyordu.

İş yapma modelinde müşteri aktif, banka ise pasif durumda oluyordu.

Yapay zekâ yazılımları sayesinde bankacılıkta bu iş yapma modeli değişecektir.

Yeni modelin adı "Aktif Banka", "Pasif Müşteri" olacaktır.

Banka aktif, müşteri pasif olacaktır.

Banka kendisinde bulunan müşteri bilgilerini ve müşteri davranışlarını bir algoritma ile takip edecek ve daha müşteri bankadan bir talepte bulunmadan banka müşterisinin hangi hizmete veya hangi ürüne ihtiyacı olduğunu tespit edip ona ihtiyacı olan ürünü verebilecektir.

Yapay zeka öğrenen bir sistem olacaktır.

Müşterilerin değişen davranışlarını ve değişen şartlarını takip edip onların finansal ihtiyaçlarına uygun her müşteri için ayrı ürün geliştirebilecektir.

12) İnsanların temek ekonomik bilgileri öğrenebilmesi için bir kaynak öneriniz var mı?

Kızıma Ekonomi Sohbetleri – Yanis Varoufakis

Ekonominin Temelleri – Mahfi Eğilmez

Kolay Ekonomi – Mahfi Eğilmez

.
.



.



.



.
.
.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org