Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Devletin Malı Deniz Yemeyen Domuz!
19.04.2022
Okunma Sayısı : 914
Oy Sayısı : 4
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,01
Verdiğiniz Puan :
 

 

Devletin Malı Deniz Yemeyen Domuz!

.
.






.
.
.

Turcomoney Nisan 2022
Bülent Şenver
Duayen Bankacı

5 Soru, 5 Cevap
 
Devletin malı bir tas sudur, milletin yararına kullanılmalıdır!

Soru #1


Devlet ticari risklere garanti vermeli mi?
 

Devletin iç borcu, dış borcu ve verdiği garantiler ile taahhütleri toplamı büyüdükçe ülke riski de büyür.

Kredi derecelendirme kuruluşlarından aldığı ülke riski notu kötüleşir.

Bu durum yabancı yatırımcıları tedirgin eder.

Ülkelerin yurt dışından borç bulması zorlaşır.

Borçlanma faiz oranları yükselir. Yabancı sermaye yatırımları azalır.

Böyle bir ortamda devlet uzun vadeli yatırım önceliklerini doğru belirlemezse, kamu harcamalarında ve verdiği devlet garantilerinde tutumlu davranmazsa enflasyonu, faiz oranlarını döviz kurlarını, işsizliği ve gelir dağılımın bozulmasını kontrol edemez.

Bu önemli ekonomik konular kontrolden çıkmaya başladığında siyasiler serbest piyasa kurallarına uymayan kararlar almaya başlarlar.

Vücudumuzdaki kanı damarlara kalp pompalar. Böbreklerimizin en önemli görevlerinden biri aldığımız gıdaların sindirilmesi sonucunda oluşan bazı zararlı ve atık maddeleri idrar yoluyla süzerek dışarı atmaktır.

Siz kalbinizi ve böbreklerinizi doğru kullanmazsanız, onlara kaldıramayacakları yükleri yüklerseniz, bir gün gelir bu organlar zedelenir ve görevlerini doğru yapamaz hale gelirler.

O zaman da siz damarlarınıza kan düzgün pompalansın veya zararlı maddeler vücuttan atılsın diye bypass veya diyaliz gibi kurtarıcı müdahalelere muhtaç olursunuz.

Bu tür arızalarınız çoğaldıkça sağlıklı yaşamınız elinizden uçup gider.

İşte serbest piyasa ekonomisi de tıpkı vücudumuz gibidir.

Bir çalışma dengesi vardır. Her ekonomik göstergenin birbiriyle ilişkisi vardır.

Hükümetin aldığı kararlar ekonomik dengeyi bozabilir.

Bir kere bu dengeleri bozmaya başlarsanız bir sorun diğer bir sorunu tetikler ve sorunlar büyür.

Kontrolden çıkar.

Hükümet durumu kurtarabilmek için serbest piyasa ekonomisine uymayan kararlar almaya başlar.

Bu kararlar çoğaldıkça piyasanın dengeleri bozulur.

Alınan bu kararlar kısa vadede durumu düzeltiyormuş gibi görünse de aslında serbest piyasanın ortadan kalkmasına neden olur.

Enflasyon artar, faizler yükselir, döviz kurları yükselir ve sistem kilitlenir.

Devletin ticari risklere garanti vermesi serbest piyasa ekonomisine verilen ağrı kesiciler gibidir.

Kısa vadede ağrı geçer gibi göründe de uzun vadede devletin üstlendiği zararlar tahammül edilemez boyutlara ulaşabilir. Kaş yapalım derken göz çıkartılmış olur.

Devlet ticari risklere garanti vermemelidir.
Serbest piyasa ekonomilerinde ticari risk alan şirketler ve kurumlar alacakları riskleri kendileri değerlendirip buna göre karar verirlerse sistem doğru çalışır.

Yapılacak yanlışlar azalır.

Meydana gelecek zararlar büyümez.

Bankalara "şirketlere verdiğiniz krediler geri ödenmezse merak etmeyin devlet olarak ben öderim" diyerek

ticari kredilere devlet garantisi verirseniz, bankalar şirketlerin kredi geri ödeme kabiliyetine bakmadan kredi vermeye başlar.

Krediler batar. Devlet ödemek zorunda kalır.

Mevduat sahiplerine "bankalardaki kur korumalı TL mevduatınıza bankanın verdiği faiz kur artış oranından az olursa merak etmeyin kur artışını size kazandıracak ilave ödemeyi devlet olarak ben öderim" diyerek

TL mevduata döviz kur garantisi verirseniz, bankaların kaynak maliyetini devlet olarak siz karşılamış olursunuz.

Bu tür mevduat artar.

Devletin ödeyeceği kur farkı bedeli de artmış olur.

Yap işlet devret modeli ile yapılan yollara, köprülere, havaalanlarına, hastanelere devlet müşteri garantisi verirse işi yapan şirket projenin fizibilitesine bakmaz.

Yapılan yerden yılda kaç müşteri yararlanır, kaç lira ciro yapılır, gibi hesapları detaylı yapmaz.

Cirosu devlet tarafından garanti edildiğinden sözleşmeye imza atıp inşaatı tamamlar.

Devlet de vatandaşın parasını harcadığı için bu projelerin fizibilitelerini dikkatlice incelemez.

Siyasi kişiler kısa vadeli maddi ve manevi çıkarlarını düşünürler.

İşin ticari riskini devlet üstlenir.

Çoğu zaman bu tür devlet garantili işlerin faturası ve zararı sonunda vatandaşın sırtına yüklenir.

Birileri zengin olurken vatandaşın alım gücü azalır, gelir dağılımı bozulur. Fatura vatandaşa çıkar. Toplum fakirleşir.

Soru #2



Politikacılar Merkez Bankası kararlarına müdahale etmeli mi?

Politikacılar Merkez Bankası'nın alacağı kararlara müdahale etmemelidir.

Merkez Bankası politikacılardan bağımsız karar alabilmelidir.

Merkez Bankası ile politikacıların amaçları birbirinden farklı olur.

Merkez Bankası'nın amacı:

Enflasyonu kontrol altında tutmak, finansal istikrarı sağlamak, para ve döviz piyasalarını düzenleyici tedbirler almak,

Devlet adına piyasaya para arz etmek / likidite sağlamak,

Türkiye'de uygulanacak döviz kuru rejimini belirlemek ve uygulamak,

Türkiye'nin altın ve döviz rezervlerini saklamak ve yönetmek

Ödeme sistemlerinin güvenli ve sorunsuzçalışmasını sağlamaktır.
 
Politikacıların amacı ise daha basittir.

Politikacıların amacı "seçim kazanmak", "seçim kaybetmemek", "devlet gücünü ve imkanlarını kendi menfaatleri için kullanmaktır".

Merkez Bankası uzun vadeli düşünerek, vatandaşın ve ülkenin menfaatlerini koruyacak şekilde çalışır.

Politikacılar ise enerjilerini vatandaştan oy almak için kullanır.

Kısa vadeli düşünürler.

Seçim sandığından çıkacak sonuç onlar için her şeyden daha önemlidir.

İşte bu nedenle Merkez Bankası kararlarına politikacılar müdahale etmeye başlarsa Merkez Bankası amacına ulaşacağına politikacılar amaçlarına ulaşmaya başlarlar.

Vatandaş kaybeder. Politikacı kazanır.

Ancak politikacının bu şekilde elde edeceği kazanç sürdürülebilir olmaz.

Gün gelir duvara toslar.

Faturası yine vatandaşın sırtına yüklenir.

Merkez Bankası yönetimi politikacılardan emir ve talimat almamalıdır.

Merkez bankası inandırıcılığını kaybetmemelidir.

Merkez bankasının açıkladığı temel göstergeler inandırıcı olmalıdır.

Merkez bankası finansal piyasalara yol göstermelidir.

Merkez bankasının söylediklerine piyasa inanmalıdır.

Merkez bankasının açıkladığı politika faiz oranı hiçbir zaman politikacıların dikte ettiği faiz oranı olmamalıdır.

Merkez bankası politikacıların istediği faiz oranını değil para politikasına uyacak faiz oranını açıklamalıdır.

Merkez bankasının açıkladığı politika faizi %14 ise ve piyasada bankaların uyguladığı mevduat faiz oranı %18, kredi faiz oranı %30 ve devlet borçlanmalarının faizi %27 ise bu Merkez bankasının inandırıcılığını zedeleyen bir durumdur.

Merkez Bankası itibar kaybetmemelidir.

Merkez Bankası politikacıların oyuncağı durumuna düşürülmemelidir.

Soru #3



Halktan toplanan vergiler nasıl kullanılmalı?


Ülkemizde birçok insan vergilerin devlet tarafından doğru ve adil bir şekilde kullanacağına inanmadığı için vergi ödemek istemiyor.

Vergi ödememek için gelirlerini kayıt dışında tutmaya çalışıyor.

Bazıları da gelirlerini doğru beyan etmiyor.

Vergi adaletine güven olmayan ülkelerde mükellefler kaçar, devlet onları kovalar.

Ancak mükellef devletten daha hızlı koştuğu için yakalanmadan işlerini yürütür.

Sözün kısası bir ülkede vergiler yeterli seviyede toplanamıyorsa sorun mükelleflerde değil sorun vergi adaletini sağlayamayan yönetimlerdedir.

Yönetimler kendi adaletsiz davranışlarının sonucu gelirler üzerinden toplayamadıkları vergileri dolaylı vergiler yöntemiyle toplamaya çalışırlar.

Vatandaşın tükettiği her şeyden katma değer vergisi, özel tüketim vergisi gibi dolaylı vergiler alırlar.

Dolaylı vergilerin yükü zenginden çok fakirin sırtına yüklendiği için de bu tür vergi toplamak ülkedeki gelir dağılımı bozar.

Devlet vergi toplarken adaletli olmalıdır.

Geliri çok olandan çok, az olandan az vergi almalıdır.

Devletin adil vergi toplamak kadar önemli olan bir başka görevi daha vardır.

Devlet topladığı vergileri doğru yerlere harcamalıdır.

Devletin topladığı vergileri doğru yerlere harcayıp harcamadığını ölçecek basit bir yöntem vardır.

Devletin vergi toplamadan önceki ülkedeki gelir dağılımı ile vergiler toplanıp devlet tarafından harcandıktan sonra ülkedeki gelir dağılımı mukayese edilir.

Eğer vergiler kullanıldıktan sonra gelir dağılımı daha iyi hale gelmişse devlet vergileri doğru yerlere harcamıştır.

Aksine vergi öncesi gelir dağılımı, toplanan vergiler harcandıktan sonra daha kötü olmuş ise devlet topladığı vergileri doğru şekilde kullanılmamış demektir.

Türkiye'deki durum ikinci örneğe benzer.

Vatandaş devletine, devlet vatandaşına güvenmeden vergi adaletini sağlamak mümkün olmaz.


Soru # 4



Devlet eliyle yapılan büyük yatırımlarda ticari sır ilkesi uygulanır mı?

Ticari sır, şirketlerin faaliyet alanları ile ilgili olarak, bu firmaların çalışanları ve akdi ilişkide oldukları gerçek ve tüzel kişilerce bilinen,

rakiplerinin bu bilgilere ulaşması halinde zarara uğrama riski bulunan, işletmenin ticari başarısı ve verimliliği için önem arz eden,

gerek kamuya gerekse ilgisi olmayan şahıslara açıklanmaması gereken tüm bilgi ve belgeyi ifade etmektedir.

Ancak, ticari sır kalkanının arkasına saklanarak kamunun parasının hangi maksatla, hangi şartlarla, ne kadar, hangi fiyatlarla, ne taahhütler verilerek,

hangi maliyetlere katlanılarak ve ne için kullanıldığını toplumdan saklamak etik yönetişim anlayışına uygun olmaz.

Devlet ihalelerinin şartları şeffaf olmalıdır. İhale sonuçları ve şartları kamuya açık olmalıdır.

Gizlenir ve saklanırsa ihalelere fesat karıştırma olanağı artar.

Yapılan ihalelerde karar verenlere karşı duyulan güven zedelenir.

Çıkar çatışması ve şahsi menfaat sorunları oluşur.

Soru #5

"Devletin malı deniz yemeyen domuz" sözü niçin söylenir?

"Devletin malı deniz, yemeyen domuz!" sözü benim hiç hoşuma gitmeyen bir sözdür.

Devletin malını usulsüz olarak haksız yere şahsi menfaat için kullanmak ağır suç sayılmalıdır.

Ancak bugüne kadar devlete kazık atmak, devletten haksız kazanç ve menfaat temin etmek ülkemizde kanıksanmış bir uygulama olmuştur.

Bu kötü etik dışı uygulamayı her alanda ve her meslek dalında görmek mümkündür.

Bu uygulama haksız kazançlara yol açmaktadır.

Seksen milyon insanın yararlanması gereken devlet malını bir avuç seçilmiş insana ve çevresine vermek doğru değildir.

Haksız kazanç elde etmek teşvik edilmemelidir.

Bu kötü uygulamanın değişmesi gerekir.

Devletin malı milletindir.

Milletin malı, milletin yararına kullanılmalıdır.

Devletin malı bir tas sudur, milletin yararına kullanılmalıdır!

.
.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org