|
Tüm Yazıları
ShareThis
|
Can Akın - 8 Mart Kadınlar Günü – Fransa, Belçika, Almanya Konuşmaları
08.03.2007
CAN AKIN |
|
|
| Okunma Sayısı : |
19085 |
|
|
| Oy Sayısı : |
62 |
|
|
| Değerlendirme : |
4,45 |
|
|
| Popülarite : |
7,98 |
|
|
| Verdiğiniz Puan : |
|
|
|
|
|
|
CAN AKIN TÜRKİYE - İSTANBUL 8 MART 2010 KADINLAR GÜNÜ KONUŞMASI
8 Mart 2010 Dünya Kadınlar Günü Ve Atatürk Türkiye'sinde Kadın "2010 yılı konuşma metnim"
DEĞERLİ SAYGIDEĞER TÜRK KADINLARI...
'Alman Sosyalist Demokrat Partisi'nin üst düzey yöneticilerinden 'Kadın Sorunları' uzmanı Clara Zetkin'in önerisiyle 1910 II. Uluslararası Kopenhag toplantısında ' 8 Mart'1857 de New Yorklu 40 bin dokuma işçisinin başlattıkları grevden çıkan yangında hayatlarını kaybeden kadınların anısını yaşatmak amacıyla 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kutlanmaya karar verildi.
Kadınların emek ve her alanda erkeklerle eşit ve yan yana olduklarının kabul ettirmek için başlattıkları direnişin adıdır'8 Mart Emekçi Kadınlar Günü' ve ülkemize dünya kadınlarının bir hediyesidir.
Türk kadının diğer ulusların kadınları gibi toplumumuzda önemli bir yeri vardır. Ancak Eğitimli bir kadın, toplum yaşantısında aktif rollere sahip olabilmektedir. Kadın anne olarak bir çocuğun yaşamında son derece önemli bir rol üstlenir. Kadının etkili bir şekilde yer almayacağı bir aile düşünemeyiz. Tarihte Türk Kadınının aile ve toplum içersinde saygın bir yeri olduğunu görüyoruz.
Kadın her alanda eşinin yanında olup ona yardımcı olmuştur. Selçuk ve Osmanlı dönemlerinde bizzat yapılmasına önayak oldukları vakıf, sağlık ocağı, kütüphane gibi eserler inşa ettiren nice kadınlarımız vardır.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlar 1870 yılından itibaren seçme ve seçilme haklarına sahip olmuşlardır.1923 yılında Nezihe Muhittin'in öncülüğünde yalnızca kadınlardan oluşan 'Kadınlar Halk Fırkası'adlı parti kurulma aşmasında engellenmiş daha sonra 'Türk Kadınlar Birliğine' dönüştürülmüştür.
1923 seçimlerinde Latife Hanım seçimlerde kadınlara siyasi haklar verilmesi konusunda Atatürk'e ısrar eder. Kadın haklarının ilk savunucuları; Refik Koraltan, Feridun Fikri, Recep Peker ve Yahya Kemal kadınlar siyasi haklar verilmesi konusunda meclise önerge verirler.1930 yerel seçimlerinde oy kullanma hakkı tanınan kadınlarımıza adaylık yolu da açılmış olur.
Atatürk kadınların kültür seviyesinin yükseltilmesini esas alarak onlara medeni haklar tanıdı. Türk Kadını seçme ve seçilme hakkına 1934 yılında kavuştu. Atatürk'ün amacı gelenekçilik tutumunu ortadan kaldırarak toplumumuzu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmaktı. Bazı toplumların kadınların bu haklara ancak 1970 lerde kavuştuğu göz önüne alınırsa kadınlarımıza verilen değer çok daha iyi anlaşılmış olur. Türk Kadının çeşitli meslek gruplarında yer alması bizzat Ata'nın kendisi tarafında teşvik edilmiştir. Orduda aktif görev almak isteyen Halide Edip'e gönderdiği telgraf bunun bir delilidir. Cumhuriyet döneminde Türk Kadını eş ve meslek seçme ve aile içinde alınan kararlarda da söz sahibi olmuştur.
Kadının toplumdaki etkinliğinin artması erkeğin aile içindeki rolünü azaltan bir etkide bulunmamıştır. Kırsal kesimlerde ve eğitimsiz kadınlarda eşitsizlik hala devam etmektedir.
Atatürk'ün getirdiği yeniliklerden ancak eğitimli, kentli kadınlar yararlanabilmişlerdir. Atatürk İnkılâpları ile kadına eğitimde eşitlik tanımış olmasına karşın kadınlara uygun görülen meslekler halen öğretmenlik, hemşirelik ve memurluk gibi mesleklerdir. Yüksek öğretim kurumlarında öğrencilerin cinsiyetlerine göre dağılımları istenmeye devam etmektedir.
Türkiye'de kırsal kesime giden eğitim sadece devlet eliyledir. Öğrenim düzeyi düşük olan kadınların doğurganlık yüzdesinin yüksek olması gelişmelerini engelleyen baş faktördür. .
 . Atatürk Türk Kadının dünyaya çok yanlış bir biçimde tanıtıldığını ve bunun ivedilikle değiştirilmesi gerektiğini savunuyordu. Kadının toplumda eşit koşullarda yer almasının önemini şöyle vurgulamıştır:
'Toplum kadın ve erkekten oluşur; mümkün mü ki bir cismin yarısını zincirle toprağa bağlayıp diğer yarısını göklere yükseltelim. İlerleme adımları beraber atılmalı, birlikte yol alınmalıdır. Bir toplum yalnız bir cinsinin yenilenmesi ile yetinirse güçsüz kalır. Başarısızlığımızın nedenlerinden biri de kadınlara olan ilgisizliğimizden doğmaktadır.
İlim ve tekniği hem hem erkek hem kadın aynı derecede öğrenmeleri gerekir. Yeryüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.'
Bu görüşlerin hiçbiri tarihte hiçbir devlet adamı tarafından dile getirilmemiştir. Evrensel bir lider olan Atatürk'ün bu düşüncesini Çanakkale Savaşı'nda ölen yabancı askerlerin annelerine yazdığı satırlarda da görülmektedir:
'Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar; gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızda huzur içindedirler. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra bizim evlatlarımız olmuşlardır.'
Kurtuluş Savaşı'ndaki Türk Kadını dünyayı şaşırtacak niteliktedir. 'İstiklal Savaşı' kadın erkek çoluk, çocuk topyekûn bir savaştır. Bugünleri savaşta erkekleriyle omuz omuza mücadele eden kadınlarımıza borçluyuz.
Düşmana karşı ilk kadın harekâtını başlatan bugünkü Türk Kadınlar Birliğinin temelini atan Sivas valisi Reşit Paşa'nın eşi Melek Reşit Hanım'a, alay komutanı Halit Bey'in kızı 8 yaşında annesini yitirince babasıyla cephede kahramanca savaşan 12 yaşında cephede istiklal madalyası verilen Nezahat Hanım'lara borçluyuz.
Türklerin Jan Dark'ı sayılan Nezahat Hanım yaşının küçüklüğünü ileri sürerek gitmesi gerektiğini söyleyen babasına kalbindeki vatan aşkının büyük olduğu cevabını veriyor. Anadolu'daki öğretmenleri bir araya toplayan Naciye Hanım'a, kucağında bebesiyle cephane dolu kağnıyı çekerken ağlayan bebeğinin sesini düşmana duyurmamak için göğsüne bastırırken havasızlıktan kaybedip vatan şehit veren Tayyibe Hatun'a borçluyuz... Bugünkü rahatımızı. Bu vatanı bizlere onlar bıraktılar hem de ne şartlarda. Cumhuriyeti koruyup genç kuşaklara bırakmak ta bizim boynumuzun borcu sayılır.
Cephedeki kadınların ortak adıydı ANADOLU adların önemli değildi, ülkenin onuruydu önemli olan; ülkesini ana gibi seven bir milletiz ki ona anamızın adını vermişiz. Unutulmayacak başka kimler var halkı kurtuluş savaşına sürükleyen, cemiyetler kuran. Halide Edip, ilk üniversite mezunu Türk Kadını unvanını elinde tutan Şukufe Nihal Hanım cumhuriyet mücadelesinde Atatürk'ün yanında yer almışlardır. Şüküfe Hanım bir konuşmasında der ki:
- 'Hanımlar, bizler bu ananın Anadolulun kız evlatlarıyız. Bir evlat anasını düşmanın pençelerinde gördüğü zaman sabredebilir mi? Öyleyse hedefimiz YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM' Güney cephede Tayyar Rahmiye, yunanlılara karşı savaşan Gördesli Makbule Hanımlar ve daha niceleri…
Atatürk okullarda kız öğrencilerin de erkek öğrencilerle birlikte askerlik derslerinin okumasını istemiş ve bunu zorunlu kılmıştır. Atatürk Sakarya Savaşı sonrası 13 kadını harp nişanı ile ödüllendirmiştir. Üsteğmen Yemene Vardarlı, Binbaşı Ayşe Altuntaş bunlarda ikisidir.
 Kadına saygının en büyük nedeni ana olmasından kaynaklanır. Ana toprağını milletini severse onu evladına da aşılar. Atatürk milletleri millet yapanın kadınlar olduğunu vurgulamış, kadınlara düşen en önemli görevin bu ülkeyi çocuklarıyla onarmak olduğunu belirtmiştir.
Türk Medeni Kanunu hazırlatarak eyleme geçiren Atatürk Türk Kadını'nı evinin tek kadını yaparak çok eşliliği yasaklamıştır. Bu yasanın hazırlanmasında Türk Kadınlar Birliği Başkanı Nezihe Muhittin'in projeye katkıları büyüktür. Temmuz 1922 de Milli Eğitim Şurası'nı toplanarak eğitim reformunu karara bağlar. Kız ve erkek çocukların birlikte eşit eğitim görmeleri yasalaşır.(1924)Atatürk bu yasaları koyu bir taassup ortamında büyük mücadeleler vererek çıkartmıştır.
Cumhuriyetin ilk kadın belediye başkanı Müfide İlhan'ı Mersin'de makam koltuğunda otururken kimse görmemiş; sabah ezanında at sırtında köyleri gezerken, kanal açarken görüp adını 'Çukurova Fatihi' koymuşlardır. Başkanlıktan ayrıldıktan sonra daima özen göstermiştir.
Vatandaşlığı bile tartışılamayan Türk Kadının 1935 de Mecliste 15 milletvekili vardı. Atatürk bilim ve fende olduğu kadar sanat ve spor da ilerlemeye önem vermiştir. Şehir Tiyatrosunda kendisini beklemeden perdeyi açan Muhsin Ertuğrul'a:
'Sizi tebrik ederim, işinizle ilgili ciddiyetiniz ülkenin gelişimini ciddiye aldığınızı gösterir. İşinizi benim için ihmal etseydiniz bu dalkavukluktan öteye geçmez ve beni üzerdi'
Demekle sanata verdiği önemi vurgulamıştır. Atatürk'ün manevi kızı dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen,1932 de Brüksel'de yapılan Dünya Güzellik Yarışmasında ülkemizi temsil ederek birinci seçilen Keriman Halis Ece Atatürk'ün gerçekleştirdiği inkılâpların dünyaya tanıttığı Türk Milletinin gururu kadınlarımızdan ikisidir.
Savaşlarda ulusumuza yaşama gücünü veren kadınlarımız olmuştur. Dünyanın hiçbir ülkesinde kadın Anadolu kadını kadar cefakâr ve çalışkan olamaz.
Tüm dünyadaki kadınları tanımış ve yaşantılarını izlemiş biri olarak; Tüm Türk kadınların önünde saygıyla eğiliyorum... Saygılarımla....
CAN AKIN
KONU DANIŞMANI - RESSAM VE ŞAİR - NILUFER DURSUN
 CAN AKIN'IN 8 MART KADINLAR GÜNÜ FRANSA - PARİS KONUŞMASI
Değerli Arkadaşlarım…
Bu gün kadınlar günü, Yapacağım konuşmanın aramızda bulunan çeşitli dillerde konuşan dünya kadınlarımız için İngilizce Fransızca Almanca İspanyolca Japonca ve Çince yazılı ve cd olarak hazırlatıp tercümanlarınıza verdim. Ben konuşurken kulaklıklarınız aracıyla size iletilecek…
Lütfen bu yazımı Kendi internet sitenizde bir kadın olduğunuz Kadın haklarını koruyabilmek adına Dünya Kadınlar Günü diye bir bölüm ayırıp orada yayınlamanızı istiyorum…
Ben bir Türk erkeği olarak yaşantımda Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılâp ve İlkelerine, Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatla bağlı kalacağıma; Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde olarak tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulayacağıma; Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyip, koruyup bunları geliştirmek için çalışacağıma; insan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik, bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını bilerek, bunları davranış halinde göstereceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederek başladığım, görevlerim esnasında:
Her hangi sağ veya sol siyasi partiye üye olamadım, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunmadım. Görevlerimi yerine getirirlerken dil, ırk, Erkek veya kadın, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapmadım; Hiçbir dini tarikata vakfa bağlı olmadım yeşilay hariç hiçbir derneği desteklemedim. hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamadım ve bu eylemlere katılamadım. Hakkında en küçük adli, idari, siyasi bir soruştuma açılmamıştır... Yaptığım bütün zorlu çalışmalarda hep liderim ulu önderimiz Atatürk olmuştur…
.JPG)
Atatürk'ün Türk kadınlarımız hakkında düşüncelerini iletiyorum… "Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez". "Şuna inanmak lazımdır ki, dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir". "Türk kadınının dünya kadınlığına elini vererek, dünyanın barış ve güveni için çalışacağına emin olabilirsiniz". "İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?" "Kadınımızın, kızımızın yeri medeniyetin emrettiği, medeniyetin getirdiği yeniliklerin yeridir..." "Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah'ın emrettiği şey, erkek ve kadının beraber olarak ilim ve bilgiyi kazanmasıdır".
.jpg) "Belki erkeklerimiz memleketi istilâ eden düşmana karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüs germekle düşman karşısında buldular. Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun zayıf kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Memleketin var olması imkânını hazırlayan kadınlarımız olmuştur ve kadınlarımız olmaktadır." Kimse inkâr edemez ki, bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır. Çift süren, tarlayı eken, ormandan odun ve keresteyi getiren, mahsulleri pazara götürerek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtıyla, kağnısı ile kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip cephenin mühimmatını taşıyan hep onlar, hep o ilâhi Anadolu kadınları olmuştur." "Bu millet esas terbiyesini aileden almaktadır. Türk milleti öyle analara sahiptir ki her bir devrin büyük adamlarını bu analar yetiştirmiştir. Türk kadını daha büyük nesiller yetiştirmeye kabiliyetlidir". "Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştamal veya buna benzer bir şeyler asarak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır". (1 Eylül 1925) "Onlar yüzlerini cihana göstersinler ve gözleri ile cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak hiçbir şey yoktur. Önemli olarak şunu ihtar edeyim ki, bu halin muhafazasında inat ve taassup, hepimizi en az kurbanlık koyun olmak istidadından kurtaramaz.."
.jpg)
"Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve lihakatle kullanacaktır". "Kadınlık meselesinde dış görünüş ve kıyafet ikinci derecededir. Asil mücadele alanı, kadınlarımız için görünüş ve kıyafette başarıdan daha çok, asıl başarılı olunması gereken alan ışıkla, kültürle, gerçek faziletle süslenmek ve donanmaktır. Ben saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa kadınlarından daha aşağıda kalmayacak, tersine pek çok yönlerde onların üstüne çıkacak ışık ve kültürle donanacaklarına kesinlikle kuşku duymayan ve buna kesinlikle emin olanlardanım." "Erkekleri kadar kahraman kadınlara sahip olan bu ulus için artık boyunduruk altında yaşamak mevzu bahis olamaz". Atatürk' ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, "BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi", "İnsan Hakları Sözleşmesi" gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını vermesinin değeri daha iyi anlaşılır.
Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar.
Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir.
Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine... Saygılarımla:
CAN AKIN FRANSA PARİS



CAN AKIN 8 MART 2007 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ BELÇİKA ANTWERPEN KONUŞMA METNİ
KADININ ADI VAR KADININ ADI "İNSAN"
DEGERLİ ARKADAŞLARIM... MESLEKTAŞLARIM...
Bu gün Dünya Kadınlar Günü. Dünya ve ülkemizdeki kadınların toplum içindeki konumlarını, sorunlarını ve nerden nereye geldiklerini konuşup, tartışıp ve istatiksel verileri de değerlendirdikten sonra kadınlarımız ile ilgili her şeyi bir yıl daha unutabiliriz.
Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınların halen 21.yy da ayrımcılığa, şiddete, tacize, baskıya ve daha bilemediğimiz bir sürü acıya maruz kalması, insanlığın en büyük utancıdır.
8 Mart gibi bir güne; kadınları ve onların toplum içindeki yerini hatırlamak için gerek görülse de, aslında her gün kadınların toplum içindeki konumlarının, yaşam şartlarının, maddi ve manevi haklarının ve her şeyden önemlisi de Eğitim ve Öğrenim durumlarının iyileştirilmesi bu konularla ilgili başarılı çalışmaların yapılması gerekmektedir.
Nasıl ki bir kuşun uçmak için iki kanadı var ise ve tek kanatlı olarak uçamıyorsa; insanlarda Yaşam Sahnesinde Erkek ve Kadın olarak, kuşun kanatları gibidir.
Erkek egemen dünya toplumu yüz yıllardır tek kanatla uçmaya çabalamaktadır. Bu kanat çok güçlenmiştir. Semirmiştir. Ve uçmayı istemektedir. Fakat diğer kanat yüzyıllardır yerlerde sürünmekte ve acı çekmektedir.
Güçsüzdür. Yaralıdır. Ve kırıktır.
Nasıl ki sizler burada bir kuşun, zayıf ve kırık bir kanatla uçamayacağını net bir şekilde gördüğünüz gibi, insanlık da kadınların yaşamdaki konumlarını iyileştirmedikçe, kadını eşit haklara ve değerliliğe sahip kılmadıkça uçmakta başarılı olamayacaktır. Uçmak medenileşmektir. Uygar bir dünya toplumu yaratmaktır.
Medeni ve uygar bir dünyayı oluşturmak, dünya toplumunun asil hedefi olmalıdır. Medeniyet ve uygarlık;"Toplumun zenginliği ve yüksek teknolojisi" demek değildir. Uygarlık; topluluğu oluşturan varlıkların düşüncelerinde, yaşamlarında bir biri ile ilişkilerinde ve ürettikleri değerleri paylaşımlarında ve kullanma amaçlarında; ne kadar bilinçlerinin gelişkin olduğu ile ilgilidir.
Dünya toplumu olarak teknolojik bir toplumuz, zenginiz, zekiyiz diyebiliriz. Fakat asla uygar ve medeni değiliz.
Ne zaman dünyada ara sıra hatırlanmak için hiçbir özel güne ihtiyaç duyulmaz ve kadın erkek insanların tek, tek hepsi değerli olur ve yaşamı sevinç-bolluk içinde yaşar ve topluma hizmet ederse, işte o zaman uygarlığı konuşabiliriz.
Dünya toplumlarının bir kısmının kendini uygar ve medeni olarak adlandırması da bir şeyi ifade etmez.
Ne zamanki; dünyada aç ve sefalet ve şiddet içinde bir insan kalmazsa, işte o zaman uygar olabilirler.
Hiçbir insan, diğer bir insanın sefalet, korku baskı altında yaşadığı bir dünyada, onunla aynı mekanı paylaştığı ve yaşadığı sürece; ne medeni sayılır ne de uygar.
Bu nedenle Dünya Toplumlarında ve Ülkemizde kadınlarımızın eğitimlerine ve toplumun bilinçlendirilmesine özellikle özen gösterilmeli ve takipçisi olunmalıdır.
İnsanlığın tek düşmanı cahilliktir. "Kadın veya erkek, insanlar eğitilmelidir."
Özellikle kadınlarımızı bir sonraki neslin yaratıcısı olacağı için eğitmeliyiz. Ve yaşam şartlarını iyileştirmek için onları ekonomik bağımsızlıklarını kazanacak şekilde yetiştirmeliyiz.
Kadınlarımızın özgür ve eğitimli olmalarından, işyerlerinde iyi yerlere gelmelerinden ve yönetimi temsil etmelerinden korkmamalı ve onları bastırmamalıyız.
Onlar hak ettikleri yere geldiklerinde toplumu ve diğerlerini kalkındırmak ve yüceltmek ve yükseltmek için mutlaka ellerini diğerlerine ve topluma uzatacaklardır.
Çünkü kadınlar sevgiyi temsil eder.
Ve Dünya toplumlarının her şeyden önce kadınları ile birlikte yürümeye, var olmaya ve uçmaya ihtiyaçları vardır.
Uçmak uygarlaşmak, medenileşmektir.
Medenileşmek, diğerleri ve yaşamla ilgili "Sorumluluk almak" demektir; Sorumluluk almak, diğerlerini de yükseltmek, yüceltmek ve paylaşmaktır.
Dünyada daha iyi ve daha erdemli insan gibi bir yaşam sürmemiz için her günün Kadınlar Günü bilincinde geçirilmesi dileğimle,
Tüm Dünya kadınlarının, Günü kutlu olsun.
SAYGILARIMLA....
CAN AKIN ANTWERPEN - BELÇİKA
Can Akin Conference International Women's Day



 SAYIN CAN AKIN'IN 8 MART 2006 KADINLAR GÜNÜ ALMANYA - DÜSSELDORF KONUŞMASI..
KADINLAR...
- Kadınlığının bilincinde ve farkında olarak
- Kadını kadın yapan özelliklerini kaybetmeden
- Kadınlığını kullanmadan hareket etmeyi öğrenmeliler.
Bu hareket tarzı içinde kadın, belirleyici etkin bilinç olarak hayatta yerini almayı hedeflemeli. (Oyunu kuralını kendin koy- edilgen- güdülen olma)
Mevcut sistem içinde erkeklerin yerlerini alarak ve rollerini üstlenerek, erkekleşmiş bir kadın olmak, kadınların dünyasından kaçmaktan başka bir anlam taşımaz ve kadın sorununa bir çözüm üretmez. Erkek modellerin yerine kadınların yerleştirilmesi insanlığın yaşadığı acıyı ve mutsuzluğu gideremez.
Onun için kadınlar "insan" kavramı çerçevesinde, sevgi ve saygıyı öne çıkaran, hakkaniyet esaslarına dayalı kadın eli değmiş bir yaşam modeli sunabilmeli.

Bunu başarmak için atılması gereken ilk ve en önemli adım ise kendimizle ilgilenmektir. Bu ilgi sonucunda bilincimizi, farkındalık boyutumuzu ve hayatımızı yönlendiren mevcut zihinsel programı tamamıyla yenilememiz kaçınılamaz bir gerekliliktir.
Ülke gündemi kronik bir mesele olarak sürekli meşgul eden türban sorunu da bence sadece bir inanç ya da inançsızlık sorunu değil. Bu sorunun gözden kaçan en önemli tarafı şudur ki, türban takan kadınların toplum hayatından dışlanması bir kadın hakları meselesidir. Türban meselesini, erkek egemen toplum yapımızda türbana karşı olan ya da türban takılması gerektiğine inanan tüm erkeklerin iştirak ettiği bir tuzak ve oyun olarak görüyorum.
Zira, türban takan eğitimli ve nitelikli kadınlar bir şekilde sosyo-ekonomik hayatın dışına itildiklerinde, erkekliklerinden başka güvence kaynakları olmayan ve nitelik geliştirme ihtiyacı duymayan erkekler için rekabet ortamını daha güvenli hale getirmiş oluyorsunuz. Kadınlardan boşalan yerlere erkekleri yerleştirip, kadınları eve hapsederek istihdam yaratmanın üstü örtülü biçimi bu...
Kadınlar da inançları için bu fedakarlığı yaptıklarından, hem kahraman oluyorlar, hem de ortada uğrunda mücadele edilmesi gereken bir hak ihlali olmuyor...
 Bir bakanın yaptığı açıklamadan, ben söz konusu yasaktan en fazla memnun olanların türbanı savunan erkekler olduğu sonucunu çıkarıyorum. Toplumsal bir enstrüman olmaktan çıkarılan kadınlar, yeni iş imkanları yaratmadan işsiz erkekleri istihdam etme fırsatı verdikleri için bu yasak bulunmaz bir nimet aslında... Böylece işsizlik azalıyor, her şey güllük gülistanlık. Bu Ülkede değer sahibi, üretken ve nitelikli kadınlar ziyan oluyormuş kimin umurunda. Üstüne üstlük kadınlar da bu oyunda işbirlikçi durumunda...
Mevcut durumda bir kadın ile bir erkeğin eş değer bir göreve gelebilmeleri için kadınların çok daha fazla efor sarf etmesi, nitelik geliştirmesi gerektiği gibi, bir de kendisini pazarlayarak o makama geldiği yolundaki erkekçe iftiralar ile baş etmesi gerekmektedir.
Yukarıda ortaya konulan sorunlar için gerek ulusal gerekse uluslar arası platformda ayrıntılı çözüm önerileri gündeme getirilmiş olup; sözleşme, protokol, deklarasyon tarzında son derece detaylı metinler halinde getirilen bu belgelerden iki tanesi işbu çalışmanın ekinde takdim edildiğinden burada tekrar edilmesinde fayda görülmemektedir. Bununla birlikte, aşağıdaki noktalara bir kez daha temas edilmesi yerinde olacaktır.

- Kadınların daha iyi, daha eşit ve daha mutlu yaşam koşullarına kavuşması için, kadınlara karşı ayrımcılık oluşturan yasa maddelerinin yürürlükten kaldırılarak, eşitlikçi ve biyolojik farklılıkları da nazara alan yeni düzenlemeler yapılması son derece ehemmiyetlidir.
- Ayrıca, ceza yasalarında cezayı artırıcı ya da azaltıcı sebeplerin objektif kriterler baz alınarak ve cinsiyete dayalı ayrımlar ihtiva etmeyecek şekilde ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'ne uygun bir şekilde yeniden düzenlenmesi de önemli bir noktadır.
- Çalışma hayatının ve buna ilişkin hukukî düzenlemelerin kadınların karşılaştığı güçlükleri giderecek şekilde yeniden ele alınması gerekmektedir.
- Aile içi ve toplumsal şiddet ile cinsel tacizin her türlüsü ile sıkça karşılaşan kadınların korunmasına yönelik düzenlemeler yapılması ve anılan fiillerin failleri için caydırıcı nitelikte cezalar konulması gereklidir.
- Kadın bedeninin legal veya illegal yollardan ticarî metâ veya reklam malzemesi olarak pazarlanmasının önüne geçilmesi gerekmektedir.

- Kadın sorununun ve esasen yaşamakta olduğumuz tüm toplumsal sorunların temelinde yatan en önemli neden olan eğitim eksikliği giderilmeden sorunların çözümü mümkün değildir. Hedeflenen kolektif bilince ancak eğitimle ulaşılması mümkün olabilecektir. Bu nedenle, toplumsal eğitim düzeyinin, içsel ve kişisel gelişim programlarını da içerecek bir şekilde ve kadınların da eşit seviyede yararlanacağı yöntemler ile yükseltilmesi ertelenemez bir zorunluluktur.
.JPG) Atatürk'ün manevi kızı Ülkü Hanım...
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün de dediği gibi: "En mühim, en esaslı nokta eğitim mes'elesidir. Eğitimdir ki; bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı bir cemiyet kılar; ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder."
Saygılarımla,
CAN AKIN
HUKUK DANIŞMANI BAKANLIK HUKUK MÜŞAVİRİ Av. NURAY ÖZGÜNEY



BAŞARILI OLMAK İÇİN...
Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın, Her başarısız kadının önünde ise bir erkek vardır.
Başarılarınızı kıskanıp yanınızda olmayanları Kim olursa olsun geride bırakmayı bilmelisiniz.
Yoksa yaşamda asla başarılı olamazsınız.
CAN AKIN
 Ataturk Turk Kadini Can Akin ----------------------------------------------------------------------------------------------
TURK KADINI KADINLAR GUNU
***** CAN AKIN *****
He was born in 1963 and is known by the foreigners, a fan of Mevlana and Turk, living abroad, worked for various duties at the Ministry of Internal Affairs and the General Directorship of Afforesting and Erosion Control of the Ministry of Agriculture and Forest, retired from the same institution in a successful register.
He is also known via his articles against Global Warming, Terror, Narcotic and Child Pornography beside his love for poems, which is special to him.
Also, he is a photograph artist, the photographs taken by him during Şebb-İ Aruz Ceremonies of Mevlana in Konya in 2005, are attracted attention and demand very much because UNESCO announced the year 2007 as the Peace and Affection Year of Mevlana. He exhibited his photographs in digital environment in Germany, Netherlands, Belgium, France, Luxemburg and Cyprus abroad. He opened 12 exhibitions one after another in Turkey in 12 months in April, 2007 and broke a record hard to reach through the approximately 250.000 visitors. Also, millions of people visited his internet site and followed up the photographs and videos of the exhibitions.
He prefer to use the name "COSMIC POEMS" in Turkish and World Literature firstly and released his album of Cosmic Poems ??I Can Never Leave you?? with this name with the Poet Nilgün NART. Thus, they started a new school in the poem art. They became the innovators of a new trend in their poems through an exposition also including the whole Cosmos; their subjects are the Creation Love. The album of Cosmic Poems "I never leave you" was liked and was listened mostly in Europe and America on internet and became number one.
The Poet using a language free of non essentials and affectations in his poems, known as Can from Dusseldorf in Germany, Dr. Dream in America, Mr. Mikado Kamekido in Japan, Mr. Can AKIN in Turkey, sends his these poems to the internet addresses of his fans over 1.050.000 every week. And this number increases day by day.
***** CAN AKIN *****
Poeta, Escritor : Nació en 1963 en Turquia, conocido por su admiración a la filosofia de Mevlana Celaleddin Rumi ( gran místico y poeta turco ) .
Mr Can AKIN Trabajó para diversas funciones en el Ministerio del Interior y en el Ministerio de Agricultura y Bosques de la República de Turquía, en la Dirección General de Control de Erosión y la Forestación. Se retiró de la misma institución con un registro de actuación muy exitoso. También es conocido por sus artículos contra el calentamiento global, terrorismo, narcóticos y la pornografía infantil .
También, Can AKIN es un artista de la fotografía, por ejemplo las fotografías tomadas por él durante la Ceremonias de Mevlana en Konya, en 2005, fueron expuestas ante la UNESCO cuando se anunció el año 2007 como el Año de la Paz y el Amor, el Año de Mevlana. Expuso sus fotografías en Alemania, Países Bajos, Bélgica, Francia, Luxemburgo y Chipre. Inauguró 12 exposiciones una tras otra en Turquía en 12 meses: en el año 2007 y rompió un récord difícil de alcanzar a través de los aproximadamente 250.000 visitantes. Además, millones de personas visitaron su sitio de Internet y el seguimiento de las fotografías y videos de las exposiciones.
El prefiere dar nombre a sus poemas como Nilgün NART " POEMAS COSMICOS " muy conocidos en Turquia y tambien aquellos de la literatura mundial. Su primer libro de poemas cósmicos fue " Can Never Leave you? " Así, comenzó una nueva escuela en el arte poético, innovando una nueva tendencia poetica que incluye todo el Universo , sus temas son el amor de la creación. El álbum de poemas cósmicos "I never leave you" fue exitoso y conocido principalmente en Europa y en América por Internet y se convirtió en número uno.
El poeta es conocido como Can en Dusseldorf en Alemania, Dr. Dream en Estados Unidos, Mr. Kamekido Mikado en Japón y Mr Can Akin en Turquía, él envía a sus fans estos poemas por Internet, sus seguidores y admiradores son más de 1.050.000 cada semana. Y este número aumenta día a día.
***** CAN AKIN *****
1963 geboren, lebt im Ausland und ist ein Bewunderer von Türkei und Mevlana.. Der jetzige Rentner war als Waldforsten und Erosionskontrolleiter taetig und vom Innenministerium von verschiedenen Diensten eingestellt.
Neben seinen eigenen Liebesgedichten die er geschrieben hat, hat er auch Schriften betr.: Terror, Narkotie, Kinderpornos ….
Er ist auch ein Fotograf.. Im Jahre 2005 hatte er Bilder von Mevlana Sebb-i Aruz Zeremonie in Konya gemacht. 2007 hat UNESCO Mevlana Sebb-i Aruz als das Jahr der Liebe und Frieden erklârt und Herr Can AKIN hat dadurch grosse Interesse und Anfragen bekommen.
Er hat seine Bilder im digitalen Mittelpunkt im Ausland wie Deutschland, Holland, Belgien, Frankreich und Luksemburg und Cypern veröffentlicht. In der Türkei im April hat er innerhalb von 12 Monaten nacheinander 12 Ausstellungen gehabt und seine Besucher haben einen Rekort von 250.000 im Anzahl erreicht.. Seine Fotoausstellungen und Videos werden auch von Millionen im Internet besucht.
In der Türkei und in der Welt Literatür hat er zum erstenmal den Namen "KOSMISCHE GEDICHTE" benutzt und mit diesem Namen hat er den Kosmischen Gedichtsalbum "Ich habe mich nie von dir getrennt" mit der Dichterin Nilgün NART veröffentlicht. Dadurch haben Sie im Gedichtskunst zusammen etwas ganz neues angefangen. Sie haben für das Thema Erschaffene Liebe eine neue Phase erschafft. Der Kosmische Gedichtsalbum"Ich habe mich nie von dir getrennt" ist in Europa und Amerika über Internet die Nummer 1 geworden.
Mit einfacher Sprache der Gedichte wird der Dichter, in Deutschland der Düseldorfer Can, in Amerika Dr. Dream, in Japan der Mr.Mikado Kamekido, in der Türkei als Mr. Can AKIN bekannt. Seine Gedichte werden jede Woche von mehr als 1.050.000 gelesen. Dieser Anzahl vermehrt sich von Tag zu Tag.
***** CAN AKIN *****
1963-cü ildə doğulan, Ölkə xaricində yaşayan Türk və Mövlanə pərəstişkarı əcnəbilər tərəfindən tanınan, Əkinçilik və Meşə Nazirliyi Ağaclandırma və Erroziya İdarəsinin Ümumi Müdirliyində və Daxili İşlər Nazirliyində müxtəlif vəzifələrdə çalışaraq eyni təşkilatdan müvəffəqiyyətlə təqaüdə çıxmışdır.
Özünəməxsus sevgi şeirlərinin yanaşı, Qlobal İstiləşmə, Terror, Narkotik və Uşaq Pornoqrafiyasına qarşı yazıları ilə tanınmaqdadır.
Bundan başqa, fotoşəkil sənətçisi olub, 2005-ci ildə Konya Mövlanə Şəbbi Aruz Mərasimləri əsnasında çəkdiyi fotoşəkilləri, UNESCOi-nun 2007-ci ili Mövlanə Hüzur və Sevgi İli elan etməsi ilə bağlı çox böyük maraq və tələb ilə qarşılaşmaqdadır. Fotoğraflarını dijital mühitdə xaricdə Almaniya, Hollandiya, Belçika, Fransa, Lüksemburq, Kiprdə sərgiləmişdir. Türkiyədə Aprel 2007- də 12 ayda ardıcıl olaraq 12 sərgi açaraq təxminən 250.000 adam ziyarətçi sayına çatması ilə bir rekord qazanmışdır. Bundan başqa, internet saytını milyonlarla adam ziyarət edərək sərgilərin fotoşəkil və videolarını izləmişlər.
Türkiyə və Dünya Ədəbiyyatında ilk dəfə "KOSMİK ŞERLƏR" adını istifadə edərək və bu adla "Səndən Heç Ayrılmadım ki" Kosmik Şerlər Albomunu Şair Nilgün NART ilə ictimaiyyətə təqdim etmişdir. Bununla da şer sənətində yeni bir məktəb yaratmışlar. Mövzusu Yaradılış Sevgisi olan, bütün bir Kainatı da özünə daxil edən bir izahatla şerlərində yeni bir axının qabaqcılı olmuşlar. "Səndən Heç Ayrılmadım ki" Kosmik Şerlər Albomu, Avropa və Amerikada internetdə ən çox bəyənilərək və dinlənilənlər sırasında bir nömrə olmuşdur.
Şerlərində sadə bir dil istifadə edən, Almaniya da Düsseldorflu Can, Amerikada Dr. Dream, Yaponiyada Mr Mikado Kamekido, Türkiyədə də Mr Can AKIN kimi tanınan Şair, bu şerlərini hər həftə 1..050.000 i aşan pərəstişkarlarının internet ünvanına göndərməkdədir və bu ədəd hər gün artmaqdadır.
***** CAN AKIN *****
Roden prez 1963 godina jiveest dilgo vreme izvin Rodinata si Turziya. Poznavan i Obicthan ot Potcitatelite na Mevlana. Rabotil dilgi godini v Ministerstvoto na zemedelieto i gorite, na glavna redaktciq na Zalesqvane i eroziqta na kontrol i Ministerstvoto na vitrescnite raboti zaemaasc nay- razlicni postove i uspescno pensioniran
B dopilnenie ki sobstvenite si stihove za lyubov, globalno zatoplqne, terorizma, narkotitcite i pisaniqta protiv detskata pornografiq
Schto taka fotograf. Prez 2005 g snimanite snimki v Konya po vreme na tseremoniqta Mevlana-и Aruz Şebb. Po vreme na tseremoniqtqta Mevlana-и Aruz Şebb prez 2007g, tazi godina be obqvena ot Yunesko za godina na Mevlqnq Mir i Lyubov. Poradi ogromniq interes snimkite sa mnogo tirseni i izlagani na razlihi izlojbi v Turrciq i v Sveta.V Germaniya, Belgiya, Franciya, lyuksenburg, Kipir.V turciya prez april 2007 edno sled drogo sa izlagi 12 izlojbi interesit e ogromen. Za 12 izlojeniq priblizitelno posetitelite nabroqvat nad 250.000 dushi, osven tova pazglejdaiqta v internet stranitcite na snimkite ivideotata e ogromen miliyoni snimki i videota sa razglejdani i svalqni.
V turskata i svetovna literatura za pirvi pit be sizdaden albumit „Kosmicheski Stihove" V tozi album sis sideystvieto na poetesata Nilgün Nart be napraven i izlojen za pochitatelite na poeziqtq pod imeto „Ot teb ne se razdelih izobshto". Taka be otvorena nova stranitca v izkustvoto na poeziyata sidirjashta stihove za vseleneta, luobovta, edinstvoto, mira... Taka „Ot teb ne se razdelih izobshto" stana avagard na edno novo dvijenie. Albumit „ Kosmicheski stihove" e mnogo haresvan i e satanal nomer edno v Evrova i Amerika, slushayki i gledayki ot internet Izpolzvayki yasen i razbiraem ezik. V Germaniya poznavan nod imeto Can ot Dusseldorf, v amerika Dr.Dream, в Япония, г-н Mikado Kamekido i v Turcia Poetit Can akin, negovite stihove bivat mnogo haresvani i spodelqni ot negovite pochitatei, stihovete vsqkq sedmitca bivat izprashtani na 1050000 i pove che pochitateli po internet. I broqt im vseki den narastva..
***** CAN AKIN *****
Yurtdışında yaşayan Türk ve Mevlana hayranı yabancılar tarafından tanınan 1963 doğumlu Tarım ve Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolu Genel Müdürlüğü'nde ve İçişleri Bakanlığı'nda çeşitli görevlerde bulunarak aynı kurumdan başarılı bir sicille emekli olmuştur.
Kendisine özgü aşk şiirlerinin yanı sıra, Küresel Isınma, Terör, Uyuşturucu ve Çocuk Pornografisine karşı yazıları ile tanınmaktadır.
Ayrıca, fotoğraf sanatçısı olup, 2005 yılında Konya Mevlana Şebb-i Aruz Törenleri esnasında çektiği fotoğrafları, UNESCO'nun 2007 yılını Mevlana Huzur ve Sevgi Yılı ilan etmesinden dolayı çok büyük ilgi ve talep ile karşılaşmaktadır. Fotoğraflarını dijital ortamda yurtdışında Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa, Lüksemburg, Kıbrıs'ta sergilemiştir. Türkiye'de Nisan 2007 de 12 ayda ardı ardına 12 sergi açarak Tahmini ziyaretçi 250.000 kişi sayısıyla ulaşılması güç bir rekor kırmıştır. ayrıca internet sitesini milyonlarca kişi ziyaret ederek sergilerin fotoğraf ve videolarını takip etmişlerdir.
Türkiye ve Dünya Edebiyatında ilk defa "KOZMİK ŞİİRLER" ismini kullanarak ve bu isimle "Senden Hiç Ayrılmadım ki" Kozmik Şiirler Albümünü Şair Nilgün NART ile piyasaya çıkarmıştır. Böylece şiir sanatında yeni bir ekolu da başlatmışlardır. Konusu Yaradılış Sevgisi olan, bütün bir Evreni de içine alan bir anlatımla şiirlerinde yeni bir akımın öncüsü olmuşlardır. "Senden Hiç Ayrılmadım ki" Kozmik Şiirler Albümü, Avrupa ve Amerika'da internet üzerinde en çok beğenilerek ve dinlenerek bir numara olmuştur.
Şiirlerinde yalın bir dil kullanan, Almanya da Düsseldorflu Can, Amerika'da Dr. Dream, Japonya'da Mr Mikado Kamekido, Türkiye'de de Mr Can AKIN olarak tanınan Şair, bu şiirlerini her hafta 1.050.000'i aşkın hayranlarının internet adresine göndermektedir. Ve bu sayı her gün artmaktadır.
*****
Şiir Cd
01 - SENDEN HİÇ AYRILMADIM Kİ "Senden Hiç Ayrılmadım Ki " Kozmik Şiirler - COSMIC POEMS - KOSMISCHE GEDICHTE Nilgün Nart - Can Akın
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız... http://www.turklider..org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=4945&ItemIndex=51
CAN AKIN MEVLANA FOTOĞRAF SERGİLERİ
 2008 YILI SERGİLERİ
12 - Can Akın "Mevlana Konulu" Fotoğraf Sergisi Samsun Yeşilyurt Alışveriş ve Yaşam Merkezinde… Yer: Yeşilyurt Alışveriş ve Yaşam Merkezi - Samsun Sergi Tarihi: 6 Eylül - 6 Ekim 2008 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 150.000

Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=10708&ItemIndex=4
*****
11 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" İzmir Alsancak Frida Sanat Evinde Yer: Frida Sanat Evi 1456 sk 96-2 Alsancak -İzmir Sergi Tarihi: 10 - 24 Ocak 2008 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 1.500
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=8775&ItemIndex=14
2007 YILI SERGİLERİ
10 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Yer: Hakan Çeken Kültür Merkezi Urla - İzmir Sergi Tarihi: 30 Kasım - 10 Aralık 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 7.500
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=8516&ItemIndex=0
*****
9 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Yer: Milli Piyango Talih Kuşu Sanat Galerisi - Kızılay - Ankara Sergi Tarihi: 02 Ekim - 10 Ekim 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 3.000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=7845&ItemIndex=2
*****
8 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Yer: Tarot Galeri - Cafe / Turgutreis - Bodrum Sergi Tarihi: 04 Ağustos - 04 Eylül 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 3.500
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=7330&ItemIndex=0
*****
7 - "Türk-Amerikan Dostluğundan Yansımalar" Fotoğraf Yarışmasına Katılan Ödül Alan Eserler. Yer : Türk - Amerikan Derneği "Turkish - American Association"- Çankaya - Ankara Sergi Tarihi: 7 Haziran - 7 Temmuz 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı : 4.000 Fotoğrafım : "Mevlana Fotoğraflarının Getirdiği Türk - Amerikan Dostluğu" Fotoğraflar Toplantı Odasında Devamlı Sergilenmektedir..
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız.. http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6687&ItemIndex=7
*****
6 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi Yer: Neva Sanat Ve Gelişim Merkezi - Bilkent / Ankara Sergi Tarihi: 18 Mayıs - 18 Haziran 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı : 3.000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız... http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6613&ItemIndex=5
*****
5 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Beypazarı Festivali Ankara Yer: Beypazarı Belediyesi Halk Evi Beypazarı - Ankara Sergi Tarihi: 02 Haziran - 03 Haziran 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 50.000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6727&ItemIndex=2
*****
4 - "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Türk- Amerikan Derneği Ankara Yer: M.Emin Hekimgil Sanat Galerisi "Turkish - American Association" Çankaya - Ankara Sergi Tarihi: 15 Mayıs - 31 Mayıs 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı : 3.000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız... http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6622&ItemIndex=2
*****
3- "Can Akın Mevlana Fotoğraf Sergisi" Zonguldak Valiliği Yer: İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü Atatürk Kültür Merkezi - Zonguldak Sergi Tarihi : 21 Nisan - 30 Nisan 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı : 4.000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız.. http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6533&ItemIndex=3
*****
2 - Giresun Valiliği Emniyet Müdürlüğü "Polis Sergisi" (Karma Sergi ). Yer: İl Kültür Ve Turizm Müdürlüğü "Can Akengin Sanat Galerisi" Giresun Sergi Tarihi: 09 Nisan - 11 Nisan 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 3000
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız... http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6503&ItemIndex=0
*****
1 - İstanbul Valiliği Emniyet Müdürlüğü "Sanatçı Polisler Sergisi" Yer: Yeminli Mali Müşavirler Odası Sanat Platformu İstiklal Caddesi No: 302 Beyoğlu / İstanbul… Sergi Tarihi: 03 Nisan - 10 Nisan 2007 Tahmini Ziyaretçi Sayısı: 5.800
Bilgi Ve Fotoğraflar İçin Tıklayınız... http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6396&ItemIndex=0
Can Akın Ses TV de Hayal Perdesinde Mevlana Fotoğrafları İle İzlenme Rekorunu Kırdı.

YAPIMCI Mehmet Tahir İkiler, KONUKLAR : Abdurrahman Antakyalı, Can Akın http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=7197&ItemIndex=1
Can Akın TRT 1 Stüdyo Ankara Ve Polis Radyosunda Mevlana Fotoğrafları Tanıtımında İzlenme Rekoru Kırdı.

http://www.turklider..org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=6819&ItemIndex=3

MY POEM – BOOK: I LOVE YOU"ASK" -SENI SEVIYORUM - SIIR KITABI - CAN AKIN http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=8966&ItemIndex=11

Balıkesir'de Gazi Ece Amca Ve Ben Öykü Kitabı - Yazar: Can AKIN http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=3066&ItemIndex=101
Stories Of Memory - In Balikesir City Uncle Ece And Little Can - Written By: Can AKIN http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=8866
Balikesir Ciudad, Su Héroe Ece Amca Y Yo Escribir: Can AKIN - http://www.turklider.org/TR/EditModule.aspx?tabid=1038&mid=8373&ItemID=4900&ItemIndex=60
E - MAIL ADRESİ mr_canakin@hotmail.com
Akın Can | Kartınızı Oluşturun
 |
|
|
|
|
|
|
|
|