Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Suna Kıraç Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Okul Yılları
27.07.2009
Okunma Sayısı : 15872
Oy Sayısı : 5
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,49
Verdiğiniz Puan :
 

 

Okul Yılları
Suna Kıraç

.
.


Tüm çocuklar için o devirde Ankara'nın en  iyi özel  okulu olan Türk Eğitim Derneği İlkokulu, ortaokul ve lise olarak İstanbul Arnavutköy Amerikan  Kız Koleji ve Rahmi içinde o devirdeki Robert Kolej  düşünülmüştü.

Bu fikirlere annem, Leman teyzenin  akrabalarının  çocuklarını  gözleyerek  sahip olmuştu. Çocukların yabancı dile hakimiyetleri ve özgüvenleri nedeniyle annem bizlerin de bu okullara gitmesini istemişti.

Kırklı yıllarda ilkokula 7 yaşında başlanıordu. Bir yıl , Sevgi  okula giderken  bende tutturmuşum, "Okula gideceğim de gideceğim" diye  her gün  ağlamaya başlamışım. Benim ağlamamdan, zırlamamdan  bunalan annem, ilkokulumuzun  başöğretmeni Fikriye Okyay'a rica etmiş, "aman  izin verirseniz birkaç gün Sevgi ile birlikte Suna da okula gelsin, nasıl olsa birkaç gün  sonra sıkılır, sabah erken kalkamaz, mesele hallolur" diye düşünmüş.

Böylece ben 6 yaşında Sevgi ile  birlikte okula gitmeye  ve misafir öğrenci olarak derslere girmeye başlamışım. Bu bir müddet devam etmiş ve bir süre sonra aynen  annemin tahmin ettiği gibi sıkılmaya ve yorulmaya başlamışım.

Annem de muradıma erdiğimi bildiği için  beni okula yollamamış.

Bir süre sonra Başöğretmen  Fikriye Hanım telefon etmiş, "Niçin Suna'yı okula yollamıyorsunuz?" diye sormuş.

Annem de, hevesini aldı, bu iş bitti, sağ olun, diyerek  işi bitirmeye kalkışmış. Bunun  üzerine Fikriye Hanım  ısrar etmiş ve bir süre daha okula gönderilirsem  1. sınıfı geçebileceğimi , her şeyi öğrendiğimi söylemiş.

İşte okula böyle başladım.

Herkes gibi bende ilkokulu  "pekiyi" derece ile bitirdim. Sonra ver elini Arnavutköy Kız Koleji… Sınava girildi ve kolejde daima yatılı olarak kayıt yaptırıldı. O zamanlar sınavlar kolay, talep azdı. Sınava her giren kazanırdı.

Koleje daima yatılı olarak  kaydım yapıldıktan  sonra 1952 Eylül sonu bir Pazar akşamı  annem  beni okula götürdü.

Hazırlık sınıfı öğrencilerinin kaldığı "Bingham Hall" deki beş öğrencinin  kaldığı odama yatağımı  yaptı.

Eşyalarımı dolaba yerleştirdi, beni öptü ve göz pınarlarımıza yaşların dolduğu sırada okuldan ayrıldı. Ben de kendimi hiç tanımadığım  diğer dört kızla aynı odada buldum.

Ayşe Şasa, Ayşe Birkan, Ayşegül Çilli ve Lale Akkoyunlu.

Ortaokulda  bizler adeta birer garip mahluktuk.

Ne büyük, ne de küçük .

Üniforma giyerdik, altımızda da şort olurdu. Uzuneşek oynardık.

Bütün hocalar bizi seyrederdi.

Tabii o zaman kolej bir kız okuluydu.

O minik yaşlarımız karşın  hayal dünyası ile örülü ideallerimiz vardı.

Bu yıllarda birçok  yaşıtım  genç kız adayı gibi beni de en çok etkileyen  kitaplardan  biri Reşat Nuri'nin  "Çalıkuşu" romanı oldu. Feride öğretmenin idealizmi düşlerimi süslüyordu. Onun gibi olmak istiyorsum.

Kolejde 2. sınıfta okuduğum  yıl, yaz tatailinde Kadırga İlkokulu'na gönüllü öğretmenlik yapmak için gittim. O okulda ülkenin yaşadığı sefaleti ve eğitimin içler acısı durumunu henüz çok küçük  olmama rağmen  bütün ağırlığı ile hissettim.

Öğretmenlik özveri isteyen  bir meslekti be o uçarı ve ergenlik  öncesi ruh  halimle böylesi bir sevdanın bana göre olmadığını  düşündüm ve vazgeçtim.

Liseye geçince mantık, felsefe ve psikoloji okumaya başladık. Bu dersler bizim grubun  ukalalığı ile tam örtüşüyordu. Onun için mutluyduk.

Hazmedemeyeceğimiz kitaplar okuyup, bir de onları körpe beyinlerimizle tartışıyorduk. Şimdi okusak  kimbilir ne muazzam tat alırız.

Kimi "yasak" kitapları ise kağıtla kaplar öyle okurduk. Bir ara psikoloji dersinin öyle etkisine girdik ki katatonik şizofreni belirtisi olarak, koridorlarda sol tarafta duvara yapışık yürüyüp dikkat çekmeyi marifet saymaya başladık.

Kolejde son sınıfa geldiğimde Amerika'ya gidip işletme ve finans okumaya karar verdim.

Yakın dostum Filiz Ofluoğlu'nun tavsiye mektubu üzerine Wharton  School of Finance'ten  kabul geldi .

Ben de dünyaca ünlü bu okula kabul edilmiş olmanın  verdiği gururla, gitmeyi çok istiyordum.  Başarılı bir  öğrenciydim, hırsım vardı ve ailemin  maddi sorunu yoktu. Yani bütün şartlar uygundu.

Ancak  babam bana duygu sömürüsü yaptı.

Yıl 1960'tı, babam  sadece 59 yaşındaydı ve bana "ben yaşlandım, sana hasret gitmek istemiyorum" dedi.

Ailem  gitmemem izin vermiyordu.

Çok üzüldüm. Ağladım.

Bugünkü aklım olsaydı  hiç aldırmazdım.

Sonradan anladım ki babamın bilinçaltında iki nokta ytıyormuş.

Birincisi "bu kız zaten ukala, bir de Amerika'ya giderse büsbütün ukala olur, hiç evlenmez"; ikincisi, "Amerika'ya  giderse Rahmi'den  daha iyi okumuş olur" bana anlattığı masallar sonucunda pes ettim. İstanbul'da kaldım.

Bana şöyle dedi: "Benim tezgahım en iyi üniversitedir.

Seni ben yetiştireceğim." Nitekim öyle oldu. 35 yıl birlikte çalıştık. Ben  "Vehbi Koç Üniversitesi"  mezunuyum.

Bu benzersiz okulun ilk ve tek öğrencisiyim.

Ben de şimdiki adıyla Boğaziçi Üniversitesi'ne kaydoldum. Sadece "Vehbi Koç Üniversitesi"  ile yetinmek istemiyor akademik bir eğitim de almak istiyordum.

Bir yandan okula devam ederken  bir yandan da Koç Grubu'nda staja başladım. Filiz Ofluoğlu'na emanet edilmiştim.

Bu stajlara yaz aylarında Ayşegül Somersan da katılırdı. Ben ise Filiz Ofluoğlu'nun tecrübe ve birikiminden  yararlanarak bir gelişim programına tabi tutuluyordum. "Vehbi Koç'un kızı" ayrıcalığı gösterilmiyor, stajyerlere dönük bütün  beklentiler beni de ilgilendiriyordu.

Öğrenmeyi seviyordum.

Displinliydim.

Kaytarmak gibi bir şeyi aklıma bile getirmeden  bana söylenenlerin en iyisini  yapmayı önemsiyordum.

Biliyordum ki Vehbi Koç'un kızı da olsanız, iltifat liyakate tabiydi. Ben de bu iltifata layık olmaya çalışıyordum.

Koç Grubu'ndaki ilk mesailerim  böyle başladı.

.
.
.

.

 .

Suna Kıraç
.
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org