Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Suna Kıraç Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Vehbi Koç Üniversitesi'nin İlk Ve Tek Öğrencisi
19.08.2009
Okunma Sayısı : 5588
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

Vehbi Koç Üniversitesi'nin İlk Ve Tek Öğrencisi
Suna Kıraç
.
.


1.10.1960'da Koç Ticaret Anonim Şirketi'nin  İstanbul Şubesinde işe başladım ve babam vefat edinceye kadar, yani 25 Şubat 1996'ya kadar birlikte çalıştım.

Bizim  üniversite bir türlü bitmedi. İşyerim  Beyoğlu Merkez Han'daydı. Köhne bir binada çok ilginç yıllar geçirdim.

Şöyle bir atmosfer vardı:

Babam tek  başına bir odada. Toplantı masası onun odasında. Rahmetli Hulki Alisbah caddeye bakan  odada, toprağı bol olsun Bay İsak de Eskinazis arka odada, babamın  sekreteri, tek parmakla daktilo yazan Zehra Tekbaş ise penceresi olmayan  bir oda değil, bir kovukta oturuyordu. Haşim İşcan diğer bir odada.

Zehra Hanım'ın  karşısında bir kovukta da ben  oturuyordum. Bir de tuvalet vardı.

Bütün  bir kadro  bir katın  sakinlerini  oluşturuyorduk.

Biz kendimizi temiz  pak bir binada oturuyor zannederken , ender olarak  ziyaretimize gelen annem  bir mezbelelikte oturduğumuzu söyleyince, kırık mermer basamaklar tamir edildi, tuvalet düzeltildi ve binaya bir asansör yaptırıldı.

Allah razı olsun  annemden,  titizliği orada da kendini göstermişti.

Ben  hiçbir unvanı olmayan  bir konumda işe başladım.

Anlaşılan babam  ben işe yararsam  joker olarak kullanacaktı.

Bütün gün gelen  ve giden evraka bakıyordum.

Bence güzel ve akıllıca bir yöntemdi çünkü her şeyden  haberim oluyordu.

Zehra Hanım işi geciktirince bana afra tafra yapıyordu.

Çok meşgul olan bay İsak  yüzüme bakmıyordu.

Suna Kıraç , o ilk  gününde kendisini kaale almayan İsak de Eskinazist'ten  sonraki yıllarda "Başöğretmenim  Vehbi Koç, muhasebe öğretmenim  ise Bay İsak de Eskinazis idi" diye söz edecekti.

Aslında her iki öğretmeni de Suna Kıraç'a "kalıcı" gözüyle bakmıyordu.

Suna  Kıraç  bir gün  evlenecek ve evinin kadını  olacaktı. O nedenle de "öğretim" sürecini zaman kaybı  gibi görmüşlerdi.

Suna Kıraç, işe başladığı 1960 ile evlendiği 1968 yılları arasındaki çalışma yaşamını "O zamana kadar kaptığımı,  kendi çabalarımla kaptım" diye anlatıyordu.

Can Kıraç ise Suna Kıraç'ın  "Vehbi Koç Üniversitesi"ne geçişinin  bir tesadüf olmadığı düşüncesindeydi. Can  Kıraç'a göre "insan sarrafı" Vehbi Koç, aile içinde kendisine  en çok benzeyen  kişinin  Suna Kıraç olduğunu keşfetmiş ve hemen  onu  "kanatlarının altına çekmişti"

İş yaşamına girdiği  o ilk günlerde, bir yandan Boğaziçi Üniversitesi'nden  dersler alan Kıraç,  bir yandan da "Vehbi Koç Üniversitesi"ndeki eğitimine devam ediyordu. Ancak iş dünyasının gerçekleri ile kitapların "sanal dünyası" arasındaki çelişki giderek  okul yaşamından  kopmasına neden oldu.

Ayşegül (Çilli) Somersan ile Robert Kolej'de 11 yaşında başlayan  dostlukları , Koç Topluluğu'ndaki bu staj  günlerinde de onları birleştirdi.

Birlikte staja başlamışlar ve ikisi de Filiz Ofluoğlu'na emanet edilmişti.

Filiz Ofluoğlu, Suna Kıraç'ın  gitmeyi düşlediği  Amerika'daki Wharton School of Finance'ten  mezun olmuştu. Bilgisi ve birikimi ile Suna Kıraç'ın  ilk öğretmeniydi. Ofluoğlu, o dönemde personel  bölümünün  başındaydı. Büyük bir ciddiyet ve özenle işi öğrenmeye çalışıyordu.

Ofluoğlu, Suna Kıraç'a "patronun kızı"  muamelesi yapmıyordu.

Aşyşegül (Çilli) Somersan ile boş vakitlerinde işten  birlikte çıkıyor ve İstanbul'un  hareketli yaşamına kendilerini  kaptırıyorlardı.

Bütün  gün birlikte olmalarına karşın sabahlara kadar yine birlikte geçirdikleri uykusuz gecelerin  ana teması Koç Topluluğu'ndan  çok sevdaları ve hayalleriydi. 

Suna Kıraç  bu dönemde Ford Anglia marka kanarya renginde bir otomobil  kullanıyordu. Ancak  okul kantininden iş dünyasına atılan  bu tecrübesiz iş kadını,  otomobilinin  çok sükse yapmasından  utanıyor, arabasını Divan Oteli'ne park edip randevularına taksi ile gitmeyi tercih  ediyordu.

Kendi deyimiyle "acımasız bir patronun "(!) yanında çalışıyordu. İşi asmak yada hastalanmak kabul edilmezdi.

Daha da önemlisi "patronun kızı" olduğu için dakik  olmalı ve başkalarına örnek  gösterileceğini  bilmeliydi. Bu acemilik  döneminde işle ilgili azarı evde işitiyordu.

Kimi zaman işe gözü yaşlı geldiğinde Filiz Ofluoğlu tarafından  teselli edilirdi.

.
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org