Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Tanıl Küçük Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Hızlı Kararlı ve Yaratıcı Politikalara İhtiyacımız Var
17.02.2009
Okunma Sayısı : 3126
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Hızlı Kararlı ve Yaratıcı Politikalara İhtiyacımız Var
Tanıl Küçük
.
.

2002-2007 yılları arasında, dünya ve Türkiye ekonomisi istisnai  sayılabilecek  derecede olumlu bir dönem yaşadı. Likidite boldu.

Tüm dünyada büyüme hızlandı. Küresel  ekonomideki olumlu  rüzgarlardan  Türkiye de faydalandı. Ancak, bu olumlu  dönem  2007 yılının  ikinci  yarısında ABD konut piyasasında başlayan  ödeme krizi  ile sona ermiştir.

ABD'de başlayan  mali kriz, 2008 sonbaharında, küresel  boyuta taşınmış ve Avrupa Birliği'nden  başlayarak  adım adım  tüm dünyaya siyaret etmiştir. Bugün  tüm  dünya yüzyılın en ağır ekonomik krizi ile karşı karşıyadır.

Batı ekonomilerinin pek çoğu  resesyona girmiştir. Küresel  ekonominin  bir parçası  olan Türkiye de doğal olarak bu krizden  etkilenmektedir. 2001 krizi sonrasında bankacılık  sektörünü yeniden yapılandırması, mali disiplin ile bütçe açıklarını ve kamu borç oranını azaltması Türkiye için , küresel mali kriz karşısında önemli  avantajlar olmuş, finansal  boyutta sorunların çok büyümesini engellemiştir. Buna karşın,  küresel  mali krizin  olumsuz etkilerinin reel  sektöre daha çok yansıdığı, üretim  ve istihdamın  son derece olumsuz etkilendiği  görülmektedir. "Neden  böyle oldu?" sorusuna cevap  ararken , öncelikle , şunu  belirtmeliyiz ki; sanayimizdeki sorunların  geçmişi  küresel krizden  öncesine dayanmaktadır. Sanayimizde kan kaybı  çok daha önce başlamıştı.

Son aylarda durum bir miktar değişse de geride bıraktığımız altı yıla, aşırı değerli TL-düşük kur politikası damgasını  vurmuştur. TL'de aşırı  değerlilik  devam ederken , diğer tarafta, rekabet gücünü iyileştirecek, paramızdaki değerlenmenin  yol açtığı hasarı  bir miktar telafi edecek makro ve mikro reformlarda neredeyse hiç mesafe kaydedilmemiştir.

Bu iki yönlü olumsuzluk, sanayimizin rekabet gücünde büyük tahribat yarattı ve sanayimiz, küresel krize, rekebet gücü ve direnci zayıflamış, adeta pamuk  ipliğine bağlı  dengeler üzerinde üretim  ve ihracat mücadelesi  verirken yakalandı. Krizle birlikte, sanayimizde zaten var olan sorunlar daha da derinleşti, adeta taşınamaz boyuta ulaştı.

2006 mayıs ayındaki dalgalanmayı takiben, ,iç talep zayıflamaya başlamıştı. İç talebin  çok durgun olduğu bir ortamda, sanayimiz, ihracata daha da fazla ağırlık  vererek  üretimini sürdürmeyi başardı.

Küresel kriz nedeniyle, Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarımızın da durgunluğa girmesi, sanayimiz için, ihracata daha  da fazla ağırlık  vererek  üretimini sürdürmeyi başardı. Küresel kriz nedeniyle, Avrupa Birliği başta olmak üzere ihracat pazarlarımızın  da durgunluğa girmesi,  sanayimiz için, ihracat ekseninde üretimi sürdürme imkanını da sona erdirdi ve 2005 yılından  bu yanan nefesi  tıkanmaya başlayan  sanayimiz, 2008 sonbaharında yatağa düştü.

Son yıllarda üretim  ve ihracat artışının  lokomotifliğini  üstlenen  otomotiv başta olmak üzere, pek çok sektörümüzde, hayati fonksiyonlar neredeyse 2008 sanayi üretiminde olumsuz anlamda bir dönüm noktası olmuştur.

Ağustos ayındaki yüzde 4,1 ve Eylül ayındaki yüzde 5,2'lik  küçülmelerden  sonra, sanayi üretimi, ne yazık ki, Ekim  ayında da yüzde 8,5 küçülmüştür. Ekim ayındaki yüzde 8,5 , 2001 sonrası dönemdeki en yüksek  oranlı  küçülmedir ve bu sonuçla birlikte , sanayimiz, yedi yıl aradan  sonra ilk defa, üç ay üst üste küçülmüş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Kasım ayında, kapasite kullanım oranı çok düştüğü gibi, ihracatımızda da büyük  bir gerileme  ortaya çıkmıştır. Bu koşullarda, sanayi üretimi için , Kasım ve Aralık  aylarında da iyimser olmak mümkün değildir. Bu aylarda, sanayi  üretiminde muhtemelen  daha yüksek  oranlı küçülmeler gündeme gelecektir.  2008'in  on ayı  sonunda sanayi üretimindeki artış yalnızca yüzde 1,4 tür. 2007'nin  aynı döneminde bu oran  yüzde 5,8 idi. 2007'den  2008'e, üretim  artış hızının  yüzde 5,8 'den  yüzde 1,4'e gerilemesi, bir yıl  içinde sanayimizde ne kadar büyük  bir kan kaybı olduğunu  fazla söze gerek kalmadan  ortaya koymaktadır.

Kasım ve Aralık aylarındaki olası  küçülmeler, sanayi üretimi artış oranını yıllık bazda daha aşağıya çekecek ve 2008 sanayi  üretiminde , 2001 sonrası  dönemin  en olumsuz yılı  olarak kapanacaktır.

Büyüme cephesinde de işler iyi gitmemektedir. Türkiye ekonomisi  20082in üçüncü çeyreğinde sadece yüzde 0,5 büyümüştür. Bu sonuçla Türkiye, kesintisiz büyüme periyodunu 27 çeyreğe çıkarmıştır. Ancak, elde edilen yüzde 0,5 'lik oran, 2001 yılının  son çeyreğinden bu yana, en düşük  büyüme oranıdır ve Türkiye ekonomisinin  durgunluğa girdiğinin işaretidir.

Üçüncü çeyrekte imalat sanayi  katma değeri yüzde 1,1 azalmıştır. Sanayi sektörü katma değeri, 2002 ilk çeyrekten  sonra ilk defa azalmıştır  ve sanayimiz ilk defa büyümeye katkı  yapamamıştır. Sanayi katma değrindeki düşüş, ticaret  sektörünü de olumsuz etkilemiştir.

Büyüme verileri, 2008 yılının üçüncü çeyreğinde, özel sektör yatırım  harcamalarında ve özel tüketim  harcamalarında 2001 sonrası  dönemin en yüksek oranlı düşülerinin  gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Açıklanan  işsizlik  verilerine göre , işsizlikte de önemli bir artış vardır.

Büyümenin lokomotifi olan sanayi  sektörü üretimi, dördüncü  çeyrek için  de olumlu sinyaller vermemektedir. Mevcut veriler itibarıyla , büyümede, 2008'in dördüncü çeyreği için de iyimser olmak mümkün görünmemektedir, dördüncü çeyrekte küresel krizin olumsuz etkileri daha da sert bir şekilde hissedilecektir.

2007'den itibaren büyüme yavaşlamaya başlamıştı. Büyümedeki  yavaşlama 2008'de daha ciddi bir boyuta taşınmıştır. 2009'da muhtemelen  daha da yavaşlayacak  hatta eksiye geçebilecektir. İşsizlikteki artış  devam edecektir. Düşüşe geçen özel tüketim  ve yatırımların  canlanması  zaman alacaktır. Tüm bunları birarada düşündüğümüzde, ekonominin  seyrindeki olumsuzluk  net bir şekilde  ortaya çıkmaktadır.

Türkiye ekonomisinde, yedi yıl aradan  sonra,  göstergeler yeniden  alarm konumuna gelmiştir. Mevcut durum itibarıyla, iç pazarda , tüketici güvenini güçlendirmeye, özel tüketim harcamalarını harekete geçirmeye yönelik herhangi  bir gelişme göremiyoruz.

Dış pazarlarımızda,  resesyonun daha da derinleşmesine ihtimal dahilindedir. Bu koşullar altında, 2009'un  zor bir yıl oalcağı,  özellikle de, ilk yarısının  sanayi üretimi ve ihracat açısından  da hayli zor geçeceği söylenebilir. 2009, yalnız Türkiye için  değil  tüm dünya için  2008'den  çok daha zor bir yıl  olma potansiyelini taşımaktadır.

OECD, IMF gibi  kuruluşların  hazırladığı raporlarda 2009 yılında, gelişmiş ekonomileri  başta omak üzere tüm dünya ekonomilerinin  yavaşlayacağı öngörülmektedir. Bu zor yılı aşmak ve ekonomide yeni bir çıkış sürecini başlatabilmek için Türkiye, şimdiye kadarkilerden  daha yaratıcı ve sağlam  politikalar uygulamak  zorundadır.

İnanıyoruz ki, ne kadar zor olursa olsun, sanayimiz, ayakta kalma mücadelesini 2009'da var gücüyle devam  ettirecektir. 2008 yılının  on ayı sonunda, ağırlıklı pazarımız olan Avrupa Birliği'ne yaptığımız ihracatın  toplam  ihracatımız içindeki  payı düşerken , Yakın ve Ortadoğu, Doğu Asya ve Afrika ülkelerine yaptığımız  ihracatın  toplam  ihracatımız içindeki payı  artış göstermiştir. Bu gelişme, sanayimizin çok çabuk  bir refleks ile şimdiden  krize karşı bir mücadele başlatığının  ve nispeten başarılı olduğunun  göstergesidir.

Sanayimizin bu gayreti  rekabet gücünü  artıracak  uygulamalarla mutlaka hükümetimizce de desteklenmelidir.  Kriz patlak  verdiğinden  bu yana,  başta ABD olmak üzere, tüm ülkeler peş peşe kurtarma paketleri  devreye sokmaktadır. Türkiye ise, maalesef, krizle mücadeleye yönelik önlem  paketi konusunda yavaş kalmıştır.

Hükümetimizden  öncelikli beklentimiz; yaşanan  mali krizin , reel sektöre yansımasını  ve işletmelerin  likidite sıkıntısına düşmesini önleyecek  tedbirleri süratle almasıdır. Diğer bir önemli husus; reel  sektörün  rekabet  gücünü  iyileştirecek düzenlemelerin gerçekleştirilmesidir.

Elektrik, doğalgaz ve finansman maliyetlerindeki  son artışlar da dikkate alındığında, işletmelerimiz üzerindeki baskının  daha da arttığı ortadadır. Üretimi, istihdamı ve ihracatı devam ettirmek süratle aşağı çekilmelidir.

KKDF, elektrik faturalarındaki TRT payı gibi, uzun süredir gündemde olan  indirimler artık  yapılabilmelidir. Yatırım  indirimi uygulaması mutlak surette yeniden  uygulamaya konmalıdır. Bu indirimler, reel  sektöre destek  ve moral  sağlayacaktır.

Bu zor yılı en az hasarla atlatabilmek için, Türkiye'nin  daha önceki yıllardan  farklı bir tutum içinde , hızlı, proaktif, kararlı ve yaratıcı politikalar izlemesi gerekmektedir. 2009'un  öncelikle, 2008'i  aratmayacak şekilde geçmesini, daha sonra da, bu  zamana kadar, özellikle sanayimizin  rekabet  gücü anlamında, bir türlü yapılamayanların gerçekleştiği bir yıl olmasını ümit etmekteyiz.

.
.
 
Tanıl Küçük

.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org