Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Cüneyt Ülsever Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Türban kavgası mı sınıf çatışması mı
27.01.2008
Okunma Sayısı : 4399
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

Türban kavgası mı sınıf çatışması mı
Cüneyt Ülsever
.
.

Türban kavgası mı sınıf çatışması mı

SON tartışmalardan sonra iyice iman ettim ki türban meselesi hukuki bir mesele değildir. Marksist terminoloji ile söylersek bir sınıf çatışmasıdır.


Türban sadece bir simgedir, ama her iki tarafın da ortak mücadele alanı olarak kabul ettiği bir simgedir.

Bunun için de Anayasa da değişse de, kanunlar teker teker yeniden yazılsa da çatışma bitmeyecektir. Hatta türbanlı öğrenciler üniversiteye gitmeye başlasa dahi mesele çözülmeyecektir.

Bir taraf (türbancılar) alanlarını genişletme, diğer taraf da (türban karşıtları) alanı daraltma mücadelesine devam edeceklerdir.

Zira, her iki taraf da çatışmayı sınıf/zümre/aidiyet çatışması olarak görmektedir. Üstelik, birinin kazandığı/kazanacağı mücadelede diğeri kendine yer olmadığını düşünmektedir.

* * *

Bir taraf sadece türbanı ile değil tarzı/düzeni/algılamaları/kılık kıyafeti ve temelde gelirden aldığı pay ile yıllardır dışlandığı duygusu ile hareket etmektedir.

Bu duygunun evde Kuran okutulup okutulmadığı tartışması ile irdelenmesi mümkün değildir. Zira, dışlanmak duygusu çok geniş bir alanda algılanan Cumhuriyet tarihi kadar, hatta daha da eski bir duygudur.

Üstelik, varlığının somut olarak ispatlanması veya reddedilmesi mümkün değildir.

Zira, algılama algılamadır, bir tarafın algılaması diğer tarafın algılaması ile örtüşmek zorunda değildir.

* * *

Dün Cumhurbaşkanı'nın eleştiren yazımda "Bir partinin/kişinin görüşlerini savunmak ile haklarını savunmayı ayırt edemeyen necip Türk milleti de beni taraflarına göre ya yere göğe koyamazlar, ya da yerden yere vururlar" diye yazdım.

Beklediğim gibi e-postama gelen Kemalist tepkiler beni Abdullah Gül'ün hukuki haklarını savunduğum için suçladılar ve şimdi eleştirdiğim için "Pişman mısın?" diye sordular. Ancak, bir tek mektup dahi "Zaten Gül'ün hukuki hakları yoktur" diye yazamadı.

Benim ne demek istediğime en somut örnek bu okumuş-yazmış aydın ekibi tarafından yazılan mektuplardır.

"Benden olmayanın hukuki hakkı yoktur!"

Sözüm ona aydınlar mesele "türban" tartışmasına gelince bırakın bir siyasinin, suçu sabit katil, hırsız, tecavüzcü gibi çok kötü suçlar işlemiş insanların bile hukuki hakları olduğunu unutuyorlar!

* * *

Ancak, bir elin nesi var-iki elin sesi var prensibi türban meselesinde de çalışıyor. Dışlanma duygusuna karşı geliştirilen tepki de her geçen gün beter bir şekilde intikam duygusuna dönüşüyor.

Tüm ülkenin Başbakan'ı maalesef bir türlü iki elini başı üzerinde birleştirip birlik-beraberlik çağrısı yapamıyor. Her geçen gün Turgut Özal'ın yumuşak ve kucaklayıcı muhafazakárlığı maalesef Recep Tayyip Erdoğan'ın iten, daha önce dışlayanı dışlayan, intikam duygusu ile dolu sert muhafazakárlığa doğru pupa yelken gidiyor.

* * *

İşin en acıklı yönü de ezikliğine sahip çıkıldığını zanneden samimi muhafazakárlar da türbanlı hanımların bürokrat/siyasetçi eşleri ile birlikte malı hamudu ile götürdüklerinin henüz farkında değiller.

Çatışma katiyen hukuki, hatta salt bir sosyal çatışma değildir. Çatışma paylaşım kavgasıdır.

Türkiye yeniden paylaşım kavgasını bitirmeden de türban meselesi bitmeyecektir!


GÖRÜNTÜDE hukuki, yaşandığı biçimde sosyal bir mesele olsa da, "türban meselesi" yeniden dağıtım sorununu çözememiş Türkiye açısından temelde bir ekonomik sorundur.


Taraflar gelirin yeniden dağıtımını temin edip yeni dağıtım üzerinde mutabakat sağlayana dek çatışma devam edecektir.

Bugünkü görünen alan üniversitedir.

Eğer, temeldeki çatışma sonuçlanmadan türbanlı kızlarımız üniversiteye gitme hakkı kazanırsa, bilahare "üniversitede okuyarak meslek kazanma hakkı verilmiş türbanlıların neden mesleklerini kamu görevlerinde icra edemeyecekleri" sorgulanacaktır.

Sakın yanlış anlamayın. Türban bir inanç meselesi değildir, demiyorum. Sosyal boyutunu da inkár etmiyorum. Ama ayrışım, özünde "paylaşım meselesi"dir, diyorum.

Daha önceleri de yazdığım gibi eski bir TV dizisinden hareketle sosyolojik itilmiş ile ekonomik kakılmışın aslında karı-koca olduğunu söylemeye çalışıyorum.

Çoğumuzun neredeyse unuttuğu gelir dağılımındaki muazzam bozukluk, tarafların adil bulduğu bir seviyeye erişmedikçe ben bu kavganın bitmeyeceğine inanıyorum.

Sosyal demokratların bu alanı sağdaki partilere teslim etmiş olması da Türkiye'nin en büyük garabetlerinden birisidir.

Çatışma, klasik Marksist tanımlama ile emek-sermaye çatışması da değildir, çok daha karmaşık seviyede Cumhuriyet'i bürokrasinin kurması sonucu merkez-taşra, mülkiyet sahipliği-yoksunluğu, eğitim farkı ile oluşan alt grup meslekler-üst grup meslekler, şehirleşme süreci içinde şehirli-köylü vb. olarak belirginlik kazanmıştır.

Ancak, kökü ne olursa olsun ayrışma, farklı yaşam tarzları kadar farklı yaşam mekánları olarak görüntü kazanmıştır.

Uzun yıllar İstanbul'a gelen Anadolu tüccarı, alkollü içki kullansa da, cebinde bol para olsa da Sirkeci veya Eminönü'nde akşam yemeği yemeyi tercih etmiş, modern eğlence merkezleri Beyoğlu'nu, Şişli'yi kendine ait görmemiştir.

Cumhuriyet'in elitleri yaşam tarzlarını Batı'ya çevirince, yeni yaşamda kendilerine yer ayrılmayanlar da kendilerine ait olan muhafazakárlığa sığınmışlardır.

Katiyen herkes için değil ama itilmiş ile kakılmış için İslam sadece bir inanç sistemi değil, aynı zamanda yaşam tarzı ve son kertede siyasal ideoloji olarak kabul görmüştür.

* * *

Dünden devam edelim. Rahmetli Turgut Özal da muhafazakárlığa oynayan bir siyasi liderdi. Ancak, Özal'ın muhafazakárlığını yumuşak muhafazakárlık olarak tarif etmemin nedeni, onun itilmiş-kakılmış muhafazakára verdiği mesajın iktidarı paylaşma mesajı olmasıdır. Recep Tayyip Erdoğan ise sert muhafazakárlığı tercih ediyor, zira onun vermeye çalıştığı mesaj iktidarı devralma mesajıdır.

Yine yanlış anlaşılmasın, rejimi değiştirecek demiyorum.

Onun hedefi, yıllarca kendilerinden esirgenmiş olan bürokrat egemenliğini kendi tabanına teslim etmektir. Açıkçası, kadrolaşmaktır!

İkinci hedef ise sosyal alanı genişletmektir.

Bu iki alanda emin adımlarla ilerlemesi ise iktidarı kaybedeceğini fark eden kesimde haklı bir tedirginlik yaratmaktadır.

* * *

Benim korkum, Türkiye'nin şeriat rejimine yönelmesi değil, Türkiye'nin iktidarın paylaşıldığı ortak alanda buluşmayı hedeflemek yerine ayrışmanın tersyüz edilmesidir.

Ben taşranın merkeze taşınırken, bu sefer de merkezin taşraya taşınma ihtimalinden ürküyorum.

* * *

Yeniden paylaşma sürecini tamamlamadan Türkiye'nin baş ağrıları bitmeyecek!
.
.
.

.
Tüm Yazıları
.
.
.

Cüneyt Ülsever

.
.
.
.

Cüneyt Ülsever Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Cüneyt Ülsever Odası Lider Arama
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org