Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Ali Sabancı Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Bürokrasiden sıkıldım, Sabancı'dan ayrıldım
16.06.2007
Okunma Sayısı : 19220
Oy Sayısı : 9
Değerlendirme : 5
Popülarite : 4,77
Verdiğiniz Puan :
 

 

Bürokrasiden sıkıldım, Sabancı'dan ayrıldım
Ali Sabancı
.
.
İndeks İçerik-İletişim Danışmanlık ve Tic.Ltd.Şti. tarafından benimle yapılan ve PY dergisinde yayınlanan söyleşimi sizlerle paylaşmak istedim.

.
.

''Bürokrasiden sıkıldım, Sabancı'dan ayrıldım''


                        Ali Sabancı, iki yıl önce herkesi şaşırttı. Sabancı
                        Holding Strateji ve İş Geliştirme Grup Başkanlığı
                        görevinden aniden ayrıldı. Bol dedikodu yayıldı.
                        Sabancı'ya ne oluyor diye soruldu. Sabancı, neden
                        ayrıldığını ilk kez anlattı. Bürokrasiden yoruldum başka
                        işler denemek istedim diyor. Şimdi Esas Holding'in
                        amiral gemisi Pegasus Havayolları'nın başında. Yoluna 
                        ''keyifle'' ve ''gezerek'' devam ediyor.
                        
                        Ali Sabancı sıcak ve renkli bir kişilik. Hal ve
                        hareketlerinin yanı sıra görünüşüyle de amcası Sakıp
                        Sabancı'yı anımsatıyor. Konuşurken kullandığı ''abla'' ya
                        da ''abi'' sözcükleriyle samimiyetini ortaya koyuyor.
                        Bunun kendisi için son derece doğal olduğunu söylerken,
                        röportajı keyifli bir sohbete dönüştürmeyi başarıyor.
                        Heyecanlı yapısıyla karşısındakini de heyecanlandırıyor.
                        Otururken, heyecanının arttığı noktalarda birden ayağa
                        kalkıyor ve konuşmaya ayakta devam ediyor. Ses tonundaki
                        iniş ve çıkışlarla karşısındakinin ilgisini canlı
                        tutmayı başarıyor. Limon kolonyasıyla arasındaki güçlü
                        bağı röportaj süresince şişenin üçte birini
                        bitirmesinden anlıyoruz...
                        
                        İki yıl önce Sabancı Holding Strateji ve İş Geliştirme
                        Grup Başkanlığı'ndan ayrılan Sabancı, kendi deyişiyle
                        bürokrasiden sıkıldığı için kanatlarının üzerinde uçmaya
                        karar veriyor. Ayrıldıktan sonraki ilk adresi Esas
                        Holding -babası Şevket Sabancı ile ablası Emine
                        Kamışlı'nın yanı- oluyor. Esas Holding geçen yıl Pegasus
                        Havayolları'nı satın aldı ve başına Ali Sabancı geçti.
                        
                        Ali Sabancı, şu sıralar tüm enerjisini Pegasus için
                        harcıyor. Havacılık sektörünün büyük fırsatlar
                        içerdiğini ve geleceğinin parlak olduğunu düşünüyor. Bu
                        nedenle Türkiye'nin en genç uçak filosuna sahip özel
                        şirketi olmasına karşın Boeing'ten 12 yeni uçak daha
                        alarak şirkete yatırım yapıyor. Bunu da kendisinin
                        sektörde kalıcı olduğunun ve bu sektöre odaklanacağının
                        en büyük kanıtlarından biri olarak gösteriyor.
                        
                        Sabancı sorulara yanıt verirken, fırsat buldukça ''Borsa
                        gibi takip ediyorum'' diyerek, bilgisayardan uçakların
                        doluluk oranını inceledi. İki saatlik söyleşinin bir
                        saatini ayakta konuşarak geçirdi. İçtenlikle yanıt
                        verdi. Röportaj bitince eşi Vuslat Doğan Sabancı'yı
                        aradı. Birkaç kez çocukları Şevket Emrecan ve Kaan
                        Ali'den söz etti.
                        
                        PY: Uzun yıllar yurtdışında yaşayıp eğitim gördükten
                        sonra Akbank Bahçekapı Şubesi'nde çalışmaya başladınız.
                        Neden? 


                        İlkokul dördüncü sınıftan itibaren yurtdışında yaşadım
                        ve eğitim gördüm. 27 yaşında Türkiye'ye döndüğümde
                        Türkiye'yi ve Türk insanını tanımıyordum. Ancak bir an
                        önce tanımam gerekiyordu. Sabancı Center'da makam sahibi
                        olmak, Türkiye'yi tanıma konusundaki açığımı kapamazdı.
                        New York'ta Morgan Stanley yatırım bankasında
                        çalışmıştım. Bankacı olduğum için Akbank'ın Bahçekapı
                        Şubesi'nde çalışmaya başladım. Şubeye ilk gittiğim gün
                        New York'taki bankada nasıl giyiniyorsam, öyle giyindim.
                        Kol düğmelerim bile vardı. Türkiye'de para kazanabilmek
                        ya da para kazanma potansiyelini artırabilmek için
                        müşteriyi iyi bilmek gerekiyor. Müşteriyi bilmek için de
                        onun olduğu yerde olmalısınız. O yüzden banka şubesiyle
                        başladım. Çok da faydalı oldu. Şubeye gitmeseydim, bu iş
                        çok vakit alırdı. Bunu şimdi de devam ettiriyorum.
                        Pegasus'ta müşterilerle birlikte uçarak, onların
                        beklenti ve ihtiyaçlarını en kısa yoldan ve doğrudan
                        öğrenebiliyorum.
                        
                        PY: Sabancı Holding'deki görevinizden neden ayrıldınız? 
                       
                       
Sabancı Holding'de Strateji ve İş Geliştirme Grup
                        Başkanı olarak çalışıyordum. Yani çok önemli bir
                        pozisyonu bıraktım. İnsanlara inandırıcı gelmiyor, ama
                        bürokrasiden yorulmuştum. Bir karar vermek için aylarca
                        beklemek istemiyordum. Zengin bir aile çocuğunun parayı,
                        gücü, itibarı, rahatlığı bırakıp da kendi başına bir
                        şeyler yapmak istemesini kimse anlamlandıramıyor.
                        Sabancı Holding 15 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış bir
                        şirket. Ne yapmak istediği aşağı yukarı belli. Bir süre
                        sonra bu durumdan sıkıldım ve bambaşka bir şey denemek
                        istedim, daha fazla öğrenmek istedim. Bıraktığımda ne
                        deneyeceğimi de bilmiyordum. Sakıp Amcam ve diğer aile
                        büyüklerim bana ''Bir şeyleri riske atmıyor musun?'' dedi.
                        Ben de ''Valla riske atıyorsam bu genç yaşımda atayım'' 
                        dedim. 10 yıl sonra böyle bir şey yapsaydım, bu kadar
                        cesaretli olamayabilirdim. Bu risk parasal değildi, ama
                        itibar riski vardı. Bıraktığım günden bu yana farklı
                        konularda deneyim kazanıyorum. 
                        
                        PY: Kararınızı ilk kiminle paylaştınız? 
                       

                        Bu kararı verirken dört ay düşündüm. Kararımı önce
                        eşime, sonra babama, sonra da Sakıp Amcam'a söyledim.
                        Ancak neden ayrıldığımı amcama söylemedim. Söyleseydim,
                        kalmam için ikna etmeye çalışacaktı. Aslında birkaç
                        hafta sonra söyleyecektim ama kısmet olmadı ve vefat
                        etti.
                        
                        PY: Sabancı Holding'de üçüncü kuşağa yeterince fırsat
                        verilmediği izlenimi var, doğru mu? 

                        Bu kısmen doğru olabilir. Kurucular hayatlarını
                        işleriyle devam ettirmişler. Kolay kolay da işleri
                        bırakamazlar. Ama kendilerinden sonraki kuşağa yetki
                        vermediklerini söylemek yanlış olur. Demek ki biz
                        yetkiyi almasını bilemedik. Yetki her zaman verilmez,
                        bazen alınır. Ben yetki almayı bildiğimi gösterdim ve
                        kendi kariyerimle ilgili yetki aldım. Benim yönetme egom
                        yok, değer yaratma egom var. ''Ben Sabancı'yım, babam da
                        kuruculardan biri, onun için ben bu şirketi yönetirim'' 
                        gibi bir düşüncem olmadı. Ben başka şeyler denemek
                        istiyordum ve bunu yaptım. Çok doğru bir zamanda
                        ayrıldım.
                        
                        PY: Soyadınız Sabancı olmasaydı nasıl bir meslek
                        seçerdiniz?

                       Sualtıyla çok ilgiliyim. Dalmayı seviyorum. Tek başına
                        hiç sıkılmayan bir adamım. Zaman zaman sosyal hayattaki
                        sorumluluklar bana ağır geliyor. Bu nedenle doğaya daha
                        yakın bir iş bulurdum. Pegasus beni mutlu ediyor. Beni
                        çok gezdiren bir iş olduğu için hoşuma gidiyor. Sabancı
                        olmasaydım, günlük yaşamdan uzak ve doğaya yakın bir iş
                        bulurdum.
                        
                        PY: Esas Holding özellikle Sabancı'ya rakip olmayan
                        alanları mı tercih ediyor? 

                        Aslında tamamen tesadüf. Bu havacılık işi ben Sabancı
                        Holding'deyken birkaç defa konuşuldu. En hararetli
                        olduğu zaman, Türk Hava Yolları'nın özelleştirileceğinin
                        söylendiği zamandı. Ama sonra Sabancı Holding'in
                        gündeminde birinci sıraya oturamadı. Çünkü bu sektörde
                        1985 yılından itibaren 26 şirket batmış. Bunun birkaç
                        tanesi iki üç defa batmış ve isim değiştirmiş. Ben bu
                        sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyorum. Bu
                        nedenle havacılık sektörüne girdik.
                        
                        PY: Esas Holding bir süre sonra Sabancı Holding'le rakip
                        olacak işlere girer mi?  

                        Esas Holding henüz yolun çok başında. İki kuruluş ancak
                        aynı sektörde aynı işin peşinde koşarsa rakip olabilir.
                        Örneğin Uzan çimentolarının ihaleleri oldu. Sabancı
                        Holding'in en güçlü kollarından biri çimento. Biz Esas
                        Holding olarak girmeyi düşünmedik. Çünkü Şevket Sabancı
                        ailesi olarak biz Sabancı Holding'de de varız. Sabancı
                        Holding'in hissedarı olarak neden kendi kendimi vurayım
                        ki? Biz buradaki zenginliğimizi nasıl geliştireceğimize
                        bakıyoruz. Bir anlamda başarıya şartlanıyoruz. Kendime
                        üç yıl sonrası için çok büyük hedefler koymuyorum. Bazı
                        şeyleri adım adım başarmak istiyorum.
                        
                        PY: Esas Holding'le Sabancı Holding arasında iş yapma
                        tarzları bakımından en temel fark ne? 

                        Esas Holding 300 milyon Euro cirosu olan bir şirket.
                        Sabancı Holding'le aramızdaki en temel fark, boyutların
                        gerektirdiği bürokrasi farkı. Babam vaktinin yarısını
                        Esas Holding'e harcıyor. Ablamla birlikte bütün
                        kararları veriyoruz. Neredeyse göz göze bakarak ya da
                        telefonda konuşarak bazı adımlar atabiliyoruz. Hareket
                        kabiliyetimiz burada daha yüksek. Kararların kabul
                        edilmesi için icra kurulu, yönetim kurulu gibi aşamalar
                        yok. Karar verdiğimiz zaman daha hızlı
                        uygulayabiliyoruz. Çok ortaklı bir şirket olduğu için
                        Sabancı Holding'de böyle bir şansımız yoktu. Örneğin ben
                        Pegasus'un A'dan Z'ye her şeyini bildiğim için bana bir
                        şey sorulduğunda, ''Acaba şirket politikası nedir?'' diye
                        düşünmem gerekmiyor. Burada bürokrasi yok.
                        
                        PY: Esas Holding'de aile bireyleri açısından nasıl bir
                        paylaşım var? 

                        Esas Holding'in başında babamız Şevket Sabancı var. Onu
                        "gizli silah" olarak nitelendiriyoruz. Şirkete fikir
                        veriyor. Ablam Emine Kamışlı, Holding'in Başkan
                        Yardımcılığı görevini yürütürken, Pegasus dışındaki tüm
                        Esas Holding şirketlerinden ve Şevket Sabancı ailesinin
                        fonlarının yönetiminden sorumlu. Ben de Pegasus'un
                        başındayım.
                        
                        PY: Pegasus hayatınızda neleri değiştirdi? 

                        Pegasus'la bol bol geziyorum. Ankara'nın doğusunu 36
                        yaşından sonra gördüm. O şehirler de Trabzon ve Van.
                        Gezmeyi ve yeni yerler görmeyi çok seviyorum. Pegasus
                        bunu gerçekleştirmeme olanak sağlıyor. İşim bu olduğu
                        için gezmeye ekstra zaman ayırmam da gerekmiyor.
                        
                        PY: 14 uçağınız vardı, Boeing'den 800 milyon dolara 12
                        uçak daha aldınız. Bu kadar yüksek bir para size hemen
                        geri dönecek mi? 

                        800 milyon dolar verilmiş bir mal, spekülasyonu
                        yapılacak bir mal değil. Her biri 70 milyon dolar.
                        Parayı doğru yere yatırıyorum. Hem bu uçakların
                        işletiminden para kazanacağım hem de 2008'de gelen
                        uçakların uzun vadede ticaretini yapacağım. İkinci el
                        pazarda satacağım. Türkiye'de para yok. İnsanlar ancak
                        500 bin dolar verip 28-30 yaşında ikinci el uçak alıyor.
                        Bunun global piyasası var. Bu ticareti yapabilmek için
                        800 milyon dolar gibi büyük paralara ihtiyaç var. Ama bu
                        kimsede yok.
                        
                        PY: Havacılık sektörünün en önemli problemlerinden biri
                        güven olarak görünüyor...

                        Havacılık sektörü çok dürüst değil. Bu zamana kadar
                        birçok şirket batmış. Çünkü sermeye yetersiz. Sermaye
                        yetersizliğinin olduğu yerde dedikodu çok olur.
                        İnsanların sektöre güveni bu nedenle sarsılmış. Benim
                        için de Pegasus'u ileride satmak üzere alıyor dediler.
                        Öyle olsaydı, yeni uçaklar alır mıydım?
                        
                        PY: 55 YTL'den başlayan fiyatlarla iç hatlarda
                        uçuyorsunuz. Diğer yandan sınırlı sayıda bileti 55
                        YTL'ye satıyor, sonrakileri konser bileti gibi derece
                        derece yükseltiyorsunuz. Aslında pek de ucuz
                        sayılmazsınız...

                        Buradaki durum farklı. Buna pazarlamada ''dinamik
                        fiyatlama modeli'' deniyor. Yani kademeli fiyat sistemi
                        uyguluyoruz. Biletlerini önceden satın alanlar daha
                        ucuza alsın, geç kalanlar daha fazla ödemek zorunda
                        kalsın diye düşündük. Bir hafta önceden biletini alan
                        insanla bir gün önce bilet alan insanı aynı kefeye
                        koymak istemedik. Son dakikada bilet alan elbette daha
                        fazla ödeyecek. Uçağın ilk yüzde 10'luk kapasitesi
                        (ortalama 20 koltuk) 55 YTL'ye alıyor, ardından fiyatlar
                        aşama aşama yükseliyor. En yüksek bilet fiyatımızla bile
                        THY'nin çok altında kalıyoruz.
                        
                        PY: Diğer havayolu şirketlerinden farkınız ne? 

                        En büyük farklarımızdan biri, şirkete daha fazla yatırım
                        yaparak şirketin aktifini büyütmek. Türkiye'deki diğer
                        bütün özel havayolu şirketleri uçakları ancak
                        kiralayabilecek bütçeye sahipken, biz satın alıyoruz.
                        Uçaklarımızın yaş ortalaması çok düşük. Türkiye'nin en
                        genç uçak filosuna sahip özel sektör kuruluşuyuz.
                        Uçuşlarımızın yüzde 97'si zamanında gerçekleşiyor.
                        İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı'nı kullanıyoruz.
                        Havaalanında Pegasus müşterilerine ücretsiz otopark
                        imkanı sunuyoruz. Uçuşlar öncesinde düşük ücretlerle
                        Dördüncü Levent ve Kozyatağı'ndan servis kaldırıyoruz.
                        
                        PY: Otobüs firmaları sizinle nasıl rekabet edecek? 

                        Otobüs firmaları Türkiye'nin ulaşım altyapısında büyük
                        rol oynamaya devam edecek. Ama otobüsle Van'dan
                        İstanbul'a 23-25 saatte geliyorsun, üç kez mola verip
                        harcama yapıyorsun, 50-60 milyona mal oluyor. 75 milyon
                        verip uçakla bir saat 40 dakikada varıyorsun. Otobüs
                        firmaları muhtemelen daha kısa mesafeli yollarda servis
                        verecek. Kendilerine farklı iş modelleri yaratacaklar.
                        
                        PY: Nasıl bir yöneticisiniz? 

                        Pegasus'un 15 yıllık bir geçmişi var. Biz bir yıl önce
                        satın aldık. Benim karakterim bürokrasiye yer vermiyor.
                        Pegasus çalışanlarıyla farklı bir ilişkiye sahibim.
                        Fikir almak, görüş alış verişinde bulunmak için herkesle
                        konuşmaya çalışırım. Bir karar alırken tek başıma almam,
                        danışırım. Patronun kararı nihai karar değildir.
                        Denetimi sağladıktan sonra bürokrasiyi mümkün olan en
                        düşük seviyede tutmak gerektiğini düşünüyorum.
                        Organizasyonu ne kadar yaşar hale getirirsen o kadar
                        başarılı olursun. ''Bilgi vermezsen o kişiden sorumluluk
                        bekleyemezsin. Bilgi verirsen, o kişinin sorumluluktan
                        kaçmasını önleyebilirsin'' diye bir söz var, bunu
                        uygulamaya çalışıyorum.
                        
                        PY: Pegasus'taki farklı İK uygulamalarını anlatabilir
                        misiniz? 

                        Prim sistemini uygulamaya başladık. Pegasus'u alır almaz
                        bunun için çalışmaya başladık. Ancak bunu gizli tutmaya
                        çalıştık. Çünkü ortalıkta ''Büyük patron gelmiş, herkesi
                        işten çıkaracakmış'' şeklinde dedikodular dolaşıyordu.
                        Beni tanımadıkları için bunlar kulaktan kulağa yayıldı.
                        Sistemi açıkladığım gün, bana acemi olduğum için mi prim
                        sistemine geçtiğim soruldu. Şu cevabı verdim: ''Siz
                        bensiz para kazanabilir misiniz, hayır. Peki siz olmadan
                        ben para kazabilir miyim, yine hayır. O zaman ben size
                        yıllık karın yüzde 10'unu prim olarak veriyorum.'' En az
                        üç yıldır Pegasus'ta çalışan herkes bu prim sisteminden
                        yararlanıyor. Bu da herkesin kendisini şirketin bir
                        parçası olarak görmesini sağlıyor.
                        
                        PY: Aile şirketlerindeki en büyük sorunlar neler? 

                        Aile şirketleri büyüdükçe, ondan sonraki kuşak işin
                        başına geçiyor ve yönetimde ailedeki insan sayısı
                        artıyor. Evet, bugün iş dünyası genetik faktörlerle
                        yönetilmeyecek kadar rekabetçi. Aileden diye yönetim
                        hakkı verdiğiniz insanlar belki de dışarıdakiler kadar
                        yetkin değil. Ben Sabancı'da bundan biraz rahatsız
                        oldum. Yönetimdeki aile bireylerinin sayısı çok arttı.
                        İleride başka sıkıntılar da doğacak. Adam başına düşen
                        iş büyüklüğü ve sermaye küçüldükçe sıkıntı başlar. Benim
                        hissedar olarak yalnızca temettü alma hakkım var.
                        Soyadım Sabancı diye yönetme hakkım olmamalı. Bu işi
                        benden daha iyi yapan biri yönetime geçmeli.
                        
                        PY: Aile şirketlerindeki bürokrasi, akrabalık
                        ilişkilerini nasıl etkiliyor? 

                        Büyük ailelerin holdinglerinde sıkıntı verici durumlar
                        yaşanıyor. Bu yalnızca aileyi değil, işi de etkiliyor.
                        Bir işadamı iş kuruyor. Örneğin babam ve amcalarım,
                        rahmetli dedemin kurduğu işi büyütmüş. Dedem öldüğü
                        zaman işin cirosu 400 milyon dolar civarındaymış. Şimdi
                        25 katı oldu. Kardeşler evleniyor. Onların çocukları
                        oluyor. Bu çocukların ortak noktaları ve görüşme
                        sıklıkları babalarına kıyasla daha az oluyor.
                        
                        PY: Başarı kazanma hırsı nedeniyle kuzenlik ilişkisi
                        zarar görüyor mu? 

                        Görmüyor. Ama kurumsal samimiyet zarar görüyor. Bu
                        kurumsal samimiyette önemli olan yalnızca aile fertleri
                        değil. İnsanlar sizin kim olduğunuzdan, ne
                        söylediğinizden daha fazla etkileniyor.
                        
                        PY: Eşiniz Vuslat Doğan Sabancı Doğan Holding'de
                        Hürriyet Grubu'nun başında. Eşinizle iş konuşuyor
                        musunuz? 

                        Eşimle neredeyse 10 yıldır evliyiz ve kesinlikle iş
                        konuşmuyoruz. Hayatımdaki tek mesafem bu. Sabancı'dayken
                        de eşimle hiç iş konuşmadım. Sabancı Ailesi'nden biri
                        anlatmadığı sürece, eşim işle ilgili bir şey sormaz. Ben
                        de Doğan Ailesi'nden biri sormazsa, bir şey anlatmam.
                        Böyle daha iyi oluyor. Burada önemli olan saygı. Ben
                        eşimi, eşim beni seçti. Eşim Sabancı Holding'i, ben de
                        Doğan Holding'i seçmedim.
                        
                        PY: Çocuklarınızın annelerinin işlerine mi sahip çıkması
                        beklenecek yoksa babalarınınkine mi? 

                        Benim için nerede çalışırlarsa çalışsınlar problem
                        değil. Yeter ki doğru bildikleri, istedikleri işi
                        yapsınlar. Yaklaşık iki yıl önce soyadını taşıdığım
                        gruptan ayrıldım. Dünyanın sonu gelmedi. Hatta kararımın
                        ne kadar doğru olduğunu şimdi yaşadıklarımla teyit
                        ediyorum. Öyleyse çocukları yetiştirirken onları bir işe
                        odaklandırmak yanlış. Önemli olan onlara doğru eğitimi
                        ve doğru sosyal değerleri verebilmek. Bill Gates 60
                        milyar dolarlık kişisel servetinin 10 milyar dolarını
                        çocuklarına ayırdı. Nedeni çok basit. Bu zenginliği
                        sosyal gelişim, hayat felsefesindeki süreklilik,
                        şeffaflık ve içtenlik adına bir tehdit olarak görüyor.
                        
                        PY: Sizin için de böyle bir tehdit var mıydı? Bunu
                        engellemek için ne yaptınız? 

                        17 yıl yurtdışında yaşamak bu konudaki en büyük
                        avantajım oldu. Uçak bileti alırken ya da başka herhangi
                        bir şey yaparken soyadımı kodlamam gerekiyordu. Bu
                        anlamda ben ve ablalarım diğer zengin aile çocuklarından
                        daha farklı yetişmiş olduk.
                        
                        PY: Boş vakitlerinizde neler yaparsınız? 

                        Meditasyon yapmaya çalışıyorum. Hatta bir gün kendimi
                        arabada meditasyon yaparken yakaladım. Şimdi biraz daha
                        farklı şekilde konsantre olmaya çalışıyorum. Haftada iki
                        gün yoga yapıyorum. Eşimle ve çocuklarımla birlikte
                        oluyorum. Beş ve üç yaşında iki oğlumuz var. Hafta
                        sonlarında onları alıp yemeğe götürürüm. Onlarla yalnız
                        geçirdiğim tek zaman bu.
                        
                        PY: Nasıl bir eş ve babasınız? 

                        Çocuklarımın benimle oynamayı ve birlikte vakit
                        geçirmeyi sevdiklerini görüyorum. Bu bana yetiyor.
                        Eşimin de yüzünün güldüğünü görüyorum.
                        
                        PY: Sabancı ve Doğan Aileleri arasındaki farklar neler? 

                        En büyük fark, kuşak farkı. Aydın Doğan ilk kuşak,
                        kızları ikinci. Oysa benim babam ve amcamlar ikinci
                        kuşaktı.
                        
                        PY: Aydın Doğan'la nasıl bir iletişiminiz var? 

                        Şevket Babam'a ne danışabiliyorsam, Aydın Babam'a da
                        aynı detayda danışıyorum. Hatta babam İngiltere'de
                        olduğu için Aydın Babam'la daha çok görüşüyorum. Aydın
                        Doğan tanınmaya değer bir insan. Şefkat dolu, bonkör ve
                        babacan. Damatlarını da çok sever.
                        
                        PY: Babalarınızın iş yapma tarzları arasında ne gibi
                        farklar var? 

                        Aralarındaki en temel fark, Şevket Babam bir grup
                        hissedar arasında katkı sağladı. Yani o beş kardeşten
                        biriydi. Aydın Bey tek başına bazı şeyleri yaptı. Bugün
                        geldiğimiz noktada Aydın Bey'in başarılarıyla Şevket
                        Bey'in başarıları aynı. Şevket Babam uzun yıllardır
                        kurumsal yapıda çalışıyor. Aydın Bey daha yakın bir
                        zamandır kurumsal yapıda çalışıyor. 
                        
                        PY: Koç ve Sabancı aileleri arasındaki büyük farklar
                        neler? 

                        Koç Ailesi'nin işi daha kolay. Bizim kadar kalabalık
                        değiller. Daha az sayıda aile ferdinin bir aile
                        şirketinde çalışması o şirketin sevk ve idaresinde
                        kurumsal sistemin kurulmasına daha fazla olanak
                        sağlıyor. Böylece her işin başında bir aile ferdi
                        olmuyor. Bu da  profesyonellerin önünün açılması
                        anlamına geliyor. Şirket yönetimlerinde aile fertlerinin
                        ağırlıklı olmasına karşıyım. Profesyonel yöneciler daha
                        çok olmalı.

.
.


.
.

Ali Sabancı Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Ali Sabancı Odası Lider Arama

.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org