Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Oktay Ekşi Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

KAZARA SİYASETÇİ Oktay Ekşi
14.06.2012
Okunma Sayısı : 4022
Oy Sayısı : 45
Değerlendirme : 5
Popülarite : 8,27
Verdiğiniz Puan :
 

 

KAZARA SİYASETÇİ Oktay Ekşi
Oktay Ekşi

.
.

Vs dergisinde yayınlanan bir söyleşimi paylaşıyorum...

.
.



KAZARA SİYASETÇİ 

Vs.: "İyi ki  siyasete girmişim" diyor musunuz?


OE:
Diyorum.

Benim artık gazetecilik platformunda noktayı koymuş olmam, bu gerçeği görmem lazım ama yaşıyorum.

Mesleğimle bağımı kesince anlayışımın mücadelesini sürdüreceğim bir platforma ihtiyacım vardı.

Ya gazetecilikte olacaktım ya da buna en yakın olan siyasette olacaktım.

Zihnimde bu memlekete belki son nefesime kadar katabileceğim bir şeyler var, onları gerçekleştirmeye sorumluluğum var.


Vs.: Yapabiliyor musunuz peki?


OE:
Önemli bir soru. "Meclise girdin bu özlemlerle bu işe atıldın, peki yapabiliyor musun?" Hayır.

Vs.: Neden?


OE:
Çünkü şu andaki Meclis iç tüzüğü ve Meclis'in işleyişi size imkan vermiyor.

İşleyiş şu: Toplam 12 grup başkan vekili var.

Meclis görüşmeleri bu 12 kardeşimizin sahneye çıkıp rollerinin gereğini yerine getirdikleri bir platformdur.

Diğerleri "mızrak neferi " dir,  geride dururlar. Siz de mızrak neferisiniz orada, o görevi yerine getirmek zorundasınız.

Vs: Meclis'in dilini çözdünüz mü?

OE:
O bir siyaset dili. Tam çözdüm diyemem, hala ihtiyacım olan şeyler var.

Vs.: Çözmek istiyor musunuz?

OE:
Tabi tabi. Tam uyum sağlamak istiyorum ama düz gidenler kadrosuna girer miyim, hayır onu istemiyorum.

Vs.: Aslında dil konusunda, ağzımızdan çıkanın hakaret olup olmadığı konusunda tereddüt içinde olduğumuz bazı hususlar var değil mi?

OE:
İnsanlar Türkiye'de ziyadesiyle alıngan, "Sen bana hakaret ettin" herkesin ilk ağzından çıkan cümle.

Oysa olay pek öyle değil.

Özellikle bizde yüksek mevkide olanlar başbakan, meclis başkanı, cumhurbaşkanı, vali, milletvekili gibi mevkiler, daha da alıngan oluyor.

Halbuki dünyada asıl kabul görmüş eğilim, o konumdaysan insanların çok daha ağır laflarla hitap edilmesi yönünde.

"Buna katlanmaya mecbursun, bunu hakaret gibi algılamaman lazım" anlayışı, demokratik olan.

Fakat bizde tersi geçerli.

İşte bu alınganlık ve bu anlayış yanlış yerlere götürüyor bizi.

Bunu değiştirebilecek öneriyi verdim.

Umarım kamuoyu ve meclis benimser.

Vs.: Siz yazılarınızı yazarken kendi başınıza mıydınız? Yani gazetenin kontrolü ya da herhangi bir genel çerçevesi olmaz mı?


OE:
Hayır şöyle, işveren sizi istihdam ediyorsa sizin zaten hakkınızda bir bilgisi vardır, bir ön kanaati vardır.

Kendi yayın organının temel bakışı açısıyla sizin algıladığınız görev sırasındaki yapacaklarınız uyumluysa sizi orada istihdam eder, yoksa niye istihdam etsin?

Vs.: Mayınlı tarlada yürüdüğünüzü ifade etmiştiniz. Büyük gazeteler 'editorial board'da gazetenin köşe yazarlarının alacakları duruşa karar verirler. Yani aslında o mayın tarlası sizin için temizleniyor. Katılır mısınız?


OE:
Tamam doğru ama benimki öyle değildi.

Türkiye'de mayına basan sadece ben değilim.

Diğer gazeteciler için de dediğim geçerlidir.

Siz yalnız başınasınızdır hatta böyle ekip çalışmasına alışkın olmayan bir dünyanın bireyi olduğumuz için çoğu kez öyle bir çalışma başlasa rahatsızlık da duyabilirsiniz.

Vs.: Bunları değiştirme fırsatınız olmadı mı?


OE:
Milletvekilliğinde olduğu gibi gazetecilikte de sizi ortaya bırakırlar; kimse bir şey öğretmez, bana da kimse bir şey öğretmedi.

Yıllar boyu kendim çözümler bulmaya çalıştım.

Bir aşamada hissettim ki bizim otokontrole, "kendi kendimizi kontrol" diye bir mekanizmaya ihtiyaç var.

Aslında rahmetli Abdi İpekçi'nin 1960'da kurulmasına öncülük ettiği Basın Şeref Divanı'ndan esinlenerek söylüyorum bunu. 23 sene başkanlığını yürüttüm.

Ne bıraktım geriye bilmiyorum ama en azından Basın Meslek İlkeleri diye bir metni artık bilinir hale getirdiğimizi zannediyorum.

Bugün denetlenemiyorsa yeterince, yarın denetlenir.

Bizde hesap sorma var hesap sorulmasına razı olma yok.

Vs.: Aynen siyasette olduğu gibi aslında kaderinize bakın ki farklı renkteki benzer sorunlarla karşılaşıyorsunuz
.

OE:
Tabi tabi çok benzerlikleri var, doğru.

Vs.: Her ikisinde de taraf olmak bu duruma hakim. Bizi çok kısıtlayan bir şey değil mi?


OE:
Bir partinin mensubuysanız zaten baştan tercihinizi yapmış oluyorsunuz taraf olarak.

Vs.: Ama bu sizin evrensel diğer konuları hiç gündeme getirmeyeceğiniz anlamına gelmiyor herhalde?

OE:
Hayır hayır  zaten onları insanlar kendi birikimleri, ilgileri çerçevesinde yapmaya çalışıyorlar.

Mesela ben medya dünyasının sorunlarını konuşmaya hep talibim.

Vs.: Peki iletişim sektöründeki taraf olma durumu? Bir gazetecinin taraf olması ne kadar etiktir?


OE:
Şimdi Basın Konseyi'nde tarafsız olabileceğimizi anlatamadım ben.

Orası gerçekten tam tarafsız işleyen, benim en azından kendi sorumluluk dönemim içinde söylüyorum.

Bugün de öyle olduğunu zannediyorum…

Vs.: Gazeteciler olarak hepimiz bir tarafız. Bu bizi yanlış bir yöne götürmüyor mu?


OE:
Hayır ben taraf olmayı sakıncalı bir durum gibi hissetmiyorum, tam tersine insanlar taraflı olmalı ve görüşlerini özgürce savunmalı. 

Benim anlayışıma daha uygun.

Vs.: Uyum sorununu nerede yaşadınız?


OE:
İşleyişte önce.

Çevrenizde tamamen farklı kurallarla kendisini göstermek isteyen, haklı çabalar ve çalışmalar içinde olan, sizin de bilmediğiniz şeyleri yapan insanlar var.

Aynen gazetecilikte olduğu gibi kimse size bunun doğrusu budur demiyor, öğreten yok.

Sizin öğrenmeniz lazım.

.

 Oktay Ekşi


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org