Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

UĞUR DÜNDAR Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

İlk İftira Gelmekte Gecikmiyor
21.12.2010
Okunma Sayısı : 4673
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

İlk İftira Gelmekte Gecikmiyor
Uğur Dündar - işte hayatım kitabıdan

İlk İftira Gelmekte Gecikmiyor
İşte Hayatım-Nedim Şener

Televizyonu eğitim aracı olarak gören ve haberciliği "protokol bültenleriyle" sınırlı olan TRT'de "Yaşadığımız Günler" programı, çarpıcı dili ve içten sunumuyla dikkat çekmeyi sürdürür.

O dönemde Antalya'nın Kaş ilçesinde denize sıfır olduğu ileri sürülen arsaların parseller halinde satış ilanı gazetelerde yer alır. Dündar'a bu konuda bir ihbar gelir. İhbarı yapan kişi , "Gazete ilanlarıyla satılan arsalar, ilk bakışta deniz kıyısında gibi gözüküyor, ama değil! Deniz kıyısında olduğu söylenen yerler aslında dağın tepesinde"der.

Çok dar bir kadroyla çalışan Uğur Dündar, ihbarını doğruluğunu araştırmak üzere Kaş'a gider. Kağıt üzerinde çok güzel çizilmiş ve deniz kenarıymış gibi gösterilen parsellerin sarp kayalıklar üzerinde olduğunu gözleriyle görür.

Bu tespit üzerine çekime başlanır. Çalışlıklarla kaplı kayaların üzerinden denize doğru inişe geçen Dündar'ın üstü başı yırtılır, ayakkabıları parçalanır. Sonunda kıyıya varır. Sabahın erken saatlerinde başlayan yolculuk, öğleye doğru son bulur ve her şey görüntülenip belgelenir.

Dönüşte çektiği görüntüleri yayınlar. İzleyici uyarır. "Gazeteye verilen ilanlara bakarak arsa almayın, hayal kırıklığına uğrarsınız. İşte şu elimdeki ilanda deniz kıyısında gibi gözüken yerden , ben saatler sonra denize ulaşabildim. Aman kazıklanmayın!..."

Sen misin rant çarkına çomak sokan!...Böylece Uğur Dündar, meslek hayatının ilk "iftirası" ile karşı karşıya kalır. Tercüman gazetesinden Erol Dallı, "Uğur Dündar'ın Kaş'ta arazisi var. Kendi arazisinin değerlenmesi amacıyla böyle bir haber yaptı!" diye yazar.

Oysa o tarihte bırakın Kaş'ı, Türkiye'nin hiçbir yerinde tek bir santimetrekare arazisi , başını sokacak bir evi, hatta kendisine ait bir otomobili bile yoktur Uğur Dündar'ın.

Çok kısa süre içinde "iftira"nın nedenini öğrenir. Yazıyı yazan Dallı, Kaş'ta o arazileri pazarlayan kişlerin yönlendirmesiyle kalemini kullanmıştır.

Buna "iftira" diye önem vermemin sebebi, Uğur Dündar'ın 40 yıl boyunca buna benzer sayısız saldırıya karşı karşıya kalacak olmasıdır…Ve bu iftiraların çoğu , ne yazık ki meslektaşları, yani gazeteciler ve televizyoncular tarafından atılır.

Bunlar iki grupta toplanabilir…Birinci grupta Dündar'ın üzerine gittiği çıkar çevrelerinin ve karanlık güç odaklarının tetikçiliğini yapanlar , ikinci grupta ise onun başarısını ve halkta yarattığı büyük sevgiyi kıskananlar vardır.

Şaka yapmak isterken topuğa kurşun yiyeceklerdi

Uğur Dündar'ın kişiliğinden gelen ve yayıncılığına yansıyan bir özelliği var. En kötü olayları anlatırken, en sert soruları sorarken bile kullandığı dil, karşısındakini rahatsız etmez. Can düşmanıyla röportaj yapsa, kendisine  has kibar üslubunu bozmaz, bu yaklaşımıyla sorusunun cevabını o kişinin  ağzından  almayı  bilir. Hani ABD'li efsanevi boksör Muhammed Ali'nin  "Kelebek gibi uçar, arı gbi sokarım" sözü vardır ya işte ona benzer.

Bazen üzüldüğünü göstermekten çekinmez, kızgınlığını ise çoğu zaman saklamaya çalışır. Ağzından argo ya da kaba bir kelime çıktığına şahit olan yoktur. Bunu nasıl başardığını soranlara, "Evet, ben bir gazeteciyim, serinkanlı olmalı, kontrolü kaybetmemeliyim. Ama ben de insanım. Seyirciyi üzen bir olay, beni de üzer. Gülmek gereken yerde herkes gibi ben de gülerim. Tabii dozunda kalmak koşuluyla!" cevabını verir.

Mizahın çok güçlü bir anlatım aracı olduğuna inanır. Nitekim, TRT'de toplumsal olaylara değinirken, tiyatrocu  dostu Müjdat Gezen'le birlikte hazırladığı parodileri de ekrana taşır ki bu Türk televizyonculuk tarihinde  yine bir ilktir. Televizyon seyircisi kaçakçılık, yolsuzluk , rüşvet gibi toplumsal hastalıkları, espiriyle anlatan bu ikiliyi çok sever.

Dündar'ın programlarında yer alan haber ve parodiler, toplumun gündemindeki sorunları yansıtır. Örneğin, ülke döviz sıkıntısıyla kıvranırken, karaborsacıların köşeyi dönmeleri, margarin, tüpgaz ve akaryakıt kuyrukları vs gibi halkı bezdiren sorunlar , hem aktüel görüntülerle hem de parodilerle anlatılır.

Bunlar arasında büyük ses getiren haberlerden biri, İstanbul Bağdat Caddesi'nde çekilir. Dündar'a gelen bir ihbara göre, margarinin bile karaborsadan alınabildiği o günlerde köşeyi vurgunla dönmüş zenginlerin şımarık çocukları, Bağdat  Caddesi'nde gıcır gıcır Amerikan otomobillerini yarıştırmakta ve otuz kırk saniyelik yarış sonunda kaybeden sürücü, aracın anahtarını kazanana teslim etmektedir. Günlerce çalışır ve haber dört dörtlük hazırlanır.

Müjdat Gezen de, kaşmir paltosu, ipek fuları ve ağzında devasa Havana purosuyla , yarışı kaybeden çocuğun babasını canladırır… Rol gereği çok öfkelidir!...Dündar'ın uzattığı mikrofona "Bu kaçıncı Amerikan arabası? Artık yerli otomobil alacağım kerataya!" der. Bu sözler, seyirciyi hem güldürür hem de derin derin düşündürür.

Uğur Dündar günün birinde, sigara ve silah kaçakçılığıyla ilgili bir haber yapar. Haberin ardından her zaman olduğu gibi sıra gülmeye gelir. Müjdat Gezen bu kez silah ve sigara kaçakçılığı yapan mafya babası rolündedir. Önündeki  harita üzerinden bazı bölgeleri değnekle göstererek, sigara ve silah taşıyan gemilerin yüklerini hangi kıyılarda boşalttıklarını anlatır. Haritada Karadeniz kıyılarını, özellikle de Kilyos taraflarını işaret eder.

Program yayınlandıkran birkaç saat sonra Müjdat Gezen , telaşla arkadaşını arar.

"Hakkımızda vur emri çıkarılmış Uğur!"
Dündar şaşırır.
"Peki neden?"
"Benim haritada gösterdiğim yerler var ya!"
"Evet!"
"Meğer orası gerçekten de kaçakçıların sigara ve silah indirdikleri bölgeymiş.!"
"Eh ne yapalım?"
"Ne yapalımı var mı? Vurulmayı mı  bekleyeceğiz? Tedbir alalım, birkaç gün  sokağa çıkmayalım!"

Günlerce tedirginlik  yaşayan iki arkadaş , TRT'de daha büyük projeler de gerçekleştirir. Örneğin, insanların evlerine hapsedildiği  nüfus sayımı  günlerinde halkı, gülerken düşündürmek yine Dündar – Gezen ikilisine düşer.

O günlerde merhum komedyen  Öztürk Serengil de Müjdat Gezen'in evinde kalmaktadır. Müjdat Gezen, sağcı – solcu  demeden zor durumdaki herkese yardım ettiği gibi Serengil 'e evinin  kapılarını açmıştır.

Serengil, pek çok özelliği olan bir insandır. Ayrıca "sağcılığı" da meşhurdur. Solcu Gezen'in evini açtığı "sağcı" Serengil, o günlerde ev sahibiyle epey dikkat çeken işler yapan Uğur Dündar'ı uyarmayı ihmal etmez: "Bak delikanlı, sen temiz bir çocuğa benziyorsun. Arkadaşın Müjdat komünist! Seni kötü yola sevk ediyor. Dikkat et, sana zarar verecek."


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org