Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

UMUR TALU Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Umur Talu: İttir Etik!
25.05.2012
Okunma Sayısı : 2130
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 



Umur Talu: İttir Etik!


Böylesi iyi oldu.

Bu ülkede ya "Etik"in olmadığını ya da "Hukuk"un bulunmadığını öğrendik.

Öyle ya...

Etik'in "no problem" dediği yüzünden, Hukuk aylardır insanları içeride tutuyor.

Böylesi iyi oldu.

Esasında memlekette ne Etik olduğunu, ne de Hukuk bulunduğunu öğrendik.

Öyle ya...

Etik nihayetinde bir Hukuk arar; Hukuk nihayetinde Etik olmakla mükelleftir.

Birinin bir ötekini geçersiz kıldığı...

İkisinin de emir komutayla hareket edebildiği bir memlekette, İttiretik veya Fakhukuk demeyi de öğrendik.

***

Şike varsa, bu nasıl Etik!

Şike yoksa, bu nasıl Hukuk!

Şike varsa, bu nedir Beşiktaşlı Yıldırım...

Şike yoksa, neden içeride Fenerli Yıldırım!

***

Federasyon Başkanı; Beşiktaş'ın enkazı üstünden geldiği yerde, şimdi Fenerbahçe meselesini halletmek için, zaten zanlı olan Beşiktaş'ı da çok sayıda kulüple birlikte torbaya atmış oldu.

Bu şuna benziyor:

1994 yılında, "benim, bizim" Milliyet'te Başbakan Tansu Çiller'in ABD'deki servetini ortaya çıkarmıştık (rahmetli Turan Yavuz imzasıyla).

Hükümet düşmek üzereydi.

DYP'nin koalisyon ortağı SHP ve Genel Başkanı Murat Karayalçın ve de şimdi CHP kurmayı olan Nihat Matkap, geceyarısı bir operasyonla, Meclis gündemine sadece Çiller'in değil, "gelmiş geçmiş tüm başbakanların servetinin araştırılması" numarasını oturtmuşlardı.

Devrin Hürriyet'i ile Sabah'ı da, bu çirkin sulandırma, bulandırma operasyonunun saha amirleriydi.

Nereden nereye?

Şimdi, Federasyon Başkanı, esasında Beşiktaş'ı(mız)ı da torbaya atarak, "Fenerbehçemiz"i kollamak isterken, şu soruyu muallakta bırakıyor:

Bu Yıldırım dışarıda ise...

O Yıldırım neden içeride?

Bu Yıldırım Federasyon Başkanı olabiliyorsa...

O Yıldırım neden Kulüp Başkanı bile kalamıyor?

(Bakın, benim hiçbir sempatim yok kimseye; aşırı mesafeliyim!)

Bu Yıldırım savcı ve hakim olabiliyorsa...

O Yıldırım neden sanık ve tutuklu?

***

Cemaatle hükümet çekişmiş... İşler karışmış. Mışmış da mışmış!

Şu kabul ediliyor o zaman:

Ne yargı bağımsız, ne hukuk!

Ne federasyon özerk, ne etik!

Ne Hukuk mevcut, ne Etik!

Gerisi bir tatlı masal, bir acı hatıra, bir felaket ibret!

Patronaj, vesayet, hamilik,ağalık, hocalık düzeni; topun yuvarlaklığını, kulüp sevgisinin köşesizliğini, futbol aşkının teklifsizliğini bile öldürüyor.

Geriye bir bahar çiçekleri kalıyor...

Onları da, ya yazın sıcağı eritecek...

Ya kışın ayazı!

***

Biz, bilmiyorum siz de mi, takımlarımızı, onlara ihanet eden, ruhlarını pisletenlere karşı, her kümede, her ahval ve şeraitte de severdik.

Küme düşmüş takımını hala deplasmanda alkışlamaya koşup 4-4'lük haysiyetli bir mücadeleyle onurlanan Wolverhampton'lular gibi de olabilirdik...

Küme düşmüş denirken, haysiyetiyle şahlanmış, devleri dize getirmiş, kalbimizi çalmış Wiganlılar gibi de coşabilirdik.

Rahat bıraksalardı...

Paralarını, ihtiraslarını, tezgahlarını, oyunlarını, Karaman'ın koyunlarını, otoritelerini, emirlerini, buyruklarını, kuyruklarını bu kadar içine içine batırıp bütün renkleri kirletmeselerdi!

Biz yine canımız gibi severiz o kulüpleri...

Onların Etik'ine, Hukuk'una şeyderek!

Süper finaliniz de, havuzunuz da, yayınınız mayınınız da sizin olsun.

***

Yine de dün 1 Mayıs'a renklerini katan Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi, Galatasaraylısı; Agos'un önünden geçerken "Faşizme inat, kardeşimsin Hrant" diyen Trabzonsporlular vardı.

Futbol güzeldir aslında; böyle güzel insanlarla daha da güzel!

İlelebet siz oynayacaksınız, onlar seyredecek değil ya!

02 May. 12, Habertürk

Madem öyle, bir de böyle!


 Ne okuyacağına...

Ne okumayacağına...

Ne iş yapabileceğine...

Ne yapamayacağına...

Ne düşüneceğine...

Ne düşünemeyeceğine...

Nasıl sanat olacağına...

Nasıl sanat olmayacağına...

Ne giyeceğine...

Ne giyemeyeceğine...

Devlete karşı görevine...

Devletin sana karşı lütfuna...

Hangi hakka sahip olacağına...

Hangi haklarının olmayacağına...

Ne kadar özgür kalacağına...

Ne kadar özgür sanacağına...

Nasıl bir ahlakın olacağına...

Nasıl ahlaksız sayacağıma...

Neye ne kadar inanabileceğine...

Neye asla inanamayacağına...

Kimliğinin ne, senin kim olduğuna...

Kimliğinin ne, senin kim olamayacağına...

Vicdanının kısık sesine...

Vicdanının pek mümkün sessizliğine...

Ben karar veririm.

Ben muhafazakâr cumhuriyetim!

***

Cumhuriyet kısmı hariç...

Yukarıdakilerin hepsine aynen katılırım.

Buna sen değil, ben karar veririm!

Ben de muhafazakâr demokrasiyim!

***

Yukarıdakilerin öylesine de şöylesine de...

Gerekli kanunlarla donanır; hayatının, beyninin, hayallerinin içinde dolanır...

Bir ömrün var ya...

Onu da ben kuşatırım!

Ben bazen laik, bazen layık; muhafazakâr hukuk devletiyim!

***

Biz sizin vasiniziz; haminiziz; ağanız, beyiniz, paşanız, patronununuz.

Sahibiniz biziz...

Biziz sahi sahibiniz!

Parınızı, canınızı, malınızı, doğumdan ölüme her yolunuzu biz çizeriz, biz çiziktiririz.

Çizmeyi aşmayın...

Çizilmekten şaşmayın.

***

Oh ne ala!

Biz de karakolda Engin Çeber; cezaevinde Baha Okar; yerde Hrant Dink; silahını beyninin ve yüreğinin pes edişine ateşlemiş Astsubay Şükrü Güçlü; 12 yaşında delik deşik Uğur Kaymaz; akıbeti bir yıldır sorulmayan kaçırılmış uzman çavuş Kemal Ekinci; HES protestosundan yıllarca hapsi istenen başı örtülü Leyla Yalçınkaya; tüm otoritelerin nihai kusmuğu tecavüzün kurbanlarından 13 yaşında bir N.Ç.'yiz...

Kamyonlardan dereye dökülen minik süt işçi süt kızlar; tersanede denize sallananlar; şantiye alevinde yananlar; zincirlendiğimiz atölyede boğulanlar; kışlada ezilenler; madenlerde göçenler; plazalardan atılanlar; toplu ve topsuz mezarlara yuvarlananlar; patlamalarda uçanlar....

1 Mayıs'ta Taksim Meydan'ında, Kazancı'da yatanlarız...

Bir bakmışsın...

O yokuşların başında

Ayağa kalkanlarız!

Tarihi sadece büyük otoriteler yazsaydı...

Çok boktan bi şey olurdu!

Esas tarihi, insanın haysiyet mücadelesi yazar.

Ülkeden ülkeye, renkten renge, ırktan ırka, dinden dine, dilden dile...

Özünde beynelmilel bir şey!

01 May. 12, Habertürk

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org