Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Berhan Şimşek Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Soru Yağmuru BERHAN ŞİMŞEK
12.09.2008
Okunma Sayısı : 5218
Oy Sayısı : 7
Değerlendirme : 4
Popülarite : 3,38
Verdiğiniz Puan :
 

 

Soru Yağmuru BERHAN ŞİMŞEK
.
.
.
Bankacı Bülent Şenver bey beni soru yağmuruna tuttu.

Cevaplarımı sizlerle paylaşıyorum.
.

.
.

İzlemek için lütfen tıklayın.        
.
.

Soru Yağmuru BERHAN ŞİMŞEK
Deşifresi
.
.
Berhan Şimşek (BŞ)
Bülent Şenver (BŞ)

.
.

BÜLENT ŞENVER: Ben size soru yağmuru diye bir bölümüm var. Yağmur damlaları gibi kısa kısa sorular soracağım. Sizi hafif ıslatmak istiyorum. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Berhan Şimşek ile birlikteyiz. Şimdi soru yağmuru.  Siyaset hayatında gördüğünüz ve hiç hoşunuza gitmeyen davranışlar nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Ben kültür ve sanat insanı olarak çok üzülmüştüm Sayın Tayyip Erdoğan'ın Mersinli bir işçiye "Artistlik yapma " demesi siyaset adabının hiçbir yerine sığmayan bir anlayıştı.

BÜLENT ŞENVER: Sizce Türkiye'yi yönetmeye talip olacak bir Başkbakanda olması gereken en önemli özellikler nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Başbakanlar, Cumhurbaşkanları da 9 ay, 13 günlük. Ama siyasette öncelikle şu özellik olmalı; siyaset yapan kişi annesinin karnından dünyaya geldiği günden siyasetin içine gireceği güne kadar harsızlıkla, yolsuzlukla, onursuzlukla, ilişkisi olmamalı. Birilerinin adamı olarak hayatını idame ettirmemeli. Milletinin, halkının, ülkesinin adamı olmalı. Eğer birine adamlık yapacaksa bu milletine hizmet adamı olmalı. Bilgi birikimi olmalı. Kendi ülkesinin tarihsel bilgisini, dünyayı çok iyi bilmeli. Mutlaka bir siyasi kimlik olarak hem hukuktan, hem ekonomiden, hem sağlıktan anlayacak değildir. İyi bir siyaset adamı ortak aklı kullandır. Ortak aklı kendi aklı olarak koordinatör ve sözcü olarak  dile getirendir. Zamanını yönetim, yönlendirme ve planlama organizasyonu içerisinde zamanı ekonomik dinamik ve sijerjik biçimde kulllanmalı. Bütün bunların ötesinde demokrasiyi içselleştirmiş , tabiki otoriter bir rejimden bahsetmiyoruz. İçselleştirmiş azınlığın hakkını çoğunluktan önemli olduğuna inanabilecek hoş görüye sahip. Ve ülkenin kendi yapısı içerisinde yasama , yürütme, yargı ülkemizin bütün bunların halkın vermiş olduğu sorumluğa dayalı  yapıldığını bilmeli.

BÜLENT ŞENVER: Türkiye'ye son 20 yılda yapılmış olan en büyük kötülük size göre nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Son yirmi yılda yapılan kötülük 12 Eylül'ü söylememiz gerekiyor. 12 Eylül'ün üç ayağı vardı. Birinci ayağı ekonomik paketi, ikinci ayak sosyal paket, üçüncü ayakta dış politika. Ona göre toplumda dönüştürme belleksizleştirme, kişilik kaybına erezyonuna yol açmıştır. Okuyan, çalışan, üreten insan kimliğinden daha fazlasınla pısan, değer yargılarının iflas ettirilip başka bir değer yargısının ortaya çıktığı. Ahlaki değelerden bahsediyoruz, ahlaki değerler kültür değerleridir, moral değerleridir.

BÜLENT ŞENVER: Hatırlamayan gençlerimiz için 12 Eylül nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: 12 Eylül Emir Komuta Zinciri ile ülke yönetimine Kenan Paşa ve arkadaşlarının el koyması olayıdır. İç tüzük, iç hizmet kanununun 35. maddesine göre koruma ve kollama görevini nitekim yerine getirmiştir. O zaman genelkurmay başkanı, sonra cumhurbaşkanı, şu anda da ressamlık yapıyor tabiki resim yapmak ayrı resim çizmek ayrıdır.

En önemli şey belki gençlerin kaçırdığını arz etmek istiyorum. Sosyal yapıdaki bir erezyonu getirmiştir, popüler kültür halkı ifade eder. Türkiyedeki popüler kültür tercih edilen değil, tercih ettirilen  olmuştur. Ekonomik süreci içerisinde Türkiye tabiki dışa açılacaktır ama çok abur cubur açılmıştır. Dengeli, planlı bir anlayış içerisinde değil. Bakıyoruz Türkiye'nin sahilleri gitmiştir, Türkiyenin kaynakları gitmiştir, Türkiye 12 Eylül den sonra onlarca, yüzlerce yolsuzluk, hortumlama davalarına şahit olmuştur. En önemlisi dış politikayla ilgilide hepimizin bildiği gibi 1974 yılında Yunanis'tan  NATO'DAN  ayrılmıştı. Rahmetle analım Bülent Ecevit ve Sayın Demirel döneminde General Rallis NATO komutanı Yunanistan'ın NATO'ya girme teklifini etmişti. Her ikiside red etmişti, veto etmişti . Şimdi nasıl Avrupa Birliğinde  bizi ve Kıbrısı veto ediyor , NATO  üyesi olarak bunu yapamıyorduk. 12 Eylül sosyal darbeden sonra 21 Ekimde yani kırk kusur gün sonra Kenan Evren Yunanistan'ın NATO'ya girmesine evet demiştir. O gün Yunanistan NATO 'ya girerken hem Ege kıta sağlığı sorunu vardı hem Kıbrıs sorunu vardı. Sorulmuştur neden bunu yaptın "Ben General Racers''a ben asker sözü vermiştim " dedi.

Aslında 12 Eylül'de gençlerin bilmesi gereken bir şey var. O günkü devlet başkanı damdaki kemancı operatını izlerken CIA ajanı geliyor, "Türkiyede bizim çocuklar işi halletti" diyor. O günden sonra Türkiyedeki sosyal, ekonomik, siyasal yapılanma hiçbir zaman kimliğini oluşturmamıştır, siyasetin önü kesilmiştir, sendikalar bitmiştir, bütün düşün insanları , aydınlar, entellektüeller, cezaevlerine sürülmüştür. Gençler idamlara gitmiştir. Ve nihayetinde şu olmuştur; Bugünkü Türkiye'deki dinci yapılanmanın ellerine manikür , ayaklarına pedikür yapılmıştır ve bugünde iktidara gelmiştir. Ama 12 Eylül'de Atatürk'çü, solcu, devrimci veya bu ülkeye samimi kendine tarifinde milliyetçi duygularda olanlarda cezaevlerinde ve idamlarda acılar ve sürünmeler yaşamıştır.

BÜLENT ŞENVER: Bir başka yağmur damlası, aşkın tanımını nasıl yaparsınız? Aşk nedir?

BERHAN ŞİMŞEK:  Aşkıda farklı ifadeler var. Tanrı'ya kavuşmakta bir aşktır. Sevgiliye varabilmekte bir aşktır. Ben çok kalıcılığına inanmadığım bir şey.  Ama bir şeyi aşkla yapmak, şevkle yapmak , onun peşine düşmek, gönüllüsü olmak  bunu yakaladığımız zaman kaybetmemeiz gerekiyor. Onu emek vererek sevgiye çevirmemiz gerekiyor. Sozsuza denk yaşanacak bir şey değildir Konficyus'un mutluluğu tarfi ettiği gibi  "Ahenksizliğin içinde bir ahenktir" diye mutluluğu tarif eder. Ona vardığınızda mesleğinizdede, sevgilinizdede, sevginizdede o aşkı elde ettiğimizde onu sürekli taşıyamayacağımız için onda bir değişim yapıp emek verip sevgiye çevirmek gerekiyor. Onu çok güzel tutmak gerekiyor çünkü gözükmeyen bir şey.

BÜLENT ŞENVER: Aşk hakikaten çok zor bir şey diyorsunuz ama uzun süreli olmaması nedeniyle  belki insan hayatının her safhasında değişik aşklar olsa değil mi? Bir dönem aşk yaşadım o da bitti derseniz o da bir eksiklik. Hayatın çeşitli dönemlerinde değişik şeylere aşık olmak, kimi zaman başka şeye, kimi zaman başka şeye. Aşkla ilgili hemen devamındaki yağmur damlam şöyle; Babanızdan size kalan en önemli miras nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Soyadıdır. Ben Bayburt'luyum , Bayburt'a gittiğimde Berhan Şimkek'im demem, ben Nuri Şimşek'in oğluyum derim. Babamdan bana çok şey kalmıştır, adamlık, insanlık, yiğitlik, terbiye, ahlak, iffet, bu ülkenin değerleri, sevgi, hürmet. Ben çok mutluyum Nuri'den olma Halime'den doğma olduğum için. İkisinide rahmetle anıyorum.

BÜLENT ŞENVER: Allah rahmet eylesin. En son ne zaman ağlamıştınız?

BERHAN ŞİMŞEK: Gözünde yaşı olmayanın gönlünde gök kuşağı açmaz. Ağlamak insan olduğumuzun bize hatırlatılışıdır. Ama acıyla ağlamayalım, sevinçlerle ağlayalım, mutluluklarla ağlayalım. Çok büyük bir keyif olsun. Sezen hanım'ın yazdığı  gibi" Ağlamak güzeldir, akıyorken yaşlar gözümden " Gözüm dolar benim bir kuşa, bir çiçeğe, yolda giderken bir garibe , bir özürlüye bakarken . İnsanım düşünüyorum, konuşuyorum ve ağlayabiliyorum.

BÜLENT ŞENVER: Ben size soru yağmuru diye bir bölümüm var. Yağmur damlaları gibi kısa kısa sorular soracağım. Sizi hafif ıslatmak istiyorum. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Berhan Şimşek ile birlikteyiz. Şimdi soru yağmuru.  Siyaset hayatında gördüğünüz ve hiç hoşunuza gitmeyen davranışlar nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Ben kültür ve sanat insanı olarak çok üzülmüştüm Sayın Tayyip Erdoğan'ın Mersinli bir işçiye "Artistlik yapma " demesi siyaset adabının hiçbir yerine sığmayan bir anlayıştı.

BÜLENT ŞENVER: Sizce Türkiye'yi yönetmeye talip olacak bir Başkbakanda olması gereken en önemli özellikler nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Başbakanlar, Cumhurbaşkanları da 9 ay, 13 günlük. Ama siyasette öncelikle şu özellik olmalı; siyaset yapan kişi annesinin karnından dünyaya geldiği günden siyasetin içine gireceği güne kadar harsızlıkla, yolsuzlukla, onursuzlukla, ilişkisi olmamalı. Birilerinin adamı olarak hayatını idame ettirmemeli. Milletinin, halkının, ülkesinin adamı olmalı. Eğer birine adamlık yapacaksa bu milletine hizmet adamı olmalı. Bilgi birikimi olmalı. Kendi ülkesinin tarihsel bilgisini, dünyayı çok iyi bilmeli. Mutlaka bir siyasi kimlik olarak hem hukuktan, hem ekonomiden, hem sağlıktan anlayacak değildir. İyi bir siyaset adamı ortak aklı kullandır. Ortak aklı kendi aklı olarak koordinatör ve sözcü olarak  dile getirendir. Zamanını yönetim, yönlendirme ve planlama organizasyonu içerisinde zamanı ekonomik dinamik ve sijerjik biçimde kulllanmalı. Bütün bunların ötesinde demokrasiyi içselleştirmiş , tabiki otoriter bir rejimden bahsetmiyoruz. İçselleştirmiş azınlığın hakkını çoğunluktan önemli olduğuna inanabilecek hoş görüye sahip. Ve ülkenin kendi yapısı içerisinde yasama , yürütme, yargı ülkemizin bütün bunların halkın vermiş olduğu sorumluğa dayalı  yapıldığını bilmeli.

BÜLENT ŞENVER: Türkiye'ye son 20 yılda yapılmış olan en büyük kötülük size göre nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Son yirmi yılda yapılan kötülük 12 Eylül'ü söylememiz gerekiyor. 12 Eylül'ün üç ayağı vardı. Birinci ayağı ekonomik paketi, ikinci ayak sosyal paket, üçüncü ayakta dış politika. Ona göre toplumda dönüştürme belleksizleştirme, kişilik kaybına erezyonuna yol açmıştır. Okuyan, çalışan, üreten insan kimliğinden daha fazlasınla pısan, değer yargılarının iflas ettirilip başka bir değer yargısının ortaya çıktığı. Ahlaki değelerden bahsediyoruz, ahlaki değerler kültür değerleridir, moral değerleridir.

BÜLENT ŞENVER: Hatırlamayan gençlerimiz için 12 Eylül nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: 12 Eylül Emir Komuta Zinciri ile ülke yönetimine Kenan Paşa ve arkadaşlarının el koyması olayıdır. İç tüzük, iç hizmet kanununun 35. maddesine göre koruma ve kollama görevini nitekim yerine getirmiştir. O zaman genelkurmay başkanı, sonra cumhurbaşkanı, şu anda da ressamlık yapıyor tabiki resim yapmak ayrı resim çizmek ayrıdır.

En önemli şey belki gençlerin kaçırdığını arz etmek istiyorum. Sosyal yapıdaki bir erezyonu getirmiştir, popüler kültür halkı ifade eder. Türkiyedeki popüler kültür tercih edilen değil, tercih ettirilen  olmuştur. Ekonomik süreci içerisinde Türkiye tabiki dışa açılacaktır ama çok abur cubur açılmıştır. Dengeli, planlı bir anlayış içerisinde değil. Bakıyoruz Türkiye'nin sahilleri gitmiştir, Türkiyenin kaynakları gitmiştir, Türkiye 12 Eylül den sonra onlarca, yüzlerce yolsuzluk, hortumlama davalarına şahit olmuştur. En önemlisi dış politikayla ilgilide hepimizin bildiği gibi 1974 yılında Yunanis'tan  NATO'DAN  ayrılmıştı. Rahmetle analım Bülent Ecevit ve Sayın Demirel döneminde General Rallis NATO komutanı Yunanistan'ın NATO'ya girme teklifini etmişti. Her ikiside red etmişti, veto etmişti . Şimdi nasıl Avrupa Birliğinde  bizi ve Kıbrısı veto ediyor , NATO  üyesi olarak bunu yapamıyorduk. 12 Eylül sosyal darbeden sonra 21 Ekimde yani kırk kusur gün sonra Kenan Evren Yunanistan'ın NATO'ya girmesine evet demiştir. O gün Yunanistan NATO 'ya girerken hem Ege kıta sağlığı sorunu vardı hem Kıbrıs sorunu vardı. Sorulmuştur neden bunu yaptın "Ben General Racers''a ben asker sözü vermiştim " dedi.

Aslında 12 Eylül'de gençlerin bilmesi gereken bir şey var. O günkü devlet başkanı damdaki kemancı operatını izlerken CIA ajanı geliyor, "Türkiyede bizim çocuklar işi halletti" diyor. O günden sonra Türkiyedeki sosyal, ekonomik, siyasal yapılanma hiçbir zaman kimliğini oluşturmamıştır, siyasetin önü kesilmiştir, sendikalar bitmiştir, bütün düşün insanları , aydınlar, entellektüeller, cezaevlerine sürülmüştür. Gençler idamlara gitmiştir. Ve nihayetinde şu olmuştur; Bugünkü Türkiye'deki dinci yapılanmanın ellerine manikür , ayaklarına pedikür yapılmıştır ve bugünde iktidara gelmiştir. Ama 12 Eylül'de Atatürk'çü, solcu, devrimci veya bu ülkeye samimi kendine tarifinde milliyetçi duygularda olanlarda cezaevlerinde ve idamlarda acılar ve sürünmeler yaşamıştır.

BÜLENT ŞENVER: Bir başka yağmur damlası, aşkın tanımını nasıl yaparsınız? Aşk nedir?

BERHAN ŞİMŞEK:  Aşkıda farklı ifadeler var. Tanrı'ya kavuşmakta bir aşktır. Sevgiliye varabilmekte bir aşktır. Ben çok kalıcılığına inanmadığım bir şey.  Ama bir şeyi aşkla yapmak, şevkle yapmak , onun peşine düşmek, gönüllüsü olmak  bunu yakaladığımız zaman kaybetmemeiz gerekiyor. Onu emek vererek sevgiye çevirmemiz gerekiyor. Sozsuza denk yaşanacak bir şey değildir Konficyus'un mutluluğu tarfi ettiği gibi  "Ahenksizliğin içinde bir ahenktir" diye mutluluğu tarif eder. Ona vardığınızda mesleğinizdede, sevgilinizdede, sevginizdede o aşkı elde ettiğimizde onu sürekli taşıyamayacağımız için onda bir değişim yapıp emek verip sevgiye çevirmek gerekiyor. Onu çok güzel tutmak gerekiyor çünkü gözükmeyen bir şey.

BÜLENT ŞENVER: Aşk hakikaten çok zor bir şey diyorsunuz ama uzun süreli olmaması nedeniyle  belki insan hayatının her safhasında değişik aşklar olsa değil mi? Bir dönem aşk yaşadım o da bitti derseniz o da bir eksiklik. Hayatın çeşitli dönemlerinde değişik şeylere aşık olmak, kimi zaman başka şeye, kimi zaman başka şeye. Aşkla ilgili hemen devamındaki yağmur damlam şöyle; Babanızdan size kalan en önemli miras nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Soyadıdır. Ben Bayburt'luyum , Bayburt'a gittiğimde Berhan Şimkek'im demem, ben Nuri Şimşek'in oğluyum derim. Babamdan bana çok şey kalmıştır, adamlık, insanlık, yiğitlik, terbiye, ahlak, iffet, bu ülkenin değerleri, sevgi, hürmet. Ben çok mutluyum Nuri'den olma Halime'den doğma olduğum için. İkisinide rahmetle anıyorum.

BÜLENT ŞENVER: Allah rahmet eylesin. En son ne zaman ağlamıştınız?

BERHAN ŞİMŞEK: Gözünde yaşı olmayanın gönlünde gök kuşağı açmaz. Ağlamak insan olduğumuzun bize hatırlatılışıdır. Ama acıyla ağlamayalım, sevinçlerle ağlayalım, mutluluklarla ağlayalım. Çok büyük bir keyif olsun. Sezen hanım'ın yazdığı  gibi" Ağlamak güzeldir, akıyorken yaşlar gözümden " Gözüm dolar benim bir kuşa, bir çiçeğe, yolda giderken bir garibe , bir özürlüye bakarken . İnsanım düşünüyorum, konuşuyorum ve ağlayabiliyorum.

BÜLENT ŞENVER: Ben size soru yağmuru diye bir bölümüm var. Yağmur damlaları gibi kısa kısa sorular soracağım. Sizi hafif ıslatmak istiyorum. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Berhan Şimşek ile birlikteyiz. Şimdi soru yağmuru.  Siyaset hayatında gördüğünüz ve hiç hoşunuza gitmeyen davranışlar nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Ben kültür ve sanat insanı olarak çok üzülmüştüm Sayın Tayyip Erdoğan'ın Mersinli bir işçiye "Artistlik yapma " demesi siyaset adabının hiçbir yerine sığmayan bir anlayıştı.

BÜLENT ŞENVER: Sizce Türkiye'yi yönetmeye talip olacak bir Başkbakanda olması gereken en önemli özellikler nelerdir?

BERHAN ŞİMŞEK: Başbakanlar, Cumhurbaşkanları da 9 ay, 13 günlük. Ama siyasette öncelikle şu özellik olmalı; siyaset yapan kişi annesinin karnından dünyaya geldiği günden siyasetin içine gireceği güne kadar harsızlıkla, yolsuzlukla, onursuzlukla, ilişkisi olmamalı. Birilerinin adamı olarak hayatını idame ettirmemeli. Milletinin, halkının, ülkesinin adamı olmalı. Eğer birine adamlık yapacaksa bu milletine hizmet adamı olmalı. Bilgi birikimi olmalı. Kendi ülkesinin tarihsel bilgisini, dünyayı çok iyi bilmeli. Mutlaka bir siyasi kimlik olarak hem hukuktan, hem ekonomiden, hem sağlıktan anlayacak değildir. İyi bir siyaset adamı ortak aklı kullandır. Ortak aklı kendi aklı olarak koordinatör ve sözcü olarak  dile getirendir. Zamanını yönetim, yönlendirme ve planlama organizasyonu içerisinde zamanı ekonomik dinamik ve sijerjik biçimde kulllanmalı. Bütün bunların ötesinde demokrasiyi içselleştirmiş , tabiki otoriter bir rejimden bahsetmiyoruz. İçselleştirmiş azınlığın hakkını çoğunluktan önemli olduğuna inanabilecek hoş görüye sahip. Ve ülkenin kendi yapısı içerisinde yasama , yürütme, yargı ülkemizin bütün bunların halkın vermiş olduğu sorumluğa dayalı  yapıldığını bilmeli.

BÜLENT ŞENVER: Türkiye'ye son 20 yılda yapılmış olan en büyük kötülük size göre nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Son yirmi yılda yapılan kötülük 12 Eylül'ü söylememiz gerekiyor. 12 Eylül'ün üç ayağı vardı. Birinci ayağı ekonomik paketi, ikinci ayak sosyal paket, üçüncü ayakta dış politika. Ona göre toplumda dönüştürme belleksizleştirme, kişilik kaybına erezyonuna yol açmıştır. Okuyan, çalışan, üreten insan kimliğinden daha fazlasınla pısan, değer yargılarının iflas ettirilip başka bir değer yargısının ortaya çıktığı. Ahlaki değelerden bahsediyoruz, ahlaki değerler kültür değerleridir, moral değerleridir.

BÜLENT ŞENVER: Hatırlamayan gençlerimiz için 12 Eylül nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: 12 Eylül Emir Komuta Zinciri ile ülke yönetimine Kenan Paşa ve arkadaşlarının el koyması olayıdır. İç tüzük, iç hizmet kanununun 35. maddesine göre koruma ve kollama görevini nitekim yerine getirmiştir. O zaman genelkurmay başkanı, sonra cumhurbaşkanı, şu anda da ressamlık yapıyor tabiki resim yapmak ayrı resim çizmek ayrıdır.

En önemli şey belki gençlerin kaçırdığını arz etmek istiyorum. Sosyal yapıdaki bir erezyonu getirmiştir, popüler kültür halkı ifade eder. Türkiyedeki popüler kültür tercih edilen değil, tercih ettirilen  olmuştur. Ekonomik süreci içerisinde Türkiye tabiki dışa açılacaktır ama çok abur cubur açılmıştır. Dengeli, planlı bir anlayış içerisinde değil. Bakıyoruz Türkiye'nin sahilleri gitmiştir, Türkiyenin kaynakları gitmiştir, Türkiye 12 Eylül den sonra onlarca, yüzlerce yolsuzluk, hortumlama davalarına şahit olmuştur. En önemlisi dış politikayla ilgilide hepimizin bildiği gibi 1974 yılında Yunanis'tan  NATO'DAN  ayrılmıştı. Rahmetle analım Bülent Ecevit ve Sayın Demirel döneminde General Rallis NATO komutanı Yunanistan'ın NATO'ya girme teklifini etmişti. Her ikiside red etmişti, veto etmişti . Şimdi nasıl Avrupa Birliğinde  bizi ve Kıbrısı veto ediyor , NATO  üyesi olarak bunu yapamıyorduk. 12 Eylül sosyal darbeden sonra 21 Ekimde yani kırk kusur gün sonra Kenan Evren Yunanistan'ın NATO'ya girmesine evet demiştir. O gün Yunanistan NATO 'ya girerken hem Ege kıta sağlığı sorunu vardı hem Kıbrıs sorunu vardı. Sorulmuştur neden bunu yaptın "Ben General Racers''a ben asker sözü vermiştim " dedi.

Aslında 12 Eylül'de gençlerin bilmesi gereken bir şey var. O günkü devlet başkanı damdaki kemancı operatını izlerken CIA ajanı geliyor, "Türkiyede bizim çocuklar işi halletti" diyor. O günden sonra Türkiyedeki sosyal, ekonomik, siyasal yapılanma hiçbir zaman kimliğini oluşturmamıştır, siyasetin önü kesilmiştir, sendikalar bitmiştir, bütün düşün insanları , aydınlar, entellektüeller, cezaevlerine sürülmüştür. Gençler idamlara gitmiştir. Ve nihayetinde şu olmuştur; Bugünkü Türkiye'deki dinci yapılanmanın ellerine manikür , ayaklarına pedikür yapılmıştır ve bugünde iktidara gelmiştir. Ama 12 Eylül'de Atatürk'çü, solcu, devrimci veya bu ülkeye samimi kendine tarifinde milliyetçi duygularda olanlarda cezaevlerinde ve idamlarda acılar ve sürünmeler yaşamıştır.

BÜLENT ŞENVER: Bir başka yağmur damlası, aşkın tanımını nasıl yaparsınız? Aşk nedir?

BERHAN ŞİMŞEK:  Aşkıda farklı ifadeler var. Tanrı'ya kavuşmakta bir aşktır. Sevgiliye varabilmekte bir aşktır. Ben çok kalıcılığına inanmadığım bir şey.  Ama bir şeyi aşkla yapmak, şevkle yapmak , onun peşine düşmek, gönüllüsü olmak  bunu yakaladığımız zaman kaybetmemeiz gerekiyor. Onu emek vererek sevgiye çevirmemiz gerekiyor. Sozsuza denk yaşanacak bir şey değildir Konficyus'un mutluluğu tarfi ettiği gibi  "Ahenksizliğin içinde bir ahenktir" diye mutluluğu tarif eder. Ona vardığınızda mesleğinizdede, sevgilinizdede, sevginizdede o aşkı elde ettiğimizde onu sürekli taşıyamayacağımız için onda bir değişim yapıp emek verip sevgiye çevirmek gerekiyor. Onu çok güzel tutmak gerekiyor çünkü gözükmeyen bir şey.

BÜLENT ŞENVER: Aşk hakikaten çok zor bir şey diyorsunuz ama uzun süreli olmaması nedeniyle  belki insan hayatının her safhasında değişik aşklar olsa değil mi? Bir dönem aşk yaşadım o da bitti derseniz o da bir eksiklik. Hayatın çeşitli dönemlerinde değişik şeylere aşık olmak, kimi zaman başka şeye, kimi zaman başka şeye. Aşkla ilgili hemen devamındaki yağmur damlam şöyle; Babanızdan size kalan en önemli miras nedir?

BERHAN ŞİMŞEK: Soyadıdır. Ben Bayburt'luyum , Bayburt'a gittiğimde Berhan Şimkek'im demem, ben Nuri Şimşek'in oğluyum derim. Babamdan bana çok şey kalmıştır, adamlık, insanlık, yiğitlik, terbiye, ahlak, iffet, bu ülkenin değerleri, sevgi, hürmet. Ben çok mutluyum Nuri'den olma Halime'den doğma olduğum için. İkisinide rahmetle anıyorum.

BÜLENT ŞENVER: Allah rahmet eylesin. En son ne zaman ağlamıştınız?

BERHAN ŞİMŞEK: Gözünde yaşı olmayanın gönlünde gök kuşağı açmaz. Ağlamak insan olduğumuzun bize hatırlatılışıdır. Ama acıyla ağlamayalım, sevinçlerle ağlayalım, mutluluklarla ağlayalım. Çok büyük bir keyif olsun. Sezen hanım'ın yazdığı  gibi" Ağlamak güzeldir, akıyorken yaşlar gözümden " Gözüm dolar benim bir kuşa, bir çiçeğe, yolda giderken bir garibe , bir özürlüye bakarken . İnsanım düşünüyorum, konuşuyorum ve ağlayabiliyorum.

.
.

Bülent Şenver, Berhan Şimşek

.
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org