Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bedri Baykam Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

HAKKI DEVRİM'İ İSTİFAYA DAVET ETME NEDENLERİM…
29.11.2010
Okunma Sayısı : 5424
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

           HAKKI DEVRİM'İ İSTİFAYA DAVET ETME NEDENLERİM…    
 Bedri Baykam
         Bayramdan iki gün önce Hakkı Devrim, Radikal'de benden öyle seviyesiz ve etik dışı bir şekilde söz etti ki, kendisine bir e-posta yanıtı yolladım ve istifaya davet ettim.  Benden "haz etmediğini" belirtmesinin ötesinde "her şeye maydanoz ressam" ve "sokak hatibi" gibi küstah ve edep dışı kelimelerle oluşan bu saldırının çıkış noktası, beyefendinin CNN Türk'te "Tarafsız Bölge" programında Taraf Gazetesinin iki yazarına karşı verdiğim ekran mücadelesi ve Atatürk'ü onlara karşı savunduğum program hakkındaki yorumlarıydı!

         Aslında Hakkı Devrim bu tavrıma çok şaşırmıştır, çünkü kendisi bu yayın tacizini hakkımda kişisel boyutta 10 senedir, yani Ansiklopedi tashihciliğini bırakıp Radikal'de yazmaya başladığından beri ve  geceleri "televizyon programında komedi muhtarlığı" seanslarında her fırsatta sürdürüyordu! "Allah Allah, ben bunu hep yapıyordum, şimdi ne oldu da Baykam bu tepkiyi verdi" diyordur.  Olan şu: Bu sefer ukalalık seansını çok kötü bir zamanlamada baltayı taşa vurarak, Atatürk hakkında kabul edilemeyecek sözler sarf eden iki beyni yıkanmışla olan kavgamdan sonra yaptı ve bu bende bardağı taşıran damla oldu. Yıllardır "yaşlı adam, boşver ne dediğini bilmiyor, üstüne gitme" diye ender olarak yanıt verip, çoğu zaman görmezden geldiğim bu saldırıları kamuoyuna deşifre etme vaktinin geldiğini gördüm. Temsil ettiğim kurumlar ve sıfatlarımı da göz önüne aldığımda, buna mecburdum artık…

         Daha yakın bir süre önce, Oktay Ekşi gibi Türk basınının gerçek duayen Başyazarı'nın başına neler geldiğini biliyoruz. Bu ülkenin kendisine bu kadar gereksinim duyduğu bir süreçte, Ekşi bir hata yaptı. İnsanların kızdıkları zaman söyledikleri sokak dilinin abartılı bir deyimini yazılı olarak kullanınca kendisine yönelen linç kampanyaları sonuçlanmadan istifa etmeyi tercih etti. Değer miydi, tartışılır… Özür dilemişti zaten. Ama ben çok üzüldüm, çünkü onca Atatürkçü yazar meslektaşımız son 20 yıldır ya öldürüldü ya vefat etti ya hükümet baskısıyla kovuldu ya da son teokrasiye geçiş hezeyanlarında hapse atıldı! Böyle bir büyük saldırı altında yazarlık sorumluluğumuzu üstleniyorken, Ekşi gibi ödünsüz bir kalemin yeri de kolay kolay doldurulmaz…

          Benim de yazarlık kariyerim her türlü tehdit, karalama, aşağılama ve çoğu zaman sansürle mücadele ederek sürüyor. Hiçbir noktada ne geri adım attım ne ürktüm, tarih şahittir. Sağ olsunlar, yurdun her yerinde sayısız Atatürkçü'nün büyük desteğine karşın, hiç kimseden teşekkür beklemedim çabalarım için. Ama hiç kimsenin de bu kadar densizce kişiliğime de kin kusarak bu fikir mücadelesini karalamasına izin veremezdim. Saldırılara alışığım, her fırsatta yobaz-liboş kalemler de gündeme göre çamur sıçratırlar. Ama onların ki bile daha kabul edilir bir yörüngede durur: Çünkü hiç olmazsa açık ideolojik bahaneleri-hedefleri vardır! Çok azı Hakkı Devrim örneğinde olduğu gibi tamamen içeriksiz ve şahsa yönelik saldırılara girişir. Ayrıca Hakkı Devrim bana dil uzatırken hiç aynaya baktı mı? Kendisine ayrılan medya sahasını nasıl boşa kullandığının farkında mı? Bugüne kadar etliye sütlüye dokunan hangi ciddi konuda bir hatırlanır tavrı olmuş, nerede iz bırakmış? Yoksa hep ucuzundan "ortaya karışık" mı oynamış?

         Burada Ekşi örneği henüz soğumadan sorulması gereken şudur: Atatürkçülere ve kişisel alanlarına saldırmak, bu kadar ucuz ve bedelsiz midir? Hakkı Devrim'in tavrı basitçe geçiştirilebilecek bir sataşmadan ibaret midir? Yoksa yıllardır sinsice sürdürülen bir karalama kampanyasının doruk noktalarından biri olan bu olay bir dönüm noktası teşkil etmeli midir? Hakkı Devrim, önceki yıllarda aynı tavırla ülkemizin yüz aklarından Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden'e saldırmış ve iki kere mahkum olmuştur. Bu konunun daha da üzücü detaylarını buraya sığdıramayacağım. Hakkı Devrim, yine Nihat Genç gibi başka bir ulusalcı yazara da aynı kabul edilemez tavırlarla, etik dışı sözcüklerle saldırmış ve ondan da 4 ay önce ağzının payını "balans ayarını" almış biridir. (http://www.odatv.com/n.php?n=hakki-devrime-cevabimdir--1006101200)

            Akşam'da geçen hafta Ali Saydam dostum internetten "istifaya davet"  mektubumu okuyup bana imalı göndermelerde bulunmuş. Bu lafları tekrarlayarak yaydığımı söylemiş ve bunun zararlarını da anlatmış. Bir de Hakkı Devrim gibi bir "İstanbul Beyefendisi"ni (!) karşıma almamın toplumsal risklerini aktarmış! Saydam'a da yanıt verdim: Birincisi, reklamlarda torunlara "canım cicim" diyerek, talk-show muhtarlığı yaparak insan "İstanbul Beyefendisi" sıfatını kazanmaz, lütfen abartmayalım. Bırakın bana söylediklerini bir yana, Hakkı Devrim'in Nihat Genç hakkında canlı yayında söylediği "Nihat soyadı neydi, ...hayvanat bahçesi röportajı yapan" sözlerini hangi çuvala sığdırıp kaldıracaksınız? Ya da Genç sitemle kendisini aradığında "ne b.k yersen ye, layığını bulursun" diye yanıt veren bir adam, hangi kategoriye girer? "İstanbul Beyefendisi" diline, sözlerine, tavırlarına dikkat eden başka bir düzeyin insanlarının sıfatıdır onlara haksızlık yapmayalım! İkincisi de, Saydam'a göre Devrim'in hakkımdaki sözlerini ben yaymışım... Böyle bir kaygım hiç yok! Tabii ki her ideolojik düşmanım bu tartışmada bana karşı tavır alabilir, bunu fırsat bilip ağzının suyu akarak yine saldırabilir. "Gördünüz mü Baykam hakkında Hakkı Devrim neler demiş?" diye keyifle dedikodu yayabilirler. Umurumda değil. Kendime, kimliğime ve yazdıklarıma güvenim tam. İsterlerse topluca saldırsınlar Devrim'i bahane ederek! Topuna yeterim.

            Ben artık, kolay sandığı hedeflere taş atarak kendi komplekslerini tatmin eden Hakkı Devrim'in istifa etmesi gerektiğini ısrarla vurguluyorum. Onun seviyesiz şekilde kapladığı alan, başka yazarlara açılabilecek bir sütunu fuzuli olarak işgal etmektedir. Üstelik gençler onu "duayen" bir deneyimli yazar sandıkları için Hakkı Devrim  kötü örnek olmakta, insanlar  tecrübeli ve bilge bir profil şablonuna oturtmaya çalıştıkları bir yazarın bu tavrını "demek bu normalmiş" şeklinde algılamak durumunda bırakılmaktadırlar. Bir yazarın "yaşlı" olması, çevresine sorumsuzca içeriksiz çamurlar sıçratma özgürlüğünü mü getirir? Bu mudur "basın duayenliği"nin dökülen cilası? Yaşlanmak insanlara bir bilgelik getirdiği zaman çok değerlidir. "Ben yaşlıyım her istediğime buradan her aklıma eseni sallayabilirim" demekle insan değerli bir yaşlı yazar olmaz. Bakınız örnek: İlhan Selçuk. Radikal gibi "entelektüel" bir profil çizmek isteyen bir gazeteye bu ne kadar yakışıyor, kendileri karar versinler…

         Bu tartışmada benim haksız olduğumu düşünüyorsanız, buyurun mailim altta yer alıyor beni eleştirin. Hakkı Devrim'i haksız buluyorsanız da ona yorumlarınızı yollayın (hakki.devrim@radikal.com.tr) Ben Devrim'in istifasının kendisi açısından da bir hayır getireceğine ve ait olmadığı bir alanı yapay çabalarla işgal etme yükünden kurtulup, daha sakin bir emeklilik hayatında dinlenebileceğine ve nihayet içsel krizlerini aşıp, huzura kavuşacağına inanıyorum…
        


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org