Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Hakan Ateş Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Patronundan 270 milyon Dolar aldı, 2.5 milyar dolar kazandırdı
19.06.2007
Okunma Sayısı : 7043
Oy Sayısı : 4
Değerlendirme : 4
Popülarite : 2,41
Verdiğiniz Puan :
 

 

Patronundan 270 milyon Dolar aldı, 2.5 milyar dolar kazandırdı
Hakan Ateş
.
.
Vatan gazetesinde yayınlanan Sayın Oğuz Karamuk'un benimle yaptığı söyleşiyi sizlerle paylaşmak istedim.

.
.
.

Vatan Gazetesi 15 Haziran 2007, Cuma  Oğuz Karamuk , Hakan Ateş söyleşisi
.
.

Patronundan 270 milyon Dolar aldı, 2.5 milyar dolar kazandırdı

Ahmet Nazif Zorlu, kendisini Türkiye’ye tanıtan Vestel’deki başarı hikayesinin daha büyüğünü Denizbank’ta yakaladı. Tabii başarıda aslan payı, sırtını dayadığı profesyonelden geldi. Denizbank CEO’su Hakan Ateş, hem patronunun parasını 9 yılda 10 kat  artırıp helalleşti hem de 6.600 arkadaşının çalıştığı bankasını Dexia gibi daha büyük bir limana demirledi.

OK: Denizbank’ta yakaladığınız başarıyı yakından takip etme fırsatı bulduk. Çünkü çok kısa sürede olup bitiverdi her şey. Yine de sizin ağzınızdan dinleyelim istiyoruz. Nasıl oldu Denizbank’ın satış süreci, sizin rolünüz neydi?  

HA: 1997’de, daha Denizbank’ın kuruluş aşamasındaki demeçlerimize bakarsanız Türkiye’de holding ve aile bankacılığının kan kaybettiğini söylüyorduk. Krizden sonra ise “ Artık bitti” dedik. Ulusal bir bankanın ekonomi için önemli olduğuna hala daha inanıyorsam  da bankacılık sektöründe belli büyüklükteki kuruluşların daha büyük yabancı ortaklarla birleşmesi ortaklığa gitmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden satışının yapılması o dönemdeki hissedarımız Ahmet, Nazif Zorlu’ya ben önerdim.

OK: Başlangıçta tam bir karar yok gibiydi. Sayın Zorlu’nun ilk açıklamaları en azından hisse oranı açısından belirsizlik taşıyordu…

HA: İlk düşünceler tam net değildi, yüzde 50-50 ortaklık ya da daha küçük bir hisse satışı da gündemdeydi.

OK: Tamamını satma  kararında etkiniz oldu mu?

HA: Olduğunu kabul etmeliyim. Türkiye’de herhangi bir işletmenin yüzde 50-50’si ile yüzde 51’ini elde etmeniz arasında çok fark var. Burada kontrol hisseyi sattığınızda aldığınız prim yüksek oluyor. O pirimi almak Ahmet Bey için son derece doğruydu ve öyle yaptı. Zaten Ahmet Bey’in bir patron olarak en çok saygı duyduğum yönlerinden biri hiçbir zaman bizim işimize karışmaması, fikirlerimize değer vermesi oldu. Biz 1997’de birlikte yola çıktığımızda kuralları baştan koyduk ve sonuna kadar bunlara uyduk.

OK: Ne kadar kazandı Denizbank’tan Ahmet Bey?

HA: Lisansa verdiği 70 milyon dolar var. Bu tabii beyaz bir kağıda verilen bir paraydı, bankanın performansıyla bir ilgisi yok. Bunun üzerine bankanın içine sokulan 200 milyon dolarlık bir kaynak var. Satış fiyatımız bankanın tamamı için 3 milyar 250 milyon dolar oldu.  Zorlu holding’e ait kısmı 2 milyar 438 milyon dolara el değiştirdi. Bunun dışında halka açılığımızda da Zorlu’ya verdiğimiz bir para var. Yani toplam yatırım yaklaşık 10 katı diyebiliriz.

OK: Bir teşekkür aldınız mı?

HA: Aldık. Ahmet Bey toplantıda “Yönetime teşekkür ederim” dedi.

OK: Bir arar sıkça konuşuldu, satıştan bir bonus aldınız mı, almadınız mı?

HA: Türkiye’de yönetim anlayışı bir geçiş aşamasında. Yani bizde yönetim birimine hisseden pay verme gibi şeyler yoktu. Bu Dexia’yla birlikte geldi bize. Tüm yönetimin  Dexia’nın hisselerinden satın alabilme hakkı var.  Maalesef Türk sisteminde bu, şu ana kadar yoktu. Kontratlı çalışmak bile çok seyrek görülen bir şey.

OK: Helalleştiniz mi peki?

HA: Ben başarıya odaklı bir adamım. Çok para kazanmaktan ziyade işimde başarılı olmak önemlidir.Karşılıklı hakkımızı helal etmek boynumuzun borcuydu ve tabii ki helal ettik.

OK: Zorlu için herkes “Çok iyi paraya sattı” diyor. Dexia tarafında nasıl bir psikoloji var? Bir taraf bu kadar sevinirse diğerinde “Kazıklandık mı acaba? Diye bir düşünce oluşabilir. “Çok para verdik” diyorlar mı Denizbank için?

 HA: Satın alma işleminden sonra iki çeyrek dönem geçirdik. Dexia için  bu alanda tek gerçek değer var o da hisse senedi fiyatları. Dexia hisseleri bu satın almadan sonra yükseldi. Geçen yıl sonunda tüm dünyadan Dexia hisselerine yatırım yapan büyük yatırımcıları, analistleri, gazetecileri İstanbul’da ağırladık. İki gün içinde 6 ayrı sunum yapmak zorunda kaldım. En sert sorular Dexia’nın Türkiye gibi kredi notu düşük bir ülkede neden bu denli  büyük bir yatırım yaptığına ilişkin geldi. Sanıyorum bunları oldukça tatmin edici  bir şekilde yanıtladık ki, şimdi herkes oldukça memnun. Ayrıca Denizbank’ı satarken 10 tane talip arasından Dexia’da karar kıldık . Çok güzel işler yapacağımıza inanıyoruz ve yapıyoruz da.

OK: Sektörde yoğun rekabet karları törpülüyor. Karlı alanlar kaldı mı?

HA: Var ve stratejilerimizi buna göre kuruyoruz. Bana göre tarım, turizm, gemi inşa alanında, altyapı yatırımlarında, enerjide, sağlıkta ve eğitimde var. Bu alanlarda özel sektöre dolayısıyla bize büyük bir potansiyel vadediyor.

OK: Bireysel bankacılığı saymadınız. Ama biz hangi bankacıyla konuşsak bireysel bankacılıktan bahsediyor.

HA: İşin doğrusu o alanlarda yol aslında çok fazla değil. Bakın kredi kartlarına son bir yılda ne kadar büyümüş.? 70 milyon nüfusumuz var 55 milyon banka kartı, 33 milyon kredi kartı var. Bu rakamları görünce nereye kadar diye düşünüyorum. Bir de bakın bireysel bankacılıkta yani müşterilere verdiğiniz kredilerdeki faiz oranlarına. Orada duruşunuzu korumak bile yeterli. Bundan sonra o alanda yüzde 20 payı olan bir bankanın yüzde 30’a çıkması zor. Artık yüzde 20 olan oranı yüzde 21-22 olabilir. Bunlar ekonomi büyüdüğü için önemli rakamlar olabilir ama sizi ihya edecek bir şey değildir.

OK: İlk kurduğunuz banka Denizbank değil, daha önce Garanti Bank Moskova’nın kuruluşunda yer aldınız. Bank Express Doğuş Grubu’na geçtiğinde yeniden yapılanma çalışmaları içindeydiniz. Belki bu yönünüzden dolayı Denizbank operasyonundan sonra kendi ekibinizle bir banka satın alıp patron olarak işe koyulacağınız konuşuldu. Adabank’ı alacak diye sözler duyduk, doğru muydu bunlar, gönlünüzden patron olmak geçti mi?

HA: Olmadı. Bizim toplumumuzda biraz gelenekselleşmiş bunlar, banka genel müdürlerinin sonradan banka sahibi olması yönünde bir beklenti oluşuyor. Benim açımdan böyle bir şey gündeme gelmedi. Zaten o dönem artık geçti. Bankalar için gerekli olan sermayeler çok büyük paralar, o da bende yok zaten. Artık Hüsnü Özyeğin’in Finansbank’ ta yakaladığı başarıyı tekrar etmek zor.

OK:Yabancı geldi ama gerçekten ‘Şu yönden çok iyi oldu iyi çalışıyoruz’ ya da ‘Eski patron bankacılığın içinden değildi ama şu yönü çok iyiydi’ dediğiniz anlar, olaylar oluyor mu?

HA: Şunu samimiyetle söyleyebilirim. Ben son 10 yılda, Denizbank’ta çalıştığım dönemde bir patron refleksi geliştirdim. Tamam ben her konuyu bankadaki profesyonellerden oluşan üst kurulumuza danışarak aldım. Ancak insan ister istemez bazı insiyatifleri de ele alıyor. Örneğin ben TMSF’den 133 tane şube aldım, bir tanesi de Ahmet Bey ben şunu alıyorum diye konuşmadım. Tarişbank’ı aldım, bir günde inceledik, Ahmet Bey’le sadece 10 dakikalık bir telefon görüşmesi yapabildim. Yaptığımız birçok iş böyle doğaçlama gelişti.

OK: Dexia’da hoşunuza giden yön ne peki?

HA: Çok büyük paralarla iş yapıyorlar. Dexia’da paranın getirdiği bir güç, bir sermaye birikimi, uzun vadeli bir bakış açısı var. Mesleki hırsı olan bir insan için, bir bankacı için bunlar çok önemli noktalar. Bir de çok büyük  bir camia ve bana orada Türkiye’yi anlatma fırsatı veriyorlar. Dexia’nın tüm dünyadaki 33 bin çalışanı arasında üst düzey 300 kişinin yer aldığı toplantıda Türkiye’nin önemini anlattım  ve salon alkıştan inledi. Ülkesini seven bir insan için onu anlatmak, kendilerinde kıt olan sermayeyi çekebilmek, bundan  daha büyük bir mutluluk nasıl olabilir ki? 6 bin 600 kişi çalışıyoruz., bu yıl 200 kişi daha alacağız. Burada çalışan arkadaşlarımız Dexia’nın diğer ülkelerdeki bölümlerine yönetici olarak gitmeye başladı. Ben de bunlardan mutlu oluyorum, haksız mıyım   mutlu olmakta?

OK: Denizbank sektörde çarpan açısından en iyi fiyatla satılan banka oldu. Sonra da sektörde satışlar durdu zaten . Satışlar bitti mi yoksa bir ikinci dalga yaşar mıyız?

HA: İkinci bir raundu olacak. Ancak ilk 10 banka olarak istemin aktif büyüklüğünde mevduat ve kredilerde yüzde 85-90 arasında bir paya sahip olduk. Geri kalan bankalar ve katılım bankaları ise yüzde 10-15 lik bir bölümü paylaşıyor. Dolayısıyla sektörde çok fazla satın alma fırsatı kalmadı gibi görünüyor. Ancak şu anda Türkiye’de yatırım yapan yabancı bankaların da yurtdışında birleşme satın alma ya da satın alınma gibi faaliyetleri söz konusu. Bu tip işlemler Türkiye’ye de yansıyabilir. Konsolidasyon devam edecek dememin sebebi bu. Tabii Türkiye’de ilk dalganın bittiğini söyleyebiliriz. Zaten satın alınacak çok fazla aday da yok gibi gözüküyor.

OK: Hakan Ateş’e Zorlu Grubu ve Dexia arasındaki çalışma farklılıklarını sorduk  ve ilginç cevaplar aldık.

HA: Farklar var tabii. Örneğin  şimdi Dexiay’la Global Hayat’ı satın alalım diye konuştuk. Devreye girdiğimizde belli bir zaman aldı. Bu şirketi niye alıyoruz, beş yıllık, 10 yıllık planlarımız ne? Hepsini anlatmak zorundaydık. Bu zaman aldı ama belki de yapılması gereken şu anda bu. Ancak şunu söyleyebilirim zamanında ben o kadar insiyatif alarak çalışmasaydım, Denizbank  bulunduğumuz Pazar itibariyle bu kadar büyüyemezdi. Ahmet Nazif Zorlu’nun benim için söylediği bir söz var, ‘Hakan Ateş sırtına bankayı yüklemiş olsa bir bildiği var, bizim iyiliğimiz için yapıyordur.’ Bu söz beni ihya etti. Bu güven benim için önemli , kendi paralarımı saymaktan çok bankanın paralarını saymayı tercih ettim hayatım boyu.
   

.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org