Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Serdar İnan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

BAŞARILI OLMAK
10.01.2012
Okunma Sayısı : 1727
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

BAŞARILI OLMAK

Serdar İnan
 

"Başarı"; herkesin ona ulaşmaktan mutluluk duyacağı, ancak ge-reğini yapmakta hepimizin eksik kaldığı bir kavram.

Annenin çocuğuna, kadının kocasına, patronun elemanına, öğretmenin öğrencisine tavsiye edip durduğu, ancak hep eksik gördüğü o sihirli kelime.

Hatta bir kişide çok görüldüğü zaman, tavsiye edende bile kıskançlık uyandıracak kadar kenarları keskin, çoğu insanın imrenerek, gıpta ederek, hayran hayran baktığı serüven.

İnsanın bir anlamda hayattan beklediği her şeyi barındıran, ken-disine sahip olan kişiyi güçlü kılan, koruyan, kollayan, gurur ve kibir sahibi yapan, kısaca yol haritasını değiştiren ivme.

Kısaca, "başarı" öyle bir kavram ki, herkeste başka anlam bulan, bulduğuna kimi zaman yolunu kaybettiren, kaybolana bazen sığınacağı bir liman sunan, kendi içinde çelişkili ateş par-çası…

Tutana el yaktıran, yakınını ısıtan, uzaklara kadar ışığını sunan, hayatın anlamını, varoluş sebebini içinde barındıran "eğimli kaygan çatı".

Bu kelimeler, "başarı" dendiği zaman havada uçuşurken yakalayıp yazdıklarım.

Bir anlamda başarıyı tarif ediyor, için-deki riskleri anlatıyor ve ona karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda ipuçları veriyor.

Hayatın temeli de zaten başımıza gelen etkilere gösterdiğimiz tepkiler sayesinde şekillenmiyor mu?

Yoksa başımıza ne, niye geldi, keşke gelmese idi diye hayatımızı zindan etmek bize bir şey kazandırmıyor.

Ayrıca "sen olmasan olmazdı", "senin yüzünden oldu", "şöyle yaptın böyle oldu" di-yerek kendimizi ve etrafımızı sıkmıyor muyuz?

"Ama", "ancak", "zaten" derken bizden çıkan menfi duygular bize geleceğimizi sunuyor da farkına varamıyoruz.

Hayatın içinden hayatımızı çıkaracağımıza, hayata küsüyor, hayatın bize söylemek istedik-lerini duymuyoruz.

Hâlbuki hayatı geldiği gibi, bize denileni dendiği gibi, olanı olduğu gibi kabul etsek, oturup etraflıca 'bunlar bana niye oldu'yu düşünerek davransak, bir anda eskiler kararmaya, gelecek ve yapılması gerekenler önümüzde aydın-lanmaya başlayacak.

Başarıyı yakalamanın yegâne yolu da işte bu temelin üstünde.

Kısaca bize olanlar, bize olacaklar hakkında ipuçları veriyor.

Hepimizin geleceği geçmişimizde yatıyor.

Bizim sabitlerimiz, elimizde olmadan kucağımızda bulduklarımız, bizim dinamikle-rimizi oluşturuyor ve geleceğimizi işte bu dinamikler vasıtası ile şekillendiriyoruz.

Maalesef çok azımız bunları görüp, hem kendi hem etrafı adına doğru bir şeyler yapabilme şansına kavuşuyor.

Yoksa zanlarımız arasında, suçlamalarımızın stresinde, mutsuz-luklarımızın ekseninde, kendimize ve herkese zoru sunarak bir ömür geçiriyor da farkına varamıyoruz.

Hâlbuki başımıza gelen-lere kaçınılmaz gözü ile baksak, bu konuda kimseyi, hiçbir şeyi eleştirmesek, başımıza gelenin bizi neye yönlendirdiğini anlar hale geleceğiz.

Sakince olanı seyredecek ve önümüzü göreceğiz.

Bunu yapmak için durağan, sessiz, hisli olmak gerekiyor o ka-dar.

Hem yelkenlide olup, hem motoru çalıştırır isek, rüzgârın nereden ne kuvvette estiğini duyamamış oluruz.

Aslında rüzgâr bize doğruyu söyler, biz ise kendi egolarımıza kapılıp "En iyisi benim" dediğimiz müddetçe rüzgârın sesini hiç duyamayız

. "Rüzgârı rota yapan yelkenli her zaman rotasına ulaşır" sözü bu anlatımı ne güzel sunuyor önümüze değil mi?

Kendimizi bu yönde geliştirip, bize söyleneni duyabilen kulaklara sahip olursak, söyleneni yaparak, yani başımıza gelen etkileri eleştirmeden doğru tepkilerde bulunursak, bizden istene-ni yerine getirebilmiş olacağız.

Böylece mühim adam değil ama sevilen adam olacağız, anlamayan değil ama anlaşılan adam ola-cağız, başarılı olup kıskanılan değil herkesin "sevdiği" olacağız.

Böylece etrafımızla birlikte kalkınacak, onlardan bize yansıyan pozitif enerji ile daha çok yol alacağız.

Sevecek ve sevileceğiz, kısaca İNSAN olacağız.

Başarı, insanın beşer olmaktan insan olmaya geçişini tamam-laması ile son bulacak, belki sonrasında başka tatlar bulmaya başka âlemlere doğacağız…

Bu serüven ilanihaye böyle devam edecek ve Yaratan "her an bir şandayım" sözünün tezahürünü görecek ve kendi boy aynasında "nelere kadir olduğunun" res-mini seyre dalacaktır.

14.02.2007


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org