Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

İbrahim Mirmahmutoğulları Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Genç mühendisin başarısı
11.07.2013
Okunma Sayısı : 1662
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Genç mühendisin başarısı

.
.


Zaman gazetesi için Sayın Aydın Haskebapçı benimle bir söyleşi yaptı.

Sizlere sunuyorum...

.
.

Genç mühendisin başarısı


Büyükçekmece Gölü'nden Haliç'e, Kapadokya'dan GAP'a kadar pek çok altyapı ve su projesine imza atan Dizayn Grup, yeni projeler peşinde.

Sivaslı Mirmahmut sülalesinden gelen İbrahim Mirmahmutoğulları, kardeşleriyle birlikte kurduğu Dizayn Grup'u Türkiye'nin önde gelen şirketleri arasına soktu. Türkiye çapında halen bin 200 kurumsal bayii olan Dizayn'ın ürettiği borular dünyayı birkaç kez dolaşacak uzunlukta. ISO 500 sıralamasında 1999 yılında 361. sırada yer alan Dizayn Grup'un şu anda İstanbul ve Çorlu'da üç ayrı üretim tesisi bulunuyor.

Bu yıl içinde ise hedefi bir yandan GAP'ın kalbi sayılan Şanlıurfa'da bir üretim tesisi kurarken bir yandan da termal suları elektrik enerjisine çevirebilmek.

İbrahim Mirmahmutoğulları - Dizayn Grup

Sivaslı bir memur ailesinin 7 çocuğundan biri olan İbrahim Mirmahmutoğulları burslu olarak İstanbul'da makine mühendisliği eğitimi aldı.

Bir süre THY'de çalışan İbrahim Bey, daha sonra ısı mühendisliği alanında çeşitli projeler üretmeye başladı ve yerden ısıtma çözümleri kurdu. 1992 yılında kardeşleriyle birlikte Eyüp'teki küçük bir atölyede ilk olarak 16. mm çapında boru üretimine başlayan İbrahim Bey, 9 yıl içinde şirketi ülkemizin ilk 500 firması arasına soktu. Şu anda 41 ayrı kalite belgesine sahip Dizayn Grup, 55 ülkeye yaptığı ihracatıyla ülkemizin önemli sanayi şirketlerinden bir tanesi.

İnşaat piyasası ile birlikte pek çok sektör de durmuş durumda. Boru sektöründe durum nedir? Son kriz sizi nasıl etkiliyor?


İnşaatların durması ile sektörün daralması eşanlamlı.

Fakat ben sektörün ihtiyaçlarının ötelendiğini düşünüyorum.

Kriz havası kısmi de olsa dağıldığında bu ötelenmiş ihtiyaçlar bir şekilde karşılanacak.

Her sene yaz aylarının gelmesi ile sektördeki hareketlilik bu yıl oldukça daralmış bir halde karşımıza çıktı; ama firma olarak yine de hedeflediğimiz çizgide yürümeye çalışıyoruz.

Boru sektörüne bundan 15 yıl önce adım attınız; ancak şirket olarak sektörde hızlı bir büyüme trendi yakaladınız.

Bu sektörde yatırım yapmaya nasıl karar verdiniz?

Ben üniversiteyi burslu olarak okudum. Üniversiteyi yeni bitirdiğim günlerde bir dönem Türk Hava Yolları'nda çalıştım.

Ancak 3 ay sonra oradan ayrıldım ve özel mühendislik hizmeti vermeyi tercih ettim.

Birkaç arkadaşımla kurduğumuz büroda önemli bir teknik güç kazandık ve o güvenle de çeşitli projelere yöneldik. İlk dönemlerde ısı mühendisliği ve müteahhitliği alanında bazı çalışmalarımız oldu.

Bu dönemde termal enerjinin yoğun olduğu ülkemizde bu enerjiyi şehirlerin ısınma projelerinde kullanmanın çok akıllıca olacağını düşündüm ve Çanakkale'de bu alanda bir proje başlattım.

1992 yılında ısıtma amaçlı boru üretimine başladık.

İlk yerimiz ise Eyüp'te küçük bir atölye idi. Özellikle yerden ısıtma sistemlerini geliştirerek pek çok projede bizzat uyguladık.

Şu anda ise sadece küçük çaplı ısıtma boruları değil dev kanal boruları üretir hale geldiniz.
O dönemde ilk borumuz 16 mm. idi.

Bugün ise 16 mm. çaptan, 1 metre 60 cm. çapa uzanan yüksek basınçlı borular üretiyoruz.

Ayrıca bugün 50 mm. çaptan 3,6 metre çapa kadar düşük basınçlı fakat yüksek toprak ve trafik yüküne dayanabilen kanalizasyon ve yağmur suyu boruları üretiyoruz.

Dünyada bu kadar farklı ebat ve çaptaki boruları üretebilen bir başka firma yok.

Her sene bütün dünyanın etrafını birkaç kere dolaşacak kadar boru ürettiğimizi söyleyebilirim.

Büyükçekmece Gölü'nun deniz deşarjı projesinde hangi boruları kullanmıştınız?


Biz orada 1600 milimetre çapındaki borularımızı kullandık.

Büyükçekmece projesi Türkiye'de yapılan ilk ve en önemli uygulamaydı.

Göle akan atık suları kolektöre toplayıp önce arıtıp sonra denizin derin ve uzak bölgelerine suyu basma projesiydi.

Şimdi onun daha küçüğünü Küçükçekmece'de deniz deşarjı projesi olarak yapıyoruz.

Bugüne kadar polietilen kullanılmadığı için hep alternatif boru türleri kullanılmış; ama hepsinin ciddi dezavantajları var.

Burada tek çözüm polietilen borulardı; biz de onları kullandık.

Bunu da ciddi bir mühendislik çalışmasıyla belirledik.

Böylece bu iki gölümüzü kurtarmış olduk. Haliç'in de yine 4 milyon metreküp çamuru bizim borularımızla Alibeyköy kömür bölgelerine uzaklaştırıldı. Bunun için 14 km. uzunluğunda bir boru hattı oluşturuldu.

Kapadokya bölgesinde özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısını gidermek için bir içme suyu projesi oluşturmuştunuz. Bu projede şu anda gelinen nokta nedir?


Sizin de söylediğiniz gibi biz sadece boru üretmiyoruz, aynı zamanda çeşitli projeler üretiyor ve onları takip ediyoruz. Bu çerçevede Kapadokya içme suyu projesini olgunlaştırdık.

Bu yöre Türkiye'nin önde gelen turizm bölgelerinden birisi ve dışarıdan büyük ilgi görüyor.

Ancak Nevşehir, Avanos, Ürgüp ve Göreme'yi içine alan bu bölgenin ciddi bir su sorunu var. Nevşehir ile birlikte toplam 11 ilçeyi kapsayan bu sıkıntıyı gidermek için bölge belediye başkanları ile beraber kolları sıvadık.

Bir Alman ortak ile hızla 6 ay içerisinde yaptığımız proje ile Alman Kalkınma Bankası'ndan Türkiye'ye 22 milyon dolar tutarında kredi temin ettik.

Bu proje ile amacımız bir yandan bölgenin içme suyu ihtiyacını karşılarken, bir taraftan da Mamasın Barajı'nın suyunun Ihlara Vadisi'ndeki tarım arazilerinde verimli şekilde kullanılmasını sağlamaktı.

Ancak bürokratik engeller yüzünden bu proje bir türlü uygulamaya geçemedi.

Umarız yöre halkını ve gelen yabancı turisti rahatlatacak bu proje bir an önce uygulamaya geçebilir.

Özellikle Güneydoğu Anadolu'daki sulama projelerinde de yer alıyorsunuz. Bölgede şu anda durum nedir?

GAP bölgesinde Devlet Su İşleri önderliğinde yürüyen 22 tane uluslararası proje var.

Bu projelerden bir tanesi olan Yaylak Projesi ile çok yakından ilgileniyoruz.

Bu projenin boru döşeme kısmının tamamını biz gerçekleştireceğiz.

Biz firma olarak uzun ömürlü polietilen boruların Türkiye'nin altyapı sorunlarını çözeceğini düşünüyoruz. Biz firma olarak bu esnek ve yer hareketlerine uyumlu borulara en az 50 yıl kesin garanti veriyoruz. Bu borular depremde dahi kırılma ya da ezilmeye maruz kalmıyor.

Termal enerji konusunda şu anda da bir projeniz var sanırım.

Evet, termal enerjiden elektrik enerjisi elde etme konusunda çok güçlü bir patent aldık. Bu patentimiz Avrupa Topluluğu ülkelerinin organize ettiği Avrupa Enerji Komisyonu'nda da itibar gördü.

Bu sektöre ilk başlarken adım attığımız termal enerjinin Türkiye'nin kimi ihtiyaçlarını karşılaması konusundaki düşüncemizi bir patent ile ciddi bir seviyeye getirdik.

Bu proje ile önümüzdeki senelerde 150 oC'den daha düşük sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan bile elektrik enerjisi üretmek mümkün olacak. Bu da ülkemiz için çok ciddi bir enerji potansiyeli demektir.

İhracatta durumunuz nedir? Halen kaç ülkeye boru ihraç ediyorsunuz?

1994 krizi ve son yaşanan ekonomik kriz Türk sanayicisine ihracatın önemini bir kez daha gösterdi.

Biz şu anda 55 ülkeye satış yapıyoruz. Bu ülkeler arasında Şili'den Uzakdoğu'ya kadar çok farklı coğrafyaları sayabiliriz.

Çin'de şu anda 30 ayrı noktada ürünlerimiz satılıyor. Bu mağazaların önünde de mutlaka bir Türk bayrağı dalgalanıyor.

Bayrakları gören Çin Büyükelçimiz, "Sizinle gurur duyuyoruz; çünkü büyükelçilik binasının dışında size ait 30 ayrı noktada Türk bayrağı dalgalanıyor." demişti.

Dünya boru piyasasında da bizden daha çok ağırlıkta boru üretip satabilen bir firma bulunmuyor.

Firma olarak kaliteye büyük önem veriyorsunuz.

Şu anda kaç tane kalite belgeniz var?


Uluslararası alanda itibar görmüş 41 çeşit kalite belgemiz var. ISO 9001 kalite belgesini ise yıllar önce aldık.

Biz üretimde kaliteyi bir hayat felsefesi haline getirdik.

Ayrıca, her bir ürünümüze ait ömür, hijyen ve dayanıklılık testleri sonucu aldığımız ürün kalite belgelerimiz var.

Almanya ve Hollanda'dan çeşitli kalite belgeleri aldık. İhracat yaptığımız diğer ülkelerden aldığımız kalite belgelerimiz de var.

Ar-Ge'ye yıllık ne kadar kaynak ayırıyorsunuz?

Toplam ciromuzun yüzde 6'sını Ar-Ge'ye yeni ürün üretmek ve var olan ürünleri daha da geliştirmek için ayırıyoruz.

Şu anda 8 patentimiz var, 3 adet de müracaat halinde olduğumuz patentimiz var.

Ayrıca 6 kişiden oluşan güçlü bir akademik danışma kurulumuz var. Şu anda 9 doktora, 1 de master tezi çalışmaları sürüyor. Son 1,5 yılda firmamızla işbirliği halinde 18 tane teknik makale yayınlandı. Adeta bir üniversite gibi çalışıyoruz diyebilirim.

İbrahim Bey, şirkette kaç kardeşiniz sizinle birlikte çalışıyor?

Dizayn Grup bir aile firması gibi gözükse de yapı olarak profesyonel yapı içinde çalışmaktadır.

Aile bireyleri de firma içinde belli noktaları eğer doldurabiliyorsa o makama yükselirler.

Bana göre, Türkiye ancak aile şirketlerinin profesyonelce kurulması ve işletilmesi ile gelişebilir. Biz 3 kız, 4 erkek toplam 7 kardeşiz.

Vedat Bey, Adil Bey ve Cevdet Bey ile bir arada çalışıyoruz.

Her biri en iyi bildiği konuyu yapıyor. Erkek kardeşler içinde yaşça üçüncü olmama rağmen yönetim kurulu başkanlığını ben yürütüyorum.

Genç mühendis adaylarına başarıya giden yolda bir tavsiyeniz olacak mı?


Geçen haftalarda Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin "Girişimcilik ve gençleri bekleyenler" konulu bir sempozyumuna davet edildim.

Orada 500 kişilik bir salonda Sivaslı hemşehrilerime hitap ederken gençlere ümit aşılamaya çalıştım.

Ben orada özetle şunları söyledim;

"Ben de sizlerin içinden birisi idim, çok da özel bir eğitim almadım. Babam bir devlet memuru idi ve aldığı o az maaşla bir yandan evin kirasını öderken bir yandan da bizlerin okumasını sağladı.

Dünyada sadece zengin aile çocuklarının bir yerlere geldiklerini sakın düşünmeyin.

Mutlaka içerisindeki cevheri dışarı çıkarabilen herkes belli noktalara gelir.

Ancak bu bir mücadele işidir.

Ben şansa inanmıyorum.

Her şey azim ve kararlılıkla mümkündür."

Bu konuşmadan sonra gençlerin geleceğe daha bir güvenle baktıklarını hissettim. Bunu da tezahüratları ile gösterdiler zaten.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org