Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Vural Gökçaylı Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

VURAL GÖKÇAYLI Gençliğe Sesleniş
06.08.2013
Okunma Sayısı : 3029
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

VURAL GÖKÇAYLI Gençliğe Sesleniş

.
.

izlemek için    

.
.

dinlemek için  

.
.


Vural Gökçaylı, Bülent Şenver

.
.

VURAL GÖKÇAYLI Gençliğe Sesleniş


Gençliğe Sesleniş Vural Gökçaylı
Deşifresi

Vural Gökçaylı (VG)
Bülent Şenver (BŞ)
 
BŞ: Sayın Vural Gökçaylı ile birlikteyiz.

Kendisine dedim ki: "Gençlere bir çağrı yapalım."

Eksik olmasın, beni kırmadı. Kendisi Yedi Tepe Üniversitesinde de ayrıca dersler veriyor.

Türkiye'de modacı olarak öyle bilinen, öyle duyulmuş, öyle meşhur diyorum ben bana kızmazsa.

Bazıları ünlü diyor.  

Bir çok kişiyi giydirmiş, giydiriyor.

Anadolu renklerini modernize ederek bir çok eser ortaya çıkarmış.

Şimdi size Sayın Vural Gökçaylı'nın gençliğe seslenişini dinletiyorum:


VG:
Sevgili Gençler,

Ben bu mesleğe başladığım zaman, İtalyan Lisesi'nde okurken beni hocam keşfetti.

Bir gün bürosuna davet etti.

Ben çünkü bir derste dersimi bitirmiştim, yanımdaki kız arkadaşıma elbise modeli çiziyordum.

Hoca beni gördü, beni cezalandırdı.

Surat asmıştı bana bir müddet. Sonra beni aşağıya çağırdı:

"Sen bankacı olmazsın, doktor da olmazsın, sen sanatkar ruhlu bir çocuksun. Sen git İtalya'da dizayn oku" dedi.

Hiçbir fikrim yoktu.

16 yaşımdayım.

O bana şuur altı yapmıştı.

Ben İtalya'ya değil, liseden sonra Fransa'ya gittim.

Ailemiz de modacı olmak ayıp gibi bir şeydi o dönem.

Dedelerimiz asker, mühendis çok var, doktor çok var, amcam asker, babam vefat etmişti.

Kıyametler kopuyor nasıl bir zıpçıktı tahsil yapacaksın diye.

Ama ben her şeye rağmen, annem beni destekledi ben Fransa'ya gittim.

BŞ: Modacılığa zıpçıktı meslek mi diyorlardı?

VG:
Evet. O zaman ne yapacaksın modacılığı?

Doğru düzgün bir şey oku.

Mimari oku, ya akademiye git, ya doktor ol.

O zaman öyleydi.

BŞ:
Rahmetli anneniz Nezahat Hanım.

VG:
O beni destekledi, onun sayesinde  gittim.

İlk dersimize girdik, bana o bir ilke oldu.

Anatomi hocamız derse girdik, sonra dediler ki Anfi de sanat tarihi hocasının bir konferansı var.

Bizi Anfi'ye götürdüler.

Bir slayt koydu, Rüstem Paşa Camii. "Doğu'nun gizemi" dedi.

Rüstem Paşa Camii'nin mimari açıdan bir minare ile bir kubbenin oradaki  bütünleşmesinin, estetik güzelliğinden girdi, tüm çevreyi ve camiinin  içine girdi, caminin duvarındaki 17. Asır çinilerin güzelliğini ve oradaki renk ahengini  "Siz ki, moda ve tekstil yapacaksınız. Doğu'nun gizemi burada. Şuradaki tezyinatın güzelliğine bakın, tavandaki motiflerin güzelliğine bakın."

Uzun uzun bize Rüstem Paşa Camiinden sonra İshak Paşa Camiine döndü . İshak Paşa Camii duvarlarındaki kabartmaların geometrik olarak ne kadar güzel ve estetik olduğunu, bunun tekstil de ne kadar güzel olabileceğini söyledi.

Ben bunu bir Fransız hocadan öğrendim. İtalyan Lisesinde biz, Rönesans okuyoruz, İtalya sanatına aşığız.

Bütün İtalyan Heykeltraşlar, İtalyan müzisyenler, başka türlü bir İtalya'ya sempatim olduğu bir dönem, ben Osmanlı'yı, Anadolu kültürünü Fransa'da keşfettim ve ilke edindim kendime.

10 yıl kaldım, tahsilden sonra bütün ünlü modacılarla çalıştım.

Arkeoloji ile çok ilgilendim. Fransa'da opera ile ilgilendim, mimari ile ilgilendim, resim ile ilgilendim, heykel ile ilgilendim, estetik her şey ile ilgilendim.

Büyük bir ekol. Türkiye'ye döndükten sonra arkeoloji ile merakım daha da pekişti. 

Afrodisias ile başladık. Afrodisias Vakfı'nın kurucusuyum.

Gençlere hep şunu diyorum:

"İster mimar olun, ister heykeltraş olun, ister şehir planlamacısı olun.

Her şey Anadolu'da var. Kanıtlarınla.

Osmanlı derseniz, Osmanlı mimarisinin en zengini Sinan gibi bir adamın yaptığı müthiş şeyler var.

Roma deseniz, Roma duruyor. İstanbul'u alın.

Üç büyük imparatorluğun başkenti . Roma, Bizans, Osmanlı İmparatorluğu .

Burada bir tasarımcı olarak her şey var.

Bir tasarımcıyım ben. Her şey var.

1999 senesinde yaptığım defile İstanbul'du.

Orada Doğu Roma, Bizans ve Osmanlı'ydı. 190 parça müthiş bir koleksiyon Çırağan Sarayı'nda yapmıştım.

O bir olaydı.

Ama ne yaptık?

Ben Ayasofya'da ki fresleri çıkarttım, Kariye Cami'de ki fresleri çıkarttım, Topkapı Sarayı'na gittim oradaki bütün desenlerle Padişah kaftanlarından kumaşlar yaptım. Bütün bunlar bir ilkti.

Daha sonra Afrodisias ile ilgileneceğim, üç koleksiyonumu yalnız Afrodisias ile yaptım.

Neydi Afrodisias?

Bir ekol. Oraya şehir planlayıcısı gitsin, nasıl yolları yapmış?

Nereye kütüphaneyi koymuş?

Nereye hamamı koymuş?

Nereye parlamentoyu koymuş?

Hepsi estetik olarak var.

Heykel.

İlk heykel okudum. Roma İmparatoru Augustus 600'lerde kurmuş Afrodisias'ı kendi için .

Çünkü Afrodisias etrafında Aydın'a bağlı biliyorsunuz, mermer ocakları var.

Heykel okulunu orada kuruyor, ismini de Afrodisias koyuyor.

Orada yapılan heykeller deniz yoluyla yapılıyor, İtalya'ya yollanıyor.

Bugün İtalya'da sokaklardaki bütün heykeller Afrodisias'tan gitme.
Bütün bunlar bizde.

BŞ: Gençler meraklı olsun değil mi?


VG:
Gençler bunlara yönelsinler.

Ben Paris'teyken bunlara üzülürdüm, akşam eve giderdim, "Ben bugün ne öğrendim? Bugün boş mu geçti?" 10 yıl ben her gün bir şey öğrendim.

Her gün bir olaydı. Mesela bir gün bir arkadaş yemeğe davet etti.

Ben de işten çıktım, nasıl yetişeceğim?

Metro'ya binmeyeyim, taksiye bineyim dedim.

Taksi durağında gittim, araba geçmiyor.

Allah Allah niye araba geçmiyor?

Orada da bir köşk var, Osmanlı'dan geçme köşk, bir gazete bayii.

Gazeteciye gittim:

"Bakar mısınız? Deminden beri burada 15 dakikadır taksi bekliyorum, araba geçmiyor. Neden acaba?" dedim.

Hiç cevap vermiyor bana.

"Size söylüyorum" dedim.

"Mösyö, ilk evvela bana bonjour veya bonswa deyin yani merhaba deyin ondan sonra sorunuzu sorun" dedi.

BŞ: Merhaba demeden cevap vermiyor.

VG: Bakın, bunu bana söylediği zaman ben 22 yaşımdaydım, ben bugün kimseye merhaba demeden, nasılsınız demeden bir şey sormam.

O sokaktaki gazeteci bile bana bunu öğretti.

BŞ:
Çok güzel. Çok teşekkür ediyorum. Ağzınıza sağlık.

VG:
Çok mersi.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org