Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   


 

Cüneyt Ülsever Gözüyle 


Resmimi Düzenleyeyim
Üniversitede Ateist ve Marksistken Amerika'da Liberal bir Müslüman
Üniversitede Ateist ve Marksistken Amerika'da Liberal bir Müslüman..Dinamik Gazete'de yayınlanan benimle yapılmış bir söyleşiyi paylaşıyorum.....LİBERAL , MUHALİF YAZAR CÜNEYT ÜLSEVER'LE GÖRÜŞTÜKCüneyt ÜlseverHızlı bir soruyla başlayalım. Üniversitede Ateist ve Marksistken Amerika'da Liberal bir Müslüman'a dönüştüğünüzü biliyoruz. Nasıl oldu bu iş?CÜ: Genelde beklenen  cevap şu: "Orada nurlu bir imama rastladım ve o beni  ikna etti". Ama gerçek böyle değil tabii ki. Amerika'da okurken , Harvard'da bilim felsefesi  üzerine çalışmaya başladım. Bizim ülkede çok garabet bir şey  var. Gençlerimize üniversitede bilim öğretiyoruz ama bilimin ne olduğunu  öğretemiyoruz. Bilimin ne olduğuyla uğraşırken  Karl  Popper, Thomas Kuhn gibi isimler ilgimi çekti ve takip

3214 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Tanımını Yapar Mısınız? Sizce?
CÜNEYT ÜLSEVER Tanımını Yapar Mısınız? Sizce?..  izlemek için     ..  dinlemek için   ..Cüneyt Ülsever, Bülent Şenver..CÜNEYT ÜLSEVER Tanımını Yapar Mısınız? Sizce?CÜNEYT ÜLSEVER Tanımını yapar mısınız? Sizce?BŞ: Sayın Cüneyt Ülsever ile birlikteyiz.Dedim ki "Gençler için bir oyun oynayalım mı?" Tabii oyun deyince nasıl bir oyun diye merak etti. Cüneyt Ülsever ile Bülent Şenver bir oyun oynarsa, herhalde gençlerin yararına bir oyun oynarız biz. Bizim oyunumuzun adı "Tanımını yapar mısın? Sizce?" Ben size bir kelime söyleyeceğim, sonra soracağım "Tanımını yapar mısınız? Sizce?" Bu kelime ile ilgili aklınıza gelen ilk tanımı yapmanızı istiyorum. Sayın Cüneyt Ülsever benimle Tanımını  yapar mısın? Sizce? Oyununu oynamaya hazır mısınız?CÜ: Hazırım e

4555 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Etik Çağrı
CÜNEYT ÜLSEVER Etik Çağrı..  izlemek için    .. dinlemek için   ..Cüneyt Ülsever, Bülent Şenver...CÜNEYT ÜLSEVER Etik ÇağrıCÜNEYT ÜLSEVER Etik ÇağrıBŞ: Sayın Cüneyt Ülsever ile birlikteyiz. Kendisinden rica ettim gençler için bir etik çağrı yapar mısın? Diye. Eksik olmasın kabul etti."Yaparım" dedi. Şimdi size Cüneyt Ülsever'in etik çağrısını dinletiyorum. CÜ: Sevgili Gençler, sanırım bizim dönemimizde, bugünlerde, en fazla yitirdiğimiz nesnelerden biri de etik. Artık etik , bizim deyimimizle ahlak, her yerde bahsi geçmesine rağmen, siyasetten tutun, iş hayatından tutun, magazine,sinemaya,  tiyatroya, edebiyata kadar her yerde erozyona uğruyor gibi geliyor. İnsanlar eskiden ne derlerdi?"Bazıları her zaman aldatabilirsin, herkesi bazen aldatabilirsin

3406 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Gençliğe Sesleniş
CÜNEYT ÜLSEVER Gençliğe Sesleniş.. izlemek için   ..  dinlemek için   ..Cüneyt Ülsever, Bülent şenver..CÜNEYT ÜLSEVER Gençliğe SeslenişCÜNEYT ÜLSEVER Gençliğe SeslenişBŞ: Sayın Cüneyt Ülsever ile birlikteyiz.  Dedim ki  Gençliğe Sesleniş desem acaba Cüneyt Ülsever gençlere nasıl seslenir diye. Eksik olmasın kabul etti."Tabii ki gençlere sesleneyim" dedi. Şimdi size Cüneyt Ülsever'in gençliğe seslenişini dinletiyorum. CÜ: Sevgili Gençler, ne diyeceğimi doğru dürüst bilmiyorum, çünkü acaba bende ne var ki, size aktarabileyim, ondan çok emin değilim. Ama aklıma gelenleri sıralayabilirim. Bir kere ilk önce söyleyeceğim şudur; öğrendiğiniz her şeyden  aynı zamanda şüphe etmeyi öğrenin. Hayatta hiçbir gerçeğin tek gerçek olmadığını, her gerçeğin her z

3587 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri Okuyor
CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri Okuyor.. izlemek için   ..  dinlemek için   ....CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri Okuyor.CÜNEYT ÜLSEVER TÜRKLİDER ŞEREF DEFTERİNİ OKUYORBŞ: Sayın Cüneyt Ülsever'e "Türklider şeref defterine birkaç satır  yazar mısın?" dedim bugünün anısı olsun diye. Eksik olmasın arkadaşım beni kırmadı. Türklider şeref defterine birkaç satır yazdı. Şimdi size Sayın Cüneyt Ülsever'in Türklider şeref defterine yazdığı satırları  kendi sesinden dinletmek istiyorum. CÜ: Sevgili Bülent Şenver, Seni neredeyse kırk yıldır  tanıyorum. Kastim sadece fiziki görünüm değil. Üniversite yıllarında bile prensiplerin insanı idin. İş hayatında da öyle oldun. Şimdi kendi umdelerini gençlere aktarma çaban var. Bu kutsal bir uğraş. Candan

3062 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri Yazıyor
CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri Yazıyor..  izlemek için....CÜNEYT ÜLSEVER Türklider Şeref Defteri YazıyorCüneyt Ülsever Türklider Şeref DefteriSevgili Bülent Şenver;Seni nerede ise 40 yıldır tanıyorum. Hiç değişmedin. Kastım sadece fiziki görünüm değil. Üniversite yıllarında bile prensiplerin insanı idin. İş Hayatında da öyle oldun.Şimdi kendi umdelerini  gençlere aktarma çaban var.Bu kutsal bir uğraş!Candan kutluyorum.Cüneyt Ülsever04.02.2015.

2958 defa okundu.

yazının tamamı...
CÜNEYT ÜLSEVER Bülent Şenver'in Odası TV Programı
CÜNEYT ÜLSEVER Bülent Şenver'in Odası TV Programı.. izlemek için        .. dinlemek için   ..CÜNEYT ÜLSEVER Bülent Şenver'in Odası TV Programı..................

3368 defa okundu.

yazının tamamı...
Öleceğini bilen tek canlı: İnsan!
Öleceğini bilen tek canlı: İnsan!?YILMAZ Erdoğan yönetiminde hazırlanan "Çok Güzel Hareketler Bunlar" adlı komedi programına bayılıyorum. Her biri ayrı bir değer olan gençler hem yazdıkları skeçler, hem de muhteşem güldürü yetenekleri ile beni çok eğlendiriyorlar. Sağ olsunlar, var olsunlar!Programın bir bölümünde seyirciler bir oyuncuya sorular soruyorlar. Genç oyuncu sorulara anında esprili cevaplar vererek seyircileri güldürüyor. Geçenlerde bir çocuk şu soruyu sordu:"Zaman nedir?" Dondum kaldım. Bu köşeyi zerre kadar takip edenler bilirler ki kafayı taktığım sorulardan birisi de budur: Zaman nedir? Bana göre zaman "yoktur", sadece zihinlerde vardır. Örneğin en son 31.12.09'da yazdığım "Yeni Yıl Yeni midir?" ve 03.01.10'da yazdığım "Kedim Hangi Yıla Girdi?" başlıklı yazılarım

4242 defa okundu.

yazının tamamı...
Türk insanı ne menem bir insandır
Türk insanı ne menem bir insandırCüneyt ÜlseverBilimsel çalışmanın özünü hâlâ "tümevarım" (induction) ve "tümdengelim" (deduction) oluşturur. İster laboratuvar ortamında, ister doğanın kendi hali içinde olsun, birkaç kez aynı sonucu aldığımız ölçüm hakkında "genel doğru" (teori) kanısına varırız.   Sosyal olgularda da karşılaştığımızbirkaç örnek bize yine "genel doğru"yu verir.   Her iki durumda da yanılma payımızın yüksek olduğunu umursamayız!                                                                     ***   Son üç seçimde AKP'nin oylarını sürekli arttırması (2002-% 34.

3711 defa okundu.

yazının tamamı...
Ferit Şahenk: Korkunun ecele faydası yok
Ferit Şahenk: Korkunun ecele faydası yokCüneyt ÜlseverT.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan dedi ki:   "...Bunlar televizyon ekranındaki ecdadımızı zannediyorum o 'Muhteşem Yüzyıl' belgeselindeki gibi tanıyor. Bizim öyle bir ecdadımız yok...Bunu çok iyi bilmeniz, anlamamız lazım. Ve ben o dizilerin yönetmenlerini de o televizyonun sahiplerini de milletimizin huzurunda kınıyorum. Ve bu konuda da ilgilileri uyarmamıza rağmen yargının da gerekli kararı vermesini bekliyorum. Böyle bir anlayış olamaz. Bu milletin değerleriyle oynamaya, milletçe gereken dersin, milletçe gereken cevabın hukuk içinde verilmesi gerekir." (Gazeteler)   Bu sözlere medyada tepki verildi. Memnun oldum. Başbakan kendilerine "köpek" (tasma hikayesi) dediğinde suskun kalan medya bu sefer susmadı.  &

4000 defa okundu.

yazının tamamı...
DİNİME TAN EYLEYEN BARİ KENDÍSÍ MÜSLÜMAN OLSA
DİNİME TAN EYLEYEN BARİ KENDÍSÍ MÜSLÜMAN OLSA10 yıllık AKP iktidarı çok işler yaptı ama düşünce ve kültür alanında ürettiği hiçbir şey yok. Cumhuriyet’in Osmanlı kültür ve hayat tarzını red ettiği/tarihe gömdüğü tezi ile iktidara gelen AKP bugüne dek Osmanlı’yı yeniden imar edecek hiçbir mimari, edebi, kültürel, düşünsel eser üretemedi.Ne kendine has bir mutfak yarattı (AKP zenginleri de Papermoon’da taam alıyorlar), ne bir heykel, resim, roman, şiir, beste, güfte ortaya çıkarabildi!AKP bugüne dek fikir hayatına da hiçbir katkıda bulunamadı.AKP yandaşı/yalakası gazeteciler de keza düşünce üretmekten çok geçmişe  sövmekle iktifa ediyorlar. Muhbirlik/ulaklık yapıyor, ekranlarda böğürüyorlar.Şimdilerde de birbirlerine sövüyorlar.AKP’nin “saygın” bir tek gazetecesi yok!Artık onları mümkün oldu

1936 defa okundu.

yazının tamamı...
BEN CÜNEYT ÜLSEVER KİMİM
BEN CÜNEYT ÜLSEVER KİMİM??Odatv'de yazacağım ilan edildikten sonra okurların hakkımda verdikleri tepki bana 3 yıl önce Özdemir İnce'nin   benimle ilgili yazdığı makalenin başlığını hatırlattı: "Cüneyt Ülsever Kimsin Sen?" (Hürriyet-13.09.2009)Yıllardır aynı gazetede yazıyorduk ve Özdemir Ağabey   beni sorguluyordu. Esasında o benim romancı yönümü de keşfettiği için bu yazıyı kaleme almıştı.Özdemir İnce ile, yakın tarih aralıklarında, aynı gazetede zıt fikirleri savunarak işe koyulmuştuk ama sonradan Hürriyet'te kendimi en yakın hissettiğim kişilerden birisi Özdemir İnce    oldu. Odatv'de okurların hakkımda yazdıklarını okuduktan sonra ben de kendime sormadan edemedim:Ben Cüneyt Ülsever kimim?         &nb

2798 defa okundu.

yazının tamamı...
Biz basın mensuplarının raconu var mı?
Biz basın mensuplarının raconu var mı??Fikir var, fikir varTartışma seviyesinin bu kadar dibe vurduğu, intikam duygularının bu kadar şaha kalktığı, ego zaaflarının bu kadar pervasızca ortaya döküldüğü, çıkarın bu kadar ön plana çıktığı, fikir üretmekten bu kadar aciz kalındığı bir ortamda artık değil tartışma programlarına katılmak, programları seyretmekten bile vazgeçtim. Bu kadar boş insanın makale yazarı edası ile bir sürü zırvayı görüş olarak sunduğu bir ülke; siyaseten değilse bile, düşünce kültürü açısından eksen değiştirmiş, boşluğa düşmüştür. Okumaktan keyif aldığım kişiler hiç mi kalmadı. Var elbet. Taha Akyol, Kadri Gürsel, Rıza Türmen, Sami Kohen, Metin Münir, Semih İdiz, Hayrettin Karaman, Mehmet Şevket Eygi vb. (unuttuklarımdan özür dilerim) bana göre söyleyecek sözleri

7788 defa okundu.

yazının tamamı...
Gelir dağılımı düzelmiyor gelir aktarımı artıyor
Gelir dağılımı düzelmiyor gelir aktarımı artıyor ?AKP'nin iktidarda başarısının bir önemli nedeni, özellikle alt gelir gruplarının tarihsel özlemi muhafazakâr hayat tarzını, Cumhuriyet'in kuruluşundan beri nihayet ilk kez, modern (muhafazakâr olmayan) hayat tarzının önüne çıkarmasında yatar.Bu değişim muhafazakârlar açısından bir devrimdir.¡ ¡ ¡AKP "gelir dağılımında adaletsizlik"le mücadelede ise kendinden önceki iktidarlar kadar başarısızdır. Ancak, AKP alt gelir grupları için yeteri kadar katmadeğer/istihdam yaratamasa da değme sosyalistleri kıskandıracak kadar başarılı gelir aktarımı (bütçe üzerinden zenginden alıp fakire vererek) yaratmıştır.İktidardaki başarısının ikinci sırrı buradadır.Bu köşeyi takip edenler bilir.CHP'ye "Gelir aktarımında sen n

7408 defa okundu.

yazının tamamı...
Aşkımızı cezalandırmaya kalkanlara cevabımızdır
Aşkımızı cezalandırmaya kalkanlara cevabımızdırCüneyt Ülsever..Sayın Sibel Arna Hürriyet gazetesi için yazmış. Ben de aşkımızı cezalandırmaya kalkanlara cevabımız olsun diye bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.... Neriman Cüneyt Ülsever.HANGİ HÜRRİYET YAZARI 23 YILDIR HERKESE RAĞMEN DEVAM EDEN AŞKINI ANLATTI? İşte Hürriyet'te köşe yazarı olan o isim ve 23 yıldır herkese rağmen devam eden aşkın öyküsü... Aşkımızı cezalandırmaya kalkanlara cevabımızdır:N'ABER 23 YILDIR BERABERİZ!..Bundan 23 yıl önce Türkiye onların aşklarını gazete manşetlerinden öğrendi. Dönemin önemli kamu bankası Anadolu Bankası'nda çalışan iki yönetici, üstelik adam evli olmasına rağmen aşk yaşıyordu. Adam, Başbakan Turgut Özal tarafından işe alınan, o zamanlar "Özal'ın prensleri" denilen parlak gençlerden biri, Cü

11064 defa okundu.

yazının tamamı...
Neriman'la yaşamak
Neriman'la yaşamak   Nerimam Cüneyt Ülsever..Neriman'la yaşamak   ?EŞİM Neriman 1999'dan beri uluslararası bir görev yapıyor. 2006'dan beri de o çokuluslu şirketin başkanlarından birisi olarak yurtdışında tam zamanlı görevli idi.Ben kendisini kışları ziyaret edip yanında birkaç ay kalıyordum. O da yaz tatilinde ve bazı hafta sonları Türkiye'ye geliyordu.2011'in başından itibaren aynı şirketin Türkiye Başkanı olarak görev yapacak, görev yeri İstanbul olacak.Açıkçası, 2010 yılı sonu itibari ile yurda kesin dönüş yaptı.¡ ¡ ¡1999'da uluslararası göreve atandığında, onun tabiri ile o kapıdan çıkınca ben de anında "bacadan çıkardım". Herhalde, hâlâ bir gece enerjim vardı ki, iki-üç gece üst üste mumu çeşitli meyhanelerde söndürmek bana büyük ke

4689 defa okundu.

yazının tamamı...
Bölünelim daha iyi!
Bölünelim daha iyi!DEMOKRATİK Toplum Kongresi'nin düzenlediği "Demokratik Özerklik Çalıştayı"nda bir taslak tartışmaya açıldı.Taslak yer yer şöyle:"Demokratik Özerklik'te siyasi yönetim, tabandan başlayarak... demokratik konfederal temelde örgütlenmesini yaparak üstte toplum kongresinde temsiliyetini bulur. Demokratik Özerk Kürdistan Toplum Kongresi, demokratik Türkiye Cumhuriyeti parlamentosuna kendi temsilcilerini göndererek ortak vatan politikalarına dahil olur. Demokratik Özerk Kürdistan kendisini temsil eden özgün bayrak ve sembollere sahiptir... Bu anlamda demokratik özerklik, Kürt halkının Demokratik Türkiye içinde yaşama iradesidir. Yani Kürt halkının siyasi statüsünü ifade eder... Kürtçe'nin kamusal alanda kullanımı önündeki engeller kaldırılarak, ana okuldan üniversiteye kadar eğ

2839 defa okundu.

yazının tamamı...
O bir seri katil değil
O bir seri katil değilBAYRAM haftası angusların ve Eskişehir'in Muttalip beldesinde aralarında husumet bulunan bir aileyi katleden İhsan Doğu'nun haftası oldu.Toplam 6 kişiyi öldürdüğü için İhsan Doğu'ya birkaçı hariç, hemen hemen tüm medya kuruluşları anında seri katil tanımını yakıştırdılar ve kriminoloji alanında ne kadar bilgisiz olduklarını gösterdiler.İhsan Doğu muhakkak ki psikolojik sorunları olan birisi ama genel kabul görmüş tanımlara göre katiyen bir seri katil değil. O toplu katliam (mass murder) yapan bir kişi. Kriminoloji alanında yapılan çalışmalar insanları ısrarla "Toplu katliam yapanları sakın seri katillerle karıştırmayın" diye uyarırlar.* * *Seri katillerin bazı ortak özellikleri:1) Maktullerle herhangi bir bağları olmuyor. Genellikle maktulleri hiç tanımıyorlar. Kurban

3310 defa okundu.

yazının tamamı...
Kutsal aile (var mıdır?)
Kutsal aile (var mıdır?)BUGÜN bayram. Deliye her gün bayram. Demek ki, kendini deli addetmeyenler yılda sadece 7 (3+4) gün delirmeye hak kazanıyorlar.Ben de bugün yılda 7 gün bana bağışlanan delilik hakkımı kullanacağım.İşi sulandırma pahasına soruyorum.Kutsal aile var mıdır?Bir yanda aile hayatına atfettiğimiz "kutsal değerler", öte yanda mülkiyet hırsı, çevre ile yarış, sahiplenme dürtüsü, cinsel güdüler ile yuğrulan hayat!İnsanlar evlenince kurtulur mu?Bu soruları ben sormuyorum.İlk romanı ile senaryoculuğu yanında romancılığını da kanıtlayan psikiyatr (deli doktoru) Fatih Altınöz soruyor:Kutsal Aile (April Yayınları-Kasım 2010)Fatih Altınöz "Şaşkın Karayolu Balinaları", "Boşlukta" ve "Tuhaf Günler" adlı üç kitabın yazarı, ayrıca "Güle Güle", "Gülüm" ve "Çinliler Geliyor" adlı üç uzun m

3243 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir eğitimciden iyi haberler
Bir eğitimciden iyi haberler ENVER YÜCEL KIZILCAHAMAM'da 18. Milli Eğitim Şûrası sessiz sakin yapılıyor. Anlaşılan dostlar birbirini ağırlıyor.10 yıldır davet edilen Abbas Güçlü bile Şûra'ya çağrılmamış. Gelen haberlere göre temel eğitim konuşuluyor, kesintisiz eğitime son vermek için karar alınmaya çalışılıyormuş. Dilerim, neden 8 yıllık kesintisiz eğitime son verileceği gerekçeleri ile millete doğru anlatılır. Zira, bence böyle bir karar alınırsa doğru olur ama siyasi sonuçları da göze alınmak zorundadır.Ben bugün hayatını eğitime adamış Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti ve Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) Başkanı Enver Yücel'in  bir mektubunu yayınlamak istiyorum.* * *"16-22 Ekim tarihleri arasında, Milli Eğitim Bakanlığı'ndan üst düzey yöneticiler ile TÖ

3782 defa okundu.

yazının tamamı...
Türban düzenlemesi için bir öneri
Türban düzenlemesi için bir öneriAKP ve CHP'nin "türban meselesi"ni çözmeye niyetleri olmadığı aşikâr. İkisi de "türban yasağı"ndan nemalanma hesabı içindeler.Sadece CHP eskiden çözmek istemediğini açıkça beyan ederken şimdi çözecekmiş gibi yaparak farklılaştığı algısı yaratmaya çalışıyor.Ne hazindir ki, siyasi partiler, biz gazeteciler, enteller, gençlerimizin geleceği ile oyun oynayarak siyaset yaptığımızı veya fikir ürettiğimizi zannediyoruz.Yüzlerce baş örtme şekli arasında türbanın bazı kadınlarca siyasi simge olarak kullanıldığını ben de kabul ediyorum. Ama, kimin siyasi, kimin kişisel tercih nedeni ile türban taktığının objektif ölçüsünün olmadığı bir dünyada türbanın  elinden siyasi simge olma vasfını ancak onu serbestleştirerek alınacağını da inatla söylüyorum.Yargıtay'ı

3250 defa okundu.

yazının tamamı...
Gazetecilik ahlakı ne durumda?
Gazetecilik ahlakı ne durumda?İKİ soru:1) Gazeteci kendi köşesinden bazı gazetecilere pespaye küfürler edebilir mi?2) Gazeteci köşesini devamlı Hükümet sözcülüğüne ayırabilir mi?Zerre kadar aklı ve vicdanı olan için sorunun cevabı tabii ki hayır!Ancak, gelin görün ki, yandaşlık uğruna en basit etik kurallar bile artık izansızca çiğneniyor.* * *1) Engin Ardıç dünkü Sabah köşesinde aynen şunları yazabiliyor:“... Aydın (Doğan) Bey, sekiz yıldır körü körüne çok sert, hatta ‘vahşi’ muhalefet yaptı. Kimi adamları ruhlarının ‘puşt’ eğiliminden, kimi adamları da ‘solculuk falan ettiklerini’ sanarak bu vahşi muhalefete destek verdiler...”Pespaye gazetelerde küfürleşme tabiidir, hatta gazete tiraj kazanmak için sövmeyi hüner sayar. Ancak, Türkiye’nin en önemli ve ciddi gazetelerinden biri olan Sabah

3290 defa okundu.

yazının tamamı...
Ağır mağlubiyet
Ağır mağlubiyetLAFI gevelemeye hiç gerek yok.Aralarında şahsımın da bulunduğu "hayır"cılar ağır bir mağlubiyet almışlardır."Evet" oylarının "hayır" oylarından 6 milyon civarında fazla çıkması "hayır"ı savunanlar açısından üzerinde çok derin düşünülmesi gereken bir olgudur.Referandum öncesi ifade ettiğim görüşlerimden zerre kadar vazgeçmediğimi vurgulayarak bugün elimden geldiğince soğukkanlılıkla sonuçları yorumlayacağım.*    *    *1) Referandum bir Anayasa değişikliği oylaması olmamıştır. İddia ederim ki, milletin %95'i değişikliklerin somut olarak neler olduğunu kavrayamadan oy kullanmıştır. Bunda kimsenin suçu yok. Dünyanın hiçbir ülkesinde milletin 26 madde hakkında detaylı bilgi sahibi olması ve 26 maddeyi birden tamamen benimsemesi veya reddetmesi beklen

3082 defa okundu.

yazının tamamı...
İktidar ve yargı
İktidar ve yargı 12 Eylül Referandumu'ndan önceki bu son haftada, oy kullanacakların %95'inin yapılacak değişikliklerden bihaber ve hatta değişikliklerin ne getireceğini umursamadan, sadece siyasi meşreplerine göre oy vereceklerini bile bile, yapılacak referandumun ruhuna yönelik yeniden bir dizi yazmaya niyetlendim.Yazılan yazılara irdelediğinizde meselenin ruhu ile ilgilenen çok az yazar olduğunu görüyorsunuz."Evet"çiler halihazırdaki duruma bakıp, "askeri vesayetten" kurtulma müjdesi veriyorlar, "hayırcılar" ise yağmurdan kaçarken doluya tutulma ihtimaline parmak basıyorlar.Ben ikinci gruptayım ve değişikliklerin 2 maddesinin ülkeyi isim babası olduğum "sivil vesayet"e sürükleyeceği konusunda sürekli uyarı yapıyorum.Herkes açıkça kabullenmese de 26 maddelik değişiklik arasında Anayasa M

3406 defa okundu.

yazının tamamı...
Gülen Hareketi Milli Görüş vs.
Gülen Hareketi Milli Görüş vs.ŞURASI inkâr edilemez bir gerçek ki, gerek Milli Görüş, gerekse Gülen Hareketi Türkiye'nin siyasal ve sosyal tarihinde rol almış en önemli örgüt/ hareketlerdendir.Büyük bir azimle; bıkmadan, yorulmadan yıllardır mücadele verirler ve tabana ulaşma gayretlerinde hem solculardan hem de laiklik hassasiyeti yüksek kesimlerden çok daha başarılıdırlar.Başarılarının temelinde de tabandaki insanlara siyasal söylem götürme yerine öncelikle onları anlama ve hizmet götürme gayretleri yatar. İhtiyaç sahibine sağlık hizmetinden tutun, eğitim hizmetine kadar hemen her alanda yardımcı olurlar, zor günlerinde yanı başlarında bulunmaya azami gayret gösterirler."Laikler" hamasi nutuklarla yetinirken, bu kuruluşlar ceplerinden para da harcayarak, ellerinden geldiğince,

2272 defa okundu.

yazının tamamı...
İlk öğretmen annelerdir
İlk öğretmen annelerdirHER sene Anneler Günü'nde mutlaka bir yazı yazarım.Sanırım bunun en önemli nedeni 24 sene evvel kaybettiğim anamın acısını bir türlü içimden atamamam.Eski yazılarıma baktım, anamla ilgili, annelerle ilgili hep duygusal yazılar yazmışım. Bu sene öyle yapmayacağım.Anama ne borçluyum?Kendi yemedi beni yedirdi. Kendi gezmedi, beni gezdirdi.İnsanoğlunun en büyük ihtiyacı sevgiyi bana fazlası ile verdi.Bunlar için ona minnet borçluyum. Ama bence bana yaptığı en büyük katkı benim eğitimim için gösterdiği olağanüstü çabadır. Ona bu açıdan sonsuz borçluyum.Annem ilkokul mezunu, babamla evlenmeden evvel Samsun'da Tütün Fabrikası'nda işçilik yapmış, Yunanistan göçmeni bir ailenin en büyük çocuğu idi. Dört kardeşinden sadece rahmetli dayım üniversite mezunudur. Lise mezunu babam

3261 defa okundu.

yazının tamamı...
Türk aydını kaç para!
Türk aydını kaç para!KAÇ senedir Hükümet'le ilgili en temel gözlemim temel konularda katiyen tutarlı politikalar geliştir(e)memesi ama tutarlı politikaları varmış gibi davranmasıdır.Nerede ise 8 yıldır uluslararası etkin çevrelere ve genellikle Milli Görüş kökenli muhafazakâr tabanına mavi boncuk dağıtmayı hüner sayan bir Hükümetimiz var. Ancak, mavi boncuk politikasına hizmet eden büyük bir başarısını inkâr edemeyiz:Hükümet "Türk aydını"nın kaç paralık aydın olduğunu doğru çözmüştür. "Türk aydını"nın zaaflarını geçmiş hükümetler de kullanırlardı ama hiçbiri bu Hükümet kadar başarılı olamadı.Sözüm İslamcı gelenekten gelen ve hâlâ 10 sene evvel giydiği ceketi giyenlere değil. Sözüm zamanında pratik çalışmalar ile Marksist olan, 80'li yıllarda Marksizm gözden düşmeye başl

3645 defa okundu.

yazının tamamı...
HER şey karşıtını içinde taşır.
HER şey karşıtını içinde taşır.Kavuşmak güzel şey arkası ayrılık olmasa!?HER şey karşıtını içinde taşır.Sevdiğine kavuşmak mutlulukların şahikasıdır. Ancak, her kavuşma anında ayrılığa dönüşür. Kavuştuğun an gün saymaya başlarsın.Gençliğim nerede ise tamamen gurbette geçti. Hem de vatan ötesi, okyanus ötesi gurbet. Rahmetli anam hep hasret çekmekten şikâyet etti. Ne zaman ki İstanbul'a döndüm, 3 sene sonra Rahmet'e kavuştu. Bu sefer o gurbete gitmişti. Hem de bu kez toprak ötesi gurbet!Belki de kavuşması olmayan tek ayrılık. * * *Herhalde, annem "Çocuklarından bulasın!" diye beddua etmiş ki, iki oğlum da liseyi bitirince evden uçtular. Gidiş o gidiş!İkisi de vatan ötesi gurbette seneler geçirdiler. Birisi döndü. Şimdi başka şehirde ama vatan toprakları içinde. Küçüğü gurbete fe

2807 defa okundu.

yazının tamamı...
Çetin Doğan'ın damadı soruyor
Çetin Doğan'ın damadı soruyorBU haftaki 3 yazım da "cukka liberaller" etrafında şekillendi.Evvelsi gün yandaş gazeteci Hüsnü Mahalli'nin bile kendilerinden nasıl yakındığını, dün de savundukları muhayyel "Kürt Açılımı"na nihayetinde nasıl karşı çıkmak zorunda kaldıklarını yazdım.Bugün de "Balyoz Davası" ile ilgili olarak Çetin Doğan'ın damadı Prof. Dr. Dani Rodrik ile Devrim Sevimay'ın Milliyet'te yaptığı söyleşiden (19-20 Nisan 2010) alıntılar yapacağım.Dani Rodrik benim okuduklarım arasında Gareth Jenkins'ten sonra iddianameler hakkında en somut, en nesnel eleştirileri yapan kişi. Galiba, iddianameler hakkında onları okuduktan sonra fikir beyan eden kişiler de sadece bu insanlar. Dani Rodrik maddi gerekçelerle "cukka liberaller"i eleştiriyor:"Bir örnek vereyim: 1. Ordu Askeri Savcılığı'n

2787 defa okundu.

yazının tamamı...
Ruhuma bahar erken geldi
Ruhuma bahar erken geldiBU sene kış çok kasvetli geçti. Karanlık gökyüzü içimi de bol bol kararttı.Herhangi bir somut sorunum olmadığı halde ruhum genellikle karabasanlarla doldu taştı. Karlı ve parlak kışlar keyiflidir. Bembeyaz örtü tabiatı güzelleştirir. Ama, karanlık suratlı, yağmurun yavaş yavaş adeta hatır için yağdığı ama yağmaktan hiç usanmadığı kışlar keyifsizdir. Bu kış keyifsizdi.Galiba sonunda sıkılmaktan da sıkıldım ki, baharı erken çağırdım. Baktım, havanın doğru dürüst yapacağı bir şey yok, "Bari ben baharı ruhuma getireyim" dedim.Çiçeğe kaçan üç-beş ağaç, araya sıkışmış güneşli birkaç saat görünce baharın geldiğine hükmettim ve "içimdeki ben" ile baş başa yeni baharın keyfini çıkarmaya başladım.¡    ¡    ¡Bir bebek görünce, hele

3099 defa okundu.

yazının tamamı...
Pahalandıkça ucuzlayan meta: Köşe yazarlığı!
Pahalandıkça ucuzlayan meta: Köşe yazarlığı!GENELLEME yapmak istemiyorum. Ben de köşe yazarıyım. Ancak, bazı köşe yazarları bu yazının başlığını doğruluyor.Ekonomide basit bir kural vardır. Değerli olanın, talebi yüksek olanın fiyatı yüksektir. Cümleyi tersten ifade edersek, fiyatı yüksek olanın kıymeti de yüksektir.Bu kurala bir istisna var. Köşe yazarlığı! Ülkemizde her daim ücreti piyasa değerinin çok üstünde bazı köşe yazarları vardır.Ancak, ülkemizde "maddi durumu" oldukça iyi köşe yazarları genellikle iktidarın/güçlü olanın yanında yer alır, onların yalakalığını yaparlar. Türkiye buna alışıktır.Öte yanda okurlar köşe yazarına biçtiği paye gereği ondan iktidara, güçlü olana karşı durmasını bekler. Zaten, aydının asli görevi "muhalefettir".Onun içindir ki, ücreti artan köşe yazarının o

2766 defa okundu.

yazının tamamı...
Yalnızlık hepimizin kapısını bir gün çalacak
Yalnızlık hepimizin kapısını bir gün çalacakYILLARDIR, belki de 10-15 yıldır görüşmemiştik. Telefonda sesini anında tanıdığımı hissettim. Adını verince doğru teşhiste bulunduğuma hükmettim ve kendimi kutladım.Dudağıma kendimi kutsayan bir gülümseme yerleşti. Ancak, dikkat ettim, "Başkan"ın sesi hüzünlüydü. Sesindeki hüzün o kadar gerçekti ki, beni de anında etkiledi. Gülümsemenin yerini buruk bir duygu aldı. Meraklı bir bekleyiş beni teslim aldı. Sanki kötü bir haber verecekti. "Hayır olsun!" edasında vereceği haberi bekledim. Birden:"Hakkını helal et!" deyiverdi.Çok ama çok şaşırdım. "Başkan" benden en az 10 yaş büyüktü ve kendisi üzerinde hiçbir emeğim yoktu ki, hakkım olsun.Bunu söylediğimde bana beraber yaşadığımız bazı olayları hatırlattı. Hayal meyal hatırladığım ve diğer birçok arka

3512 defa okundu.

yazının tamamı...
Âşığı nasıl tanırsınız?
Âşığı nasıl tanırsınız?BİLİM, önemle son yıllarda bir sürü alanda harikalar yaratıyor.Geleceği okuma yeteneğimize muazzam katkılarda bulunuyor. Örneğin, meteoroloji nerede ise bir hafta, 10 gün sonra haftanın nasıl olacağını detaylı olarak tahmin edebiliyor ve çoğu kez tahmininde haklı çıkıyor. Ancak, bilim aşkın fizyolojisini tam anlamı ile tanımlayamıyor ve dolayısı ile i) kimin, ii) ne zaman, iii) kime âşık olacağını tahmin edemiyor.Elimizde âşık olma kılavuzu veya yöntemi yok. Aşk hakkında beklentilerimizi sadece gazetelerin fal köşelerinden takip ediyoruz.Bırakın bilimsel metodolojiyi, insan kendi güdüleri ile ne zaman ve kime âşık olacağını da önceden bilemiyor. Bir gün uyanıyorsunuz ve belirli bir şahsa âşık olduğunuzu yüzünüz kızararak kendinize nihayet iti

3711 defa okundu.

yazının tamamı...
Âşıklar Sevgililer Günü’nü kutlar mı?
Âşıklar Sevgililer Günü’nü kutlar mı?BENCE kutlamaz. Neden? Âşığa sevgili kelimesi hafif gelir de ondan!İnsandan genellikle karşı cinse akan çeşitli duygular var:Beğenmek, hoşlanmak, arzulamak, sevmek, âşık olmak!Bence bu duyguların arasında duygunun gücü açısından bir de hiyerarşi var.En tepede âşık olmak, en altta beğenmek. Hoşlanmak beğenmekten daha güçlü bir duygu. Arzulamak hoşlanmaktan, sevmek arzulamaktan daha güçlü.Ancak, “sevgili olmak” ile “âşık olmak” arasında da muazzam bir hiyerarşi farkı var.Örneğin, sevmek arzulamaktan 10 misli güçlü ise, âşık olmak sevmekten 1.000-10.000 misli güçlü bir duygu.¡ ¡ ¡Âşık olmak ile diğer duygular arasında bariz farklar var.İnsan aynı anda birden fazla kişiyi beğenebilir, hoşlanabilir, arzulayabilir, hatta sevebilir.Ancak, insan asla ama

2677 defa okundu.

yazının tamamı...
Recep Akdağ kaç paralık dayılandı?
Recep Akdağ kaç paralık dayılandı?GEÇEN hafta TBMM tarihi günlerinden birini yaşadı ve milletvekilleri ağız tadıyla kavga ettiler. Osman Durmuş’un Başbakan’a karşı nezaket kurallarını zorlayan sözlerine Başbakan’ın orantısız tepkisi Adalet ve Kalkınma Partisi üyelerince saldırı fişeği olarak algılandı ve kavga böylece başladı.Kavga sırasında özellikle Sağlık Bakanı Recep Akdağ büyük bir hiddet ve şiddet içinde eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş’u dövmeye yeltendi. Neden? Gazeteleri karıştıralım.* * *Önce Sabah’tan bir alıntı (“A gribi alarmı sona erdi” - 6 Şubat 2010)“... Dünya Sağlık Örgütü’nün son olarak A gribi salgınıyla ilgili “İlaç firmalarının başlattığı sahte salgındı” açıklaması yapmasının ardından Sağlık Bakanlığı, A gribi için bünyesinde oluşturduğu kriz merkezini kapattı... Hastal

2676 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkiye nereye payidar? (I)
Türkiye nereye payidar? 2009 yılına ekonomik krizin damga vurması gerekirdi.% 4 büyüme tahmini ile yola çıkan Hükümet'in % 4 civarında bir küçülmeyi hazmetmek zorunda kalarak büyüme tahmininde % 200 yanılması esasında Başbakan'ın ekonomi ekibine "Ne teğet geçmesi, alın ananızı da gidin!" dedirtmesi lazımdı ama "bizim oğlanlar" dünyasında bu kadarcık yanılma sineye çekilir. İşsizlik ise resmi rakamlarla % 13.4! Bu oran gençler arasında % 25'e ulaşıyor. OECD ülkeleri arasında Türkiye İspanya'dan sonra en yüksek işsizlik oranına sahip. Ama, bu korkutucu rakamlar bile medyanın gündemini fazla işgal etmiyor.Neden? Türkiye'de hırçın bir iktidar kavgası veriliyor da ondan! Hem de göz çıkarmacasına bir kavga!* * * Siyasi iktidarın hâlâ kimde olduğunu tam kestiremediğimiz bir ülkede yaşıy

2940 defa okundu.

yazının tamamı...
Yeni yıl, yeni midir?
Yeni yıl, yeni midir?BU gece saat 12.00'de yeni bir yıl başlayacak. Kimimiz bir yıldan diğerine geçişi kutlayacak, kimimiz ise oralı olmayacağız. Hatta kimimiz de kutlayanlara kızacağız.Ama hepimiz ertesi gün uyandığımızda takvimin 1 Ocak 2010'u gösterdiğine dair en ufak bir şüphe taşımayacağız. Çoğumuz da 31 Aralık gecesi saat 12.00'de kaderimizi "re-set" ettirmek için dua edeceğiz.* * *İyi de "yeni yıl" ne? Daha doğrusu "yıl" ne?Dünya kendi etrafında bir kere dönünce buna "gün", güneş etrafında bir kere dönünce buna da "yıl" diyoruz. Günü ve yılı göz ucuyla saptamak yerine insanlığın beşeri zaafı "zaman" denen kavramla algılamaya çalışınca dünyanın hiçbir yerinde var olmayan, ne elle tutulan, ne de gözle görülen, sadece ve sadece zihnimizde olan "matematik" kavramı giriyor işin içine.Zir

3436 defa okundu.

yazının tamamı...
TSK devamlı yıpranıyor
TSK devamlı yıpranıyorŞURASI muhakkak ki; Mayıs-2007'de Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleşen ünlü ve gizli Erdoğan-Büyükanıt görüşmesinden sonra TSK sürekli itibar kaybediyor.Yaşar Büyükanıt Türkiye'nin ilk e-muhtırası ile Cumhurbaşkanlığı makamında Abdullah Gül'ü görmek istemediğini ilan ettikten sonra Gül inadına Cumhurbaşkanı seçilince istifa etme vakarını gösteremeyip, Gül karşısında hazır ola geçince sadece kendisi değil, TSK da büyük prestij kaybetmişti.Ardından gelen "Dolmabahçe buluşması" hakkında hiçbir tatmin edici bilgi ortaya çıkmayınca Yaşar Büyükanıt hâlâ süregelen şayialarla da karşı karşıya kaldı. Taşıyamadığı muhtıra Audi ile taçlandırılınca Büyükanıt iyi yad edilmeyen bir genelkurmay başkanı olarak zihinlere çakıldı. Bazı askerlerin bile hakkında olumlu görüşler ta

2960 defa okundu.

yazının tamamı...
Terörle nasıl baş edersiniz?
BAŞBAKAN "Kürt Açılımı" dediği gün ben "Hayır, Kuzey Irak Açılımı" diye itiraz etmiştim.O günden beri de inatla Hükümet'in "Kürt Açılımı" yapmak için:i) Bir program/yol haritası geliştiremediği gibi,ii) Terörün durması için gerekli mangal gibi yüreği de ortaya koyamadığını söylüyorum.Hoş, bu işe daha önce soyunanlar da mangal gibi yüreğin gerektiği hallerde yan çizmişlerdi. Örneğin, ben Turgut Özal'dan çok umutluydum. Ancak, o da iş siyasi risk almaya geldiğinde gereken cesareti gösterememişti.* * * AKP'nin "açılım" ile ilgili hiçbir zaman bir yol haritası olmadı, zira kültürel, siyasal, sosyal hakları artırmak için anadilde eğitim veya anadilin öğrenilmesi, Anayasa'da vatandaşlık tarifinin değiştirilmesi/değiştirilmemesi, yerel yönetimlere daha geniş yetkiler verilmesi/verilmemesi, g

3139 defa okundu.

yazının tamamı...
Hukuk teferruattır
Hukuk teferruattırCüneyt ÜlseverTÜRKİYE'de hangi görüşü temsil ederse etsin, insanımızın çoğunluğunun "hukukun üstünlüğü" prensibine zerre kadar saygısı yok. Türkiye'de "taraf"lar vardır, ve onlara göre karşı tarafa atılan her gol geçerlidir. Kurallar sonradan uydurulur!25 Kasım 2009'da "Var mı bir babayiğit?" başlıklı bir yazı yazdım ve Gareth Jenkins adlı bir Galli gazetecinin ağustos ayında hazırladığı "Türkiye'nin Ergenekon Soruşturması: Gerçekle Fantezi Arasında" başlıklı bir rapordan bahsettim. Rapor, Soruşturma'yı yerden yere vuruyor. Jenkins 5800 sayfayı bulan iddianamelerin tümünü okuduğunu söylüyor! Galiba da bunu beceren dünyadaki tek yazar. Jenkins raporunda özetle ve örneklerle iddianamelerin tutarsızlıklarla dolu olduğunu ve soruşturmanın bu şekilde yürütülmesinin adalet sist

3186 defa okundu.

yazının tamamı...
Etnik sayım
Etnik sayımCüneyt Ülsever.TURAN Yılmaz'ın haberine göre (Hürriyet-21.11.09) DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, 'etnik sayım' yapılmasını önererek, "Kim, ne kadar çıksın ortaya" demiş. Kaplan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, 2011 sonunda sayım yapacak olan Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK), vatandaşların etnik kökenlerine göre sayılarını tespit etmesi gerektiğini savunmuş.Kaplan, bu önerisinin gerekçesini açıklarken, "1965'teki sayımda yurttaşlara kökenleri ve dinleriyle ilgili sorular da sorulduğunu" anımsatmış. Kaplan, "Herkes kendini sayıyor, bakıyorsunuz toplamda nüfus 200 milyona çıkıyor. Şimdi de aynı şekilde sorulsun ve kim ne kadar, gerçek çıksın ortaya" demiş. Hasip Kaplan etnik sayımın faydasını da şöyle sıralamış: "Eğitimden kültürel taleplere, TV yayınlarına kadar toplum

3135 defa okundu.

yazının tamamı...
Elinde nalıncı keseri ile dolaşanlar
Elinde nalıncı keseri ile dolaşanlarCüneyt Ülsever..19 Ekim Pazartesi günü Habur'da yaşananları herkes meşrebine göre yorumluyor.Benim gibi bazıları 19 Ekim'de yaşanan hukuk oyunundan çok rahatsız oldular. PKK'lılara "pişman olmadıklarını", "PKK'lı olmaktan vazgeçmediklerini" açıkça beyan etmelerine rağmen "Ben size yine de TCK 221 (etkin pişmanlık maddesi) uygulayacağım" denmesini ben "hukuka takla attırmak" olarak yorumladım ve "Hukuk siyasete mağlup olursa, hukuksuzluk salgın hastalık gibi her yere bulaşır!" (Hürriyet-22.10.09) sözleri ile uyarımı yaptım.Zira, geçmişte de bir liberal-demokrat olarak tarafların kimler olduğunu kaale almadan "28 Şubat darbesi", "367", "27 Nisan muhtırası", "Gül'ün Cumhurbaşkanı oluşu", "Ergenekon'da bazı darbecilerin yargılanması" vb. gibi olaylara hep "h

2617 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkiye nereye payidar?
Türkiye nereye payidar?Cüneyt Ülsever..TÜRKİYE'nin son dış politika atakları gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında şüpheler doğurdu. "Acaba Türkiye rotasını Batı'dan Doğu'ya mı kırıyor?"Bu soru bugünlerde Türkiye ile ilgilenen tüm mahfillerde soruluyor.Türkiye'nin Batı'dan koptuğunu düşünenlerin sayısı özellikle Batı'da her geçen gün artıyor.Bugün ben şahsi görüşümü nakledeceğim.*  *  *"Komşularla sıfır sorun" politikasının herkese mavi boncuk dağıtmak anlamına geldiği için pratikte toslamaya mahkûm, dolayısıyla imkânsız olduğunu; "çok merkezli" veya "oynak zeminli" politikanın ise eninde sonunda başıbozukluk anlamına geleceğini bu köşede defalarca ifade ettim.Dış politikanın çeşitli sularda gezinmesinin doğru olduğunu ancak deniz üzerinde bir kayık misali bir ucundan mu

3233 defa okundu.

yazının tamamı...
Hükümet sağlık alanında ne yapmaya çalışıyor?
Hükümet sağlık alanında ne yapmaya çalışıyor?Cüneyt Ülsever..BİLİNDİĞİ gibi Hükümet bir süre önce sağlık alanında "reform" yaparak, sağlık hizmetine ulaşımı çok kolaylaştırdı ve sağlık sektörünü büyük çapta finanse etmeye başladı.Ancak, "reform" her hesapsız popülist girişimde olduğu gibi kısa sürede bütçe açıkları vermeye başladı. Şimdi de Hükümet bütçe açıklarını kapatmak üzere kemer sıkma tedbirleri alıyor. Hükümetin bütçe açığını karşılamak üzere aldığı kararlar şöyle özetlenebilir:1) Orijinal ve jenerik ilaç fiyatları eşit olacak şekilde referans fiyatın %60'ına indiren, bir başka deyişle orijinalleri %40, jenerikleri ise %20 fiyat düşürmek zorunda bırakan bir düzenleme yaptı. 2) Verilen tüm iskontolara ek olarak sadece orijinal ilaçlardan %13 iskonto talep ediyor. 3) Yapılması öngörü

3074 defa okundu.

yazının tamamı...
Yolsuzlukla mücadelede özel sektöre düşenler
Yolsuzlukla mücadelede özel sektöre düşenlerCüneyt Ülsever.SEDAT Ergin'e aramıza yeniden hoş geldin derken dün ikimizin de aynı konuya parmak basmış olmamızdan dolayı özel bir keyif aldığımı bildirmek isterim: Yolsuzlukla mücadele!Yolsuzlukla mücadelenin sadece kamu personelinin teftiş/cezalandırma zihniyeti ile önlenemediğini, eğer bu mümkün olsa idi Türkiye'de rekor düzeyde teftiş makamı ve mebzul miktarda ceza yasası olduğunu ama netice alınamadığını dün belirtmiştim.Öte yanda, çözümü hızlandıracak olgu toplumun bu konuda bilinçlenmesidir. Yolsuzluğa giden her kuruşun kendisinin yaşam standardından ve çocuğunun geleceğinden çalındığını millet anlamalıdır. Bunu anlatmak da öncelikle dürüst şirketlerin hem görevidir, hem de çıkarınadır. Dürüst şirketler yolsuzluğa bulaşamaz. Üstelik, yols

2522 defa okundu.

yazının tamamı...
Yolsuzlukla mücadele
Yolsuzlukla mücadeleCüneyt Ülsever..ÜLKEMİZİN bitmez tükenmez gündem maddelerinden sıyrılarak ülkenin kökünü her daim zehirleyen bir kronik hastalığımıza bugün ve yarın değinmek istiyorum.Emelim, ülkemizin ana damarlarına yerleşik yolsuzlukla mücadele konusunu tekrar zihinlere sokmak!Türkiye Yolsuzlukla Mücadele adına arada bir gayrete düşer. Devlet tarafı raporlar hazırlatır. Son dönemde TÜSİAD da bir rapor hazırladı. Devlet tarafı bu günlerde yine "Yolsuzlukla Mücadele Stratejik Planı" adı altında bir çalışma yaptırıyor. Bakanlıklara ve ilgili kamu kuruluşlarına gönderilen bu rapor gelecek eleştiri ve öneriler doğrultusunda gözden geçirilecek. Son hali verildikten sonra da muhtemeldir ki kamuoyuna duyurulacak. Türkiye'de Yolsuzlukla Mücadele çalışmaları özellikle AB'nin talepleri doğrult

3087 defa okundu.

yazının tamamı...
Ölüm hangisine daha yakın?
Ölüm hangisine daha yakın?Cüneyt Ülsever..BİLMEM hiç anestezi/narkoz aldınız mı? Ben birkaç kez aldım.Narkoz altında "uykuya dalmak" ile yatakta normal bir uyku uyumak çok farklı şeyler.Akşam yorgun argın yatağa düştüğünüzde bu dünyadan elinizi eteğinizi çekiyorsunuz ama yine de bu dünya ile irtibatlısınız.Öncelikle rüya görüyor, bunun bilincine varıyor, ertesi gün rüyanızı hatırlıyor, uykuya dalarken durumun farkında oluyor, gece birkaç kez uyanarak dünyaya geri dönüşler yapıyorsunuz.Narkoz ise bambaşka bir şey. Narkoz aldığınız an bilinç tamamen kapanıyor. Tekrar uyanana dek "yoksunuz". Arada hiçbir şey hatırlamıyor, hiçbir şeyin farkında olmuyorsunuz.Arada geçen dakikalar ve saatler "yok" oluyor. Tekrar gözünüzü açtığınızda sanki hiç bilinç kaybı olmamış gibi "vakit" narkoz almaya başla

2882 defa okundu.

yazının tamamı...
Kızı aldık! CÜNEYT ÜLSEVER
Kızı aldık!Cüneyt Ülsever...OĞLUM Deniz'in başının etini yıllarca "Evlen! Evlen!" diye yedikten sonra o nihayet Elif ile evlenmeye kalktığında iş "kız istemeye" gelince bende bet beniz atmıştı."Kızı sen isteyeceksin" dediklerinde kız istemenin deveye hendek atlatmaktan zor olduğunu fark etmiş, çeneme o kadar güvenmeme rağmen "ya... Allah'ın emri, Peygamber'in kavliyle... ile başlayan cümleyi doğru dürüst kuramazsam..." diye günlerce dertlere düşmüş, sonunda Deniz'e "Kızı istemek yerine kaçırsak mı..."diye teklifte bulunmuştum. Hali ile Deniz teklifi yememişti. * * *Neyse ki, ben 19 Temmuz'da kızı isterken cümleyi üç denemede bitiremeyince kızın babası anlayışlı çıktı, "Boşuna ıkınmayın, ben ne demek istediğinizi anladım!" diyen gözlerle bana baktı ve "Verdim kızı!" dedi de kızı isteme fasl

3555 defa okundu.

yazının tamamı...
Rakip olmayı beceremeyen medya
Rakip olmayı beceremeyen medyaCüneyt Ülsever..GELİŞMENİN temel öğelerinden birisi rekabet kavramını hasım kavramından ayırt edebilmektir.Gelişmenin bu boyutunda Türkiye'nin puanı çok düşük olmalı.Biz her dönemde rekabet etmek ile hasım olmayı birbirine karıştırıyoruz.Ben bu yazı ile bugünden bahsedeceğim ama geçmişin farklı olduğunu katiyen düşünmüyorum.Bizde ayağı kayana "Oh olsun!" çekmek, hele hele düşene kahkaha ile gülmek yerleşik bir âdettir!"Eski köye yeni âdet, her ne kadar hayırlıysa da, bu âlemin ondan nefreti eski âdetttir." (Ahmet Cevdet Paşa)* * *Bir yılı aşkın süredir deneticiler bizim grupla uğraşıyorlar. En son malum vergi ve cezası salındı. Bir grup ve kişiyi hem vergi rekortmeni ilan ediyorsun, hem de onu şirketlerin piyasa değeri kadar bir miktar ile,

3060 defa okundu.

yazının tamamı...
Mış' gibi yapan hükümet!
Mış' gibi yapan hükümet!Cüneyt Ülsever..ARTIK iyice inandım ki, Hükümet "mış" gibi yapmayı siyaset sayıyor.Aylarca, IMF ile anlaşacak"mış" gibi yaptı, 29 Mart seçimlerini atlattı. Hâlâ da anlaşacak"mış" gibi yaparak 2011 seçimlerinden yırtmaya çalışıyor.En son siyaseti de "Kürt açılımı" yapacak"mış" gibi yapmak!Eskiden bize ilkokulda saçma bir marş söyletirlerdi:"Orada bir köy var uzakta/Gitmesek de/Görmesek de/O köy bizim köyümüz!"Hükümet'in Kürt sevgisi da aynı teraneden çalıyor."Orada bir açılım var uzakta/Açmasak da/Göstermesek de/O açılım bizim açılımımız.""Bari ucundan azıcık göster!" diyorsun."Bana güven, gerisini merak etme sen!" diyor."Koordinatör Bakan" artık "Joker Bakan" rolünü iyice benimsedi.Apo her "Açarım ha!" dediğinde, Bakan açacak"mış" gibi yapıyor, ama galiba

3227 defa okundu.

yazının tamamı...
Siyasi risk almadan mesele çözülmez
Siyasi risk almadan mesele çözülmez Cüneyt Ülsever..İKİ haftalık aradan sonra bugün ve sonraki 2 gün benim "Kuzey Irak açılımı" dediğim, bir sürü adı yanında ilk adı ile "Kürt açılımı" olarak bilinen meseleyi irdelemeye devam edeceğim.Bu hafta bazı sert saptamalarda bulunacağım. Ancak, benim saptamalarımı ideolojik içerikli ithamlar olarak algılayanlar bana haksızlık ederler. Ben o tip bir yazar değilim.Ben saptamalarımı, aldığım eğitim gereği, bir doktorun hastasına teşhis koyarken takındığı eda içinde yapmak durumundayım.Doktor, hastasında nahoş bir durum tespit ederse, bunu hastasını aşağıladığı veya hastalığı yücelttiği için değil, tedavi yöntemini tespit edebilmek için yapar.Tespitlerime katılır veya katılmazsınız, ama ne olur benim önce teşhis koyup, sonra da tedaviye yol açmaya çalı

3099 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir çocuk ve yavru köpek
Bir çocuk ve yavru köpekCüneyt Ülsever..YAZLIK mukimlerinden olduğum Saros'un Yayla Sahili Uslu Sitesi'nde her yaz bir sokak köpeği doğum yapar ve tüm aile siteye yerleşirler.Yavru köpekler kısa sürede sitenin tüm mukimlerinin maskotu haline gelirler. Yazı muazzam bir sevgi yumağı içinde geçirirler. Her gün kusana kadar beslenirler. Kısa sürede semirirler. Sonbahar geldiğinde ise bir sabah Yayla aniden boşalır ve yavru köpekler şaşkınlık içinde etraflarındaki sevgi halesinin sadece bir gün içinde yok olduğuna şahit olurlar.Benim gibi geri kalanlar yavruları bir süre daha beslerler. Son yazlıkçılar gittiğinde yavrular bir süre sokaklarda rüzgârın savurduğu gazetelerin havada yaptığı dansla oyalanırlar. Bomboş sokaklarda savrulan gazete kâğıtlarını kovalarlar. Küçücük boylarına bak

3502 defa okundu.

yazının tamamı...
Kız istemenin dayanılmaz ağırlığı!
Kız istemenin dayanılmaz ağırlığı!Cüneyt Ülsever..GEÇEN "Babalar Günü"nde yazdığım yazıda artık oğlanlara "babalanamadığımı" yazmış ama yine de baba olmanın mutluluğunu vurgulamıştım.Çocuklarıma bir serzenişim de vardı:"Sadece eşek sıpalarının bana hâlâ bir torun vermemelerine gıcık oluyorum!" (Hürriyet-21.06.09)Dualarımı Allah mı kabul etti, büyük oğlum Deniz insafa mı geldi, yoksa medya baskısı mahalle baskısına mı dönüştü, bilemeyeceğim ama Deniz kız arkadaşı Elif ile evlenmeye karar verdi!Çok ama çok sevindim. Hedefe giden yolda belki de en büyük merhaleyi aşacaktım.Ayrıca, hiç emek sarf etmeden bir kız çocuğu sahibi de olacaktım.Ancak, meğerse bu iş ne kadar zormuş!* * *"Kızı istemeye" bu akşamüzeri gideceğiz. Siz bu satırları okurken neticeyi almış oluruz.Ancak, beni günler

3259 defa okundu.

yazının tamamı...
Polis rejimin teminatıdır
Polis rejimin teminatıdırCüneyt Ülsever..Son zamanlarda duyduğum en anlamsız söz "Polis rejimin teminatıdır. (Recep Tayyip Erdoğan, Mehmet Altan, Cengiz Çandar)Polis sadece faşist veya otokrat yönetimlerde rejimin teminatıdır. Demokratik rejimlerde polis iç güvenliğin temini açısından kanunların uygulanmasını temin eden bir kurumdur. Bu ulvi bir görevdir ama demokrasi çok dişli bir çark olduğu için, tek başına hiçbir dişli çarkı çalıştıramayacağı gibi, hiç kimse veya hiçbir kurum demokratik rejimin tek başına teminatı olamaz.Bu notu neden yazdım. Bu tartışma kiminle kimin çatıştığını açığa çıkarıyor da ondan!"Polis rejimin teminatı" diyen köşe yazarları aynı anda illa ki "Asker rejimin teminatı değildir" demek ihtiyacını hissediyorlar!Bir hadise var TSK ile Emniyet/Adalet arasında!Ne olur,

3759 defa okundu.

yazının tamamı...
Yandı bitti keten helva!
Yandı bitti keten helva!Cüneyt Ülsever..AKP Obama'yı Ermenistan konusunda hayal kırıklığına uğrattı, üstelik Azerbaycan'ı ürkütüp Azerileri Rusya'ya itti. Azerbaycan, Yukarı Karabağ sorununun çözümü karşılığı doğalgazını Rusya'ya satıp Nabucco Projesi'ni öldürmek üzere. İsrail de artık Türkiye'yi arabulucu olarak istemiyor. ABD'li World Public Opinion Şirketi'nin yaptığı saha araştırmasına göre "One minute" ile Ortadoğu'da parlayan Erdoğan popülaritesi "mayın yasası" ile yerle bir oluyor. Yani ABD'nin çıkarları açısından AKP verimli değil.AKP Kuzey Irak'ta da ABD'ye yardımcı olamazsa yandı bitti keten helva!  AKP gerçekten yol ayrımında! Hem içeride, hem ABD nezdinde!...Tüm Yazıları...

3660 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitimin finansmanı, Bedava eğitim yoktur!
Eğitimin finansmanıCüneyt Ülsever..ÖYLE bir ülkede yaşıyoruz ki, vahim olan mühim olanın, neredeyse her daim önüne geçiyor, hatta önemli olanı, öncelik kazanması gerekeni gündemden tamamen çıkarıyor.Önce 3 saptama:1) İnsan sermayesine (eğitim) yatırım yapmaya öncelik tanıyan ve fiziki sermayeye oranla insana daha fazla yatırım kaynağı ayıran ülkeler daha çok kalkınıyorlar. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu tüm ülkelerde yapılan ölçüm çalışmaları insan sermayesine yapılan yatırımın fiziki sermayeye oranla getirisinin uzun vadede daha yüksek olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle insana yapılan yatırım fiziki sermayeye (fabrika, makine, teçhizat vb.) yapılan yatırımdan daha fazla katma değer yaratıyor.İnsana yatırıma öncelik tanıyarak kalkınma sadece ABD, AB için değil, Güney Kore, Hindist

3028 defa okundu.

yazının tamamı...
Darbe girişimi aşikár
Darbe girişimi aşikárCüneyt Ülsever..MUHAKKAK ki bir darbe girişimi var.Şimdilik belli olmayan darbe girişiminin askeri mi, yoksa sivil kanattan geldiğidir.Üç ihtimal var:1) Genelkurmay direktifi ile bir "irtica planı" hazırlanmıştır.  2) Genelkurmay'ın direktifleri dışında ama TSK'nın içinde birileri "durumdan vazife çıkararak" bu planı hazırlamıştır.3) Belge sahtedir ve TSK'yı yıpratmak amacı ile sivil birileri, muhtemelen emniyet güçleri tarafından hazırlanmıştır.Ancak, her üç ihtimal de eşit derecede vahimdir, her üç ihtimal her bir vatandaşı "Ben ne biçim bir ülkede yaşıyorum?" sorusu üzerine derin derin düşündürecektir.* * *Ayrıca, beni belge etrafında iki olgu da eşit derecede ilgilendirmektedir.1) TSK ile ilgili flaş haberler hemen her keresinde Taraf Gazetesi'nde yayınla

2991 defa okundu.

yazının tamamı...
Nasıl bir toplumuz?
Nasıl bir toplumuz?Cüney Ülsever..MASA başında sosyolojik ahkám kesmeyi çok seven bir toplumda yaşamak çok sıkıcı. Ancak, Allah'tan son zamanlarda saha çalışmalarına önem veren ciddi insanlarımız da zuhur etmeye başladı.Taha Erdem, Binnaz Toprak, Ersin Kalaycıoğlu, Ali Çarkoğlu, Yılmaz Esmer vb. gibi araştırmacılar, yaptıkları çeşitli saha çalışmalarıyla bana toplumumuz hakkında çok şey öğretiyorlar.Bu arada bu araştırmacıların ulaştığı sonuçlar işine gelmeyince açıkça mızıklanan, mızıklandıkça da kara cehaleti ortalık yerlere dökülen köşe yazarları da eğlenmemize vasıta oluyorlar.* * *Saha araştırmaları halkasına en son eklenen çalışma Prof. Dr. Yılmaz Esmer'in öncülüğünde gerçekleşen ve Bahçeşehir Üniversitesi ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı'nın katkılarıyla 34 ilde 1715 denekle ya

4301 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir hadise var Beyaz ile Sarman arasında
Bir hadise var Beyaz ile Sarman arasındaCüneyt Ülsever..GEÇEN hafta kedileri insanlara çok benzettiğim için gözlemlemeyi çok sevdiğimi yazmış ve yurtdışındaki evimizde kendisini bahçemize kaydettiren Yedi Bela Hüsnü'den bahsetmiştim.Nasıl ki insanlar başka başka lisanlar konuşsalar, değişik ten rengine, inanca sahip olsalar dahi fıtrat olarak dünyanın değişik yerlerinde birbirlerine benziyorlar, kediler de aynı dilden anlamasalar da huy ve su olarak birbirlerinin aynı.Yedi Bela Hüsnü de "pisi pisi" diye çağrıldığında "Bu herif ne diyor!" diye mel mel suratınıza bakıyor ama huyu ve suyu Türkiye'deki kedilerin tıpatıp aynı. Dünyada insanların çoğunluğu gibi kedilerin de çoğunluğu, bana kalsa hepsi, kıskanç yaratıklar. Ellerin kedisi Yedi Bela Hüsnü'yü yazdığımı duyunca İstanbul'daki kıdemli

3245 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkan Saylan'ın cenazesinin düşündürdükleri
Türkan Saylan'ın cenazesinin düşündürdükleriCuneyt Ulsever..MANGAL yürekli kadının on binlerce insan tarafından muhteşem bir coşkuyla kaldırılan cenazesi bana insan fıtratı hakkında bir özelliği tekrar gösterdi.Bazı insanlar farklıdırlar, onların bazı nitelikleri diğer insanlara göre üstündür ve bu üstünlük onları doğal lider yapar. Demokrasi/cumhuriyet ikileminde bazı duruşlarına katılmasam da Türkan Saylan'a sağlığında duyduğum saygı ve hayranlık cenaze töreninde mislisiyle arttı. Hayata karşı duruşundaki şaşmaz ilkelilik; efsanelerin, tek tük de olsa, hálá var olduğunu gösteriyordu.* * *Cenaze törenine katılanlar ve dahi katılmayanlar hakkındaki gözlemlerim ise bana Tarhan Erdem ve arkadaşlarının Hürriyet Gazetesi adına yaptıkları ve bugüne dek yapılmış en büyük saha araştırma

3135 defa okundu.

yazının tamamı...
Kürt meselesi nereye payidar?
Kürt meselesi nereye payidar?Cüneyt Ülsever..DÜNKÜ yazımda allanan pullanan Murat Karayılan söyleşisinde yeni hiçbir fikrin olmadığını, Karayılan tarafından "Demokratik Özerk Kürdistan" olarak takdim edilen görüşün Apo tarafından en azından açıkça 2005 yılından beri "demokratik cumhuriyet" adı altında ilan edildiğini, hatta o tarihlerde Başbakan tarafından da telaffuz edildiğinde Başbakan'ın Apo'dan "aferin" aldığını belgeleri ile yazdım. (Hürriyet-bir internet sitesinden alıntı- Apo'nun avukatları Ömer Güneş, İbrahim Bilmez ve Zeynel Değirmenci anlatıyor: "Öcalan: Bağımsızlık istemiyoruz" -6.12.2005)Karayılan ne derse desin, üzerlerinde kendileri de iyi çalışmadıkları için, karmaşık bir ifadeyle ifade ettikleri "demokratik cumhuriyet", iki eşit milletin kurduğu cumhuriyetin aynı çatı altı

3407 defa okundu.

yazının tamamı...
Bu sabah parkta
Bu sabah parktaCüneyt ÜlseverŞEHRE bahar bu sene bir türlü gelmedi. Güneş yüzünü bir gün gösterse, üç gün, beş gün esirgedi. Karakışın ardından hasretle baharı bekleyen insanlar sonunda bizar oldular ve "Bu sene bahar hiç gelmeyecek" diyerek hüküm kesmeye başladılar.* * *Ancak, bu sabah uyandığımda birden farkına vardım ki, güneş kalın perdeleri aşmaya, kenardan köşeden yatak odama girmeye çalışıyor. Hemen perdeleri ardına dek açtım. Oda anında sanki nura gark oldu. Odam son zamanlarda hiç bu kadar aydınlık olmamıştı. Gayri ihtiyari, hayatın çok güzel olduğu fikri içimde patladı, suratım son zamanlarda hiç olmadığı kadar huzurlu bir edaya büründü. İçime birden bir heves düştü.Kendimi ne kadar çabuk dışarı attığımı bilemedim. Ağzıma da Názım Hikmet pelesenk olmuştu: "Bugün pazar, bugün

4538 defa okundu.

yazının tamamı...
42 yıl sonra!
42 yıl sonra!Cüneyt Ülsever..ORTAOKULU bitireli tam tamına 42 yıl olmuş.İngiliz Ortaokulu'ndan (English High School) aynı yıl mezun olan arkadaşlar, bir arkadaşımızın muhteşem organizasyonu sayesinde 6 ayda bir de olsa son 2 yıldır toplanıyorlar. Bana sadece son toplantıya katılmak nasip oldu.Geceye benim beklediğimin üzerinde sınıfdaş katıldı. Ortaokuldan bazı arkadaşları sık sık, bazılarını 2-3 yılda bir görüyordum. Ama, birkaç arkadaşı ise tam tamına 42 yıldır görmemiştim.* * *Düşünün, lokantaya bir kişi giriyor, bizim masaya doğru yöneliyor. Bir arkadaşım kışkırtıyor, "Bil bakalım kim bu!" Ben de gelenin yüzünü bakışlarımla kavramaya çalışıyorum.Ortaya üç türlü sonuç çıktı.Birinci grupta, 42 yıl sonra sokakta gördüğümde katiyen tanıyamayacaklarım var. Onları ya ben hafızama doğru dürüs

4410 defa okundu.

yazının tamamı...
Kargalar
Kargalar..YAŞADIĞIM ev daha çok bahçeli evlerin olduğu bir muhitte.Ulaşmak için deniz seviyesinden 2 km. kadar tırmanmanız gerekiyor. Bunun içindir ki hayvanlarla iç içe bir hayat yaşayabiliyoruz. Ben bu durumdan çok memnunum. Bahçemizde her daim 1 veya 2 köpek bakıyoruz. Bir keresinde 3 köpeğe ulaşmıştık. Uzun yıllar içinde bir sürü ev kedimiz oldu. Şu anda 1 ev kedimiz ve bahçede beslediğimiz 1 köpeğimiz var. Ayrıca günün belirli saatlerinde bahçemize uğrayan 3-4 sokak kedisi de var. Birisi sonunda bahçeye yerleşti. Ona özel bir yuva yaptık. Sokak kedileri uğradıklarında mama tabaklarında kedi maması bulamazlarsa dikleniyorlar, mırıldanarak şikáyette bulunuyorlar.* * *Hayvanları izlemeye bayılıyorum. İnsanlara yaptığım gibi onlara da karakter analizi yapmaya çalışıyorum.Köpeklerin k

20959 defa okundu.

yazının tamamı...
Böyle giderse Genelkurmay Başkanı'nın eşi de türbanlı olur
Böyle giderse Genelkurmay Başkanı'nın eşi de türbanlı olur Cüneyt Ülsever. Sayın Mine Şenocaklı Vatan gazetesi için sordu ben de cevapladım. ..Böyle giderse Genelkurmay Başkanı'nın eşi de türbanlı olur Öyle bir tablo çiziyor ki, içine beni de dahil edip, karanlık mı karanlık!.. "Sen de 10 yıl sonra röportaja başörtüsüyle gitmek zorunda kalacaksın!" diyor. "Peki böyle giderse Genelkurmay Başkanı'nın eşi de türbanlı olur mu bir 10 yıl sonra?" diye soruyorum, kendimi başörtüsüyle düşünerek... Cüneyt Ülsever de bana soruyor; "Üç yıl önce Cumhurbaşkanı'nın eşinin türbanlı olabileceğini tahayyül edebilir miydik?" ..Türkiye, 10 yıl sonra nasıl bir ülke olur?Ben analizimi iki boyutta yapmak istiyorum: Birincisi, iç dinamikleri açısından Türkiye 10 yıl sonra nereye gelebilir? İkincis

3765 defa okundu.

yazının tamamı...
Geç kalmış bir mektup SEVGİLİ Neriman Ülsever
Geç kalmış bir mektupCüneyt Ülsever..SEVGİLİ Neriman Ülsever,Kusura bakma, bir gün geç yazıyorum.Bilirsin, randevulara kolay kolay geç kalmam, üzerime düşen işleri zamanında bitirmeye çalışırım.Bu mektup, toplumun tarifiyle, Sevgililer Günü mektubu. Maalesef, senin eline teknik nedenlerle bir gün geç geçecek.* * *Ancak, müsaadenle hemen bir itirazımı dile getireyim. Söz konusu, seninle benim aramızda yaşanmış olan duygusal bağlantıyı kutlamaksa, Sevgililer Günü sözcüğü bu ilişkiyi tarif edemez.Eğer, kasıt bizim yaşadığımız türde bir ilişkiyse bunun adı áşıklar günü olmalıdır.* * *Neden Sevgililer Günü sözcüğüne itiraz ediyorum?Öncelikle, insan aynı anda birçok kişiyi sevebilir, halbuki aşk, kişinin belirli bir zaman diliminde sadece ve sadece bir kişiye karşı duyabileceği bir duygu."S

6802 defa okundu.

yazının tamamı...
Öfke baldan tatlı(mı)dır(?)
Öfke baldan tatlı(mı)dır(?)Cüneyt Ülsever..İNSANA dair nitelikler arasında baş edilmesi en zor duygulardan birisi öfkedir. Ancak, yine de öfke insana bazen cazip gelir. Bunun için öfkenin baldan daha tatlı olduğunu düşünenler de vardır.Öfke genelde insanın kendisine haksızlık edildiğine inandığı ortamlarda gelişir. Haksızlığın giderilmediği duygusu hákim olunca da öfke patlar, dışa vurur. Ancak, haksızlığa uğrayan herkes öfkelenir diye bir genelleme yapılamaz. Haksızlığa öfkeyle tepki veren insanların iki ortak özelliği vardır:Öfkeyle haksızlığa tepki verenler genellikle geçmişleri itibarıyla kendilerini ezik hisseden insanlardır. Diğer ortak özellik de öfkeye kapılan insanların analitik yeteneklerinin fazla gelişmemiş olmasıdır. Haksızlık karşısında analitik tepki veremedikleri için

4215 defa okundu.

yazının tamamı...
Herkesin bir Fahriye Abla'sı vardır
Herkesin bir Fahriye Abla'sı vardırCüneyt Ülsever..Herkesin bir Fahriye Abla'sı vardırBENCE hemen her erkeğin çocukluk yaşlarında bir Fahriye Abla'sı olmuştur. Kadınları tam olarak bilemem ama herhalde onların da zamanında bir Fahri Abi'si olmuştur.Nedir Fahriye Abla? Anne, anne-annedir, Fahriye Abla kadın-annedir. Siz 7-8 yaşlarındasınızdır, hálá ana kuzusu kıvamındasınızdır ama bir yandan da vücudunuz size kadının başka ve cazip bir insan türü olduğunu henüz açıkça söylemese de hissettirmeye başlamıştır.En yakın kadın ananızdır ama onu kadın olarak görmek tabudur, bunu bir şekilde öğrenmişsinizdir. Fahriye Abla'yı kadın olarak görmek ise daha az tabudur. Benim de bir Fahriye Ablam oldu. Benimki Aytaç Abla idi."Ne güzel komşumuz idin sen Aytaç Abla!"* * *İlkokul sona erene kadar

3902 defa okundu.

yazının tamamı...
Türklider Gazetesi Cüneyt Ülsever Başarı, Kabul Görmektir
Türklider Gazetesi CÜNETY ÜLSEVER Başarı, Kabul Görmektir..Türklider Gazetesi CÜNETY ÜLSEVER    Başarı, Kabul Görmektir.....Türklider Gazetesi 31 Aralık 2008 Cüneyt Ülsever ..Başarı, Kabul Görmektir!Başarının Sırrı programında Bülent Şenver'in konuğu olan Cüneyt Ülsever 'başarı; ait olduğunuz meslekte kamuoyu tarafından kabul görmektir' dedi.İyi bir lider olabilmek için, empati kurabilme yeteneğine sahip olup çevreyi anlayabilmek, vizyon sahibi olmak ve işine çok bağlı olmak gerektiğini söyleyen Ülsever, Türkiye'nin de  vizyonunu geliştirmesi ve sanayi yatırıma önem vermesi gerektiğini vurguladı.Cüneyt Ülsever rehberlik konusunda hem eğitim hem de iş hayatımızda yeterince çaba göstermediğimizi,  bu sebeple gençlerin kendilerine uygun olmayan alanlara yönelerek başarılı

3733 defa okundu.

yazının tamamı...
Gönüllülük insana dair bir erdemdir
Gönüllülük insana dair bir erdemdirCüneyt Ülsever..BİR insana veya bir kuruma gönüllü olarak hizmet etmek, insana dair erdemlerin en yükseklerindendir.Kaldı ki biz "komşusu açken uyuyamayan" insanlar olmakla övünürüz. Yardımsever bir millet olduğumuzu sağa sola haykırırız. Köyde imece usulüyle iş yaparız.Ancak, galiba gönüllü olmayı pek sevmiyoruz. Dünya Gönüllüler Günü (03.12.08) münasebetiyle Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın (TEGV) yaptırmış olduğu "Türkiye'de Gençlik, Gönüllülük ve Sosyal Sermaye Araştırması" sonuçları, gönüllü faaliyetlere gönülsüz olduğumuzu gösteriyor.1 Kasım-22 Kasım 2008 tarihleri arasında, 15 ilin kentsel bölgelerinde 18-35 yaş diliminde yer alan nüfusu temsil eden 748 genç ile yüz yüze görüşmeler ve 6600 TEGV gönüllüsünün davet edildiği ve 724 kişinin doldurd

3093 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkiye ve kriz
Türkiye ve krizCüneyt Ülsever..ÖNCE bir cevap: İdeolojik/totalojik görüşü ile dünya ekonomik krizini ABD devletinin çıkardığını söyleyen alaturka liberal Atilla Yayla, ilk yazısında "Dış politikasındaki saldırganlık, dünyanın jandarması rolüne soyunmanın getirdiği yüksek askeri harcamalar" (Zaman-3.10.08) nedeniyle ABD devletini suçluyordu.Ben de bu abuk savı eleştirmiştim (Hürriyet-15.10.08). Çok kızmış. Ama yine de çark etmiş. Bu sefer yeni makalesinde savaştan hiç bahsetmiyor ve "Elimizdeki bütün maddi bilgiler gösteriyor ki, finansal piyasalar krizi ABD devletinin önce Amerikalılara, sonra insanlığa armağanıdır. Devlet müdahaleleri ve devletin parayı ve kredi piyasalarını manipüle etme çabaları yüzünden çıkmıştır" diyor. (Zaman-17.10.08). Atilla Yayla'ya açıkça soruyorum: Dünyada bir t

3108 defa okundu.

yazının tamamı...
Dünya ekonomik krizini nasıl okuyalım?
Dünya ekonomik krizini nasıl okuyalım? Cüneyt Ülsever..EKONOMİK kriz çeşitli yönleriyle nihayet ülkemizde de tartışılmaya başlandı. Hatta, sevinerek gördüm ki kriz çerçevesinde felsefi yaklaşımlar da geliştirildi, çeşitli teoriler yeniden irdelendi.Bu tartışmalarda 2 ideolojik/totalojik görüş beni yakından ilgilendirdi. Ters uçlardaki 2 bakışı bugün ve yarın irdelemeye çalışacağım. Perşembe günü de kendimce krizin Türkiye ağırlıklı yorumunu yapacağım.Bana göre; krize karşı 2 ideolojik/totalojik yaklaşım sergilendi:1) Karl Marx bu tip krizleri çok önceden görmüştü. (Örn. Erinç Yeldan)2) Krizin serbest piyasa ekonomisi ile ilgisi yoktur, kriz devletin gereksiz müdahaleleri sonucu çıktı. (Örn. Atilla Yayla)* * *Karl Marx 19. yüzyılda kapitalizmin fotoğrafını en iyi çeken felsefecidir. Kapital

4456 defa okundu.

yazının tamamı...
Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor?
Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor?Cüneyt Ülsever..Önce dünyaya bakalım.* * *1990'ların ilk yarısından daha "dün"e dek tek kutuplu, tek pazarlı, teknolojinin yön verdiği, temel çelişkilerin aşıldığı liberal bir dünyanın artık egemen olduğuna inanıyorduk.Ana parametrelerimizde devlet aygıtını tartışıyor, ekonomiden elini eteğini çekmiş bir devletin ekonominin daha verimli çalışmasına yardımcı olacağını düşünüyorduk.Daha doğrusu tersini düşünenlerin yanıldığını söylüyorduk. ABD önderliğinde ulusötesi işletmelerin yön verdiği, finansal yapının tamamen globalleştiği, muazzam bir teknoloji ve her gün yenisi keşfedilen finansman modelleri ile dünyanın her yerinde paradan para kazanılan bir dünya kurulmuştu.Yeni dünya düzenine yukarıda saydığım genel paradigmanın yön verdiği önkabuller, önce bir örg

4060 defa okundu.

yazının tamamı...
Kapitalizmin en kara günü (mü?)
Kapitalizmin en kara günü (mü?)Cüneyt Ülsever..Kapitalizmin en kara günü (mü?)ABD'de büyüyen ekonomik krize karşı devlet müdahalesi oluşturmak için Başkan Bush'un Kongre'den istediğ 700 milyar $'lık bütçe Temsilciler Meclisi'nde takıldı."Wall Street'i kurtarma planı olarak anılan tasarı, 205 evet oyuna karşılık 228 hayır oyu ile reddedildi. Çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçiler'den oylamada 66 evet, 133 hayır oyu çıktı. 141 Demokrat tasarıya evet derken, 94'ü hayır yanıtı verdi." (Hürriyet- 30.09.08)Oylama gününü kapitalizmin en kara günü olarak görenler olduğu gibi krize müdahaleyi kapitalizmin sonu, Karl Marx'ın kehanetlerinin doğru çıkması şeklinde yorumlayanlar oldu.Ben de "Bir Liberal Olarak Özeleştiri" başlıklı yazımda (25.09.08) kapitalist sistemin krizlerden muaf olmadığını ama bir

3151 defa okundu.

yazının tamamı...
Sadece laf üreterek yaşıyoruz
Sadece laf üreterek yaşıyoruzCüneyt Ülsever..DÜNYADA devlet ve siyaset tek amaç için vardır:Sorun çözmek! Devlet toplumsal sorunları çözen aygıttır, siyaset de sorunların nasıl çözüleceğini arayan mekanizma!Bizde ise devlet ve siyaset kendini tam tersini yapmakla görevlendirmiş.Devlet habire milletin başına bela olmaya çalışıyor, siyasetçi ise habire sorun çıkarmakla meşgul.Neden? Zira, biz iş üretmeyi değil, laf üretmeyi seviyoruz.Susması gerekenlerin bu kadar çok konuştuğu ülke sayısı dünyada çok azdır. Devlet de siyasetçi de bir türlü ağzını tutamıyor.* * *Hadi Başbakan habire konuşuyor, muhalefet habire ona laf yetiştiriyor.Ancak, ülkemizde Genelkurmay, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Merkez Bankası vb. gibi işini sessiz sedasız yapması "görev şartı" olan kurumlar da habire laf üretiyorla

2984 defa okundu.

yazının tamamı...
Irak'ın geleceği
Irak'ın geleceğiCüneyt Ülsever..2009 yılı, Irak için kader yılı olacak. Ancak, kaderi büyük çapta kasım ayında ABD'de yapılacak başkanlık seçimleri belirleyecek.Gözüken odur ki, başkanlık seçimi Cumhuriyetçi McCain ile Demokrat Obama arasında geçecek.Görüşlerine büyük değer verdiğim Ömer Taşpınar, Washington'dan yazdığı yazısında ("Obamania ve Ankara"-Sabah-02.06.08) seçimlerde Obama'ya daha fazla şans tanıyor ve her iki adayın Irak'a bakışlarını şöyle özetliyor:"...McCain, Irak konusunda Bush yönetimiyle bütünüyle aynı çizgide. Amerika'nın gerekirse daha onyıllarca Irak'ta kalmasını savun(uyor)...(Ancak) AK Parti (...) McCain'i tercih ediyor gibi gözüküyor. Bu durum herhalde McCain'in Irak politikası ile ilgili. Türkiye, ABD'nin Irak'tan apar topar çekilmesini istemiyor. Ankara, Amerika'n

3951 defa okundu.

yazının tamamı...
UNICEF'in projesine sahip çıkalım: Anaokulu ekliyoruz
UNICEF'in projesine sahip çıkalım: Anaokulu ekliyoruzCüneyt Ülsever..UNICEF'in projesine sahip çıkalım: Anaokulu ekliyoruzUNICEF'i desteklemeyi kendim için görev biliyorum.Zira: Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu ya da UNICEF (İngilizce: United Nations Children's Fund) 1954 yılında çocuk haklarının korunması adına tanıtım ve savunu çalışmaları yapmak, çocukların temel gereksinimlerinin karşılanmasına yardımcı olmak ve çocukların potansiyellerini eksiksiz biçimde gerçekleştirmek için fırsatlar yaratmak üzere kurulmuştur. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme (ÇHS) doğrultusunda faaliyet gösteren UNICEF, çocuk haklarına kalıcı etik ilkeler olarak yerleşiklik kazandırmak, çocuklara yönelik davranışları uluslararası standartlara kavuşturmak için çaba göstermektedir.     

3709 defa okundu.

yazının tamamı...
Türban karşıtları neden kaybediyorlar?
Türban karşıtları neden kaybediyorlar?Cüneyt Ülsever..BU satırlar yazılırken Meclis Genel Kurulu "türban oylaması"nı yapmamıştı. Ancak, neticeyi şimdiden tahmin edebiliyorum.Başı kapalı üniversiteye girmek bundan böyle serbest olacak. AKP süreci çok kötü yönetti ama yine de kazanacak. Sonradan Anayasa Mahkemesi aksine bir karar alsa dahi Pandora'nın kapağı açılıyor, geri dönülmez bir sürece giriliyor. Hatta daha önceleri de yazdığım gibi mücadelenin burada durulmayacağını, yerel seçimlere kadar alanını genişleterek devam edeceğini de söylemek mümkün.Türban neden kazanacak? Çok basit ve kaba bir dille ifade edeyim:Türbana karşı olanlar tembeller de ondan!Evet, türbana karşıt olanlar da büyük oranda, karşı cephe gibi, ideolojik ve dışlayıcı, dolayısıyla "tek doğru"nun kendi tekellerinde oldu

3593 defa okundu.

yazının tamamı...
ARI hareketi ve gençler
ARI hareketi ve gençlerCüneyt Ülsever...ARI hareketi ve gençlerEVVELSİ gece 10. yılını kutlayan ARI Hareketi'nin tertip ettiği kutlama gecesinde gençlerle doyasıya sohbet etme, tartışma, deyim yerindeyse 'itişme' olanağı buldum.Her ortamda bunu yaşıyorum.Gençlerle tartışmak büyük tat veriyor!İnsan; gençlerin karşısında hocalar heyeti önünde imtihan oluyormuş gibi hissediyor.Bol bol adrenalin üretiyor ve tüketiyorsunuz!Üniversitede ders verirken de sanki ben hoca değil de öğrenci imişim gibi hissediyorum.Gençlerin karşısında mahcup duruma düşmemek için hep hazırlıklı olmak gerekiyor.* * *Gençlerle konuşurken, onların benim ağzıma bakıp 'Hakkınız var!' demelerinden çok kendi deyimleriyle benimle 'itişmelerinden' hoşlanıyorum.Gençlerle tartışmak çok heyecanlı, zira gençler: i) kendi görüşleri

3728 defa okundu.

yazının tamamı...
Türban kavgası mı sınıf çatışması mı
Türban kavgası mı sınıf çatışması mıCüneyt Ülsever..Türban kavgası mı sınıf çatışması mıSON tartışmalardan sonra iyice iman ettim ki türban meselesi hukuki bir mesele değildir. Marksist terminoloji ile söylersek bir sınıf çatışmasıdır.Türban sadece bir simgedir, ama her iki tarafın da ortak mücadele alanı olarak kabul ettiği bir simgedir.Bunun için de Anayasa da değişse de, kanunlar teker teker yeniden yazılsa da çatışma bitmeyecektir. Hatta türbanlı öğrenciler üniversiteye gitmeye başlasa dahi mesele çözülmeyecektir.Bir taraf (türbancılar) alanlarını genişletme, diğer taraf da (türban karşıtları) alanı daraltma mücadelesine devam edeceklerdir. Zira, her iki taraf da çatışmayı sınıf/zümre/aidiyet çatışması olarak görmektedir. Üstelik, birinin kazandığı/kazanacağı mücadelede diğeri kendine

3431 defa okundu.

yazının tamamı...
Türban ve başörtüsü
Türban ve başörtüsüCüneyt Ülsever..BUGÜNDEN belli ki yeni anayasa tartışmalarında kıyamet "türbanlı öğrencilerin üniversiteye girebilmesinin anayasal güvence altına alınıp alınamayacağı" tartışması etrafında kopacak.Anayasalar "uzlaşma metinleri", hatta daha ötesi "uzlaşma antlaşmaları"dırlar.Diğer maddeler üzerinde ne kadar uzlaşma olur bilemem ama ben "baş örtme" konusunda kolay kolay bir uzlaşma yakalanamayacağı görüşündeyim.* * *Hangi perspektifle bakarsanız bakın; "türban" bir siyasi sembol olarak merkez ile taşra (mahalle) arasındaki iktidar mücadelesinin merkezine oturmuştur.Bu konuda uzlaşma olmayacağı ise en açık şeklini bir tarafın baş örtme yöntemlerinden sadece birisi olan türbanı ısrarla başörtüsü olarak adlandırması ile almaktadır.Başörtüsü kelimesini türbanla eşdeğer tutan t

22618 defa okundu.

yazının tamamı...
BAŞARININ SIRRI Cüneyt Ülsever
BAŞARININ SIRRI Cüneyt Ülsever...BAŞARININ SIRRITürk bankacılık sektörüne  bir çok yenilikler kazandırmış olan duayen bankacı Bülent Şenver, sınıf arkadaşım, benimle gençler için hoş bir sohbet yaptı."Başarının Sırrı" isimli bu televizyon programını izlemek isterseniz, hızlı internet bağlantınız varsa, bilgisayarınızın sesini açıp, lütfen yandaki ikonu tıklayın.        tıklayın izleyin... Başarının Sırrı Cünety ÜlseverTelevizyon Programı Deşifresi...Cüneyt Ülsever (CÜ)Büülent Şenver (BŞ)..BŞ: Başarının sırrı programına hoşgeldiniz.Bu gün başarının sırrını konuşacağız.Başarının sırrını tecrübeleli insanlar her zaman anlatır, ve başarıya ulaşmak için herkez onları dinler.Ama başarıya ulaşabilmek için herhalde her şey insanın kendisine kalıyor.Onları di

3411 defa okundu.

yazının tamamı...

 

Bölümler 


Cüneyt Ülsever Gözüyle

Kimdir

Başarıları

Linkler

Kendi Sesiyle

Fotograf Albüm

Kitap Tavsiyeleri

TV

Tüm Yazıları

Cüneyt Ülsever Odası


Lider Arama
    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org