Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   


 

Oktay Ekşi Gözüyle 


Resmimi Düzenleyeyim
OKTAY EKŞİ Kolaj Can Kıraç
OKTAY EKŞİ Kolaj Can Kıraç..Basın silahşörü Oktay Ekşi"Kolayca yazılmış hiçbirşey olgun değildir."Dostoyevski.Fikir, kolaj ve uygulama: Can Kıraç.OKTAY EKŞİ Kolaj Can Kıraç

2463 defa okundu.

yazının tamamı...
KAZARA SİYASETÇİ Oktay Ekşi
KAZARA SİYASETÇİ Oktay EkşiOktay Ekşi..Vs dergisinde yayınlanan bir söyleşimi paylaşıyorum.....KAZARA SİYASETÇİ  Vs.: "İyi ki  siyasete girmişim" diyor musunuz?OE: Diyorum.Benim artık gazetecilik platformunda noktayı koymuş olmam, bu gerçeği görmem lazım ama yaşıyorum.Mesleğimle bağımı kesince anlayışımın mücadelesini sürdüreceğim bir platforma ihtiyacım vardı. Ya gazetecilikte olacaktım ya da buna en yakın olan siyasette olacaktım. Zihnimde bu memlekete belki son nefesime kadar katabileceğim bir şeyler var, onları gerçekleştirmeye sorumluluğum var. Vs.: Yapabiliyor musunuz peki?OE: Önemli bir soru. "Meclise girdin bu özlemlerle bu işe atıldın, peki yapabiliyor musun?" Hayır. Vs.: Neden?OE: Çünkü şu andaki Meclis iç tüzüğü ve Meclis'in işleyişi size imkan vermiyor.İşleyiş şu: Top

2283 defa okundu.

yazının tamamı...
Eski Gazeteci Yeni Milletveili Oktay Ekşi ile söyleşi
Eski Gazeteci Yeni Milletveili Oktay Ekşi ile söyleşi..izlemek için ..Eski Gazeteci Yeni Milletveili Oktay Ekşi ile söyleşiBloomberg TVDeşifresiOktay Ekşi (OE)BLOOMBERG TV:Merhaba. Başarı hikayelerine hoşgeldiniz.Ben Yaprak Özer. Bugün çok önemli bir ismi konuk ettiğim için çok gururluyum aslında. Bir gazeteci, duayen, Sayın Oktay Ekşi. Tabii ki şuanda hemen ifade etmem gerekirse CHP İstanbul Milletvekili ve gazeteci yazar diye söylemek zorundayız. Hoşgeldiniz. Zaman ayırdığınız için teşekkür ediyorum.Milletin vekilisiniz artık . Gazeteciliği  hiçbir şekilde  bırakabilecek gibi değilsiniz. O sizin damarlarınızda akan kan. OE:Doğru. Aynen öyle. BLOOMBERG TV:Milletin vekili olma konusunda sizin tarifinizi ve sizin duygularınızı almak istiyorum. Nasıl bir şeydir? Ne hissediyorsunuz?

2809 defa okundu.

yazının tamamı...
OKTAY EKŞİ TV 8'e içini döktü
OKTAY EKŞİ TV 8'e içini döktü..izlemek için  ..OKTAY EKŞİ TV 8'e içini döktüCumhuriyet Halk Partisi hepimizin bildiği bir gerçek. TV8 DeşifresiOktay Ekşi (OE) TV8:Önce Oktay Ekşi'ye hoş geldiniz diyelim. Nasılsınız? İyi misiniz Oktay Bey. OE:Gayet iyiyim. Teşekkür ederim.TV8: Nasıl gidiyor eski yazar , yeni siyasetçi?OE:Siyasete daha alışmaya çalışıyorum.TV8:Alışabildiniz mi? Siyasete yabancı bir aileden gelmiyorsunuz.OE:Babam, ağabeyim, kuzenim, bir tarihte  ben kurucu meclise girdim. Siyasette, yasa yapıcılarda bayağı yerimiz oldu.TV8:  Siyasete ilk defa aşır neşir olan durumunuz yok. Genetik olarak zaten siyasetin içindesiniz. OE:Bizim siyasete bulaşmışlığımız, siyasetin bize bulaşmışlığı doğru bir ifade.TV8: Siyasette birçok yeni milletvekili de var sizinle beraber.

959 defa okundu.

yazının tamamı...
TRT Haber OKTAY EKŞİ Milletvekili Adayı Oldum
TRT Haber OKTAY EKŞİ Milletvekili Adayı Oldum.. izlemek için ..TRT Haber OKTAY EKŞİ Milletvekili Adayı Oldum.TRT HABER Oktay Ekşi ile SöyleşiDeşifresi  TRT HABER: Merhabalar, bu akşam Hürriyet Gazetesi'nin eski baş yazarı ve Cumhuriyet Halk  Partisi'nin İstanbul milletvekili  adayı Oktay Ekşi ile birlikteyiz. Oktay Ekşi ile medya dünyasından siyaset dünyasına geçişinin öyküsünü, siyaset planlarını, 12 Haziran seçimlerini konuşacağız. Hoşgeldiniz.OE: Çok teşekkür ediyorum beni davet ettiğiniz için. TRT HABER: Hürriyette başyazar olarak çok çok mutlu yıllar geçirdiniz. Yaptığınız işi çok seviyordunuz ve "Tanrı'nın bana tayin ettiği son gün gazeteci olarak tamamlamak isterim.  "Bana harç bitti yapı paydos derlerse bana Mesudiye'de  bir köyüm var, Aşargökçe k

4815 defa okundu.

yazının tamamı...
Daha fazla bedel isteyen varsa buradayım
Oktay Ekşi:  Daha fazla bedel isteyen varsa buradayımAbbas Güçlü - Genç Bakış - MilliyetOktay Ekşi:  Daha fazla bedel isteyen varsa buradayımEkşi istifasının perde arkasını, basın ve siyasette tartışılan üsluba dair tüm soruları Genç Bakış'ta cevapladı. Öğrencilerin sorularına verdiği yanıtların satır aralarında ise çok çarpıcı göndermeler vardı.İşte Oktay Ekşi'nin açıklamaları: Bu dönem geçer kimin yüz karası olduğu ortaya çıkar - Sayın Başbakan'ın böyle bir Basın Konseyi Başkanı olmasının bu ülke için bir yüz karasıdır ifadesine karşılık şunu söyleyebilirim ki; bu dönem geçer bizden sonraki kuşaklar taraf olmadan herkesi tarihin adil terazisinde tartar. O zaman Türkiye için kim yüz karasıdır kim değildir ortaya çıkar.Alacak verecek yok, ödediğim bedel helal olsun - Türk basın t

2204 defa okundu.

yazının tamamı...
Okuyucularıma veda
Okuyucularıma vedaBAZEN habbenin (dam-lacığın) kubbe, kubbenin de habbe yapıldığı dönemlerden geçersiniz.Benim 28 Ekim tarihli yazımın son cümlesinde (nasıl istismar edilebileceğini hesaplayamadan) değiştirdiğim iki kelime buna örnek teşkil etti. Gerçeği olduğu gibi anlatmam anlamak istemeyenlere yetmedi.Bu durumda 1966 yılından beri mensubu olduğum, 1974 yılından beri de "Başyazar"ı sıfatını taşıdığım Hürriyet Gazetesi'nden ayrılmaya karar verdim. Bana ne mutlu ki bunca yıl en iyi patronlarla ve mükemmel gazetecilerle çalıştım. Hepsine içten teşekkür borçluyum. Bugüne kadar ülkem ve mesleğim için hangi görüşleri savundumsa ömrümün sonuna kadar onları savunacağımın bilinmesini isterim.31 Ekim 2010 ...Oktay Ekşi...

1552 defa okundu.

yazının tamamı...
Başyazarımız Oktay Ekşi istifa etti
Başyazarımız Oktay Ekşi istifa ettiBaşyazarımız Oktay Ekşi, dün itibariyle gazetemizden ayrıldı. Ekşi, gazeteden ayrılmasını bugünkü veda yazısıyla okurlarına duyurdu. OKTAY EKŞİ'NİN SON YAZISI - Okuyucularıma veda        Ordu'nun Mesudiye İlçesi'nden Türkiye'nin dört bir yanına yayılan Ekşioğlu Ailesi'ne mensup olan Oktay Ekşi, 7 Aralık 1932'de bu ilçede doğdu. İlk ve ortaöğretim yıllarını Ankara-Sivas-Ankara'da geçiren Ekşi, gazeteciliğe henüz 19 yaşındayken, 8 Ocak 1952 tarihinde, Ankara Ajansı'nda başladı. Daha sonra merhum Falih Rıfkı Atay'ın sahibi olduğu Dünya Gazetesi'nde önce muhabirlik, 22 yaşından itibaren Ankara Temsilcisi sıfatıyla 1960 yılına kadar görev yaptı. Kurucu Meclis Üyesi27 Mayıs 1960 ihtilalini izleyen günlerde Dünya Gazetesi'nden

1649 defa okundu.

yazının tamamı...
Ayarı kaçırmışız
Ayarı kaçırmışızOKUYUCUDAN tepki gelmese belki unutup gidecektik. Ama "Bu düpedüz hakaret anlamına geliyor" türü uyarılar üzerine dönüp bakınca, itiraf edelim, "Lafın hem ayarını kaçırmışız, hem de seviyesini çok düşürmüşüz" diye çok rahatsız olduk. Önce kimi rencide etmişsek tüm içtenliğimizle özür diliyoruz.Gelelim şimdi hikâyenin kendisine:Bize yani Hürriyet'in köşe yazarlarına kendi yazılarını, "eğer ifade düşüklüğü, bilgi yanlışı, eksik anlatım gibi bir kusur varsa düzeltmesi için" bir fırsat verilir yani ya evine gazetenin erken baskıları gönderilir veya yazısı fakslanır.Bu profesyonel mükemmeliyetçiliğin gereğidir ve yıllardır yapılır.Biz yazarlar -en azından ben öyleyimdir- geç vakit de olsa, o metni bir kere daha gözden geçiririz. Zaman olur yazıya ilave yaparız. Zaman olur y

1540 defa okundu.

yazının tamamı...
Zafer Bayrami Mesaji
Oktay EKŞİ  Bayram mesajlarıHANİ “Şeytan dürttü” diye bir laf vardır ya öyle oldu: Bugün 87’nci yıldönümünü kutladığımız “Cumhuriyet’in ilanı” gibi önemli günlerde ve özellikle bayramlarda biliyorsunuz “büyük”lerimiz “günün anlam ve önemini” vurgulayan mesajlar yayınlarlar. Kimse okur mu okumaz mı bilinmese de bu bir gelenektir.Çünkü o metnin bir “önemi”, o önemden kaynaklanan bir de “ciddiyeti” vardır.İşte bu “ciddiyet” boyutunu ilgililer, yetkililer, görevliler ne kadar “ciddiye alıyor acaba?” diye şeytan dürtünce Başbakan Tayyip Erdoğan’ın son yıllarda yayınladığı “bayram mesajları” arasında bir gezinti yaptık.Hemen söyleyelim:Birileri de tutar Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı, Ana Muhalefet lideri ve öteki liderler acaba o günlerde ne demişler diye araştırırsa, korkarız bizim karşıl

1663 defa okundu.

yazının tamamı...
Her şeyi satan zihniyetin marifetleri
Her şeyi satan zihniyetin marifetleriAz demişizGEÇENLERDE bir tepkimizi dile getirirken Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu'nun "neyin bakanı?" olduğunu sormuştuk. Meğer bu laf tam yerine oturuyormuş. Onu da Çevre Bakanı'nın, "cennet" güzelliğindeki İkizdere Vadisi'nde 22 adet hidroelektrik baraj yapılmasını engelleyen sit kararına gösterdiği tepkiyle anladık.Konunun bir "hukuki" tarafı da var ama, ona gelmeden değinelim:Veysel Eroğlu'nun aslında Çevre Bakanı anlayışıyla değil "Çevre Düşmanlığı Bakanı" gibi görev yaptığını gösteren son haberi, arkadaşımız Nuray Babacan dün bildirdi:İkizdere Vadisi'nde Hidroeldektrik Santrallar (HES) kurmak için baraj inşa edilmesine biliyorsunuz önce yöredeki bilinçli insanlar karşı çıktı. Çünkü her barajın yöredeki tabiatı mahvedeceği aşikâ

1703 defa okundu.

yazının tamamı...
Üniversitede özgürlük
Üniversitede özgürlükKONUYU bazı siyasilerimizle bazı aydınlarımız gibi sadece "eğitim özgürlüğü ve kişi hakları" yönünden ele alırsanız, yanıt basittir: Üniversitelerde türbanın yasaklanmasını savunamazsınız. Çünkü oradaki öğrenci 18 yaşını geçmiş biridir.Kendi kıyafetine kendisi karar verir. Siz de, "Buna kimse karışamaz" dersiniz.Özellikle üniversiteler gibi temel özelliği "özgürlük" olan -veya olması gereken- kurumlarda, üniversiteyi üniversite olmaktan çıkaracak kararlardan, kurallardan, uygulamalardan uzak durmak gerekir.Bu madalyonun ön yüzü... Peki ya arka yüzünde ne var?Önce "üniversitelerdeki özgürlük ortamı"ndan başlayalım da sonra "türban"la ilgili noktaya geliriz.Üniversitelerde özgürlük, "derse türbanla girmek isteyen" öğrenciye lazımdır da, Yıldız Teknik Üniversitesi'ne gele

1653 defa okundu.

yazının tamamı...
Seçilmiş padişahlık
Seçilmiş padişahlıkBEKLİYORDUK ama Başbakan Tayyip Erdoğan'ın torbadaki turpları çıkarmak için bugün yapılacak halkoylaması sonuçlarını görünceye kadar sabredeceğini sanıyorduk.Aldanmışız. Daha önce ağzından kaçırmış gibi, iğreti bir ifadeyle sözünü ettiği Başkanlık sistemine geçmeyi iyice aklına koyduğunu, önceki gün CNN Türk'e verdiği mülakattan öğrendik.Konunun teknik kısmına gelmeden, Başkanlık sistemine geçilirse nasıl bir  Türkiye'de yaşayacağımızı özetleyelim:Tabii o sisteme boşuna değil Tayyip Erdoğan'ı "Başkan" yapmak için geçeceğiz. Sistemin gereği "hükümet etme" ile ilgili tüm yetkiler Başkan tarafından kullanılacağı için, öyle bir Türkiye'de Tayyip Erdoğan kısaca "Seçilmiş Padişah" olacak."Peki ya Başbakan? Bakanlar?" demeyin, Çünkü "Başbakan" değil ama "Bakan"lar olacak.

2359 defa okundu.

yazının tamamı...
Sağırlar diyaloğu
Sağırlar diyaloğuDÜNYADA önüne gelen ihtilafı çözen, sorunlara çare bulan ama kendi söküğünü dikemeyen bir kurum var mıdır diye sorulursa, hiç tereddüt etmeden: "Türkiye'de yargı tam bu durumdadır" diyebilirsiniz.Nitekim yeni Adli Yıl'ı, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker bu gerçeği anlatan yakarışlarla açtı.Son zamanlarda törenlerden uzak duran Başbakan Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos gibi, bu törende de yoktu. Ama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül oradaydı. Önceki yıllarda katıldığı Adli Yıl törenlerinde ne işittiyse, bu defa daha da fazlasını önünde buldu. Hatta Başkan Gerçeker sözlerine başlarken:"Her adli yıl açılışında yinelediğimiz sorunlar büyük ölçüde devam etmektedir. Hatta çoğalarak devam etmektedir" demeye kendini mecbur hisseti.Neydi o sorunlar?Yargıtay Başkanları her yıl, "İş yükümüz çok ağ

2849 defa okundu.

yazının tamamı...
Tehditle oy
Tehditle oyLAFA nereden başlamalı? Önce meşhur hikâyeyi mi anlatmalı yoksa önemini dikkate alıp: "Anayasa'nın 19'uncu maddesi, 'Her ne sebeple olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz' diyor" mu demeli? Bizi tereddüde Başbakan'ın, insanları "ikna" edemeyince baskı hatta tehdide başvurması düşürdü.Nitekim yaklaşık on gündür Başbakan Erdoğan giderek daha saldırgan bir üslup kullanıyor. Onunla kalmayıp hemen her kesimi:"Ya EVET kampanyasında bizi desteklersiniz, yahut da referandumdan sonra başınıza geleceklere katlanırsınız" diye tehdit ediyor.O bağlamda kişilere ve kuruluşlara demediğini bırakmadı. Önce Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un, "Referandumun sırası mı?" türünden bir sözüne kızdı."Bunlar gerçekte

2555 defa okundu.

yazının tamamı...
Ödül hokkabazlığı
Ödül hokkabazlığıDOĞRUSU çoğunu kamuoyunun hiç tanımadığı, kime hangi nedenle yararları dokunduğunu bilemediğimiz -elbet bir kısmını tanıdığımız ve hak ettiğine inandığımız- 5 dernek ve vakıf ile 70 kişiye geçen gün "TBMM Üstün Hizmet Ödülü" verilmeseydi aklımıza "Nedir bu işin kıstası?" sorusu belki gelmeyecekti.Listeyi gördünüzse çok muhtemelen aynı şeyi siz de düşünmüşsünüzdür.Nitekim kim olduğunu bilemediği insanlara ödül dağıtmak TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in de içine sinmemiş olmalı ki, -öyle ya, ödül alanlar içinde "milletvekili babası" olmak dışında hangi üstün hizmetleriyle ödüle layık görüldükleri anlaşılamayan iki de isim var- "Konuyu yeni kurallara bağlamak üzere çalışılacağını" söylemiş.İyi eder...Çünkü biz toplum olarak "ödül özürlü"yüzdür.Ödüllendirilmeye değer evlatlarım

1744 defa okundu.

yazının tamamı...
Kolayı var
Kolayı varBUNDA bir yanlışlık olmalı diye düşünmekte haksız değilmişiz.Öyle ya, Başbakan Tayyip Erdoğan bir topluluk önünde konuşsun, sağa sola yıldırımlar yağdırsın, PKK'nın birilerinin "taşeronu" olduğunu söylesin de "Bunun da asıl suçlusu medyadır" demesin... Olacak şey değildi. Neyse ki dün telafi etti.Ve biz, son 26 senedir başımıza bela olan PKK'nın "kimin taşeronu" olduğunu öğrenemesek de, CHP'nin, MHP'nin ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile PKK'nın "tek bir cephe" oluşturduklarına dair iddialarını duyunca zaten "Artık ne derse desin, fark etmez" noktasına gelmiştik.Dün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Meclis Grubu'nda yaptığı konuşmada:"Terörle mücadele sadece güvenlik güçlerinin işi değil. Muhalefet de, medya da bu konuda kendisini taraf olarak görmelidir. Birlik beraberliğe her

2586 defa okundu.

yazının tamamı...
Türbanlı memur...
Türbanlı memur...DOĞRUSU o ki, biz gazeteciler "bürokrasi" konulu yazılardan kaçarız. Çünkü bürokrasi kendi içinde bile tekdüzelik, sıkıcılık içerir.Ama bugün bir istisna yapalım diyoruz. Zira hükümetin, sayısı 2.5 milyonu aşan geniş bir bürokratlar kesimiyle ilgili bir yasa tasarısını Meclis'e gönderdiği bildiriliyor.Daha doğrusu tasarıyı kamuoyuna duyuran Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, ilginç iyileştirmelerden söz etti. Ama çoğu kez olduğu gibi "resmin sadece kendi işine gelen kısmını gösterdiği" gibi biz izlenim verdi.Tasarıyı inceledik. ,İnceledik derken, bu "personel" işlerinin uzmanı olmadığımızı belirtelim. Yani satır aralarına gizlenmiş bazı tuzakları görememiş olabiliriz. Hele bizim bürokrasi gibi bir virgülle bir kurumu yıkma becerisine sahip olanların hazırladığı metinlere kefil o

2502 defa okundu.

yazının tamamı...
Tüccarlar isteyince
Tüccarlar isteyince?MARİFETLİ olanlar İçişleri Bakanlığı'nın bir başka biriminde mi görev yapıyorlar yoksa Emniyet Genel Müdürlüğü'nün mensubu denen kesimden mi, bilemiyoruz. Ama bir süredir TBMM İçişleri Alt Komisyonu'nda görüşülen "Silah Kanun Tasarısı"nın başından geçenlere bakınca, birilerinin birtakım tuhaf çabalar içinde olduklarını görüyoruz.Söz konusu Alt Komisyon'da görüşülen tasarının gerekçesinde yasalarımızı "AB müktesebatına uyum programı çerçevesinde" bu düzenlemeye gereksinim duyulduğu bildiriliyor. İnandırıcı olsun diye bir de "91/477/AET" sayılı bir "Direktif"e (Talimat) atıfta bulunuluyor.İnceleyince görüyorsunuz ki sözü edilen "direktif"in içeriği ile getirilen tasarının hükümlerinin hemen hemen hiç ilişiği yok. Örneğin tasarı o bahaneyle tutuyor, bugüne kadar Gen

1556 defa okundu.

yazının tamamı...
Birileri utanmalı
Birileri utanmalıBU işin neyinin çıktığını söylemeye edebimiz izin vermiyor. Ama isterseniz "suyu çıktı" demiş olalım. Son "yakalama"larla ilgili tablodan söz ediyoruz. Ama baştan belirtelim, "yargılama süreci" hakkında yazmayacağız. Çünkü yargı ve adalet kavramlarına saygımız bize öyle yazıların büyük terbiyesizlik olduğunu söylüyor.Daha fazlası da var ama bunlar meslektaşımız. Dilimiz dönmüyor.Öte yanda yargı birbirine girmiş durumda. Ama sorumlusu "yargı"nın kendisi değil. "Reform" yapma bahanesiyle yargıyı birbirine düşüren ve taciz eden siyasi iktidar sorumlu. Nitekim 59 yargıç ve savcıyı imzasız ihbar mektuplarına dayanarak ve "yasaya aykırı" usullerle bu Adalet Bakanlığı dinletti. Hatta İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı'nı bile aylar boyu gizlice dinlediler.Sonunda hiçbir şey çıkmadı.

2273 defa okundu.

yazının tamamı...
Sıra ona da gelecek
GÜNLERDİR tartışılan, bu gidişle önümüzdeki aylarda da tartışılacağı anlaşılan "Anayasa'da değişiklik paketi"nin demokrasimizi geliştireceğine, bunu savunanların bile inanmadığı bir ortamdayız. Ama biz şimdi o tartışmayı geride bırakıp, taslağın içindeki maddelerde neyin ne olduğuna değinelim istiyoruz.Zaten "Sıra ona da gelecek" demiştik. "Taslakta gerçekten demokratikleştirici öneriler var." Örneğin demokratik işleyişin temel koşullarından biri olan "halkın gerçekleri öğrenme hakkı" bu taslakta "anayasal bir hak" haline getiriliyor. Bu amaçla yürürlükteki Anayasa'nın 74'üncü maddesine "Herkes bilgi edinme (...) hakkına sahiptir" hükmünün konması isteniyor.Yeri gelmişken belirtelim:Halen  "Bilgi edinme hakkı"nı düzenleyen bir yasamız var ama onu uygulamak için çıkartılan Yönetmelik k

1719 defa okundu.

yazının tamamı...
Kadınlar
KadınlarMEĞER hemen hepimiz “bakarkör” imişiz. Haksızlığı, eşitsizliği görmezmişiz. Örneğin çocukluk yıllarımızdan anımsarız. Ailece çarşıya çıktığımızda babam bizden ve her halde annemden bir-iki adım önde yürürdü.Mutlu bir aile idik. Babam aydın bir adamdı ama dışarıda annemden utanıyormuş gibi davranırdı?Sonra anladık ki bir erkeğin eşiyle yan yana yürümesi, onu kendisinin eşiti saydığı anlamına gelirdi. Bu ise Anadolu erkeğinin -ve özellikle Müslüman erkeğin- aile reisliği kavramına aykırıydı.Merhum babam, 1940'larda değişti. Annem en azından görüntüde “eşit” oldu. Ama milyonlarca ailede bu gerçek hiçbir zaman değişmedi.Tanınmış ses sanatçısı İbrahim Tatlıses'in, bundan 20 yıl kadar önce eşi Perihan Savaş'a neden şiddet uyguladığını soran gazetecilere, “O benim malım” dediği günlerden

2192 defa okundu.

yazının tamamı...
Tekenin sütü
Tekenin sütüBAZI meslektaşlarımız tüm iyi niyetleriyle geçen günlerde yani hükümetin askerle, hükümetin yargı ile, hükümetin Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) dışındaki tüm partilerle -artık medya ile olandan söz etmiyoruz- kavgası yüzünden yaşanan gerginliğe çare olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün devreye girmesini istediler.İsterler de...Bu acaba gerçekçi bir istek miydi yoksa "tekeden süt sağmak" gibi bir şey mi idi?Gerçi geçen zaman zarfında bizzat Cumhurbaşkanı da böyle bir teşebbüsün bir sonuç doğurmayacağını görmüş olmalı ki, ne o kimseyi çağırdı ne de ilgililerden böyle bir talep geldi.Ve biz de, geride kalan 87 senelik Cumhuriyet döneminde -öyle sanıyoruz ki- hiç yaşanmamış denecek kadar ağır gerilim -hatta kriz- döneminde neden Cumhurbaşkanı, Anayasa'dan doğan hak ve yetkilerini

2512 defa okundu.

yazının tamamı...
Skandal
SkandalOKUYUNCA şaşkına dönüp “Bu da doğru olur mu?” diyeceğiniz bir haberi dünkü Radikal Gazetesi’nde gördük. Baştan söyleyelim: Haberin doğru olmadığını iddia ediyor değiliz. Öyledir veya değildir, bilmiyoruz. Ama içinde yazılı olanlar öylesine hayret verici ki, içinizden kabaran isyan duyguları, onları söyletiyor:Alçakça bir cinayete kurban giden meslektaşımız Hrant Dink’i biliyorsunuz. Müteveffanın eşi, Hrant’ın Trabzon Emniyet ve Jandarmasının, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı’nın ve bir de Hrant Dink’i “koruma” altına alması gerekirken hiçbir şey yapmayan İstanbul Emniyeti’nin çıplak gözle bile görülen “suç ortaklığı” düzeyindeki ihmalleri sonucu öldürüldüğünü ileri sürmüş ve idari soruşturma açılmasını istemişti.Belli ki Başbakanlık, ileri sürülen iddiaları İçişle

1895 defa okundu.

yazının tamamı...
Aynadaki görüntü
Aynadaki görüntü - Yargıya saldırıBUGÜN huzurunuza davetsiz bir konukla çıkıyoruz. Çünkü Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu (BDDK) üyesi, eski İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Akın, 25 Aralık 2009 tarihli yazımızda, kendisinin bugünkü iktidar tarafından ödüllendirilerek BDDK üyeliğine getirildiğini yazdık diye bize yanıt göndermiş.Bir nokta daha var: O yazıda Akın'ın, "yargıladığı insanlar hakkında daha önce kitap yazdığı ve her biri hakkındaki kanaatlerini peşinen açıkladığı için" kararlarının Yargıtay tarafından bozulduğunu ifade etmiştik. Mustafa Akın yanıtında şöyle diyor:"1- Yargıladığım insanlar hakkında kitap yazmadım. Yazdığım kitap 'Altın Makas-RTÜK' isimli olup, 'Uyarı-Durdurma-İptal Cezalarının Yayın Özgürlüğü ilkesi açısından incelenmesi' hakkındadır. Görev

1945 defa okundu.

yazının tamamı...
Or-Gi
Or-GiTÜRKİYE'yi kurtaran, biliyorsunuz çok. O arada -örneğin erken seçimin gerekli olduğunu savunduğunuz için- vatan haini ilan edilme riski de büyük. O nedenle bir günlüğüne olsun “kurtaranlar” kafilesinin dışına çıkıp, bu satırları yazdığımız sırada bulunduğumuz yörenin iki sorununu aktaralım istiyoruz.Sözünü ettiğimiz iki sorunun biri Giresun ile Ordu'nun yıllardır çözemedikleri, ama iki ili de hem Türkiye'nin diğer bölgelerinden hem de dünyadan izole olmaktan kurtaracağı bilinen “Or-Gi” yani Ordu-Giresun havaalanıyla ilgili.Belki dikkatinizden kaçmıştır:Şu anda Türkiye'de sivil uçakların inip kalktığı 66 adet havaalanı var. Bir anlayışa göre bu zaten Türkiye'nin kaldırabileceğinden fazla. Örneğin İsviçre'nin başkenti Bern'e gitmek için Cenevre'deki havalimanına iniyorsanız, Federal Alm

1649 defa okundu.

yazının tamamı...
Neyin sırrı?
Neyin sırrı?Tam da "Kozmik Oda" ve "Devlet Sırrı" tartışmalarının olduğu sırada, "devlet sırrı" kavramına açıklık getirelim demiştik.Bizim niyetimizle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, CNN Türk'te yayımlanan yanıtları örtüşüverdi. Gül, "Tecrübe Konuşuyor" isimli programda, "Bağımsız yargı karşısında devlet sırrı söz konusu değildir" demiş. Türkiye'de -yüksek mahkemeler hariç- "yargının bağımsız olduğu" kimsenin inanmadığı bir "şehir efsanesi"dir. Bunu her zaman, sadece "iktidar" mevkiinde olanlar söyler ama kimse inanmaz.  Zaten onlar da muhalefete düştükleri zaman, tam tersini savunurlar. O nedenle Sayın Cumhurbaşkanı'nın görüşünün temel unsuru -yani bağımsız yargının varlığı koşulu- maalesef gerçeklere uymamaktadır."Devlet sırrı" ile "yargı" ilişkisine gelince...İşin kötü tarafı "devle

1831 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir dönemin sonu
Bir dönemin sonuBİZİM gibi Gregoryen (yahut Miladi) takvim kullanan tüm insanlar bugün 2009'u kapatıyorlar. Ama bizim gibi Hürriyet Gazetesi'nde çalışanlarla bu gazetenin okuyucuları için bu 31 Aralık'ın ayrı bir anlamı var: Hürriyet'in son 20 yılına damgasını vurmuş olan Ertuğrul Özkök dönemi fiilen bugün kapanıyor.Aslında Ertuğrul Özkök'ün sadece Hürriyet'in son 20  yılına damgasını vurduğunu söylemek yetmez. Gerçek şu ki Özkök, medya tarihimizin de son 20 yılına şekil verdi, damgasını vurdu. O yüzden yadırgayanı çok oldu. Hakkında hemen her gün ileri geri sayısız yazı yazıldı. Aile meclislerinin, siyaset kulislerinin, meslektaş "geyik"lerinin, komşu ziyaretlerinin, rakı masası mahkemelerinin en çok tartıştığı ve hiçbirinin kendi kalıplarına sığdıramadığı adam da Ertuğrul Özkök idi.

2515 defa okundu.

yazının tamamı...
Bakar görmez
Bakar görmezGERÇEĞİ görmüyorlar mı? Önümüzdeki günlerin, yaşadıklarımızdan çok daha kötü olacağı yolundaki algıdan haberleri mi yok?Yoksa Türkiye'yi idare edenler başka bir ülkede, biz bir başka ülkede mi yaşıyoruz? İnsan özellikle Başbakan Erdoğan'ın konuşmalarına, değerlendirmelerine ve mantık yapısına bakınca hayret ediyor.Ama nafile...      Meclis'in genel kurulunda önceki gün önümüzdeki yılın Bütçe görüşmeleri başladı.Bütçe görüşmeleri her parlamentoda önemlidir. Çünkü devletin yapısına ve işleyişine ilişkin görüşler, izlenmiş politikaların eleştirisi, tarafların belagat sanatı en çok Bütçe görüşmelerinde sergilenir.Ama asıl büyük maç, Başbakan'la muhalefet liderleri arasında yaşanır.Tabii bu sırada bol bol da demagoji yapılır. Çünkü demagoji hem parlamento hi

1688 defa okundu.

yazının tamamı...
İyi ki özgürüz
İyi ki özgürüzOktay Ekşi..BİZİM politikacıların en parlak fikirlerinin yurtdışı gezilerde ortaya çıktığını biliyorduk ama, doğrusu bugüne kadar "Basın Türkiye'de, Amerikan basınından çok daha özgürdür" diyenine rastlamamıştık.Başımıza bu da geldi. Başbakan Erdoğan İngilizce bilmediğine, Amerikan basınını bizzat izleyemediğine göre, ya danışmanları onu aldatıyor...Veya "Ben ne dersem gerçek odur" diye düşünmeye başlamış olmalı ki, yedi cihanın bildiğinin tam tersine bir kanaati rahatça -üstelik basının özgürce görev yapmasını demokratik rejimin temel taşı sayan bir ülkede- ifade edebiliyor.Önce konunun nasıl gündeme geldiğini anlatalım:Başkan Barack Obama ile görüşme yapmak üzere Washington'a giden Başbakan Erdoğan'a, hem gazeteciler hem de konuşma yapmak üzere gittiği üniversitelerdeki öğr

2343 defa okundu.

yazının tamamı...
Avantacılık
AvantacılıkOktay Ekşi..BİLİYORUZ, aşağıda okuyacağınız satırlarla "arı kovanına çomak sokmuştan" beter olacağız. Ama birileri de doğruyu söylemeli. Özellikle başkalarında görünce eleştirdiğimiz, sıra kendimize gelince görmezden geldiğimiz "doğru"lar konusunda. Birkaç gazetede çıktı:Basın Yayın Genel Müdürlüğü gazeteciler için özel kurumlardan indirimli fiyat sağlamış. Genel Müdürlük, "Sarı Basın Kartı'nın işlevini artırmak" amacıyla yaptığı çalışmalar bağlamında bu kartı taşıyan gazetecilere, bir turizm firmasından yüzde 50, diğerinden yüzde 25, üçüncüsünden yüzde 20, bir giyim firmasından yüzde 30, bir restorandan yüzde 20, bir büyük Holdingin ürettiği bazı ürünlerden yüzde 6,5 diğer birkaç kuruluştan da buna benzer indirimli tarifeyle hizmet veya mal alma olanağı sağlamış.Baştan belirtel

1673 defa okundu.

yazının tamamı...
İyi ki yaşıyoruz
İyi ki yaşıyoruzOktay Ekşi..DOMUZ gribi kavgasını -daha doğrusu kafa karışıklığını- sağlıklı bir sonuca vardırmadan karşımıza GDO'lar yani "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar" meselesi çıktı.Domuz gribinde meselemiz, "Aşıyı yaptırmak mı doğru, yaptırmamak mı?" idi. Bunda "GDO'lu gıda yenir mi, yenmez mi?" oldu.Ve yine rekorları kırdık.Tabii "saçmalama" rekorlarını...Öyle ya, "bakanlığın (pardon kendi bakanının) ithal ettiği aşıyı reddeden yegâne Başbakan" herhalde dünyada sadece bizde var.Hem "GDO'lu ürünlere ben de karşıyım, şüpheyle yaklaşıyorum. (...) GDO'lu ürün yemem" diyen hem de "hukuki zorunluluk" gerekçesiyle "GDO'lu ürünler yurdumuza girsin, bunu da insanlarımız yesin" diye Yönetmelik çıkartan Tarım Bakanı da ancak bizde olabilirdi!Hangi yasal zorunluluk sizin Anayasa'nın 5

1932 defa okundu.

yazının tamamı...
Hesap sorulsun
Hesap sorulsunOktay Ekşi..Demokratik Açılım" isimli projenin "ön görüşmesi"nin TBMM'de yapıldığı 10 Kasım günü, konunun esasına gelinceye kadar -deyim yerindeysesabah olmuştu. O yüzden başka konuyla karşınıza çıkmıştık. Bu defa öyle değil. Hem konu erken ele alındı hem de esasına girildi.Ama başka birşey oldu:Devletin yapısında ve işleyişinde akıl havsala almayacak bir rezalet ortaya çıktı:Bizzat Adalet Bakanlığı, başında bulunduğu yargı dünyasına meğer, "hayatını adalet dağıtmaya adamış insanlar" diye değil; bir, "potansiyel kriminaller topluluğu" diye bakarmış.Aksi söz konusu olsa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek, "Yargı savunma konumunda" demek zorunluluğunu duyar mıydı?"Savunma" sizden benden değil, "bir nedenle itham edilenden" alınır.Nitekim bizzat Adalet B

1813 defa okundu.

yazının tamamı...
Hesap sorulsun
Hesap sorulsunOktay Ekşi..Demokratik Açılım" isimli projenin "ön görüşmesi"nin TBMM'de yapıldığı 10 Kasım günü, konunun esasına gelinceye kadar -deyim yerindeysesabah olmuştu. O yüzden başka konuyla karşınıza çıkmıştık. Bu defa öyle değil. Hem konu erken ele alındı hem de esasına girildi.Ama başka birşey oldu:Devletin yapısında ve işleyişinde akıl havsala almayacak bir rezalet ortaya çıktı:Bizzat Adalet Bakanlığı, başında bulunduğu yargı dünyasına meğer, "hayatını adalet dağıtmaya adamış insanlar" diye değil; bir, "potansiyel kriminaller topluluğu" diye bakarmış.Aksi söz konusu olsa Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanvekili Kadir Özbek, "Yargı savunma konumunda" demek zorunluluğunu duyar mıydı?"Savunma" sizden benden değil, "bir nedenle itham edilenden" alınır.Nitekim bizzat Adalet B

1414 defa okundu.

yazının tamamı...
Nereye?
Nereye?Oktay Ekşi..BİZ yeri gelip de alınan bir kararın altında "Cumhuriyet'in kimliğine yönelik bir kasıt" aradığımız zaman birileri "hayallerimizdeki cadılarla âlemin de huzurunu kaçırdığımızı" ileri sürüyorlar. Gerçekten, karşınıza çıkan olayın gerisini görmezden gelirseniz, haklıdırlar.Ama olayı, geçmişiyle ve bağlantılarıyla birlikte tartarsanız resim değişir.Konuya girmeden önce anımsayacağınız bir örnekle başlayalım:Milletvekili seçilen bir hanım başında "türban"la Meclis'e girerse, ne Meclis Meclis olmaktan çıkar, ne demokrasi zedelenir ne de insan hakları yahut hukuk ihlali söz konusu olur.Doğru mu?Doğru!Peki Merve Kavakçı adında bir hanımın türbanıyla seçilip Meclis'e girmesi olayının tüm yapısı yukarıda dediğimizden mi ibaret idi?Orada Necmeddin Erbakan'ın, "Atatürk ilke ve

1589 defa okundu.

yazının tamamı...
Şımardı
ŞımardıOktay Ekşi..SİZ misiniz eşkıyaya "paşa" muamelesi yapan? Siz misiniz dünkü emir kullarından oluşan bir kadroyu gönlünü hoş, kafasını dinç tutsun diye göndermeye kalkan? Siz misiniz kamuoyu önünde "Biz onu muhatap almayız" türü laflar ederken "Acaba ne istiyor?" diye olmadık takla atan...Kendinden bekleneni dün yapmış!Hani avukatları aracılığıyla -eski deyimle- "emr-i yevmi"lerini yani günlük talimatı ne ise onları yayımlıyor ya... Tutmuş bu defa da:"Barış gruplarını karşılamaya gidenler sadece DTP ya da PKK sempatizanı değildir. AKP'liler de gitti. Hükümeti korkutan da budur. Kendi oy kaybından korktu. Çağrıma uyup gelenler bana bağlılıklarını göstermişlerdir. Erdoğan'ı ciddiyete davet ediyorum. Bundan sonra grup da gelmeyecek" demiş.Konunun esasına girmeden soralım:Öcalan'ın "avuka

1903 defa okundu.

yazının tamamı...
PKK meşrulaştı
PKK meşrulaştıOktay Ekşi.ERGENEKON davasının dünkü duruşması sırasında, Cumhuriyet Savcısının ve Yargıçların, orada tutuklu meslektaşımız Mustafa Balbay'la göz göze gelip gelmediklerini doğrusu çok merak ediyoruz. Bunu, duruşmaya katılan ve sadece "aydın bir Atatürkçü" olan öteki sanıklar için de sorulmuş sayabilirsiniz.Acaba içleri cız etmedi mi?Öyle ya... Onlarda da vicdan var. Savcı ve Yargıçlar eğer televizyon izledilerse veya gazete okudularsa eminiz, iki yıl önce Dağlıca'daki askeri karakolumuza baskın yapılmasının yıldönümünde yaşananları görüp en azından biraz düşünmüşlerdir.Anımsayacağınız gibi 250-300 PKK'lı tarafından yapılan o baskında 12 askerimiz şehit olmuş, 16'sı yaralanmış, 8'i de esir düşmüştü.Habur'dan, üzerlerinde PKK üniforması olduğu halde üstelik zafer işareti yapara

2219 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir uyum sorunu
Bir uyum sorunuOktay EkşiNEYİ var da olmuyor, bir türlü tayin edemiyoruz. Tıpkı bir zamanlar kürsülerden halka, "Ben sizin ananızım, ben sizin bacınızım" diyen ve dediğine kendisi dahil kimsenin inanmadığı bilinen Tansu Çiller'in sözleri gibi, Cumhurbaşkanı Gül'ün "tarafsızlık" ve "kucaklayıcılık" gösterileri de kimseyi inandıramıyor.Son örneği, geçen gün Çankaya Köşkü bahçesinde katıldığı bir televizyon programı sırasında "Anayasa değişikliği yoluyla Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) yapısının değiştirilmesi halinde, ana muhalefet partisi liderinin de MGK toplantılarına katılmasında fayda gördüğünü" ifade etmesi nedeniyle yaşadık.Böyle bir öneri Cumhurbaşkanı'nın ağzından çıkınca elbet ona kulak verilir. Olayın bir bu boyutu var. Bir de bu vesileyle Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu profil t

1480 defa okundu.

yazının tamamı...
Uygulamaya kondu
Uygulamaya konduOktay Ekşi..GALİBA iki olayı birbirinden ayırmak lazım. PKK bağlantılı 34 kişinin Kandil'den ve Mahmur'dan dün Türkiye'ye gelip güvenlik güçlerine teslim olmaları, DTP lideri Ahmet Türk'ün dediği gibi, "PKK'nın barışseverliğinin" değil, "sonun geldiğini" görmesinin işaretidir. Bunu "teslim" çağrısı yapan Abdullah Öcalan da görüyor olmalı.Bu bir.  İkincisi... Olay, bir süredir sahneye konulmak istenen ama aktörlerin hepsini ikna etmek mümkün olmadığı için içeriği de açıklanamayan "Açılım" senaryosunun artık uygulamaya konduğunu göstermektedir.Önce Amerika Birleşik Devletleri, PKK'nın lider kadrosundan Murat Karayılan'ı, Ali Rıza Altun'u ve Zübeyir Aydar'ı resmen "uyuşturucu kaçakçısı" ilan etti. Bu üç ismin -ister kendi hesaplarına ister örgüt için olsun, fark etmez- uy

1686 defa okundu.

yazının tamamı...
Kayıp mı kazanç mı?
Kayıp mı kazanç mı?Oktay Ekşi..SİZİN bu satırları okuduğunuz dakikalarda Türkiye ile Ermenistan arasında yeni bir dönemi başlatması beklenen iki protokolün Zürih'te imzalanmış olduğunu bildiren haberler gazetelerde yer almış olacak. Ama eminiz ne Türkiye'de ne Ermenistan'da, ne de Ermenistan dışındaki ülkelerde yaşayan Ermeniler arasındaki tartışma bitecek.Çünkü imzalanan protokollere "başarı" diye bakanları da, "başarısızlık" gibi görenleri de haklı gösteren gerçekler var.Dün örneğin "1921 tarihli Kars Anlaşması'na bu protokollerde açıkça atıfta bulunulmamasından" doğabilecek sakıncalara değinmiştik. Buna karşın biliyoruz ki Türkiye'nin (Sivas dahil) Doğu bölgesini "Batı Ermenistan" olarak gören ve bir gün o toprakları Ermenistan'a bağlamayı hayal eden Ermenilere sorarsanız, bu protokolle

1611 defa okundu.

yazının tamamı...
Kuran kursları
Kuran kurslarıOktay Ekşi..HAFIZANIZ güçlüyse "Bu konu bana hiç de yabancı değil" demişsinizdir. Gerçekten Devlet Bakanı Faruk Çelik'in yaz aylarında, Kuran kurslarına gönderilen çocuklarla ilgili asgari yaş sınırını kaldıracaklarına ilişkin sözlerini bir yerlerden anımsamanız lazım. Çünkü bu proje Başbakan Tayyip Erdoğan'ın özlemini dile getiriyor.Tayyip Erdoğan'ın Haziran 2005'te Beyrut'a yaptığı bir geziden dönerken gazetecilere uçakta, "Kuran kursları için yaş sınırı konulmasına karşıyım. Ben de 7 yaşında Kuran kursuna gittim. (...) Bir çocuğun Kuranı öğrenmesinin ona getireceği olumsuz ne olabilir? Burada bir yaş sınırı getirildiği zaman öğrenme kolay olsun diye değil, tam tersine bunun önünü nasıl keseriz; bu anlayışla getirildi. Şu anda Diyanet konu üzerinde çalışıyor. Milli Eğitim d

1666 defa okundu.

yazının tamamı...
BU defa bize kızan zatın adı Thomas Hammarberg imiş
Bu da yenisiOktay Ekşi..BU defa bize kızan zatın adı Thomas Hammarberg imiş.Görevi Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliğiymiş. Arkadaşımız Zeynel Lüle'nin dünkü Hürriyet'te yayımlanan haberine göre, verdiği bir raporda "Türkiye'de azınlıklara karşı ayırımcılık yapılıyor" demiş. Keza "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözünü de ayrımcı bulmuş.Önce belirtelim... Her rapor gibi kuşkusuz Bay Hammarberg'in raporunda da bazı "doğru saptanmış gerçeklerin" bulunması tabiidir. Örneğin Türkiye'deki gayrimüslim (çoğunca da Rum ve Ermeni) azınlıklara ait taşınmaz malların bu azınlık vakıflarına veya gerçek sahiplerine iadesi konusundaki istekler bizce çok yerindedir. Bunları iade etme konusunda Türk devletinin ayak sürümesi, engel çıkarması ve hatta bir kısmının üstüne yatmaya kalkması ayıptır. Kendisine "hu

2006 defa okundu.

yazının tamamı...
Sağırlar diyaloğu
Sağırlar diyaloğuOktay Ekşi..BİLİYORSUNUZ bizde insanlar "siyaset" bilmezler ama siyaset konuşurlar, bizim gibi "futbol" bilmeyenler bile konuşunca sanırsınız ki, o bir "futbol üstadı"dır. Bir de "medya" hakkında -gazete okumak dışında- hiç fikri olmayanlar hepimize gazetecilik dersi verir.En çok da siyasetçiler meraklıdır bu vaazlara.Hele siyasetçinin eline iktidar gücü geçmiş olanı, çoğu kez tam bir sorundur. Çünkü bilmediğini bilmemesi bir yana, bir de saldırgan olur. Gücü varsa yasa çıkartır, gücü yoksa veya ortam uygun değilse medyayı istediği çizgiye getirmek için başka yollara başvurur. Şimdi onlara girmeyelim.Neyse ki hukuk sistemimiz içinde hem onlara hem de sokaktaki ukala takımına "medyanın işlevi" hakkında arada bir ders niteliğinde kararlarla yol gösteren bir Yargıtay Dördüncü

1811 defa okundu.

yazının tamamı...
Sorulmayanlar
SorulmayanlarOktay Ekşi..KENDİSİYLE tanıştığımızı sanmıyoruz. Zaten ilgi alanlarımız da farklı. Tanıyanlara göre duyguları ve ilişkileri yazılarını etkilermiş. Biz zaman zaman yazılarını okuruz. Çünkü açık ve akıcı bir ifadesi var. Ama dün yazdıklarından bir kısmına imzamızı atasımız geldi. Sözünü ettiğimiz gazetecinin adı Yavuz Semerci...Dünkü Haber Türk gazetesinde "Başbakan'a sorul(a)mayan soru!" başlıklı bir yazısı vardı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 40 kadar "Genel Yayın Yönetmeni" sıfatlı gazeteciye (ilkelliği ve küfürbazlığı ile şöhret olmuş bir cibiliyetsiz dahil) verdiği iftarı konu almış. Birlikte okuyalım:"Tüm gazetelerde yazılanları okudum. Aklıma bir şey takıldı. Doğan Grubu'na ait sayabildiğim kadarıyla en az 7 yönetici-gazeteci toplantıda. Rahat bir ortam. Konuşturan sıkıştıra

1857 defa okundu.

yazının tamamı...
Bizim mahalle
Bizim mahalleOktay Ekşi...ÖNCE kural üzerinde anlaşalım: Özgürlükçü olan, özellikle "ifade özgürlüğüne" saygı gösteren bir insan, kendisinin beğenmediği görüşleri ileri sürenlerin veya o görüşler yüzünden başkalarının cezalandırılmasını kabul edebilir mi? Bizim "liberal" geçinen gizli faşistler sayesinde bir süredir işte böyle bir çelişkiyi yaşıyoruz.Bu gerçek Doğan Medya Grubu'nu batırmak amacıyla verilen 3 milyar 755 milyon lira tutarındaki ceza sayesinde bir kere daha ortaya çıktı.Bir kere daha diyoruz çünkü hem kişisel hem de profesyonel "ahlak" konusunda herkese vaaz veren birtakım kalemler, yaklaşık bir yıldan beri kendi sütunlarında Aydın Doğan'a mektup yazıp duruyorlardı. Dedikleri de özetle: "Sen iyisin ama senin yayın organlarında çalışan bazı gazeteciler var. Onlar bugünkü iktid

2568 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitime ihanet
Eğitime ihanetOktay Ekşi..GÖREVE geldiği gün amacının "üniversitelerin bilimsel verimini yükseltmek" olduğunu söyleyen Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan için mi üzülürsünüz, "Meclis abesle (saçma şeyle) iştigal etmez" diyenlerin safiyetine mi yanarsınız, insan doğrusu tereddüdünü yenemiyor.Tembelin, ahlaksızın ödüllünderildiği bir ülke gördünüz mü? Türkiye belki de tüm dünyanın eğitim tarihine işte böyle bir örnek hediye etti:Geçen yılın ekim ayında TBMM'ye hükümet tarafından gönderilen "öğrencilere af" konulu bir yasa tasarısı, sadece Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilinin değil, muhalefet görevini yapan CHP ve MHP'nin de desteğiyle Meclis genel kurulundan geçti.Çünkü partiler üniversite eğitiminin daha da kalitesizleşmesi konusunda tam bir işbirliği halin

1903 defa okundu.

yazının tamamı...
Mucize peşinde
Mucize peşindeOktay Ekşi..BARDAĞI dökmeden ters tutmanın bir yolu var mı yok mu, bugünkü hükümet sayesinde öğreneceğiz. Bu da nereden çıktı diye sormayın. Çünkü "tüm komşularla sıfır sorun" yaşama politikamızın bir sağından bakıyoruz, yukarıdaki durum geliyor aklımıza, bir de solundan bakıyoruz, aynı yere varıyoruz.İsterseniz böyle söylememize yol açan örneklere birlikte bakalım:  Son olarak biliyorsunuz Ermenistan'la ilişkilerimizi düzeltmek uğruna Azerbaycan'a yıllardır verdiğimiz bir sözü görmezden geldik. Oysa malum, "Ermeni askeri Karabağ'dan çekilmedikçe bu ülkeyle aramızdaki sınır kapısını açmayacağız" demiştik.Şimdi Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Elhah Poluhov'un sözlerinden anlıyoruz ki onlar Başbakan Erdoğan'ın 14 Mayıs 2009 günü Azerbaycan Parlamentosu'nda verdiği "

2146 defa okundu.

yazının tamamı...
Bağımsızlığa tırpan
Bağımsızlığa tırpanOktay Ekşi..HAKKINI yemeyelim...Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "Yargı sistemimizi Avrupa Birliği'ne uyumlu hale getirecek olan Yargı Reformu Stratejisi" diyerek yaptığı açıklamayla ilgili en iyi başlığı bugünkü iktidarın destekçisi gazetelerden Yeni Şafak atmıştı:"Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK), yargıdaki egemenliğine tırpan" diyerek.Avrupa Birliği (AB) yıllardır "Yargınızı bağımsızlaştıracak reformları yapın" dediğine ve bakan da bu reformun AB'nin taleplerine uymak için hazırlandığını söylediğine göre, bakanın "yargının bağımsızlığına tırpan atıyoruz" demesi elbet mümkün değildi.Ama gazeteci bakanın sakladığını dürüstçe dile getirmiş.Gerçi o, son 1500 kişilik "hakim ve savcılar kararnamesi"nin bakanlığın istediği gibi çıkmasına HSYK'nın karşı koymasına

2085 defa okundu.

yazının tamamı...
Açılıma iki katkı
Açılıma iki katkıOktay Ekşi...SON iki günde iki temel kurum adına ifade edilen iki görüş umarız geminin rotadan çıkmasını önleyecek kadar etkili olur. Geminin rotasıyla bir süredir devam eden "demokratik açılım" isimli süreci kastediyoruz. Sözünü ettiğimiz iki temel kurumdan biri CHP, öteki de Genelkurmay Başkanlığı.Bir de David Phillips imzalı rapor hikâyesi var ama ona ancak fırsat doğarsa değineceğiz.Bilindiği gibi hükümet -İçişleri Bakanı Atalay'ın ifadesiyle- bir "devlet politikası" üretmeye ve son 25 yıldır başımızı ağrıtan problemi çözmeye çalışıyor.Biz de bu çabanın Türkiye Cumhuriyeti'ni Türkiye Cumhuriyeti yapan temel değerleri koruyarak başarıya ulaşması dileğiyle ona destek veriyoruz.Ama sözünü ettiğimiz temel değerlere karşı olanlar daha ilk günden dayatmalara başladılar.

2101 defa okundu.

yazının tamamı...
Yine tutamadı
Yine tutamadıOktay Ekşi..BİR çuval incir nasıl berbat edilir diye merak ediyorsanız Başbakan Tayyip Erdoğan'dan daha iyi örnek yok.Sonuncusunu artık adı "demokratik açılım" olan "terör" kökenli soruna çare arayışı vesilesiyle gördük... Başbakan'a sorarsanız, çalışmalara "olumsuz tepki gösterenlerin de bulunması normal."Hatta o tür tepkileri "demokrasinin cilveleri" olarak gördüğünü söylüyor.Ama oraya kadar.Nitekim bu sürece katılmayan, katılmamakla kalmayıp çok ağır eleştiriler yapanların tutumu hakkındaki görüşleri sorulunca, lafa kendini tutmaya kararlı bir yaklaşımla başlıyor. Örneğin "Bu konuda fazla konuşmak istemiyorum. Çünkü biz şu anda bir barış sürecini sürdürmenin gayreti içerisindeyiz" diyor.Ya orada dursa, yahut da "Hakkımızda çok ağır suçlamalarda bulunuluyor. Örneğin bu sürec

2206 defa okundu.

yazının tamamı...
Trabzon'a dikkat
Trabzon'a dikkatOktay Ekşi..HABER önemli mi? Doğrusunu söylemek gerekirse Türkiye gibi hay-huyun fazlaca olduğu bir ülkede bir turist kafilesiyle orada görevli devlet memuru arasında çıkan bir tartışmanın haber değeri hiç de yüksek değildir. Ama tartışma eğer Trabzon'daki Sümela Manastırı'nda yaşandıysa üzerinde durmak gerekir.Olayı Doğan Haber Ajansı (DHA) muhabirinden aktaralım:"Aralarında Rusya Parlamentosu milletvekillerinden İvan Saidis ile Selanik Valisi Panayotis Psomyadis ve iki din adamının da bulunduğu yaklaşık 500 Gürcü, Rus ve Yunanlı turist dün (önceki gün) Sümela Manastırı'na geldi. Meryem Ana'nın ölüm yıldönümü olması nedeniyle manastırda mum yakıp ayin yapmak isteyen turistlere izin verilmedi.Taşların üzerine konularak yakılan mumlar yetkililer tarafından söndürüldü. Ayin y

2008 defa okundu.

yazının tamamı...
Megalomanyak
MegalomanyakOktay Ekşi...DAHA ortada fol yok,yumurta yokken İmralı'daki mahkûm, dişini gösteriverdi: Dünkü gazetelerde okumuş olmalısınız... Kendisine başrol biçtiği yeni süreçteki konumunu, Mustafa Kemal'in "devlet kuruculuğuyla" kıyasladı. Nasıl bir megalomanyak olduğunu ayrıca, "DTP de bu yeni dönemi anlamazsa, derinlemesine anlamazsa, aşılır" diyerek ortaya koydu.Ona Barzani'nin başında olduğu gibi bir "federe" devlet verseler kabul etmezmiş. O artık klasik şablonlarla meşgul değilmiş, daha çok Avrupa modeli (!?) üzerinde duruyormuş. Ama onun modeli "Avrupa modeli"nden daha "gelişkin" imiş. Çünkü "Avrupa modeli tam demokratik değil"miş.Sonra modelinin içeriğini söylüyor:"Devlet, Kürtlerin demokratik ulus olma hakkını kabul edecek"miş."Devlet isterse her yere bayrağını dikecek, ist

2202 defa okundu.

yazının tamamı...
Bizim Taliban
Bizim TalibanOktay Ekşi..AĞIZLARINI açınca yahut kalemi ele alınca hemen "ahlak"tan, "dürüstlük"ten, "insana saygı"dan, "hoşgörü"den, "sevgi"den ve "meslek etiği"nden ve özellikle de "insanları karalamanın yanlışlığından" söz etmeseler, bir şey demeye gerek bile görmeyiz. Geçen gün "Ergenekon" davasının üçüncü iddianamesi açıklandı ya...O iddianamede yer almış ne kadar ipe sapa gelmez malzeme varsa, dava ile ilgisi bulunup bulunmadığına ve ellerindeki malzemenin "haber değeri" olup olmadığına zerre kadar bakmaksızın... İnsanları insafsızca karalıyorlar.Kim olduklarını kendileri de bildiği için isim vermiyoruz. Ama marifetlerinden örnekler ortaya koyarak bu "yüksek düzeyli profesyonel"(!)lerin yüzüne ayna tutmaya kendimizi zorunlu hissediyoruz.Buyurun birlikte okuyalım:Bir günlük gazetede,

3806 defa okundu.

yazının tamamı...
Demokratikleşelim derken
Demokratikleşelim derkenOktay Ekşi..BİZ inisiyatifin İçişleri Bakanlığı'nda olacağını sanıyorduk. Anlaşılan bizzat yapmak yerine taşeronlara havale etmişler.O yüzden "Kürt Açılımı" denen girişimin, "görüş dinleme" işini Polis Akademisi'ne bağlı Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi ile (UTSAM) Uluslararası Stratejik AraştırmalarKurumu (USAK) üstlenmiş.Toplantının ilk oturumunda anlaşılan "usul/metot" meselesi konuşulmuş. İkincisinde "Demokratikleşme paketinde neler olmalı?" sorusuna yanıt arayışı varmış.Kimin ne dediğini -en azından bu satırların yazıldığı sırada- bilmiyoruz ama toplantıyı düzenleyenlerin hemen hemen hep aynı havayı çalan "ver kurtul"cuları dinlemek istediğini anlıyoruz. Doğrusu Demokratik Toplum Partisi (DTP) ileri gelenleriyle Abdullah Öcalan'ın avu

1778 defa okundu.

yazının tamamı...
Sigaraya veda OKTAY EKŞİ
Sigaraya vedaOktay Ekşi..                     İSMET Paşa ömrünün son yıllarında günde üç yahut beş sigara içerdi. Çünkü hem doktorlardan hem de eşinden çekinirdi. Yoksa hem sigarayı sever hem de "Ben sigara içmeye hep karşı oldum. Nitekim kendim de sigara içmeyi en az 40 kere bıraktım" dediği konuşulurdu. Merhumun bir de 1930'lu yıllarda Başbakan iken, hükümetin "sigara"ya yaptığı zammı savunmak için "Zam yaptık çünkü içenin parasını, içmeyenin sağlığını kazanmak istiyoruz" dediği bilinirdi.Bilinen bir "sigara tiryakisini" anımsamamıza, sigarayı yaşamımızdan tasfiye etmeyi amaçlayan 5727 sayılı yasanın bugünden itibaren lokanta, bar vb. yerlerde de uygulanacak olması yol açtı.Sigarayı yaşamı

2865 defa okundu.

yazının tamamı...
Meşru müdafaa
Meşru müdafaaOktay Ekşi..Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ,  iki haftadır çıkartmadığı sesini dün nihayet yükseltti. "Fethullah Gülen'i ve AKP'yi Bitirme Planı" diye bilinen metnin -eldeki soruşturma sonucuna göre- "Genelkurmay'da hazırlanmadığının ortaya çıkması" üzerine Ertuğrul Özkök'e  verdiği sözü tuttu. Özkök'e, "O zaman ne yapacağımızı görürsünüz" demişti.Başbuğ'un dün Ankara'da düzenlediği basın toplantısından öğrendik ki, Genelkurmay Başkanlığı bu metin dahil, ona benzer belgeleri -soruşturmanın gizliliğine ilişkin yasalara rağmen- el altından kimlerin medyaya sızdırdığının bulunmasını ve cezalandırılmasını istemiş.Bundan bir sonuç çıkar mı pek emin değiliz. Çünkü bu başvuruya ilişkin soruşturmayı o "sızdırma" veya "disinformation" kampanyasını yürütenler yaparsa, hi

1987 defa okundu.

yazının tamamı...
Hayat mı, adalet mi?
Hayat mı, adalet mi?Oktay Ekşi..SON haber Uludağ Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Mustafa Yurtkuran'la ilgili...Dünkü Milliyet'in bildirdiğine göre -ki biz de araştırdık az bile yazmışlar- "Ergenekon sanığı" olduğu gerekçesiyle tutuklanan Prof. Yurtkuran da, yaşama hakkından -kendisinin yahut yakınlarının değil- ancak başkalarının verdiği karar ölçüsünde yararlanabilecekmiş.Mustafa Yurtkuran'a, "Ergenekon denen soruşturma kapsamında" gözaltına alındığı tarihten önce zaten "testis kanseri" teşhisi konmuş ve sol testisi alınmıştı. Bununla ilgili ışın tedavisine başlanacağı sırada da tutuklanmıştı.Keza kalbe giden ana damarlardan birine stent konmuştu. İkinci bir damarı tam tıkalıydı.Öteki hastalıklarını saymıyoruz. Her gün 13 ayrı ilaç almak zorunda olan birine ne kadar "sağlıklı" diyebil

2684 defa okundu.

yazının tamamı...
Utanacak biri aranıyor
Utanacak biri aranıyorOktay Ekşi..TÜRKİYE'nin bir "Belgeler Savaşı" dönemi yaşadığını ileri sürmek ne kadar doğru olur bilemiyoruz. Ama kamuoyunu şoke eden bir belgenin "doğru" yani gerçek bir belge olup olmadığı henüz anlaşılamadan dün de bir başka önemli "belge"nin sahte -veya tahrif edilmiş- olduğu ortaya çıktı.Meğer RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın Almanya'ya girmesinin yasaklanmadığını ispat için Akman'ın gösterdiği belge sahte imiş.Şimdi oturup bakalım:   RTÜK yani Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) bildiğiniz gibi radyo ve televizyonların belli yasal ilkelere göre yayın yapmasını sağlamak amacıyla oluşturulan bir kamu kurumu. Böyle bir kurumun başındaki kişinin kamuoyuna gösterdiği belgenin tahrif edilmiş (üzerinde oynanmış) olması bir yana, ağzından çıkan sözlerin bile gerç

2036 defa okundu.

yazının tamamı...
Medya imamlığı
Medya imamlığıOktay Ekşi..SANMAYIN ki âleme en çok medya akıl verir. Bir de "medyaya akıl verenler" kesimi vardır ki, kılıçları pek keskindir. Keskindir ama verdikleri akla en az kendileri itibar eder. Bab-ı Âli İmamlığı'dır bu... Şimdiki imam da Zaman Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'dır.İsterseniz neden öyle dediğimizin hikáyesine gelelim:Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 14 Nisan 2009 günü Harp Akademileri'nde yaptığı 2.5 saatlik sunumu anımsarsınız. Ertesi gün yani 15 Nisan'da Zaman yazarı ve Cihan Haber Ajansı (CHA) Genel Müdürü Abdülhamit Bilici, "Dağda kalsam beni kurtarır mısın Paşam?" başlıklı yazısında bir olayı anlattı. Meğer CHA muhabiri Lütfi Aykurt, haber yapmak için Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü yere gitmiş. İşini tamamlayıp dö

1999 defa okundu.

yazının tamamı...
Kadına saygı dersi
Kadına saygı dersiOktay Ekşi..AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi, ülkemizi yöneten devleti de, burada yaşayan insanları da "yola getirmeyi" amaçlayan çok önemli bir karar verdi. Kocasının uyguladığı şiddet karşısında, onu korumayan Türkiye Devleti, bayan Nahide Opuz'a tam 36 bin 500 Euro tazminat ödemeye mahkûm oldu.Demek ki artık ne devletin eski kafası, ne kocanın "Karım değil mi, istersem döver istersem söverim" ilkelliği, ne de "şiddet" kültüründe yetişmiş insanımızın ve özellikle polisimizin zihniyeti kabul görüyor.Hem Anayasa'ya, "sosyal bir hukuk devleti" olduğunuzu yazacaksınız hem de evde, sokakta, karakolda şiddet uygulanmasına ses çıkarmayacaksınız diye bir şey yok.Opuz'un olayı bu açıdan hem örnek teşkil edecek kadar çarpıcı:Kocası denen adamla 1995'te evlenmiş. Ondan üç çocuğ

2068 defa okundu.

yazının tamamı...
Ne için adalet? Erol Manisalı
Ne için adalet? Erol ManisalıOktay Ekşi..EROL Manisalı'yı 1960'lı yıllardan tanırız. Dostumuzdur. Biliyorsunuz şimdi Ergenekon sanığı olarak Silivri Cezaevi'nde. Kitap yazmaktan, öğrenci yetiştirmekten, bu ülkenin bağımsız ve onurlu bir Cumhuriyet olarak yaşaması için bizlere düşen vatandaşlık görevini yapmamızı istemekten başka bir suçu (!?) olması -bize sorarsanız- mümkün değil.Manisalı ile ilgili son haber önceki gün Cumhuriyet'te yayımlandı. Silivri hastanesinden "beyninde tümör teşhisi" ile İstanbul'a Haseki Hastanesi'nin Nöroloji Bölümü'ne gönderilmiş. Burada iki defa tomografi, bir kere MR çekimi yapılmış. Beyninde "damar tıkanıklığı" bulmuşlar.Demek ki Erol'un 2004 ve 2006 yıllarında geçirdiği iki kalp krizi ve iki kısmi felç, bel fıtığı, yüksek tansiyon, kalp büyümesi ve aort geni

2881 defa okundu.

yazının tamamı...
Dukunulmazlık, Yeri geldi
Yeri geldiOktay Ekşi..DokunulmazlıkYANLIŞ mı yaptınız, dönüp bir gün o yanlış karşınıza çıkıyor ve düzeltiyorsunuz.Eksik mi bıraktınız,o eksik bir gün sizi zorluyor, siz de tamamlıyorsunuz.Verdiğiniz sözü tutmadınız mı, aynı kural orada da işliyor, namus borcunuzusonunda ödüyorsunuz.Dokunulmazlık hikâyesi ona döndü.Hiç akla gelmeyen bir nedenle ve hiç akla gelmeyecek bir tarihte karşımıza çıktı:Kim derdi ki "Milletvekili dokunulmazlığı ile ilgili Anayasa hükmünde boşluk var. Cumhurbaşkanı seçilen bir kimsenin dokunulmazlıktan yararlanması hem doğru hem de gereklidir. Ama maddede buna dair açık bir hüküm bulunmamaktadır."Ne yapacaksınız şimdi?Ya oturup Anayasa'nın konuyla ilgili 83'üncü maddesini ele alacak yani eksiği gidereceksiniz veya gönlünüz istemese de Cumhurbaşkanı'nın bir "şüp

1903 defa okundu.

yazının tamamı...
19 Mayıs'ın Türkan'ı
19 Mayıs'ın Türkan'ıOktay Ekşi..KENDİSİNİ en iyi "Atatürk'ün kızıyım" diye tanımlayan Prof. Dr. Türkan Saylan tam da o kimliğe en uygun günde, 19 Mayıs 1919'un 90'ıncı yıldönümüne ramak kala aramızdan ayrıldı. Bugün bizim Gençlik ve Spor Bayramı'mız. Ama o bayramı doğuran gün, büyük bir mücadelenin ilk günüydü.Büyük mücadelelerin, çağdaş bir Türkiye yaratmanın öncü kadınlarından biri olan Türkan Saylan'a ulusça çok şey borçluyuz. Olayı, içinde yaşadığımız için biliyoruz. Türkiye'nin adım adım "şeriat" düzenine kaydırılmakta olduğunu daha Turgut Özal'ın başbakanlığı sırasında gören çok az aydın varken, Prof. Dr. Aysel Ekşi'nin öncülüğünde birkaç akademisyen kadın, ilk olarak harekete geçtiler. Önce Çağlayan'da bin küsur aydın kadının katıldığı bir yürüyüş yaptılar. Ardından Prof. Dr. Aysel

2403 defa okundu.

yazının tamamı...
Şükür helvası
Şükür helvasıOktay Ekşi..EĞİTİM biliyorsunuz insanın davranış biçimlerini değiştiren sürecin adıdır. O nedenle tüm ulus bireylerinin "eğitim"inden sorumlu bir Bakan'ın da, başkalarına örnek teşkil edecek düzeyde uygar, zarif ve dikkatli bir kişi olmasını beklemek herkesin hakkıdır.Peki 6 sene "eğitim bakanı" olan zatın hali nedir?Ne olduğunu dünkü gazetelerde okudunuz:Yeni Milli Eğitim Bakanı'na görev devrederken, "Yapısal reform, değişim, dönüşüm adına ne varsa MEB'de yapılmıştır. (...) Milli Eğitim Bakanlığı otomatik pilota bağlanmıştır" diyor.Bunun anlamı, "Sen eğitimden anlamazsın ama önemli değil. Önüne gelen evrakı imzala, yeter" değil mi?Bu ülkede Cumhuriyet ilan edileli 86 yıl oldu. Bu 86 yıl boyunca "bakanlık" koltuğuna belki 5, belki 10 bin kişi oturdu. Siz hiçbirinin, halefine k

1827 defa okundu.

yazının tamamı...
Laf cambazı
Laf cambazıOktay EksiBARACK Obama'ya bayağı umut bağlamıştık. Çünkü hem 24 Nisan'dan ikibuçuk hafta önce Türkiye'ye geleceksin, anti-Amerikan duygu ve düşünceleri büyük çapta geriletecek sözler söyleyeceksin... Böylece 1915-18 olaylarına "soykırım" demeyeceği izlenimi vereceksin... Sonra da "soykırım"ın Ermenicesini söyleyeceksin.Bu fazla "cin"lik değil mi?Gerçi Obama burada iken de açık şekilde, "Ben o olaylarla ilgili kanaatimi aynen koruyorum" dedi. Ama Türkiye ile Ermenistan arasında -Azerbaycan'ı derin şekilde kırma pahasına- sürdürülen görüşmeleri bizden çok Obama'nın istediği bilindiği için, Türkiye'de öyle bir iyimserlik doğmuştu.Daha doğrusu, o iyimserliğin doğmasına asıl Obama'nın, "Şimdi geriye değil ileriye bakma zamanı" anlamındaki sözleri yol açmıştı.Ama belli ki Barack Obama

4848 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkiye halkı mı?
Türkiye halkı mı?Oktay Ekşi..GENELKURMAY Başkanı İlker Başbuğ'un önceki gün yaptığı konuşma uzunca süre tartışılabilecek gibi görünüyor.Dün gazetelere baktık. Başkan'ın "hukuka ve demokratik rejime saygı" temeline oturtulmuş konuşması hayli övgü almıştı.Türk Silahlı Kuvvetleri'ne "dinsiz" diyebilen insafsız müfteriler ise tükürdüklerini yalamanın sıkıntısını sergiliyordu.Ama en çok Başbuğ'un "Türk milleti" ve "Türkiye halkı" kavramlarına ilişkin sözlerinin tartışıldığına tanık olduk. Bu bağlamda en dikkati çeken ise, Başbuğ'un "Türkiye (halkı) lafını çekin, oraya Türk koyun, bu etnik bir tanım olur" şeklindeki cümlesinin önemsenmesiydi.Başbuğ'un hem dinleyicilere dağıtılan konuşma metninde hem de Genelkurmay Başkanlığı'nın resmi web sitesindeki versiyonunda bu cümle yok. O nedenle resmi me

2835 defa okundu.

yazının tamamı...
Normalleşsin ama
Normalleşsin amaOktay EkşiKİM ne derse desin. Tüm haberler Türkiye ile Ermenistan arasında henüz kamuoyuna ilan edilmemiş bir mutabakatın olduğu izlenimini veriyor. Hadi biraz daha ihtiyatlı bir dil kullanıp, "Başbakan Erdoğan'ın bu konuyla ilgili dünkü sözleri çıkıncaya kadar, durum öyleydi" demek daha doğru olur.Gerçekten, yakın günlere kadar ilişkimizi "Bir millet iki devlet" diyerek ifade ettiğimiz Azerbaycan'ı çok kızdırdık.Bakü'den gelen haberler sadece Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in değil, Azerbaycanlı gazetecilerin, çeşitli sivil toplum örgütlerinin, kurum ve kuruluşların da Türkiye ile Ermenistan arasındaki görüşmelere büyük tepki gösterdiklerini bildiriyor.Örneğin, yazılı, sözlü ve görüntülü 64 medya organı, Türkiye-Ermenistan arasındaki sınır kapıları eğer 1993'ten beri Ermenista

2881 defa okundu.

yazının tamamı...
Neden oradasınız?
Neden oradasınız?Oktay Eksi..BAŞBAKAN, gazetecilerden sadece gerçeğin yazılmasını, hakaret ve iftiranın engellenmesini istiyor.İyi ediyor. Gerçekten gazetecilerin temel görevi "gerçeği bozmadan, abartmadan kamuoyuna duyurmak"tır.Keza "hakaret ve iftira", kendisi dahil kimsenin hakkı değildir.Baştan söyleyelim... Bunlarda Başbakan Tayyip Erdoğan'dan zerre kadar farklı düşünmüyoruz.Nerede ayrıldığımıza gelmeden önce kendisinin Van'da söylediklerinden alıntılar yapalım:Başbakan'a göre, "Bir medya grubuna verilen para cezası nedeniyle kendisinin ve hükümetinin, basına baskı yapılıyor diye yabancılara şikáyet edilmesi" yanlış imiş. Kaldı ki "Türkiye'de basın özgürlüğü, fikir özgürlüğü var"mış ve "her geçen gün daha da gelişmekte" imiş. Bu bir.İkincisi, "Tüm anketlerde araştırmalarda en güv

2802 defa okundu.

yazının tamamı...
'Padişah'larımız
'Padişah'larımızOktay Ekşi..KİMİ densizlik dedi. Kimi şakaya vurdu. Kimi üstüne alınmayıp karşı tarafı küçültmek için kullandı.Ama kabul edelim ki İstanbul'da metrobüs hattının açılışı sırasında bir aklı evvelin Başbakan Tayyip Erdoğan'ı "Son Osmanlı Padişahı" olarak gösteren bir afiş açması, seçim kampanyasına damgasını vurdu.Neden öteki yakıştırmalar, örneğin Mersin'de yapılan AKP seçim mitingi öncesinde açılan bir afişteki "Türkiye'nin İkinci Atatürk'ü" tutmadı?Çünkü Tayyip Erdoğan'ın bir "siyasi lider" olarak hareketlerine, sözlerine, kararlarına, ülkeyi yönetim biçimine bakanlar, bunların ancak kendisinde "padişah"lık vehmeden bir kişiye yakıştığını düşünüyorlar."Atatürk"lük ona hiç uymuyor ama Erdoğan'ın "ben merkezli" kişiliği ve yönettiği ülkeyi kendi malı gibi algıladığını ortaya

2367 defa okundu.

yazının tamamı...
Seçim etiği
Seçim etiğiOktay Ekşi..BUNA bizim bildiğimiz Türkçe'de "gemi azıya aldılar" denir. Gemi azıya almak, dizginlenmeyi reddetmektir. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 29 Mart öncesinde tam da o söze uygun bir kampanya yürütüyor. Nitekim Başbakan Erdoğan bile artık muhalefet belediyelerine merkezi idareden destek vermeyiz demeye getiriyor.Önce anımsayacaksınız Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Antalya'da kapıyı açmış halktan, "seçecekleri belediye başkanının o yöreye hizmet getirmesini istiyorlarsa oylarını AKP adayına vermelerini" istemişti.Onun ardından Devlet Bakanı Murat Başeskioğlu'nun aynı tür sözler ettiği ileri sürüldü. Derken Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün İzmir'in Bayraklı Belediye Başkanlığı'na aday olan AKP'liyi desteklemek için seçmene "Genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de

2105 defa okundu.

yazının tamamı...
Neyin özlemi?
Neyin özlemi?Oktay Ekşi..SON zamanlarda bir "Osmanlı" lafıdır gidiyor. Bakıyorsunuz, Filistin'e -örneğin Gazze'ye- gitmiş bir gazeteci, sokaktaki bir yarı cahil Arap'ın lafını büyük bir iftiharla nakletmiş: "Keşke Osmanlı buraları terk etmeseydi de huzur içinde yaşasaydık."Geliyorsunuz orada burada bir şekilde "Osmanlı" özlemi dile getirilmiş.Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, Batman'da halka "Devlet bizim iktidarımızda meşruiyet kazandı. Bizim iktidarımızda cumhuriyetimiz halka buluşuyor. Demokrasimiz meşruiyet zeminini güçlendirdikçe gayrimeşru alanlar daralıyor" demesinden mi cesaret aldılar nedir, (o söze sonra geleceğiz) AKP'nin dün yaptığı bir Kadıköy etkinliğinde birileri de Başbakan Tayyip Erdoğan'ı "Son Osmanlı Padişahı Kadıköy'e hoş geldiniz!" yazılı bir dövizle karşılamış.Önce belirtel

3170 defa okundu.

yazının tamamı...
Büyük düşünen
Büyük düşünenOktay Ekşi..KENDİ beyanından anladığımıza göre "Bu başbakan öyle küçük düşünen bir başbakan değil"miş. "Bu başbakan Türkiye'nin şanına yakışan, büyük düşünmesini kendisi için ideal addeden bir başbakan"mış.Böyle niteliklere sahip bir başbakanı kim istemez.Başbakan'ın büyük düşündüğüne ilişkin inancına karşı çıkacak değiliz.Nihayet herkes kendini istediği gibi görebilir. Biz de ona saygı gösterir geçeriz.Lakin "büyük düşünen" Başbakan'ın meydanlarda söyledikleri pek de öyle büyük düşünen birinin ağzından çıkan laflara benzemiyor.Örneğin büyük düşünen bir başbakan ülkenin bin tane sorunu orada dururken, işi gücü bırakır da "medya" ile kavga etmeyi gündeminin birinci sırasına koyar mı?Medya ile dediğimiz zaman kendisine "biat" eden yandaşlarından söz etmiyoruz. Gerçeği kamuoyuna

2255 defa okundu.

yazının tamamı...
Rüşvet değilse ne?
Rüşvet değilse ne?Oktay Ekşi..İNSAN nereden başlayacağını tayinde zorlanıyor. Ortada Yüksek Seçim Kurulu'nun "Bu yapılan kanunsuzdur. O nedenle suç teşkil eder" diyen kararı var. Ama o kararı ne baştaki hükümet ne de onun temsilcisi olan Tunceli Valisi dinliyor. Öyleyse "hukuka bağlılıkları"ndan mı başlamak gerekir?Yoksa "seçmenin oy verme eğilimini etkileyecek şekilde ona hediye vs. vermek siyasi ahlaka aykırıdır" diye özetleyebileceğiniz -ayrıca yasayla suç sayılmış- bir uygulama var.Ona bakıp, partinizin programında "Siyasetin ve siyasetçinin yeniden saygın ve güven veren bir konuma getirilmesi, gerçekleştirmek istediğimiz bir hedeftir. Siyasetin dürüstlük ve liyakati esas alan bir yapıya kavuşturulması, siyaset finansmanının denetlenebilir ve şeffaf olması ülkemizdeki siyaset kurumunun

2229 defa okundu.

yazının tamamı...
Hukuksuz hukuk
Hukuksuz hukukOktay Ekşi..BİZLER meğer boşuna gürültü çıkartır dururmuşuz. Yüksek Seçim Kurulu da, Tunceli'den başlayan ve öteki illere de sirayet edeceği anlaşılan "seçim rüşveti" uygulamalarını durdurmaya karar verirken, "ilgilileri" hiç de ilgilendirmeyen bir iş yapmışmış. Çünkü ortada "devletin bütünlüğü ve sürekliliği" kavramı varmış.Bunu Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'dan öğreniyoruz.Başbakanın avukatlığını yaptığı dönemden "hukukçu" olduğu anlaşılan Hayati Yazıcı, dünkü gazetelerde yayınlanan sözlerine şöyle devam ediyor:"Devlet hiçbir faaliyetini seçim ya da başka nedenlerle tatil etmez. Tatil etmesini istemek de bana göre akılla, mantıkla bağdaşmaz."Verdiği bilgiye göre Tunceli'deki "eşya dağıtma" projesi bir yıl önce başlatılmış. Bunun 29 Mart'ta yapılacak "seçim"le filan ilgisi yok

2671 defa okundu.

yazının tamamı...
Git Hamas'la çöz
Git Hamas'la çözOktay Ekşi..SOKAK sizi bugün alkışlar. Çünkü sokak "akıl"la değil "duygu"yla, "heyecan"la hareket eder. Bir anda "kahraman" oluverirsiniz. Daha doğrusu öyle söylerler, siz de sahi zannedersiniz.Baş tacı ederler. Ama aynı sokak bakarsınız ki sizi aynı şekilde yani duygusal nedenlerle terk etmiştir.Çünkü onun ne sizi baş tacı ederken ne de yüzüstü bıraktığı zaman vereceği bir hesap vardır.Dahası... Sokağın vicdanı olmadığı için, azınca acımasız olur. Asıl tehlike de odur.Başbakan Tayyip Erdoğan, kendisinin Davos'taki çıkışını alkışlayanların coşkusunu değerlendirirken yanılgıya düşmesin diye söylüyoruz bunları.Kimi de "yalakalıkta geri kalmamak" için bakarsınız "sadece kendi itibarınızı değil, ülkenin itibarını da artırdığınız için" sizi kutlar.Ama o da yarın öbür gün, "Şu ta

2337 defa okundu.

yazının tamamı...
Yakışıyor mu?
Yakışıyor mu?Oktay Ekşi..YÜKSEK mahkemeler arasındaki polemiği okuyup da "şu haklı" diyecek bir babayiğit varsa önce ortaya çıksın ve hepimizi aydınlatsın. Sadece onu değil, Başbakan'ın bir yüksek mahkemeyi, "yetki gaspı yapmakla" suçladığı, iki yüksek mahkemenin birbirine girdiği bir ülke varsa, biri de onu söylesin.Liste orada bitmiyor. Bir de -bazen doğru karar da vermekle şöhretli- Yüksek Seçim Kurulu var. Konuyu biliyorsunuz:AKP iktidarı, nüfusu 2000'in altına düşen 862 belde belediyesini kapatmak için yasa çıkardı. Ancak Anayasa Mahkemesi kapatılması söz konusu belediyelerden "Nüfusumuz aslında 2 binin üstündedir" iddiasıyla idari yargıya dava açan 122 belediye için 29 Mart 2009 seçimine girme olanağı tanıdı. Derken Giresun'un Bulancak İlçesi Kovanlık Belde Belediyesi konuyla ilgili

2518 defa okundu.

yazının tamamı...
ABD'deki Türkiye
ABD'deki TürkiyeOktay Ekşi..ABD'de 30 yıl yaşayan, o sırada Türk kökenli insanlarımızın kurduğu derneklerde başkanlık yapan Ercüment Kılıç'ın, oradaki hal-i pür melalimizi (üzüntü veren durumumuzu) anlatan bir kitap yayınladığını arkadaşımız Süleyman Demirkan bildirdi. Meğer oradaki lobi şirketleri yıllardır, Türkiye'yi "söğüşlemeyi" bir meslek haline getirmişler.Sadece o değil, "soykırım" tasarılarını önlenmek için çırpınıp duran Türk yetkilileri, ABD Kongresi tüzüğünün püf noktalarını bilmedikleri için birçok fırsatı kaçırıvermişler.Dahası... Demokratlar bundan 2 yıl önceki seçimlerde Temsilciler Meclisi'nde egemenliği ele geçirdikten sonra, Türk yetkililerin randevu talepleri meğer, Bob Livingston adında Cumhuriyetçi bir eski Kongre üyesinin lobi şirketi ile çalıştığımız için geri çevri

2949 defa okundu.

yazının tamamı...
Demedin demeyin
Demedin demeyinOktay Ekşi..ÖĞRENİRLER dedik. Yine de ısrar ediyoruz.Ama "türban" konulu Anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesine karşı gösterdikleri tepkiye bakınca itiraf edelim ki umudumuz zayıflıyor.Bir kısmı kendi başlarından geçen bunca örneğe ve derse rağmen pek de öğrenecekmiş gibi görünmüyorlar.Bedelini göze aldıktan sonra mesele yok... Devam edebilirler. Nitekim Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dün bu konuda;"Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın üstünde değildir. Milli irade yorumu hoş değil. Milli iradenin üstünde irade tanımıyoruz" dediği bildiriliyor.Başbakan'ın etrafında hiç mi hukukçu yok? Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu nerede? Meclis'in İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Zafer Üskül nerede? AKP iktidarının demokratik rejimi samimiyetle

2092 defa okundu.

yazının tamamı...
Gidin üstüne
Gidin üstüneOktay Ekşi..BU iş giderek, karşılıklı yapılan bir "şantaj dengesi" üzerine oturacak gibi görünüyor ama, sebep ne olursa olsun, "kirli çamaşırların ortaya dökülmesinin" bizce yararı var:Çankaya'nın CHP'li Belediye Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Eryılmaz'ın ses kaydı ile ortaya çıkan skandaldan söz ediyoruz.Haber önce "yandaş medya" tarafından yayınlandı:Muzaffer Eryılmaz konuştuğu kişiye, belediyeden ihale kazanan firmalardan nasıl para aldıklarını, imara açılacak arsalar için oylamaya katılan Belediye Meclisi üyelerini ikna etmek için nasıl rüşvet vermek zorunda kaldıklarını, Belediye Meclisi üyelerinin nasıl "iş takipçiliği" yaptıklarını anlatıyor, onları "doymak bilmeyen yamyamlar" diye tanımlıyordu.Şu sözler de ona ait:"Adamlar imar komisyonunda her geçen dosyanın üzerine atlıyo

2220 defa okundu.

yazının tamamı...
Yetim hakkı
Yetim hakkıOktay Ekşi..MASUM insanların yoksula, felaketzedeye, çaresiz kalmışa yardım için yaptığı bağışı gemi almak, şirket kurup ticaret yapmak, radyo ve televizyon şirketine ortak olmak ve bir kısmını da cebe atmak için kullananlar Frankfurt'taki yargıç önünde çözüldükçe her şey daha iyi görülüyor.Ve tabii "yetim hakkı yememe" edebiyatının hiçbir hırsızı aklamadığı da...Tahmin ettiğiniz gibi Deniz Feneri isimli dernekteki yolsuzluktan söz ediyoruz. "Dinci kesimin Kızılay'ı" diye geçinen dernekten...Sözün burasında bir noktaya açıklık getirelim:Aynı ismi taşıyan iki dernek var. Biri Almanya'da, öteki Türkiye'de... Dava Almanya'daki derneğin yöneticileriyle ilgili. Türkiye'dekiler, önceki gün bu sütunda çıkan ve Almanya'daki dernekte yapılan yolsuzlukları konu alan yazı nedeniyle bize bi

1992 defa okundu.

yazının tamamı...
Kurumsal rüşvet
Kurumsal rüşvetOktay Ekşi...Kurumsal rüşvetDÜN televizyonda Başbakan'ı gördük. Bizlere yine çok kızmış. Ama -kendi ifadesiyle- hiç kusura bakmasın! Yolsuzluk, dolandırıcılık yapan -Almanya'daki Deniz Feneri derneği dahil- kendisine yakın görünenler de olsa, gerçeği yazacağız. Bizim işimiz bu! Bunu da böyle bilsin!Ama asıl dikkati çeken, bu yayınlar nedeniyle, "Benim adımı kullanarak birileri birtakım dolaplar çevirebilir. Hiçbirine müsamaha etmeyeceğim. Size de teşekkür ederim" demesi gerekirken küplere binip kontrolsüz Tayyip Erdoğan üslubuyla başkalarına hakaret etmesi.Bundan anlaşılıyor ki Başbakan Erdoğan ya AKP'nin gücünden yararlanıp hırsızlık yapanlar yüzünden huzursuzdur yahut bunların yapılmasına değil yazılmasına kızmaktadır.Oysa "yapanlara" kızarsa daha iyi eder. Üstelik bunu gö

2019 defa okundu.

yazının tamamı...
Türk basınında bir çınar
Türk basınında bir çınarOktay Ekşi..Travel dergidsi için Sayın Tolga Özgal'ın benimle yaptığı söyleşiyi sizlere sunuyorum..Türk basınında bir çınar?Her meslekte olduğu gibi  bizim meslekte de bazı gazetecilerden çekinilir. Bu yüzden  editörümüz "Oktay  Ekşi ile röportaj yapar mısın" dediğinde hemen olmaz demesem  de bin dereden  su getirme yoluna gittim.  Sonuçta röportaj yapmam  istenilen  kişi basında herhangi  bir kişi değildi. 34 yıldır Hürriyet'in  başyazarı , 20 yıldır Türkiye Basın  Konseyi'nin başkanı, 74 yıllık ömrünün  büyük kısmını basın  özgürlüğü ve sansürle mücadeleye adamış  bir kişi.  Binaya özellikle  yönetim  katındaki odasına  doğru gittiğimde  heyecanlanmadığımı  sö

8024 defa okundu.

yazının tamamı...
Tepetaklak yaşam
Tepetaklak yaşamOktay Ekşi....TUHAF olayların artık olağanlaştığı bir ülke olduk. O yüzden, "olağan"lar giderek bize tuhaf gelirse galiba şaşırmayacağız.Örneğin Cumhurbaşkanlığı tutuyor, "Genelkurmay Başkanı'na emeklilik döneminde kullanılmak üzere yurtdışından 1 milyon YTL değerinde bir zırhlı araba alındığı" iddialarını yalanlayıveriyor."(...)(konulu) iddia gerçeği yansıtmadığı gibi emekli olan bir Genelkurmay Başkanına olağanüstü boyutlara ulaşan bir fiyatla özel bir aracın alındığı iddiası da iftiradır."Bizim (...) ile geçiştirdiğimiz kısım, son Yüksek Askeri Şûra'dan (YAŞ) "irticai hareketleri" nedeniyle hiçbir subay ve astsubayın ihraç edilmeyişinin CHP tarafından eleştirilmesine ilişkin.İyi de her YAŞ'tan "Şu kadar subayla şu kadar astsubay -sözde- disiplinsizlik nedeniyle mesl

1948 defa okundu.

yazının tamamı...
Tablo Ergenekon
Tablo ErgenekonOktay Ekşi..BİRİMİZ doğru yapıyoruz ama hangimiz, o tartışmalı... Birimiz derken aylardan beri "Ergenekon" tamtamları çalarak gözlerine kestirdikleri herkesi ya "darbeci" yahut "darbe destekleyicisi" olarak ilan edenlerle; Ergenekon dahil "yargıya intikal etmiş konularda yazı yazmamaya" dikkat edenleri kastediyoruz.Baştan belirtelim:Eğer "Ergenekon" sanıkları arasında meşru hükümeti darbe yoluyla devirmeye kalkan yani suç işleyen varsa, elbet cezalandırmalıdır. Çünkü hem demokrasinin, hem hukuk devletinin hem de ülkemizi çağdaş dünyanın bir parçası olarak yaşatmanın temel koşulu budur.Hürriyet'in 60 yılı bulan geçmişinde, bu temel inancımıza aykırı tek satır yoktur.O nedenle burada yargı sürecini etkileyecek yayın yapılmaz. Çünkü hukuka saygı onu gerektirir.Güncel duruma gel

3439 defa okundu.

yazının tamamı...
Başarının Sırrı OKTAY EKŞİ
Başarının Sırrı OKTAY EKŞİ..Tecrübeli bankacı Bülent Şenver, başarının sırrı isimli gençler için hazırladığı bir televizyon programı için benimle bir söyleşi yaptı. Paylaşıyorum...İzlemek için lütfen tıklayın.         .. Başarının Sırrı OKTAY EKŞİDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ:  Başarının sırrı programına hoşgeldiniz. Gençlerle başarılarımızı paylaşmak istiyoruz,  başarının sırrını bulmaya çalışıyoruz. Biliyorum kolay değil, başarılı insanlar başarı sırlarını gençlerle paylaşırsa herhalde onlarda , gençlerde başarılı olur diye ümidimiz var. Kulağınıza Küpe Olsun isimli kitabı bu maksatla hazırladım. İçinde 152 iş adamımızın başarı sırları var. Bugün bu programda başarı  sırrını konuşmak üzere çok değerli bir misafirmi

1993 defa okundu.

yazının tamamı...
Durumun resmi
Durumun resmiOktay Ekşi..TÜRKİYE'de insanlar sabah bir başka Türkiye ile yatağından kalkar, akşam yatarken bıraktığı Türkiye tamamen başkadır. Birkaç gündür bu gerçeği, belki de daha önceki dönemlerden daha yoğun şekilde yaşıyoruz.Korkarız önümüzdeki dönemde de bu böyle devam edecek.Böyle devam etmesini güçlü bir ihtimal olarak düşündüren nedenler çok açık:Siz size verilen yetkiyi gereğine uygun şekilde kullanmazsanız ben de kendimi savunmak için benim yetkilerimi sizin anlayışınızla kullanıyorum.O zaman hem sizin eylemleriniz ortalığın karışmasına yol açıyor, hem de benimki.Günlük konuya gelmeden söyleyelim:Bugünkü siyasi iktidar eğer Anayasa'nın temel ilkelerinden en önemli sayılanı çürütmeyi "sistemli bir politika" haline getirmeseydi, ne partiyi kapatmayı öngören o dava açılırdı ne de

2543 defa okundu.

yazının tamamı...
Siyasi ahlak mı demiştiniz?
Siyasi ahlak mı demiştiniz?Oktay Ekşi..Siyasi ahlak mı demiştiniz?KEŞKE Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) programının ''Yerel Yönetim''lerle ilgili parti görüşünü belirleyen 43'üncü maddesine, "Partimiz (...): * Kendi alanlarıyla ilgili düzenlemelere gidilmeden önce yerel yönetimlere danışılması ilkesini getirecektir.* Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na (AYYÖŞ) (European Charter of Local Self-Government) uygun olarak, anayasal sistemimize yerel yönetim hakkının dahil edilmesini sağlayacaktır. (...)" diye yazmasalardı.O zaman aklımıza ''Bunların demokratlığı nerede? Verdikleri söze sadakati nerede? Kendi partisinin millete taahhüdünü dahi yok sayan bir zihniyetin 'siyaset ahlaktır' gibi sözler söyleme hakkının dayanağı nerede?'' diye sormak gelmezdi.Son günlerde gazetelerde biliyorsun

2622 defa okundu.

yazının tamamı...
Ahlak zaptiyesi
Ahlak zaptiyesi..BİLİNÇALTINDAN yavaş yavaş su yüzüne çıkıyor. Biz de gazetelerde ve diğer medya organlarında gördüğümüz özellikle mayolu kadın resimlerinin aslında Başbakan Tayyip Erdoğan'ın lütufkár hoşgörüsü sayesinde yayınlanabildiğini o sayede öğreniyoruz. Siz de öğrenmek isterseniz Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dün sarf ettiği şu sözleri okuyunuz:"Gazetelerinizin baş köşelerinde bu toplumun ahlak değerleriyle tamamen ters düşen çırılçıplak kadın resimlerini siz basıyorsunuz, affedersiniz ilavelerinde her şey tamamen ortada, ne yapıldı, hangi müdahale yapıldı?"Hemen ardından "yasa çıkarıp bunlara engel olma yetkisine sahip olduklarını" da şu sözlerle ifade ediyor:"Bu konuda yasama, yürütme olarak yaptığımız, yapabileceğimiz bir şey mi var, yaptık mı? O zaman nedir bu feryat?"Biz söy

1999 defa okundu.

yazının tamamı...
Kimse kimseyi aldatmasın
 Kimse kimseyi aldatmasınOktay EKŞİ  Kimse kimseyi aldatmasınSON milletvekili genel seçimini yüzde 46'yı aşan bir oyla kazandığı akşam kamuoyunun karşısına çıkıp, ''Cumhuriyetimizin temel niteliklerinden asla taviz vermeyeceğiz'' diyen, ardından AKP'ye oy vermeyen vatandaşlara seslenerek sözlerine,'' Sizin sandıkta verdiğiniz mesajı da anlıyorum. Lütfen, müsterih olun. Kime oy vermiş olursanız olun, oylarınız bizim için değerlidir, tercihlerinize saygı duyuyoruz'' diyerek devam eden Başbakan Tayyip Erdoğan'ın dünkü sözlerini dinlediniz mi? Almanya'ya hareketinden önce Esenboğa'da;''Üniversitelerarası Kurul veya Türkiye Barolar Birliği, Türkiye'deki ne tüm öğretim üyelerini ne de tüm avukatları temsil ediyor. Kimse kimsenin iradesine ipotek koyamaz. Kendilerini destekley

1901 defa okundu.

yazının tamamı...
Demedi demeyin...
Demedi demeyin...BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan bindi bir "alamete"... Lafın gerisini orijinaline uygun tamamlamaya niyetli değiliz. Çünkü "kıyamete" ne kendisinin gitmesini istiyoruz ne de ülkeyi götürmesini.Lakin istememek yetmiyor. Yaşanmışların, denenmişlerin karşımıza çıkardığı "Türkiye'nin önündeki on-on beş yılla ilgili yol haritası" var:Bizden önce bunu yani "dini siyasete alet etme" olayını Pakistan yaşadı. Değişik şekillerde olmak kaydıyla Mısır, Malezya ve Cezayir yaşadı. En radikalini de İran ile Afganistan yaşadı. Bu deneylere bakarak söyleyebileceğimiz tek şey var:Bu yol haritası bizi sadece çıkmaza götürür.Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, "türbanı üniversitelerde serbest bırakmak" amacıyla başlattığı cihat bağlamında dün Anayasa Hukuku Profesörü Ergun Özbudun'la görüştüğü bildiriliyor.

2157 defa okundu.

yazının tamamı...
Temel sorunu konuşalım
Temel sorunu konuşalımOktay Ekşi..Temel sorunu konuşalımBUNCA yıldır "türban"la yatıp "türban"la kalkıyoruz. Konuyu "hukuk" yoluyla yani yargının verdiği nihai kararlara uygun şekilde çözmeye, "hukuka çok saygılı" geçinen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı izin vermiyor.AKP iktidarının yargıyla başı hoş olmadığı için bu tavrını anlayışla karşılayabilirsiniz.Lakin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarını da beğenmiyor. Çözümü onun dışında aramak istiyor. Bir başka deyişle "yargıyla değil yasayla" diyor.O yol bizi çıkmaza mı götürür, huzura mı göreceğiz.Biz onu beklerken bu konunun en önemli üç aktörünün son günlerde gazetelerde çıkan beyanlarına değinmek istiyoruz.Biliyorsunuz bunlardan biri -en belirleyicisi- Sayın Kenan Evren'dir. Daha doğrusu bu meselenin tohumu 12 Ey

2977 defa okundu.

yazının tamamı...
Din ve siyaset
Din ve siyasetOktay Ekşi...BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın Madrid'de kendisine "Türkiye ilerici bir İslam devleti olamaz mı?" şeklindeki bir soruya verdiği yanıtı dinleyenler, "laik" rejime böylesine bağlı bir Başbakanımız olduğu için herhalde bize gıpta etmişlerdir. Öyle ya "din üzerinden siyaset yapmayı asla kabul etmediklerini" açık açık ilan eden bir Başbakan hakkında başka ne düşünebilirlerdi?Ne var ki din üzerinden siyaset yapmadığını söyleyen Başbakan Tayyip Erdoğan İspanya gezisine çıkmadan bir gün önce sözde bir "iftar yemeğine katılmak" suretiyle, aslında "din üzerinden siyaset yapma"nın pek de ince sayılmayacak bir örneğini vermişti.Hatta daha da ileri gitmiş, özetle "Mahkemenin cemevlerinin 'mabet' sayılmayacağına ilişkin kararına siz bakmayın. Gerekirse ben yasayla/masayla o işi çö

3131 defa okundu.

yazının tamamı...
Böyle eğitim olur mu?
Böyle eğitim olur mu?Oktay EkşiMERSİN Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü'nün açtığı sergideki 5 adet "nü" yani çıplak insan tablosu eğer bıçakla delik deşik edildiyse, o ülkede her kabalığa prim veren bir ortam var demektir.O zaman yılbaşı gecesi Taksim Meydanı'na giden genç kızlara -onlar üstelik turist ise- ceketli pantolonlu ayılar tarafından cinsel tacizde bulunulmasında hayret edecek bir şey yoktur. Öyle bir ülkede polis neden zamanında ve yerinde önlem almaz, o ayrı bir konu. Ama biz asıl konuya dönelim:Televizyon ekranlarında belki de izlemişsinizdir. Taksim'deki tacizciler üstelik marifet yapıyormuş gibi kameramana bakıp sırıtıyorlardı. Tam bir ayak takımı rezaleti...Aynı sosyal terbiye eksiğinin bir benzerini de dünkü Milliyet'te okuduk. Türkiye sorunlarıyla öteden beri yakından i

2185 defa okundu.

yazının tamamı...
Üç Yap Üç Yapma OKTAY EKŞİ
Üç Yap Üç Yapma OKTAY EKŞİ..Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programında benden zor bir şey istedi. Gençlere öğüt vermemi istedi. Ona birşeyler söyledim.....İzlemek için lütfen tıklayın.     ...Üç Yap Üç Yapma OKTAY EKŞİDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Şimdi de 3 yap 3 yapma soracağım size. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Oktay Ekşi ile birlikteyiz. Şimdi 3 yap 3 yapma. Oktay bey gençler için, gençler şu 3 şeyi hayatta yapmayın. Aklınıza ilk gelen ne olursa bu hiç önemli değil şu 3 şeyi yapmayın diyebileceğiniz onlara.OE: Gençten kastımız eğer meslek dünyasından ise , şöyle söyleyeyim. Bir hangi görevde hangi konumda olursa olsun onun gereğini en iyi şekilde yapmlarını tavsiye ederim. Şu meslek , bu meslek, şu uğraş, bu uğr

2305 defa okundu.

yazının tamamı...
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız? OKTAY EKŞİ
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız? OKTAY EKŞİ...Yorumunuzu yazmak için lütfen tıklayın.       .Türkiye Etik Değerler Merkezi kurucu üyesi Bülent Şenver Bey, bana bir etik vaka hazırlamış. Siz olsaydınız bu durumda siz ne yapardınız diye sordu. Etik vakayı sizlerle paylaşıyorum...İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.      ..Siz Olsaydınız Ne Yapardınız? OKTAY EKŞİDeşifresiEtik Vaka..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Oktay Ekşi. Oktay Bey biz kurulandık  şimdi tekrar hoş sohbetimize devam edebiliriz. Ben sizin  için bir etik vaka hazırladım.  Müsaade ederseniz bu hayali bir vaka . Ve hayali bir vakayı ben size okuduktan sonra diyeceğim ki , bu durumda siz olsaydınız siz ne y

2162 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir Göster Bin İşit OKTAY EKŞİ
Bir Göster Bin İşitOktay Ekşi..Bankacı Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programında bana bir mürekkep şisesi gösterip, gençlere mesaj vermemi istedi.....İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.     .Bir Göster Bin İşitDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Çok teşekkür ediyorum. Güzel sözleri bize anlattınız. Birde burada kutularımız bitmiyor. Bir tanede obje kutumuz var. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu sayın Oktay Ekşi Bey ile birlikteyiz. Şimdi bir göster bin işit bölümündeyiz. Oktay bey bir göster bin işit bölümümüzde, bu kutunun içerisinde ben size bir obje getirdim. Şimdi istiyorum ki bu objeye bakıp gençlerimize bir mesaj verelim. Buyrun açın bakalım kutunun içinden sizin için nasıl bir obje çıkacak.  OE: Bir mürekkep .BŞ: Şimdi

2393 defa okundu.

yazının tamamı...
Torba Oyunu OKTAY EKŞİ
Torba Oyunu OKTAY EKŞİ..Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programında bana bir torba uzattı. Torbadan bir harf çekmemi sitedi. Devamını izleyebilir veya okuyabilirsiniz...İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.     .Torba Oyunu OKTAY EKŞİDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Sizinle yine bir torba oyunu oynayacağız. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in  konuğu Sayın Oktay Ekşi ile birlikteyiz. Şimdi torba oyunu. Bakın burada bir torbamız var bizim.  Torbamızda harflerimiz var. Ben sizden bir harf çekemnizi isteyeceğim. Bakalım şansınıza hangi harf çıkacak.OE: Ğ gelirse ne yapacaksınız?BŞ: Evet o zaman bakalım ne yapacağız? "B" harfi . "B" ile başlayan bir iyi davranış, bir doğru davranış  hatırlayabilir misiniz?OE: Herhalde başarıdan sö

2180 defa okundu.

yazının tamamı...
Çubuk Oyunu OKTAY EKŞİ
Çubuk Oyunu OKTAY EKŞİ..Bülent Şenver bey bana değişik bir çubuk oyunu oynattı. Sizlere sunuyorum...İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.     .Çubuk Oyunu OKTAY EKŞİDeşifrresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Çok teşekkür ediyorum güzel bir kelime cümle oldu bu. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu sayın Oktay Ekşi ile birlikteyiz. Şimdi kulağınıza küpe olsun çubuk oyununu oynayacağız. Bakın burada bir kutumuz var masanın üzerinde duruyor. Bunun içinde çubuklarımız var. Ben sizden bir tane çubuk çekmenizi şansınıza bakalım hangi çubuğunuz çıkacak. Bir çubuk seçtiniz. Ben bu çubuğun üzerinde yazılan güzel sözler var onu okuyup üstünde konuşalım istedim. Çubuğun üstünde şu yazıyor; "Şevkat ve merhamette güneş gibi ol." Bu Mevlana'nın sözünün bir tanesi. OE: S

6871 defa okundu.

yazının tamamı...
Soru Yağmuru OKTAY EKŞİ
Soru Yağmuru OKTAY EKŞİ..Yılların üstat bankacısı ve Etik Değerler Merkezi'nin kurucusu Bülent Şenver bey ile gençler için yaptığımız bir telecizyon programında sorduğu sorulardan bazılarını sizlerle paylaşıyorum...İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.   ..Soru Yağmuru OKTAY EKŞİDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Şimdi ben size soru yağmuru başlatmak istiyorum. Kısa kısa sorular ve cevaplar. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Oktay Ekşi. Şimdi soru  yağmurumuz. İleride gazeteci olmak isteyen bir gencimize ileride sakın yapma diyeceğiniz iki şey söylermisiniz?OE: Okuyucusunu, izleyicisini aldatmasın. En önemli şey budur. Birde gerçekleri hiçbir zaman bozmadan okuyucusunun izleycisinin önüne getirsin. BŞ: Yine aynı gazeteci olacak olan gencimize mu

2542 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir Kelime Bir Cümle OKTAY EKŞİ
Bir Kelime Bir Cümle OKTAY EKŞİ..Türkiye Etik Değerler Merkezinin (TEDMER) kurucusu Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programında hoş ve değişik bir soru cevap oyunu oynadık. sizlerle paylaşıyorum. .İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.     ..Bir Kelime Bir Cümle OKTAY EKŞİDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Şimdi Oktay Ekşi Bey ile bir kelime bir cümle oyununu oynuyoruz. Ben kelimeyi söyleyeceğim sizden cümleyi rica edeceğim. Hazırmısınız?OE: Hazırım.BŞ:Kelime gazete cümle?OE: Gazete bir toplumun en önemli kurumlarından biridir.BŞ: Kelime egemenlik cümleniz?OE: Ulusundur. Hiç kimsenin değildir ulusundur.BŞ: Kelime aşk cümleniz?OE: Bir güzel çılgınlık dönemidir.BŞ: Kelime dürüstlük cümleniz? OE: Her zaman her yerde olması gereken bir değerdir.BŞ: K

2283 defa okundu.

yazının tamamı...
Karar sizin...
Karar sizin...Oktay Ekşi..BİZ bir "imtiyazlılar ülkesiyiz" ya... Milletvekili imtiyazlıdır; vali imtiyazlıdır; gazeteci imtiyazlıdır; yargıç imtiyazlıdır; savcı imtiyazlıdır; polis imtiyazlıdır; asker imtiyazlıdır... Kısaca, sokaktaki insanımız yahut tarlasındaki köylümüz hariç bu ülkede herkes imtiyazlıdır.İmtiyazlı insan bu kadar çok olduğu için de bir türlü "demokrasimizi" istediğimiz demokrasi, "hukuk devletini" de özlediğimiz hukuk devleti noktasına getiremiyoruz.Çünkü o zaman gücü gücü yetene kuralı devreye giriyor. Bedelini de geri kalmışlıktan kurtulamayarak hepimiz ödüyoruz.Bu kadar lafı dün gördüğümüz bir yargı kararı söyletti.Kararda adı geçen kişi çok yakınımız olduğu için adını saklı tutup olayı özetleyeceğiz. Sonunda siz karar verin, biz "imtiyazlı" bir toplum olmanın sıkıntı

2690 defa okundu.

yazının tamamı...
OKTAY EKŞİ Kamera Arkası
OKTAY EKŞİ Kamera Arkası..Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programi öncesi çekilmiş Kamera Arkası görüntüleri seyretmek isterseniz, lütfen tıklayın.      .....Oktay Ekşi Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Oktay Ekşi Odası Lider Arama..

3498 defa okundu.

yazının tamamı...
Turklider Gazetesi OKTAY EKŞİ
Turklider Gazetesi OKTAY EKŞİ...TÜRKLİDER GAZETESİ  11 Ekim 2007 OKTAY EKŞİ Yazı tarihtir, yazı uygarlıktır! Bülent Şenver' in odasında, Bülent Şenver' in konuğu usta gazeteci sayın Oktay Ekşi; insanlara eşit özgürce ve şahsiyetli bir şekilde ilişki kurma tecrübesini veren en iyi mesleklerden birinin gazetecilik olduğunu söyledi. Bülent Şenver ortaya bir mürekkep çıkarttığında Sayın Ekşi: 'Mürekkep yazının aracıdır, yazı tarihtir ve uygarlıktır; yazı kalıcılığın en önemli aracıdır' dedi. Oktay Ekşi: gazete bir toplumun en önemli kurumlarından biridir. Bülent Şenver gazeteci olmak isteyen gençlerimize ne öğüt verirsiniz diye sorduğunda Oktay Ekşi 'Okuyucusunu ve izleyicisini aldatmasın ' ve 'çevresindeki herkese saygılı olmayı, kendisine olan saygıyla eşit tutmayı bilsin' dedi. Ay

2519 defa okundu.

yazının tamamı...
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?Oktay Ekşi..Tecrübeli bankacı Bülent Şenver ile yaptığımız televizyon programında bana bir etik vaka hazırlamış, vakayı okuyup bana siz olsaydınız ne yapardınız diye sordu. Bu etik vakayı sizlerle paylaşıyıorum..İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.      .Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?Etik Vaka..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Oktay Ekşi. Oktay Bey biz kurulandık  şimdi tekrar hoş sohbetimize devam edebiliriz. Ben sizin  için bir etik vaka hazırladım.  Müsaade ederseniz bu hayali bir vaka . Ve hayali bir vakayı ben size okuduktan sonra diyeceğim ki , bu durumda siz olsaydınız siz ne yapardınız? Diye size sormak istiyorum. Hayali bir vaka gerçek bir şey değil. Kendi zi

2571 defa okundu.

yazının tamamı...
Hala Yıkamadılar
Hala YıkamadılarOktay EkşiHürriyetBU Gazi Mustafa Kemal galiba bizim bildiğimizden ve düşündüğümüzden de büyük bir adammış. Kurduğu Cumhuriyet'e daha birinci günden itibaren düşman olanlar, hálá gayretlerini sürdürüyorlar. Ama bunca işbirliğine, bunca çabaya, bunca kine ve hınca rağmen istediklerini yapamadılar.Gerçi son seçimlerin Türkiye'yi bir "Ilımlı İslam Demokrasisi"ne dönüştürdüğünü söyleyen yabancıların verdiği cesaretle özlemlerine kavuştuklarını sandılar:İkinci Cumhuriyet dönemine girdiğimizi söyleyip göbek atıyorlar.Suratlarına bakınca, yazdıklarını inceleyince, cemaziyelevvellerine göz atınca, Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyet'ten yedikleri sillenin izini görüyorsunuz.Ağızlarında bir tekerleme:Cumhuriyet iyiymiş ama demokrat değilmiş. Tek parti dönemind

2117 defa okundu.

yazının tamamı...
OKTAY EKŞİ Bülent Şenver'in Odası TV Programı
OKTAY EKŞİ Bülent Şenver'in Odası TV Programı..Duayen bankacı Bülen Şenver ile bir televizyon programı için samimi bir sohbet yaptık. Sizlerle paylaşmak istedim....Bu televizyon programını izlemek isterseniz lütfen tıklayın.     . OKTAY EKŞİ Bülent Şenver'in Odası TV ProgramıDeşifresi..Oktay Ekşi (OE)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ: Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu Sayın Oktay Ekşi. Hoşgeldiniz Oktay Bey.OE: Hoşbulduk.BŞ: Oktay Bey sizi Türkiye'de bilmeyen, tanımayan  yok. Ama ben yine sizin kilometre taşlarınız diye hayatınızda şöyle gözünüzü kapattığınızda kendinizle ilgili benim hayatımda birkaç tane önemli olay, birkaç tane önemli kilometre taşları sizlerle paylaşabilirim derseniz, neleri bizimle paylaşabilirsiniz?OE: Çocukluğumda herkesle paylaşabilece

2452 defa okundu.

yazının tamamı...
Şeref Defteri OKTAY EKŞİ
Şeref Defteri OKTAY EKŞİ.......OKTAY EKŞİ Şeref Defteri Deşifresi                             Sevgili Gençler,Sizden farklı bir kuşağın mensubu olduğumu zannetmeyin. Sadece dünyaya sizden önce gelmiş biriyim. Bu yüzden bazen avantajlı, bazen dezavantajlı sayıyorum kendimi. Ama onlar ayrıntı. Aslında kendimi gerçekten sizin kuşağınızın mensubu gibi görüyorum.Çünkü günümün yaklaşık  14-16 saatini çalışarak geçiniyorum.Yukarıdaki sözlerimin götürdüğü sonuç şu ; Bende hala öğreniyorum. O nedenle size öğretmeye  kalkacak  bir durumum yok. Zaten yukarıdaki satırlar zaten diyeceklerimin tamamını içeriyor. Sanırım tek ilave edeceğim, bu yaşam şe

10462 defa okundu.

yazının tamamı...
Etik Çağrı OKTAY EKŞİ
Etik Çağrı OKTAY EKŞİ....Oktay Ekşi Etik Çağrısını kendi sesinden dinlemek isterseniz, bilgisayarınızın sesini açıp, lütfen yandaki ikonu tıklayıkn.     tıklayın dinleyin...Etik Çağrı OKTAY EKŞİ deşifresiBen Oktay Ekşi,Bir insanın özel yaşamındaki  etik değerleri neyse tek başına kaldığı zamanki etik değerlerinden farklı olmaması lazım. Bunu sadece özel yaşam için değil, iş yaşamımız için ve yaşamımızın  bütün başından sonuna kadar olan dönemi için geçerli görmekteyim. ... Oktay Ekşi, Bülent Şenver...Oktay Ekşi Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Oktay Ekşi Odası Lider Arama..

2776 defa okundu.

yazının tamamı...
Gençliğe Sesleniş OKTAY EKŞİ
Gençliğe Sesleniş OKTAY EKŞİ....Oktay Ekşi Gençliğe Seslenişini kendi sesinden dinlemek isterseniz, bilgisayarınızın sesini açıp, lütfen yandaki ikonu tıklayın.     tıklayın dinleyin...OKTAY EKŞİ Gençliğe Sesleniş... OKTAY EKŞİ Gençliğe Sesleniş DeşifresiBen Oktay Ekşi ,Gençler, her zaman benim için temel olan değeri size söylemek istiyorum. Kendinize olan saygıyı, toplumunuza ve çevrenize olan hizmet borcunuzu hiç bir zaman aklınızdan çıkarmayın....Oktay Ekşi, Bülent Şenver....Oktay Ekşi Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Oktay Ekşi Odası Lider Arama..

3813 defa okundu.

yazının tamamı...

 

Bölümler 


Oktay Ekşi Gözüyle

Kimdir

Başarıları

Linkler

Kendi Sesiyle

Fotograf Albüm

Kitap Tavsiyeleri

TV

Tüm Yazıları

Oktay Ekşi Odası


Lider Arama
    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org