Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   


 

Abbas Güçlü Gözüyle 


Resmimi Düzenleyeyim
HASAN PULUR ve müthiç yalnızlık!
HASAN PULUR ve müthiç yalnızlık!..HASAN PULUR ve müthiç yalnızlık!Hasan Abi, Türk basınının çok önemli duayenlerinden biriydi.O hiç kimsenin adamı olmadı.Mesleğinin onurunu hiçbir zaman ayaklar altına almadı.Söylemesi gerekenleri hiçbir zaman sümen altı etmedi.Cesurdu, kimilerine göre huysuzdu ama hep dürüsttü.Bir gün öyle, bir gün böyle olmadı.Yarım asrı aşan gazetecilik yaşamında pek çok gazetede çalıştı.En çok da Milliyet'te görev yaptı.Gazeteciler Cemiyeti, diğer meslek örgütleri ve çalıştığı yayın organlarında, uzun süre yönetim kademelerinde bulundu.Sıkı bir Kabataş Liseli ve "Ne Fenerbahçe sevdası biter bizde, ne Fenerbahçeli olmanın fedailiği" diyecek kadar FB'liydi.Uzun süre yan yana odalarda çalıştık.Davetlere, iş seyahatlerine pek gitmezdi ama gazet

1382 defa okundu.

yazının tamamı...
Teknopark Mezarlığına Dönüşmek İstemiyorsak
Teknopark Mezarlığına Dönüşmek İstemiyorsakBilim toplumu olmadan refah toplumu olmamız mümkün değil.Demokrasiden, insan haklarından, hukuk ve özgürlüklerden söz etmek de bir o kadar zor!Peki, bunu nasıl gerçekleştireceğiz?Her ile bir üniversite açarak, Bilim Bakanlığı kurarak, teknoparkların sayısını artırarak bunu başarabileceğimize inanıyorsanız, derin bir hayal kırıklığı yaşarsınız.Nitekim yaşıyoruz da...Dünyada, özellikle de Amerika, Fransa, İngiltere, Japonya gibi ülkelerde bilimin gelişmesine, teknoparkların yani bilim parklarının çok fazla katkısı oldu.Örneğin, Silikon Vadisi, Stanford Üniversitesi'nin desteğiyle 1951'de Kaliforniya'da kuruldu. HP, Intel, Cisco, Oracle, Apple, Google, Adobe, Ebay, SUN, Yahoo gibi dünya devi şirketler o ortamda dallandı, budakland

2393 defa okundu.

yazının tamamı...
Yeterince Ders Aldık Mı?
Yeterince Ders Aldık Mı?Ülke olarak zor günlerden geçtik. Hem de çok zor günlerdi!Peki, olup bitenlerden yeterince ders alabildik mi?Aynı hataları, bir daha yapar mıyız?Mehmet Akif'in dediği gibi, Allah böyle günleri bir daha bize yaşatmasın!..Hemen her alanda büyük değişimler yaşanıyor.Diğerleri bir yana, eğitimde olup bitenlere odaklanmak istiyoruz. Çünkü her şeyin başı eğitim, eğitim, eğitim...Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da söylediği gibi, eğitimde çok zaman kaybettik.Dershanelerin kapanması, daha doğrusu isimlerinin değiştirmesi bile 10 yıldan fazla sürdü...Eğitimde el yordamıyla hareket etmekten, günü birlik kararlardan, en önemlisi de hiçbir kalıcılığı ve inandırıcılığı olmayan ve sürekli değişen yaptırımlardan artık vazgeçilmesi gerekiyor...Dershanelerin kapanmadığını, sadece şekil değ

2555 defa okundu.

yazının tamamı...
Para hiç bu kadar değerli olmamıştı
Para hiç bu kadar değerli olmamıştıŞu günlerde, çocuğunuzun geleceği için harcayacağınız yeterince paranızın olmamasından daha büyük bir eziklik olamaz. Eğer sizin de kıyıda köşede on binlerce liranız olsaydı, çocuğunuzun gireceği lise ve üniversite ile seçeceği meslek çok daha farklı olabilirdi.Parayı bastıranın, baraj getirilen tıp ve hukuk da dahil her fakülteye ve neredeyse her üniversiteye girdiği bir ortamda, yoksulluk nedeniyle hayallerinize veda ediyorsanız, bundan daha acı veren ne olabilir ki!..Hani herkesin eşit eğitim hakkı vardı?Parayı veren bir anda yüz binlerce sıra öne geçebiliyorsa, hak, hukuk, adalet bunun neresinde?Şaşkın ÖSYM’nin önceki gece oldukça maceralı bir süreçten sonra açıkladığı üniversite yerleştirme sonuçları sadece Türk eğitim sisteminin acizliğini ortaya ko

2079 defa okundu.

yazının tamamı...
Bilim toplumu olabilir miyiz?
Bilim toplumu olabilir miyiz?Bu konuda daha önce de çok yazılar yazdım. Çünkü kalkınmanın da refahın da gücün de olmazsa olmazlarının başında o geliyor. Ama bunu bir türlü anlamıyoruz. Özellikle de siyasetçiler. Herkese bir tablet dağıtınca, bilimi, teknolojiyi,banner_300x250geleceği yakaladık sanıyorlar...Geçenlerde Bilim Bakanı açıklama yaptı. 100 bin bilişim personeline ihtiyaç var dedi.Peki, gerisi geldi mi? Hayır.Bu şuna benziyor:İlle de olimpiyat diyoruz ama sporcu yetiştirmek için hiçbir çabamız yok.Alın verdik deseler ne olacak?Hadi stadyumlar yaptınız, peki o pistlerde hangi sporcularımız yarışacak?Sporcu dediğin üç ayda, üç yılda, 13 yılda pat diye yetişir mi?Önce bir spor kültürünün oluşması, lisanslı sporcu sayısının milyonları bulması, yıldız takımlarının yok olmaları yerine a

3347 defa okundu.

yazının tamamı...
Her 10 kişiden biri okuma yazma bilmiyor
Her 10 kişiden biri okuma yazma bilmiyor8 Eylül, yani yarın, Dünya Okuma Yazma Günü. UNESCO tarafından ilan edildi ve yıllardır kutlanıyor.Bu çerçevede, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sürekli okuma yazma kursları düzenleniyor.Peki, işe yarıyor mu?Gelinen nokta ortada.Ülkemizde bile 5 milyondan fazla okuma yazma bilmeyen var.Demek ki hâlâ kat edilecek çok yol var ve bu utançtan, okuma yazma kurslarıyla kurtulmak mümkün değil!O kurslar olmasaydı, bugün çok daha vahim noktalarda olunabilirdi diyenler mutlaka çıkacaktır ama onun da bir çözüm olmadığı artık anlaşılmalıdır...Eğer okuma yazma kurslarıyla bu sorun çözülebilmiş olsaydı, ülkemizde çözülürdü...Anayasa ihlali!Başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada, yani her ülkede, zorunlu temel eğitim var.Kiminde 8-10 yıl, kiminde de

2081 defa okundu.

yazının tamamı...
Hatadan dönmek de bir erdemdir ama!
Hatadan dönmek de bir erdemdir ama!MEB sürekli hata yapıyor.Daha da vahimi, bu hataların ardı arkası kesilmiyor. Ama iyi yönleri de yok değil. Eskiden halının altına süpürüyor ve sanki o hataları kendileri yapmamış gibi hiç üzerlerine almıyorlardı. Şimdi en azından kabul ediyorlar.Bakan Avcı bu konuda çok duyarlı. Veli, öğrenci ve öğretmenler adına kendisine canı gönülden teşekkür ediyoruz. Çünkü öğrenciden, veliden, öğretmenden yana. Onlar adına, sürekli olarak bürokratlarının arkasını toplamaya çalışıyor ama nereye kadar?..Dün öğrenci ve öğretmenleri ilgilendiren çok önemli iki karar alındı. İlki, öğretmen atamaları bir kez daha ertelendi. Çünkü Çankaya onayı ve Resmi Gazete?de yayımlama süreci gecikti. İkincisi ise, 15-19 Eylül tarihleri arasında, yani okulların açıldığı ilk hafta, okul

2246 defa okundu.

yazının tamamı...
Kim niye üniversite kuruyor, hangi üniversitenin arkasında kimler var??
Kim niye üniversite kuruyor, hangi üniversitenin arkasında kimler var??Anayasal bir zorunluluk olduğu için ülkemizde özel üniversiteler açılamıyor. Bu yüzden vakıf üniversiteleri kuruluyor. Sayıları da 70'i aştı...?Bir kısmı gerçek anlamda vakıf üniversitesi, bir kısmı da patronajlı aile üniversiteleri...?Zenginlerin üniversite kurması, sadece bizde değil, dünyanın her yerinde yaygın.?Dışarıdan bakıldığında amaç para kazanmak gibi görünse de, para için bu işi yapanlar olsa da, asıl amaç, isimlerini yaşatmak. Çünkü hiçbir yatırım böylesine prestijli ve uzun ömürlü değil...?AK Parti'yle birlikte, sadece her ile bir üniversite açmakla kalınmadı, vakıf üniversiteleri sayısında da patlama oldu ve üniversite sayısı neredeyse üçe katlandı.?Peki, aşırı teşvikler

1732 defa okundu.

yazının tamamı...
Bu gençlere kim sahip çıkacak?
Bu gençlere kim sahip çıkacak?Gençlerimizin, özelikle de iyi yetişmiş gençlerimizin, en büyük hazinemiz olduğu, her fırsatta dile getiriliyor ama iş onlara sahip çıkmaya gelince, maalesef yeterli desteği sağlamıyoruz.Oları sevmediğimizden ya da önemsemediğimizden mi?Kesinlikle hayır.Pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da açık ve güvenilir kaynaklar yok. Ayrıca olup bitenlerden kamuoyu yeterince haberdar değil.Keşke, her şey çok daha şeffaf olsa!..Bugün sizinle iki farklı gencimizin mücadelesini paylaşacağım. İlki, ülkemizin en iyi okullarından birinden mezun olup, dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul aldı ve ciddi anlamda bursa ihtiyacı var. İkincisi ise yeni kurulan ve çok zor şartlarda eğitimini sürdüren bir üniversitemizdeki hocaların kaprisi yüzünden yıl kaybetme noktasına geldi.

1874 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitimde kısır döngü nasıl aşılır
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete tekerlemesi, belki pek çok konuda söylenebilir ama eğitim söz konusu olduğunda, kesinlikle birinciliği hiç kimseye kaptırmaz. Çünkü kendi içinde bile bir mantığı yok. Aynı iktidar döneminde bile bugün ak denilene, yarın kara deniliyor.Peki yoğun bir kayıt dönemi yaşanırken ve daha da önemlisi yeni bir öğretim yılına hazırlanırken, önümüzü görebiliyor muyuz?Evet demek mümkün değil.Hemen her konuda ciddi sorunlar yumağı ile karşı karşıyayız ve Bakan Avcı?nın üzerindeki baskı giderek artıyor. Oysa sorunların hiçbirisini o yaratmadı. Ama çözüm ondan bekleniyor...Kavramsal bakış!Okurlarımızdan Ertuğrul Güreşci, eğitimde yaşanan sıkıntılara farklı bir bakış açısı getirmiş. ?Eğitime olan ilgi ve katkınız herkes tarafından biliniyor ve sanırım büyük ölçüde de

2825 defa okundu.

yazının tamamı...
Akademik kariyer bilim için mi yoksa bir kaçış mı?
Son yıllarda yüksek lisans ve doktora yapan öğrenci sayımızda patlama oldu.Dışarıdan bakıldığında, Türkiye bilimde müthiş ivme kazanıyor, bilim insanı sayısı hızla artıyor.Peki, bu gerçekten de öyle mi?Giderek bilim toplumu haline mi geliyoruz? Yoksa, şişirilmiş bir tabloyla mı karşı karşıyayız?İlime, bilime bir ilgi olduğu kesin ama master ve doktora yapanların sayısına bakarak, hayaller kurmak yanlış.Çünkü, master ve doktoraya yönelenlerin çoğu, iş bulamadıkları için bu yola başvuruyor.Master ve doktoramız olursa belki iş bulabiliriz beklentisi içerisindeler.Ancak görünen o ki onca yıllık emek ve alınan unvanlar da iş bulma şanslarını çok fazla artırmıyor.Bu arada çok tehlikeli bir gidişat var ve YÖK bu konuda da üç maymunu oynuyor. Hatta bu tehlikeli gidişata olanak sağlıyor.Yüksek lisa

3198 defa okundu.

yazının tamamı...
Yeninesil ne istiyor. Niçin sokaklarda.
Sadece Türkiye değil, dünya da Gezi Parkı?ndaki gençleri konuşuyor. Ama görünen o ki, dün olduğu gibi bugün de onları doğru anlayan çıkmadı.Y Kuşağı olarak isimlendirilen ve daha düne kadar internet başından kalkmayan, ülke sorunlarına duyarsız ?garip kuşak? olarak nitelendirilen bu gençler, ne oldu da bir anda meydanları doldurdu?..İşte önceki gece sezonun son Genç Bakış programında bu konuyu konuştuk.?Sosyal medya gençleri nasıl etkiledi? Sosyaller mi asosyal mi? Nasıl bir gelecek istiyorlar? Kaygıları neler? X kuşağı, Y kuşağı ve Z kuşağı kimler? Birbirlerinden farkları ne? Eleştirdikleri konularda kendileri neler yapıyorlar? Yeni kuşak tüm dünyada aynı özellikleri mi taşıyor? Geleceği nasıl şekillendirecekler? Ekonomiden siyasete dünyadaki güncel olaylara nasıl bakıyorlar?? sorularına

3375 defa okundu.

yazının tamamı...
Gezi Parkı Olayları
Gezi Parkı OlaylarıTürkiye nasıl huzura kavuşur??Genç Bakış'ta önceki gece, Gezi Parkı eylemlerinin yarattığı ve yaratacağı siyasal etkiler tartışıldı.?Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu ve Prof. Dr. Binnaz Toprak'ın konuk olduğu programda, sosyal medyadan demokratikleşmeye, bundan sonra yapılması gerekenlerden verdiği mesajlara kadar çok farklı ayrıntılar ele alındı.?Bu süreç, Türkiye'yi erken seçime götürür mü, ne zaman ve nasıl sona erer sorularına cevap arandı. İşte önemli satır başları:??Twitter baş belası mı??Ersin Kalaycıoğlu:?- Başbakan'ın "twitter bir baş belasıdır" açıklaması vahimdi. Ama aynı Başbakan Türkiye'ye demokrasi getirmekle övünüyor. Demokrasi getirdiyseniz, demokrasinin temel kurumu özgürlüktür, özellikle de ifade özg

3573 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitim kurumları reklam yapmalı mı, yapmamalı mı?
Eğitim kurumları reklam yapmalı mı, yapmamalı mı?Kültür Eğitim Kurumları'nın kurucusu ve kendi deyimiyle "emekli" Patronu Fahamettin Akıngüç, ilginç bir tartışma başlattı. Ona göre eğitim kurumları reklam yapmamalı, kâr amacı gütmemeli, yabancı sermayeden uzak durmalı, devlet özel okullara fon ve kaynak ayırmalıymış...?Bu görüşleri çok demode bulanlar da var, kısmen destekleyenler de. Ama görünen o ki, bu söyledikleri, kurucusu olduğu eğitim kurumları da dahil eğitim sektöründe uzun süre tartışılacaktır.?Çünkü o eğitimin duayenlerinden birisi ve 50 yıldır eğitimin, özellikle de özel öğretim kurumlarının tam göbeğinde. Yani bir şeyler söylüyorsa dinlemek gerekir. İnanırsınız, inanmazsınız o ayrı bir konu.?Zaten, diğer eğitim kurumlarının sahipleri ve yöneticilerinin s

3585 defa okundu.

yazının tamamı...
Dijital çağ öcü mü?..
Dijital çağ öcü mü?Abbas Güçlü Özel okullar her yıl Antalya'da bir araya gelip, bir dizi kararlar alıyor. Bu yıl de dijital eğitimi tartıştılar. Ama Bakan Nabi Avcı sempozyuma gitmeyince, çok sönük geçti. Bakan gelmeyince bürokratlar ve özel okul sahipleri de gerekli ilgiyi göstermediler.?Ama öyle ya da böyle ortada bir emek söz konusu ve kabul edelim, etmeyelim bir dizi kararlar alındı. Ve bazıları da çok güncel ve çok önemli!?İşte sempozyumdan ilginç anekdotlar:??Sosyal ağlar??-  Dijital eğitimde en iyi teknolojik altyapıya sahip olunsa, en iyi içerikler satın alınsa da öğretmenin bunları kullanamaması durumunda amaca ulaşılamayacağı ve milli kaynaklarımızın boşa harcanmış olacağı görüşünde hem fikir olunmuştur.?-  Ülkemizin önündeki hedefler

5147 defa okundu.

yazının tamamı...
İyi ki varsın İnan Bey
İyi ki varsın İnan BeyAbbas Güçlü ?İlköğretimden üniversiteye, Galatasaray Eğitim Kurumları, eğer bugün, Türkiye'nin en saygın kurumları arasında yer alıyorsa bunda en büyük pay, Galatasaray Eğitim Vakfı ve onun Başkanı İnan Kıraç'ındır.?Galatasaray eğitim kurumlarının görkemli mazisi elbette çok önemli. Ama öyle bir noktaya gelinmişti ki, artık ayakta zor duruyordu. İşte o noktada İnan Bey ve arkadaşlarının özverili mücadelesi başladı. Önce, Galatasaray Lisesi'ni yeniden o eski görkemli günlerine kavuşturdular. Ardından ilköğretim okulu ve üniversite geldi...?Galatasaray Üniversitesi'nin geçen ay yaşadığı yangın şoku, elbette herkesi üzdü.Ama en çok da onları derinden yaraladı. Çünkü o harabeye dönüşen tarihi binayı restore etmek için az uğraşmamışlardı.?Gözyaşlar

6142 defa okundu.

yazının tamamı...
Ecdadımızı nasıl bilirsiniz?
Ecdadımızı nasıl bilirsiniz?Abbas Güçlü ?Başta Osmanlı olmak üzere gelmiş geçmiş tüm ecdadımızı yakından tanıyoruz dersek, bu abartının da ötesinde büyük bir kandırmaca olur.???Kanuni neden Muhteşem'di??Kanuni ve Osmanlı tarihi ile ilgili o kadar çok bilinmeyen ve bir o kadar da şehir efsanesi var ki hangisi doğru, hangisi yanlış içinden çıkmak mümkün değil.?-  Kanuni Sultan Süleyman gerçekte nasıl biriydi??-  Nasıl bir devlet adamıydı??-  Gerçekten gözü kör bir aşık mıydı??-  Hayatında kaç kadın vardı??-  Batı ona neden Muhteşem Süleyman dedi??-  Cenaze namazı neden 3 kez kılındı? Cenazesi nerede??-  Ebu Suud Efendi'nin fetvalarıyla gömülmek istedi mi? ?-  Hürrem Sul

4786 defa okundu.

yazının tamamı...
En güzel yemekler hangi kentimizde?
En güzel yemekler hangi kentimizde??Abbas Güçlü İş nedeniyle çok yer geziyoruz. Hemen her hafta bir ya da birkaç kente yolculuk yapıyoruz. Bu ziyaretlerde, onca işin gücün arasında, bölgenin tarihi ve kültürel eserlerinin yanı sıra mutfağını da mutlaka araştırıyor ve tadıyoruz...?Anadolu'dan o kadar çok medeniyetler geldi geçti ki, hemen hepsi onca eser ve onca tat bıraktı. Keşke bütün bunlar, her yönüyle uzun uzadıya araştırılsa.?Binlerce yıl öncesinden başlayarak, üzerinde gezdiğimiz topraklarda, insanlar ne yer, ne içer, nasıl evlerde oturur, nasıl ısınır, nasıl eğlenir, nasıl giyinir, nasıl yıkanır, nasıl tıraş olur, nasıl eğitim alır, nasıl bir yargı sistemi uygulanır, ibadetlerini nerede ve nasıl yaparlardı gibi tüm ayrıntılar, basit bir dille anlatılsa, eminim ki f

5237 defa okundu.

yazının tamamı...
Doğalgaz kesilirse ne olur?
Doğalgaz kesilirse ne olur?Abbas GüçlüÖğrenmenin yaşı ve sınırı yok derler ya çok doğru. Önceki gece Genç Bakış'ta Patriotları tartışırken çok daha önemli konular gündeme geldi.Örneğin Rusya ve İran'a enerji konusundaki bağımlılığımız öylesine artmış ki, olası bir gerginlikte, doğalgaz ve petrol sevkiyatı durduğunda, yaratacağı yıkım en güçlü füzelerden daha fazla olurmuş. Peki bu konuları hiç tartışıyor muyuz? Evet demek mümkün değil. Bırakın sokağı, ekranları, Meclis'te bile konuşulmuyormuş.?Ve daha önemlisi Rusya'nın yarattığı gerginliğin asıl nedeni kendi Patriotlarını bize satmakmış.Putin geldiğinde bakalım kesenin ağzı ne kadar açılacak?..?Kocaeli Üniversitesi'nde gerçekleşen programa, bu konuda fazlasıyla birikimi olan Sinan Oğan ve Mustafa Kibaroğlu konuk oldu. Kibaroğl

6021 defa okundu.

yazının tamamı...
Olimpiyatlara neden ev sahipliği yapamayız?
Olimpiyatlara neden ev sahipliği yapamayız??Abbas GüçlüOlimpiyat bizim için hayal diyenleri haklı çıkartacak yüzlerce mail geldi.Çünkü buna, önce kendimiz inanmıyoruz. İnansak da gereğini yerine getirmiyoruz. Birkaç bireysel ya da devşirme madalya dışında, genel başarı elde etmemiz de mümkün değil gibi.?Niye diye bir satır başı açsak, sayfalar dolusu gerekçe ortaya konulabilinir. Ama yaşanılmış tecrübelere kulak vermek, sanki en doğru olanı. Niye bilim toplumu olamıyorsak, o yüzden, olimpiyat da düzenleyemiyoruz, madalya da alamıyoruz. İşte size çarpıcı birkaç örnek:??Spor kültürümüz yok!?Sporcu ve antrenör olarak Türkiye Şampiyonluğu yaşadım.Ve bir spor bilimci olarak çok üzülüyorum.?Ankara'da, 5-15 Temmuz 2012 tarihleri arasında, 20 Yaş Erkekler Avrup

2800 defa okundu.

yazının tamamı...
Cumhurbaşkanı da milletvekili de şaştı bu işe!
Cumhurbaşkanı da milletvekili de şaştı bu işe!?Abbas GüçlüLYS Baraj Puanı, nihayet Ankara'nın da dikkatini çekti.Cumhurbaşkanı Gül, sorunun boyutlarını öğrenmek için rektörlerle görüştü, çözümü için de danışmanlarına talimat verdi.?Cumhurbaşkanı Gül'ün hafta içerisinde de YÖK Başkanı Çetinsaya ve Milli Eğitim Bakanı Dinçer ile görüşmesi bekleniyor...?Bu arada, sorunun boyutları ve çözümüne yönelik, ilk soru önergesi de CHP Mersin milletvekili Ali Rıza Öztürk'ten geldi...??Çankaya da tepkili!? Üniversitelerde 200 bine yakın kontenjanın boş kalacak olması, Cumhurbaşkanı Gül'ü de kızdırdı. Gül'ün rektörlerle yaptığı görüşmede, "Bu kadar çok kontenjan nasıl boş kalır! Neden bugüne kadar önlem alınmadı?" sorusunu yönelttiği ve gereğinin yapılması için t

2563 defa okundu.

yazının tamamı...
Onlar da öğrenciydi, hem ne öğrenci!
Onlar da öğrenciydi, hem ne öğrenci!?Abbas Güçlü?Cumhurbaşkanı Gül'ün, dünkü gazetelerde yer alan fotoğrafını görmüşsünüzdür. 70'li yılların İstanbul'unda, İstanbul Üniversitesi'nin önünde çekilmiş.Pos bıyıklı ve külhanbeyler gibi ceket omuzda, elinde de tespih var. Belli ki o dönemde de ağır ağabeymiş.Saçlar sim siyah. Göbek falan da yok. Tabiri caizse filinta gibi delikanlıymış...?Sonra diğer liderlerin ve diğer ünlülerin fotoğraflarına baktım. Onlar da öyle. Tayyip Bey'in çocukluk ve gençlik fotoğraflarının neredeyse tümünde, yüzünde hep gülücük var. Ara ara hatları ve bakışları sertleşse de duruş hep aynı. Kısa pantolonlu bir fotoğrafı var ki, sevimli mi, sevimli. Bu fotoğrafları görmek isterseniz, egitimajansi.com'a göz atmanızda yarar var. Sadece onların çocukluk v

3050 defa okundu.

yazının tamamı...
Sağlıklı beslenme!?
Sağlıklı beslenme!?Abbas GüçlüAslında eğitim gibi Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisi de işsizlik.Milletvekillerimiz, eminim, yarın o konuda da bir yasa çıkartıp, işsizliğe de son verirler. En iyisi bu işi de yine onlara bırakmak. Her şeyin en doğrusunu, nasıl olsa onlar biliyor!..?Kuru fasulye ile başladık, yine kuru fasulye ile devam edelim...?Fırında mı daha güzel pişer yoksa güveçte ya da tencerede mi??İşin uzmanları, en iyi tadı, güvecin verdiğini söylüyorlar. Hele hele bir gün bekletilip, özleştiğinde, parmaklarınızı bile yersiniz diyorlar...?Peki kuru fasulyenin yanında ne yenir? Milli takımın as oyuncusu elbette pirinç pilavı ve turşu. Ekmeksiz olmazsa olmaz diyenler de çok. Bandıra bandıra yemedikten sonra, onun tadını alamazsınız diyorlar.Hele

2578 defa okundu.

yazının tamamı...
En iyi okul en yakin okul
En iyi okul En yakın okulAbbas GüçlüKim ne derse desin, okul öncesi ve ilköğretimde, en iyi okul, en yakındaki okuldur. Lise ve üniversitede ise durum değişir. İşte o zaman, en iyi okul neredeyse, hatta en uzaktaysa bile gidip orada okumak gerekir...Eğer şu günlerde, okula yeni başlayacak çocuklarınız için okul seçme durumundaysanız, mini minnacık çocuklarını saatlerce uzaktaki okullara gönderen velilerle konuşmadan, kesinlikle bir karar vermeyin.Eksilerini, artılarını bir de onlardan dinleyin ondan sonra karar verin.Ayrıca, şu ayrıntıları da sakın ola göz ardı etmeyin!-  Özel okullarda henüz çok iyi bir ilköğretim geleneği yok. 10 yıl öncesine kadar yani 8 yıl’dan önce herkes çocuğunu devlette okutur, 5 yıllık ilkokulu bitirdikten sonra da anadolu liseleri ya da kolejlere gönderirdi.Yani,

2872 defa okundu.

yazının tamamı...
Mesleki eğitim artar mı? Artarsa ne olur?
Mesleki eğitim artar mı? Artarsa ne olur??Abbas GüçlüMesleki eğitim ve ara insan gücü dünden bugüne tartışılan çok önemli bir konu.?Konunun önemi, Başbakan Erdoğan tarafından dün bir kez daha ortaya kondu.Başbakan, 4+4+4'lük sisteme vurgu yaparak şöyle konuştu:?"Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yetişmiş ara eleman ihtiyacı bu sistemle karşılanacaktır. Batı toplumunda bile meslek liselerine giden yüzde 65-70. Bizde tam tersi. Bizim nerede olduğumuzu görme bakımından bu oran çok önemli..."?Başbakan Erdoğan'ın söylediklerine harfiyen katılıyoruz. Ama bu oranları tersine çevirecek olanlar da yine kendileri. Yani siyasetçiler, yani devleti yönetenler. Ama bu konuda dünden bugüne değişen hiçbir şey yok.Dün hocaları ne söylüyorsa, bugün öğrencileri onu söylüyor. Ama oranlar ye

2575 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitimin temel sorunları yine unutuldu
Eğitimin temel sorunları yine unutuldu!?Abbas GüçlüTürkiye, katsayı tartışmaları yüzünden çok zaman kaybetti. Şimdi de, dindar nesil, andımız, önlük ve benzeri konularda yaşanan kutuplaşmalar nedeniyle, havanda su dövmeye devam ediyor.?Bütün bunlar, asıl sorunları gölgelemek için bilinçli olarak mı yapılıyor, bilmiyoruz. Ama ortada bir gerçek var ki, o da, artık kangrene dönüşen sorunlara hiç el atılmadığıdır...?Örneğin giriş sınavları! Türk eğitim sisteminin raydan çıkmasına neden olan en önemli sorun.?Örneğin, öğrencileri bilgi hamalı haline getiren ağır müfredat ve ezberci eğitim sistemi!?Örneğin, öğretmen yetiştirme ve atama yöntemi.?Örneğin, ders kitapları.?Örneğin, spordan, sanattan, estetikten yoksun eğitim anlayışı.?Örneğin, YÖK daya

2650 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitimde enkaz edebiyatı ve Ömer Dinçer
Eğitimde enkaz edebiyatı ve Ömer Dinçer?Abbas GüçlüEğitimle ilgili herhangi bir konuya, bir dokunun, bin ah işitin. Gidişattan ve sistemden, en fazla şikâyetçi olanların başında da Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer   geliyor.?Bakan Dinçer'in hemen her konuşmasını alın inceleyin, memnun olduğu tek satır yok. Hep durum tespiti ve şikâyet var.?Söylediklerinde haksız mı??Yüzde 90'ın altına hepimiz imza atarız. Ama asıl şaşırtıcı olan, 10 yıldır kendilerinin iktidarda olduğu ve şikâyet ettiği konuların neden bugüne kadar ele alınmadığı?..?Diyor ki, gereğinden çok fazla öğretmen var ve artık eğitim fakültesi açılmasına izin vermeyeceğim.?Çok haklı.?Peki ama her köşe başına üniversite açılırken, eğitim fakültelerinin kontenjanları

2975 defa okundu.

yazının tamamı...
Üniversite artık gençlerin ilgisini neden çekmiyor?
Üniversite artık gençlerin ilgisini neden çekmiyor??Abbas GüçlüÜniversite sınavları için başvurular devam ediyor. Ama ortada ne bir heyecan var ne de olağanüstü bir başvuru. Üstelik katsayılar da sıfırlanmış durumda.?Bu ataletin en büyük nedeni, işsizlik sıralamasında, üniversite mezunlarının ilk sırada yer almaları. Onca yıl çalışıp, çabalıyorsunuz, üstüne üstlük dünyanın parasını harcıyorsunuz ve ödülünüz işsizlik oluyor.?Durum böyle olunca da üniversiteye olan talep, artacağına daha da azalıyor. Bu durumun analizinin iyi yapılması gerekiyor. Eğitime küsen bir gençliği, yeniden üniversiteyle barıştırmak hiç kolay olmaz.?Pek çok ülke bu sıkıntıyı yaşıyor. Ayrıca yükseköğretime o kadar büyük yatırımlar yapılıyor ki böylesi bir küskünlük karşısında onlar ne olacak?&

2572 defa okundu.

yazının tamamı...
Yurtdışındaki akademisyenler neden dönmüyor
Yurtdışındaki akademisyenler neden dönmüyor?..Abbas GüçlüDünyanın dört bir yanında, çok iyi eğitim alan yüz binlerce öğrenci, öğretim elemanı ve bilim insanımız var.Hemen hepsi de, bugün ya da yarın Türkiye'ye dönmeyi düşünüyor.Hatta dönenler de var.Ama gelen, geldiğine bin pişman!?İsterseniz gelin önce şu satırları birlikte okuyalım.Sonra da bu konuda neler yapılabilir, onu tartışalım:??Geldiğine bin pişman!?"X Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde görev yapmaktayım.?Size eğitim fakültelerimizde yaşanan problemi ve beyin göçünün bazıları tarafından nasıl engellendiğini anlatmak istiyorum.?MEB bursu ile 9 yıl, ABD'de master ve doktora yaptıktan sonra 2009 yılında X Üniversitesi'ne döndüm. Başlangıçta çok heyecanlıydım ve öğrendiğim bilgileri buradaki öğrenci

2750 defa okundu.

yazının tamamı...
Atatürk'ü ne kadar anlayabildik?
Atatürk'ü ne kadar anlayabildik? ?Abbas GüçlüDün gün boyu Atatürk konuşuldu. Atatürk yaşandı. Atatürk sorgulandı. Saat dokuzu beş geçe araçlar kornalarını çalmaya başladı, bayraklar yarıya indi, vatandaşlar da saygı duruşunda bulundu.?Başka yerlerde nasıldı bilmiyorum ama benim olduğum yerde, kırk yıl önce neyse bugün de aynı, saygı ve sevgi vardı Atatürk'e...?Peki, aradan geçen bu 73 yıllık süreçte kendisini yeterince algılayabildik mi??Evet demek o kadar zor ki!..?Ne sevenleri ve kendisine toz kondurmayanlar onu yeterince anladı ne de ismini duyunca tüyleri diken diken olanlar..?Oysa onu tanımak hiç de zor değildi.?Bırakın söylemlerini, yaptıklarına bakmanız yeter de artardı.?Onu bile yapmadık...?Ve bir gün olsun, peki o olmasaydı, y

3645 defa okundu.

yazının tamamı...
İnternet sosyalleşmeyi öldürüyor mu?
İnternet sosyalleşmeyi öldürüyor mu??Abbas Güçlüİnternetsiz bir yaşam, sanki artık mümkün değil. Peki, kullanıcılar ya da onların yakınları bu durumdan memnun mu? Daha da önemlisi, internet ve sosyal medya, iddia edildiği gibi sosyalleşmeyi öldürüyor mu??Genç Bakış'ta, önceki gece, işte tam da bu konuyu tartıştık. Konya Selçuk Üniversitesi'nde, münazara formatında gerçekleşen üç turlu programın, ilk iki turunu açık ara "Hayır Takımı" kazandı. Ama finalde, duygular üzerinden internete yüklenen "Evet Takımı" tartışmanın galibi oldu.?İşte, internet sosyalleşmeyi öldürmüyor tam aksine daha da sosyal olmalarını sağlıyor diyen "Hayırcılar" ile internet yüzünden artık aile içi diyalog bile bitti diyen "Evetçiler"in görüşleri:??Evetçiler: İnternet kandırmacadır


3886 defa okundu.

yazının tamamı...
Terör, deprem ve koruyucu önlemler
Terör, deprem ve koruyucu önlemler?Abbas GüçlüDaha şehitlerimizin acısı dinmeden şimdi bir de depremle sarsıldık. Ama acıların en büyüğü, her iki konuda da alınması gereken önlemlerin hâlâ yeterince alınmamış olması.?Her şehit haberi ve her deprem felaketinden sonra yapılan o resmi açıklamaları, artık duymak istemiyoruz.?Kırk yıldır aynı terane:?Şehitlerin kanı yerde kalmayacak...?Acılar sarılacak...?Peki alınan ve alınması gereken önlemler nerede??Ara ki bulasın!..?Koruyucu hekimlik gibi, terör ve depreme karşı da koruyucu tedbirlerin alınması gerekir.Her ikisinin de ilacı koruyucu önlemlerdir.?Terörü doğuran nedenleri ortadan kaldırıp, en şiddetli depreme bile dayanacak bir kentleşme anlayışı getirebilseydik, yarattığı tahr

2892 defa okundu.

yazının tamamı...
İTÜ'deki sınavı da iptal edilmiş
İTÜ'deki sınavı da iptal edilmişAbbas GüçlüÖSYM Başkanı Ali Demir'in İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü'yken, onun kontrolünde gerçekleşen doktora sınavına yönelik çarpıcı iddialar çok önemli Ali DemirMilyonlarca gencin gözü kulağı ÖSYM'de. Aileleriyle birlikte YGS'ye yönelik kararı bekliyorlar. Son sözü ise ne YÖK ne iktidar ne de savcılık söyleyecek. Geçen ay çıkan yeni ÖSYM yasasına göre, son söz hakkı, ÖSYM'de yani Ali Demir'de bulunuyor. Peki Demir, bu kararı alır mı? Görünen o ki zor alır. Niye mi? İşte size çok çarpıcı bir örnek.?Yıl 2010. Yani geçen yıl. Prof. Demir, ÖSYM Başkanı olmadan önce İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü olarak görev yapıyordu. İşte o dönemde üniversitede araştırma görevlisi olarak görevlendirilmek amacıyla doktora öğrencisi seçmek için başvurular

6504 defa okundu.

yazının tamamı...
Haydi Kızlar Okula! Peki ya sonrası?..
Haydi Kızlar Okula! Peki ya sonrası?..12 Şubat 2011Okuma yazma bilmeyenlerin çoğu kadın. Bu yüzden de kampanyaların neredeyse tamamı kızlara yönelik. Çok da etkili oldular. 10 yıl öncesi ile kıyaslandığında, kız öğrenciler arasındaki okullaşma oranı, anaokulundan üniversiteye kadar büyük bir ivme gösterdi. Ama bu sevindirici gelişme, nereye kadar devam edecek? İşte bu çok önemli! Bir öğretmenden mektup geldi. Köyünün ilk üniversite bitireniydi. Onunla birlikte üniversiteye giden kız öğrenci sayısında patlama olmuş. "Ama şimdi hiç giden yok. Çünkü 5 yıldır atanamayan bir öğretmen olarak halime bakıp, okudu da ne oldu diyerek bu sevdadan vazgeçtiler" diye içini dökmüştü.Yurt ve burs bulamadığı için üniversite öğrenimini yarıda bırakan kız öğrencilerin hikâyeleri de saymakla bitmez. Peki

8662 defa okundu.

yazının tamamı...
Ekşi, Başbakan'ı hem övdü hem de eleştirdi
Ekşi, Başbakan'ı hem övdü hem de eleştirdiBasın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, önceki gece, Genç Bakış'ta konuğumuz oldu ve görevden ayrılmasına yol açan gelişmelerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Hiç kimseye kırgın olmadığını söyledi. Ekşi, Işık Üniversitesi'nde gerçekleşen programda öğrencilerden hem çok iyi bir karne hem de bol bol alkış aldı. Öğrenciler, Basın Konseyi Başkanlığı'ndan istifa etmeli mi yönündeki bir soruya ise yüzde 100'e varan oranda "hayır" cevabı verdiler.Ekşi, Başbakan Erdoğan'ın enerjisi ve çalışkanlığının takdire şayan olduğunu ancak buna karşın üslubu ve özgürlükler konusundaki davranışlarının kabul edilir olmadığını söyledi. İşte programdan bazı satır başları: Ağır ifadeler kullanıldı-  Sayın Başbakan'ın "Böyle bir Basın Konseyi Başkanı olması bu ül

3103 defa okundu.

yazının tamamı...
Şûra kararları ne anlama geliyor?
Şûra kararları ne anlama geliyor?18. Milli Eğitim Şûrası dün sona erdi. 220 karar alındı. Ama içlerinde en önemli olanı temel eğitimin 13 yıla çıkartılması.Bu konuda aslında geç bile kalındı. Çünkü AB'de kişi başına düşen eğitim ortalaması da zorunlu eğitim süresi de bunun çok üzerinde.Peki Türkiye bu zoru başabilir mi?Canı gönülden evet demeyi çok isteriz ama sanki çok zor!Bırakın 13 yılı hâlâ 8 yıllık temel eğitimi bile doğru düzgün veremiyoruz. Daha da vahimi 6.5 milyon vatandaşımız okuma-yazma dahi bilmiyor. Yani bu konuda sicilimiz bozuk. Ama hedef olarak belirlenmesi bile önemli bir adım.Cevabı en çok merak edilen soru ise 1+4+4+4 formülünün ne anlama geldiği ve alınan kararın pedagojik mi yoksa politik mi olduğu?..MEB'in bu konuda kafasının karışık olduğu kesin.

2824 defa okundu.

yazının tamamı...
Ruhunu kaça sattın polemiği
Ruhunu kaça sattın polemiğiGenç Bakış?ta önceki gece, ateşli bir öğrenci, Ertuğrul Özkök?e ?ruhunu kaça sattın?? diye sordu. Daha önce de Kemal Derviş?e, ?cebinde hangi ülkenin pasaportu var?? demişlerdi.Genç Bakış?ın tek kuralı, saygı sınırlarının aşılmaması olduğu halde, bazı öğrenciler, çok sık olmasa da bu kuralı ihlal ediyor.Hatta bazen alkış da alıyorlar. Ama hiçbir zaman genel kabul görmüyorlar.Çoğu zaman özellikle ekran başındakiler tarafından eleştirilenler de, konuklardan çok, saygı sınırını aşan öğrenciler oluyor.En azından aynı soru, çok daha farklı üslupla dile getirilebilir, yaşına, başına, makamına hürmet edilir diye.Öğrencilerin sordukları soruları, yetişkinlerin sorması mümkün değil.Akıllarından geçse bile kırk süzgeçten geçirirler. Ama onlar öyle mi, pat diye soruyorlar.

3560 defa okundu.

yazının tamamı...
Deprem öncesi için değil sonrası için önlem alınıyor!
Deprem öncesi için değil sonrası için önlem alınıyor!Depremi tam da unutmuştuk ki Elazığ ile yeniden hatırladık. Peki, son 10 yılda neler yapıldı? Kocaman bir hiç değil ama yapılacak daha o kadar çok şey var ki, saymakla bitmez. Büyük depremde en büyük acıyı yaşayan yerler arasında Kocaeli ve Kocaeli Üniversitesi de vardı. Ama deprem yarasını en iyi onlar sardı.Depremin kaçmakla değil, üzerine gide gide çözüleceğini görürdünüz.İşte bazı satır başları:Nasuh Mahruki (AKUT Başkanı) - Türkiye?de son 10 yılda depreme yönelik ciddi kaynak aktarımları çok yanlış yapıldı. Risk yönetimine aktarılması gereken kaynaklar kriz yönetimine aktarıldı. Oysaki risk yönetimi safhasında harcayacağınız 1 lira sizi kriz yönetimi safhasında harcayacağınız 36 liradan kurtarır.- İstanbul?da 50 bin binanın yıkıla

3571 defa okundu.

yazının tamamı...
Pilav üstü az kuru gibi demokrasi Müzdat Gezen
Pilav üstü az kuru gibi demokrasi Müzdat GezenAbbas GüçlüSahnedeki 50. yılını kutlamaya hazırlanan Müjdat Gezen, duruşu, yaptıkları ve sert çıkışlarıyla öğrenciden tam puan aldı. Önceki gece Kocaeli Üniversitesi'nde gerçekleşen Genç Bakış'ta, sadece Gezen'in 50 yıllık sanat yaşamı değil, dünden bugüne Türkiye de konuşuldu. Hergelekon ve Tayyibin Sinirli Lambası gibi oyunlarıyla, siyasi hicvin dün olduğu gibi bugün de devam ettiğini vurgulayan Gezen, iktidar ve Başbakanla ilgili sorularda adeta, "O Kasımpaşalıysa, ben de Fatihliyim, kimseye pabuç bırakmam" intibası yarattı.Klibinde oynadığı Selami Şahin'le şarkılar söyledi, Nâzım'dan şiirler okudu. Ama en büyük alkışı, iktidara yönelttiği eleştiriler aldı.Sabaha kadar sürmesine rağmen öğrencilerin ve ekran başındakilerin yoğun ilgisini

3593 defa okundu.

yazının tamamı...
Öğretmen mutsuzken öğrenci nasıl başarılı olur ki!
Öğretmen mutsuzken öğrenci nasıl başarılı olur ki!Öğretmenlere bir dokunun bin ah işitin. Öylesine çok sorunları var ki onlardan arınıp sınıfa girmeleri mümkün değil. Ders anlatırken muhtemeldir ki her birinin kafasında bin tane farklı sorun var. Peki ya çözüm? İşte onu ara ki bulasınız. MEB, sorunları azaltacağına, her gün bir yenisini ekliyor. Ve sonunda onlar da sokağa dökülüyorlar. Muhtemeldir ki onlara da biber gazı sıkılacak, onlar da coplanacak. Keşke bu sahneler hiç yaşanmasa. Ama onları da mecbur bıraktılar."Bir ülkeyle oynamak istiyorsanız, öğretmen yetiştirme ve atama sistemiyle oynayın yeter!" şeklinde, literatüre geçen bir söz var. Çok doğru. Diğer mesleklere yönelik eğitim sistemleri fazla değişmezken öğretmen yetiştirme ve atama sistemi her 10 yılda bir değişir. Ve her defas

3360 defa okundu.

yazının tamamı...
İçkisiz Antakya sofrası ve Adana, Elazığ, Kayseri, Sivas yemekleri
İçkisiz Antakya sofrası ve Adana, Elazığ, Kayseri, Sivas yemekleriSon birkaç hafta içinde ufak bir Anadolu turu yaptım. Gittiğimiz kentlerin hepsi de mutfakta iddialı kentlerdi. Adana, Elazığ, Kayseri, Sivas ve İstanbul?daki Antakya Yemekleri Festivali?nin tanıtım yemeği.Seyahat öncesinde, her ne kadar aynı kentlere daha önce defalarca gitmiş olsak da, yerel tatları özellikle araştırır ve en iyisini nerede yiyeceğimizi sora sora bulmaya çalışırız.Bazen daha ilk seferde en iyi olanı bulur, bazen de hiç bulamayız. Çünkü damak tatları ya hiç uyuşmaz ya da yerel yemeklerin en iyisi evlerde yapılır mazeretiyle karşılaşırsınız.En enteresanını ise geçtiğimiz hafta yaşadık. Bir hafta arayla önce Kayseri?ye sonra da Sivas?a gittik....Pastırma kimin?Yolda rasgele 100 kişiye pastırmanın hangi kentimi

3276 defa okundu.

yazının tamamı...
Açılım oy kaybettiriyor. Koalisyon geliyor
Açılım oy kaybettiriyor. Koalisyon geliyorAbbas Güçlü..Açılım rüzgârı üniversiteleri de etkisi altına aldı. Geçen hafta olduğu gibi bu hafta da Genç Bakış'ta üzerinde en fazla konuşulan konu demokratik açılım oldu. Eleştiri oklarının hedefinde ise hükümet vardı. Adil Gür, Mehmet Tezkan ve Hulki Cevizoğlu'nun konuk olduğu programda, üzerinde mutabakat sağlanan konulardan bir diğeri ise 2010'da yapılacak erken seçimle koalisyonlar döneminin başlayacağı oldu. İşte programdan satır başları:Hulki Cevizoğlu (DSHP Genel Başkanı)-  AKP açılım yapıyorum diyor ama ekonomik ve sosyal anlamda bir açılım yapmadı.-  Evet, siyasal partiler kapatılmasın. Ama siyasal partiyse kapatılmasın. Terör örgütü uzantısıysa kapatılsın. Siyasal Partiler Yasası'nın 4. maddesine göre hiçbir parti Atatürk

3630 defa okundu.

yazının tamamı...
Neden okumuyoruz?
Neden okumuyoruz?..Abbas Güçlü..Televizyon, internet derken neredeyse okumayı-yazmayı unuttuk. Peki, bütün dünyada böyle mi? Ya da okumamanın başka nedenleri var mı? Bu konuda söylenecek o kadar çok söz var ki, hepsi de çok önemli.Önceki gece, 28'incisi düzenlenen TÜYAP Kitap Fuarı'nda gerçekleştirdiğimiz Genç Bakış'ta bu konuyu ele aldık. İşte okuma ve okumama üzerine söylenenler:Altan Öymen (Gazeteci, yazar)  - Okumak güzeldir. İnsan okurken aynı zamanda hem eğlenebilir, zevk alabilir, hem de öğrenebilir.- Ben hiç, okumayın diyen bir başbakan hatırlamıyorum.Sn. Özal en azından Red Kit okurdu. Gazete de, karikatür dergisi de okurdu. Menderes'in eski Türk Edebiyatı ve de hitabet sanatıyla ilgilenirdi. Böylece güzel cümleler kurar, güzel konuşurdu. Dünyada da okumayın diyen başkan yokt

3385 defa okundu.

yazının tamamı...
Domuz gribi yumurta fiyatını patlatacak!
Domuz gribi yumurta fiyatını patlatacak!Abbas Güçlü.. ..Domuz gribi ile yumurta fiyatı arasında ne paralellik var diyenleriniz çıkabilir. Biz de bilmiyorduk. Ama hocalarla konuşurken satır arasında, domuz gribi aşısının yumurta içinde geliştirildiğini öğrendik. Yani her bir aşı için 1.2 yumurta gerekiyormuş. Üretim sürecinin bu kadar hızlı olmaması da yumurta üretimine de bağlıymış. Bu yüzden pek çok ülkedeki yumurtaların tümü bu işe tahsis edilmeye başlanmış. Yani yakında fiyatlar patlarmış.Yine kesemizi ilgilendiren bir başka gelişme ise tavuk fiyatlarında yaşanacakmış. Onun domuz gribiyle ilgisi yok. O da önceki gün yayımlanan Tarım Bakanlığı yönetmeliğiyle ilişkili. Tarım Bakanlığı önceki gün yayımladığı yönetmelikle, GDO'ların ithal edilmesine izin verdi. Yani genetiği değiştiril

3422 defa okundu.

yazının tamamı...
En değerli hazine
En değerli hazineAbbas Güçlü...Günümüz dünyasında en değerli hazine, yetişmiş insan gücü. İşte bu yüzden bütün gelişmiş ülkeler parlak beyinlerin peşindeler. Avrupa'nın bile en iyileri ABD'ye gittikleri için onlar da bu açıklarını bizim gibi ülkelerden doldurmaya çalışıyorlar.Türkiye'de genç nüfusun fazlalığı ve öğrenim aşkı, onların bu iştahını fazlasıyla artırıyor. Bu yüzden farklı ülkelerin üniversite yöneticilerinin biri gidiyor, diğeri geliyor.Aradıkları öğrencileri bulduklarında, sağladıkları burs olanakları, bizdekilerle kıyaslanmayacak büyüklükte. Peki ne istiyorlar? Öncelikle iyi bir İngilizce, yüksekokul başarısı ve eğitim disiplini. Gerisi kendiliğinden gelir diyorlar.Türkiye'de değişik firmalar tarafından yıl da üç, beş kez yurtdışı eğitim fuarı düzenleniyor. Bireysel fuar düze

2661 defa okundu.

yazının tamamı...
İşsizliğin geldiği son nokta!
İşsizliğin geldiği son nokta!Abbas Güçlü..Üniversite mezunu işsizlerin durumunu anlatmaya gerek yok. Öylesine perişan haldeler ki, dokunsanız ağlayacaklar. O yetmiyormuş gibi, bir de bu durumu istismar edenlerin yaptıkları saygısızlık, en ağırlarına gideni...Daha önce danışma memurluğu için iletişim fakültesi, badigartlık için de beden eğitimi mezunlarının arandığına şahit olmuştuk. Ama günün birinde sekreterlik için çevre mühendislerinin, hele hele ODTÜ mezunu çevre mühendislerinin tercih nedeni olacağı, bin yıl düşünsek aklımıza gelmezdi.İsterseniz gelin, Türkiye'de, eğitimin, bilimin, insana ve emeğe verilen değerin, geldiği son noktayı görmek için şu satırları birlikte okuyalım:Bu kadarı da olmaz! "Sayın Abbas Güçlü,Öncelikle kendimi tanıtmak ve bu mail'i neden yazdığımı söylemek istiy

4144 defa okundu.

yazının tamamı...
Bu öğretmenlerden nasıl verim beklersiniz?
Bu öğretmenlerden nasıl verim beklersiniz?Abbas Güçlu...Türkiye'de öğretmen olmak zor. Hem de çok zor. Önce eğitim fakültesini bitiriyorsunuz. Sonra yıllarca KPSS'ye hazırlanıyorsunuz. Ardından da yine yıllarca atama bekliyorsunuz. Bu, bazen 5, 6 yılınızı alabiliyor. Ve bu arada, öylesine çöküyor ve her şeyden öylesine uzaklaşıyorsunuz ki, atamanız gerçekleşip göreve başladığınızda, bir enkazdan farkınız olmuyor. Ne öğretmenlik heyecanı kalıyor ne de sevgi. Hemen her şeye karşı hınç duyuyorsunuz. Devlete, sisteme, okula ve neredeyse çocuğa...Oysa eğitim fakültesine girdiklerinde hemen hepsi öğretmen olmanın hayaliyle yanıp tutuşuyorlardı. Onları bu hale getiren devletin ta kendisi. Önce öğretmenlikten soğutuyor sonra da eğitimden.Göreve başladıklarında artık her şey için çok geç kalınmış o

3372 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitim sistemi niye sınıfta kaldı?
Eğitim sistemi niye sınıfta kaldı?Abbas Güçlü..ÖSS sonuçlarından sonra, pek çok kişinin sokağa çıkamaması gerekiyor. Çünkü ortada eğitim adına tam bir facia söz konusu.Ama bu yetmiyormuş gibi bir de kamuoyu yanıltılıyor. En başarısız öğrenciler bile, başarılıymış gibi gösteriliyor. Bu bir kandırmacadır. Hem de vebali çok büyük bir kandırmaca!.. Dünyanın neresinde, 100 üzerinden 15-20 alan bir aday başarılı sayılıyor? Çıtayı aşağı indirdikten sonra, herkes barajı aşsa ne olacak, aşmasa ne olacak? Sonuçlar ortada. Sıfırcıların sayısı artıyor, ortalamalar düştükçe düşüyor.Fende bir milyon 229 bin adaydan 704 bini sıfır çekti. Türkiye ortalaması 30 soruda 4'te kaldı. Diğer derslerde de durum farklı değil.Peki bunun sorumlusu kim?Milli Eğitim Bakanlığı mı, okul müdürleri mi, YÖK mü, ÖSYM mi, de

3527 defa okundu.

yazının tamamı...
Dershaneler kalkar mı?
Dershaneler kalkar mı?Abbas Güçlü..Bakan Nimet Çubukçu'nun "Zaman içerisinde onlara gerek kalmayacak. Kendiliğinden kalkacaklar" yönündeki açıklaması dershaneleri yeniden gündeme getirdi.Kapanırlar mı, kapanmazlar mı? Dünden bugüne bu hep tartışıldı. Tartışılmaya da devam edecek. Sektöre akan para kimilerine göre 8-10 milyar dolar, kimilerine göre de en fazla 3 milyar dolar.Aslında bu konuda ne söylense boş. Çünkü konuşan konuştuğuyla kalıyor. Tartışmalar hiç bitmiyor. Öne çıkan üç görüş var:1. Kesinlikle kalkmazlar. Dershanelere olan ihtiyaç hiç bitmeyecektir.2. Kesinlikle kalkmalılar. Türk eğitim sisteminin gelişmesinin önündeki en büyük engeldirler.3. Zaman içerisinde onlara gerek kalmayacak.Her üç görüşün de ciddi anlamda savunucusu var. Gerekçelerine bakıldığında da Nasrettin Hoca'nın

3211 defa okundu.

yazının tamamı...
Türkan Hoca ile son röportaj
Türkan Hoca ile son röportajAbbas Güçlü..Türkan Hoca ile birkaç hafta önce uzunca bir röportaj yaptım. Muhtemelen bu verdiği son röportajdı. Doktorlar hiç sıcak bakamadı ama o ısrarla konuşmak istedi. Çünkü söyleyecek çok sözü vardı. Sanki vasiyeti gibiydi.Sayılı günlerinin kaldığını biliyordu. Ve her anını değerlendirmek istiyordu. Suna Kıraç gibi onun da ömründen büyük hayalleri vardı. Genç Bakış için yaptığımız bu röportajda, kendisiyle ilgili her soruya özellikle cevap vermek istiyordu. Bak şu konuda da şunu demişler, bu konuda da böyle yazmışlar. Ama doğrusu öyle değil, böyle diyordu.Kimseye kırgın da değildi, kızgın da. "İftiralar için harcayağım zamanı çocuklarım için harcardım" diyordu. Onun için kendi çocukları ile diğer çocuklar arasında hiçbir fark yoktu. Hepsi için en iyisini i

3225 defa okundu.

yazının tamamı...
Milliyet'te çalışalı 25 yıl olmuş
Milliyet'te çalışalı 25 yıl olmuşAbbas Güçlü..İnsanın sevdiği bir işte ve sevdiği bir kurumda çalışması güzel bir şey. Bir de patronundan memnunsa. Yıllar nasıl akıp gidiyor farkına varmıyorsunuz. Önceki gece Milliyet'in 59. kuruluş yıldönümü kutlandı. Plaketler verildi. Benim de 25 yılım dolmuş. Kimilerine göre bir ömür, kimilerine göre de eh işte biraz olmuş dedirten bir durum.Yanımda Hasan (Pulur) Ağbi, önümde de Sami (Kohen) Ağbi ve Altan (Öymen) Ağbi vardı. Belki de ondandır, daha işin çok başındaymışım duygusuna kapıldım. Onlar 50 yılı çoktan devirdikleri için kendimi daha yolun yarısını bile kat edememiş biri olarak gördüm.Bu duygular içerisinde, 25. yıl plaketine sevinsem mi yoksa önümde daha 25-30 yıl var diye heyecanlansam mı, pek bilemedim.Ertelemeli törenin, gecikmeli merasimin

4033 defa okundu.

yazının tamamı...
Gençlere sahip çıkalım
Gençlere sahip çıkalımABBAS GÜÇLÜÜlkelerin zenginlikleri, artık çok farklı parametreler ile değerlendiriliyor. Bugünün dünyasında en değerli ham madde, genç nüfus. Eğer iyi işlenirse, yani iyi bir eğitimle dontılırlarsa, o ülke alıp başını gidiyor. Bunun onlarca örneği var.Kişi başına düşen eğitim süresi, yükseköğrenim görmüşlerin oranı ve bilimsel üretkenlik ile ülkelerin kalkınmışlığı arasında müthiş bir koralasyon var. En iyi üniversiteler hangi ülkedeyse, o ülkeler en tepede.Gençlerin en büyük hazinemiz olduğu konusunda herkes hem fikir. Ama iş onlara değer verme konusuna gelince, maalesef aynı ilgi ve alakayı göremiyoruz. Örneğin dünyanın en iyi üniversitelerinden kabul alan pek çok öğrenci, çoğu zaman yeterli oranda burs bulamadığı için eline geçen bu altın fırsatı değerlendiremiyor.

3492 defa okundu.

yazının tamamı...
Üniversite parçalanıyor!
Üniversite parçalanıyor!Abbas Güçlü..İstanbul, Marmara, Gazi, Uludağ ve Selçuk Üniversitesi'nin parçalanması için düğmeye basıldı. Son YÖK Genel Kurulu'nda alınan karar çerçevesinde, konuyu daha detaylı incelemek için komisyon kuruldu. Yapılan inceleme sonunda, bu üniversitelerden tümü ya da bir bölümü, aynı ad altında ya da farklı isimlerde yeniden yapılanacak.Üniversitelerin parçalanması, daha önce de çeşitli vesilelerle gündeme gelmiş ancak öğretim üyesi, öğrenci ve mezunların tepkisi nedeniyle hayata geçirilememişti. Yeni YÖK yönetiminin pek çok konuda olduğu gibi, bu konuda da ben yaptım oldu dayatması içine gireceği belirtiliyor.Gül'ün Çankaya'ya çıkması ile birlikte, YÖK'teki Anayasal dengeler altüst oldu. Anayasa'ya göre, tek kutuplu bir YÖK yerine üç kutuplu bir yapılanma sözkonus

5082 defa okundu.

yazının tamamı...
Dünyaya kimler yön veriyor?
Dünyaya kimler yön veriyor?Abbas Güçlü..Dünden bugüne dünyayı değiştiren o kadar çok olay var ki bunların en başında da bilimsel buluşlar geliyor. İlk çağlarda en büyük buluş ateş ve tekerdi. Sonra içinde bulunulan yüzyıla göre çağa damga vuran icatlar da değişti. Buharlı makineler, elektrik, telefon, televizyon, internet ve daha neler neler. Bu konuda binlerce örnek sayılabilir. Pek çoğu da bugün, çocuk oyuncağı gibi alaya alınabilinir. İlk icat edildiklerinde de alındılar. Ama tüm bunlar gelişmeleri durduramadı.Örneğin ilk otomobiller ve bilgisayarlar bulunduğunda bunları kim kullanmak ister ki diyenler çok oldu. Ama her ikisi de yaşamımızın bir parçası haline geldi. Aslında bu konuda bir listeleme yaparkan, yaşadığımız çağları 50'şer yıllık, 100 yıllık dilimlere ayırıp ona göre bir değe

3998 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitimde kara tablo
Eğitimde kara tabloAbbas Güçlü..Milli Eğitim Bakanlığı'na bakılırsa, eğitimde her şey güllük gülistanlık. Ama rakamlar tam aksini söylüyor. Hem de kendi verdikleri, devletin resmi verilerine göre.DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit'in TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesine, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in verdiği cevaplar öylesine çarpıcı ki şaşırmamak elde değil. MEB'e yurtiçinden ve yurtdışından adeta para yağıyor. Tek tek sıraladığımda eminim siz de şok olacaksınız. Ama buna rağmen hâlâ 9 bin 999 okulda, hâlâ üç beş sınıf bir arada eğitim yapıyormuş. Şaşırdım kaldım.İşte eğitimin geldiği son noktayı ortaya koyan gerçek rakamlar:Dış kredi ve hibelerResmi ilköğretim okullarının 7.800'ünde, ortaöğretim okullarının 1.050'sinde ikili eğitim yapılmaktadır. Birle

4290 defa okundu.

yazının tamamı...
Eğitim sektörü krize ne kadar hazır?
Eğitim sektörü krize ne kadar hazır?Abbas Güçlü..Özel öğretim kurumları, dershaneler ve kurslar başta olmak üzere eğitim sektörüne, emekleri, sermayeleri ve birikimleriyle yön verenler dinlendiğinde, küresel ekonomik krizin yaratacağı tahribatın umulanın çok üzerinde olacağı kanısı uyanıyor. Umarız, hep birlikte yanılırız. Ama tedbiri de elden bırakmamak gerekiyor.Peki bu konuda neler yapılabilir? Öneri çok. İşte sektörün istedikleri:-  Vergiler ertelensin-  KDV yüzde 1'e indirilsin-  Elektrik, su ve doğalgaz fiyatları, devlet okullarıyla aynı orana indirilsin-  Vergi muafiyeti getirilsin-  Haksız rekabet ortadan kaldırılsın-  Ücretsiz öğrenci kontenjanı kaldırılsın ya da o oranda vergi muafiyeti tanınsın-  Devlet, özel öğretim kurumlarından hizmet satın

4565 defa okundu.

yazının tamamı...
Sakarya'da Atatürk izdihamı
Sakarya'da Atatürk izdihamıAbbas GüçlüYedi yıldır Genç Bakış programı yapıyoruz. Demirel'den Erdoğan'a Koç ve Sabancı'dan Evren'e kadar yüzlerce konuk ağırladık. Ama hiçbiri önceki gece Sakarya Üniversitesi'nde gerçekleştirdiğimiz Atatürk programı kadar ilgi görmedi. Salonda iki bini aşkın öğrenci vardı. Daha fazlası ise yer yokluğundan içeri giremedi. Görünen o ki gençlerin Atatürk'e ilgisi hem herkesten çok hem de giderek artıyor.SMS anketimizin konusu "Atatürk diktatör mü?" şeklindeydi. Bu yöndeki eleştirilere bakış açısını öğrenmek istiyorduk. Çok tepki geldi. Neden bu konuyu sorguluyoruz diye. Ama cevaplar çok netti: Diktatör olarak görenlerin oranı sadece ve sadece yüzde 5'te kaldı. Ki o yüzde 5'lik diktatörlük bakışı da kesinlikle aynı dönemin liderlerinden Hitler, Mussolini ya da S

4347 defa okundu.

yazının tamamı...
Osmanlı Cumhuriyeti mi yoksa Muz Cumhuriyeti mi?
Osmanlı Cumhuriyeti mi yoksa Muz Cumhuriyeti mi?Abbas GüçlüMustafa için Can Dündar'ın canına okundu. Eleştiriler tümüyle haksız mıydı? Hayır. Filmde maksadı aşan cümleler ve eksiklerin olduğunu kendisi de kabul etti. Ama tartışma hâlâ devam ediyor.Bu arada vizyona bir film daha girdi. Gani Müjde'nin Osmanlı Cumhuriyeti.Can'ın canına okuyanlar, elbette Gani'nin de canına okusun demiyoruz. Ama aynı eleştirel mantık bu film için neden işlemiyor? Ya da tarihimizle gurur duyanlar, AB için yanıp tutuşanlar ve ABD ile düşüp kalkanlar, bu film için neden iki çift laf etmiyor?Osmanlı Cumhuriyeti tarihi bir film deseniz değil, komedi deseniz hiç değil, belgesel gözüyle baksanız hiç ama hiç değil. Filmde anlatılan her şey hayal ürünü deniliyor. Peki o zaman filmin adı niye Muz Cumhuriyeti d

3661 defa okundu.

yazının tamamı...
Üniversiteler nasıl şaha kalkar?
Üniversiteler nasıl şaha kalkar?Abbas Güçlü..AKP 6 yıldır iktidarda. Parlamento çoğunluğu elinde, Çankaya desteği arkasında, YÖK de kontrolünde. Ancak icraat yok. Bu kadar güçlü olmadığı dönemde bile YÖK Yasası'nı değiştirmek için tam üç kez yasa teklifi hazırladı. Mücadele verdi. Tasarıların kimi TBMM'den döndü kimi de Sezer'den. Ama şimdi tereyağından kıl çeker gibi değişiklik yapabilecekken kılını bile kıpırdatmıyor.Peki niye?-  YÖK Yasası'nı değiştirme konusunda istekli olmadığı için mi?-  YÖK'ün hep şikâyetçi olduğu gücünü ele geçirip kendi kullanmak istediği için mi?-  Üniversiteler umurunda olmadığı için mi?-  İşleri çok yoğun olduğu için YÖK'e sıra gelmediğinden mi?-  Şu andaki YÖK yönetiminden umutlarını kestikleri için mi?-  Üniversiteleri sadec

4075 defa okundu.

yazının tamamı...
Peki ya siz üniversiteler için ne yaptınız?
Peki ya siz üniversiteler için ne yaptınız?Abbas Güçlü..Her ile bir üniversite açıldı. Fena mı oldu? Hayır. Her ne kadar karşı çıkanlar olsa da Türkiye'nin bir o kadar daha üniversiteye ihtiyacı var. Sayı şu anda 100'ü aştı. En az 200 olmalı. Çünkü, genç bir nüfusa sahibiz ve günümüzde en değerli meta, yetişmiş insan gücü...Yeni üniversitelere evet, ama bugünkü haliyle yapılanmaya hayır. Tüm üniversitelerin bütçesi, birkaç ABD üniversitesi bütçesinden daha az. Öğrenci başına yapılan harcama, Batı ülkelerinin neredeyse onda biri. AR-GE yok gibi. Hocalara verilen maaş da çok cüzi.Peki bu koşullarda üniversite açmanın ne yararı var? Madem açıldı, desteklenmeleri gerekiyor. Ama nasıl? İşte bu sorunun cevabını hep birlikte aramalıyız. İktidar yeni üniversiteler açtı. Kamuoyu olarak bizler de ta

3971 defa okundu.

yazının tamamı...
Türban üniversiteye en tepeden girdi
Türban üniversiteye en tepeden girdiÜniversitelerin bu yılki açılış törenleri çok renkli geçecek. Öğrenciler Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlar çerçevesinde içeri alınmazken, yeni atanan rektörün türbanlı eşleri başköşede oturacaklar. Peki, yasalara aykırı bu durum kime şikâyet edilecek? YÖK'e. Peki, onları o makama atayan kim: YÖK. YÖK, yasalara rağmen türbanı görmezlikten gelirse ne olacak? YÖK Başkanı ve YÖK üyelerini o makama atayan Cumhurbaşkanı'na şikâyet edilecek. Peki, Cumhurbaşkanı ne diyecek? "Benim eşim Çankaya'da türban takıyorsa, rektör eşleri de üniversitede takabilir. Özel hayata karışmayın" mı diyecek? Yoksa, Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını hatırlatıp, yargı organlarına gereğinin yapılması için talimat mı verecek? Anlayacağınız, karışık bir durum söz konusu.

5001 defa okundu.

yazının tamamı...
Mesleki eğitimin geleceği
Mesleki eğitimin geleceğiAbbas GüçlüTürk eğitim sisteminde el atılması gereken önemli alanlardan biri de mesleki eğitim. 10 yıl öncesine kadar lime lime dökülüyordu. Sonra biraz toparlanır gibi oldu. YÖK'ün üniversiteye girişte önlerini tıkamasından sonra ise yeniden eski günlerine döndü. İyi öğrencilerin değil, beklentileri yüksek olmayan öğrencilerin uğrak yeri oldu.Oysa teknoloji öylesine baş döndürücü bir hızla gelişiyor ki belki de en iyi öğrencilerin bu okullara yönelmeleri gerekiyor. Ama nasıl ve niye? İşte bu süreçte, bu sorunun cevabını aramalıyız.İlköğretim sonrasında, o yaş kuşağının en başarılı olanlarını fen liseleri, anadolu liseleri, kolejler ve süper liseler kapıyor. Kalanların iyilerini de düz liseler alıyor. Geriye, puan ortalaması en düşük olanlar kalıyor. Sonra da ÖSS'd

3646 defa okundu.

yazının tamamı...
Türklider Gazetesi ABBAS GÜÇLÜ
Türklider Gazetesi ABBAS GÜÇLÜ..TÜRKLİDER GAZETESİ  24 ŞUBAT 2008Abbas Güçlü    Bülent Şenver?in Odası?na konuk olan Abbas Güçlü 'Kendinize yapılmasını, ülkenize yapılmasını istemediğiniz hiçbir  şeyi siz de başkalarına yapmayın' dedi.     Abbas Güçlü gençlere kendileri ile ilgili kararları, her yerden bilgi aldıktan sonra  mutlaka kendileri vermelerini, sorumluluktan kaçmamalarını önerdi.     Abbas güçlü aşırı hırsın hem kişiye hem de çevresine çok zarar verdigini, her şeyin zamanı olduğunu, ne zaman neyi söyleyeceğimizi bilmemiz gerektiğine dikkat çekerek, 'Erken öten horozun kafasını keserler, en son söyleyeceğiniz şeyi en başta söylerseniz baştan kaybedersiniz' dedi.       ?Bu ömür sınırsız değ

3757 defa okundu.

yazının tamamı...
YÖK'te gerçekten bir şeyler değişiyor
YÖK'te gerçekten bir şeyler değişiyorYeni Başkan Yusuf Ziya Özcan, YÖK'te köklü değişiklikler yapacak. Hem de daha önceki hiçbir başkanın cesaret edemediği kadar. Baksanıza daha ilk günden, kimsenin yerinden oynatamadığı Özel Kalem Müdiresi Gülsüm Baskan'a güle güle demiş.Baskan, YÖK ilk kurulduğunda, Doğramacı'nın yanında sekreter olarak göreve başlamış, oturduğu yerden, profesörlüğe kadar yükselmişti. Birçok üniversitede derslere de giriyormuş. Hayret, Özkan'ı nasıl ikna edemedi! Şaşırdım. Oysa, bir başkanın arayıp da bulamayacağı donanıma sahipti!..Yusuf Ziya Hoca çok dikkatli olmak zorunda. Yaptığı, yapmadığı her şey artık medyanın gözetimi altında. Oturduğu koltuk ne acemilik kaldırır ne de kin ve husumet. Birilerinin gazına gelip taşeronluk ya da tetikçilik yapmaz diyor onu tanıyanla

3691 defa okundu.

yazının tamamı...
Çocuklar yarış atı değil
Çocuklar yarış atı değilAbbas Güçlü..Çocuklarımızın çektiği sınav çilesi yetmiyormuş gibi her gün yenileri getiriliyor. Bakan Çelik, OKS'yi kaldırıp yerine SBS'yi getirme inadından vazgeçer mi diye beklerken, dün kararım karar diyerek uygulamanın detaylarını anlattı. AKP, keşke yeni döneme yeni bir Milli Eğitim Bakanı ile başlasaydı. Hem öğrenci ve veliler bu kadar eziyet çekmez hem de ileride doğabilecek pek çok sorunu daha en başından önlemiş olurdu.Konunun uzağında olanlar için önce OKS ile SBS arasındaki farkı hatırlatmak isterim. Ortaöğretim Kurumları Giriş Sınavı OKS, 8. sınıfın sonunda gerçekleşiyor ve anadolu liseleri, kolejler, fen liselerine, bu sınavda alınan puana göre yerleştirme yapılıyordu.Bakan Çelik'in çocukları dershaneye bağımlı olmaktan kurtaracağız diye getirdiği Seviy

6414 defa okundu.

yazının tamamı...
Soru Yağmuru ABBAS GÜÇLÜ
Soru Yağmuru ABBAS GÜÇLÜ..Bülent Şenver hocamız beni gençler için hazırladığı televizyon programına davet etti. Soru yağmuru diye adlandırdığı bölümde beni sorularıyla ıslattı. Sizlerle paylaşıyorum...İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.      ..Soru Yağmuru ABBAS GÜÇLÜDeşifresi..Abbas Güçlü (AG)Bülent Şenver (BŞ)..  BŞ:Abbas bey benim şimdi soru yağmuru diye bir bölümüm var.Soru yağmurunda ben size sorular sormak istiyorum hazırladım sorularımı onları sorup sizden de bunlara kısa kısa cevaplar almak istiyorum.Soru yağmuruna hazırmısınız.AG: Evet her zaman hazırım çünkü binlerce öğrenciyle program yapıp hep böyle canlı yayınlarda alıştık.BŞ:Hep soruları siz soruyordunuz değil mi şimdi ben soruyum.En son hangi kitabı okudunuz?AG: En son Orhan  Pamuk Nobel?i

3699 defa okundu.

yazının tamamı...
Çubuk Oyunu ABBAS GÜÇLÜ
Çubuk Oyunu ABBAS GÜÇLÜ..Duayen bankacı Bülent Şenver bey ile değişik ve güzel bir televizyon programı yaptık. Programda bir kutu içine koyduğu çubuklardan bir tanesini bana çektirtti. Çubuğun üzerinde yazan güzel sözü okuyup açıklamamı istedi. Sizlerle paylaşıyorum..İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.      ..Çubuk Oyunu ABBAS GÜÇLÜ..Abbas Güçlü (AG)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ:Çok teşekkür ediyorum gayet güzel bir şey oldu vaka analizi oldu hatta üniversitelerde bile bu vaka analizi işletme etiği dersinde kullanılabilir sizin verdiğiniz cevaplar .Şimdi bizim bir oyunumuz var küçük bir oyunumuz var müsaade ederseniz o oyunumuzu oynayalım.Bir kutumuz var bu kulağınıza küpe olsun kutusu bunun içinde çubuklarımız var her bir çubuğun üzerinde de bizim atasözlerimizden güzel sözle

5371 defa okundu.

yazının tamamı...
Bir Göster Bin İşit ABBAS GÜÇLÜ
Bir Göster Bin İşit ABBAS GÜÇLÜ...Tecrübeli bankacı Bülent Şenver bey ile yaptığımız bir televizyon programında bana bir obje gösterdi ve gençlere bir mesaj vermemi istedi. Sizlerle paylaşıyorum.....İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.      ..Bir Göster Bin İşit ABBAS GÜÇLÜ..Abbas Güçlü (AG)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ:Bu kutumuzda var bu kutunun içerisinde ben size bir obje getirdim.İstiyorum ki kutuyu açın içinden çıkan objeye bakalım bir beş saniye düşündükten sonra bu obje ile ilgili yine gençlerimizin kulaklarına küpe olabilecek bakalım onlara neler söyleyebiliriz.Bakalım içinden size nasıl bir obje .Bu tuz ve biber minik bir tuzluk ve biberlik minicik bir şey gençlerimiz bundan ne mesaj alsınlar sizden.AG:Hayatın acısınıda tatlısınıda birlikte yaşayın hep tatlı değil hay

4492 defa okundu.

yazının tamamı...
Mesleki eğitimin geleceği
Mesleki eğitimin geleceğiAbbas GüçlüMilliyetTürk eğitim sisteminde el atılması gereken önemli alanlardan biri de mesleki eğitim. 10 yıl öncesine kadar lime lime dökülüyordu. Sonra biraz toparlanır gibi oldu. YÖK'ün üniversiteye girişte önlerini tıkamasından sonra ise yeniden eski günlerine döndü. İyi öğrencilerin değil, beklentileri yüksek olmayan öğrencilerin uğrak yeri oldu.Oysa teknoloji öylesine baş döndürücü bir hızla gelişiyor ki belki de en iyi öğrencilerin bu okullara yönelmeleri gerekiyor. Ama nasıl ve niye? İşte bu süreçte, bu sorunun cevabını aramalıyız.İlköğretim sonrasında, o yaş kuşağının en başarılı olanlarını fen liseleri, anadolu liseleri, kolejler ve süper liseler kapıyor. Kalanların iyilerini de düz liseler alıyor. Geriye, puan ortalaması en düşük olanlar kalıyor. Sonra

4309 defa okundu.

yazının tamamı...
ABBAS GÜÇLÜ Bülent Şenver!in Odası TV Programı
ABBAS GÜÇLÜ Bülent Şenver!in Odası TV Programı...Tecrübeli bankacı Bülent Şenver bey beni bir televizyon programına davet etti. Ço değişik ve ilginç bir sohbet oldu. Size sunuyorum....Bu programı izlemek isterseniz, bilgisayarınızın sesini açıp, lütfen bu satırı tıklayın.   .ABBAS GÜÇLÜ Bülent Şenver!in Odası TV ProgramıDeşifresi..Abbas Güçlü (AG)Bülent Şenver (BŞ)..BŞ:Bülent Şenver'in odasına hoşgeldiniz.Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu sayın Abbas Güçlü.Hoşgeldiniz Abbas bey.Abbas bey biz sizi hep gazetecilik hayatınızdan biliyoruz birde televizyonlarda hep gençlerle ilgili üniversiteleri ziyaret ediyorsunuz, onlarla güzel programlar yapıyorsunuz o programlarınıza tecrübeli insanları çağırıyorsunuz.Bazen bu tecrübeli insanlar devlet adamları oluyor, bazen sanat

7116 defa okundu.

yazının tamamı...
ABBAS GÜÇLÜ Gençliğe Sesleniş
ABBAS GÜÇLÜ Gençliğe Sesleniş ..Abbas Güçlü'nün "Gençliğe Seslenişini" kendi sesininden dinlemek için, lütfen bilgisayarınızın sesini açıp, yandaki ikonu tıklayın.    ..ABBAS GÜÇLÜ Gençliğe Sesleniş Sevgili Gençler,  Ben Abbas Güçlü.Size özellikle şunu önermek istiyorum; kendiniz ile ilgili kararları mutlaka kendiniz verin.Her yerden, herkezden  bilgi alın ama  son kararı siz verin.Çünkü biz büyükler sizlerle ilgili kararlar verirken  maalesef bu güne kadar çok yanıldık bundan sonrada yanılma payımız çok yüksek olduğu için bu kararları bu işinizde olabilir,öğrenmenizle ilgili olabilir, geleceğinizle ilgili olabilir.Bu kararları alın bu sorumluluktan kaçmayın çünkü o sorumluluklar hata da yapsanız sizi geliştirecektir.Yoksa okulunuzu anneniz seçe

3982 defa okundu.

yazının tamamı...
ABBAS GÜÇLÜ Etik Çağrı
ABBAS GÜÇLÜ Etik Çağrı  ...Abbas Güçlü'nün "Etik Çağrısını" kendi sesinden dinlemek isterseniz, lütfen bilgisayarınızın sesini açıp, yandaki ikonu tıklayın.  ..ABBAS GÜÇLÜ Etik Çağrı  Sevgili Gençler,  Evet ben  Abbas Güçlü,Etik olarak ne diyebilirim .Kendinize yapılmasını, ülkenize yapılmasını istemediğiniz hiçbir  şeyi siz başkalarına da yapmayın.Başka ülke insanlarına da yapmayın.Bu noktadan hareket ederseniz ve herkeze karşı tam ki, kerkeze kendinize davranılması gerektiği  gibi davranırsanız göreceksinizki şikayet ettiğiniz pek çok şey ortadan kaybolacaktır.ABBAS GÜÇLÜ..

4918 defa okundu.

yazının tamamı...

 

Bölümler 


Abbas Güçlü Gözüyle

Kimdir

Başarıları

Linkler

Kendi Sesiyle

Fotograf Albüm

Kitap Tavsiyeleri

TV

Tüm Yazıları

Abbas Güçlü Odası


Lider Arama
    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org