Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Semih Saygıner Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

TÜRKLİDER TV Programı Semih Saygıner
01.09.2006
Okunma Sayısı : 35849
Oy Sayısı : 10
Değerlendirme : 4,8
Popülarite : 4,8
Verdiğiniz Puan :
 

 

TÜRKLİDER TV Programı Semih Saygıner
.
.
.
TÜRKLİDER

Bir gün telefonum çaldı. Arayan duayen bankacı Bülent Şenver'di. Benimle gençler için bir televizyon programı yapmak istediğini söyledi. Çok hoş bir program oldu. Sizlerle paylaşmak istedim.

"Türklider" televizyon programını izlemek isterseniz, hızlı internet bağlantınız varsa, lütfen bilgisayarınızın sesini açıp, yandaki ikonu tıklayın.        tıklayın izleyin

.
.
.
TÜRKLİDER Televizyon Programı deşifresi
.
.
Semih Saygıner (SS)
Bülent Şenver (BŞ)
.
.

BŞ:
Türklider programına hoşgeldiniz.Türkiye’nin genç liderlere ihtiyacı var.Her alanda her konuda gençlider yetiştirmeliyiz.Gençlerin önünü açmalıyız.gençlere el vermeliyiz.Gençlerle tecrübelerimizi birikimlerimizi  paylaşmalıyız.Gençliderler  yetiştirmek ise hepimizin sorumluluğu .Bu programda gençlere örnek olmuş bir konuğumuz olucak gençlerle tecrübelerini paylaşıcak.Türkiye’de bilardo sporuna verdiği emek, bu sporun tanıtılması için yaptığı çalışmalar ve bilardo dünya şampiyonu olduğu için uluslararası başarı ve bilardo ustalığı konusunda Semih Saygıner Türklider seçilmiştir.İşte bu programda konuğumuz Semih Saygıner.Hoşgeldiniz.

SS: Hoşbulduk.

BŞ: Biz sizi tanıtabilmek için kısa bir kaset hazırladık .İsterseniz önce hepbirlikte o kaseti izleyelim ve hoş sohbetimize daha sonra devam edelim.

BŞ: Türklider programında Semih Saygıner ile birlikteyiz .Semih bey şuanda stüdyomuzda Şehremini  Lisesinden gencecik öğrencilerimiz var.Hepsi cıvıl cıvıl baktığınız zaman  görüyorsunuz ve sizlerle bir çok soruyu paylaşmak istiyor onlar.Onun için ben fazla kendi sorularımla yaklaşmadan önce o gençlerle önce sizi yakınlaştırmak istiyorum.Gönlünüzü onlara açın ve onlarla samimi duygularınızı onlarla paylaşın .İlk soruyu size Sayın Ceren Saraç size sormak istiyor Ceren

CEREN SARAÇ: Semih abi bilardonun matematikle paralellik gösterdiğini biliyoruz.Örneğin sayı kazanmak için birçok açıyı  hesaplamak gerekiyor .Sizin okuduğunuz dönemde matematiğinizin kaç olduğunu öğrenebilirmiyiz.

SS: Matematiğim bayağı iyiydi.Okuduğum dönemde ama benim okul hayatım pek uzun süremedi yaşadığım bazı kötü tesadüfler eseri.annemi babamı kaybettim ben 14 yaşında sonra okul hayatım bölündü ve okul hayatıma nokta koymak zorunda kaldım ama okuduğum dönemlerde matematiğim gayet iyiydi..Hatta kırık notum yoktu.Öyle söyliyeyim.

BŞ: Hakkatten matematik gerekiyormu?

SS: Evet.tabiki yani matematik zekası gerektiriyor.En basitinden anlatacak olursak çünkü orada birçok şeyi hızlı hesaplamak zorundasınız.Bugün hesapları bilen bazı oyuncular masanın başına geçip, o sistemi öğrenmiş ama 90 dan 67 çıkaramıyor mesela 90 dan 67 çıkarsa diyo tüh hay Allah kaç kaldı diyenler olabiliyor, o yüzden hızlı matematik zekasıda gerekiyor.

BŞ: Evet ikinci soru Yağmur Gürbüzden geliyor.

YAĞMUR GÜRBÜZ: Semih abi profosyonel sıralamada İsveçli  Tom John şu anda ilk sıralarda ilk sırada hatta.Size karşı son bir sende 1 galibiyeti 5 de mağlubiyeti var .Sizi yendiği sırada bir yenilginizin tek yenilginizin sebebini neye bağlıyorsunuz.?

SS: Şimdi tabi yenilgi olabilir.Sporun içinde yenmekle yenilmek çok yakın şeyler çok esasta dostlar.Yenmeden yenilmek olmaz, yenilmeden yenmek olmaz, mümkün değil ikisini ayıramayız birbirinden maalesef ülkemizde yenilmek çok kötü bir şeymiş gibi gösteriliyor ama kendi yaptığım sporun iç derinliklerinde yenilmeden yani namalup bir şekilde yılı bitirmek mümkün değil.Çünkü rakibiniz oynarken sadece oturuyorsunuz.Benim  Blomdonla   olan maçlarım şuanda 5 e 1 olmasının sebebi ise benim başarı grafiğimdeki  düşüşten kaynaklanmıyor birazcık belki iş dinamiğinden kaynaklanıyor.Sporun mesela şöylede diyebilirim her yenildiğim maçtan sonra otel odasına çekilirim mutlaka yarım saat maçın yorumunu yaparım kendime göre bu ya benim rakibimin çok iyi oynadığı hakkatten bana şans vermediği bir durum olabilir yada benim yaptığım hatalardan kaynaklanıyor olabilir ve bunlardan sürekli bir şeyler öğrenirim ama şuanda bir performans düşüklüğü söz konusu değil gayet başarılı  bir sezon geçirdiğim esesında  Türkiye’de yaşadığım olumsuzluklara rağmen ama Blomdon en sıkı rakibim.

BŞ: Peki Türklider Semih Saygıner size Ayşenur Kısaboy bir soru sormak istiyor.

AYŞENUR KISABOY:Semih abi bu güne kadar birçok kupa aldınız.Çok sayıda kupa aldınız ancak bu kupaların birçoğu kırıldı.Siz bunu neye bağlıyorsunuz.Sizce nazar olabilirmi.?

BŞ: Ne kadar hoş ve ne kadar araştırmacı bir Şehremini Lisesi grubumuz var değimli neleri araştırmışlar kupalar kırıldımı?

SS: Kırıldı  doğru şimdi nazar olabilirmi onu bilmiyorum ama nazar deyicek işler yaptık o doğru.Milli takım arkadaşım Tayfun Taşdemirle beraber olsun Avrupa şampiyonu olan Murat Naziçokla arkadaşımız olsun ben ona keza çok ciddi başarılara imza attık bir Türk sporcusu olarak iki tane kupa kırıldı bir tanesi dünya şampiyonu olduğumuz milli takımlar 2004 yılında dünya şampiyonu olduğumuz kupa kırıldı böyle dünya var üzerinde bavulda taşıyorduk onu bir şekilde elimizdeki el çantasında taşıyorduk onu bir şekilde ve gözümüzün önünden  kaydı böyle gitti a dememem kalmadı kupa paramparça oldu ve bu gazetelerde çok yer aldı.Hatta bizim şampiyonluğumuzdan çok kupanın kırılması yer aldı falan televizyonlarda onun dışında benim  birde dünyada yılın oyuncusu seçildiğim bir kupa vardı ki o yerinden kalkmayan bir kupaydı 15 kilo ağırlığında üzerinde böyle elmas işlemeler falan var yılın oyuncusu seçilmiştim Belçikada o dönem tabii televizyonlar çok ilgi gösterdi buna birçok televizyon programına katıldım ve kupayı taşımak durumda kaldım her tarafa karda yağıyordu o dönemde karda ayağım kaydı böyle tökezledim taşırken dedimki bana bir şey olacağına gitsin dedim kupaya olsun aman ne olursa olsun dedim ama biraz  ucu kırıldı onuda yaptırdık nazar olabilirmi bilmiyorum ama kırdık kupaları .Evet iki tane  öyle kırıldı.

BŞ: Evet demek doğruymuş.

SS: Evet doğru.

BŞ: Yedeğide yok herhalde yerine yenisini vermiyorlar.

SS: Ama doğru o kristal olanın yerine yenisini istedik yeni evet bu sene gidemediğimiz için maalesef alamadık.milli takımdan  dünya şampiyonası için başka arkadaşımız gitti.

BŞ: Evet Tuğba Günzap size güzel bir soru hazırlamış.Tuğba

TUĞBA GÜNZAP: Siz bir bilardo ustasısınız.Bilardo oynamak size kişi veya  insan olarak ne gibi özellikler kazandırdı. Ben bilardo oynamamı hangi özelliğime bağlıyorum dediğiniz zaman ne düşünürsünüz.?

SS: Peki şimdi bilardonun kendi içindeki bazı karekterislik özelliği insanın karekterine bazı artı değerler katabiliyor.Mesela ben dikkat etmişinizdir mutlaka bir pozisyona baktığım vakit ne vurucağını bilir otomatikman yani o kadar bilgisayar gibi hafızamıza girmiş onlar fakat ona rağmen masanın etrafını dolaşırız bir oraya gideriz bir buraya gideriz falan bu şunu gösterir buradan baktığım pozisyonla ordan baktığım pozisyon  bana aynı hisleri vermez.Yani olaylara başka açılardanda bakmayı başka persfektiflerdende değerlendirmeyi insanda geliştiriyor bu birinci özellik ikinci özellik mutlaka kendine dürüst olmak zorundasın çünkü bilardo ıstakasına ilk  dokunduğunuzda hiç bilmeseniz bile ilk reaksiyon şudur bir yere koyarsınız, eğilirsiniz vurursunuz ve ah vuramadım dersiniz.Ne oldu olmuyo bu diyen yoktur yani ilk reaksiyon ben yapamadımdır.Dolayısıyla insanın kendini eleştirmesine çok büyük katkısı vardır.Çünkü kendi eleştirmeyen bir bilardo oyuncusu asla ileriye gidemez  hiçbir şekilde Bunun dışında sosyal tarafını insanın geliştirir.Çünkü barış içinde dini, dili, ırkı her şeyi farklı olan insanların yaşadığ ıbir  mekan içerisinde barış içinde yaşamayı öğrenmek durumundasınız yani bir arada yaşamayı öğretiyor insana.Bazı insanları sevmiyebilirsiniz , bazılarını sevebilirsiniz ama saygıda sevgide kusur etmeden bir arada yaşamak durumundasınız  o salonlarda .Onun dışındada bugün şundan örnek veriyim dünyanın neresine gidersem gidiyim hiç dinini dilini ırkını bilmediğim bir ülkeye bırakın beni tepeden bilardo salonuna gidiyim bilardo oynuyorum diye arkadaşım vardır.Bu kadar güzel bir şeydir bilardo.Maalesef Türkiye’de yıllardır kahvede oynandı diye eleştirildi ama şartlarını iyileştirmemiz lazım, el birliğiyle yeni insanlar bir bilardo salonuna kapalı salonlara özellikle gittiklerinde oranın şartlarının iyileşmesi  çok önemlidir.İşte havalandırmasından, soğutmasından, ısıtmasından her türlü konforuna kadarki  bunlar konfor değildir.o mekanların gençlerin yaşayabileceği hale getirilmesi bence Türk milletinin en önemli ödevlerinden birtanesidir.Çocuğum gitme demek  çok kolay gidiyor engelleyemeyiz.Çocuklar orada büyüyor arkadaşları orda , herkes orda orası bir klup gibi ya bilardo salonu olabilir bu nebiliyim bir klup olabilir buraların kapalı mekanların kalitesinin arttırılması lazım.Bana kattığı değerler bunlar ama onun dışında da dünyaya açıldığımızda baktığımız zaman baktığımızda  bu persfektiften dünya kültürleriyle bir şekilde harman oluyorsunuz.Dünyayı daha iyi algılamaya başlıyorsunuz.Çünkü dünyada o kadar çok çeşitli bir insanla karşı karşıya kalıyorsunuzki hoşgörü seviyeniz yükseliyor .Dolayısıyla bir çok özellik kattı bana .Ben ortaokul mezunuyun lise 1 den bıraktım okulu dediğim sebeblerden dolayı ama eğitin çok önemli olduğunu düşünüyorum.İnsanın esasında okul döneminde okulda yaşadıklarının öğrendiklerinin yanında bence en önemli şey o yılları kendini eğitmeye adamasıdır.Okulda tabiiki bir takım teknik şeyler öğreniyoruz.Okumayı öğreniyoruz ama ben o dönemi kaçırmışım.Okulda okuyamadığım için çok üzgünüm ama o dönemi sonradan kapattım.Yaşım ilerledikçe imkanlarım arttıkça kendimi yetiştirdim bu konuda aman okul dönemini sakın okulda zor bu okulda  şöyle böyle demeyin ama aynı zamanda o dönemi kendinizi yetiştireceğiniz bir dönem gibi görün .

BŞ: Türklider Semih Saygıner şimdi  Onur Yıldırımer bize böyle stüdyoda güzel bir sizin canlandıracağınız bir olay yaşatmak üzere bir soru hazırlamış birlikte onun sorusunu dinleyelim.

ONUR YILDIRIMER: Semih abi siz dünya bilardo şampiyonu oldunuz.Ben hep merak etmişimdir masanın başında ıstakanız elinizde masanın bir sağında bir solunda toplara  dikkatle bakarken içinizden hangi cümleleri geçiriyorsunuz.Bize burada dünya şampiyonasında masa başında toplara bakarken içinizden geçirdiklerinizi yüksek sesle söylerek o anı tekrar yaşayarak bizede yaşatırmısınız.

SS: Tabi çok kolay bir şey değil ama.

BŞ: Önünüzde bir masa hayal edin, topları hayal edin.

SS: Şimdi bir kere teknik olarak baktığımızda böyle anlatıyım ben teknik bir pozisyon var ve ben o pozisyonu değerlendirdiğim zaman işte gidiyorum bakıyorum bir karar verme aşamasına geliyorum çok ince düşünmek zorunaydım orda yapacağım her hareket bu ülkeye madalya yada orda  bir yenilgi demek yani benim kendi bireysel başarımın dışında ülkeyi temsil ettiğim için Türk bayrağı adı altında orda gidip yarıştığım için birde başka sorumluluk var dolayısıyla en mantıklı kararı vermek durumundayım burda  pozisyonu bütün teknik birikimlerimle diyorumki mesela

BŞ: Şimdi biz o zaman susuyoruz ve sizi dinliyoruz.

SS: Tamam evet ve tabi pozisyon var ben diyorumki buradan atarsam evet yapabilirim , yapabilme kapasitem bütün pozisyonlar için geçerli ama diyorumki şu tercihi yapmalıyım çünkü şu anda rakibime zor bir pozisyon bırakmamlazımki bu seti kazanma şansım ortada olsun derim.Mesela böyle bir karar verebilirlim yada mesela bir maç sayısı atıcağımızda sayının olabilme yüzdesini tölaransını yükseltecek bazı vuruşlar tercih ederek o sayıyı alıp maçı bitirmeye oynarım mesela orda farklı bir şey içine girerim düşünce yapısı içerisine girerim. Bunlar tamamen teknik olarak iş dinamiğidir ama asla şöyle bir şey düşünemem bakıyorum pozisyon kolay yaşasın be ya valla bunu aldım şampiyon olsum, bitti olay ya gibi bir şey yok asla öyle bir şey düşünmem. Şunu düşünürüm sadece Semih çok dikkatli olmalısın burda hata yapmamalısın vuruşun bu teknik bir takım bilgiler geliyor tık tık tık tık kafama geldi hazırlanıyorum konsantre oluyorum. Vuruş anını yakalıyorum bütün o bilgilerim  doğrultusunda tamam dediğim bir nokta var benim o noktada o vuruşu yaptığım anda  sayı olup olmadığını aşağı yukarı biliyorum zaten  % 90 na yakın yorum yapıyorum fakat hala maç sayısı attım diyelim şampiyon olucam dünya şampiyonu olucam hala bekliyorum top yolda geliyor deymesini bekliyorum çünkü hala o son topa deymeden hiç kimse şampiyon olamıyor bunu biz Türk halkı olarak anlayamadık haftalar  öncesi şampiyon takımlar final maçı öncesi şampiyon olan kişiler çok gördük bunları spor dallarında ben daha hiçbir gün top yoldayken şampiyonluğumu kutlamadım.Bekledim böyle bekledim evet galiba şampiyonum dedim top yolda geldi sayıyı olduktan sonra koparım.Çünkü o andan itibaren  ben şampiyonumdur o ana kadar değil.Dolayısıyla bu tip düşüncelere girerim fakat yaşadığım en duygusal boyutunda bakıldığında boyuta  o anı  ben kelimelerle anlatabilcek kadar iyi bir edebiyatçı  olabileceğimi düşünmüyorum..Yani bir İstanbul Boğazını insanlara dünyanın en iyi şairi anlatır ama görmek lazım görmeden olmaz.Anlatır hayal ettirir bende size hayal ettiriyim , orda bambaşka bir duyduya kapılıyorsunuz buranızdan bir şey kopuyor beyninize   böyle kan sıçrıyor
Ağlamaklı oluyorsunuz çok enteresan .Çünkü orada hakketten tek değilsiniz bunu  hsissediyorsunuz tek değilim ben orda bir Türkiye adına gidiyordum.Türküm bundan gurur duyuyorum ve bunu yaşıyoruz orada işte bunu ancak bu kadarını anlatabilirim yani bunu fiziksel olaral bir takım şeyler oluyor mutluluk bundan boşalma oluyor Ter boşalıyorsunuz çünkü ciddi bir konsantre var ama sonrasında desenizki tam bilmek istiyoruz anlatamam yaşamanız lazım ve bence yaşanacak en güzel duygulardan bir tanesi  buradan kalkıp dünyanın başka bir ülkesine gidip bir Türk olarak ülkeniz adına o işte yaşadığımız bu planette en iyi olabilmek esasında kimseye üstten bakmak anlamına gelmede çok özel bir duygu bende sonuçta insanım herkes kadar insanım ama bunu başarabildiğim için çokda mutluyum.

BŞ: Dünya şampiyonu Türklider Semih SAygıner şimdi gençlerimizin içinde merak var o merakı da Özcan Keçici size sorusuyla aktarmak istiyor.Merakı sizi uluslararası bir başarı kazanmış kişi olarak gördü sizi dünya şampiyonu olarak tanıdı şimdi Özcan Size sorusunu soruyor.

ÖZCAN KEÇİCİ: Semih abi siz uluslararası bir başarı kazanmış bir insansınız.Biz gençlerde uğraştığımız konularda başarı kazanmak elbetteki isteriz.Başarı kazanmamız için neler yapmamız gerekir bizimle paylaşırmısınız.

BŞ: Evet yani uluslararası başarıyı Özcanda kazanmak istiyor .Düğer arkadaşlarda kazanmak istiyor.Uluslararası başarı nasıl kazanılır.

SS: Şimdi tabii bir işi en iyi bilmek için gereken bütün doneleri bir araya getirmektir., öncelikli olan yani bir sporcu yeteneklerinin bu konuda yeterli  olduğunu düşünüyorsa gerekli çalışmayı  yapıyorsa sadece yetenekliyim ben demekte yetmez.Esasında yani deha dediğimiz şey % 1 yetenek %99 çalışmadır.Çalışma olmadan hiçbirşey olmaz mutlaka çalışmak lazım .Ben bir programa katıldığımda bir örnekle bunu anlattım .Burdada anlatmak istiyorum.Bunu sadece kendi yorumla anlattım bir psikolog  ağabeyimize bana göre insan beyni bir kapılar ve odalar sinsilesi eğerki kapılardan bir tanesini nerde olduğu çok önemli değil kapatırsanız öbür kapılara ulaşma şansınız olmaz.Dolayısıyla öğrenmeye açık her türlü eleştiriye uslubüyle açık olmak çok önemli bir özellik bütün teknik birikimi bir araya getirmek yapacağı iş alanında onları ortaya koyduktan sonra birde başka bir özellik daha gerekiyorki  bu çok önemli yaptığınız işi sevmek yani şöyle bir örnekle anlatıyım bunu bir arkadaşımızada örnek olarak vermiştim.Futbol oynamayı çok seviyorsanız ve bu konuda gerçekten müthiş bir yeteneğiniz varsa hiç yerinmeyin bugün Brezilyada çamurun içinde çaput birtopla  futbol oynayan ve onu seven bir çocuk eğerki gerçekten çok seviyorsa ve gerçekten çok yetenekliyse ve başka bir şey görmüyorsa  gözü o çocuğu başkaları kendisi değil bakın bir şekilde alır Brezilya milli takımında yıldız futbolcu ve takım kaptanı yapar.Buna sizin hedeflenmeniz lazım işinizi işimi yapıyorum şöyle örnek veriyim ben bir bilardo oyuncusuyun belli bir para kazanıyorum atıyorum 10 Lira kazanıyorum ama işte futbolcu 20 lira kazanıyor banane tenisçi 30 lira kazanıyor banane ben bilardocuyun ve ben bundan gelecek yaşama razı olmak durumundayım  bu gün ayda 10 lira olabilir ayda 100 lira olabilir.Bunun ölçüsü yok başkalarının hayatıyla yaptığınız işten kazandığınız parayı asla kıyaslamayın çünkü bunun sonu yok sadece işinizi yapın sevin, işinizi yapın gerisi otomatikman gelir çünkü bunu yapıyor Türk insanı ve Türk gençliği hep böyle başka tablo gösteriliyor yani sanki zengin olmak başarılı olmak  gibiymiş falan başarılı olmak başka bir olaydır.Zengin olmak başka bir şeydir.Zengin olmakta ayıp değildir. Yaparsın yatırımını çalışırsın buda ayrı bir konudur ama en önemli şey başarının adını koymaktır.Bir işi başarmak banka hesabıyla ölçülmez.Ben çok insan tanıyorum başarılıdır hatta bizim  burda olmamızı sağlayan insanlardır ama onları hiç kimse tanımaz.Çükü onların yaptığı iş televizyona çıkmaya müsait değildir.Türk insanının onları böyle göz önünde tanımaya müsait bir iş değildir.Bende bu işi seçerken aman meşhur oluyum insanlar beni tanısın Türklider programına geliyim böyle konuşuyum diye yapmadım ben bu işi sevdim .Başarılı olmak istedim sonuna kadar gitmek istedim bu işte  ve buradayım .Fokusta olması gerek    pozisyon   budur.başka yöne hiç kendinizi yöne aktarmayın sadece buna fakuslayın olması gereken budur.

BŞ: Dünya şampiyonu Türklider Semih Saygıner şimdi size Türkan Müderrizoğlu hayal gücünüzüde kullanarak Türkiye ile ilgili bir soru sormak istiyor .Furkan

FURKAN MÜDERRİZOĞLU: Semih abi Aladdinin sihirli lambası elinizde olsa ve lambanın içinden çıkan dev size hey Semih Saygıner Türkiye için dile benden ne dilersen diye sorsa Türkiye için ne dilerdiniz.

BS: Evet Furkan güzel sordu dev çıktı hey Semih dedi Türkiye için dile benden ne dilersin.

SS: Şimdi Türkiye dediğimiz yer sadece bir topraktan mütevverrik bir yer değil .Türkiye’de yaşayan insanlar Türkiye’yi Türkiye yapıyor.Türkler Türkiye’yi Türkiye yapıyor burda bence en önemli şey insanın koşulsuzca saygıyı öğrenmesidir.Biz ülke olarak saygıya çok önem veren ama  asla hala nerde saygısızlık yaptığımızı bilmeyen bir toplumuz bunu öğrenmemiz çok önemli birbirine saygısı olan insanlar koşulsuzca birbirini sevmesede saygı çerçevesinde tartışabilen tartışma  kalitesi olan birbirine saygısızlık etmeden birbiriyle anlaşamayan yada anlaşabilen toplumlar mutlaka bir yere gelir.Biz maalesef  bunu öğrenemedik.Mesela bizi istediğimiz gibi konuşmuyorsa biz onu sevmiyoruz .hatta ona saygısızlık edebiliyoruz.Biri bizim görüşümüzde değilse ona saygısızlık edebiliyoruz.Onun kapladığı alana bile saygı göstermiyoruz.Bence en önemli şey Türkiye’nin kazanması gereken hayatın her alanında koşulsuzca insanın saygı göstermesidir.Ama bunu yerlerde eğilmek gibi falan algılamayın yani saygıyıda böyle abartmayın, saygı öyle bir şeydirki dünyada yaşadığımız her alana bunu yayabilirsiniz.Çevreye saygıdan tutunda trafikte birbirimize saygıya kadar her şeye okulda öğretmene öğrenciye saygı, Saygı sadece öğretmene değilde öğrenciyede olmalıdır gibi algılarsak burda nedemek istediğimi alnıyacaksınız yani herkesin birbirine saygı göstermesi bence çok önemli bir olaydır.O zaman  politikacıda halka saygı gösterecektir.Halkta politikacıya saygı gösterecektir. Çok iyi bir çalışma ortamı olacaktır ülke olarak politikacı saygı gösterdiği halka ona daha saygın imkanlar sağlamak için daha saygın çalışacaktır.Onun içinde daha yükselen bir toplum olucağız onun içinde saygı çok önemli.

BŞ: Dünya şampiyonu Semih Saygıner ben görüyorumki önünüzde bir kaset var .Size bir ödev vermiştik dedikki bir sürpriz kaset hazırlarmısınız. Eksik olmayın sürpriz kaseti hazırlamışsınız.Kasetinizi sizde ben  almak istiyorum.

SS: Tabii buyrun

BŞ: Ve bu kaseti biz yayına hazırlarken kısa bir ara verelim bu kaset içinde neler var

BŞ:Süpriz kasetimizi birlikte izledik.Bu kasette  gençlerimize hangi üç mesajı vermek istediniz.

SS: Ben şöyle bir mesaj hazırladım .Birkere az evvelde bahsettiğim  gibi hayatın her alanında saygıya önem verilmesini ben

BŞ. Her alanında.

SS: Her alanında saygı çok önemli bence ikinci mesajım insan olmak bence çok kolay bir şey tam tersi zor .İnsan kendini duygularıyla insan olmaya bırakırsa bile zaten kötü bir toplum olmamız mümkün değil kendinizi duygularınıza ve birikimlerinize bırakın diyorum .İnsan olmak için çaba sarfedip yaşamınıza öyle devam edin.

BŞ. İnsan olsunlar.

SS.İnsan olmak çok .nemli yani örneklememi isterseniz örnekleyebiliri yani.

BŞ: Bir cümleyle

SS: Yani bir ferdin insan gibi davranması başkalarınıda mesela yaşam alanı olduğuna saygı göstermesidir.İnsani duygular sadece içinde yaşadığımız duygusallık oturup bir konuya ağlamamız değil birlikte yaşadığımız zaman insani duygular içinde birbirimize hareket etmemiz çok önemli üçüncü mesajımda bu benim yaptığım işlede biraz alakalı ben böyle görüyorum ben hayatın bir yarış olduğunu düşünüyorum ben ama bu yarışı sanki birbirimizle yarışır gibi değilde hayatın gerçeği olarak görmek lazım.Yarışırken sevmeyi unutmayın diyorum.Çünkü biz toplum olarak böyle herhangi bir konuda rakibimizi sevmeyiz neden soruyorum.Neden ben dünya  şampiyonu olduğum zaman  benim rakiplerim olmasa ben dünya şampiyonu olabilirmiyim.olamam ben niye sırf rakibim diye bir insandan nefret ediyimki bakın masada yarışırken asla rakibimi hiç tanımam onu hakkatten orda yenmek isterim ezmek isterim ama bittiği  anda bitmelidir.Rakibinizi bu şekilde görmenizi tavsiye ediyorum size çünkü hayatın her alanında bir şekilde yarış var girdiğiniz şirkette var okulda var orda var şurda var  hatta yarıştıranlar var öyle söyliyim ama yarışın güzel yarışın akıllı yarışın ama bir taraftada sevmeyi unutmayın.Sırf rakibiniz diye birinden nefret etmeyin.Sırf rakibiniz diye sevmemezlik etmeyin.Karekteristlik özelliklerini o insanın ön plana çıkarın  yorum yapıp hayatınızda yer vermeniz yer neresiyse oraya koyun  insanı.

BŞ: Türklider Semih Saygıner ben size  bir ödev daha vermiştim dedimki 37 tane size değer gönderiyorum bunların içerisinden size deselerki Allah size sadece 6 değeri verecek hangi 6 değeri seçerdiniz. 1.dürüstlüğü seçtiniz 2 adaleti seçtiniz 3.Saygıyı seçtiniz 4.Mütevaziliği seçtiniz 5 paylaşmak  6. Dostluğu seçtiniz şimdi birazcık daha zorlaştırdım dedimki Allah diyorki altısını seçemezsiniz üç tane anca yeriniz var hangi üç tanesini isterdiniz  1.dürüstlüğü 2 paylaşma 3 mütevazilik istediniz şimdi size sorucam her birini ve niçin diycem  bir iki cümleyle sizden izahat almak istiyorum.dürüstlüğü seçtiniz niçin

SS: Zaten olması gereken onu esasta seçmedim olması gerekiyor olmaması zaten abes olur.

BŞ: Peki paylaşmayı seçtiniz. Niçin

SS: Çünkü kazanımlar hayatın keyfini çıkarmak için bence bir şeyleri paylaşmam lazım Kazandığım kupayı arkadaşlarıma göstermezsem yada şu anda yaşadığım o başarıyı arkadaşlarımla paylaşmazsam hatta kazandığım parayı  sevdiklerimle paylaşmazsam paylaşım olmazsa nasıl yaşıyacağız hiçbir anlamı yok.

BŞ: Peki mütevaziliği seçtiniz .Niçin

SS: Çünkü oda bence olması gerekli bir özellik maalesef Türkiyemizde örnekleri çok var ben bundan biraz  rahatsızım esasında birçok televizyon programındada söyledim bir insanın diğer insanlardan farklı olması zengin olması, yakışıklı olması, güzel olması, başarılı olması adını siz koyun diğer insanlardan farklı olması , ünlü olması, normal vatandaş diyicem ki normal vatandaş diye bir kavram yok esasında bunu böyle anlatmak zorundayım.Normal  vatandaş diye bu kavram yok esasında bunu böyle anlatmak zorundayım .Normal vatandaşa kötü davranma yetki belgesi değildir.Tevazu her alanda olması gerekn bir şeydir.Ben işimi yaparken çıkarım sahnede devleşirim.Sahnede belki çok karizmatik gözükebilirim çünkü bilmiyorum ne yaptığımıda bilmiyorum bazen arkadaşlarım diyorlarki bana çok sinirli gözüküyorsun çok flan gözüküyorsun diyorlar bende onlara diyorumki siz hiç Fazıl Say’ı  piyano çalarken gördünüzmü? Öyle çalıyor çünkü adam işini yaparken ne yaptığını bilmiyor bende bilmiyorum.Şimdi bundan yola çıkarak insanların tevazu  içinde olmasının çok büyük bir özellik olduğunu düşünüyorum.Hem bu özellik artık öyle bir hale geldiki Türkiye’de özellikmiş gibi gösteriliyor hayır ben dünya şampiyonuyum ama benim dünya şampiyonluğum diğer  insanlara yada ünlü olmam diğer insanlara kötü davranmamı yada onlara tevazu sınırlarını girmeden davranmamı gerektirmiyor o yüzden çok önemsiyorum.

BŞ: Türklider Semih Saygıner ben şimdi size bir obje göstermek istiyorum ve buna beş saniye bakın baktıktan sonrada onunla ilgili gençlerimize kulaklarına küpe olacak bir mesaj söylemenizi istiyorum.Objeniz size getirdiğim obje nedir bu?

SS: Çay süzgeci

BŞ: Bir tel süzgeç

SS: Süzgeç

BŞ: Evet buna bakın bir beş saniye gençlerin kulağına küpe olacak bakalım bununla ilgili neler söyliyeceksiniz.

SS: Valla yaşamın her alanında insanlarla yapacağımız dialogda konuşacağımız kelimeleri bir süzgeçten geçirin ondan sonra söyleyin.Çok önemli.

BŞ: Bu bence kulaklarına yeteri kadar küpe olucak.Her liderin bir projesi vardır.Türklider Semih Saygıner de bir sürü projesi vardır ama şuanda üzerinde  çalıştığınızı bir projenizi bizle paylaşırmısınız, söylermisiniz.

SS: Peki burda firma ismi belirtmemde bir sakınca yok herhalde.Şimdi yıllarca 20 yıldır insanlar beni Türkiye’de tanıyor biliyorlar Semih Saygıner diye bir kişi var.Kendimden üçüncü şahıs olarak bahsetmeyi sevmem öyle anlatmam lazım bunu sizde yapmayın.Şimdi bir firma ile birlikte  bir çalışma içerisine girdik  eyfel diye  isminde bir firma bu Türk yatırımcı.

BŞ: Napıcak nasıl bir proje.

SS: Bu proje şudur dönücek zaten reklem filmleri yakında ben bir ürünü tanıtıyorum.Bir klimayı tanıtıyorum ama bu bukadarlada kalmıyor.Bir klimayı tanıtmak değil bu olay az evvelde bahsettiğim gibi kapalı mekanların daha yaşanır hale gelmesi çok önemli bir unsurdur.Bu konuda çok ciddi görüşmeler yaptık bu firma yetkilileriyle ve ajansla buraya doğru sanki böyle lüksmüş efendim bir ihtiyaç değilde lüksmüş gibi görünen bir ürünün ısıtma , soğutma, klima gibi ürünlerin aslında yaşam kalitesini artırmak adına çok önemli bir şey olduğunu sağlayan bir takım projeler içerisindeyiz bunlarıda en kısa zamanda insanların göreceği şekilde hayata geçireceğiz.Böyle bir projenin içinde yer almaktan müthiş mutluluk duyuyorum.Bu güne kadar bana bir çok  teklifler geldi şöyle yap böyle yap diye konsepti sevdim çünkü içinde sosyal sorumluluk barındırıyor ve bende buna dahil bir insan olduğum için kabul ettim bu projeye çok kısa zamanda hayata geçicek.

BŞ. İnsallah türklider Semih Saygıner önünüzde bir torba var.O torbayı almanızı istiyorum.O torbanın içerisinde harfler var.harflerden birtanesini hemen çekmenizi istiyorum.Çünkü harfi bulduktan sonra o harfle başlıyan sizden bir iyi davranış, bir doğru davranış söylemenizi istiycem.hangi harfi çektiniz.Bize gösterirseniz.

SS: N

BŞ: N Nazillinin N si .N harfiyle başlayan bir iyi bir doğru davranış söylermisiniz.

SS: Nezaket.

BŞ: Nezaket, nazik olmak.

SS: Evet Nazik olma , nezaket

BŞ: Birtane daha çekmenizi istiyorum.onunlada kötü bir davranış iyi olmayan bir davranış söylemenizi istiyorum.H harfi çıktı .H harfi ile kötü veya yanlış davranışta olabilir.Aklınıza gelmiyorsa bir tane daha.

SS: Yok geliyorda hangisini söyliyeyim diye düşünüyorum.Husumet olabilir.

BŞ: Husumet.

SS:Husumet olabilir.

BŞ: Onu biraz açarmısınız? Belki öğrencilerimiz nedir diyecekler.

SS: Husumet şöyle.Niye kötü bir karekter olarak bunu anlattım.Bence husumet esasında olması gereken fakat ülkemizde maalesef kötü bir ifadeye büründürülmüş vaziyette.Husumetin karşılığı şudur; karşılıklı anlaşmazlık aramızda husumet oluşması.bu olduğu zaman işte nefret duyguları falan çıkıyor insanlarda ortaya ama çıkmaması gerekir.Husumet aslında insanların anlaşamamasıdır  , kötü bir huy değildir aslında ama husumet geldi aklıma.Öyle algılanıyor Türkiye’de

BŞ: Peki ben şimdi size bir meslek etik sorusu hazırladım.Vaka okumak istiyorum çabucak onunla ilgili diyeceğimki siz olsaydınız bu durumda ne yapardınız.Bakın olay şöyle; Turgut bey büyük bir futbol klubünun başkanıdır.Takımıda büyüktür ve şampiyon olmasıda gerekiyordur.Amam 5-6 yıldır şampiyon olamamaktadır.O yıl muhakkak şampiyon olmak istiyorlardır.Çünkü çok büyük transferler yapmışlardır.Ama iş son maça kalmıştır ve son maçta Turgut bey’in takımının yenmesi gerekir,karşı şampiyon olma ihtimali olan takımında yenilmesi böyle kritik bir maç Turgut bey’de çok şampiyon olmak istiyor ne yapsam diye düşünürken aklına bir fikir gelir, hemen telefona sarılır karşıdaki şampiyon olma ihtilami olan takımla oynayacak takımın başkanını arar derki;Üstadım son maçta biz muhakkak kazanacağız, muhakkak kazanacağız ancak siz son maçı alamazsanız biz şampiyon olamıyacağız.Bak sana güzel bir teklif yapıyım siz maçı kazanın bende sana oyunculara teşvik pirimi olarak dağıtman için 500.000 $ veriyim nedersin?Para sıkıntısı içinde olan başkan düşünmeye başlar acaba parayı kabul edip kendi adına pirim diye b u parayı dağıtsınmı yoksa hayırmı desin.Türklider Semih Saygıner bu başkan yerine siz olaydınız ne yapardınız?

SS: Ben hayır derdim canım mümkün değil yani.Yarışmak güzel önceden zaten masa başında yapıcaksak bunları o kadar milleti meşgul etmeye ne gerek varki.Baştan anlaşalım birimiz şampiyon olsun o sene tamam bitti olay yani.Ben hayır derdim sportif kazanım benim için çok önemlidir.Yani yarışarak kazanmak benim için çok önemlidir.Hile yaparak kazanmak bana öyle geliyor yani bir şekilde motive etmeye çalışarak.

BŞ: Yani bu teklif bir hile yaparak.

SS: Bana göre öyle çünkü burda şu   ben çok zengin adam olabilirm.Bütün rakiplerim ödül olarak 10 Lira alıyorlar ben gidip 20 Lira verip hepsini yenerim adamlarda gayet güzel paraları alırlar giderler.Çok zengin bir adam fakat iyi bilardo oynayamayan bir adam olarak dünya şampiyonu olurum.Bu ne derece doğruysa buda bana göre öyle yani.Burda rakip takımın motivasyonunu  artırıp onların kazanımını sağlayıp ordan başarılıymış gibi göstermek doğru değil.Zaten ülkemizde böyle bir problem var.Mutluluk ve başarı başkalarının mutsuzluğu ve başarısızlığıyla ölçülüyor.Ne kadar çok başarısız insan varsa ben başarılı gibi gözüküyorum, halbuki başarı başka bir şeydir.Ne kadar mutsuz insan varsa ben mutlu gibi görünüyorum aslında biz birbirimizi kandırıyoruz.Ben başkalarının başarısızlığını istersem o zaman onların içerisinde başarılı gibi gözükürüm ama gerçekten başarılı olmak, yada başkalarını mutsuz edip ben mutlu gibi gözükürsem gerçekten mutlu olamam.dolayısıyla burda gerçekten başarılı olmak için o takımın kendi yenip bütün maçları alıp,şampiyon olması gerekiyor.Şöyle ayak oyunları bana çok doğru gelmiyor.

BŞ.Dünya şampiyonu Türklider Semih Saygıner siz hangi yemekleri yemeği seversiniz, gençlerimize son bir iki cümleyle tavsiye edebileceğiniz yemek olabilir, kitap olabilir bir yer olabilir, sosyal hayatla ilgili bir iki tavsiyede bulunabilirmisiniz  gençlerimize.

SS: Valla yemek yemek çok bence sadece beslenmek değil.hiçbirşey böyle değil aslında keyfini çıkarmak meselesi var aslında yemeğinde tadını almak, yemeğinde keyfini çıkarmak, televizyon seyretmeninde keyfini çıkarmak öyle bir hale geldikki biz Türkiye’de  her şey göstermelik.Gitgidede  bir resim oluyoruz biz sadece yani dikkat ederseniz insanlar bile kendi gibi davranmıyor diğer insanlar nasıl giyiniyorsa  ki buna moda deniliyor falan diğer insanlar böyle giyiniyor bende giyiniyim tek tip olan insanlar oluşmaya başladı mesela.Kendiniz gibi olun ve hayatın her alanını keyif alarak yaşamaya gayret  edin.Bunun adını siz yemek yemek koyun efendim başka ülkeye gidip turistik ziyaret etme koyun adını  ne koyarsanız koyun bu görüşte olursanız her şeyden çok daha keyif alabilirisiniz.Örnek veriyim mesela popüler görüyorsunuz işte televizyonlarda insanlar işte hergece 7-8 tane mekana giden arkadaşlar var mesela ben bilmiyorum keyif alabileceğim bir mekana gitmek istiyorum ve o mekanlarda kalıp oranın keyfini çıkarıp ondan sonra evime gidiyorum.Sırf dostlar beni alışverişte görsün diye mekan mekan gezmiyorum.Yada  sırf en popüler yer orası diye orada yemek yemek istemiyorum mesela çok enteresan salaş restoranlar var salaş kimse bilmez ama bir yemekleri var çok güzel .Bence böyle olun yani popüler kültürün bir parçası olmamak lazım  her nekadar bunu söyleyen kişi bende mesela gazetelerde çıkıyorum , televizyonlarda çıkıyorum ama bu benim yaptığım işle alakalı ben  napıyım şimdi yürümüyümmü o zaman .Yaptığım işle alakalı bir şey ben bunu böyle olsun diye yapmadım böyle görüşte olursanız hayata böyle bakarsanız çok daha keyifli olun her şeyden keyif almaya bakın yüzünüzdende gülücük eksik olmasın her alanda.

BŞ: her şeyden ama herşeyden keyif alalım.Yüzümüzden de gülücükler eksik olmasın Dünya şampiyonu Türklider Semih Saygıner gençlerimizle tecrübelerinizi, zenginliklerinizi, paylaştığınız için ben size çok teşekkür ediyorum ve diyorumki unutmayın gençler bizim her şeyimiz en değerli hazinemiz gençlerimize sahip çıkalım.Bir başka programda birlikte olmak dileğiyle  Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın.Hoşçakalın.
.
.

.
.
Şehremini Lisesi öğrencileri


Şehremini Lisesi öğrencileri.Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

Şehremini Lisesi öğrencileri.Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

.Şehremini Lisesi öğrencileri Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

.

.Şehremini Lisesi öğrencileri Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

.Şehremini Lisesi öğrencileri Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

.Şehremini Lisesi öğrencileri Semih Saygıner ve Bülent Şenver ile

.

.
.
Televizyon Programına Katılan Şehremini Lisesi Gençlerinin Listesi


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org