Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Can Kıraç Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

VAZGEÇİLEMEYEN SEVGİLİLER !
17.09.2021
Okunma Sayısı : 230
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Size 31 yıl önce yazılmış bir anımı sunuyorum!

Tabii hemen bir açıklama yapmam gerekiyor;

"Sekreterler" artık "Asistan" oldular ! "

Asistanlar"ın hepsine sevgilerimi sunuyorum….

*

VAZGEÇİLEMEYEN SEVGİLİLER !

SEKRETERLERİMİZ ve PATRONLAR

Can Kıraç

*

Henüz emekli olmamıştım.

1990 yılının Eylül ayında, Nakkaştepe'de, Koç Topluluğu şirketlerinde çalışan sekreter arkadaşlarımızı bir araya getirmiş, anılarla dolu keyifli bir gün yaşamıştık.

O gün, sekreterlerimize hitap ederken, onların; bir taraftan iş hayatımızın hem çok değerli hem de çok önemli birer parçası olduklarını belirtmiş,

diğer taraftan özel hayatlarımızın bütün mahremiyetlerini paylaşan sırdaşlarımız olduklarını hatırlatmıştım.

İş hayatında yaşadığım 41 yıl sonunda,

sekreterlerin yaptıkları görevleri sıralarken, şu konulara değindiğimi unutmuyorum:

- Mektuplarımıza ve iş raporlarına kişilik katarsınız

- Cümlelerimizi şekillendirerek fikirlerimize ve hislerimize tercüman olursunuz - Telefonla arayanlara kalkan vazifesi görürsünüz

- Randevusuz gelen ziyaretçileri atlatmak konusunda ilginç senaryolar yaratırsınız - Yüzlerce telefon numarası ve isim ezberlersiniz

- Çalışma odalarımızın düzenini sağlarsınız

- Dolaplardan taşan dosyalar arasından eski tarihli bir yazıyı bulmak konusunda Arsen Lüpen'e taş çıkarırsınız

- Dolmakalemlerimize mürekkep doldurmayı (!) asla unutmassınız

- Telefon görüşmelerinde tanımadığınız kişilere "Canım, Şekerim, Hayatım" diye iltifat etme fedakârlığına katlanırsınız

- Gerektiğinde kopan düğmelerimizi dikersiniz

- Doğum günlerimizi hatırlar, pastaları bizimle paylaşırsınız

- Bütün kaprislerimize tahammül gösterirsiniz

- Sevinçlerimizi ve üzüntülerimizi paylaşırsınız

- Sevgililerden gelen mektupları okuyarak mahremiyetimize girer (!) sır vermezsiniz !

Bu kadar özveri dolu bir kişiliğin, tabii ki bazı küçük kusurları da bulunacaktır! İşte bunlardan bazıları:

Telefonla arayan eşimize, nereye gittiğimizi bilmediğinizi söyleyerek aile saadetimize "Bomba!" koyarsınız

- Sabahları patronumuz aradığı zaman saat 10'dan önce işe gelmediğimizi açıklayarak çalışkanlığımızı gölgelersiniz

- Mahrem yazıları posta ile göndermek yerine faks'layarak gizlilik becerinizi ortaya çıkarırsınız

- 3 gün önce gelmiş olan bir yazıyı 3 yıl önceki dosyaya kaldırarak olayların büyük bir hızla tarihe karışmasına yardımcı olursunuz

- Telefonla arayan herkese ; "Patronum toplantıda!" diyerek "Toplantıya girmeyen yöneticiler olarak Guiness Rekorlar Kitabına" girmemizi sağlarsınız!

Ne demişler; "Küçük kusurlar nazar değmesin diye işlenen kabahatlardır!"

*

"Patronluk" konusuna gelince:

Patron sözünü bazı kişiler sevecen bulmazlar.

Patronun anlamını para gücüyle bütünleştirirler.

Patronluğu zorbalıkla eşanlamda tutarlar.

Patronun muhakkak; menfaatına düşkün, gaddar ve asık suratlı olduğunu varsayarlar.

Bu kişiler için, patron, dediğim dedik bir kişiliğe sahiptir...

Anılarımla Patronum Vehbi Koç isimli kitabımda, gerçek bir patronun ayrıntılı şekilde yaşam öyküsünü işlemiş olduğum için, bu yazımda aynı konuları tekrarlamayacağım.

*

Patronluk, muhakkak ki, insan tarihiyle beraber ortaya çıkan ve toplumun sosyal gelişmesiyle şekillenen bir "var" oluş biçimidir.

Bu anlamda, toplum tarihi, her alanda öne çıkmış patron örnekleriyle doludur. Bize gelince...

Cumhuriyet dönemimizin yetiştirdiği patronların sayısı gidirek çoğalmaktadır.

Bunların arasından, bazen ilginç bazen de olağanüstü kişilikler ortaya çıkmaktadır.

Vehbi Koç,
Nejat Eczacıbaşı,
Kâzım Taşkent,
Sakıp Sabancı,
Vitali Hakko,
 İsak Alaton,
Üzeyir Garih,
Eli Acıman,
 İbrahim Bodur,
Selçuk Yaşar,
Ayhan Şahenk,
İzzet Baysal,
Aydın Doğan,
Kadir Has,
Asım Kocabıyık,
Fuat Süren,
Halis Toprak,
Şarık Tara

gibi isimler iş dünyamızın ve 73 yıllık Cumhuriyet döneminin değişik özellikli patronlarından bazılarıdır.

İşlerinin sahibi olan patronlardan sonra, "Bürokrat Patronlar" ve "Profesyonel Patronlar" da sahneye çıkmış bulunmaktadır.

Diğer taraftan, dünyanın her ülkesinde olduğu gibi, siyasal iktidarlar, kendi patronlarını yaratmaya özen gösterdikleri için, Cumhuriyetin iş dünyası patronlarını;

CHP, DP, AP, ANAP, DYP, RP ve MHP patronları gibi sınıflandırmak mümkündür... (Bugün AKP'nin "Yandaş" patronları unutulur mu ? ).

Koalisyonlu dönemlerde ise, her alanda olduğu gibi önemli gelişmeler sağlanmış, bakanların veya bakanlıkların patronları ortaya çıkmıştır.

Hatta; "Yalı Patronları", "Rant Patronları", "Kumarhane Patronları", "Belediye Patronları" gibi yeni sınıflar.

Son yıllarda, patronluğun siyaset hayatımıza da girdiğini hatırlatmak istiyorum...

Örneğin, "Patron" denince aklıma gelen isimlerin arasında merhum Turgut Özal'ın ayrı bir yeri vardır!

Turgut Özal, iş hayatındaki başarısız patronluk denemelerinden sonra siyasete atılmış ve kısa zamanda, önce siyasi bir partinin sonra da hükümetin başı olarak öne çıkmıştır.

Özellikle 12 Eylül'den sonraki başbakan yardımcılığı ve 1983/l989 yıllarındaki başbakanlığı döneminde, kendisine "Patron" olarak hitap edilmesinden keyif duyan Özal, "Siyasal Patronluğunu" büyük bir kesime kabul ettirmiştir.

Yakın çevresinin, Turgut Özal'ı, "patron" olarak tanımlaması masum bir yakıştırma değildir.

Seçtiği hedefler, hedefe ulaşmak için izlediği politikalar ve çevresini yönlendirmedeki hünerleriyle, Özal, "Siyasal Patronluğunu" kanıtlamış önemli bir örnektir.

Başarılı bir kamu bürokratı olan Özal'ın, özel sektörde aynı beceriyi gösterememiş olması ise ilginçtir.

Acaba, bu durum, bizde, devlet parasının ve otoritesinin özel sektör parasından ve otoritesinden daha kolay ve sorumsuzca kullanıldığının deli mi sayılmalıdır ?..

Son yıllarda, patronluğun karşısına, bir rakip gibi, "Baba"lığın çıkarıldığını görmekteyiz!

Nitekim, işdünyasından siyaset sahnesine kadar bir çok ünlüye ve becerikli kişiye artık "Baba" lãkabı yakıştırılmaktadır.

Patroniçelerin "Ana"lığa soyundukları bir ortamda patronların "Baba"lığa terfi etmelerine herhalde şaşmamak gerekecektir!

* Anamıza, Babamıza sağlık!

*

Can Kıraç - Haziran 1990

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org