Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Serdar Bilgili Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Engelliler Fotoğrafı
15.03.2007
Okunma Sayısı : 60478
Oy Sayısı : 63
Değerlendirme : 4,13
Popülarite : 7,43
Verdiğiniz Puan :
 

 

Engelliler Fotoğrafı
.
.
.
TEMPO Dergisinin benimle yaptığı söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum:

TEMPO Dergisi (989 – 16 Kasım 2006).
.

''Onları en yalın halleriyle çektim''


.
.

'Engelleri Kaldıralım'' projesi için üç hafta boyunca, 2 bin 500 kare fotoğraf çeken Serdar Bilgili'yle, fotoğraf çekimleri sırasında yaşadıkları, kurduğu Fotoğraf Vakfı ve daha önce engellilerle yaptığı çalışmaları konuştuk. 

 Serdar Bilgili

Serdar Bilgili’nin fotoğraf tutkusu, ilkokul yıllarında amcasının ona aldığı fotoğraf makinesiyle başlamış. Daha sonra Robert College’de karanlık odayla tanışan Bilgili, ABD’de okurken, fotoğrafçılık eğitimi de aldığını anlatıyor. Kurduğu ve bir buçuk yıl sonra faaliyete geçecek Fotoğraf Vakfı’yla, fotoğraf sanatına ilişkin tüm unsurları bir araya getirmeyi planlayan Serdar Bilgili, BJK Başkanı olduğu dönemde engelliler basketbol takımını kurmuş. Bilgili, ‘Engelleri Kaldıralım’ projesi için fotoğraf çekerek geçirdiği üç haftayı, “Hayata bakış açımı değiştiren bir dönem” olarak tanımlıyor.

- Bu projeyi neden kabul ettiniz?

Bu projeyi kabul etmek değil, sizin bana önermeniz büyük bir gurur, büyük bir onurdur. Böyle bir projenin içinde yer almak beni herhalde son dönemde en mutlu eden şeylerden biridir. Hayatımın en hassas, hayata bakış açımı değiştiren üç-dört haftasını yaşadım bu projeyle. Çok büyük keyif aldım. Saatlerce bilgisayarın başından kalkamadım. Sizlerle çok kardeş ve gönülden çalıştık. Dergilerden bu tür talepler alıyorum ama genelde moda çekimleri oluyor. Ama bu, benim için çok özel bir projeydi ve anlamı büyüktü.

- Daha önce engellilerle herhangi bir çalışmanız oldu mu?

Beşiktaş’ta yöneticilik ve başkanlık yaptığım dönemde, Beşiktaş Engelliler Basketbol takımını kurduk ve onu çok iyi yerlere getirdik. O dönemde takımın kuruluş çalışmalarını Erdem Göksel yapmıştır. Erdem, hayatını engelli sporuna adamış birisi. Böylece, büyük kulüpler de arkamızdan geldiler ve kulüplerin engelli sporuna yatırım yapmasını sağladık. Engellilerle çalışmalarım orada başladı.

Ailenizde engelli var mı?

Yok.

Fotoğrafçılığa ilginiz nereden geliyor?

Ben daha ilkokuldayken, Hasan Amca’m bana bir makine aldı. Onunla çalışmaya başladım, daha sonra Robert College’de Aydın Hoca’mız vardı; onun sayesinde karanlık odayı öğrendim. Karanlık odada çalışmaya başladıktan sonra, Robert College’de fotoğraf kulübü başkanlığı yaptım. Temel bilgileri orada öğrendim. Bu dönemde bir-iki sergi açtık öğrenciler olarak. Daha sonra da Amerika’da Redlines Üniversitesi’nde işletme okurken, Ansel Adams’ın başasistanı fotoğraf bölümünde hocalık yapıyordu. Orada da minör olarak fotoğrafçılık okudum. Esas fotoğrafçılığı da orada öğrendim.

Türkiye’ye döndükten sonra bir sergi yaptım. Amerika’da yaptığım çalışmaları sergiledim. Ondan sonra da iş hayatı derken fotoğrafçılıktan koptum. Sonra, bundan 7-8 yıl evvel tekrar karanlık odamı kurdum. Biraz çalıştım, sonra da tamamen dijitale geçtim. Şu anda hobi olarak, bazen kendi başıma, bazen de dergiler için fotoğraflar çekiyorum.

Çoğu stüdyo çalışmaları oluyor değil mi?

Onun da nedeni şu. Ben istediğim gibi fotoğrafçılık yapamıyorum. Bu biraz Serdar Bilgili olmamdan kaynaklanıyor. Sokaklarda istediğim gibi fotoğraf çekemiyorum. Stüdyoda çekmek zorunda kalıyorum. Ayrıca Türkiye’de fotoğraf hâlâ tam sanat olarak görülmüyor. Fotoğrafçılığı biraz daha geniş kitlelere yayıp, fotoğrafçılığı önemli bir noktaya getirmek amacıyla bu vakfı kurduk.

Vakfımızın onursal başkanı Ara Güler. Amacımız, tamamen kamu yararına bir fotoğraf merkezi kurmak. Ve bu merkez, fotoğrafın tüm unsurlarını kapsayacak:
Galeriler, profesyonel ve amatör stüdyolar, eğitim ve seminer salonları, laboratuarlar, dijital ve karanlık odalar, fotoğraf malzemelerinin bulunduğu yerler, yani fotoğrafla ilgili her şeyi kapsayan bir yer olacak. Dünyada da bunun başka bir örneği yok. Mimarisini de Gökhan Avcıoğlu’na çizdirdik. Proje ödülü alacak bir mimarisi var ve İstanbul’un fotoğrafa yönelik sanatsal bir merkezi olacak burası. 

Fotoğraf Vakfı’nın kurucuları arasında kimler var?

Fotoğraf alanında çok değerli insanlar var. Ara Güler onursal başkanımız. Sayın İsmail Cem var. Fotoğrafa gönül vermiş biridir eski Dışişleri Bakanı’mız. Rauf Denktaş var. Bunun dışında Okan Bayülgen var, Tamer Yılmaz var, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Türkiye’de ilk dijital laboratuarı kuran Zekai Demir var. Onun dışında diğer fotoğrafçı arkadaşlarımız da bize katılmaya başladılar.

Ne zaman faaliyete geçirmeyi planlıyorsunuz?

2008’in ortasında Fotoğraf Vakfı’nı açacağız.

Bu vakfın Türkiye’de bir fotoğraf dili oluşmasına bir katkısı olacak mı?

Amacımız bu. Türk fotoğrafçılığını dünyada önemli bir noktaya getirmek. Böyle bir merkez otomatik olarak fotoğraf dünyasındaki yerini alacaktır ve doğal olarak dünyadaki önemli sergileri biz çekmeye başlayacağız. Amacımız dünya fotoğrafçılığıyla fotoğrafseverleri bir araya getirmek, dünyadaki önemli sergileri buraya getirmek, fotoğrafçılık eğitimini artırmak.

Bugün artık herkes fotoğraf çekiyor. Cep telefonlarıyla fotoğraf çekebiliyorsunuz. Ama fotoğraf tekniğini kimse bilmiyor: Diyafram nedir, karanlık oda nasıldır, kimyasal banyolar, zone sistemi nedir bilinmiyor. Gerçi bugün her şey otomatikleşti ama sanat fotoğrafı çekmek için bu bilgilere ihtiyaç var. Bugün sanat dünyasında artık milyon dolarlarla fotoğraflar satılmaya başladı. Eskiden tablolarla yarışamazdı ama artık 3-5 milyon dolarla fotoğrafların sergilerde satıldığını biliyoruz.

- ‘Engelleri Kaldıralım’ kampanyası için yaptığınız çalışmada nasıl bir teknik kullandınız?

Bu çalışmada esasında fotoğrafçıya çok fazla bir şey düşmüyor. Fotoğrafçının yapacağı tek şey, burada onları çok yalın bir şekilde aksettirmektir. Sadece onların doğallıklarını kameraya çok doğal, çok düz ışıklarla, doğal ortamlarda ve backround’larda yansıtmaktı. Siyah-beyaz veya gri fonlarda, stüdyo ortamında çektik. Çok yalın fotoğraflardı, amacı da yalın olmalarıydı zaten. Şunu anlatmamız gerekiyordu: Şu anda Türkiye’de 8.5 milyon engelli var. Ama ne yazık ki onları sokakta, restoranda, çarşıda göremiyoruz. Çünkü onların medeni bir şekilde yaşamaları için gerekli altyapıyı maalesef hazırlamış değiliz.

Hepimiz potansiyel engelliyiz. Hepimiz sokakta yürürken trafik kazası geçirebiliriz ya da hastalıktan dolayı da engelli olabiliriz. Bu yüzden, engellilerin medeni bir şekilde ve bizimle aynı ortamlarda yaşaması gerekir. Hem onlara o ortamı yaratmamız hem de psikolojik olarak kendimizi hazırlamamız lazım. Bu sergideki amaç bu. İnsanları engellilerle yüz yüze bırakmak. Son derece hayata bağlı, son derece başarılı, hatta engelli olmayanlardan çok daha fazla hayata bağlı ve başarılı engelli kardeşlerimizle tanıştık.

- Ama modellerinizin hiçbiri profesyonel değildi, hatta büyük bir kısmı hayatlarında ilk kez kamera karşısına geçip poz verdiler.

Zaten en güzeli de oydu. Hiçbiri poz vermedi. Çok doğal halleriyle çektik. Yüzlerindeki ifade o andaki ifadeleriydi. Birçoğunda zaten yüzlerindeki ifade her şeyi anlatıyor. Başta bir şey anlatmaya gerek yok. Mesela benim, Beşiktaş Engelli Basketbol Takımı’yla farklı bir gönül bağım var.

Onların fotoğraflarına, mesela Yasemin’in fotoğrafına baktığım zaman akşam evde saatlerce kendime gelemedim. Baktığınızda son derece yalın fotoğraf olmakla beraber, yüzlerindeki ifade o kadar duygu dolu, o kadar yoğun ki... Dediğiniz gibi, daha evvelden poz vermemiş olmalarına rağmen, belki de hayatımda çektiğim en kolay fotoğraflardı. Hiç zorlanmadım. Hepsi son derece doğal halleriyle kamera karşısına geçti, hiçbirine şöyle poz ver, böyle poz ver dememe gerek kalmadı.

Sizi en çok zorlayan çekim hangisi oldu?

Söylemem. Bunun söylemek istemiyorum. Şöyle söyleyeyim, bazı fotoğrafların olup olmayacağını, fotoğrafları çekerken anlıyordum. Zaten o anda birden koptuğumu fark etmişsinizdir. O anda deklanşöre saniyede iki kere basmaya başlıyordum. Hiçbir anı kaçırmak istemiyordum. Kardeşlerim ve arkadaşlarım o kadar güven içinde kendilerini açtılar ki... Onların da bir amacı vardı. Onlar da bizlerle birlikte engellerle ilgili toplumu biraz uyarmak, uyandırmak için üzerlerine düşeni gönülden yaptılar. Bu fotoğrafları çekerken hem duygulandım hem heyecanlandım. Fotoğraflara baktığınızda benim neler hissettiğimi herkes görecek zaten.

- Sizin için unutulmaz diyeceğiniz anlar var mıydı?

Tamamı unutulmazdı. Akaretler’deki binada yaptığımız çekimden başlayarak, ondan sonra Tamer’in (Yılmaz), Zeynel’in (Abidin) stüdyosunda yaptığımız çekimler; sonra benim evde fotoğraflarla tek başıma, akşamları beş-altı saat bilgisayarım önünde kaldığım zamanlar... Gerçekten hepsi unutulmayacak kadar önemli anılar. Onların hayata bağlılıkları, zekâları, başarıları, hassasiyetleri, bize olan güvenleri benim üzerime büyük bir sorumluluk yükledi.

.
.

.
.

.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org