Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Tınaz Titiz Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Otobiyografi kesiti-6: Kömür dağıtım problemi ve Covid19
30.03.2020
Okunma Sayısı : 679
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Otobiyografi kesiti-6: Kömür dağıtım problemi ve Covid19

Tınaz Titiz

Mart 30, 2020 



Otobiyografi kesiti-6: Kömür dağıtım problemi ve Covid19

Evlerde kapalı kaldığımız bugünlerde çeşitli kaynaklardan gelen Covid19 salgını ile baş etme konuları hemen hepimizin birincil ilgi alanı.

Tıp alanı ile ilgili bilgilerimin "iç organlarımdan bazılarının yerlerini tahmin etme"den ibaret olması ve aynı bir konuda birbirine taban tabana zıt bilgilerin -hepsi de yetkili- ağız ve kalemlerden çıkması nedeniyle bu kaosa bir damla da ben eklemeye kalkmayacağım.

Çok sağlam bilgilerden birisinin, "en kritik noktanın, hastane kapasitelerinin aşılması" riski olduğu; bu nedenle de "pik noktasının yumuşatılıp ötelenmesi"nin birincil amaçlardan birisi olarak benimsendiği belirtiliyor.

Bu bilgi, başımdan geçen bir olayı hatırlattı ve "acaba Covid19 mücadelesinde de işe yarar mı?" diye düşündürdü.

Yıl ±1975; Zonguldak'ta kömür işletmesinde (o zamanki adı Ereğli Kömürleri İşletmesi) Yöneylem Araştırması (çoğu kimse daha kolay geldiği için yönelme araştırması diyor) bölümünde çalışıyorum.

İşletmenin, neredeyse hepsi çeşitli derecelerde rasgelelik içeren iş süreçlerindeki sorunlarına , bu disiplinin (operations research) tekniklerini uygulayıp çözümler arıyoruz.

Bu sorunlardan birisi de, "Türkiye'nin çeşitli yerlerinde üretilen kömür'ün, hemen her noktasındaki tüketimlerle dengelenmesi".

Böyle kısaca yazılıvermesine bakmayınız çözümü oldukça güç bir problem.

Hemen her konuda olduğu gibi bu alandaki çözüm de yıllar içinde tamamen rastgele denilebilecek bir şekilde çözülmüş (yani pek çözülememiş de çözülmüş gibi yapılmış).

Bu konuda veri toplama ile işe başladığımızda, yani nerenin ihtiyacı nere(ler)den karşılanıyor? sorusuna cevap aradığımızda Zaytung haberi gibi gerçeklerle karşılaşmaya başladık.

Örneğin Erzurum'un ihtiyacı'nın (de ki 1000 ton/ay) 400'ü Erzurum'daki madenden, 400'ü Çorum kömür işletmesinden, 200'ü ise Siirt'ten gelirken; Erzurum işletmesinin 800 tonluk üretiminin 400 tonu, ihtiyacı 400 ton olan Çorum'a gidiyor.

Kısacası Erzurum'un 400 ton kömürü Çorum'a gidip, sonra karayolundan kamyonlarla (demiryolu kapasitesi yetmediği için) geri geliyor. Bunu şaka sanabilirsiniz ama değil!

Bakıldı ki elimizdeki yöneylem araştırması teknikleri bunu kolayca çözebilir, doğrusu çok sevindik.

Öyle ya hem adıyla bile dalga geçilen, ne iş yaptığı konusunda çeşitli dedikodunun yapıldığı bölümümüz rüştünü ispat edecek; hem de ülkemizin kaynakları daha verimli kullanılacak. (Bu dedikodu konusu sonradan başımı ağrıttı.

Bir dönem Zonguldak'tan genel seçimlere girdiğimde şimdilerde adını "unuttuğum" bir siyasi rakibim, "bunlar o yönelme araştırmasında meğer Türkiye'deki kızıl devrimin tam tarihini hesaplıyorlarmış" şeklinde söylenti yaymıştı ve gittiğim köylerde böyle bir şey yapmadığımı, tahmin algoritmalarını işletmenin ihtiyaçları için kullandığımızı anlatmaya çalışıyordum).

Veri toplama işi bitip de, elimizdeki Doğrusal Programlama aracını söz konusu "bin küsur noktadaki üretim kapasiteleri ve tüketim ihtiyaçları dengeleme" sorununa uygulayınca beni ve tüm bölüm çalışanlarını sevince boğan çözüm listesi bilgisayardan çıkıverdi. İşte bilimin cehaleti nasıl yendiğinin somut örneği.

Sen öyle zannet!

Bu başarı(!), en ileri teknolojilere en gelişmiş ülkelerin değil, en geri ülkelerin ihtiyacı olduğunu gördüğüm yaşamımdaki gerçeklik anlarından birisidir.

Çünkü, yavaş yavaş listedeki ihtiyaç-üretim denkleştirmelerine itirazlar geldikçe, değil Doğrusal Programlama tekniğinin, çok daha ileri tekniklerin bile işin altından kalkamayacağını anlamamız çok sürmedi.

Filanca yöredeki kamyoncu kooperatifinin iktidar partili başkanının, o yörenin kömür işletmesinin ağabeyi milletvekili aday adayı müdürü ile yaptığı anlaşmaya göre çıkan kömürü taşıma imtiyazını on yıllığına almış olması gibi, bir bilgisayara anlatılması güç sınırlamalar olduğunu görünce nerede yaşadığımızı hep birlikte daha iyi anlamıştık.

Covid19, ne alaka?

İnsanoğlu akıllanmazmış.

Bu kömür dağıtım problemi demek ki içime işlemiş, virüs salgınının önemli noktasının da benzer bir problem olduğunu hatırladım.

Türkiye'nin tüm virüs şüphelileri bir noktada yaşıyor ve bir tane hastanesi yok ki.

Yüzlerce hastane (daha doğru deyimle müdahale noktası -ki bu farka da dikkat) ve binlerce noktada şüpheli kişi fiziki olarak dağınık durumda.

Tüm şüpheliler aynı anda yığılırsa hiçbir sağlık sistemi başa çıkamaz; o halde bu hastaların "müdahale noktaları"na dağıtılması gerekiyor.

Bu öyle bir zorunluk ki alternatifi, bir çığ etkisi biçiminde tüm müdahale noktalarının kalabalık nedeniyle hem çökmesi, üstüne üstlük birer bulaş merkezi gibi çalışması.

Buradan bir çözüm çıkar mı?

Olağanüstü durumlar olağanüstü çözümleri makul kılar.

Mesela şöyle bir algoritma olabilir (mi?)

Trafik kazası, iş kazası vbg acil müdahale gerektiren durumların dışında hiç kimse doğrudan hastaneye gitmez; zaten verilmiş 3 telefondan birisine başvurur.

7/24 vardiyalı görev yapmak üzere bir veya birden fazla (sistem ciddiye alındığında tasarımlanabilir) sayıda ve her birinde yeter sayıda tıp mensubu (tıp teknisyeninden uzmana kadar) bulunan yerel ve merkezi birimler oluşturulur.

Bu telefonlara gelen başvurular, görsel ve işitsel yolla geçici tanı konularak, gerekirse bir eczaneye başvurması istenir ve eczacı aracılığıyla ateş vb. bulguları alınıp, bu tıbbi gruplarca değerlendirilir.

Hastaneye başvurması gerekmeyenlere verilecek ilaç eczaneye bildirilir ve evine yollanarak periyodik olarak kendisiyle ilişki aynı yolla sürdürülür.

Hastaneye başvurması gerekenlerin durumuna göre, merkezi bir "hasta-hastane eşleştirme birimi"nce -ve uygun bir eşleştirme algoritması kullanılarak- en yakın müdahale birimine yollanmasına karar verilir.

Eğer:

Yerel bir müdahale birimi var ve kapasitesi uygunsa oraya sevk edilir ya da

En yakın müdahale birimine kendi imkanı varsa özel aracı ile, değilse ambulans ile o da mümkün değilse uçak ile gönderilir.

Bu sıralama karalama mahiyetinde olup, incelikli hesap edilmesi gerekip de burada ele alınmamış noktaları kuşkusuz vardır.

Bunların giderilebilmesi mümkündür; yeter ki mevcut "inşallah öyle bir durum olmaz" algoritmasına bel bağlanmış olmasın.

Son bir anekdot ve hatırlatma!

Bir mimar ile şu bilmece konusunda tartışmamız olmuştu:

Milaj kağıdı inceliğinde -tut ki kalınlığı 0.01 milimetre olsun- büyük bir kağıt 50 defa katlanırsa kalınlığı ne kadar olur?

Arkadaşımız hemen itiraz edip bir kağıt 7 defadan fazla katlanamaz deyince tartışma çıktı ve bir Pazar günü açık yer bulup milaj kağıdı buldurduk ve tam 11 defa katladık (yani kağıt o kadarına yetti) ve sonunda, eğer yeter büyüklükte bir kağıt bulunabilseydi kalınlığının tam 11 milyon kilometre olacağında anlaştık.

Üssel artışın algılanmasında bir eğitim sayılabilecek bu egzersizin hem evde ilahi dinleyerek eğitim gören çocuklarımıza, hem de hastanelerdeki olası yığılmayı hesap edenlere yaptırılması yararlı olabilir.

Tunaz Titiz
30 Mart 2020

.
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org