Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Ahmet Kilicaslan Aytar Gözüyle 


     

 



Tüm Yazıları

       ShareThis
BAKIŞ
03.05.2020
Ahmet Kilicaslan Aytar
Okunma Sayısı : 70762
Oy Sayısı : 3324
Değerlendirme : 5
Popülarite : 17,61
Verdiğiniz Puan :
 

 

 

ABD ekonomik ve siyasi alanda uluslararası dengeleri belirliyor.
Ancak Rusya ve Çin'in bölgelerinde ve küresel bazda artan güçleri beraberinde,
Yeni askeri ve ekonomik birliktelikler ortaya çıkıyor.
Tek kutuplu ekonomik ve siyasi sistemin var olduğu yapı çok kutuplu bir yapı ile tehdit ediliyor.
Dönüşümde üreyen türlü tehdit küresel barışı tehlikeye atıyor.

*
Bu yüzden ABD önceliğini korumak,
Bir ülke veya ülke grubunun meydan okuyabileceği fikrinin aldatıcılığını göstermek durumundadır.

*
Nitekim "Ticaret Savaşları" ile küresel liberal ekonomiye yeni bir yön vermenin çabasını sürdürüyor.
Ekonomik, politik, teknolojik ve askeri alan eğilimleriyle insani çabanın büyük ölçüde arttığı, mekanın devrildiği şu süreçte;
Kıyamet gibi dünya silah gücü karşısında "Güvenlik" konusunda yaşanan sorunları aşmak için;
Stratejik karar vermeyi "Uzay'dan Alan Kontrolüne " taşıyor.
Kısaca küresel liberal düzeni küresel enformasyonel düzene dönüştürüyor.
Elbette geçiş zaman alacaktır!

*
Ancak 1993' ten beri HIV virüsü, Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu (AIDS) hastalığına yol açıyor.
Her yıl 1.7 milyon insana bulaşıyor, yılda 1 milyon can alıyor.

*
2003'te SARS-CoV-1 virüsü 26 ülkeyi vurdu.
Dünya çapında 8 binden fazla kişiye bulaştı ve 774 ölü bıraktı, hâlâ aşısı yok!

*
17 yıl sonra bugün yeni bir koronavirüs ortaya çıktı.
Hiçbir ülkenin yaşam ve refahını tehdit eden bu virüse karşı hazırlığının olmadığı görüldü.
SARS-CoV-2 ile bütün dünyada 3.5 milyondan fazla teyit edilmiş vaka bildirildi.
Şimdilik 240 binden fazla ölü bıraktı.

*
Pandemi dünyayla yüzleşen tek tehdit değildir.
Ancak erken uyarının mevcut olduğu silahlı çatışmalardan,
Ya da ağır çekimde yaşamı tehdit eden iklim değişikliğinden farklı olarak:
Pandemi beklenmedik şekilde ortaya çıkıyor...

*
SARS-CoV-2 pandemisi de böyle geldi.
II. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez küresel sistemde çok ciddi zorluklar oluşturdu.
BM sistemini oluşturan;
Uluslararası Para Fonu: Dünya Bankası: Tarifeler ve Ticaret Genel Anlaşması:
Dünya Ticaret Örgütü: Dünya Sağlık Örgütü gibi uzman ajansları vurdu.
Temelde kolektif güvenlik, saldırganlığı caydırıcı ve yenilgiye uğratacak şekilde tasarlanan BM sisteminin,
Savaşlardan daha çok ölümcül olabilecek yeni tehditlere uyum sağlamasının gerekliliği görüldü.

*
Son yıllarda ticaret düzenlemeleri, iklim değişikliği, insani yardım ve sağlık gibi bir dizi alanda ortaya çıkan aktörler,
Küresel yönetişimin artan parçalanmasına katkıda bulundu.
Ancak hiç biri son zamanda çağ değiştirmeye yazan ABD gibi,
İster tek başına ister ittifaklar ve kurumlar aracılığıyla ortak sorunlara ortak yanıtlar verme sorumluluğunu elden bırakmadı...

*
Virüs saldırısı sürerken ABD'de Trump yönetimi,
Aralık sonunda Çin'in virüsün insandan insana bulaştığı çağrısını reddetti, kısıtlamalara gitmedi.
11 Mart'a kadar da SARS-CoV-2'yi küresel bir salgın olarak ilan etmedi.
110'dan fazla ülkede 118 bin enfeksiyon vakasından sonra,
2020 mali yılında Dünya Sağlık Örgütü için 123 milyon dolar da dahil olmak üzere,
3 milyar dolarlık küresel sağlık fonunu kesmeyi önerdi!
Halbuki erken uyarı ve olgu bulma misyonları pandemilerde kritik öneme sahipti...

*
Şimdi Trump yönetimi, SARS-CoV-2 virüsünün "Çin menşeli",
Hastalığın kökeni konusunda Halk sağlığı uzmanlarının da aynı düşüncede olduğunu işliyor.
Virüsün neden olduğu bozulma bağlamında ABD hükümetinin en üst düzeyinde paranoya artmıştır!
Çin, Washington'da Demokratlar ve Cumhuriyetçilere ana hedefidir...

*
Dışişleri Bakanı Pompeo, Çin?in gönderdiği SARS-CoV-2 örneğini daha 2 gün önce ABD'ye ulaştığını belirtti.
Wuhan virüsünün kasıtlı serbest bırakıldığı iddiasıyla,
ABD mahkemelerinde Çin varlıklarını hedefleyen bir dizi koronavirüs davası açıldı.
Trilyon dolar etiketli yaptırımlar konuşuluyor.

*
Ancak, Çin Komünist partisinin virüs yoluyla savaş ilan ettiği fikrini zorlayanlar,
Pekin'deki hükümetin neden en büyük ihracat pazarını yok etmeye istekli olduğunu açıklayamıyor.
ABD ekonomisi çökerse Çin ekonomisinin büyük bir kısmının onunla birlikte gideceği görmezden geliniyor.

*
1 Mayıs'ta ABD İstihbarat Topluluğu,
SARS-CoV-2'un "İnsan yapımı olmadığını veya genetik olarak değiştirilmediğini" açıkladı.
Bununla birlikte, virüsün Çin'de bilimsel bir tesiste bulunabileceği,
"Enfekte hayvanlarla temas yoluyla" ya da "bir laboratuvardan kaza sonucu" sızmış olabileceği olasılığını gözardı etmedi.
Virüsün laboratuvar bağlantısının olup olmadığı incelemesinin devam edeceği belirtildi.

*
Çin, hâlâ mevcut sistemin güçlü bir destekçisi olmaya devam ediyor.
31 Aralık'ta Dünya Sağlık Örgütüne koronovirüs salgınını bildirdi.
Ancak Dünya Sağlık Örgütü'nün Çin ile ortak misyonu 16 Şubat'a kadar başlamadı.
Çin şimdilerde virüsten etkilenen ülkelere önemli ölçüde yardım sağlıyor.
Bir taraftan da ekonomisini harekete geçiriyor.
Asya Altyapı Yatırım Bankası ve "Bir Kemer Bir Yol " girişimini paralel bir mekanizma haline getiriyor.

*
ABD'nin virüs bahanesiyle Çin'le bir çatışmaya girme girişimi,
Küresel sağlık işbirliği de dahil olmak üzere küresel sistemi daha da istikrarsız hale getirecektir.
Küresel sağlık için daha fazla ABD finansmanı ulusal ve ikili kanallara gidecek,
Ya da Çin ve diğer rakipleri dışlayabilecek daha küçük bir sağlık kuruluşu desteklenecektir.

*
Şimdi yeni bir düşünce daha gelişiyor.
Salgına maruz kalan herhangi bir ülkenin, iletişim ve şeffaflık konusunda daha yüksek bir ahlaki yükümlülük talebinde bulunması!
Pandemi azaldığında Çin'in bu şeffaflık testiyle karşılaşması istenebilir.
Büyük olasılıkla Çin içişlerine ilişkin böyle çok taraflı bir soruşturmaya direnecektir.
Yine de, uluslar bir çerçeve geliştirebilir;
Böylece "ilk uyarılar, şeffaflık ve erken anlama" için neler yapıldığı konusunda ortak kararlar alınabilir.

*
Ancak küreselleşmeye dayanan bu sorunların kalıcı olarak üstesinden gelinemeyeceğine yönelik bir düşünce bulunuyor.
Küresel sistem ya da çok taraflı sistem;
SARS-CoV-2 gibi ulusötesi tehditleri tek başına ele alamaz.
Çünkü bu tür tehditler, tamamen geri döndürülemeyen küreselleşmeyle bağlantılıdır.

*
1993' te HIV virüsü, 2003'te SARS krizinde olduğu gibi SARS-CoV-2 pandemisinin kökenleri de,
Sadece bir bölgeye maledilemez.
Aksine bunlar devletlerin iç dinamikleriyle yakın etkileşime giren dış güçlerden kaynaklanır.
Bu nedenle, iç güvenlik açıklarını azaltmak çok önemli bir ilk adımdır...

*
SARS-CoV-2 ile başarıyla mücadele eden ülkeler;
Tayvan, Hong Kong, Güney Kore ve Singapur,
SARS tarafından harap olduktan sonra halk sağlığı ve erken uyarı sistemlerine iyi yatırım yapan ülkelerdi.

*
ABD ve diğer ulusların fonları kesmek yerine,
BM Güvenlik Konseyi'ni zorunlu raporlar düzenlemesine,
Dünya Sağlık Örgütü'nün vaka bulma misyonunu zorlamaları gerekiyor.

*
Özellikle Çin gibi küresel yönetişimde lider olmayı hedefleyen ülkelerin de,
Gerçekleri bulmayı ve uluslararası izlemeyi engelleyen egemenliğe ve müdahaleye karşı mevcut tutumlarını,
Değiştirmesi gerekiyor.
Herhangi bir devletin bir salgını derhal bildirmemesi, gizlemesi,
Uluslararası bilgi toplama misyonlarına izin vermemesi saldırganlıkla eşdeğer olmalıdır.

*
Birinin diğerinin davranışını sorumsuz ve tehlikeli bulmaması için,
Hem ABD'nin hem de Çin'in, bir "koruma sorumluluğu" kadar,
Dünyanın bir "bilgilendirme sorumluluğu" normuna ihtiyacı bulunuyor.

*
Ülkeler binlerce insanın hayatını kaybetmesi,
Trilyonlarca ekonomik zarara katlanılması ardından kolayca anlaşabilmelidir...

3. 5. 2020


Kötü         Çok İyi  Oyla 
           
Tüm yazıları        ShareThis
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
                 

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org