Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

İbrahim Mirmahmutoğulları Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Salihat / Hasenat 
27.10.2020
Okunma Sayısı : 326
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

Salihat / Hasenat 

Kur'an'da iki kavram yer alır: "Hasenat" ve "salih amel". Yani hasenât ve sâlihât. Bu ikisi arasında muazzam fark vardır. Hasenat ile salihat arasındaki o fark nedir? Hasenât, "iyilikler" demektir.
Hasenât'ın tekili hasene'dir.

Hasen
: "güzel ve iyi olmak" manasına gelir.

Onun da türetildiği husn:"güzellik, hoşluk, iyilik" demektir.

Kur'an'da geçen husnâ,:"güzel ve iyi son" demektir.

Hasenât'ın zıttı seyyiât'tır.

Seyyiât:"kötülükler" demektir. Sâlihât, "sâlih ameller", "ıslah edici iyilikler" demektir.

Kur'anî bir kavramdır ve Kur'an'da tek başına sâlihât olarak da geçer. Sâlihât'ın türetildiği sulh kökü, "birden fazla taraf arasında barışı sağlamak" anlamına gelir. Yani, üçüncü şahıslara yönelik bir iyiliği ifade eder.

Islâh:"düzeltmek, iyileştirmek"
demektir. Bu da üçüncü şahısları ilgilendiren bir durumdur.

Sâlih amel (el-'amelu's-sâlihât) Kur'an'da 6 kez tek başına, 56 kez ise iman ile birlikte gelir. Hasenât ile sâlihât arasındaki fark açıktır:

Hasenat
: İlki sonuçları kişinin kendisine dönük olan iyilik,

Salihat
: ikincisi sonuçları başkalarına dönük olan iyiliktir.

Hasenat
, insanın sırf kendisi için yaptığı iyiliklerdir.

Bu iyiliklerden bir başkası yararlanmaz. Sadece kişinin kendisi yararlanır. Mesela namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi ibadetler hasenattır. Bakara Süresinin 277. ayette Rablerinden ödül alacakları müjdelenen kimselerin 4 özelliği sayılır:

Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen,

namazı dosdoğru kılan ve

zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır.

Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır. 

1. İman.

2. Sâlihât. sonuçları başkalarına dönük olan iyilik

3. Namaz.

4. Zekât.

Eğer "namaz" ve "zekât" salihât'tan addedilseydi, ayrıca zikredilmezlerdi. Buna şöyle itiraz edilebilir: Ayetteki namaz ve zekât "külden cüz", yani "bütünden parça"dır. Başlarındaki vav da önceki vav'lardan farklı olarak "mesela" anlamında atf-ı beyandır.

Bakara s 2/277'nin manası şöyle olur: "Şüphesiz iman edenler, sâlihât işleyenler; mesela namaz kılıp, zekât verenler… İşte bunların karşılığı Rableri katında bakidir…"

Biz de bu itiraza şu cevabı veririz:

O zaman Asr suresini ne yapalım?

Orada da dört şey sayılıyor:

1. İman.

2. Sâlihât. sonuçları başkalarına dönük olan iyilik

3. Hakkı tavsiye.

4. Sabrı tavsiye.

Bakara'daki namaz ve zekâtın yerini Asr'da hakkı tavsiye ve sabrı tavsiye almış.

Bu son iki tavsiye, sâlihât ile tam uyumludur.

Zira üçüncü şahıslara yöneliktir.

Bu takdirde Asr suresinin manası şöyle olur:

"Asr'a yemin olsun ki insan hüsrandadır; ancak iman edenler, sâlihât işleyenler; mesela hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnâ!"(Asr s. 103/1,2,3)

Bir başka örnek de Hûd s. 11/23. Orada cenneti hak edenlerin üç vasfı sayılıyor:

İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetliklerdir.

Onlar orada ebedî kalacaklardır. 

1. İman.

2. Sâlihât.

3. Rablerine gönülden boyun eğenler.

Bu sonuncusunun öteki şahısları hiç ilgilendirmeyin tamamen kişisel olduğu tartışılmaz.

Bu takdirde, "Rabbe gönülden boyun eğmek", hemen önceki madde olan sâlihât'ın dışında ve ondan farklı bir şeydir.

- Peki, bu takdirde Bakara süresi 277'deki namaz ve zekâtı nasıl anlayalım? - Bakara süresi 277'deki namaz ve zekât özü itibarıyla sâlihât'tan değil, hasenât'tandır. Fakat kişi namaz, oruç, hac, zekât gibi kişisel ibadetleri de salihata dönüştürebilir.

- Nasıl? - Bu ibadetleri toplumsal bir ıslah için istihdam ederek.

- İyi de, kişisel ibadetler, nasıl toplumsal bir ıslaha dönüşebilir?

Maun süresi bunun formülüdür.

Surede "Yazıklar olsun o ibadet edenlere" denilir.

Bu kimseler, ibadeti kişisel bir iyilik gösterisine dönüştürüp, yetimi gözetmeyen ve yoksulu doyurmayan, yardıma engel olanlardır.

Oysa bu sonuncular sâlihâttandır.

Özetle salihat, öznesiyle birlikte başkalarını da kuşatan ve iyi eden iyiliklerdir.

Hasenat
ise, sonucu sadece onu işleyene dönük iyiliklerdir.

Salihat şahsıyla birlikte başkalarını daha iyi etmek için çalışmak,

Hasenat
ise sadece şahsını iyileştirmek için çalışmaktır.

Salihat ile hasenat arasındaki fark sadece mana ve mahiyet farkından ibaret değildir.

Bu ikisinin getirisi de farklıdır.

Yine Allah'ın kitabına müracaat edelim.

Hasenatın getirisi bire on,

Salihatın
getirisi cennettir.

Hasenatın karşılığına Kur'an'da bire on vaat edilir:

Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır.

Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez." (En'âm s. 6/160) Fakat salihatın karşılığı bire on falan değildir.

Salihatın karşılığı doğrudan cennettir:

Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar
. (Nisa s. 4/124) 

Hasenatın karşılığı oranla sınırlanmıştır, fakat salihatın karşılığı sınırsızdır:

"Salihat işleyen mü'min kimseleri muazzam bir ödül ile müjdele."

(İsra 17:9) Başka ayetlerde de sâlihat'a kesintisiz nimet ve cennet vaad edilmektedir.

Ancak, iman edip salih ameller işleyenler başka.

Onlar için devamlı bir mükâfat vardır.(Tin s.95/6) Hasenat artıdır, seyyiat eksidir.

"Şüphesiz hasenat seyyiatı götürür" (Hûd s.11/114).

Bu artı eksiyi götürür demektir. Yine Kur'an hasenatın seyyiatın üstüne örtüleceğini ifade eder. F

akat salihat sahipleri Ancak tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başka.

Allah işte onların kötülüklerini iyiliklere çevirir.

Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

"İşte onlar yaratıkların en hayırlısıdırlar" ( Furkan s.25/70 ve Beyyine s. 98/7).

Salihatı hasenattan ayıran şey, sadece verilecek karşılığın ne olduğu değildir.

Bu ikisini birbirinden ayıran bir başka şey de "Geriye neyin kalacağı" sorusudur.

Kur'an'da geriye hasenatın kalacağını söyleyen bir ayete rastlanmaz.

Fakat geriye salihatın kalacağını söyleyen ayetler vardır:

"Mal ve çocuklar dünya hayatının geçici süsüdürler.

Baki kalacak olan salihat ise, Rabbinin katında sevapça ve umutlanma açısından daha hayırlıdır." (Kehf s. 18/46) Allah, doğruya erenlerin hidayetini artırır.

Kalıcı salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç itibari ile de''(Meryem s.19/76) "Bana hasenat yeter" deyip salihat işlemek için çaba göstermeyen kişi pasif iyidir.

İnsan aktif iyi olmak istiyorsa, hasenatla yetinmeyip salihat işlemelidir.

Bu, insan hasenatı bıraksın da salihat yapsın anlamına gelmez.

Böyle birinin durumu, mumun durumuna benzer:

Başkalarını aydınlatacağım derken kendisini yakıp bitirir.

İnsandan yanarak aydınlatması değil, aydınlanarak aydınlatması istenmektedir.

Muhatabını "karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için indiği" beyan edilen vahiy, yakmadan aydınlatan ilahi bir ışıktır, nurdur.

İlahi nur, dışarıdan aydınlatan bir ışık kaynağına benzemez.

İlahi nur ile aydınlanmak da dışından aydınlanmak değildir.

İlahi nur içeriden aydınlatan bir ışık kaynağıdır.

İlahi nur ile aydınlanan içinden aydınlanır.

İçinden aydınlanan şu üç vasfa sahip olmak zorundadır:

Aşk
,

Adanmışlık
,

Aidiyyet
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org