Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

TURCOMONEY Dergisi Ağustos 2021 "Avuç mu galip gelecek yoksa Çuval mı?"
27.08.2021
Okunma Sayısı : 599
Oy Sayısı : 4
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,01
Verdiğiniz Puan :
 

 

TURCOMONEY Dergisi Ağustos 2021 "Avuç mu galip gelecek yoksa Çuval mı?"

.
.



.



.



.



.



.
.

TURCOMONEY Dergisi Ağustos 2021 "Avuç mu galip gelecek yoksa Çuval mı?"

TURCOMONEY Dergisi
Duayen Bankacı Bülent Şenver
5 Soru 5 Cevap
 
 
 
"Türkiye'de "Etik Olmak" kolay mı?"

 
Soru 1
"Etik nedir?"
 
Cevap 1

Bu soruyu bana birçok kişi soruyor.

Etik Değerler Merkezi Derneği Kurucu Onursal Başkanı olarak benden karışık, uzun ve herkesin anlamayacağı bir tanım yapmamı bekliyorlar.

Bir iki cümle ile açıklama yapınca şaşırıyorlar. "Etik bu muymuş?" diyorlar.

"Etik", doğru ve iyi ile yanlış ve kötü davranışları ve uygulamaları tanımlayan kurallar bütünüdür.

"Ahlak" kelimesini bireysel davranışlar ve uygulamalar için sıkça kullanıyoruz.

Kurumlar için oluşturulacak iş ahlakı ilkelerine ise "Kurumsal Etik İlkeleri" diyoruz.

Kurumlar müşterileriyle, tedarikçileriyle, personeliyle ve tüm paydaşlarıyla ilişki kurarken hangi davranış ve uygulamaların doğru hangilerinin yanlış olacağını önceden belirlemek zorundadır.

Her yönetici kafasına göre şirket içinde kendi doğrularını uygulamaya başlarsa şirket içinde kargaşa başlar. Şirket itibarı zedelenebilir.

Bunu önlemek için şirketler o şirkette çalışan tüm personelin uymak zorunda olduğu şirket etik ilkelerini ve kurallarını belirler.

Bunları yazılı hale getirir.

Personele bu konuda eğitim verir.

Daha sonra etik kurallara uyum konusunda denetim yaptırır.

Etik kurallara uymayan personele gereken cezalar verilir.

Şirketler etik ilkelere uyarak paydaşları gözünde güven kazanırlar ve itibarlarını korurlar.

 
*
 
Soru 2
Türkiye'de etik olmak kolay mı?

Cevap 2

Türkiye'de etik olmak kolay değil. Etik Değerler Merkezini kurmak için çalışmalar yaparken rahmetli Sakıp Sabancı beyin ziyaretine gitmiştim. Ona kurmak istediğim bu sivil toplum kuruluşunu anlatmıştım.

Önce çok heyecanlandı ve bana "Bülent Bey ne güzel düşünmüşsünüz. Yenilikleri ve yaratıcılıkları hep siz buluyorsunuz" demişti.

Onun bu sözleri çok hoşuma gitmişti. Sakıp beyin olurunu ve desteğini almak benim için çok önemliydi.

Beni onurlandıran bu cümlesinin üzerinden ancak on veya on beş saniye geçmişti ki beni kendime getiren ikinci cümlesini söyledi.

"Bülent Bey siz göle yoğurt mayası çalmaya çıkmışsınız!" dedi.

Başımdan kaynar sular dökülmüş gibi oldu.

Kendimi göle yoğurt mayası çalan Nasrettin Hoca gibi hissettim. Benim üzüldüğümü görünce sırtımı sıvazlayıp omuzuma vurarak

"Üzülme ağam senin mayan tutacak, tutacaaak!" diye bana moral vermişti.

Odasından ayrılıp asansöre bindiğimde Sakıp beyin dediklerini düşündüm.

Bana Türkiye'de etik olmanın ve etik kalmanın çok zor olduğunu kendi ifade tarzı ile anlatmaya çalışmıştı.

Etik mayasının tutması için çok sayıda insanın göle maya çalmasını sağlamamız gerektiğini anladım.

Bir toplumda yaşayan insanların ve kurumların tümünün etik olmasını sağlamadan toplumun etik olmasını sağlamak mümkün olmaz.

Hepimiz etik olmadan toplumun etik olmasını bekleyemeyiz.


*
 
 
Soru 3
Türkiye'de en önemli etik sorunlar nelerdir?
 
Cevap 3

Türkiye'de yaşanan en önemli etik sorunların neler olduğunu anlamak için Etik Değerler Merkezi Derneği olarak bir araştırma yaptırmıştık.

Çıkan sonuçlar hiçbirimiz için sürpriz olmamıştı.

Hepimizin bildiği ve yaşadığı toplumsal kirlenmenin hangi alanlarda olduğunu teyit eden sonuçlarla karşılaştık.

Önce gençlere sorduk "Sizce ülkemizde yaşanan en önemli etik sorunlar nelerdir?" diye.

Daha sonra da aynı soruyu şirket yöneticilerine sorduk.

Aldığımız cevapları sizinle paylaşmak isterim.

Gençlerin gözünde ülkemizde yaşanan en önemli etik sorunlar:

1. Ayrımcılık
2. Haksız Kazanç
3. Aldatıcı Reklam ve Ürün Tanıtımı
4. Yolsuzluk
5. Rüşvet

Yöneticilerin gözünde ülkemizde yaşanan en önemli etik sorunlar:

1. Adaletsiz Yönetim
2. İşe Alım ve Terfiler
3. Ayrımcılık
4. Emek Sömürüsü
5. Haksız Kazanç, Haksız Rekabet
6. Kurum Kaynaklarının Sömürülmesi
7. Yolsuzluk ve Rüşvet

Yukarıda görüldüğü gibi her iki listede de yer alan hem gençlerin hem de yöneticilerin mutabık oldukları üç önemli etik sorun yaşanıyor ülkemizde.

Ayrımcılık
Haksız Kazanç
Yolsuzluk ve Rüşvet

Ülkemizde "Ayrımcılık" yapılmasından herkes şikayetçi.

Ayrımcılık bir etiksizliktir.

Çok çeşitli şekillerde ayrımcılık yapılabilir.

Eşit olanlar arasında eşit davranmamak ayrımcılık yapmaktır.

Çeşitli nedenlerden dolayı eşit davranmak gerekirken taraf tutup tuttuğunuz tarafa menfaat sağlamak ayrımcılıktır.

Hak edenin sizin yüzünüzden hakkını alamaması, liyakat yerine tanıdık olanların atamalarının yapılması, terfi ettirilmesi, torpil yapılması, ihalelerin işi en iyi, en ucuza ve kaliteli yapacak olana değil, yandaş şirketlere verilmesi gibi çok çeşitli şekillerde ayrımcılık yapılabilir.

 
Ülkemizde "Haksız Kazanç" olmasından herkes şikayetçi.

"Haksız Kazanç" bir etiksizliktir.

"Haksız Kazanç" sağlamak sadece bir avuç azınlığı mutlu eder.

Çoğunluk ise "Haksız Kazançtan" şikâyetçidir.

Emek vermeden kazanılan kazançlar haksız kazançtır.

Bir dolara yapılabilecek bir işi kamuya on dolara satıp parasını almak haksız kazançtır.

Üç kat imarı bulunan bir arsayı satın alıp sonradan imar değişikliği yapan kişilere çeşitli menfaatler sağlayarak imarını yirmi kata çıkartmak haksız kazançtır.

Kamuya ait bir fabrikayı eder değerinin elli kat altında bir değerle devletten satın alıp daha sonra aynı fabrikayı bir başkanına yüz kat fiyatla satmak haksız kazançtır.

Bu tür örnekleri çoğalmak mümkündür.

Bal tutan parmağını yalar. Ateşe yakın olan ısınır.

Gemisini yürüten kaptan. Kısa yönden köşeyi dönmek gibi sözler ile haksız kazanç sağlayanları kabullenmek etik dışı bir davranıştır.

Ülkemizde "Yolsuzluk ve Rüşvet" olmasından herkes şikayetçi.

"Rüşvet" ve "Yolsuzluk" bir etiksizliktir.

Ülkedeki gelir dağılımını bozar.

"Rüşvet ve Yolsuzluk" zengini daha zengin fakiri daha fakir yapar.

Ülke kaynaklarının adaletsiz dağıtılmasına yol açar.

"Yolsuzluk ve Rüşvet" ülkede yapılan ayırımcılığı da körükler.

Haksız kazançların büyümesine yol açar.

Balık baştan kokar.

Tencere yuvarlanır kapağını bulur.

Annesine bak kızını al.

Benzeri deyişlerden ders almalıyız.

Kurumları emanet ettiğimiz tepe yöneticiler ve kamu gücünü kullanan siyasiler ve bürokratlar "Yolsuzluk ve Rüşvetten" uzak durmazlarsa etik kirliliğini ülkemizden temizleyip atmamız mümkün olmaz.

*
 
 
 
 
 
Soru 4
İnsanlar Türkiye'deki kurumlara güven duyuyor mu?

Cevap 4

Türk toplumunda giderek azalan duygulardan bir tanesi "Güven" duygusudur. İnsanlar birbirlerine güven duymamaya başladı.

Güven duyulması gereken kurumlara duyulan güven giderek azaldı. İnsanlar kurumların yaptıkları açıklamaları, aldıkları kararları kuşku ile karşılamaya başladı.

Etik Değerler Merkezi Derneği olarak yaptığımız bir araştırmada şirket yöneticilerine sorduk.

"Türkiye'de ilişkide bulunduğunuz kurumlara duyduğunuz güven için 10 (on) üzerinden not verir misiniz? dedik.

10 (on) çok güveniyorum ve 1 (bir) hiç güvenmiyorum olacak şekilde kurumlara not vermelerini istedik. Şirketlerin tepe yöneticilerinin verdiği güven notlarını aşağıda paylaşıyorum.

Kurumların Güven Notu:

(2/10) Medya
(2/10) Siyasi Partiler
(3/10) Spor Kulüpleri
(3/10) Hükümetler
(3/10) Belediyeler
(3/10) Kamu Kurumları
(4/10) Yargı

Yöneticilerin verdiği notlar da gösteriyor ki güven duyulması gereken önemli kurumlar güven konusunda geçerli bir not almamış.

Hiçbiri toplumdan güvenoyu alamamış. Güvenilirlik konusunda hepsi sınıfta kalmış.

Bu önemli kurumların toplum gözünde güven kazanması gerekir.

Kurumlara güven duyulmadan ülkemizde etik ve temiz toplum oluşturmak mümkün olmayacaktır.

*
 
 
Soru 5
Etik bir toplum olabilecek miyiz?
 
Cevap 5

Gelecekte Türkiye etik değerlere önem veren bir toplum olabilecek mi?

Etik Değerler Merkezi Derneği Kurucu Onursal Başkanı olarak bu soruya gönülden "Evet" demek istiyorum.

Ancak benzer bir soruyu üniversite gençlerine sormuştuk. Gençlerin %76'sı gelecekten umutlu değillerdi.

Şirketlerin tepe yöneticilerine de "İş hayatında yapılan etik uyum çalışmalarının ileride başarılı olacağına inanıyor musunuz şeklinde sorduğumuz bir soruya, yöneticilerinin sadece %7'si iş aleminde etik konusunda yapılan çalışmaların ileride olumlu sonuç vereceğine "kesinlikle inanıyorum" demişti.

Sözün kısası ne gençler ne de yöneticiler Türkiye'de etik değerlere sahip çıkılması konusunda bugünkünden daha iyi bir ortamın olacağını ümit etmiyor.

Son dönemlerde Suriye ve Afganistan'dan ülkemize gelen çok sayıda göçmenin yüksek doğum oranı ile ülkemizin insan yapısını değiştireceği aşikardır.

Bu iki ülke insanlarının etik değerlere fazla önem vermemesi bizim etik duyarlılığımızı olumsuz etkileyecektir.

İşimiz çok zor.

Etik olmaya çalışan bir avuç insan ve bir avuç kurum,

Etiği umursamayan ise bir çuval insan ve bir çuval kurum var.

Avuç mu galip gelecek yoksa çuval mı?

Bekleyip göreceğiz!

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org