Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Merkez Bankası'nın yaptığı faiz indirimleri sonrasında döviz kurunun hızlı yükselme
28.12.2021
Okunma Sayısı : 591
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

Merkez Bankası'nın faiz indirimleri sonrasında döviz kurunun hızlı yükselmesiyle başlayan dönem!


SORULAR – CEVAPLAR

GLOBAL SANAYİCİ DERGİSİ

BÜLENT ŞENVER Duayen Bankacı

 

- Sayın Bülent Şenver, Merkez Bankası'nın arka arkaya yaptığı faiz indirimleri sonrasında döviz kurunun hızlı yükselmesiyle başlayan dönemi bize değerlendirir misiniz?

Geçmişte yapılan yatırım, borçlanma, harcama, vergilerin doğru yerlere kullanılmaması, dış ilişkiler, siyasi ve politik kararlarda yapılan hataların yol açtığı ekonomik tahribatın yarattığı güvensizlik nedeniyle

döviz kurlarındaki önü alınamayan aşırı artışın frenlenmesi için, denize düşen yılana sarılır refleksi ile

hükümet TL vadeli mevduatların verimi kur artışına karşı korumak için devlet garantisi verdi.

"Hazine Garantili Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat" ürünü uygulamasını başlattı.

Bu karar ucu sonu belli olmayan bir taahhüdü devletin kabul ettiği tarih olarak kayıtlara geçecek.

Uzun süreli uygulanması mümkün olmayan, devletin vadeli TL mevduata döviz kur artışına karşı koruma garantisi vermesi uygulaması bir gün gelecek sonlandırılacaktır.

Yapılan uygulamanın faturasının kaç milyar liraya ulaşacağı ise uygulama sona erdiğinde belli olacaktır.

- Açıklanan önlemlerin hemen ardından, örneğin dolar kuru 18 liradan 11 liraya indi ve şu sıralarda 12 lira dolayında seyrediyor. Döviz için makul denilebilecek bir fiyat var mıdır? Daha da düşmesi mi gerekir?

Açıklanan önlemler apandisti patlamak üzere olan bir hastanın ağrısını gidermek için hastaya ağrı kesici iğnesi yapıp ağrısını geçici süreyle dindirmeye benzetiyorum.

Üretmeden tüketme ve kazanmadan harcamaya yönelik ekonomik modeli tersine çevirmeden alınan ağrı kesiciler hastalığı iyileştiremeyecektir.

Döviz kurlarını ise piyasa belirlemelidir.

Eğer ülkemizde serbest piyasa ekonomisi kurallarını uyguluyoruz diyorsak o zaman dövizi indirmeye çalışacağız diye Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini azaltacak döviz satışları yapması etkili olmayacaktır.

Piyasada döviz ihtiyacını azaltacak tedbirlerin almamız gerekecektir.

- Kararlaştırılan önlemlerin Türkiye'de piyasaları, iş dünyasını nasıl etkilemesini bekliyorsunuz? Ne tür sonuçlar göreceğiz?

Kararlaştırılan önlemler iş aleminin kendi sorunlarını kendisinin çözmesi için uğraşması yerine devletin desteğine daha fazla alışmasını sağlayacaktır.

İşi bozulan herkes, hangi nedenden dolayı işi bozulursa bozulsun "devlet bize yardım etsin" diyecektir.

Serbest piyasa ekonomisinin uygulandığı gelişmiş ülkelerde, mevduat sahiplerine devlet kur garantisi vermez.

Şirketlerin bankalardan aldığı kredilere devlet geri ödeme garantisi vermez. Müteahhitlerin yaptığı köprü, tünel, hastane ve yollara devlet gelir garantisi vermez.

Ekonomi içinde yer alan taraflar kendi ekonomik risklerini kendileri üstlenir.

Durum böyle olunca da taraflar yapılmaması gereken işleri yapmaz, girilmemesi gereken işlere girmezler.

Her taraf kendi yaptığı yanlış işlerin cezasını kendisi çeker ve faturasını kendisi öder. Başkasının yanlışının faturası bir başkasına kesilmez.

- Bu önlemler kredi faizlerinin düşmesini sağladı mı? Sağlamadıysa ne gibi ek önlemler alınması gerektiğini düşünüyorsunuz?


Alınan bu önlemler kredi faizlerine henüz yansımadı.

Kredi faizleri özel bankalarda hala düşmedi.

Serbest piyasa ekonomisi uygulayan gelişmiş ülkelerde talimat ile kamu bankalarının kredi ve mevduat faiz oranlarını düşürmek doğru bir davranış değildir.

Kamu bankalarından düşük faiz ile kredi alabilenler aldıkları parayı piyasada daha yüksek faizle çalıştırıp "elin taşı ile elin kuşunu vurabilir".

Bu uygulama hükümete yakın şirketlerin ve patronların sebepsiz zenginleşmesine yol açabilir.

Kredi faizlerinin düşürülebilmesi için öncelikle enflasyonunu düşürmek gerekir.

Enflasyon oranının yüksek olması faiz oranlarının yüksek olması ile izah edilemez.

Enflasyonun temel iki nedeni vardır.

Birincisi maliyet enflasyonu, ikincisi ise arz-talep dengesizliğidir.

Öncelikle bu iki faktörü düzeltmek gerekir.

Enflasyon düştükçe TL faiz oranı düşer ve döviz kuru istikrara kavuşur.

Daha sonra da kredi faiz oranları düşürülebilir.

- Sanayici ve ihracatçılar için şu dönemde yaşanan ve yaşanacak en önemli sorunlar nelerdir?


Sanayici ve ihracatçılar için şu dönemde yaşanan ve yaşanacak en önemli sorun "belirsizlik" ortamıdır.

İş aleminde risk almadan iş yapmak mümkün değildir.

Ancak alınabilecek riskler vardır ve hiçbir zaman alınmaması gereken riskler vardır.

Serbest piyasa ekonomilerinde piyasa riskleri diye adlandırılan faiz oranı, döviz kurları, mal fiyatları, altın fiyatı, hisse senedi fiyatları gibi risklere karşı devletin garanti vermesi doğru olmaz.

Serbest piyasa ekonomisi içinde bazı fiyatları piyasanın serbestçe belirlemesini, bazılarını ise devletin belirlemesini isterseniz bu tür ekonomik ortam "altı kaval, üstü şişhane" uygulaması yapmış olursunuz.

Manipülasyona, kayıt dışına, haksız kazanca, karaborsaya, stokçuluğa velhasıl iş ahlakına uymayan uygulamalara çanak tutmuş olursunuz.

- Enflasyonun düşürülmesini amaçlayan kararlar yeterli değil gibi görünüyor. Enflasyonda önümüzdeki aylara ilişkin beklentileriniz, tahminleriniz nelerdir?


Enflasyonun önümüzdeki aylarda aniden düşmesi mümkün görünmüyor.

Her gün bir temel mala ve hizmete zam haberlerini alıyoruz.

Faiz oranlarında ve döviz kurundaki belirsizlikler devam ediyor.

Volatilite diye adlandırdığımız iniş ve çıkışlar çok yüksek düzeyde.

Bu nedenle Türkiye'de belirsizlikler devam ediyor.

Mecliste daha yeni kabul edilen 2022 yılı bütçe rakamları revize edilmek zorunda olan bir bütçe durumuna geldi.

Piyasada üç sihirli top vardır.

Piyasadaki üç sihirli topu havaya atıp yere düşürmeden topları dengeli bir şekilde havada tutmak kolay değildir.

Üç sihirli top, enflasyon oranı, faiz oranı ve döviz kuru.

Bu toplar içinde bir tanesi vardır ki onu kontrol altına aldığınız zaman diğer ikisine de kontrol etmeniz kolaylaşır.

Bu sihirli topun adı enflasyondur.

Enflasyonu düşürürseniz faiz oranları da düşmeye başlar.

Döviz kur artışını da yavaşlatmış olursunuz.

Eğer önce faizi düşüreyim bunun sonucunda enflasyon düşer zannederseniz yanılırsınız.

Üç sihirli toptan önce enflasyon topunu elinize alıp onu doğru yönetmeye çalışmalısınız.

Onu doğru yönetirseniz, faiz ve kuru da doğru yönetmeye başlayabilirsiniz.

Hükümetin bu yeni dönemde önceliği enflasyonu düşürmek olmalıdır.

- Siz Türkiye'nin yaşadığı en yüksek enflasyonlar yıllarında finans dünyasının en aktif, zirvedeki yöneticilerinden birisiydiniz. Yüksek enflasyon ortamında bankalar neler düşünür? İş dünyası yüksek enflasyonun yarattığı sorunları aşmak için neler yapar ve yapmalıdır?


Yüksek enflasyon ortamında piyasa faizleri de yüksek olur.

Yüksek enflasyon ortamında eğer faizleri talimat ile düşürmeye çalışırsanız o takdirde şirketleri düşük faizle kredi alıp mal stoku yapmaya teşvik edersiniz.

Bankalar ne yüksek enflasyonu ne de yüksek faizi sever.

Yüksek enflasyon ve yüksek faiz dönemlerinde bankaların kredi portföyü olumsuz etkilenir.

Şirketlerin kredi geri ödemelerinde sorunlar yaşanır.

Bankaların problemli kredileri artar.

Yüksek enflasyonlu ortamda bankalar uzun vadeli kredi vermekten kaçınır.

Kredilerde vadeler kısalır.

Bankaların kredi verme iştahı azalır.

İş dünyası yüksek enflasyonlu ortamda fiyatlama yapmakta zorlanır.

Aldığı mallarla sattığı mallar arasındaki kâr marjını koruyabilmek için çaba sarf eder.

Böyle durumlarda piyasa alacaklarını azaltmakta ve alacak vadelerini kısaltmakta fayda vardır.

Uzun vadeye sabit fiyatla iş yapmamak gerekir.

Ayrıca şirketlerin banka ilişkilerini sağlıklı bir sevide tutmalarında fayda vardır.

- 2022 yılında global ticarette yaşanan gelişmeler ışığında iş dünyasının, üreticilerin, ihracatçı ve ithalatçıların yaşayacağı sorunlar ve riskler neler olabilir? Bunları nasıl aşabilirler?


2022 yılı zor bir yıl olacak.

Maliyet enflasyonu tüm sektörleri etkileyecek.

Hammadde ve işçilik zamları maliyetlere yansıyacak.

Şirketlerin satış fiyatlarını arttırması kaçınılmaz olacak. İthalat yapıp yurt içinde TL ile satış yapan şirketlerin dikkatli olması gerekecek.

Döviz kurlarında yaşanacak oynaklık nedeni ile zarar etmemeleri için TL satış vadelerini kısa tutmaları gerekecek.

İhracatçıların ise tahsil ettikleri dövizleri satın alacakları ham madde ve ara malı için saklamaları doğru olur.

2022 yılında şirketlere döviz pozisyon riski almamaları öneriyorum.

Yani borçları hangi para birimi ile ise alacaklarının da aynı para birimi ile olmasına özen göstermelerini öneriyorum.

- Küçük tasarrufçular açısından bugün ve önümüzdeki dönemde kendi varlıklarını koruyacak, güvence altına alacak doğru davranış biçimleri nelerdir? Nasıl yatırım yaparak kendilerini korumaya alabilirler? En iyi seçenekleri bize anlatır mısınız?


Mevcut hükümet TL mevduat faiz oranlarını enflasyonun altında tutarak küçük tasarrufçunun tasarruflarını TL vadeli mevduat hesaplarında değerlendirmesini özendirmiyor.

Hatta hazine bonosu ile devlet borçlanmalarını %24 faiz oranı ile yapmasına rağmen yurt içinde bankaların TL mevduata %14-%17 arası bir faiz vermesini istiyor.

Bu politika küçük tasarrufçunun TL tasarruflarını enflasyona karşı korumuyor.

Birikimleri TL vadeli mevduat hesabından uzaklaştırıyor.

Küçük tasarrufçunun hazine bonusu veya devlet tahvili satın alma imkânı yoktur.

Yeni çıkan "Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat" hesabı yatıracakları paraya 3 ay ihtiyaç duymayacak küçük tasarrufçu için cazip olabilir.

Ancak 3 aydan önce paraya ihtiyaçları olacaksa bu hesaba para yatırmasınlar.

Zira vadeden önce hesaplarını kapatmak isterlerse hiç faiz alamazlar ve zarar ederler.

Eğer acil para ihtiyaçları olmayacaksa paralarını korumak için bankalarda bulunan "Altın Hesabına" para yatırabilirler.

Küçük tasarrufçular öncelikle kendilerini enflasyondan ve gelecek zamlardan koruyacak önlemleri almak zorunda kalacaklar.

Kamu bankalarının küçük tasarrufçulara yönelik yeni "Enflasyon Garantili Fon Hesapları" yaratmaları gerekiyor.

 

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org