Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

ALKEV Okulları Gençleri Etik Değerlere Sahip Çıkacak
05.01.2022
Okunma Sayısı : 1688
Oy Sayısı : 5
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,49
Verdiğiniz Puan :
 

 

ALKEV Okulları Gençleri Etik Değerlere Sahip Çıkacak

.
.





.
.
.

  

Video - Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV Okulları Bülent Şenver Etik Sunumu  

.
.
.
.

Audio -
Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV Okulları Bülent Şenver Etik Sunumu

.
.
.
.

 Bülent Şenver'in Etik Sunumu pdf dosyasını indirmek için tıklayın  

.
.
.
.



Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV Okulları Bülent Şenver Etik Sunumu

.
.



.
.



.



.



.



.



.



.



.



.
.



.
.

Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı ALKEV Okulları Bülent Şenver Etik Sunumu


Deşifresi

BŞ: Bu daveti gerçekleştirdiniz.

O kadar önemli bir iş yapıyorsunuz ki, hepinizi gönülden kutluyorum ben.

Okulunuzu kutluyorum, hocalarınızı kutluyorum.

Bu konuya dahil olan öğrencileri kutluyorum.

Çünkü Etik hakikaten çok önemli bir konu ve bana hep sorduklarında hayta birçok şeyi elde edebilmek için insan hep bir takım özelliklere kavuşmak istiyor, bazı becerileri olsun istiyor.

Ben onlara diyorum ki: İlk önce etik değerlere sahip çıkan bir insan olun, ondan sonra diğerlerini birer birer gerçekleşebilirsiniz.

Kısa bir sunum hazırladım.

Önce sunumumu açayım. Benim sloganımı okuduğunuz zaman ikna olacak mısınız bilmiyorum ama ben diyorum ki: "Etik her zaman kazanır"

Bazıları bana diyor ki: "Kazanmadığı zamanlar hiç olmuyor mu? "Olabiliyor" diyorum ama bu uzun vadede hep kazanır demek istiyorum.

Çünkü bazen insanlar kısa vadede birtakım başarıları elde etmek için, arzu ettikleri şeylere ulaşabilmek için etik dışı davranıyorlar.

Etik dışı davrandıktan sonra da o istedikleri şeyleri elde etmiş görünüyorlar. Çevresindekiler de "Bak etik dışı davrandı, istediğine ulaştı" diyor.

Ama emin olun, uzun vadede ulaştı dedikleri şeyleri kaybedecektir.

Ben iş hayatımda bunu çok gördüm, çok yaşadım.

Biz hep sürdürülebilir başarı ifadesini kullanıyoruz.

Hayat boyu sürecek bir iyi yaşam, çevremiz tarafından saygı duyulmak, çevremiz tarafından sevilmek, itibar sahibi olmak istiyorsanız etik olmak zorundasınız.

Onun için etik her zaman kazanır diyorum.

Beni kısa bir tanıtım yaptınız teşekkür ediyorum. Darüşşafaka Lisesini bitirdim.

Robert Kolej Yüksek okuluna girdim.

Daha sonra onun adı Boğaziçi olarak değiştirildi.

Mezun olduktan sonra İngiltere'de Arthur Andersen Denetim Şirketi vardı, oraya gittim.

Onlarla çalıştım. İlk mesleğim denetçiliktir.

Çok bankayı denetledikten sonra Türkiye'de bir bankanın genel müdürü oldum.

Hoşunuza giden şeyleri o tarihlerde bankacılıkta heyecanlı, başarılı çalışmalarla gerçekleştirmiş oldum.

O tarihlerde Merkez Bankasında önemli projelerde proje liderliği de yapmış oldum. İş hayatımda bir çok yönetim kurulu üyeliklerim oldu.

Daha sonra sosyal sorumluluk olarak Türk Amerikan İş Adamları Derneğinin Başkanlığını da yaptım. Avrupa Amerikan Ticaret Odaları Birliği'nin Hazine Başkanı görevini üstlendim.

Sivil toplum hareketlerini bir şekilde geliştirelim derken de Etik Değerler Merkezi Derneği'ni kurdum. Etik Değerler Merkezi Derneği kuruluşunda da çok önemli gördüğüm bir konuya sivil toplum sorumluluğu olarak el atayım.

Daha sonra gençlerin kitap okumaktan uzaklaştığını görünce de son olarak Türkiye'de Herkese Kitap Vakfı diye bir vakıf kurdum.

Türkiye'de kitap okumayı sevdirmek, yaygınlaştırmak ve ihtiyaç sahiplerine kitap iletmek için.

Yazdığım ilk kitap "Kulağınıza Küpe Olsun" kitabıydı. Gençlerle orada tecrübelerimi paylaşmış oldum. "Gençlere Mektuplar" kitabım devam etti.

Benim ile birlikte diğer iş insanlarının da gençlere önerilerini bu kitapta topladım.

İş Hayatımda, genel müdürken, yaşadığım olaylarla tecrübeleri birleştirerek , başarı hapı diye adlandırdığım "Başardin" kitabımı yazdım.

Sizlere ilk önce 3 tane 3'ü hiçbir zaman unutmayın diyorum.

Birinci 3:Hayatınız boyunca her zaman 3 şeyinizi geliştirin.

Bu 3 şeyinizi geliştirdikçe göreceksiniz ki, hem siz daha memnun olacaksınız, hem de başarıları daha süratli yakalamaya başlayacaksınız. K İ M geliştirin.

K:
Kendinizi geliştirin.

Her insan muhakkak yeni bir şey öğrenmek veya bildiği şeyi daha iyi bilir hale gelmek, herhangi bir şeyden daha çok zevk alır hale gelmek.

Kendinizi geliştireceğiniz hayatta birçok konu var ve her yaşta var.

Sadece sizlerin yaşınızda değil, benim bile kendimde geliştirmem gereken şeyler var.

Bu konuda dünden daha iyi, dünden daha birikimli, dünden daha tecrübeli, dünden daha huzurlu, dünden daha yetenekli muhakkak bir şey bulacaksınız.

O konuda her an kendinizi geliştirin.

İ:
ilişkiler çok önemli oluyor hayatta . İlişkileriniz olmadan hayatta önemli yerlere ulaşamıyorsunuz. İstediğiniz sosyal ilişkileri kuramıyorsunuz.

Mutluluğu yakalayamıyorsunuz.

Doğru ilişkiler geliştirin. Bu da çok önemli.

İlişkilerin yanlışı da var biliyorsunuz.

Doğru ilişkileri geliştirmek bir yerde çok önemli oluyor.

O ilişkiler zaman içinde sizin hayatınıza olumlu olarak geri dönmeye başlıyor.

İlişkilerinizde seçici olun ama sakın sadece içinize kapanıp etrafınızı görmemezlikten gelip, etrafınızı unutmayın.

Her tarafta belirli bir sosyal ilişkiniz, kurumsal ilişkiniz söz konusu olsun.

M:
Mesleğinizi geliştirmeniz lazım.

Kiminiz avukat olacaksınız, kiminiz doktor, kiminiz mühendis.

Ne olursanız olun , ev hanımı bile olsanız, o da bir meslek sayılır, daima daha iyiyi yapmak için o meslekte ben daha iyiyi nasıl yaparım diye hep düşünmeniz lazım.

Çünkü dünya çok süratli değişiyor.

Süratli değişim içerisinde dünyada 5 yıl önceki bilgisi bugün yetersiz oluyor.

Beş yıl önce bildiğin bir şey şimdi bakıyorsunuz öyle değilmiş.

Bu özellikle bugünün dünyasında çok önemli.

Teknoloji öyle süratli değişiyor ki, her şey de çok süratli bir değişim var.

Ben çok iyi bir avukatım diyebilmeniz için her an o değişime ayak uydurmanız lazım.

Bunları yaptıktan sonra diğer 3'e geçiyorum.

Çünkü bu yetmiyor.

Kendini geliştir.

İlişkilerini geliştir.

Mesleğini geliştir.

Geliştirdim ama koruyamıyorum ben.

Korumak demek bunlara sahip çıkıp , bunların yok olmamasını sağlamak.

Ben bunun yöntemini şöyle buldum; bu özelliklerimi koruyabilmek için 3 sağlığımı korumaya çalıştım.

V:
Vücut sağlığı. Vücut sağlığınız olmadığı sürece ne yaparsanız yapın hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Bunu ancak vücut sağlığınızı kaybettiğinizde anlıyorsunuz.

Herhangi bir organınızda bir sıkıntı olduğunda , bedeniniz ile ilgili bir sıkıntı olduğu anda ne okuduğunuz kitapların değeri kalıyor, ne tecrübelerinizin değeri kalıyor.

Diyorsunuz ki her şeyden önce sağlık.

Şu yaşlarda onunla ilgili bir şeyler yapmak pek aklınıza gelmiyordur ama yavaş yavaş gelmeye başlasın.

Vücuda zarar veren şeylerden uzak durmanız lazım, spor yapmanız gibi.

A:
Akıl sağlığı. Akıl sağlığı da çok derece önemli.

Akıl sağlığından uzaklaşmaya başlayınca yanlış kararlar vermeye başlıyor.

Çevresine zarar vermeye başlıyor. Hata üzerine hata yapıyor.

Aklınıza sahip çıkın. Aklınızı kullanmayı iyi bilin. Akıl sağlığı son derece önemli.

R:
Ruh sağlığı var. Çoğumuz bunu ıskalıyoruz.

Ben sorduğum zaman vücut sağlığı için ne yapıyorsunuz dediğim zaman birkaç şey söyleyebiliyorsunuz.

Fakat ruh sağlığı dediğim zaman bazıları müzik dinliyorum diyor. Ruhun sağlığı da ne demek? Kendinizi iyi hissetmek.

Kendisinizi ruhunuz ile birlikte iyi hissetmek, huzurlu, mutlu hissedecek şeyler yapmak lazım.

sağlığı da korumak lazım. Ruh sağlığı bozulduğu zamanda insan zorluk çekiyor, iş hayatında da zorluk çekiyor, ilişkilerinde de zorluk çekiyor.

Ruh sağlığımı korumak için çok basit bir yöntem buldum.

Beş duyumu kullanıyorum.

Allah bize beş tane duyu vermiş. Bunları sık sık kendi isteğiniz doğrultusunda kullanırsanız, sevdiğiniz bir şeyi yemek, tadına varmak.

Çok hoşunuza giden bir şey koklamak.

En çok hangi kokuyu seversin diye sorduğumda bir çok insan cevap bile veremiyor. Herkesin ruhunu rahatlatan bir koku vardır.

Kızım küçükken kızımı koklamayı çok seviyorum diyordum.

Bu 3 sağlığınızı korumanız gerekiyor.

Bu da yeterli olmuyor.

Bunları yapıştırmanız lazım.

Ben bunları S E S ile yapıştırdım.

S:
Sevgi ile yapıştırmak lazım.

Hayatta sevgisiz şeyler çok iyi sonuç vermiyor. İnsanı mutlu etmiyor.

Sevgiyi her alanda içinize sokun ve sizinle birlikte olsun hep sevgi.

Hep sevgi gözlüğünüz ile bakın.

Herhangi birine bile baktığımızda ben bunu nasıl sevebilirim diye bakın.

Sevgi gözlüğü diyorum.

Herhangi bir yerde negatif değil, pozitif bakmak.

Kendinizi sevmek, ailenizi sevmek, işinizi sevmek, okulunuzu sevmek.

Bu sevgiyi içinize sindirin.

S:
Saygı. Maalesef saygı duymayı yavaş yavaş unutabiliyoruz.

Her şeye saygı göstermek lazım. İnsanlara saygı, çevreye saygı, hayvanlara saygı. Saygıyı ihmal etmeyin.

Sevgiyi ihmal etmeyin.

E:
Etiği ihmal etmeyin. İyi ve doğru davranışları ihmal etmeyin.

Tüm bunları yaparsanız bundan sonraki hayatınız bence rahat bir şekilde devam edecektir.

Etik, etik diyoruz.

Keşke böyle bir pusula olsa da, kuzeyi gösteriyor ya pusula, keşke böyle bir pusula olsa da doğru neresi , hangi iş doğru gösterse.

O kadar çok karar alıyoruz hayatta.

Aldığımız kararların bazıları zor kararlar oluyor, bazıları kolay kararlar oluyor.

Her an ilişki içerisinde olduğumuz insanlarla, kurumlarla bir davranışta oluyoruz, karar alıyoruz, bir söz söylüyoruz, cevap veriyoruz.

Bunların hepsi acaba doğrumu?

Doğru mu söyledim?

Doğru mu yaptım?

Doğru karar mı aldım?

İyi mi yaptım?

Kötü mü yaptım?

Bütün bunlara bir cevap bulmamız lazım.

Etik dediğimiz de biz hep doğruları yapmaya çalışıyoruz, hep iyileri yapmaya çalışıyoruz, kötülüklerden de uzak durmaya çalışıyoruz.

Burada bir sıkıntı var, sıkıntı da şu; kimin doğrusu.

Bakıyoruz ki senin etik pusulan başka bir yeri doğru diye gösteriyor, benin pusulan başka bir yeri doğru diye gösteriyor.

İnsanların böyle doğru dediği şeyler değerlerine göre farklılaştığı zaman bir çatışma söz konusu oluyor.

Uyuşmama söz konusu oluyor ve toplum olarak huzursuz oluyoruz.

O nedenle doğruları, iyileri, yanlışları, kötülükleri toplum olarak aynı değerler doğrultusunda değerlendirilip hepimizin etik pusulası aynı doğruyu gösterirse daha rahat, daha huzurlu bir ortamda yaşamış oluruz.

Benim bir felsefem var hayatta, hep şöyle derim ben; görüyorsunuz yanmış kibritler.

Bir tanesi kenara çekilmiş, kendini de , diğerlerini de kurtarmış.

Benim etik felsefem, "Ben etik dışı davranarak bir başarıya ulaşacağıma, etik davranıp başarısız olmayı tercih ediyorum."

Diyeceksiniz ki: "Nasıl oluyor bu? Böyle bir şey mümkün müdür?

Bu bir tercih meselesi.

Siz nasıl tercih yaparsanız hayatınız öyle şekillenecektir.

Ben başarıya etiksiz davranarak ulaşmak istemiyorum.

Bu olayda başarısız oldu desinler.

Hayat uzun, bu olayda başarısız oldu derler ama ben itibarım, saygınlığımı kaybetmem, dürüstçe davranırım, daha sonraki olaylarda başarıyı yakaladığım zaman insanlar "Sen yanlış fikirdesin" demezler.

Ben kendimi yakmam.

Etik dışı davranarak kendinizi yakmayın. Hem kendinizi yakmayın, hem de sizden sonra sizinle ilişki de olan insanlar vardır.

Ben genel müdürken etik dışı davransaydım, genel müdür yardımcısını da yakmıştım.

Şube müdürlerimi de yakardım.

Ama etik dışı davranmadım.

Başkaları davranırken ben geriye çekildim.

Benim altımda çalışan insanları da bir şekilde korumuş, kollamış oldum.

Çevrenizde siz bu şekilde davranmak ister misiniz?

-Size ipiyle kuyuya inilmez desinler ister misiniz?

-Size bir dediği bir dediğini tutmaz. Denilsin ister misiniz? Hayır.

-Bırakın onu o üç kağıtçıdır denilsin ister misiniz? Hayır.

-Sözünün eri değildir. Böyle denilsin ister misin size? Hayır.

-İşi gücü yalan dolan onun. İstemem böyle bir şey denisin benimle ilgili.

-Hep yanlış işler yapar. Niye öyle olayım ki ben?

-Düşüncesizin tekidir. Hayır öyle biri olmak istemiyorum.

-Düzgün insan değildir. Hayır, ben düzgün insan olmak istiyorum.

-Güvenilir bir insan değildir. Niye arkadaşlarım bana öyle desin ki.

-Kendisini kimse sevmez. Hayır. Beni sevsinler isterim her zaman.

-Her işi yüzüne gözüne bulaştırır. Her işi düzgün yapar, doğru yapar denilsin isterim.

-Aman kendisinden uzak durun. Böyle biri olarak tanınmak istemem.

Siz de herhalde böyle bir şey istemiyorsunuz.

Bir de bana şunu soruyorlar:

"Bülent Hocam, etik değerlere sahip çıkmazsak ülkemiz ne olur?" Etik değerlere sahip çıkmazsak.

Toplum kirlenir. Yozlaşır.

Yolsuzluklar artar. İster miyiz? İstemeyiz.

Haksız rekabet çoğalır. Şirketlerin birbirleri ile olan rekabetin haksız rekabet olmasını istemeyiz. Doğru bir şey değil çünkü.

Ülke kaynakları verimsiz kullanılabilir. 1 milyon dolara yapılacak bir şey, 10 milyon dolara yapılabilir. Kaynaklar sınırlı. Dolayısıyla onları doğru ve iyi işlerde kullanmak lazım.

Ülkede ki yatırımlar pahalı olur. Pahalı köprüler, pahalı tüneller. Pahalı olması ülkenin zararına. Vatandaşın cebinden çıkıyor paralar.

Giderler gereksiz artar. Her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe kabul ediliyor. O bütçe uygulanıyor. O bütçede gelirler giderler tahmini yazılıyor. Ülkenin giderleri deyince o giderler gereksiz yere fazla olursa bu da bir şekilde ülkenin yararına değil, zararına olur.

Maliyetler artar. Benzin maliyeti artar. Telefon maliyeti artar. Diğer ürünlerin maliyeti artar. Enflasyon diyoruz.

Yabancı sermaye kaçar. Hangi yabancı sermaye? Ciddi yabancı sermaye. Etik olan, ciddi olan, iş ahlakına önem veren , düzgün yasal işler yapan sermaye o ülkeyi istemez.

Büyüme yavaşlar. Gayri Safi Milli Hasıla diyoruz. Kişi başına düşen gelir. Bu yavaşlamış olur.

İşsizlik artar. Etik değerlere sahip çıkılmazsa işsizliğe kadar yansıyor. İşsizliğin artmasını hiç kimse istemez. Özellikle Türkiye'de genç nüfusun olduğu bir ülkede üç tane gençten birisi işsiz demek hiç birimiz istemiyoruz.

Gelir dağılımı bozulur. Ülkede gelir dağılımının bozulması zengin çok daha zengin oluyor, fakirler çok daha fakirleşiyor. Ortadaki tabaka giderek yok olur ve ülke gelir dağılımı bozulur.

Ülkenin genel ekonomik performansı düşer. O ülkenin itibarı, güvenilirliği azalmış olur. Bunu da istemiyoruz.

Görüyorsunuz, hiç birinin olmasını istemiyoruz.

O zaman etik davranmamış şart.

Gençlere sorduk:

"Gençler siz Türkiye'de etik olmayan en önemli neleri gördünüz?"

Biz bunu araştırma şirketine yaptırdık.

Profesyonelce yaptılar bunu.

Gayet güzel , inandırıcı ve sağlıklı sonuçlar elde ettiler.

Ayrımcılık
. Türkiye'de ayrımcılık var. Bu hiç etik değil. Olmaması gerekiyor. Ayrımcılık her konuda. İnsanlar eşit hakları olmalı. İşe girerken eşitlik, terfi ederken eşitlik. Kanunların uygulanmasında eşitlik.

Haksız kazanç.
Türkiye'de haksız kazanç var diyorlar. Bir takım şirketlerin kazançlarını haklı bulmuyorlar. Makulün üzerinde olan bir meblağda ve kazanması gereken değil, kazanmaması gereken bir kurumun belirli bir etik dışı , ahlak dışı elde ettiği kazançlar.

Aldatıcı reklam ve ürün tanıtımı.
Türkiye'de bunlar var diyorlar. Ürünün üzerinde Beyaz yapar diyorlar, üçte birini yapıyor. Reklamlarda çok aldatıyorlar bizi.

Yolsuzluk.
Gençler dışarıdan gözlem olarak veya duydukları , okuduklarıyla bu sonuca varıyorlar.

Rüşvet.


Gençler bunların hiçbirinin olmasını istemiyorlar.

Gençlerin gözünden baktık.

Bir de yöneticilerin gözünden bakalım mı? "İş hayatında etik sorunlar nelerdir?" diye.

Bunları da genel müdür, genel müdür yardımcılarını sorduk.

Adaletsiz yönetim
var dediler. Yönetiyoruz biz şirketleri ama adaletsiz işler var dediler.

İşe alım ve terfilerde etik dışı işler oluyor
.

Ayrımcılık
. Gençler birinci sıraya yöneticiler üçüncü sıraya koymuşlar ayrımcılığı.

Emek sömürüsü
var demişler. Genel müdürüm sen emeği sömürüyorsun o zaman. Biliyorum ama ben gerçeği söylüyorum diyor.

Haksız rekabet
.

Kurum kaynaklarının sömürülmesi.
Kurum kaynaklarını şahsi menfaatlere, aile menfaatlerine kullanmak demişler.

Yolsuzluk.
Yolsuzluğu onlarda kabul etmiş. Bunlar bizim etik sorunlarımız.

Etik gözlüğümüz olsun.

Niye etik gözlüğümüz olsun?

Her olaya bu etik gözlüğü ile bakarsanız, alacağınız karar etik mi?

Bu söyleyeceğim söz etik mi?

Arkadaşıma bir davranışta bulunuyorum, bu etik mi?

İster yönetici olun, ister öğrenci olun, ister başka bir meslekte olun, ne karar alacaksanız muhakkak onu yapmadan önce bu gözlüğü gözünüze takıp etik gözlüğü ile bakın olaya.

Belki o davranışı yapmayacaksınız.

Bu gözlük size etik mi? Değil mi? diye gösterecek.

Siz de ona göre davranacaksınız.

Bana soruyorlar:

"Bülent Hocam, bu gözlük satılıyor mu?" diyorum ki:

"Keşke böyle bir gözlük yapsak da bunu herkese verebilsek. Etik gözlük sizin içinizde, beyninizde.

Sadece gözünüzü kapatıp etik açıdan bir düşünün; yarın bir imtihan olacak onun için ben küçük küçük kağıtlar hazırlıyorum.

Oradan bakıp yazacağım.

Yapsam 10 üzerinden 8 alırım. Yapmasan 10 üzerinden 4 alırım" o sizin kararınız.

Benim felsefem vardı ya, etik dışı davranıp başarılı olacağıma , etik olayım ama başarısız olayım.

Etik gözlüğü ile bakınca doğru nedir? Yanlış nedir?

Daha iyi görme şansına kavuşacaksınız.

Ondan sonraki karar sizin kararınız. Ben sizin kararınızı değiştiremem.

Benim tavsiyem yanlış yollara gitmeyin, doğru yola gidin.

Bu yaptığım iş etik mi diye bana soruyorlar.

Ben formülünü buldum diyorum.

Ben size şunu öneriyorum; herhangi bir tereddütte mi kaldınız? Bu etik mi? Değil mi? Diye düşünmeye başladınız, karar veremiyor musunuz?

O zaman şurayı hatırlayın. Kızlar futbol takımını hatırlayın.

Kaç adet oyuncu var? 11 tane oyuncu.

O zaman ben de size 11 tane soru vereceğim.

Kendiniz 11 soruya siz kendiniz cevap vererek alacağınız kararın etik olup olmadığını anlayacaksınız. Bu yaptığım iş etik mi?

Gün ışığı testi.
Yapacağım işi herkes bilsin ister miyim? Bu yapacağım işi herkes bilirse ne olur?

Bunu annem babam duyarsa mahcup olurum. Sınıfta arkadaşlarım duyarsa mahcup olurum.

O zaman yapma. Bir olay olmadan önce bunu çıkaracaksın ve kararını vereceksin.

2-Sonuç testi.Ben bu işi yaparsam sonu ne olur. Bazen bir işin sonunu düşünmeden işler yapıyoruz. Sonunu düşün. Sonunu düşünürsen belki o işten vazgeçeceksin.

3-Adillik testi. Bu alacağım karar adil midir? Adaletli karar mı alıyorum? Bu da size doğru ve yanlışı gösterecektir.

4-Değerlerim testi. Bu alacağım karar benim sahip olduğum değerlere uyuyor mu? Herkesin değerleri var. Birisi benim için dürüstlük önemli diyor.Başkası benim için şeref çok önemli. Bu değerler sizinle birlikte yaşıyor. Değerlerinizi siz ailenizden aldınız, kültürünüzden aldınız, eğitiminizden aldınız. Bu yapacağınız iş değerlerinize uydu mu? Uymadı mı? Uymuyorsa yapmayın.

5-Evrensellik testi. Ne demek? Şu soruyu kendinize soracaksınız? Burada yapacağım iş modern ve gelişmiş bir toplumda yapsam kabul görür mü? Londra'da yapsam kabul görmez. O zaman ben de emniyet şerdin de gitmeyeyim. Kırmızı ışıkta durayım.

Vicdan testi.
Her insanın vicdanı var ya ,kendinize sorun. Vicdanıma bu yakıştı mı? Vicdanım bu konuda ne diyor? Vicdanınız sizin öz kararınızdır. Etraftan ne denilirse densin, şirketin etik kodunda ne yazıyorsa yazsın, kendi vicdanınız bu konuda ne diyor? Bunun testini yapın.

Empati testi.
Bana aynısı yapılsa ben ne hissederdim? Kendinizi başkasını n yerine koyarak benim bu yapacağım şeyi karşımdaki bana yapsa ben ne hissederdim diye düşündüğünüzde belki vazgeçeceksiniz. Bu hiç etik bir iş değil diyeceksiniz.

Zarar testi.
Ne yapacaksanız şöyle bir düşününü oturup; bu yapacağım işin başkalarına zararı var mı? Başkalarına zarar veriyor mu? Bazen attığımız bir adım, yapacağımız bir davranış birilerine zarar veriyordur. İşte o zarar verme noktasında belki diyeceksiniz ki "Böyle olsun ben istemem. O zaman kararımı değiştireyim. Başkasına zarar vermeden bu işi başka yöntemlerle nasıl yapabilirim? Diyebilirsiniz.

Danışma testi
. Bu da çok önemli. Bazen insanlar kararsız kalıyorlar. Belirli bir konuda ne yapacaklarını bilemiyorlar. Böyle bir duruma düştüğünüz zaman etrafınızda güvendiğiniz kişiler olması lazım, o konuda en güvendiğiniz kişi kimse ona sorun. "Böyle bir davranış yapacağım. Bir türlü karar veremiyorum. Böyle mi? Böyle mi yapsam?" diye ondan görüş alın. Muhakkak faydalı olacaktır.

Pişmanlık testi.
Şunu hiç düşündünüz mü bir işi yapmadan "Sonradan pişman olur muyum?" Bu hem el freni, hem de ayak freni gibidir. Keşke bunu yapmasaydım, keşke söylemeseydim, keşke bu davranışı gerçekleştirmeseydim. Keşke diyebileceğiniz bir şeyse o , o zaman yapmayın.

Gazete manşet testi.
Yapacağım iş bir gazeteye manşet olsa ne hissederim? Fotoğrafınız, İsminiz , okulunuz her şey yazsa. Böyle bir şeyden memnun olur musunuz?Derseniz ki olmam , gazete de fotoğrafımın altına bunlar yazılacaksa ben rezil olurum. Utanırım. Sıkılırım. O zaman yapma bu işi.

Gördüğünüz gibi 11 soru , bir konu etik mi? Değil mi? diye tereddütte düştüğünüzde kendinize birer birer sorun.

11 sorudan bir tanesi olumsuz çıkıyorsa yapmayın o işi. Vazgeçin.

Siz etik gölüne yoğurt mayası çalmaya devam edin.

Diyorlar ki bazıları:

"Her zaman etik olunmaz, bu iş çok zordur."

Bunlara hiç kulak asmayın siz.

Devam edin böyle davranmaya.

Devam ettiğiniz sürece göreceksiniz ki siz kazanacaksınız.

Bu göl etikle maya tutmak zorunda.

Ne kadar çok insan bu göle maya çalarsa o göl o zaman tutar. Etik gölü çok büyük bir göl .

Milyonlarca insan etik olmaya başar ve çalışırsa bizim etik mayamız da tutacaktır.

Sizler hiç merak etmeyin.

Etik her zaman kazanır.

Siz etik olduğunuz sürece her zaman kazanacaksınız.

Etik olun. Etik kalın.

Sizleri canı gönülden tebrik ediyorum, kucaklıyorum.

Hepinizi yanaklarınızdan öpüyorum.

Böyle bir konuya bu yaşlarda önem verdiğiniz için sizleri tebrik ediyorum.

Emin ellerde olduğumuzu sizler göstermiş oldunuz bugün bu davranışınızla.

Etiğe sahip çıktığınızı göstererek.

Ben size her zaman yardıma, desteğe hazırım.

Siz her zaman etik olun. Her zaman etik kalın.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org