Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bülent Şenver'in Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Teşhisi yanlış yapan ve eksik tedavi uygulayan doktorun hastası iyileşemez
29.04.2022
Okunma Sayısı : 531
Oy Sayısı : 12
Değerlendirme : 5
Popülarite : 5,4
Verdiğiniz Puan :
 

 

Teşhisi yanlış yapan ve eksik tedavi uygulayan doktorun hastası iyileşemez

.
.

Enflasyonu düşürmek mümkün mü?

Enflasyonu düşürmek mümkündür.

Enflasyonu düşürmek için öncelikle enflasyonun hangi nedenlerden dolayı arttığını doğru tespit etmek gerekir.

Teşhisi doğru yaptıktan sonra sabırla doğru ilaçları kullanmak gerekir.

Enflasyonunun hortlaması dört temel nedenden kaynaklanabilir:

Aşırı talep artışı
Aşırı maliyet artışı
Aşırı üretim azalması
Devletin borçlarının, taahhüt ve garantilerinin devlet gelirleri ile ödenemeyecek boyuta gelmesi

Türkiye'de durum nedir?
 
Enflasyonun hortlamasına neden olabilecek dört nedenin dördü de aynı anda Türkiye'de yaşanmıştır. Bu da çözümü oldukça zorlaştırmıştır.

Talep artışını etkileyen iki önemli faktörden biri nüfus artışı, bir diğeri de ülkemizin maruz kaldığı aşırı göçmen akını olmuştur.

Maliyet artışları ise enerji, gıda, nakliye gibi diğer önemli emtia fiyatlarına dünyada meydana gelen aşırı fiyat artışları, pandemi döneminin etkileri ile Rusya Ukrayna savaşının etkileri neden olmuştur.

Bu malları ithal eden ülkelerde meydana gelen döviz kur artışı da artan maliyet ateşinin üzerine benzin dökülmüş etkisi yaratmıştır.

Türkiye'de üretmeden tüketmek, kazanmadan harcamak alışkanlığının yaygınlaşması, ekonomik belirsizliklerin artması, iş yapma risklerinin çoğalması ve hükümetin yatırım tercihleri ülkedeki sanayi üretiminin gerektiği ölçüde artmaması sonucunu doğurmuştur.

Arz, talebi karşılamayacak duruma gelmiştir.

Çoğu şeyi ithal etmek zorunda olan bir ülke durumuna gelinmiştir.

Enflasyonu hortlatan dördüncü neden ise devletin borçlarının ve devletin verdiği garantilerin aşırı artmasıdır.

Devletin sırtına yüklenen bu aşırı borçların ilerideki gelirler ile karşılanamayacağı endişesi enflasyonu körüklemiştir.

Enflasyonu düşürmek mümkündür.

Bunun için yukarıda saydığım dört ana konu üzerinde etkili politikalar uygulamak gerekir.

Alınan tedbirler yeterli mi?

Şimdiye kadar alınan tedbirler enflasyonu tek haneli seviyeye indirmek için yeterli görülmüyor.

Kaldı ki genel seçimlere çok az bir zaman kaldığı için hükümet yeniden seçilebilmek için para musluklarını açacaktır.

Açılan musluktan saçılan paralar ise enflasyona olumsuz etki edecektir.

Dört milyonu aşmış yeni göçmen nüfusu ve onların yüksek doğurganlık oranlarına bizim genç nüfusumuz ilave edilince talep artışını kontrol altına almak giderek zorlaşacaktır.

Geçici misafirlerin ülkelerine geri gönderilmesi için planlı bir çalışmanın başlatılması gerekmektedir.

Üretimi ve üretime yönelik yatırımları arttırmak için devletin vereceği düşük faizli uzun vadeli krediler önemli bir teşvik olabilir. Ancak yeterli olmaz.

Ülkeye yapılacak yatırımları arttırabilmek için yurt içi ve yurt dışı yatırımcılara, iş insanlarına güven verici bir ortam yaratmak gerekir.

Bu ise sadece projelere ve kredilere devlet garantisi vererek sağlanamaz.

Yatırımcılar ülkede yaşanan siyasi ortama, sosyal duruma, hukuk düzenine, istikrara, risklere ve belirsizliklere de bakar.

Yabancı yatırımcılar bir ülkeye yatırım yapmadan, borç vermeden önce Fitch, Standard & Poor's ve Moody's gibi kredi derecelendirme şirketlerinin söz konusu ülkeye verdikleri ülke notuna da bakarlar.

Çok yakın bir dönemde Fitch Rating şirketi, Türkiye'nin kredi notunu BB 'den B+'ya indirdi vegörünümünü ise "negatif" olarak teyit etti.

Fitch Türkiye'yi yatırım yapılabilir ülke grubundan çıkartı. Yüksek derecede spekülatif ülkeler grubuna soktu.

Türkiye, Kenya, Ruanda, Uganda, Seyşeller, Benin, Ermenistan, Türkmenistan, Jamaika, Mısır ve Bahreyn gibi ülkelerle aynı ülke notuna sahip.

Ülke notumuzu yükseltmeden yurt dışından yabancı yatırımcıların ülkemize gelip yatırım yapmasını bekleyemeyiz.


Ülke kredi notunu etkileyen faktörler nelerdir?
 

Uluslararası kredi derecelendirme kurumlarının verdiği ülke notu önemli bir değerlendirmedir.

Bu değerlendirmeye itibar eden birçok yurt dışı finans kurumu ve yatırımcı vardır.

Bu nedenle bize verilen ülke notunu önemsiz gibi göstermek doğru değildir.

Bu notu verirken derecelendirme kuruluşlarının bakıp incelediği ana başlıkları sizinle paylaşmak istiyorum.

Bunu paylaşmamın amacı sizin kafanızı karıştırmak değil aksine bu çalışmaların ne kadar kapsamlı ve ciddi yapıldığını göstermek içindir.

Ülkede yatırımların ve üretimin artması, döviz kurlarının düzene girmesi ve sürdürülebilir sağlıklı bir büyüme modeline kavuşabilmemiz için Türkiye'nin yatırım yapılabilir ülke grubuna tekrar girmesi gerekiyor.

Türkiye'nin yüksek derecede spekülatif ülkeler gurubundan çıkması gerekiyor.


Bir ülkenin kredi notunu etkileyen faktörler nelerdir:


Politik ve Çevresel Etmenler

1- Politik Durum


a) İktidar Partisinin programı ve amaçları

b) İktidar Partisinin gelecek seçimlerdeki şansı, iktidarda kalabilme süresi

c) Ülkenin siyasi ve etnik atmosferi

2- Kurumsal İlişkiler


a) Para politikası uygulaması konusunda Merkez Bankasının gücü

b) Maliye politikasının kullanılması

c) Hükümetin finansal kurumlar, bankacılık sistemi ve iş alemi ile ilişkileri

3- Ülkenin Endüstriyel Özellikler


a) Başlıca Hammaddeler

b) Üretim bileşimi, başlıca ürünler

c) Teknolojik seviye ve yeterlilik

4- Ekonomik Durum


a) İşsizlik

b) Kapasite kullanım oranı

c) Enflasyon hızı

d) Ekonomik büyüme

e) Döviz kuru

5- Hükümetin verdiği öncelikler
(enflasyonun düşürülmesi veya işsizliğin azaltılması veya büyüme hızının artırılması veya dış açığın azaltılması, cari işlemler dengesinin sağlanması v.b.)

6-
Amaçlara ulaşmak için hükümetin izlediği politikalar, kullandığı araçlar

a)Para politikası

b) Maliye politikası

B- Dış Ticaret Durumu: Dışsatım ve Dışalım


Mal grupları itibariyle dışsatım ve dışalımın kompozisyonu

İhraç ve ithal mallarının fiyat ve gelir esnekliği

Başlıca ticaret yapılan ülkeler

4- Nisbi fiyatlar

a) Arz-talep dengesi, arza göre talep

b) Ücretler

i. İşçi örgütleri

ii. İşsizlik oranı

iii. Gelecekteki işgücü talebi

ıv. Grevler greve ilişkin bekleyişler

c) Verimlilik

i. Teknolojik gelişmeler

ii. İşgücü becerisi

iii. Sabit sermaye yatırımları

d) Hükümet politikaları

i. Genişletici veya istikrara dönük olması

ii. Dışsatımcıların politikaların oluşmasında etkinliği, dışsatım lobisinin önemi

iii. Dış satım teşvikleri, sübvansiyonlar

5- Nisbi Gelirler - Gelir Dağılımı

a) Ulusal gelir artış hızı

i. Tüketim harcamaları

ii. Yatırımlar

iii. Kamu harcamaları

b) Gelir dağılımı, tüketim kalıpları

c) Hükümetin gelirler politikası

Cari İşlemler Dengesinde Hizmetler Hesabı


Varsa önemli hizmet gelirleri

Hizmet gelirlerinin sürekliliği

Tek Yönlü veya Karşılıksız Transfer


Ülke açısında önemli olup olmadığı

Karşılıksız veya tek yönlü transferlerin sürekliliği

Uzun Süreli Sermaye Hareketleri


Sermaye girişinin hangi ülkelerden yapılacağı

Dolaysız yabancı sermaye yatırımları

3- Portföy yatırımları

a) Pay senedi piyasası

b) Uzun vadeli faiz hadleri

c) Karlara ilişkin bekleyişler

d) Özel ve kamu kesiminin fon talebi

e) Birikimlerin oluşumu ve dağılımı

f) Uluslararası sermaye hareketlerine ilişkin kontroller

Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri


İlgili ülkeler

Dış ticaretin finansmanına yönelik kısa süreli dış krediler

Para politikası, para arzı ve faiz hadleri

Kamu ve özel kesimin kısa süreli fon talebi

Spekülasyon amaçlı sermaye girişleri

Birikimlerin dağılımı

Kısa süreli sermaye hareketleri üzerinde kontroller

Altın - Döviz Rezervi ve Rezerv Hareketleri


Ödemeler dengesi sonucuna göre rezervlerde değişmeler

Döviz kurunu korumak için hükümetin kambiyo piyasalarına müdahaleleri sonucu rezervlerdeki değişmeler

3- Hükümetlerin hangi sık aralıklarla döviz piyasalarına müdahale ettikleri

a) Rezerv düzeyi ve borçlanma potansiyeli

b) Ekonomik sonuçlar


Halk ne yapsın?

Halkın durumu çok iyi değil.

Halkın gelirleri artmıyor.

Geliri artanların ise artış oranı enflasyonun altında kalıyor.

Bu nedenle halkın alım gücü her geçen gün azalıyor.

Zengin kesim daha zenginleşiyor.

Fakirler ise daha fakir duruma düşüyor.

Kendine orta gelirliyim diyenlerin yaşam standartları ise zenginlere doğru değil fakirlere doğru yaklaşıyor.

Halkın bu dönemde yapması gereken iki şey var.

Birincisi tasarruf edebileceği ve giderlerini azaltabileceği yeni önlemler bulabilmek.

Yaşam standartlarını ve yaşam kalitesini azaltmak.

Bir diğeri ise eve giren gelirleri arttırmak.

Gelir getirecek bir yan iş bulmak.

Evdeki bir kişiyi daha işe sokmak gibi.

Bunları gerçekleştirmek çok kolay değil.

Ancak başka çare yok gibi görünüyor.


Paramı nereye yatırsam enflasyona karşı korumuş olurum?

Ülkede tasarruf yapabilen nüfus giderek azalıyor.

Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 13 bin lira olmuş.

Çalışanlar içinde kaç kişi ayda net 13 bin liranın üzerinde maaş alıyor?

Çok değil.

Ben yine de parası olanlar için birkaç öneri yapayım.

Merkez Bankası Başkanı yıl sonu enflasyon oranın %43 olarak yenilendiğini açıkladı.

Bankalar ise Türk lirası mevduata %17 civarında faiz veriyorlar.

Bu durumda vatandaş tasarrufunu Türk lirası mevduatta tutarsa parasının alım gücünde yaklaşık %32 azalma söz konusu olacaktır.

Bu durumda paranızı Türk lirası mevduatta tutarsanız paranızı enflasyona karşı korumamış olursunuz.

O nedenle bu dönemde Türk lirası mevduattan kaçmanız gerekir.

Paranızı mevduatta tutmak isterseniz piyasada henüz enflasyona endeksli mevduat hesabı uygulaması başlamadığı için önünüzde iki alternatif kalıyor.

Ya döviz mevduatı (DTH) yapacaksınız ya da kur korumalı mevduat hesabını (KKM) tercih edeceksiniz.

Eğer %9 dolar faizli devletin ihraç ettiği Euro bond bulursanız onu da alabilirsiniz.

Bir milyon liranın üzerinde birikimi olanlara ise yüksek enflasyonun olduğu bu dönemde doğru yerde arsa veya gayrimenkul almalarını öneririm.

Risk almayı sevenler, hisse senedi ve seçilmiş kripto paralara yatırım yapabilirler.

Son söz:
Teşhisi yanlış yapan ve eksik tedavi uygulayan doktorun hastası iyileşemez.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org