Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Arman Manukyan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Değişimler
24.12.2009
Okunma Sayısı : 5705
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Değişimler

Boğaziçi'nde pek çok şey söylenebilir. Bir kere Robert Kolej döneminden başlayalım. Robert Kolej 1863 yılında kurulmuş. 1971 ila 1972 döneminde Boğaziçi Üniversitesi'ne devredildi. O zamana kadar tamamen  Robert Kolej Amerikalı yöneticiler tarafından  ve Amerika merkezinden  yönetiliyordu.

Bütün  yardımlar Amerika'dan  geliyordu. Hiçbir zaman Robert Kolej kendi imkanlarıyla, kendi  bütçesini oluşturmamıştır. 1971-1972 yıllarında Amerikalılar, "Artık biz bu işi yürütemeyeceğiz" dediler ve bu gördüğünüz binaları, araziyi,  Bebek'ten başlayıp Etiler'e kadar çıkan  bütün her şeyi Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı'na, Türkiye Cumhuriyeti'ne devrettiler ve adı da Robert Kolej  yerine Boğaziçi Üniversitesi oldu.

Robert Kolej dönemi 1863-1972. Yüz yıldan fazla bir dönem, yalnız erkek koleji olarak geçmiş. Burada bir tek bayan öğrenci dahi yoktu. Bence en  büyük değişiklik buydu.

1971-72 yılından sonra üniveriste olduktan sonra artık tabii kızlı-erkekli öğrenciler de gelmeye başladılar. Fakat kız tarafı Arnavutköy'de idi. Arnavutköy'deki eskiden yalnız kız kolejiydi, ondan sonra orası  da kızlı-erkekli oldu.

Burası da kızlı-erkekli oldu üniversite olarak. Arnavutköy, kolej olarak kaldı. Robert Kolej Lisesi olarak burası da kızlı erkekli oldu. Bence büyük bir değişimdi.  Boğaziçi Üniversitesi'nin ilk yıllarında da pek fazla bayan öğrencimiz yoktu. Hatta mühendislikte vs. çok azdı. Ben birkaç yıl, hatırlıyorum da bir bayan öğrenci vardı mühendislikte.

Yüz erkek  öğrenci, bir bayan öğrenci düşünebiliyor musunuz? Sonra yavaş yavaş bayanlar da arttı. ÖSS sistemi memlekette gerçerli olduktan sonra pek tabii olarak bayanlar da mühendisliği kazandı. Erkeklerle birlikte gelmeye başladı ve talebinin  peyzajı, imajı değişti. Şimdi aşağı yukarı kız erkek yarı yarıya. Hatta işletme gibi bölümlerde daha  fazla bayan  öğrencimiz var.

Robert Kolej döneminden başlayıp yeni dönemlere geçerken, daha fazla İstanbul çocuğu Boğaziçi Üniversitesi'ne gelir oldu. Bu son yıllarda, 1990'lı yıllardan  bugüne kadar kısım kısım  ve yıl  yıl  daha fazla Anadolu çocukları vardı. Pırıl pırıl  Anadolu çocukları, Boğaziçi'ne geliyorlar.

Mesela eskiden  her sınıfımızda birkaç tane Robert Kolejli olurdu. Son yıllarda bu azaldı. Daha fazla Anadolu'dan, uzak illerin başarılı öğrencileri geliyor. Tabii merkezi sistem var, sınavı kazanan  buraya gelmeye hak kazanıyor ve burada eğitimini sürdürüyor. Bu da önemli bir değişiklik , yani karakter değişikliği oldu.

Anadolu'dan  gelenlerin İngilizce seviyeleri çok düşük. Burada en az bir yıllık hazırlık görüyorlar. İyi bilenler yarım yıl hazırlık görüyorlar, bilmeyenler bir yıl. Fakat bazen yeterli  olmayabiliyor; çünkü üniversite hayatında 1,2,3 ve 4. sınıflar ingilizce öğrenmezsini , dil öğrenmezsiniz.  Dili nerede öğrenirsiniz: Hazırlık okulunda öğrenirsiniz.

Burada teknik  dersler var; işletmede işletmenin teknik derslerini, mühendislikte mühendisliğin teknik dersleri, sosyolojiyse sosyolojinin teknik  dersleri var. Burada dil öğrenilmez, dil biraz gelişir belki. Ama bir yabancı dil öğrenilmez ve bazı hallerde de bu yabancı dil eğitimi yetmeyebiliyor.

Bilhassa Anadolu'dan gelen çocukların dil yatkınlığı, bir  İstanbul çocuğu kadar kuvvetli değil. Anadolu'dan gelen pırıl pırıl çocuklar var. Kendileri için büyk bir avantaj oluyor buraya gelmek. Çok değişk bir çevreden geliyor. Mesela benim sınıfımda bu yıl Elazağı'dan , Mardin'den, Bitlis'ten , Konya'dan , Adana'dan  gelen var. Ege Bölgesinden  çok öğrenci var da ben  Uzak Şark'takilerden bahsediyorum daha fazla. 

Bunlar dört yıl zarfında bir kere İstanbul'un  ve Boğaziçi Üniversitesi'nin  sosyal hayatına alışıyorlar ve kendi sosyal hayatlarını da değiştiriyorlar. Gayet güzel yurtlarda kalabiliyorlar. İsterse burda öğrenci yurtlarında, isterse "super dorm" dediğimiz, yukarıdaki yataklı binalarda kalabiliyorlar.

Mezuniyetten sonra da profil değişikliği oluyor. Mezuniyetten sonra da hiçbiri kendi memleketine dönmüyor. Hepsi İstanbul'da kalmak istiyor; çünkü iş imkanları İstanbul'da mevcut. İzmir'e dahi dönen fazla görmedim. Bırakın Adana'yı, Konya'yı, İzmir'e dahi dönen yok. Yalnız istisnai  bir durum var. Bir bayan öğrencim vardı Lale adında, o İzmir'e gelin gitti, çünkü kocasının işi izmir'deydi. Yani elli yıl zarfında böyle tek tük örnekler oluyor.

Elli yıl oldukça uzun  bir süre yani 1956'dan  bu güne kadar. Bir kere o yıllardaki öğrenci adedinden  bahsedeyim,  çok önemli  çünkü rakamlar. 1945- 50'li yıllardan , benim öğrencilik  yıllarımdan  bahsediyorum Robert Kolej'de 320 öğrenci vardı.

Herkesi  böyle parmakla, teker teker sayabilirdiniz. Şimdi 11 bin öğrenci var. Tabii bu kendi  çapında bir profil  değişikliği oluşturuyor. Öğrenci  adedi 300 küsürlerden  sonra kadameli  olarak arttı: 300'den  1000'e, 2 bine, 3 bine, 4 bine vs. çıktı. Bugün  11 bine geldi.

Bugünkü öğrenciler, tabii türlü teknik imkanlara sahipler. O zamanki öğrencilerin böyle teknik imkanları yoktu. Mesela bilgisayarın , ne eğitimi, ne kendisi vardı. Boğaziçi Üniversitesi'ne devam  eden öğrencilerin , hayata son derece ciddi olarak  baktıklarını ve bir kariyer peşinde koştuklarını, büyük  bir kariyer peşinde koştuklarını söyleyebiliriz.

Diyeceksiniz ki o zamanlar da kariyer peşindelerdi. O zamanlar bu kadar  yönetimle ilgili işler de yoktu memlekette. Mesela ben hiçbir zaman , yabancı bir şirkette çalışmayı  düşünmedim. Çünkü babamın  kurmuş  olduğu bir iş vardı.

Ben orada çalışmayı aklıma koymuştum. Başka arkadaşlar da benimle aynı şeyi düşünürdü. Üç – dört tane banka vardı. Dört banka, kaç tane eleman alır ki? Bugünkü gibi finansal enstrümanlar, uluslararası çalışmalar, irtibatlar vesaire olmadığı için piyasa işlerine karşı da böyle bir zayıflık vardı. Herkes benim gibi düşünürdü.

Bugünkü yönetim çeşitleri ve şekilleri o kadar çok değişti ki, şimdi hiçbir öğrencimin, "Amcamın, babamın işine gideceğim" dediğini duymadım. Herkes ya bir bankada, ya bir  dış ticaret şirketinde görev almak istiyor veya danışmalık şirketinde, murakabe şirketinde çalışmak istiyor. Yani  bu  gibi büyük  anonim şirketlerde çalışmak istiyorlar ve kariyerlerindeki ilerleme nereyi  gerektiriyorsa, o işi hedefliyorlar.

Şimdikik öğrenci çok seçici. Dün, bir öğrencim ile konuşuyordum: "Hocam, ben yazın  ismini vermeyeyim bir şirkette staj yaptım ama  bana bir kariyer planı çizmediler. Ben bir daha o şirkette çalışmam" dedi. Bu, seçicilik.

Karieyr planı ne demek: "Ben bugün  sizi alıyorum, üç sene  sonra şu olabilirsiniz, dört sene sonra şu olabilirsiniz."  Herkese bir kariyer planı çizmek lazım. Bunu şimdi talebe arıyor.  Eskiden böyle kariyer planı falan yoktu. Hangi iş olsa gider, çalışırdı, tezgahtar olurdu, işçi olurdu sonra da eğer üniversite tahsili görmüşse müdür olabilirdi belki.

Eskiden ÖSS sınavlarına 1,5 milyon kişi mi girerdi? Hayır! Birkaç yüz bin kişi giriyordu. Bugün artıyor, tabii memleketin  nüfusu da artıyor ama insanlar eğitime karşı daha bilinçli. Hem teknik  imkanlar var, hem daha bilinçli kişiler var. Bugünkü gençler son derece seçici. İş seçiyor.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org