Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Cüneyt Ülsever Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor?
15.10.2008
Okunma Sayısı : 5056
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor?
Cüneyt Ülsever
.
.

Önce dünyaya bakalım.

* * *

1990'ların ilk yarısından daha "dün"e dek tek kutuplu, tek pazarlı, teknolojinin yön verdiği, temel çelişkilerin aşıldığı liberal bir dünyanın artık egemen olduğuna inanıyorduk.

Ana parametrelerimizde devlet aygıtını tartışıyor, ekonomiden elini eteğini çekmiş bir devletin ekonominin daha verimli çalışmasına yardımcı olacağını düşünüyorduk.

Daha doğrusu tersini düşünenlerin yanıldığını söylüyorduk. ABD önderliğinde ulusötesi işletmelerin yön verdiği, finansal yapının tamamen globalleştiği, muazzam bir teknoloji ve her gün yenisi keşfedilen finansman modelleri ile dünyanın her yerinde paradan para kazanılan bir dünya kurulmuştu.

Yeni dünya düzenine yukarıda saydığım genel paradigmanın yön verdiği önkabuller, önce bir örgütün (El Kaide) dünya devine açık saldırısıyla 11 Eylül 2001'de ağır yara aldı, sonra ABD'nin Irak'a saldırdığı 20 Mart 2003'te de çökmeye başladı.

ABD'nin tek kutuplu dünyanın merkezi olduğu ve savaşların sona erdiği varsayımları ağır darbe yedi. Kıt kaynaklı dünyada enerji hálá kıt kaynaktı ve dünyada üretim hálá enerji ile yaratılıyordu. Paylaşım savaşlarının sona ermesi imkánsızdı.

* * *

Yine 2000'li yıllarda Asya'da Çin ve Hindistan gibi yeni ekonomik devler baş vermeye başladı. Geleceğe dair tahminler 2025-2030 yıllarında Çin+Hindistan+Rusya'nın dünya üretimindeki payının ABD+AB'nin payını geçeceği söylemini tutturdu.

2008 yılında ise 2 yeni gerçekle daha tanıştık:

1) Rusya, Gürcistan'a saldırarak ekonomik bağımlılık nedeniyle Batı'ya boyun bükme döneminin bittiğini, eski Rusya'nın geri geldiğini bütün dünyaya ilan etti.

2) İpotekli krediler (mortgage) ile başlayan kriz:

i) paradan para kazanma modelinin çöktüğünü,

ii) özellikle mali krizlerin ancak devlet müdahalesiyle önlenebileceğini gösterdi.

* * *

Gözüken odur ki artık:

1) Çok kutuplu bir dünyaya doğru gidiliyor: ABD, AB, Rusya, Çin, Hindistan, Brezilya vb.

2) Ekonomik ağırlık Batı'dan Doğu'ya doğru kayıyor.

3) Yeniden paylaşım savaşları devam edecek.

4) Hem paylaşım savaşları, hem de ekonomiye müdahale gerekliliği nedeniyle devlet vazgeçilemez bir aygıt. Minimal devlet kavramı hálá geçersiz.

5) ABD dünya üzerindeki etkinliği açısından muazzam bir gerileme yaşıyor ama:

i) Askeri alandaki üstünlüğü hálá tartışılmaz.

ii) Araştırma+geliştirme alanında uzak mesafe önde. Hálá teknoloji üretiminde lider, hálá eşi benzeri olmayan üniversiteleri ile dünyanın en nitelikli insan kaynağını üretiyor.

* * *

ABD artık ne kerim emperyal, ne de hükmü her yerde geçen bir otoriter emperyal devlet değil.

Siyasi ve ekonomik alanlarda tek başına hüküm verme yetkisini paylaşmak zorunda ama dünyanın diğer yükselen güçleri, onu askeri ve bilim alanında yakalamaya şimdilik muktedir değiller.

ABD artık çok kutuplu bir dünyanın başat gücü!

* * *

Rusya Putin+Medvedev ikilisi ile siyasi dengelerini yeniden inşa etti ve dünyaya bir emperyal ülke olarak geri gelmekte olduğunu ilan etti ama ABD yeni siyasi kadrosunu bu yılın kasım ayında kuracak.

Bu veriler altında önümüzde üç soru var:

1) Ekonomik kriz hangi seviyelere ulaşacak, başat ülkeleri hangi derecede hırpalayacak?

2) Rusya Kafkas politikalarında hangi seviyede saldırgan olacak? Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO üyesi olmasına izin vererek Karadeniz'in bir NATO denizi olmasını hazmedecek mi, yoksa bir şekilde Ukrayna'ya da müdahale edecek mi?

3) ABD'de Obama seçilirse, söylediği gibi, Irak'tan kısa sürede çekilebilecek mi, İran'ın bir nükleer güç olmasına izin verecek mi?

* * *

Bana öyle geliyor ki:

1) Dünya tahminen 2010 yılının sonuna dek ekonomik açıdan duraklama, hatta gerileme dönemi yaşayacak. Kriz global kriz olduğu için bütün başat ülkeleri şu veya bu şiddette etkileyecek ama ülkelerin göreceli gücünü değiştireceğini zannetmiyorum.

2) Ancak, bu dönemde liberal umdeler çok sorgulanacak. Minimal devleti savunanlar dertlerini anlatmakta zorlanacaklar. Friedman yerine Keynes'in adı daha çok yankılanacak.

* * *

3) Bence ne kadar zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın artık Rusya 1990'ların boynu bükük Rusya'sı olmayacak. Başat ülkeler arasında kabul görene dek saldırgan bir Rusya'dan bahsedilebilir. Rusya kendine eskisi gibi tampon bölge görevi görecek etki alanları kurmadan durulmaz.

4) ABD Irak'tan kolay kolay çıkamaz. Sadece Aktütün Sınır Karakolumuza PKK'nın yaptığı hain saldırı bile ABD'nin Irak'ta ne kadar zavallı durumda olduğunu gösteriyor. Eğer ABD böyle bir ortamda Irak'tan kaçarsa bu durum Ortadoğu'yu daha evvel görülmemiş seviyede ateş altına atar. ABD'nin İran'a göz yumması ise zaten dünyadaki tüm emellerini terk etmesi anlamına gelir ki bu yazı dizisi ABD'nin henüz o duruma düşmediğini savunuyor.

3. ve 4. noktaları bir arada yorumlarsak Rusya'nın Kafkasları, ABD'nin Ortadoğu'yu aldığı bir Yeni Yalta da aklıma gelmiyor değil.

Ben ABD açısından seçimleri kazanma ihtimali yüksek Demokratların somut bir Ortadoğu politikası olmamasından korkuyorum.

* * *

5) Bu dönemde Çin ve Hindistan ekonomik açıdan büyümeye devam edecekler ama bu büyümenin çok kutupluluk dışında hasmane politikalar yaratacağını sanmıyorum. Zira karşılıklı bağımlık hasım olmaya artık müsaade etmez.

Örneğin, 1.33 trilyon yabancı para rezervi (dolar, swiss frank, Euro, pound) olan Çin Batı ile artık hasım olamaz, sadece elindeki mali gücü bir nükleer tehdit gibi kullanarak zaman zaman Batı'ya kafa tutar. Elinde 900 milyar $'lık ABD kağıdı olan aynı Çin ABD'nin mali piyasaları çökmesin diye elinden geleni yapar.

* * *

Türkiye de yeni kurulan düzenin ister istemez bir parçası olacak. Türkiye'yi neler bekliyor?

1) Reel ekonomi ile büyümediği için global mali kriz Türkiye'yi de vuracak. Sadece hangi şiddette vuracağını bilmiyoruz.

2) Hem kuzeyinde (Kafkaslar), hem de güneyinde (Ortadoğu) çok kutuplu dünya mücadelesinde 2 aktif ülke (ABD ve Rusya) paylaşım savaşı veriyor. Türkiye 2 arada sıkışmış vaziyette.

3) Yıllardır baş edemediği PKK yeniden hortlamış durumda.

* * *

Bunlara göre Türkiye'nin önündeki somut sorunlar nelerdir?

1) Seviyesini bilmiyoruz ama muhakkak ki Türkiye'ye borsa üzerinden gelen sıcak parada giriş yavaşlayacak. 200 milyar dolar dış borç her an geri çağrılabilir.

Bankalarımız ve özel sektör dışarıdan borçlanmakta çok zorlanacaklar. Dış talep düşeceği için ihracata dayalı üretim yapan işletmelerimiz üretimi yavaşlatacaklar.

Üretimin yavaşlaması işçi çıkarma seviyesine vardığı andan itibaren iç talep de düşmeye başlayacak. Bu sefer bir sarmal başlayacak.

İç talebin düşmesi, iç piyasalara üretim yapan işletmelerin de üretimi yavaşlatmasına ve bu sektörlerden de işçi çıkışları yapılmasına neden olacak.

Öte yanda, bizde mortgage kredileri ileri seviyelere varmadı ama banka kredileri ile finanse edilen talep fazlası gayrimenkul inşaatı var. Sayıları milyonlarla ifade edilen bu konutların satılmasında var olan sıkıntı mislisiyle aratacak.

Konut fiyatları düşerken bunları finanse eden bazı banka kredileri patlayacak.

Ekonominin motor gücü inşaat sektörü krize girince inşaat malzemeleri üreten sektörler, ardından da beyaz eşya, mobilya, yatak, mutfak malzemeleri vb. üreten ilgili sektörler zor günler yaşamaya başlayacaklar.

Zaten tekstil halen çok zor durumda, otomotiv sektörü ise işçileri habire tatile gönderiyor.

Böyle bir Türkiye adım adım ortaya çıkarken ekonomi yönetiminin ne yaptığını bilmiyoruz.

Maalesef ekonomi yönetimi böyle ortamlarda en fazla ihtiyaç duyduğu unsurdan yoksun gözüküyor: Güven!

Öte yanda Başbakan'ın ekonomi nosyonunun zayıf bir görüntü vermesi piyasada çok konuşuluyor ve rahatsızlık yaratıyor.

* * *

2) Gerek kuzeyinde, gerek güneyinde ateş hattında olan Türkiye çok kutuplu dünya kavramını önceden sezmişçesine iki bölgede de proaktif olmaya çalışıyor.

Kafkaslarda Rusya'ya rahat nefes aldıracak politikaları teşvik etmek bizim de lehimize. Karadeniz'in bir NATO denizi olması, Türkiye'yi Rusya karşısında çok zor duruma sokar.

Ortadoğu'da ise 1 Mart tezkeresinin ıskalanmış olması, Irak'ta aktif tutum almamıza büyük sekte vuruyor. Ayrıca ABD'nin Irak'ta ne yaptığını bilmemesi bizim de elimizi çok zayıflatıyor. Özellikle somut bir Kuzey Irak politikası geliştiremememiz en zayıf noktamız.

ABD ve/veya İsrail'in İran'la sıcak çatışmaya girmesi ise Türkiye'yi çok ama çok etkiler. Sanki bu zor konuda, ABD bilmediği gibi, Türkiye de ne yapacağını bilmiyor. Sadece zaman kazandırıcı politikaları teşvik ediyor.

* * *

3) Türkiye'nin en büyük sıkıntısı ise somut bir Kürt politikası geliştiremediği için PKK karşısında sadece oyalayıcı adımlarla yetinmeye çalışmasıdır. Son saldırı hem siyasetin hem de askerin bu alanda büyük zafiyetleri olduğunu göstermiştir.

Türkiye acilen, tüm unsurlarıyla birlikte, somut bir Kürt-Kuzey Irak-PKK ile mücadele alanında topyekûn politikalar üretmek zorundadır.

.
.
Tüm Yazıları

.
.
.
.

Cüneyt Ülsever Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Cüneyt Ülsever Odası Lider Arama
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org