Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Feyyaz Berker Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Siz Olsaydınız Ne Yapardınız FEYYAZ BERKER
21.10.2007
Okunma Sayısı : 6910
Oy Sayısı : 6
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,89
Verdiğiniz Puan :
 

 

Siz Olsaydınız Ne Yapardınız FEYYAZ BERKER
.
.

izlemek için  

.
.

dinlemek için  

.
.

Bu yazıya yorumunuzu yazmak için lütfen tıklayın  
.

.
Bankacılığın üstadı Bülent Şenver beyin TV programında bana sorduğu bir hayali etik vakayı sizlerle paylaşıyorum.
.
Siz Olsaydınız Ne Yapardınız FEYYAZ BERKER
Deşifresi
.
.
Feyyaz Berker (FB)
Bülent Şenver (BŞ)
.
.

BŞ:
 Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu sayın Feyyaz Berker kurulandık şimdi ikinci bölümümüzde hoş sohbetimize devam edeceğiz.

Ben size bu bölümde etik vakası hazırladım.

Bu etik vakası yaşanmış bir olay değil.

Ben kendi hayalimden böyle bir vaka hazırladım.

Müsaade ederseniz önce size bunu okumak istiyorum.

Sonra da sormak istiyorum bu durumda siz olsaydınız siz ne yapardınız diye etik vaka şöyle; 

Burak bey topluma faydalı olacak sivil toplum örgütü'nün kuruluşunu gerçekleştirmiş saygın bir iş adamıdır.

Sivil toplum kuruluşu'nun başkanlık görevinin ömür boyu sürmemesi için bu dermeğin tüzüğüne bir madde koyar madde aynen şöyle der;

Dernek başkanı iki yıldan fazla başkanlık yapamaz.

Dernek faaliyetleri başlar ve ilk iki yılı kurucu başkan olarak Burak bey görevini yapar bitirir.

Daha sonar da bir iki yıl daha Samet bey diye yeni bir başkana görevini devreder.

Samet bey'de iki yılını bitirdikten sonra tüzük gereği o da ayrılmak durumundadır.

Ancak yönetim kurulu üyeleri der ki:

"Başkan, sen ayrılma. bir iki yıl daha başkanlık yaptıralım sana"

Samet bey der ki:

"peki nasıl olacak bu ?"

"Yaparız bunu" derler.

Fakat Burak bey itiraz eder.

Burak bey der ki:

"Kuruluşu sırasında bir tüzük hazırladık. Tüzüğün içinde başkan ki yıldan fazla başkanlık yapamaz diyor"

Yönetim kurulu üyeleri derler ki:

"Tüzüğü değiştirelim o zaman"

Sonra bakarlar araştırırlar ki tüzüğü değiştirmek o kadar kolay iş değil. 

O zaman akıllarına yeni bir pratik  formül gelir. 

O formül de şöyledir.

Derler ki tüzükte iki yıldan fazla başkanlık yapamaz diyor.

Bu ard arda iki yıl değil ki .

Onun için biz araya geçici, emanteçi bir başkan seçelim. 

Emanetçi Başkan 5-6 ay geçici başkanlık yapsın.

Yada 2-3 ay emanetçi Başkan olsun.

Ondan sonar da:  

"İşlerim yoğun. Ben ayrılıyorum" desin. 

O ayrılınca biz yeniden seçime gidelim.

Biz Samet başkanı yeniden başkan seçelim.

böylece tüzüğün etrafından döneriz.  Bu maddenin etrafından dönmüş oluruz." derler.

Ve bunun içinde karar alırlar genel kurulda  böyle davranacaklar diye.

Burak Bey'in içine bu sinmez.

Bu nasıl olabilir der.

Ve geçici başkanlık, emaneten başkanlık için önerilen Şakir bey'i telefonla arar.

Şakir beyciğim der bu bize yakışma.z. Bu bizim derneğe yakışmaz.  Böyle bir şeyi niçin yapıyorsunuz?

Şakir bey aynen şunları söyler;

"Aman be kardeşim.  Dernek mernek benim umrumda değil.  Ben kendi işime bakıyorum.  Arkadaşlar geçici, emantçi başkan olmamı istedi. Rica ettiler.  Ben de kabul ettim. Emantiçi geçici Başkan olacağım.  Çoğunluk böyle istiyor. Dernek benim umurumda değil (S...de değil)" der.

Teflon kapanır .

Burak bey düşünmeye başlar.

Acaba bu durumda ben ne yapsam diye .

Sayın Feyyaz Berker bey Burak bey'in yerinde siz olsaydınız bu durumunda siz ne yapardınız?

FB:Şimdi sen bana TÜSİAD'ı anlatıyorsun.

Demin bütün bunları okurken TÜSİAD kuruluşunda yaşadıklarımızı sanki hatırladım. 

Biliyorsun başkanlık öyle iki sene falan değildi.

Ve ben 9 sene başkanlık yaptım.

Başkanlığı bir sene de kuruluş yılını sarfettiğim zaman var.

Bu nedenle  10 yıl TÜSİAD Başkanlığı yaptım diyorum ben.

Bu hakikaten çok uzun.

Fakat şu da önemli.

İki yılda başkan konuları ancak öğreniyor.

Dolayısıyla iki yıl da az .

TÜSİAD'da biz  şimdi  Başkan ikişer yıl iki defa seçilebilir dedik.

Ve muhakkak başkan olacak kişilerin yönetim kurulunda başkan yardımcısı gibi görevlerde bulunması lazım dedik.

İşleri öğrenmesi bakımından bu önemli. 

Ve görev taksimi yapmak lazım.

Yalnız başkan tüm işleri yapamaz. 

Sen dış ilişkilere bakacaksın, sen sanayi işlerine bakacaksın, sen ticaret işine bakacaksın gibi görevleri vererek o kişileri yönetim kurulundayken yetiştirmek lazım ki yarın başkanlığa layık  mı değil mi oda ortaya çıksın.

Ve ileride başkanlığa  geldiği zaman da tecrübesi olsun başkanlığı layikiyle yapabilsin.

İkinci bir olay da hakikaten dernek gibi yerlerde, vakıf gibi yerlerde üyeleriniz var.

Onlar ne düşünüyor sormak lazım. 

Bir kere onlarlarla muhakkak bir ilişkiniz olması lazım.

Yani siz yönetim kurulu üyelerinize danışmadan karar alırsanız bu etik değildir.

Bu çok yanlış olur. 

Dolayısıyla üyelerinizle haberleşmeniz gerkir.

Eskiden üyelerle haberleşmek kolay değildi.  

Bugün haberleşmek daha da kolay hale geldi. 

Rahmetli Nejat Akçağlılar  bey ile biz bütün TÜSİAD üyelerini seçimden evvel  tek tek telefonla arardık.

"Yeni bir namzet var bu konuda ne düşünüyorsunuz?" diye sorardık.

O zaman TÜS"AD üyeleri bu kadar  kalabalık değildi .

Kişi başına 150-200 kişi taksim ederdik.

Telefonla arardık tek tek arardık. 

Çünkü bir günde karar verilen konu değil başkan seçmek. 

Ve çoğuna hem bilgi verirdik hem fikrini alırdık.

Ve çoğunlukla da bu müspet bir tesir yapardı.

Çünkü üyeler ortak oluyor o fikire.

Fikirlerini söylüyorlar.

Farklı da düşünebilirler.

Onlara o fırsatı vermek lazım.

Dernek olsun, vakıf  olsun değişmiyor. 

10.000 kişilik dernekten bahsetmiyorum. 

Küçük gruplar içinde kalan 500 -1000 bilemedin, muhakkak bu haberleşmenin yapılması lazım. 

Etik davranmak   bunu gerektirir.

BŞ: Peki bu olayda vakamızda hayali vakamızda emanet başkan diye araya 3-4 ay getirilecek

FB:Yanlış , yanlış

BŞ:Bird e bu Şakir bey bu emanet başkanın telefonda aman kardeşim dernek mernek benim umurumda değil demesi,  bu sözleri nasıl değerlendirdiniz?

FB: Ben olsam Şakir Beyin ilk fırsatta üyeliğinin kalkmasını isterim.

Böyle düşünen birisi, Denekte üye olarak kalmamalı. Derneğe ileride zarar verebilir.

Tabii yapılan işe bağlı bir şey bu. 

Ben bunu genelde böyle söylüyorum, üye olduğu saygı ve sevgisi olmayan üyeden hayır gelmez. 

Bizim şimdiki zamanda TÜS"AD'a  başkan bulmakta zorluk çekiyoruz. 

O zaman da çekiyorduk.

TÜSİAD Başkanlığı ateşten bir  gömlek.

BŞ:Ateşten gömlek gibi.

FB:Ateşten gömlek.

İki sene dayanırsanız  çok başarı.

dört sene limiti var. 

Kendi işleriniz var.

Sorumluluklarınız var.

Ve manevi sorumluluklarınız var.

Yalnız Türkiye'nin konularını değil bizim dünyayla da ilişkilerimiz var.

O bakımdan bu sorumluluğu muhakkak yedek yetiştirdiğiniz başkan adayları ile desteklemeniz gerekir.

 Takım, takım oyunu bu.

Bir kişinin oyunu değil. 

Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray  takımında sağ açık var, kaleci var şu var, bu var öyle bir takım kurucaksınız ki o takımla çalışacaksınız paylaşarak.

BŞ:Bir de herhalde buradan şu mesajı veriyorsunuz.

Eğer bir sivil toplum kuruluşuna vakıf gibi dernek gibi katılıyorsanız, gönülden katılın. Derneğin amacına saygı gösterin. 

Yoksa aman bana ne dediğiniz Derneğe sırf göstermelik olarak  üye olmayın.

FB: Mümkün değil o zaten.

Hemen şeyi çıkar, kokusu çıkar onun.

Kokusu çıkar.

Onun için takım olarak herkese görev vererek , herkesin paylaşmasını sağlayarak, fikrini alarak başında, ondan sonra paylaşarak götürmek lazım.

Derneğin görevlerine saygı duymalısınız.

İnanmalısınız.

Çünkü sosyal sorumluluk işleri şey işi, tamamiyle gönül işi.

Askerlik değil bu.

İsterseniz yaparsınız isterseniz yapmazsınız.

Biz TÜSİAD'a başkan bulmakta zorluk çekiyoruz.

TÜSİAD'da halen başkanlar  iki yıllık, iki defa arka arkaya seçilebilir. Ama o kadar.

Ateşden gömleği sadece ikişer yıl iki dönem giyebilirler.

.
.
Bu yazıya yorumunuzu yazmak için lütfen tıklayın  
.

.
.
.

Feyyaz Berker Bülent Şenver

.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org