Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Oktay Ekşi Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Bir Göster Bin İşit OKTAY EKŞİ
29.11.2007
Okunma Sayısı : 3029
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

Bir Göster Bin İşit
Oktay Ekşi
.
.
Bankacı Bülent Şenver bey ile yaptığımız televizyon programında bana bir mürekkep şisesi gösterip, gençlere mesaj vermemi istedi...
.
.
İzlemek isterseniz lütfen tıklayın.    
.

Bir Göster Bin İşit
Deşifresi
.
.
Oktay Ekşi (OE)
Bülent Şenver (BŞ)
.
.


BŞ:
Çok teşekkür ediyorum. Güzel sözleri bize anlattınız. Birde burada kutularımız bitmiyor. Bir tanede obje kutumuz var. Bülent Şenver'in odasında Bülent Şenver'in konuğu sayın Oktay Ekşi Bey ile birlikteyiz. Şimdi bir göster bin işit bölümündeyiz. Oktay bey bir göster bin işit bölümümüzde, bu kutunun içerisinde ben size bir obje getirdim. Şimdi istiyorum ki bu objeye bakıp gençlerimize bir mesaj verelim. Buyrun açın bakalım kutunun içinden sizin için nasıl bir obje çıkacak.  

OE: Bir mürekkep .

BŞ: Şimdi bu bir obje bizim için. Buna bakıp gençlerimizin ilerde bizleri dinledikçe hep hatırlayacakları ne söyleyebiliriz.

OE: Mürekkep yazının aracı. Yazı kalıcılığın en önemli aracı diyeyim. Başka bir kelime bulamadım. Yazı tarihtir, yazı uygarlıktır. Yazı kuşaktan kuşağa mesajları aktararak ilerlemenin çok önemli bir  vasıtasıdır. O nedenle mürekkep ve tabii onun götürdüğü sonuç olarak yazı yaşamımızın çok değerli bir şeyi haline gelmiş oluyor. Her genç veya her birey  unutulmamak gibi, unutulmamayı istemek gibi çok makul, meşru ve beşeri bir hak ve özlem sahibidir. Ama bunu yerine getirmek içinde kalıcılık şarttır. Kalıcılığın aracıda işte yazıyla başlayan , topluma kalıcı hizmet götürmeye kadar insanları donanımlı hale getiren bir anlayıştır.

BŞ: Ne kadar güzel söylediniz. Gençlere bu başka bir küpe olacak kulaklarına. Her mürekkep gördüklerinde böyle bir ifkir hatırlayacaklar. Çok teşekkürler. Siz yazılarınızı yazarken, biraz da onları merak ediyor gençlerimiz . Bir yazı hazırlayacaksınız köşenize mesela bunun konusunu seçerken ne yazıyım derken nasıl bir hareket tarzı içinde oluyorsunuz. Bu çalışma düzeniniz içinde herhalde belirli bir saatte yazı teslim etme gibi bir sorumluluğunuz var. Ondan belirli bir saat önce kendinizi ayarlamışsınız belirli bir çalışma disiplininemi giriyorsunuz.? Önce fikir bulmak, sonra onu işlemek böyle bir yazının diyelim fabrikadan, hatta fırından çıkana kadar olan kısıma kadar olan seyahatini bizimle paylaşır mısınız?

OE: Benim mesleğim veya gazeteciliğim diğer sütun yazarlarından farklı. Bir kısım sütun yazarı günlük gözlemlerini sütununa aktarır. Onu çok güzel yapar, okunabilir halde yapar , ondan ders çıkarılabilecek şeyler üretir. Yargılar üretir ve yaşamını böyle sürdürür. O bir tarzdır. Bir kısım köşe yazarı , sütun yazarı mizahi değerleri ön plana alarak kendi hizmetini sunar. Her yiğidin kendine göre bir yoğurt yiyişi var.

Benimkinin biraz farklılığı var dedim. Benimki , meslekteki sıfatım baş yazarlık olduğu için  öyle bir sütunun sorumluluklarını ve gereklerini dile getirmek istiyorum. Sonrada sorunuza geleyim izin verirseniz. Ben eski anlayıştan biraz değişmiş olmakla birlikte nede olsa çalıştığım gazetenin yaşama bakışı, olaylara bakışı konusundaki mesajı veren sütunda yazıyorum. Bu yüzde yüz, bire bir değildir. Bunda ister istemez benim kendi şahsi değerlendirmelerim belkide o yayın organının politikasından daha fazla ağırlık taşır. Ama onunla çatışmam ben. O yayın politikasıyla çatışmam. Çatışmamam gerekir. Diğer sütun yazarlarından farklı konumum benim budur. İkincisi ben hergün genel komuoyunun en fazla ilgi duyduğu ve benimde kendimi yazmaya eğil zannettiğim, saydığım konuyu alabilirim.

Pek çok konu vardır ki ben eğil değilimdir. Özellikle mali konular, ekonomik konular benim uzak kaldığım konulardır. Spor, hiçbir zaman yazmam. Yazmamaya çalışırım çünkü bilmem. Edebi bir sorun getirmem ben sütunuma çünkü edebiyat ayrı bir şeydir. Demek istiyorum ki  benim alanım ister istemez biraz daha dardır.

Ertesi gün okuyucunun en fazla ilgi duyacağı ve benim becereceğim konuyu yazabilirim dedim. O nasıl olabilir? Yazı konumu olabildiği kadar geç, günün geç saatinde  belirlenir. Çünkü yaşam devamlı hareket içinde . Olay çok. En tazesini ele almaya mecburum. Bu beni ister istemez yazılarımı öğleden sonraya yazmaya mecbur eder. İşte bu dediklerimin muhasalası  neyse  dosyalarımdı, dostlarımdı, birikimimdi, vesaire, yaşam anlayışımdı, becerimdi, bütün onların sonucu saat 18:00'e kadar  yazı haline gelmek zorundadır.

BŞ: 18:00'de bitmak zorunda.

OE: 18:00'de ben tuşa basmış olmalıyım. Yazı da yazı işlerine geçmiş olmalı.

BŞ: Ve sizin yazınızıda baskı öncesi kimse bakmaz, kontrol etmez.

OE: Hayır, yok. Öyle bir şey söz konusu değil.

BŞ: Ne verirseniz o basılır.

OE: Evet.

OE: Bütün sorumluluk bana aittir. Şimdiye kadar hiç öyle bir şey olmadı. Bülent Şenver yerine Yenver demişim  düzeltip haber verirler . Cümleyi tam istediğim gibi kuramamışım , iyi anlaşılmıyor. Onu tabiki yazı işlerinde çok değerli arkadaşlarım vardır. Onlar okurken derler ki galiba iyi anlaşılmamış derler. Bu tür eleştiriler alırım, onları ben kendim düzeltirim. Zaten eve faxla geçirlir yazı, evdede benim sansür memurum eşim vardır. Eşim zaten çoğu kez yazıyı okur, ben senin dediğini pek iyi anlamadım der.

.
.


.
.
.
Oktay Ekşi Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları Oktay Ekşi Odası Lider Arama

.
.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org