Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

UĞUR DÜNDAR Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

TBMM çatısı altında hakemlik
02.04.2011
Okunma Sayısı : 7663
Oy Sayısı : 0
Değerlendirme : 0
Popülarite :
Verdiğiniz Puan :
 

 

TBMM çatısı altında hakemlik
Uğur Dündar

İşte Hayatım-Nedim Şener

Üst üste yaşanan sıkıntılar arasında bir gazeteci  için gurur duyulacak en önemli olaylardan birisi yine Uğur Dündar'ın başına gelir.

Bu aslında Dündar için en zorlu  mesleki sınavlarından biridir. Sınavını yüzlerce gazeteci, onlarca kamera ve milyonlarca izleyicinin  önünde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında ggerçekleşen  bir açık oturumda verir. Adalet ve Kalkınma Partili  Dengir Mir Mehmet  Fırat ile Cumhuriyet Halk Partili Kemal Kılıçdaroğlu arasında, 27 eylül  2008 günü saat  14:30' da başlayan  tartışmayı Uğur Dündar yönetir. Televizyonların  canlı yayınında "Büyük  Düello" ya da "Meclis'te Bir ilk"  başlıklarıyla duyurduğu  açık oturum milyonlarca seyirciyi ekran başına toplar.

"Büyük Düello" 3 Kasım 2002 seçimleri öncesi  Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal arasındaki ilk ve son  açık oturumu da yönetmiş olan Uğur Dündar'a duyulan güveni zirveye çıkarır.

Düellonun niçin gerçekleştiğine gelince…Milletvekili seçilmeden önce ortağı olduğu şirket hakkında yolsuzluk ve hayali ihracat suçlaması yapılan AKP'li Dengir Mir Mehmet Fırat ile bu iddaları  sürekli gündemde tutan CHP'li  Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki gerilim,  bir düelloyu kaçınılmaz hale getirir.

Çünkü Kılıçdaroğlu sık sık yaptığı basın  toplantılarıyla  belgeler açıklar, Fırat da bunları  hep yalanlar. Sonuçta öyle bir noktadaya gelinir ki, Kılıçdaroğlu "Eğer Sayın Fırat kabul ederse ben  kendisiyle Sayın  Uğur Dündar'ın yöneteceği bir açık oturumda tartışmaya hazırım" der.

Dengir Mir Mehmet Fırat, Kılıçdaroğlu'nun önerisini kabul eder. Taraflar tartışmayı 25 Eylülde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapmak üzere sözleşirler. Dengir  Mir Mehmet Fırat'ın  Uğur Dündar'ın  yönetimine hiçbir itirazı  yoktur. Dündar her iki  siyasetçinin adı üzerinde görüş birliğine varmalarının kendisi için "ödül " anlamına geldiğini söylüyor:

Bu teklif benim için  büyük  bir ödüldür. İnsanlar benim adalet  duyguma güveniyor ve kendilerini bana teslim ediyorlarsa, 40 yıllık meslek hayatımı boşuna geçirmemişim  demektir. Bu konuda mütevazı olmayacağım; ben adil bir insanım, ekrandan  en ağır sözleri kendi kan bağım olan biri için söyledim. Kısacası  mezardan babam çıksa, eğer haksızsa , onun da karşısında dururum.

Yayıncılık hayatına başladığı TRT yıllarından beri işini,  profesyonel  disiplin içinde yapan  Uğur Dündar, milyonların merakla beklediği bu tür canlı yayınlara da adeta kamp yapar gibi  hazırlanır. Tarafsızlık duygusu, onu öylesine büyük baskı  altına alır ki,  yayın öncesinde uykuları kaçar, hatta kabus gördüğü bile olur. . Örneğin 2002 genel seçimleri öncesinde gördüğü kabusta olduğu gib..

Tayyip Erdoğan ve Deniz Baykal'ı  ilk ve  son kez olmak üzere bir araya getirdiğim "Büyük Buluşma" programına hazırlanırken büyük stres yaşadım. Zira önce Erdoğan'la aramızda bir yanlış anlaşılma nedeniyle tartışma yaşanmıştı. Seyretmediği ve çevresinde yanlış bilgilendirildiği  bir haber nedeniyle canlı yayında aramızda çok sert bir tartışma geçmişti. Sonradan  benim kötü  bir niyetimin  olmadığını, hatta yardımcı  olmak için gayret  sergilediğimi o da anladı. Bu nedenle Deniz Baykal ile açık oturum  önerisini götürdüğümde, hiç tereddüt etmeden kabul etti ve tarafsız bir yönetim  sergileyeceğimden  kuşku  duymadığını  söyledi. Yayından önceki gün başıma çok komik bir olay geldi. Rahat uyuyamayacağımı  bildiğim için her zamankinden  daha erken yattım. Rüyamda iki lideri açık oturumda tartışırken  görüyordum. Çok sert ifadelerle birbirlerini suçluyorlardı. Bir ara Tayyip Bey bana dönüp, "Uğur bey biz sizin  dürüstlüğünüze inandık ve buraya geldik ama, beklediğimiz tarafsız yönetimi göremiyoruz!" diyordu. Şıçrayarak uyandım. Kan ter içinde kalmıştım. "Oh , çok şükür ki  rüyaymış!" dedim ve bir daha uyuyamadım. Ertesi akşam  programın bitiş anansunu  yaptıktan sonra her iki liderin gözlerinin içine baktım. Oradaki memnuniyet ifadesini görünce, sırtımdan  tonlarca yük  gitmiş gibi hissettim!

Siyasetçilerin tartışmalarını yönetmek kolay bir iş değildir. Üstelik  bu tartışma Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında gerçekleşecek  ve birçok  yönden  bir "ilk" olacaksa, çok daha zordur…Uğur Dündar, Kılıçdaroğlu'nun  iddialarına kaynaklık eden tüm haberleri bildiği  gibi, Fırat'ın şirketleriyle ilgili bilgileri içeren 8 klasör dolusu belgeyi okuyarak  da hazırlığını  tamamlar.

Büyük gün geldiğinde, sinirler gerilmiş, tüm dikkatler Meclis'te tartışmanın  yapılacağı  salona çevrilmiştir…

Uğur Dündar  salona geldiğinde kameralar çalışmaya flaşlar patlamaya başlar…Yandaşı, yandaş olmayanı, kısacası  tüm basın  oradadır. Ancak Uğur Dündar, taraf tutacağından  emin olan  yandaşları hayal kırıklığına uğratan ve tüm kamuoyunca alkışlanan dürüst  ve adil  bir yönetim sergiler…O tarihi günü kendisinden dinliyoruz:

"Bulunduğumuz oda çok küçüktü ve sadece iki kilima vardı. İçeride çok sayıda muhabir, kameraman , foto muhabiri ve millletvekili olduğundan,  odanın sıcaklığı artmaya başladı. Klimaların  kameramanların  sırtına vuracağını ve ter içinde kalan meslektaşlarıın hastalanacağını düşünerek  önce açtırmadım. Ancak bizim terleyeceğimizi gören Meclis görevlileri  tabaklar dolusu kağıt medil getirip  önlerimize koydular…O sırada aklıma, eğer taraflardan biri terler ve mendile teri silerken fotoğrafı  çekilirse altına "Kılıçdaroğlu Fırat'ı terlett" ya da "Fırat Kılıçdaroğlu'nu terletti" yazabileceği geldi. Heman kameraman  arkadaşlarımdan özür dileyerek klimaları  açtırdım. Kağıt mendil dolu  tabakları  da kaldırttım. Kısacası tartışmayı yöneten kişinin  görev, yanlış anlaşılmaya yol açabilecek  durumların önüne geçmek  ve bir anlmada gerçeğin tam analmıyla yansımasını sağlamaktır.

Meclis Basın Bürosu'nda 1 saat  35 dakika süren "Fırat – Kılıçdaroğlu Düellosu'nu 16 TV canlı yayın aracı , 52 kamera, 150'yi aşan  muhabir ve onlarca milletvekili izledi. Bu toplantıyı izleyen gazetecilerin sayısı, cumhurbakanlığı seçimi öncesi  367 sayısının  bulunamaması endeniyle yaşanan "367 krizi" nin  sonrasında cumhurbaşkanı seçilemeyen Abdullah Gül'ün  basın  toplantısının bile iki katından fazlaydı.

Uğur Dündar, yaptığı açılış konuşmasında, toplantı öncesindeki süreçte iki siyasetçi arasında çok ağır tartışmalar yaşandığına dikkat çekerek  "her iki değerli  siyasetçinin  bugüne kadar  kendilerine yakışmayan bir üslup kullandığını" söyledi. Dündar "Açık  oturumun  amacı, iddiaların  belgelerle netleşmesi, kamuoyunun  bilgilendirilmesi ve soru  işaretlerinin  kaldırılmasıdır. Ben her iki  değerli siyasetçinin  bu tartışmada siyasi etik  sınırlarını  zorlamayacaklarına inanıyorum. Açık oturumun  demokrasimize yararlar getirmesini diliyorum" diyerek  tartışmayı başlatır.

1 saat 35 dakika sonunda herkesin ortak kanısı  şöyledir: "Uğur Dündar, kendisinden beklenen performansı  yerine getirdi. Düellonun  kazananı  ne Kılıçdaroğlu ne de Fırat'tı. Tek kazanan Uğur Dündar ve onun mensubu olduğu  gazetecilik mesleğiydi. Çünkü iki siyasetçi, aralarındaki sorunu çözmek için bir gazeteciyi, Uğur Dündar'ı seçmiş ve ona güvenmişti.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org