Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Metin Kalkavan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

3 Yap 3 Yapma METİN KALKAVAN
06.01.2008
Okunma Sayısı : 4435
Oy Sayısı : 4
Değerlendirme : 3
Popülarite : 1,81
Verdiğiniz Puan :
 

 

3 Yap 3 Yapma
Metin Kalkavan

.
.
Üstat bankacı Bülent Şenver, gençler için üç yap ve üç yapma öğüdü söylememi istedi. Ben de aklıma ilk gelenleri gençlerle paylaştım. 
.
İzlemek için lütfen tıklayın.     
.

.
3 Yap 3 Yapma
Deşifresi
.
.

Metin Kalkavan (MK)
Bülent Şenver (BŞ)
.
.

BŞ:
  Onu demişken , onunla ilişkili size bir sorum olacaktı, o da üç yap üç yapma ile ilgili. Bülent Şenver’in odasında Bülent Şenver’in konuğu Sayın Metin Kalakavan ile birlikteyiz. Şimdi 3 yap 3 yapma. Biraz önce söylediğimizi de düşünerek gençlere gençler, hayatta muhakkak şu üç şeyi yapın diye ilk aklınıza gelen yapmaları gereken üç şey.

MK: Gençler etik, ahlaki değerlerden uzaklaşmasınlar. Doğru yoldan uzaklaşmasınlar. Gençlerin sabretmesi lazım. Her işte sabırlı olmaları lazım. Her toplumda, ailede nerede olurlarsa olsun sabırlı olmaları lazım. Gençlerin birde başarı isteniliyorsa hangi alanda olursa olsun istikrarlı çalışmaları lazım. Çalışmayan dünyanın en iyi beyini olsun hiçbir işe yaramaz.

BŞ: Birde yapmaları saysak onlara. Uzak durun, yapmayın.

MK: Bir kere kolay para kazanma yolundan uzak durmaları lazım. Şunu şöyle açayım. Önlerine bir fırsat geldiğinde şurada bir arazi var 10 Lira, biliyorsunuz ki etrfata bunların değeri 50 Lira . Mutlaka şunu sorgulasınlar; Neden? Bunlardan uzak durup mutlaka sorgulasınlar.

BŞ: Başlarına dert gelir değil mi?

MK: Kesinlikle. Bunun sebebi şu; bu kadar kolay yapılacak bir iş ise neden başkaları yapmıyorda niye o? Mutlaka altında bir bit keniği arasınlar. O altın kurallardan bir tanesi. Bizde mesela gemi kiraları 100 Liraysa,  eğer çok yüksek bir kira teklifi geliyorsa dikkat edin mutlaka dolandırıcılık ederler.

BŞ: Sonu kötü oluyor.

MK: Mutlaka yakalanırsınız.  Yakalandığınız zamanda bedelini çok ağır ödersiniz. Bir kere kolay yoldan uzak durmaları lazım. Yapmamaları gerekli olan olaylardan bir tanesi  kesinlikle bilmedikleri konularda, tam resim görmedikleri konularda ortada yorum yapmamaları. Kendilerini daha sonra çok zor durumda bırakırlar.

BŞ: Biliyormuş zanneder, bazı laflar söyler.

MK: Çok zor durumda kalırlar. Ortada söylenen şeyler, bu sizin güveninizi öldürür . Güvenini hiçbir zaman kaybetmesinler. Buna tutarlılıkla güveni ekleyebiliriz. İnsanların hayatta başarılı olmalarında, marka olmalarında en büyük şey, güven duyulması. Söylediğine, yaptığına. Dolayısıyla bunun içinde bilmediği konuda olayı tam görmeden en azından hayır bu böyledir demesinler. Benim fikrim böyle diyebilirler ama bu böyledir diye tam görmedikleri bilmedikleri konuda sakın ortada yorum yapmasınlar. Hangi konu olursa olsun. Çocuk yetiştirmeden, iş konusu veya siyaset. Ama filmin her tarafını görme şansımız yok. Taki kendi işimiz mutfakta değilsek. Türk toplumunda maalesef çok büyük bir hata , hani bir reklam var “ağzı olan konuşuyor”  herkes her konuda yorum yapmayı çok seviyor. Bu kaus yaratıyor. Kendi görev tanımları içindeki konularda istedikleri yorumu yapabilirler benim fikrim diyerek. Ama her konuda sakın yorum yapmasınlar. Kendilerini çok zor duruma bırakır.

BŞ: Gençlerimizin bazıları Türkiye’de eskiden bazı değerler varmış. Sizlerin yaşadığı bazı değerler varmış, bu değerlerin bir kısmı kayboluyor. Saygı olabilir, yaşlıya saygı göstermek olabilir. Bunların yerine toplumda başka şeyler girmiş diyorlar. Mesela köşeyi dönmek diye bir tabir oluşmuş. Böyle dürüst olupta doğru düzgün iş yapanların yüceltileceği bir toplum yerine tersi olan bir insanların basının önüne çıktığı, yüceltildiği, pofpoflandığı dönemler yaşanmış.

MK: Bu bir tercih. Bizim ülkemizde çok yaygın maalesef. Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmekte olan bütün toplumlarda bu var. Gelişmiş ülkelerde bunu gerçekten bulamazsınız. Bunun ana sebebi yozlaşma dediğimiz yolsuzluk, kayıt dışılık. Sizin bu yolda yapmış olduğunuz işler sizi  önemli insan, önemli bir kurum haline getirebilir. Türkiye’nin en zengini, en büyüğü diyebilirler. Bu bir tercih meselesidir. Kolay yoldan kazanma yapabilirsiniz. Türkiye buna çok müsait. Hala bunu çözemiyoruz. Ama inansınlar  sonunda 45-50 yaşına kadar para kazanlılıyor, ondan sonra kazandıklarınızı sağlığınızı korumaya çalışıyorsunuz. Ondan sonrada zaten yiyemiyorsunuz. Ben çikolayatı çok seviyorum, yiyemiyorum. Yağlı çok seviyorum yiyemiyorum. Dolayısıyla belli yaştan sonra zaten onun bir önemi kalmıyor. Neredeyse aynı  şeyleri hatta daha az yemeye başlıyorsunuz. Oturduğunuz yer, giydiğiniz elbise, kullandığınız araba bunlar göreceli şeyler. Bu bir tercih meselesi. Hayatta insanlar kendi özgür iradeleri ile seçim yaparlar. Bize şunu gösteriyor; gerçekten etrafımız bu dediğiniz insanlarla dolu olsa da onlar kamuoyu gerçekte ne olduklarını biliyor. Ona göre insanların gözünde değerleri yok. Ama toplum onları belli kesimlerle önemsiyor. Çok lüks çok şahşalı yaşamak istiyorlarsa o yolu seçebilirler. Ama bizim önerimiz kesinlikle çalışan, üreten, güvenli, düzenli yaşayan. Ben ona deyinmedim, düzenli yaşamak bu başarıda çok önemli. Gece hayatı, kumar, içki, kötü alışkanlıkları olan bir insanın çok başarılı olması söz konusu değil. Ne işveren onu barındırır, ne kurum onu barındırır. Bunlar tamamen olmazsa olmazlar. Bunları hiç saymıyorum. Bunları yapacaksanız kendi tercihiniz istediğinizi yapın. Bunlar normal bir insanda bulunması gereken öğeler. Dürüstlükte insanın doğasında olması gerekir ama şimdi bir erdem haline geldi. Mecburen onu öne çıkartıyoruz çünkü demin söylediğimiz yozlaşmadan dolayı. Bu ülke eninde sonunda gelişmiş ülke olacak. Gelişmiş bir toplumda olacağız. Gelişmişlik maalesef kayıt dışılılıkla o söylediğiniz yozlaşmayla hiçbir zaman olamaz. Giderek bu taraf fazlalaşacak. Üniversitelere gittiğimde konferanslar, seminerlere gittiğimizde gençleri görüyoruz. Kolay yoldan nasıl yükselirim? Nasıl kazanırım? İki temel soru geliyor.

BŞ: Nasıl çabuk para kazanırım? Hangi meslek daha çok kazandırır?

MK: Genel müdürlüğe veya başkanlığa çıkarım. Bu değil gerçek. Çalıştığınız zaman, ürettiğiniz zaman hiç ummadığınız bir hızla hem parasal hem kademe olarak  yükselirsiniz. Nasıl çıkarım diye başlarsanız onu yapamazsınız. Öyle başlayan iş çok farklı yönlere gidiyor. Hedef olarak ben şuraya ulaşacağım derseniz o farklı. İlk soruları ben bu işten en kadar fazla para kazanırım. Ya da denizcilik sektörünün hangi alanında en fazla para var? Tabii onlarda haklı. Seri hızlı koşmak istemeleride gençliklerinden.

BŞ: Sabır diye bunu söylediniz.

MK: Biz şunu gördük. Yaş ilerledikçe  şunu görüyoruz; gerçekten piyasalara toplumun çoğunun yaptığı değil, yapmadığı, yapmakta zorlandığı işlere odaklanan gençler mutlaka farklılaşıyor , marklaşıyor daha çabuk yükseliyor, başarıyı yakalıyor. Bu dediğim gibi tamamen  kendi disiplini , kendi özgür seçimi ve kendi fedakarlığınıda üstüne koyduğunuzda düzenli hayat ile beraber inanılmaz bir başarı yakalanıyor. Dünya artık öyle bir çağa geldiki eskiden babasının, ailesinin sermayesi olmayan çok fazla bir yere gidemez denilirdi. Artık en büyük sermaye beyin, fikir dönemine geldik. Bir ufacık fikir milyonlarca doların fevkinde çok kısa zamanda başarılar elde edebilir. Buda yaratıcılık dediğimiz bölümü. İnsanlar gençler düşünemsi lazım ne yapabilirim? Yattığı yerden, okurken, hakikatten düşünmesi lazım. Beni farklı ne kılabilir? Diye.

BŞ: Yaratıcılık çok önemli. Doğru.

MK: Artık çağımız yaratıcılık. Bilişim çağı ama içinde yaratıcılık çok önemli. Dolayısıyla çok büyük altın fırsat geldi yeni nesil gençlere. Özellikle sermaye gücü olmayan  gençlere çok büyük bir fırsat doğurdu bilişim çağı.

.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org