Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

TÜRKAN SAYLAN Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Çocukken Hekim Olmayı İstemiştim
08.05.2009
Okunma Sayısı : 3719
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 5
Popülarite : 2,39
Verdiğiniz Puan :
 

 

Çocukken Hekim Olmayı İstemiştim
Türkan Saylan


Çocukken hekim olmayı istemiştim. Köy hekimi.

Bu,  gerçekten  güçlü bir istekti. Bir köye gideyim, oradaki insanları  iyi edeyim  istiyordum.

Sonra hayat  bazı değişiklikler getirdi.

Üniversite ve tanıdığım insanlarla kurduğum güzel bir çevre, mavi yolculuklar, türkü söyleme günleri, çeşitli sohbet toplantıları,  hastalarımla, çocuklarımla, güzel bir yaşam biçimi rayına oturmuş gibiydi.

Artık tamam , diyordum. Mesleksel açıdan  tatmin olmuştum, artık köşeme çekilir, üstümdeki yükleri azaltır, daha eğlenceli, mutlu  rahat bir yaşam  sürerim  diye planlıyordum. Ama birikimler, tanışıklıklar, yaptığınız işler, çeşitli projeler öylesine gelişiyor ki, başladıklarınızın  güzel  gelişmeler gösterdiğini görüyor, bunun  dışında duramıyorsunuz.  Köylerle hekimliğin ne olduğunu anlamışsınız, Anadolu'yu dolaşmışsınız, insanların dertlerine ortak olmuşsunuz, hekimliğin dışında çeşili  sorunları  gözlemiş, kafanızda çözümler oluşturmuşsunuz,  bölgenin  toplumsal  yapısını  tanımış, çeşitli katkılarda bulunmuşsunuz; bir şeyler  başlamış ve bunları unutup gidemiyorsunuz, arkanızı  dönemiyorsunuz.

Nasıl hiçbir ekim  sokakta gördüğü bir hasta insana,  ettiği yemin ve görev anlayışı gereği  yardım etmekten  kaçınmazsa sizin  vicdanınız da gördüğünüz çeşitli aksaklıkların nasıl  düzelebileceği  yolunda düşünmekten , çalışmaktan kaçamaz hale geliyor.

Çözümü aslında çok kolay olan, ama bugüne kadar çözülmemiş bir cehaleti , yoksulluğu görüyorsunuz  bir bölgede. Sizin varlığınız bile oraya bir şeyler getirmeye başlamış, hemen  daha çoğunu yapmak istiyorsunuz. Hekim olarak  gittiğiniz bölgede işleviniz genişliyor.

Bir düğümü çözüyorsunuz ki ilişkiler zinciri oluşmuş. Sizin gibi  düşünen başka insanların  varlığını  görüyorsunuz, onlar sizi zenginleştiriyor, siz onları; birlikte sorunlara çözüm bulmanın  ve başarmanın  mutluluğunu  yaşıyorsunuz.

Öğrencileriniz, asistanlarınız size katılıyor yararlı işler yapmanın  tarif  edilemez doyumu onları da sarıyor. Bütün bunlar salt konuşarak yapılmıyor kuşkusuz. Sadece nutuk  atarak,  şöyle yapılmalıdır, böyle yapılmalıdır demek ya da yazı yazmak  yetmiyor.  Politkacılar bunları  zaten yıllardır yapmış  ve bölgelerer de bu yüzden  geri kalmış.

Elinizi taşın altına koyup çalışmanız gerekiyor bir şeylerin oluşabilmesi için.

Güçleri birleştirmek, sizin gibi  çalışacak  insanlara heyecan  aşılamak , birlikte düşünüp, tartışıp eyleme geçmek.

Çalışıp  çevrenizi büyüttükçe önemli birçok insanın  da size katıldığını görüyorsunuz; valiler, kaymakamlar, belediye başkanları ve öbür yöneticiler gibi. Onların  arasında da çok çalışkan  ve bölgelerinin  sorunlarını en iyi biçimde çözmek isteyen,  idare-i maslahatçı olmayan insanlar var.

İşte, on beş yıl önce böyle bir aşamayı geçirdim,  yerleşmiş güzel  düzenim  bir süre altüst oldu. O zaman  çok yakın  dostlarımdan uzaklaşmak, çok zevk aldığım  işleri yapmamak durumunda kaldım.

Örneğin, ayda bir Pazartesi gübü bu  evde (Arnavutköy'deki ev) Ruhi Su'yla ve bazı  dostlarla birlikte olur,  türkü söylerdik. Bir hafta hazırlanırdık, çalışırdık. Bütün  bir kış  Azra Hanımla (Erhat) gelecek  yazın  Mavi Yolculuk planlarını  yapardık; kimi alalım,  hangi  güzergahtan gidelim. Bunlar ve hastalarım  benim  hayatımı  dolduran şeylerdi.

Sonra dediğim  gibi, on beş –yirmi yıl önce nasıl başladı, nasıl geliştiyse, yaşamım değişti ve benim  kendim için  yaptığım  plan kaybolup  gitti. Sonunun ne olacağı belli  olmayan  ama her adımında fayda dolu  bir ufuk açıldı. Buna uyum sağlamaya çalıştım. Bu çalışmaların içinde başka insanları  keşfetme, genç potansiyelleri  görme , onları  yetiştirme ve yönlendirme gibi  yine bana mesleksel açıdan  uzak olmayan bir işlev  üstlendim.

Eskiden  beri daha adını  bile duymadan  empatiyi bildiğimi ve uygulayabildiğimi  sanıyorum.

Bizim üniversitemizde genellikle insanlar kendilerinden daha yetenekli , daha akıllı  insanları pek istemezler. Kendi  yerlerinin sarsılacağından  korkarlar. Bu yüzden  de gelişme ya hiç olmaz ya da yavaş olur. Bu beni  çok kızdırır.

Ben gelişebilecek , insiyatif kullanıp  birçok işi yapabilecek , yönlendirebileceğim, hırslı insanları  yanımda görmek isterim. Başka türlü ilerleme kaydetmek  çok güçtür. Bu güzel ve yararlı  ilişki biçimini Cüzzamla Savaş Derneği'nde, Çağdaş Yaşamı  Destekleme Derneği'nde yarattık,  Lepra Hastanesi'nde yarattık.

Birçok  hemşiremizi, genç  asistanımızı Anadolu'ya götürmüştüm. Kaç kez yaptım bu gezileri. On gün, onbeş  gün kalırdık oralarda . Hepsi  hayatlarının  en önemli deneyimlerinin o günler olduğunu  söylerler. Anadolu'ya gittiğimizde oranın  ileri gelenleriyle tanıştırırım onları: valiyle, komutanla, kaymakamla. O çekindikleri resmi makamın  aslıda  toplumun  sorunlarını çözmek için oraya oturmuş , kanlı canlı, bizim  gibi insanlardan  oluştuğunu  görünce gençlerin  kendilerine güvenleri  gelir, vali onlara çay ikram eder, sorunlar görüşülür, tartışılır, o genç doktorlar, hemşireler daha farklı  bakmaya başlarşar her şeye.

Şimdi, bütün bu deneyimleri  yaşamış  genç dostlarım aynı  işleri özveriyle sürdürüyorlar. Bu benim için en önemli  kazanım oldu.

Kimi zaman birisiyle tanışırım,  bir dernek üyesiyle ya da önemli  mevkideki biriyle;  bana,  "Sizi  bir televizyonda gördüm, dinledim  ve o zaman benim  de bu çalışmalara katılmam  gerektiğini  anladım hocam," Der.

Evet, en yakın ve en eski dostlarımla, çocukluk  arkadaşlarımla  oturup sohbet etmeye vakit bulamıyorum  ama onların  da beni  anlayışla karşıladıklarını umuyorum.

.
.
TÜRKAN SAYLAN Gözüyle Kimdir Başarıları Linkler Kendi Sesiyle Fotograf Albüm Kitap Tavsiyeleri TV Tüm Yazıları TÜRKAN SAYLAN Odası Lider Arama

.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org