Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Üzeyir Garih Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

İş aramada ve Seçmede İsabet
16.09.2008
Okunma Sayısı : 5350
Oy Sayısı : 7
Değerlendirme : 4,86
Popülarite : 4,1
Verdiğiniz Puan :
 

 

İş aramada ve Seçmede İsabet

Üzeyir Garih
.
.

Bu yazı Sayın Üzeyir Garih'in vefatından sonra onun anısına ''İş Hayatımdan Kesitler ve Gençlere Tavsiyeler'' isimli kitabından alınıp onun Türklider Odasına konulmuştur...
.
.
.

İş aramada ve Seçmede İsabet

1951 yılının Temmuz ayı  başlarında  artık Makine Yüksek  Mühendisi olmuştum. İTÜ gibi bir irfan  yuvasından  mezun  olan  bir avuç  adamın  iş bulması  hele lisan  biliyorsa o tarihlerde problem  olmaktan uzaktı.

Karayolları, Sümerbank ve benzeri  devlet kuruluşları ayda 250-300 TL'lık  maaşla fabrikalarda lojman  teklif ediyorlardı.  Sınai Kalkınma Bankası, Mobil gibi  ayrı özel  ve özel  müesseselerin, yetiştirilmek  üzere makine mühendislerine gereksinimleri  vardı.

Türkiye'de o tarihlerde sanayi kuruluşları olmadığından  özel sektör kuruluşlarında mühendisler için  "mümessillik" görevinin  dışında  bir iş  düşünmek mümkün değildi.

Bir de yeni gelişen  tesisat müteahhitliği branşı, işini daha ziyade ustalarla yürütmeyi yeğliyordu.

Bu arada çok değerli hocalarım  ve özellikle Prof. Selim  Palavan  Sayın Necmettin Erbakan'ın  yanında asistanlık  için ısrar ediyorlardı. Sayın Hocam Palavan daha sonraları bana iki lisana vakıf ve İTÜ'yü en önlerde bitirmiş olmanın  çalışkan  ve araştırıcı yaradılışımın, konuşmada rahatlığımın  beni onların  nazarında akademik  kariyer için  biçilmiş  kaftan  gibi  sergilemiş olduğunu ifade etmişti.

Danışmanın Önemi

Sayın Prof. Selim Palavan'la tam  anlaşmak  üzere iken  çok değerli hocam  Profesör Duscio, Fransa'dan  dönmüştü. Dönüşünü, Sayın Palavan'la anlaşmak  üzere İTÜ'ye uğradığımda öğrendim.  Çok sevdiğim  saydığım  bir ara "çırak" lığını  yaptığım bu saygıdeğer hocama danışmayı görev saydım.

İki saatlik  bir görüşme sonucu  odasından  taptaze ve başka fikirlerle çıkmıştım.

İş seçimi  konusunu kendisine açtığımda hocamın  ilk suali "Uzun , orta ve kısa vadeli hedeflerin nedir?  Bu hedeflere ulaşmak için  bir plan  yaptın mı?" oldu!

Ayrıca planım  ne olursa olsun hayatta bir zorunluluk  ve planı aksatabilecek  bir kesinti olan askerlik görevimi  derhal yapmamı  önerdi.

Ben parasal  yönden biraz toparlanmadan  askere gidemeyeceğimi  ve ayrıca bir hayat çizmeyi aklıma getirmediğimi söyleyince güldü.

"Bu  bir mühendislik işidir! Karşılıklı bu planı oturup yapalım!" dedi.

O günkü konuşma hayatımda bir dönüm  noktası  olmuştu.

Plan  Yaparken Alternatifleri Değerlendirme

Sorduğum sorulara verdiğim yanıtlar planın  iskeletini meydana getirmişti.

Önce bir durum muhakemesi yapıp elimdeki kozları ve zayıf taraflarımı saptadık .

-         21 yaşındaydım, makine yüksek mühendisi idim, iki yabancı lisan biliyordum, param yoktu. İstanbul'da ailemle yaşıyordum ve devamlı  ayrılmayı düşünmüyordum, işini  devam  ettireceğim akrabam yoktu.

    Hedeflerimi saptadık:

-         İyi bir mevki  ve paraya mümkün olan  en kısa zamanda sahip olmak istiyordum. İlerde tercihen  serbest çalışmak istiyordum.

Gidilecek yolları  sırlaldık:

a)      Devlet memuriyeti,
b)      Yüksek ücretli mümessil tercüman mühendisliği,
c)      Akademik kariyer,
d)      Bilgi sahibi olacağım sonradan kendi kendime yapabileceğim ve piyasa ile ilişki kurabileceğim  bir iş.

Ergi metodu tek çıkışı vardı; tesisatçılık. Bu meslek, hocamın  danışman  olarak  yaptığı  işin  taahhüde dönüşen  şekliydi.

Tesisat Müteahhitliği

Tesisatçılık ve tesisat müteahhitliği, o tarihlerde genelde yetişmiş ustaların  loncalaştırdıklaarı bir meslekti.

Ankara ve İstanbul'da Fahrettin  Arel, Necmi İnanç, İsmail Sayar, Leon  Finsi gibi orta çaplı, sınırlı  sayıda mühendis kullanan  firmaların yanı sıra, inşaat müteahhitlerinin  taşeron olarak iş verdikleri, bedenen çalışan  tesisatçı ekipler bu loncaları teşkil ediyorlardı.

Ancak o tarihlerde Sınai Kalkınma Bankası'nın  kredileri  ile yatırımları yapılmaya başlanan soğuk  hava depoları  ile ilaç ve tekstil fabrikaları  için sözkonusu olan klima ve havalandırma tesislerinde uzman  American  Carrier Corporation'un  Türkiye mümessili J.A Baker Ltd. nin  bu tesislerin montajını yapmak üzere örgütlenmeye ve lisan  bilen  mühendis çalıştırmaya yönlendiğini öğrendim.

O günlerde basit bir tesisat projeciliği  yapan dostum  ve ağabeyim  Şahan Küçük Bey'e bir sınıf  arkadaşım  kanalıyla ulaşarak  Baker'e bir takdim  mektubu rica ettim. Kendisi orada müdür T. Karakaş Bey'in   yardımcısı olarak çalışan  ve müesseseyi  sonradan uzun yıllar yönetmiş ve bugün  dostum olan  Samim Arduman Bey'e bir kart  vererek beni  oraya gönderdi.

Sayın Karakaş'la Tanışmam

Baker bir İngiliz şirketi idi ve departmanlara ayrılmıştı. Klima departmanının  başında ortak ve müdür olarak Merhum  Sayın T. Karakaş  bulunuyordu.

Şirketin  tüm büroları tahtakale Prevuayans Han'da idi.

Üç odadan  ibaret  klima departmanına girerken  beyaz doktor gömleği giymiş ve mühendis oldukları anlaşılan  dört kişinin  görünümü beni çok etkilemişti.

Samim Bey'i sordum. Onların  arasından biriydi. Kartı alınca beni kapısı açık  iç odadaki Sayın Karakaş'a takdim etti.

Sayın Karakaş kır saçlı, 40 yaşlarında, masanın  arkasında  heybetli görünümlü bir kişiydi.

Hiç üşenemden  vaktini ayırıp benimle 45 dakikaya yakın  bir görüşme yapması,  hayatımın  tüm ayrıntılarını  sorup beni her alanda sınaması beni çok  endişelendirmişit. Kendisini, bende bir boşluk  arar gibi hissetmiştim.

Uzun süren konuşma, kendisinin Robert College'den  mezun  olmuş olması, İTÜ'lülerin  kolejlilere tepeden  bakması dolayısıyla aradaki rekabetin  zorunluluğu bir ara beni ümitsiliğe sürüklemişti.

Lisanımı da sınadıktan  sonra istediğim maaşı  sordu.

Paraya çok ihtiyacım olmasına rağmen "Önemli  değil  ne verirseniz razıyım, bir süre çalıştıktan sonra hakkım olam  parayı vereceğinizden eminim" dedim.

Rayiç aylık ücret 300 lira civarındaydı. Kendisi  "150 versem" dediğimde "Siz bilirsiniz" deyince "Hayır sana 300 lira vereceğim" cevabı  ile  beni  sınadığını anladım.

Bir aylık çalışmadan  sonra isteğim olmaksızın  maaşımı  400 liraya çıkardı.

Baker'de, Sayın  Karakaş'tan; çalışma, iş ahlakı, disiplin, organizasyon ve en önemlisi klima tekniğini öğrendim.

Kendisi Türkçe'yi  yanlışsız bir şekilde konuşan ve yazan,  mesleğinde son derece bilgili , genel kültürü zengin, sportmen, organizatör, delege eden,  hata affetmeyen, hata yapanları küçük gören, başarılı olanları yetki ve  sorumluluk vererek  onurlandıran  bir kimseydi.

Kendi  deyimi ile yönettiği bakkaliyeyi  bir "Departmen Store" yapmayı  düşlüyordu.

Kaliteli personel arayışı içindeydi.

Kimine saygı,  kimine korku telkin ediyordu. Ondan  korkanı çok,  ancak  benden başka da onu seveni pek yok gibiydi.

İkinci hocam

Prof. Duscio gibi bir hocadan sonra Sayın Karakaş'ın  hocalığı bende birçok  bilgileri sindirdi, pekiştirdi.

Alıcı ve satıcı piyasayı tanıma, işi masa başında  ve şantiyede görme , her kademede kişilerle görüşebilme, teknik  problemlere çözüm  getirme, mühendisçe proje yapma ve uygulamayı orada öğrendim.

Çok genç  yaşıma rağmen, orada çalıştığım  üç yıl içinde, Sayın Nurullah Narin, Ömer Maliki, Hacı ömer Sabancı, Ahmet Sapmaz , Ulagaylar, SQUIBB, Eczacıbaşı, Eliyeşiller, Çizmeciler, Bezmenler ve daha nice işadamı ile sahip  oldukları müesseselerin  üst düzey  yöneticilerinin  yanısıra, Fahrettin  Arel, Necmi İnanç gibi  müteahhitler, Sümerbank, Tekel, İETT gibi devlet müesseselerinin  üst düzeyleri ve Perşembe Pazarı  piyasasının  tüccarları ve çeşitli  taşeronlar ile yakinen  görüşme, tanışma ve tartışma fırsatını buldum.

Alarko'nun gelişmesinde bu bilgi birikimi  atılırken  ve iş seçerken, işin ücretinden  çok, eğiticiliği ve öğreticiliği  tercih  sebebi  olarak  alınırsa, edinilecek  bilgi birikimi  sonucu, gelişecek elemanların  başta düşük  gibi  görünebilecek ücretleri, makul  bir süre sonra o müessesede  veya başka  yerde mutlaka hakiki ve nisperen yüksek  bir değere erişecektir.

KISSADAN HİSSE

Yeni hayata atılırken  ve iş  seçerken , işin  ücretinden  çok,  eğiticiliği ve öğreticiliği tercih  sebebi  olarak  alınırsa, edinilecek bilgi birikimi sonucu, gelişecek elemanların başta düşük  gibi  görünebilecek ücretleri, makul bir süre sonra o müessesede veya başka yerde mutlaka hakiki  ve nispeten yüksek  bir  değere erişecektir.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org