Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Üzeyir Garih Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Bilgi En Az Sermaye Kadar Önemlidir
24.11.2008
Okunma Sayısı : 6420
Oy Sayısı : 3
Değerlendirme : 4,67
Popülarite : 2,23
Verdiğiniz Puan :
 

 

Bilgi En Az Sermaye Kadar Önemlidir
Üzeyir Garih
.
.
Bu yazı Sayın Üzeyir Garih'in vefatından sonra onun anısına ''İş Hayatımdan Kesitler ve Gençlere Tavsiyeler'' isimli kitabından alınıp onun Türklider Odasına konulmuştur...

.
.

Bilgi En Az Sermaye Kadar Önemlidir

Üzeyir Garih
.
.
 

Serbest çalışmaya ilk adımları atmış  ve Alarko'yu  kurmuştuk. Kiraladığımız yeri asgari  gereçlerle donattık. İlk önlem olarak aylık para çekişlerimizi  minimuma indirdik. Yeterli maddi sermayemizin  olmayışı, bizleri müşteri ve piyasa kredisinin  yanısıra fikir üretimi ve mühendislik  bilgisi kapitalizasyonuna da yönlendiriyordu.

Bilinçli veya bilinçsiz olarak teknik  problemleri ağır basan müşterilere yöneliyorduk. Bu  müesseselere hardware'i başka bir deyimle montajlı techizatı , problemini çözecek  software yani bilgi ile satmaya öncelik  veriyorduk.

Kilise Bodrumundaki Atölye

 Galata'da bir kilise bodrumunda el  aletleri , oksijen  kaynağı ve bir eski torna ile matkaptan  başka aleti olmayan  bir atölye ile de anlaşmıştık.

Bu şekilde, o günlerde çok seyrek olan ve mühendis tecrübeli usta işbirliği ile kurulmuş  bir özel  sektör imalathanesine sahip olmuştuk.

Profesör Duscio'dan  ve ilk şirketimden  kazandığım  teknik bilgiler bu işletmeyi başarı ile götürmemizde çok etken  olmuştur.

Piyasada iş kıtlığından çok çözüm  getirici, iş  becerecek firma yok  gibiydi. Bu bakımdan  klasik kalorifer işlerinin  ötesinde ucuzlatıcı özel metodlarla müşteriye parasal avantajlar sağlarken, minimum maliyetle karımızı maksimum hale getirmeye çalışıyorduk.

Buhardan ve sisten bir metre ötesinin  seçilemediği birbirinden bağımsız iki kumaş boyahanesine uyguladığımız buhar dağıtıcı  ısı reküperasyon  sistemi, bu alanda bizlere çok önemli  bir referans olmuştu. Bir süre sonra da, Heybeliada Deniz Harp Okulu yüzme havuzu tesislerinin çok iyi şartlarda firmamız Alarko'ya yaptırılmasını sağlamıştı.

Bu tesislerin günümüze kadar işletildiğini zannediyorum.

Türkiye'deki ilk Sıcak Hava Vantilatörünün İmali

1950'li yılların  sonlarına doğru bir Ağustos ayında "Emayetaş" fabrikalarının yeni ortaklarından Bedii Turgut Taranto Bey bir gün beni çağırarak  birkaç bin metrekarelik saç sıvama atölyesinin ısıtılması için bir teklif istemişti. Dört tuğla duvar ve bir eternit çatıdan  ibaret  çarkhanenin sıcaklığı kışın  5-6 santigrat dereceye kadar düşüyormuş. Çarkhanenin bitişiğinde emaye fırınları holünü tesadüfen  gördüm. Yarı  bellerine kadar çıplak adamlar kızgın  fırınların kapaklarını açıp kapayıp  emayesi pişecek  kapkacağı  fırınlara sokup çıkarıyorlardı.

Bu fırınların üzerine kurulacak davlumbazlardan yatakları  su suğutmalı vantilatörlerle emilecek sıcak havanın  çarkhaneye uygun hava kanalları ile üflenmesi  süretiyle bir ısıtma tesisinin   yapılabileceğini düşündük.

Gerekli  ölçümlemeleri  yaparak  o tarihte 16.000 TL'lik bir teklif verdik.

Birkaç gün  sonra çağırılarak işin bize verileceği ancak  bedelinin  yarısının işin başarı ile zamanında sonuçlanması koşulu ile işin  sonunda ödeneceği bildirildi.

Hiçbir pazarlık yapılmadan  verilen  bu sipariş bizi çok sevindirdi. O zaman kadar Türkiye'de imal  edilmemiş sıcak hava vantilatörlerinin üretimi çok başarılı  olmuş ve tesis zamanında bitirilerek  paramızı tahsil etmiştik.

Sonradan bu metodla ısıtmanın  kimsenin  aklına gelmediğini, mevcut konvansyonel ısıtma tekliflerinin 100.000 TL ve daha yukarı olduğunu , Bedii Bey'in  kişisel  garantisiyle bize bağlandığını öğrendim. Bir yıl sonra Bedii Bey bilgimizin bedelini fazlasıyla ödemiştir.

  
Genç Ve Teknik  Bir Firma Olarak Tanınma

Piyasada çok teknik bir firma olarak nam  salmaya başlamıştık.

Firmamız Alarko'da henüz mezun olmamış , İTÜ'nün son sınıfında okuyan 5-6 mühendis adayı  çalışmaya başlamıştı. Bir kısmı hala bizimle çalışan  bu kardeşlerimize ortağım  İshak Alaton'la birlikte bilgilerimizi aktararak  ve işlerin yapımını  delege ederek  motive etmeye çalışıyorduk. Çok  başarılı  genç bir takım olmuşturmuştuk.

Bir gün, önceleri Arçelik'te çalışmış ve o soralarda Tuzcuoğlu müessesesine geçmş İsmail Edizer isminde bir genç  bizleri ziyaret ederek, müessesesinin önemli bir teknik işi olduğunu ve patronlarının bizimle görüşmek istediğini söyledi.

İsmail Bey sonradan ülkemizin saç ekipmalarında en  bilgili ve başarılı uzmanlarından  biri olmuş  ve son zamanlara kadar işbirliği yaptığımız çok  saydığım  ve sevdiğim  bir teknisyendir.

Tünel'de Hidivyal Palas'ta patronunu ziyaret ettim. Amerika'dan yeni gelmişti. Kartal'da yarı açık  bir imalathanede kimyasal  bir toz imal ettiğini ve bu tozun  ABD'li eşinin  hobi olarak  yetiştirdiği çiçekleri öldürdüğünü bunun için  bir toz toplayıcı tesise gereksinimi olduğunu belirtti. Ülkemizin  sıkışan  döviz darlığında böyle bir tesisi ithal etmek olanaksızdı.

Fabrikada gerekli  ölçümleri  yaparak  verdiğimiz 64.000 TL'lik toz toplama tesisi teklifini derhal kabul ederek  tüm bedel için  çek gönderdi. Çiçek  mevsimi  dolayısıyla 300 TL/gün'lük  bir erken  bitirme pirimi vadetti.

Kısa zamanda o günün teknolojisine göre çok  başarılı  bir tesisi ikmal etmiş, 6 günlük bir erken  bitirme pirimini de tahsil etmiştik.
  

"Biz 'Kürek' Satıyoruz"

Sonradan  gününde reküpere ettiğimiz 300 kg'lık  tozun  beher kilosunun  3 liraya satıldığını ve tesisin bedelinin  iki buçuk ayda amorti edildiğini öğrendik.

"Böyle olduğunu bilseydiniz aynı fiyatı verir miydiniz?" sorusuna o gün "Biliyoruz, biz kürek ve satıyoruz, küreğin bedelini almamız yetmiyor, altın veya toprak küremeniz bizi ilgilendirmemeli," cevabını vermiştik.

Hayatımız boyunca bu prensibi  güttük. Sonuçta karlı çıktığımızdan eminim. Yıllar sonra kürek ve kürenecek  malzemenin  değerleri arasında direkt bir ilinti olmaması  gerektiğini pekiştiren  olaylar oldu.

Dostumuz ve uzun  yılar çalışma arkadaşımız olan sayın Necati Palabıyıkoğlu bu deyimi geçmişten  habersiz defalarca kullanmıştır.

Bu olaylardan  edindiğim ders, kendi üretiminin  değerine razı olmanın kişiyi mutlu edebileceği, fikir ve bilginin en az para kadar değerli ve geçerli olduğu, tok  gözlülüğün  daima fazlası  ile ödendiği, iyi referansın çok önemli bir pazarlama aracı oluşudur.

.
.
Tüm Yazıları

.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org