Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bedri Baykam Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUNA KADAR SÜRMELİ!
07.06.2013
Okunma Sayısı : 5820
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUNA KADAR SÜRMELİ!
BEDRİ BAYKAM



Türkiye, Demokrasi tarihimizin en ışıltılı, en  önemli günlerini yaşıyor.

Halkımız bir haftayı aşmış bir süredir toptan ayakta ve özgür insan olarak yaşama onurunu tekrar keşfediyor.

Defalarca biber gazının ve diğer alçak kimyasal silahların tadını bana da defalarca tattıran Gezi Dayanışması'nın gerçek sahibi halk, gençlik!

Onlar Erdoğan'ın çelişkili açıklamalarında okuduğumuz gibi ne "marjinal gruplar", ne de CHP'ye ait kitleler.

Onlar halkın ta kendisi.

Bugüne kadar farklı partilere oy vermişler, ya da bir kısmı oy kullanmaya bile gitmemiş.

Bir çoğu itiraf edelim siyaseti bu dayanışma sayesinde keşfediyor.

Bu büyük bir kazanç.  

O onurlu direnişte her renkten insan var.

Teyzeler, aydınlar, işsizler, öğrenciler, işadamları, esnaf, taksiciler, herkes orada...

Hatta "Apolitik olmaya zorlanmış anne-babaların, apolitik yaşamış çocukları" bile, birden siyaset havuzunda buluverdiler kendilerini.

Rockerlar, punklar, popçular...

Birbirine sarılmış her renkten futbol taraftarı! Aralarında bugüne  kadar birbirini paralamış en azılıları dahil

! "Şimdi anladınız mı, bu Cumhuriyet'i  Atatürk neden orduya, polise, siyasilere emanet etmedi de gençlere emanet etti?" diye soruyor twitterda bir genç. Evet, çok iyi anlıyoruz dostum!

Çünkü Ata, özgürlüğe en iyi gençlerin sahip çıkacağını biliyordu da ondan!

İşte bu gençlik de artık bardağı taşıran son damlalardan sonra kendi geleceği ve ülkesi adına göğsünü siper etmeye karar verdi en doğal haliyle.

31 Mayıs'ı 1 Haziran'a bağlayan gece demokrasi tarihimize altın harflerle yazıldı.

O gece, AKP'nin iktidara geldiği Kasım 2002'den, o geceye kadar süren "Korku İmparatorluğu"  çöktü gitti.

Hatta vefat etti diyebiliriz.

O tiksinç dönem, dinlenme korkuları, tarikat baskıları, hepsinin üstüne sifon çekildi...
             

O gece belki de halkın gözünde vefat eden bir kesim daha vardı:

İdeallerini üç kuruşa satmış olan merkez medya.

Artık hiç bir şekilde halkın gözünde eski itibarlarını bulamayacaklar. Türk halkı bu olaydan sonra hangi gazeteleri okuyabileceğini anladı.

Başta Ulusal Kanal, Halk TV, Hayat TV,  olmak üzere izleyebileceği kanalları tanıdı.

Umarım bu günler durulunca da bu kararlılıklarını unutmaz, yeni bir Türkiye için, gereğini yapar.

Onca tepkiden sonra da yapabildikleri programlara bakıyorum, pes diyorum. Yandaşlar ve renksizler senfonisinden ibaret bir komedi, ortada tek muhalif yok!
              

Bu mücadelede demokrasi şehitleri verdik şimdiden.

TOMA yüzünden ölen Keremcan Karakaş, araba tarafında ezilen Mehmet Ayvalıtaş ve insafsız bir kurşuna hedef olan Abdullah Can Cömert, henüz resmileşenler.

Başka kötü haberler de ortalıkda dolaşıyor. "Abdocan" son paylaşımında, dosta düşmana Atatürk'ün emanetini emin ellere verdiğini kanıtlayan inanılmaz cümleler yazmış.

Bu mücadelede "öleceğini", ölmeye hazır olduğunu da vurgulamış can kardeşim...

Sizler artık kalbimizde, Deniz Gezmişlerin, Uğur Mumcu'nun yanında yer alıyorsunuz.

Bu cinayetin gerçek sorumluları tetiği çeken basiretsizler mi, yoksa onlara yeşil ışık yakarak bu rahatlığı tanıyan büyük üstler mi? İşte ana soru bu!
             

Halkın üstüne bu şiddetle saldıran ve saldırtanların annesi kimdi, öğretmenleri kimdi merak ediyorum.

Nasıl bir şeydir bu "iktidar sarhoşluğu"?

Neden eski yasalarımızı yapan ve Cumhuriyeti kuran "2 ayyaş" (!) hiç bir zaman bu duygulara kapılmadılar?

"Vallahi biber gazı sırf o anda etkili, zararı hiç yok" diye bana yanıt veren AKP'li vekiller bile oldu.

Onlara teklifim net: Buyrun bu düşünceye sahip olanları, parlamentoya kapatıp üzerlerine 3 metreden sıkalım o biber gazını, o zaman ne düşünecekler görelim!!
           

Türkiye artık yetmez ama evetçilerle, Orhan Pamuklarla, medya 2. Cumhuriyetçileriyle, gerçek demokrat özgürlükçü aydınları arasındaki farkları iyi görmeli, bilmeli. Bir daha hiç kimse "aydın" sıfatını bu kadar kolayca kullanamamalı.
            

Sanatçılar Girişimi olarak, olaylar bu noktalara gelmeden Mimarlar Odası ve Taksim Dayanışması'yla beraber defalarca toplantı ve eylem yaptık.

Üç kere ben konuşma yaptığımı biliyorum.

Ama bizi dinleyen "otorite" olmadı! Bu nedenle Arınç'ın timsah gözyaşlarını ciddiye alamıyorum.

Bu sorumluluklardan kaçış o kadar kolay değil. ABD ve AB ise, ne siyasileriyle, ne basınlarıyla bu olayları öngöremediler.

Onların kafalarında kurdukları "Demokrat Erdoğan" imajının gerçeklerle hiç bir ilişkisi olmadığını bir türlü göremediler, görmek istemediler.

Türkiye'de artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.
             

Şu anda AKP'nin yapmaya çalıştığı, tansiyonu düşürüp ortam müsait olduğunda kabus gibi tekrar ortamın üstüne çökmek.

Bu bir taktik.

Buna kanmak son derece tehlikeli. Bu direniş "4 ağaç" için yapılmadı.

Onurlu,  laik,  Atatürkçü, solcu, alevi insanlara yapılan toptan hukuksal, yaşamsal, siyasi, her türlü ısrarlı aşağılama ve saldırıya karşı yapıldı.

Bir "yok saymaya" karşı yapıldı. Bu nedenle üzerimizdeki bu soysuz kara perde kalkmadan bir saman alevi gibi bu mücadeleden vazgeçmek son derece yalnış olur.

Türkiye, önümüzde bizleri bekleyen uzun yazı, tekrar demokrasi ve özgürlüğünü, onurunu tekrar kazanmak ve korumak için harcamalı.

Bundan sonra hiç bir siyasinin, Atatürkçüleri, alevileri, Türk halkını, aydınları hedef tahtası yapma keyfiyetini devreye sokmayı aklına bile getiremeyeceği bir ülkeye ulaşmadan bu mücadele bırakılmaz.

Bırakılırsa da bedeli bu sefer çok ağır olur.

Hatta demokratik mücadelede daha geri gidilmiş bile olunabilir!


Bu nedenlerle, acilen Sendikaların da, esas görevlerinin bu dayanışmada yer almak olduğunu hatırlamaları lazımdır.

Sendikacılık, 1 Mayıslarda polisin izin verdiği yerlerde yürüyerek yapılmaz!
             

İşte bu nedenlerle seçim süreçleri de yaklaşırken, Gezi Dayanışması'nı en demokratik, en barışcı emellerle gerçekleştiren o muhteşem dayanışmanın, kurulacak ittifaklarla ortak akılla oyunu aynı sepete akıtabilmesi şart oldu.

Hiç kimsenin bu büyük güçbirliğini bozma hakkı olamaz.

Bu ülkenin aydın sanatçıları olarak, her ne pahasına olursa olsun, bu barışcı, demokratik, insan haklarına ve Cumhuriyet değerlerine saygılı geleceği seçim sandıklarında da kazanmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız, bundan kimsenin şüphesi olmasın!

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org