Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Bedri Baykam Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Yaşasın Alkol, Aşk, Sanat, Erotizm, Özgürlük!
20.02.2008
Okunma Sayısı : 5194
Oy Sayısı : 5
Değerlendirme : 3,4
Popülarite : 2,38
Verdiğiniz Puan :
 

 

      Yeni Laik Dalgaya Değişim Paketi:
      Yaşasın Alkol, Aşk, Sanat, Erotizm, Özgürlük!
                                                                                                                       

Bedri Baykam


      Cuma gecesi “Ceviz Kabuğu”na çıktım. İşe önce tek yanlı programlarda bize dayatılan “türban, eğitim özgürlüğü adına isteniyor” safsatasını çökertmekle başladım. Bu da pek zor olmadı: Yasakçı AKP’nin hangi akıl almaz girişimlerle laik yaşam tarzlarına saldırmaya başladığını hatırlatınca, zaten bu saçma iddia kendiliğinden çöpe gidiyor. Ama tabii Can Dündar gibi “Neden?” sorusunun yanıtını Mehmet Altan, Cüneyt Ülsever, Nevzat Yalçıntaş ve Gülay Göktürk’te ararsanız, Şükran Soner’i de yapayalnız bırakırsanız, başka komik sonuçlara ulaşabilirsiniz(!)

      AKP’nin, anti-demokrat kimliğini deşifre ederken alkol yasaklarını da birkaç kez saydığım için, sevgili Cevizoğlu, o bilindik itirazı yaptı: “Alkolü de sayarsanız bizi eleştiriyorlar, ‘bakın işte bunların derdi hep alkol’, diye diye bizi yıpratıyorlar” dedi. Ben de yanıt olarak detaylı bir şekilde bunu nasıl bilinçli yaptığımı aktardım… Lütfen dikkatle okuyun çünkü AKP’nin bizi hangi “alaturka” taktiklerle çökertmeye çalıştığını artık deşifre etme zamanı geldi.

      Fransa gibi bir özgür ülkeyle, bir “yobaz yaşam” ülkesini birbirinden ayıran ölçüler nedir? Kimya fabrikaları mı? Askeri uçaklar mı? Tekstilde kullanılan kumaşlar mı? Cerrahların kalitesi mi? Yoksa özgürce yaratılan eserler, iddialı defileler, erotik fotoğraflar ve mağazalar, gece kulüpleri, nefis şaraplar, ışık saçan sinemalar, dev kitapçılarda bulunan on binlerce özgür yayın mı?

      İşte sorunun yanıtını “çok iyi” bilen şeriatçılar, hep bu çağdaş, özgürlükçü yaşama saldırırlar: Her yerde bu “keyif” rüzgarları hedef olur: Alkol satan barlar, büfeler, çıplaklık içeren sanat eserleri, dekolte kadın kıyafetleri… İşte bu noktada laik kesim Türkiye gibi “Müslüman” bir ülkede hemen komplekslere giriyor: “Aman alkolü savunuyor görünmeyelim, aman çıplaklığı savunuyor görünmeyelim”. Anlayamadıkları konu, bu  “mahcubiyetin”, içine çekildikleri puslu yobaz dünyada ölümcül bir demokrasi virüsü olduğu! Bizlerin en büyük zaafı, işte bu sendrom! “Muhafazakar” baskıyla, farkında olmadan sanki “beynimizi yedik”. Düşünün ki, aynı programda, Timur Selçuk ve bir başka müzisyen, Türk kadınına “uygun” görecekleri, daha “kapalı”, bir kıyafet tipi defilesi öneriyorlardı(!) Kadınlarımız adına ürktüm. Çünkü “yaşam tarzımızdan utanır hale getirilmek” rezaletiyle, sanatçılarımız bile, namusu “göbeklerin görünmesinde” arar hale düşmüşler!

      Devamlı onların sahasında top koşturduğumuzu sanarken, hep kendi yarı sahamızda üst üste goller yediğimizi fark edemiyoruz! Kum saati gibi eriyip, onların kuralları çerçevesinde “müdafaa”da kalıyoruz. Onlar, saldırdıklarında “ahlak” adına bunu yapmış oluyorlar, bizim ise, bu edepsizliklere karşılık verme durumumuz olamaz, çünkü kendilerini Tanrının elçisi gibi sunuyorlar!! Bu zaaf dolu tavrımız, şu sorularla mağlubiyete koşuyor: “Canım sanki laiklik alkol mü? Laiklik pavyon mu? Laiklik bikini mi, çıplaklık mı? Laiklik diskolar mı? Girmeyelim bu konulara!”

      Neyzen Tevfik’e atfedilen, yobazların içki düşmanlığına karşı yazılı ünlü dizeleri hepiniz biliyorsunuz:

Behey dürzü

Ne ararsın Tanrı ile aramda

Sen kimsin ki orucumu sorarsın?

Hakikaten gözün yoksa haramda,

Başı açığa niye türban sorarsın!

Rakı, şarap içiyorsam sana ne.

Yoksa sana bir zararım içerim.

İkimiz de gelsek kıldan köprüye

Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.

Esir iken mümkün müdür ibadet?

Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et.

Senin gibi dürzülerin yüzünden,

Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma,

Atatürk'e dil uzatma sebepsiz.

Sen anandan yine çıkardın amma,

Baban kimdi bilemezdin şerefsiz...

       Şu eklemeyi yapalım: Haddine mi düşmüş bu örümcek kafalıların, Atatürk’ün rakı sofrasına dil uzatmak? Bu dayatmalara bilinçaltı etkilenmelerle uya uya bu günlere geriledik. Artık tam tersine, halkı enayi yerine koymadan, bu konunun üstüne gidip, tüm özgür yaşam tarzlarımızı çok geç olmadan geri istememiz lazım. “Geri” diyorum, çünkü yobaz, artık hayatımıza zehrini akıtmaya başladı: Dün belediye mekanlarında alkolü yasaklayanlar, şimdi spor kulüplerine (!) el attılar Sanki sporcular kulüp lokallerinde gidip alkol komasına girecekler de, AKP onları koruyor! Utanç verici…

      Bugüne kadar bu sahte mahcubiyetlerin pençesinde devamlı alan ve zaman kaybettik. ANAP ve DYP bile “biz de Müslümanız elhamdülillah, biz de onlara benziyoruz” diye diye yok olup gittiler. Bu artık sonucu belli bir yanlış tavır. Şimdi sıra “hep kaybeden” bu oyunları değiştirmeye geldi: “Çekil git önümden yobaz, bana hiçbir anti-laik uygulamanı dayatamazsın, çünkü yaptığın milletvekili yeminine aykırı olduğu için vekilliğin düşer, kendine gel!”

      Bir kabus gibi üzerimize yıktıkları bu kara tabloyu, tam bir güreşçi silkinmesiyle yeneceğiz. Özgürlüklerin bir bütün olduğunu hatırlayacağız. Hiç kimse bizi, yaşama din eksenli bakmaya mecbur edemeyecek. Yaşam tarzımıza karşı en tahammülsüz faşist, hukuk dışı dinci söylemlerle çökmeye kalkanlara, her şeyden önce “itaatsizlik”le yanıt vereceğiz. Çünkü bu anti-laik uygulamalar hukuki değil, olsa olsa yarın bunları dayatanların partilerinin “kapatılma nedeni” olacak. Bu sütundan, haklarına sahip çıkan yeni bir genç laik dalgaya tavır değişikliği çağrısıdır bu. Nasıl dün “Nevizade Eylemi” ile Beyoğlu’ndan yobazları püskürttüysek, her noktada alanımızı gururla koruyacağız. VE dostlarımıza öğreteceğiz ki, alkolü savunmadan, ne kadın hakları, ne basın özgürlüğü, ne internet, ne işçi hakları, ne de laik hukuk devleti savunulur!


.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org