Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Serdar Urçar Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Top Sizi Sevecek
03.11.2010
Okunma Sayısı : 2889
Oy Sayısı : 4
Değerlendirme : 5
Popülarite : 3,01
Verdiğiniz Puan :
 

 

Top Sizi Sevecek
Serdar Urçar

CEO's dergisinden Dr. Yeşim Toduk Akiş Hanimin Serdar Urçar bey ile yaptığım söyleşiyi paylaşıyorum.

.
.
.



'Top Sizi Sevecek'

CEO's : Sizi tanıyabilir miyiz?

SU: 42 yaşındayım, iki kız çocuk babasıyım. Eskişehir Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi İngilizce işletme Bölümü'nden  mezun oldum. Marmara Üniversitesi  Avrupa Birliği 'nin  Politik ve Ekonomik  Yapısı üzerine yüksek lisans eğitimi aldım. İş hayatına 1992'de Arthur Andersen'in denetim bölümünde başladım.

Karma bilgisayar ve Superonline'dan sonra HP'ye katıldım. Üniversite hayatım boyunca turizm  sektöründe çalıştım, rehberlik  yaptım.

Üniversiteden  itibaren aslında  bir şekilde insan ilişkileri ve para kazanma işinin  içinde oldum. Turizm ve rehberlik çok farklı bir deneyim kazandırdı bana.



CEO's : Arthur Andersen de size parlak bir kariyer sağlayabilirdi. Neden ayrıldınız?

SU: Bugün olsa yine iş hayatına böyle bir başlangıç yapmak isterdim. 400 kişi başvurmuştu ve ben dahil  9  kişi işe alındık.

Fakat içimden  bir ses finans alanında kariyer yapmanın benim için doğru olduğunu söyledi.

Ayrılırken  oradaki yöneticilerim bana "Arthur Andersen'den ayrılmak tabancada tek kurşun  olmasına benzer, attın mı 12'den vuracaksın " dediler.

Çünkü ben 3-4 kişinin kurduğu çok  da büyük olmayan bir şirkete gidiyordum.

Kendi açılarından haklılardı.

CEO's : Kariyerinizdeki teknolojik adım olarak, Superonline'a nasıl geçtiniz?

SU: Karma'da çalıştıktan sonra askere gitim.

Dönüşte yine o dönemde hem Digital'de hem de Superonline'da fırsat  çıktı karşıma.
,
Digital'e kabul edildim. Fakat o sırada Superonline'ın genel müdüründen teklif geldi.

Digital'e evet demiştim,  çok arada kaldım ama buna rağmen Superonline'a geçtim.

Sektördeki  ve şirket içerisindeki oturmamışlık sebebiyle

Superonline'da çalıştığım 2 yıl adeta mücadele içerisinde geçti.

CEO's : Kariyeriniz HP ile devam ediyor, burada çalışmaya nasıl başladınız?

SU: Dördüncü ve son işim 1997'de girdiğim HP oldu. HP'yi; Arthur Andersen, Karma , Superonline tecrübemin  bileşkesi olarak görüyorum. Burada müşteri ve iş ortaklarına finansman sağlamaya yönelik Teknoloji Finans Bölümü'nü kurdum.

2001 krizine kadar inanılmaz hızlı  büyüdük. Daha sonra HP Kanal, Bilgisayar ve Yazıcı Bölümü'ne geçtim. Bu bölümde HP- Compaq birleşmesine kadar çalıştım. Birleşme ile beraber HP Şişisel Sistemler Grubu Ülke Müdürü oldum.

2007'nin  Mayıs ayında HP Ortadoğu Kişisel Sistemler Grubu Genel Müdürü oldum. Dubai'de çalıştım.

CEO's Görev kapsamınız nasıldı?

SU: 14 tane ülke bana bağlıydı. Suriye ve çevresi, tüm körfez, yani Umman, Katar Kuveyt, Suudi Arabistan vs.

CEO's : İş hacmi ne kadardı? Türkiye'den daha büyük müydü?

SU: Toplam hacmi Türkiye'den  yüzde 30 -40  oranında daha büyüktü. Ülkeler olarak bakıldığında Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan  en büyük hacme sahip ülkelerdi.



CEO's : Sonra Türkiye'ye geldiniz ve Türkiye'nin  genel müdürü oldunuz. Hangi birimler size bağlı şimdi?

SU: Bizde 3 tane ana birim var: Kişisel Sistemler, Baskı Görüntüleme ve Kurumsal Kurullarımız.

Bizdeki sistem gereği Kişisel Sistemler ve Baskı Görüntüleme Kurullarımızın başında arkadaşlar çok yetkinler, ülke yönetimi kurulu  kapsamında  bana bağlılar.

Kendi işlerini yapıyorlar, ben genel müdürlük ve yönetim  kurulu üyeliğimin dışında, Kurumsal Kurulun da ayrıca başındayım.

CEO's :Cironuzun dağılımında bölümler hangi paylara sahip?

SU: Yüzde 40'lar civarı Kişisel Sistemler, yüzde 25 – 30'lar da kalan diğer iki bölüm. Ama işin karlılık dağılımına bakarsanız, karımızın yarısından fazlası Kurumsal'dan geliyor .

CEO's : 2010 itibariyle HP Türkiye'de kaç kişi çalışıyor?

SU: 400 civarında kadrolu  çalışanımız var.

CEO's : Türkiye pazarının , gelişmesi ve global HP dünyasında daha önemli bir konuma gelebilmesi için bugün  elinizde sihirli değnek olsa neleri değiştirisiniz?

SU: IT sektöründe pazarın sıçrama yapması gerekiyor.

Donanım, yazılım ve hizmet  olarak sektörü böleceksek  Türkiye'de yazılım ve hizmet yatırımı gerektiği kadar yapılmıyor.  

Bu durumun  değişmesi için gereken; ticari  kültür ve zihniyettir.

Sonuçta hem yazılım hem de hizmet gözle görülmeyen veya dokunulmayan kavramlar , bunu  hem anlamak hem de anlatmak zor.

Pazarların gelişmesinin  yanı sıra, insanların eğitim seviyelerinin yükselmesi, müşteri bilincinin , pazarlama gücünün ve bilincinin artması gerekiyor.

CEO's :BT sektöründeki gelişimi destelemek için siz takım olarak bir şeyler yapacak mısınız? Projeleriniz var mı?

SU: Ben TÜBİSAD'ın yönetim kurulundayım  ve aynı zamanda Strateji Komitesi  Başkanıyım.

Özellikle STK'lar vasıtasıyla karar vericilerle yan yana olmaya ve mevzuatsal  değişiklikler üzerinde etkili olmaya çalışıyoruz.

Arkadaşlarımızı buralarda görev almaya yönlendiriyoruz.

Ancak  elbetteki bütün  bu süreci çok yönlü düşünmek lazım; sektörün kendi  görevlerinin yanında sektör oyuncularına, sektörden hizmet alan  müşterilere ve devlet kurumlarına düşen görevler var.  

Her alanda yeniden yapılanma gerekiyor.

Bugün birçok holding veya bankanın  kendi bünyesinde barındırdığı Dahili Bilişim Şirketleri var.

Aslında, burada alternatif  gider döngüsünü çok iyi değerlendirmek lazım. IT sistemlerinin ve hizmetlerinin  şirket içine çekilmesi  alternatif maliyetler sebebi ile şirketlere daha pahalıya  geliyor olabilir.

Bunun değişiyor olması lazım. Güney Afrika'da Türkiye'ye nazaran uluslararası ölçekte olan  daha büyük kurumlar var.

Bizim kurumlarımız henüz yeterli  büyüklüğü ve genişlemeyi  sağlayamamış durumda.

Hatta küresel ölçekte  baktığınızda bizim  şirketlerimiz halen KOBİ statüsünde diyebilirim, yeterince büyük, uluslararası ve küresel ölçekte başarılı kurumları çıkartamıyoruz.

Bütün bunlar ülkenin  genel işleyişi, genel bünyesi, genel eğitim seviyesi ile de ilgili.

Kısacası, ülkenin dönüşümü ve teknoloji dönüşümü arasında birbirini etkileyecek ve tetikleyecek bir bağ var.



CEO's :Bir diğer eksiğimiz de Türkiye'de BT hizmeti almak isteyen şirketlerin, karşılarında aynı kurumsal ve profesyonel standartlarda çalışan  kurumları bulamaması olabilir mi?

SU: Aslında var ama doğru finansal yapı ve doğru  girişimcileri birleştirmek gerekiyor.

Bizim sektörümüz nispeten genç nir sektör, ticaret yapmayı da iş yapmayı da yeni öğreniyorız, bunun açılımı  fiyat istikrarı, katma değeri artırabilmek ve bunların arkasında durabilmek önemli.

Bugün yaşadığımız fiyat savaşları  sektörümüzün  büyük bir problemi .

Bu projeyi almak insanları  o kadar heyecanlandırıyor ki makul  olmayan  fiyata da proje yapabiliyor.

Ancak iş hayatı söz konusu ise duyulan o heyecana  makul bir karın  da eklenmesi lazım.

Ama bu değişim  zamanla yaşanacak çünkü artık  iş adamı / kadını mantığı ve iş yapış şekli oturuyor. Bizim sektörümüzde de ticari kültür yavaş yavaş yerleşiyor.

CEO's :Sektörünüzde kariyer yapmak isteyen gençlere ne tavsiye ediyorsunuz?

SU: Bence başarının bir formülü ya da reçetesi yok.

Başarı öykülerinden etkilenilebilir, esinlenilebilir ancak. Bu öyküler kafalarda kıvılcım yaratabilir.

Tavsiyem şu: Gençler değişik kariyer ve başarı öykülerine açık olmakla beraber kendi doğru kararlarını bulsunlar. Bunu da yapmanın  yolu kendini ve kendi  yeteneklerini tanımaktan geçiyor.

Üniversitede ve sonrasındaki iki üç  yılda değişik  iş ve fonksiyonları  denemeliler.

Güçlü yanlarını tespit ederek  bunların  üzerine gitmeliler.

Bununla beraber belli liderlerden , koçlardan, mentorlardan da etkilenmeliler, öğrenmeye açık olmalılar.

CEO's :Kendinizi anlatırken karmadan ve iç sesinizi dinlemekten  söz ettiniz. Bu iç sesi dinleme becerisini nasıl kazandınız?

SU: Şans çok önemli. İyi bir Fenarbahçeliyim,  futbola meraklıyım.

Bazen futbolda güzel bir vuruş yaparsınız ama top direğe çarpar, dışarı çıkar.

O zaman şunu derler "Top sizi secevek".

İş hayatında da böyle, top sizi sevecek.

Ama top en çok çalışan, çok koşan ve kazanmak isteyen takımı seviyor.

Yani şans çok önemli ama şansı  çağırmanız lazım.

Şans, sebatkar bir şekilde iyi niyetli  çalışanı  bir yerden  sonra mutlu eder, o  maçta olmasa da bir sonraki maçta ama mutlaka eder.

CEO's :İş hayatınızda kararları nasıl alıyorsunuz?

SU: Ben şirket içerisinde inanılmaz boyutta geribildirim alırım.

Olabildiğince herkesin fikrini duymak isterim.

Ama son  kararı içime kapanıp veririm.

Aksini uyguladığımda hata yapıyorum.

CEO's: HP'de kadın  çalışan oranının yüksek olduğunu biliyoruz. İş hayatındaki kadınlar konusunda ne düşünüyorsunuz?

SU: Evet kadın  çalışan oranımız yüzde 42 seviyesinde, yönetimde ise yüzde 48.

Bu yalnızca Türkiye'de böyle. Kadınlar bir işe farklı perspektiflerden  bakabiliyor.

Bir işi yaparken başka bir  şeyi de düşünebiliyorlar.

Erkekler ise ancak  tek bir şeye odaklanabiliyorlar.

CEO's :Sizde böyle ama iş hayatının genelinde özellikle yönetim  kademesinde erkek egemenliği var. Neden sizce?

SU: Türkiye'de belirli  bir kuşağa ait kişilerden oluşan  yönetimlerde üst düzey yöneticiler çoğunlukla erkek. Çünkü erkekler erkekleri seçiyor. Bu bir toplamın; toplumsal kültürün, ticari kültürün, şirket kültürünün sonucu. Kültüründe kadınlara yer veren şirketlerde ise kadınların korkunç  patlamalar yarattıklarını görüyoruz.



CEO's :Kadınların iş hayatına en büyük katkısı nedir sizce?

SU: Duygusal zeka, esneklik, çoklu perspektiften bakabilme….

CEO's : Peki, sizin liderlik tanımınız nasıl? Liderlik nedir sizin için?

SU: Bence liderlik, adı konmamış,  tanımı yapılmamış, görev tanımı oluşmamış, oluşturulmamış bir şekilde bir düşünceyi , belirli bir işi veya gidişatı etrafına kabul ettirmektir.

Bir kitlenin güvenini kazanmak, onları bir noktaya getirmek için ikna etmek, onları bir noktaya sürükleyebilmektir.

Hedeflenen noktaya gidilmesini sağlamaktır liderlik.

CEO's :Liderlik nasıl geliştiriliyor?

SU: Liderlik "alarak , alıcı olarak , dinleyerek" doğru rol modelleriyle, iyi yapandan duyarak görerek, yanlış  rol modelleriyle yanlış yapandan  o yanlışı görüp, yanlış olduğunu  farkına varıp onu  yapmayarak, kendine zaman ayırıp, kendini inceleyerek ve kendi aksına aynada bakarak gelişir.

.
.
.







.
.
.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org