Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Tınaz Titiz Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Zincirdeki eksik baklalar ve sonuçları
29.12.2020
Okunma Sayısı : 659
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

Zincirdeki eksik baklalar ve sonuçları

Çoğu kimsede çoğu zaman var olabilecek 'düşünme alışkanlıkları'na oldum olası merakım var.

Bu nedenle de gazete köşe yazılarına,

TV tartışmalarına, hatta internet ortamındaki yazışmalara daha bir dikkatle bakarım.

Genellemek istemem ama, gözlemlediğim böyle bir alışkanlığı ve ona yol açtığını düşündüğüm neden(ler)i paylaşmak;

gelebilecek yorumlar yoluyla da zenginleştirmek isterim.

Zihnimize çeşitli yollarla üşüşen sorular var.

Belki de en yaygın olanlardan birisi, 

HUMAN The Movie adlı filmin son sahnelerinin birindeki çocuğun[1] 

-bu veya benzer ifadelerle- sorduğu şu sorudur:

"Kendime sordum, niçin bu Dünya'dayım?

Buradayım çünkü Tanrı'nın benim için bir planı var.

Çünkü bu Dünya'da olan herkesin bir misyonu var; o halde benim de var, ama ben onu henüz bilmiyorum?"

Filmdeki çocuğun, sorduğu sorunun cevabını henüz bilmediğini açıklıkla

söylemesinden sıra dışı bir zihinsel yeteneğe sahip olduğunu düşünüyorum.

Ama yine de sorusunun bir cevabı olduğundan emin.

Belki yaşadıkça bu soruyu sora sora ya bir misyonu olduğu

ya da bir avuç enerjiden başka bir şey olmayabileceği gibi bir sonuca varacaktır.

Ne sonuca varacağı bu yazının konusu açısından önemli değil;

önemli olan zihnindeki bu soruya ve daha yüzlercesine cevap bulmak için duyduğu büyük arzudur.

"Sorularına cevap bulmak" dürtüsünün tüm canlılarda ortak olduğu görülüyor.

Bu nedenle de dünyaya yeni gelenlerin bebeklik dönemlerindeki sevimli ve komik hallerinin birer "cevap arama" eylemi olduğunu,

büyüdükçe bu meraklarını yavaş yavaş -eğitim yoluyla- kaybedip birer çok bilmiş meraksız haline dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Cevabını aradığımız "zihinsel alışkanlıklarımız" bağlamındaki soru açısından burada önemli olan,

cevabını bildikleri ile bilmedikleri arasındaki eksik baklaları tamamlama ve o baklaların eksikliğinin yarattığı rahatsızlığı giderme arzusunun ne denli güçlü olduğudur.

Türümüzün kültürel alışkanlıkları bu eksik baklaları giderme konusunda o derece hızlıdır ki,

boşluğu kapatacak açıklamaların, düşünme zincirinin bütünü ile tutarlı olmasına,

referans alınabilecek tek yol gösterici olan "akıl-sezgi etkileşimi yoluyla evrimleşmiş bilim"in bu konuda bir cevabı olup olmadığını doğrulamaya zaman harcamadan,

doğrudan doğruya kendine makul gelen bir açıklama bulup boşluğu kapatır

(Dini inançlar bu bağlamda ilk başvurulan -boşlukları dolduran silikon macunlar kadar pratik- araçlardır).

Bu alışkanlık ilk bakışta yanlış gibi görünse de muhtemelen evrim açısından türe bir avantaj kazandırmakta olabilir.

Öyle ya, her açıklama boşluğu bir belirsizlik, her belirsizlik bir düşünme zorunluğu,

o zorunluk bir zaman sarfı,

o ise avcılık-toplayıcılık açısından rakiplerinden geri kalmak anlamına geleceği için, bir risk alarak o boşluğu bir varsayımla kapatmaktadır.

Eğer tesadüfen de olsa o varsayım işe yararsa,

artık düşünme zincirinin o bölümüne yapılan yama tuttuğu gibi, belki başkaca boşluklar için de kullanışlı bir silikon dolgu malzemesi bulunmuş olmaktadır.

Varsayım işe yaramaz ise, muhtemelen niçin işe yaramadığını sadece kendisi bilecek, belki de işe yaramazlığı yeni bir dolgu ile kapatmaya kalkacak;

her defasında gözünün (yani aklının) oraya takılmasına engel olmak için de orayı biraz zor görülebilir bir boya ile boyayıp kendini kandıracak -ama rahata da ermiş olacak-tır.

Eksik düşünme baklalarının bu gibi üç kağıtçılıkla dolgulamayı engelleyebilecek tek malzeme "kuşku"dur.

Eğer kuşku bilinçli bir düşünsel alışkanlık haline gel(e)memişse, eksik bakla yukarıda değinilen yanıltıcı dolgu malzemeleri yoluyla derhal kapatılacaktır.  

Eğitimdeki 

ezber[2],

tekrar[3] ve 

koşullandırma[4] 

gelenekleri yeni dolgu malzemeleri üretimine son derece elverişli malzemeler olup,

ulusça elbirliği halinde imal edilmektedir.

Eksiksiz zincir olması gereken düşünmenin boşlukları hangi malzemeyle doldurulmuş olursa olsun,

bunların gerek kişinin kendisi gerekse başkalarınca fark edilmemesi için

"tumturaklı söz söyleme",
"yabancı sözcük kullanımı",
"bağırma",
"inanç ve diğer ideolojileri sorgulamaya kapatmak"

gibi boyalarla dikkat çekmez hale getirilir.

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org