Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Galip Yorgancıoğlu Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Çalışanın kumaşı Mey İçki'ye uymalı
06.06.2011
Okunma Sayısı : 6055
Oy Sayısı : 2
Değerlendirme : 5
Popülarite : 1,51
Verdiğiniz Puan :
 

 

Çalışanın kumaşı Mey İçki'ye uymalı

.
.

Radikal Gazetesinden Sayın Ruhi Sanyer'in benimle yaptığı söyleşiyi sunuyorum...

.
.
.

Çalışanın kumaşı Mey İçki'ye uymalı


2.1 milyar dolarlık Mey İçki'nin CEO'su Galip Yorgancıoğlu şirketin ilk çalışanı. Yorgancıoğlu, "Şirket kuruldu, attılar beni Nurol Plaza'nın 17. katına. Bu şirket orada doğdu" diyor. Mey'de bugün 1000 kişi çalışıyor.

 Türkiye'nin aralarında Yeni Rakı'nın da bulunduğu birçok markanın sahibi lider alkollü içki üreticisi Mey İçki geçen haftalarda 2.1 milyar dolara dünyanın en büyük alkollü içki üreticisi İngiliz Diaego'nun oldu. 2003 sonunda 292 milyon dolar karşılığında özelleştirilen Tekel'in alkollü içki bölümünü satın alarak faaliyete geçen Mey İçki, 2007'de toplam 900 milyon dolara Amerikalı yatırım fonu TPG (Texas Pacific Group) ve özel sermaye şirketi Actera'ya satılmıştı. Rakamlar Mey İçki'nin sekiz yılda değerini 7'ye katladığını gösteriyor.

Bu başarıda kuşkusuz en büyük pay Mey İçki CEO'su (İcra Kurulu Başkanı) Galip Yorgancıoğlu'nun. Şirketin yeni sahibi de, eskileri gibi imzayı atarken Yorgancıoğlu ve ekibinden vazgeçmedi. Yani yeni dönemde yönetimde bir değişiklik yok.

'Işıklar hiç sönmez'


Yorgancıoğlu'na göre şirketin başarısı tek kelimeyle '1000 kişilik çok iyi bir ekip' olmasından geliyor. "Burada birbirine sevgiyle, saygıyla sarılan tutkulu bir ekip var" diyen Yorgancıoğlu şu örneği veriyor:

"Bundan dört sene önce şirketin değerleriyle ilgili araştırma yaptırdık. Çalışanlara soruldu şirketin değerleri olarak neleri görüyorlar diye. Şimdi her şirkette ekip vardır ama bizde şirketin önemli değerlerinden biri tutkulu ekip olma çıktı."
"Ne demek tutkulu ekip olmak?

Para almadan mesaiye mi kalıyorlar" diye soruyorum ve şu yanıtı alıyorum:

"O bir şey değil, bizde ışıklar sönmez. Sabaha kadar çalışır insanlar. Yaptığımız işi sevmek, saygı duymak çok önemli. Yardımlaşma çok önemli bizde. Burada iş dünyasındaki birçok şirkette olduğu gibi herkesin birbirinin ayağını kaydırmaya çalışması gibi işler yoktur. Bu şirkette ikinci bir değer, hedeflere kilitlenmek çıktı. Çünkü bu şirket aynı zamanda performans odaklı bir şirket. Performans odaklı olduğunuz zaman ne oluyor, bir şekilde iyi bir ekip olmak zorundasınız. Herkesin bildiği bir hedef var ve onun gerçekleşmesi için herkes hedefe kilitlenmiş durumda ve bakıyorlar en önemli şey insan, ekip, arkadaşlık, ekipdaşlık."

Mey İçki'de kaptan köşkünde Yorgancıoğlu dahil dokuz kişilik İcra Kurulu var. Bu ekibin büyük kısmı 2004'te Mey İçki'nin kuruluşunda Yorgancıoğlu ile birlikte gelmiş ve yedi yıldır da birlikteler.

Yorgancıoğlu o günleri "Bu şirkette sicil numaram 1. Bordroyu aldığınız zaman sicil numarası yazar ya, benim numaram dokuz tane 0, ardından 1. İlk elemanım. Şirket kuruldu, attılar beni 17. kata Nurol Plaza'da. Bu şirket orada doğdu, hiç kimse yoktu. Telefon, faks hiçbir şey yoktu. Sekreter, bilgisayar zaten yoktu" diye anlatıyor.

'Üç yıllık plan yaparız"


Daha sonra Mey İçki, özelleştirme ihalesini kazanınca hızlı bir yapılanma başlamış.

Tekel'de bulunmayan finans, satış, pazarlama, IT, insan kaynakları gibi bölümler kurulmuş.

Yorgancıoğlu bu görevlere, hızlı tüketilen mamullerde uluslararası şirketlerde başarısını kanıtlamış, eskiden tanıdığı ya da birlikte çalıştığı kişileri getirebildiği için şanslı olduğunu söylüyor. Aşağıya doğru örgütlenme de bu mantıkta devam etmiş.

Mey İçki de uzun vadeli stratejiler üçer yıllık belirleniyor. "Mesela biz bu sene 2012-2013 ve 2014'ün stretejisini belirleyeceğiz" diyen Yorgancıoğlu'na yönelttiğim "Sizinki sürpriz vergi artışlarının, tüketimi kısıtlamaya yönelik önlemlerin geldiği bir işkolu. Uzun vadeli stratejiyi nasıl yapıyorsunuz? Hiç beklenmedik bir vergi artışı gelince kendinizi nasıl hissediyorsunuz" sorusuna şu yanıtı alıyorum:

"Kötü hissediyoruz tabii o zaman kendimizi. Düşünün 31 Aralık 2009'de yüzde 10 vergi artışı olmuş. Arkadan 10 ay sonra yüzde 20 gibi yüksek oranlı bir vergi artışı gelmiş. Tabii zıplıyorsunuz havaya. Enflasyon yüzde 6, bir senede yüzde 30 vergi artışı olursa zıplamaz mısınız havaya, tabii ki zıplıyorsunuz ama öte yandan da bu planı ve bütçeyi yapmak zorundasınız. Bundan sonra vergi artışı falan beklemiyoruz. Artık hiçbir şey beklemiyoruz. TAPDK bir sürü kısıtlayıcı düzenlemeler yaptı. Sektör olarak onların hepsine dava açtık. Onların da zaten büyük bir kısmını geri alabileceğimize inanıyoruz. Ama esas yoğunluk, detaylı plan birinci yılda. İkinci, üçüncü yıl o kadar detaylı yapmıyoruz bilinmezliklerden dolayı."

'Büyümede agresiflik Diaego ile devam edecek'



Mey İçki İcra Kurulu Başkanı Galip Yorgancıoğlu, direktörlerin altındaki 55 müdürün işe giriş mülakatını da yapıyor.

Yorgancıoğlu "Hepsi benim onayımdan geçiyor. Bir de ürün müdürlerini görüyorum. Ürün müdürleri de nereden bakarsanız bir 10-15 kişi vardır.Ürün müdürleri çok önemli ve bu nedenle onları da görüyorum" diyor.


Yorgancıoğlu'na göre Mey İçki'de çalışmak kolay değil. "Bizim oluşturduğumuz kültüre uyması şart" diyen Yorgancıoğlu şunları söylüyor:

"Kumaş da çok önemli. Mey İçki'de çalışmak kolay değil. Mutlaka hızlı tüketilen mamullerde ciddi bir tecrübe olması gerekiyor, hem de bu sisteme uygun bir kumaşınız olması gerekiyor. Yani bu ekibe ayak uyduracak, yardımlaşan, tamamen hedefe kilitlenen, performans odaklı, kalite odaklı, müşteri odaklı, insan olması da çok önemli. Sadece konusunda çok tecrübeli ve başarılı olması yetmez. Mey İçki'ye uygun kumaşı da olması gerekiyor ki bu takımın içinde sırıtmasın."

Yorgancıoğlu, Mey İçki'ye ilk günden beri çok agresif bir vizyon koyduğunu belirterek şunları söylüyor:


"Vizyonumuz şuydu: Bir tarafta Türkiye'de bulunduğumuz kategorilerde liderliğimizi devam ettirip, diğer bir yandan da özellikle rakı kategorisinde ciddi bir dünya oyuncusu olmak istiyorduk. Bence o tarafa doğru ilerliyoruz. Diaego'nun dünyanın her tarafında dağıtım ağı var. Biz bir türlü Rusya'ya giremiyoruz. Diaego sayesinde Rusya'ya girebileceğimizi düşünüyorum. Mevcut olduğumuz yerlerde çok daha güçlü kuvvetli satış ağımızın olacağını düşünüyorum. Mesela ABD'de varız ama istediğimiz güçte değiliz şu anda. Diaego'nun, Yeni Rakı'yı bir dünya markası yapma vizyonumuza katkısı olacağını düşünüyorum. Zaten şu anda bu satınalmadan sonra herkesin bildiği, bahsettiği bir şirket haline geldik."
"Tüketiciyi iyi anladık, hep inovasyon yaptık"

Yorgancıoğlu'nun anlattıklarından Mey İçki'nin başarısında inovasyonun önemli payı olduğu ortaya çıkıyor. Tekel'in alkollü içkiler bölümünün Mey'e dönüşme yolculuğunda hep ilkler görülüyor. Bir kamu kuruluşuyken çok sınırlı bir ürün gamına sahip olan şirkette alkollü içki olarak bugün neredeyse yok yok. Tekirdağ Altın Seri adıyla ilk kez meşe fıçılarda eskitilen rakı, Cumhuriyet öncesi Türkiye'nin İzmir sakızlı rakısı hep ilklerden.
 
Bu arada şarap departmanı da baştan aşağı yenilenmiş. Önce bir Fransız, sonra da Kaliforniyalı bir önologla çalışılmış. Buzbağ yenilenmiş, ortaya Kayra markası çıkarılmış. Votkaların, likörlerin hepsi yenilenmiş, yenileri piyasaya çıkartılmış. Tekel'in Binboğa votkası ihracatta kolaylık olsun diye isim değiştirip Binboa olmuş. Taze anasonlu, kurutulmuş üzümden yapılan rakılar hep yeni dönemin ürünleri. Votkanın da içine kan portakal, kırmızı elma, satsuma girmiş. Yorgancıoğlu "Tüketiciyi iyi dinledik, anladık, hep inovasyon yaptık. İnovasyon yapmaya da devam edeceğiz" diyor.

"Burada her şey tüketiciyi anlamaktan geçiyor" diyen Galip Yorgancıoğlu'na göre tüketicinin ne istediğini anlayamayan şirketin başarılı olma şansı yok. Bu nedenle de Mey hem kantitatif hem de kalitatif yüzlerce anket, araştırma yapıyor. Bunlar arasında hem birebir saatler harcanarak hem de daha kısa formlarla yapılan anketler var. Ancak yeni ürün sadece tüketicinin isteğine göre piyasaya çıkartılmıyor. İstek şirkette değerlendiriliyor, o pazarın büyüme imkânı olup olmadığına da bakılıyor. Eğer iş finansal olarak anlamlı ise düğmeye basılıyor.

.
.
.


Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org