Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Serdar İnan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

İŞİN SIRRI
08.01.2012
Okunma Sayısı : 1807
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

İŞİN SIRRI

Yumuşak bakışlı, biraz boynu bükük, hayata daha ılıman bakabilmek, strese, tansiyona, mutsuzluğa karşı koymak anlamına gelmekte.

İnsanların içinde boğuldukları aslında kendi girdapları olmakta ve maalesef bunun farkına belki bir an bile olsun varamamaktayız.

Hayatın akışı, değer yargıları, zanna tabi ihtiyaç listeleri, olmadan yaşanmaz sanılan istekler, hava atma kaygıları, sen çok büyüksün lakırdıları, onda olandan daha iyisine istekli yığınlar, geçmişten getirilmemiş dersler, atadan önde giden arzular ile birlikte hayatımızı yaşanasılıktan uzakta seyrettiriyoruz.

Yanlışa dur diyebilmek önce tespiti doğru yapmamız gerekiyor. Neye dur, neye geç diyeceğiz, mutlaka karar vermek zorunda mıyız?

Hayatı geldiği gibi yakın, iktidarsız, objektif kabul edemiyoruz.

İlla ki içine bizden bir şey katmak zorunda mıyız?

İçimizde bizi kemiren o ben duygusunu beslemeye devam etmeli miyiz?

O bizi hiç mutlu edebildi mi ki?

Bu soruları kendimize sorabilmeli, yaşam kalitemizi ruhsal anlamda yükseltmeliyiz.

Hayatımızda yaşanan ikili diyaloglarda, bu diyalogların illa bir insan ile olması gerekmez, kaderle bile hep diyalog halindeyiz, devamlı kendimize kızıp  daha iyi niye yapamıyorum demiyor muyuz?

Kendimiz ile, hayatımız ile yaptığımız diyaloglarda peki demeye başladığımız an, hayatı tarafsız görmeye başladığımız an oluyor.

Tarafsızlıkta; yenilgi ya da galibiyet bizim değil herkesin olmaya başlıyor.

Bu sayede rahatlık ve huzur yakalanabiliyor.

Yoksa takımı yenilmiş taraftar üzüntülerini ömrümüz boyu yaşamak zorunda kalıyoruz.

Bu konuda örnek vermek gerekir ise, suyu durdurmanın zorluğunu idrak ile ancak ona yön verebileceğimiz irademiz ortaya çıkıyor.

Su bildiğiniz üzere hep mecrasında akacaktır ve aslında bilenler için nasıl ve nereye akacağı su olmadan bile ortaya konabilir.

Hayatta da işte aynı su misali, su nasıl olsa yukarıdan aşağıya akacak, biz de ancak onunla aşağıya akmalı, nefsimizi terbiye ile irademize yön vermeliyiz.

Yani suya set çekmek ile kadere kafa tutmakta da aynı şekilde stresimiz artıyor.

Suyun önüne dikilen engeller ile suya yön verme isteğinde, koyduğumuz engel üzerinde güç artmakta, hatta yaptıklarımızı yıkan bir durumda ortaya çıkabilmektedir.

Hâlbuki külli iradeye teslimiyet, cüzzi irademize güç katıyor.

Hatta öyle anları yakalayabilen şanslı kullar için, cüzzi iradenin külli iradeyi aştığı o çok nadide anları yakalama imkânı vardır.

Cüzzi irade, yani aslın küçük parçasının iradesinin, asıldan daha yüksek olduğu, bir anlamda damlanın okyanustan hatırlı olduğu anlar, ancak Allah'ın kuluna karşı aşkıyla anlatılabilen anlardır.

Böyle bir mertebenin önümüze sunulduğu bizler, elimizdeki gücün anlamını anlamadan cüzzi işlerimize maalesef devam ediyoruz.

Allah hepimizi küçüklüğümüzde sakladığı büyüklüğümüzü görebilme imkânı versin.

Elbette bu konular, hayatında bu cümleleri ilk defa duyanlarımız için kavraması biraz zor gibi gelebilir.

Zaten Allah da hepimizin kavramasını dilememektedir.

İyi olmadan kötünün olamayacağı gibi her şey aslında tek bir kare resme hizmet etmektedir. Bizlere düşen önümüze bizim anlamamız için konmuş olayları doğru tahlil ve kendimizi devamlı tekamül ettirme isteğidir.

Bu sebeple her işi sahibine bırakmak stresimizi ortadan kaldırıcı önemli bir öğe olmaktadır.

Müdahalesizlik içinde asıla ait olma duygusu artacak, içimiz boşalmaya, o dolmaya başlayacaktır.

Güzellikleri istiyor isek, içimizdeki çirkinlikleri atmalıyız.

Bildiğiniz üzere, kapalı bir sisteme bir şeyin girebilmesi için bir şeyin çıkması gereklidir.

Tasavvuf âlimlerinin öğrencilerinin doğru diye bildikleri her şeyi doğru bile olsalar önce yok etmelerindeki sır işte budur.

Çünkü her şeye cinsi yakışır, aynı cins olmayan hayvanların birbirlerine yaklaşmaması bundandır.

Çirkinliklerimizi, gelecek güzelliklere yer açmak için terk etmeliyiz.

Bu şekilde teke varacak, aradaki farklar kaybolacaktır.

Teke varma bilinci tevhide ermek demektir.

Ancak bu yolculuktan önce kişi kendi içinin keşfine çıkmalıdır, önce kendini, yaratılmışlığını keşfetmeli, sırlara vakıf olmalı, ondan ne istendiğini verilenlerden idrak edebilmelidir.

Bu şekilde artık tecrübe kazanacak, başka denizlere geri döner miyim kaygısı taşımadan açılabilecektir.

Aslında ilk okuyuşta basit gibi gözüken uygulama şekli, yolda bizi vazgeçirtecek çeşitli tuzaklar ile doludur. Kişi ancak bu tuzaklardan benliğinden uzaklaşarak korunabilir.

Zamanla bakış açımız, olaylara yaklaşımımız değişecek, batınimiz ile zahirimiz farklılaşacak, sabrımız, tahammül ve ihata gücümüz artacaktır.

Suyun buz hali, su hali ve buhar hali misali, bildikçe ısınacağız, ısındıkça genişleyecek ve yayılacağız.

Bu ısınmada bize gerekecek olan içimizdeki aşktır.

Bu aşk ise karşı cinste, doğada, akrabada gördüğümüz değil, asıla, yaratana karşı olandır.

Nasıl olduğumuz yerden yere bakarsak ve bakış açımızı yukarı doğru önce gökyüzüne, sonra uzaya çıkarır isek, aslında baktığımız yön aynı ama gördüklerimiz farklı olabilecek ise, yukarı mertebeden bakanlar ile baktığımız aynı bile olsa, aslında görülenin hakikati, ancak yukarıdan baktıkça oluşacaktır.

Aynı bakış açısı yukarı doğru değişebileceği gibi makrodan mikroya inerken de değişiklik gösterecektir.

Molekül, atom ve ötesi aynı gücün ve zarafetin tezahüründen ve her şeyin olabileceğinin ispatından başka bir şey değildir.

Rabbimiz bize her an başka bir şanda olduğunu bu konuların idraki için söylemektedir.

Bu sebeple Allah'a kalıp koymak veya felsefi anlamda bazı konuların imkânsızlığını tartışmak bizim aczimiz ile onu anlamak istememiz anlamına gelecektir.

Yani her şey o ve ondandır, ya da başka anlamda o ve onun aynalanmasıdır, aslında bizim peşinde kendimizi helak ettiğimiz yaşam alanımız, onun aynada kendini seyir isteğinden başka değildir.

Başka anlamda tek, ancak diğeri var ise var olacaktır, yoksa ancak kendini idrak edenden gayri değildir.

Ondan başka olamayacağı için ancak görüntüsü ile bilinmişliği dilemiştir.

Bizler onun aynadaki aksi olmak ile ne kadar hak iddia edebileceğimizi varın siz düşünün.

Birbirimize karşı husumetler, ihtiraslar, ben varım kaygıları içinde debelenen bizler aslımızdan ve var olma amacımızdan uzaklaşmakta ve sonsuzluk deryasından hakkımıza düşeni alamamaktayız. ,

Bu satırlarda aslında gördüğümüz, bildiğimiz her konunun daha değişik yorumlaması olabileceğini görmekteyiz.

Bizim okyanustan bir damlayı bile bilmemizin mümkün olamayabileceğini idrak etmeliyiz.

Her türlü fikri, aklımızın düşünebiliyor olması aslında o fikrin var olabilme potansiyelini göstermektedir, çünkü yaratılan hiçbir varlık yoktan, hiçbir şeyi var edemez.

04.05.2006

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org