Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Lider Odaları       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Serdar İnan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

KURACAĞIM O ADA MİLLİYETSİZ OLACAK
29.06.2012
Okunma Sayısı : 2126
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

 KURACAĞIM O ADA MİLLİYETSİZ OLACAK
.
.


CNBCE Dergisinde yayınlamnan bir söyleşimi sizlerle paylaşıyorum...

.
.


KURACAĞIM O ADA MİLLİYETSİZ OLACAK
Serdar İnan CNBCE Dergisi

Sedar İnan (Sİ)

CNBC-e BUSINESS:Başbakan'ın çılgın projesi Kanal İstanbul'u  tam da unuttuk diyorduk ki, siz Kanal İstanbul bağlantılı çılgın projeniz Havvada ile karşımıza çıktınız?

Sİ: Türkiye dünyada atağa geçen  bir ülke, bunun bir alt yapısı var, bir hikayesi var, öylesine bir kurgu değil.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın  kafasına çılgınlık geldi de açıkladı gibi bir durum değil.

Ülkelerin  bir kader planı  vardır. Başbakan  da bunu ortaya koymaya çalışıyor.

Dünyada uçlar birleşiyor. Yani doğu batıya, batı doğuya doğru yaklaşabiliyor.

Doğudan  baktığınız zaman batı olan, batıdan baktığın zaman  doğuya ait olan tek ülke Türkiye.

İki tane kıtaya hakim tek bir şehir İstanbul. İstanbul eskiden  çok önemliydi şimdi yeniden eski vasfını  kazanıyor.

Öldüğü yerde yeniden dirilecek, küllerinden doğacak.

Bu yeni İstanbul böyle bir proje.

CNBC-e BUSINESS: nasıl bir İstanbul kurulacak? Nedir bu yeni İstanbul?

Sİ: Benim İstanbul için kafamda yıllarca tasarladığım 21 tane altın çağ projesi var. Bu projelerden biri Haliç'i Karadeniz'e bağlamak.

Karadeniz'deki o linyit ocaklarının göllerini marinalar haline getirmeyi kastediyorum. Yatlar Haliç'ten girsin, zaten Osmanlı'nın  Sadabadıdır Haliç'İn sonu.

Oradan devam etsin Sadabad, ormanların içinden  giden bir kanal, boğaz düşünün, daha dar. Güzel villalar olsun etrafında….

Başbakan çılgın  projem var  deyince Haliç'i  Karadeniz'e bağlayacağı aklıma geldi.

Hemen maliyet hesapları yapmaya başladım. Kanal İstanbul'u  yukarıya bağlayacağız dediği zaman ben basın  bülteni yazmaya başladım. 30 milyar dolar veririm dedim.

O bölgedeki  yeni İstanbul 3.5 milyon nüfuslu bir kent olacak.

Bu kentin maliyeti 500 milyar dolar, satışı  1  trilyon dolar. 500 milyar dolar kar var.

CNBC-e BUSINESS:Bu kar nerede ortaya çıkıyor?

Sİ: Kuzeydeki linyit ocaklarının  arsa değerini artırıyorsunuz.,

Arsalar şu an 50 lira, 5 bin liraya çıkıyor. Niye? Şehir yapıyorsunuz.

Devlet kazanacak bu 500 milyar doları. İşte ben bu iş  için 30 milyar dolar veririm dedim.

CNBC-e BUSINESS:Kanal İstanbul'un maliyetini  ne kadar öngördünüz?

Sİ: 11 milyar dolar maliyeti var. Aslında çok büyük para değil.

İstanbul'a muazzam teveccüh var.

Yasaları, PR'ını ve reklamını doğru yapamadığınız için insanlara bunun gelirini hissettiremiyoruz.

Ama doğru kanunları çıkarırsak, doğru reklamları yaparsak orayı 1 trilyon dolara satarız.

CNBC-e BUSINESS:
Biraz daha şu yeni İstanbul'dan söz eder misiniz?

Sİ: Karadeniz'den  İstanbul'a doğru giriyorsunuz, sağda şöyle 40 -50 kilometre uzunluğunda giden bir şehir olacak.

Eski linyit ocakları şimdi gölet, onların arasından akan bir şehir. Hatta ormanların içine girecek bu şehir, ormanla şehir iç içe olmalı.

Dünyanın başkentinin siluetini doğru yaparsanız burası dünya başkenti olur. İstanbul'da bırakın  2023'ü  2500'ün  planı  olması lazım.

Yani 500 senelik binalar duruyor. Demek ki imar 500 yıllık yapılmalı. 2500 vizyonu  olması gerekiyor.

Vizyonu görmeyen yatırımcı gelmez. Yeni İstanbul'un  planını yapmak gerek.

Kanal İstanbul'un  aşağıdan güneyden  kuzeye bağlantılarını  belirlemeniz lazım.

Orman alanlarının  yol olmayacağını göstermek lazım.

Ciddi anlamda Türkiye'nin  önünde şuan bir fırsat var. Ama bu fırsatı  değerlendirecek öngörümüz yok. Yeni İstanbul yapılmazsa eski  düzeltilemez, rehabilite edilemez.

Yeni İstanbul, aynı zaman da yeni bir siluet. Şimdi  nasıl İstanbul silüeti, aynı zaman da yeni bir siluet.

Şimdi nasıl İstanbul silüeti  eski yarımada, Marmara'da gelirken bir siluet var.

Yeni İstanbul'da da Karadeniz'den  girerken bir siluet olacak.


CNBC-e BUSINESS:
Müthiş bir hızda kentsel dönüşüm bekliyor musunuz? İstanbul'da beklenen yıkıcı bir deprem var…


Sİ:
Kentsel dönüşümün ne işe yaradığına bakmak lazım.

Parayı bulamadıktan sonra, nasıl yıkacaksınız eski binaları, para lazım. Şimdi ne yaparsınız, Uçaksavar'ı yıkarsınız, tepede Hilton  Sitesi var orayı yıkarsınız, Armutlu'daki  deniz manzaralı Boğaz'a bakan yerleri yıkıp yaparsınız. Geriye esas iş kalır. İstanbul'da 2 milyon insan tehdit altında.

İstanbul açıklarında 7,5'lik Marmara depremi olursa, 2 milyon insanın yaşadığı bina, yaklaşık  700 bin konut depremde yerle bir olacak. İstanbul'da 400 bin ölü, 400 bin ağır yaralı çıkacak. Ve bunun  tedavisi mümkün  değil. Türkiye 15 yıl geri gider. Marmara'ya bakan bütün dere yataklarındaki binalar yıkılacak. İstanbul'daki  yeniler hariç binaların yaklaşık 80'i hasar görecek.  Hükümet bunun  farkında ve önlem almaya çalışıyor. Bu nedenle mutlaka İstanbul'u  kuzeye taşımak zorunluluğumuz var. Eski İstanbul'un da kurtuluşu aslında yeni İstanbul.


CNBC-e BUSINESS:
Kentsel dönüşüm nasıl ilerleyecek?


Sİ:
Yukarıya 3.5 milyon  nüfuslu bir kent yapacağız ama aşağıdan  da 2 milyon  nüfusu boşaltacağız. Bunun için  kentsel dönüşüm  kanunu çıkıyor.

2 milyon nüfusu bir yere taşımak lazım değil mi?

Yani yeni bir yer yapılması gerekiyor. Şimdi İstanbul'da var mı 100 bin nüfuslu boş bir kent? Yok.

Önce, 100 binlik bir yer yapmak gerekiyor. Bu da 30 bin konut demek. 100 bin liradan yaklaşık 3 milyar lira ediyor.

Sonra buradaki 100 bin kişiyi oraya taşıyacaksınız.

Eskiyi yıkacaksınız. Yerine yeniden  bina yapmanız gerekiyor ki o nüfusu geri alabilesiniz. Bu sefer ne yapıyorsunuz, ikinci kısmı oraya taşıyorsunuz.

Bunu 20 periyotta yapacaksınız, her bir periyot iki yıl olsa, taşıdınız, yerini yaptınız, bir daha geri aldınız. 40 yıl eder.

Akıl mı bu? Şu anki akıl bu. Ve ne oluyor, eksi yeri yeniden yapıyorsunuz.

Ne oldu, eski İstanbul yine battı, yine dere yatağına nüfus soktunuz.

Tekrar ediyorum, yeni İstanbul'u  3.5 milyon nüfuslu kenti yukarıya yapalım.

Burayı hızlı bir şekilde taşıyalım, araları da açalım, eski İstanbul'un da değeri artsın. Yani eski İstanbul'un o dere yataklarını açalım.

CNBC-e BUSINESS:Fizibilite aşamasında mı hatalar yapılıyor? Mimarlar Odası niye yeni projelere savaş açıyor?


Sİ:
Türkiye'de çerçevedeki resmi gören kimse yok.

En az bir beynin Türkiye'de bütün çerçeveye hakim olması gerekiyor.

Karanlıkta fili tutuyorlar, biri burnunu anlatıyor, biri bacağını anlatıyor, biri kuyruğunu anlatıyor…

Hiçbiri fili değil. Yani birinin ışığı yakması gerekiyor, herkesin fili görmesi gerekiyor.


CNBC-e BUSINESS:
Mütekabiliyet yasasıyla yabancılara mülk ve gayrimenkul satışından ciddi gelir bekleniyor…


Sİ:
Yeni İstanbul'u  yapmak için, mütekabiliyet yasası çıktı. Yabancılar, 30 dönüme kadar Türkiye'den  toprak  alabilir deniliyor.

Bunun ne zararı var biliyor musunuz?

Türkiye'ye yatırım yapacak kişiye 30 dönüme kadar yer alırsın denilirse, adam toprak alır, Türkiye'de 50 kuruşa toprak varken gayrimenkul almaz.

Çünkü toprak ucuz. Yatırımcının önüne iki alternatif koyduğunuz zaman olmaz.

Türkiye o zaman marka olamaz.


CNBC-e BUSINESS:
2B'lerin satışında da hatalı bulduğunuz noktalar var mı?

Sİ: Yeni kanunla 2B'de 100 liralık değerde olan bir araziyi  70 liradan satacaklar, eskiden 50'ydi. Tamam 70 liradan  sattınız 42 milyar dolar gelecek.

Peki ne eksik? 

Gecekondu sahibinin  parası yok, nasıl bu araziyi satın alacak, alamazsa devlet de kazanamaz.

Ya tefeciden  para alacak ya müteahhide ucuza verecek ya da bankadan alacak.

Banka vermiyor.

Çünkü BDDK imarı olmayan arazileri teminat olarak kabul edemezsiniz diyor.

Bu kanunu çıkmadan önce, 2B arazileri için banka kredi verebilir, teminat olara kabul edilebilir denilseydi olmaz mıydı?

2B, mütekabiliyet, kentsel dönüşüm bunların hepsi eksik  doğdu. 

Yeni İstanbul'da adam gibi plan yok.


CNBC-e BUSINESS:
Ortada bir niyet var, özellikle Başbakan'ın İstanbul aşkı var.


Sİ:
Başbakan'ın niyetinin arkası doldurulmuyor.

Başbakan ne yapabilir?

Başbakan vizyon koyacak, cümleyi söyleyecek arkasını doldurmak gerekiyor.

1 trilyon doları toplamak için bunları yapmalı. İstanbul'da 1 milyon yabancı yaşarsa İstanbul merkez olur.

Türkiye'de 100 bin Fransız'ın evi olsaydı o Ermeni yasası çıkar mıydı?


CNBC-e BUSINESS:
Üçüncü köprü için neler diyeceksiniz?


Sİ:
Üçüncü köprünün mutlaka ve mutlaka dünya literatürüne girecek köprü olması gerekiyor.

Birinci köprü sopa mimarisi, dört tane sopayı dikmişler, araya halat germişler, hepsi o. İkinci köprü gene sopa, bu sefer halatlar düz değil.

Üçüncü köprü, o da mı sopa olacak. Üçüncü köprünün mutlaka dünyada adı olan görülesi bir köprü olması lazım.


CNBC-e BUSINESS:
Biraz da çılgın projelerinizden söz edelim mi? Sonuncudan başlayım Havva'dan mesela…


Sİ:
Havvada, Havva anamızın yeryüzüne indiği hali gibi. Yemyeşil, din, dil, ırk ayrımı yok.

Altın Çağ'a yakışır bir yerleşim yeri. Üçüncü havalimanına direkt bağlantısı olacak.

Proje kubbe dizayn. İstanbul'un yedi tepesi olacak, biri ters tepe şeklinde konumlanacak.

300 bin nüfuslu, enerjisini kendi üreten, arıtmasını kendi  yapan bir proje.

Tüm konutlar denizi görecek. Terkos Gölü'nün kuzeyinde Karadeniz'de yapılacak.

Depremde yıkılmış bina nasıl şekil alıyorsa öyle inşa edileceği için depremde zarar görme şansı yok.

Statik anlamda kendini taşıyan bir yapı, piramitler gibi.

Adanın  kurtulabilmesi için 440 milyon metreküp   dolgu malzemesi gerekiyor.

Kanal İstanbul'un hafriyatının  1 milyar metreküp olacağı  tahmin ediliyor. Ve bu  hafriyat orada kullanılacak. Adanın çapı üç kilometre olacak.


CNBC-e BUSINESS:
Havvada direkt havalimanına bağlantılı bir proje, yabancılar vizesiz mi girecek? Milliyetsiz ada nasıl olacak ki?


Sİ:
Orası  uluslararası bir ada gibi. Türkiye'nin denetimi altında bir ada ama felsefesi var.

Dünyadaki bütün uçuk insanların, sanatçıların gelebileceği bir yer.

Uluslararası bir ada. Hiçbir ulusa ait değilim diyen insanların adası olacak.

Milliyetsiz adaya vizesiz girebilecek. Metrekare fiyatı beş bin dolar olduğu takdirde adadaki konut satışından 100 milyar dolar gelir elde edilebilecek. Tabii hükümet karar verecek.

Başbakan ile yakında projeyi paylaşacağım.


CNBC-e BUSINESS:
İstanbul'a taç giydirme projenizi  anlatır mısınız?


Sİ:
İstanbul şehirlerin kralı.

Taçsız kral artık tacını takıyor.

Büyükçekmece Koyu, açık bir hilal gibi bir koy.

Bize kalan bu doğal koyumuzu düzenleyip, bayrağımızdaki hilalin aynısını oluşturmak olacak.

Hilal şekillenirken koyda bazı alanlar dolacak.

Bundan sonra yapacağımız sadece koyun açığına bayrağımızdaki oranları yakalayacak şekilde 600 metrelik burgu kuleyi yani yıldızı yerleştirmek.

Zaten doğa bize düşenin altyapısını kendisi yapmış.

Koyun açıklarında yıldızın yerleşeceği yer sığ ve kayalık.

İstanbul siluetinde baş kısmına denk gelerek doğal bir taç görüntüsü oluşturacak.

Atatürk hava limanına yanaşırken havadan net olarak görülerek ilgi çekecek.

Oluşacak 10 bin dönüm yeni alanla üzerinde sembol binaların yapımına olanak sağlayacak.


CNBC-e BUSINESS:
Başka çılgın projeniz var mı?

Sİ: Bize ait bir altın çağ projemiz, Marmara Ring; İHT(İstanbul Hızlı Tren Sistemi). İHT projesiyle İstanbul'da daha doğrusu  Marmara Bölgesi'nde her yerde yaşayabileceksiniz.

Çanakkale'de oturan biri 45 dakikada İstanbul  merkezde olacak.

Hiçbir durakta durmayan bir tren sistemi bu. 300 kilometre hızla dönecek  sürekli. 

Durağa yanaşırken  arka vagona geçilecek, o  vagon ayrılarak  durağa girecek.

Havaalanından  Bandırma bir saat. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman'a projeyi gösterdim.

Ben yapacağım  dedi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım da sıcak bakıyor.

Her ikisi de benim gibi Erzincanlı. Maliyeti üç milyar dolar.

Devletin karı bunlar, bu arazilerin  hepsi devletin arazileri. 

Mesela şimdi şu İHT'yi döndüğümüz zaman Marmara'nın etrafında, 70 milyar dolarlık Marmara Bölgesi değer kazanıyor.

50 kuruşluk arsalar 50 lira oluyor.


CNBC-e BUSINESS:
İnanlar İnşaat olarak bugüne kadar kaç proje yaptınız?


Sİ:
Benim dönemimde 120 tane yaptık.

Babamın dönemiyle birlikte 220'yi geçti. 1965 doğumlu bizim şirket.

47 yıldır inşaat yapıyoruz. 220  projenin  219 tanesi  İstanbul, biri Antalya'da hipermarket. Eskiden işyeri ağırlıklı yapardık, hanlar yaptık,  60'lar, 70'ler, 80'ler.


CNBC-e BUSINESS:
Bugün hepsi de ayakta mı?


Sİ:
Bunu hep soruyorlar bana, 1938 Erzincan  depreminde dedemin kerpiçten  yaptığı ev bile yıkılmamış.

Babam içinden  canlı çıkmış; 'tavan  açıldı göğü gördüm, sonra kapandı' diyor.

Erzincan'ı silmiş süpürmüş deprem. Ama tabii eski  binalar şimdiki binalara göre daha zayıf.

Ancak bu demek değil ki bu deprem olunca yıkılacak.

Yeni binalara ise hiçbir şey olmaz. Eski binaların içinde gerçekten zayıf olanlar var.


CNBC-e BUSINESS:
Şu anda yürüyen kaç projeniz var?


Sİ:
Sarıyer'de üç, Kartal, Feriköy, Esenyurt ve Atakent'te de yedi projemiz var.

Sarıyer Zekeriyaköy'de 13 bin metrekarelik alana kurulacak Terrace  Plus henüz proje aşamasında. Terrace Plus'ın yanı sıra aynı bölgede Terrace Vadi ve Terrace Doğa projelerini yapıyoruz.


CNBC-e BUSINESS:
Terrace Plus için çok iddialı sözler söylüyorsunuz…


Sİ:
İlk çıraklık eserim olacak… Bugüne kadar yaptığım tüm binalar hepsi de stajyerlik eseri. 22 yıl oldu ben üniversiteyi bitireli, 22 yıllık mimarım, gerçekten şu anda Türkiye'nin en güzel binalarını yaptığıma inanıyorum ancak hiçbirini beğenmiyorum. Çıraklık eserime başlayacağım inşallah…


CNBC-e BUSINESS:
Kalfalığa ne zaman geçersiniz?


Sİ:
10 yıl çıraklık olur sonraki 10 yıl da kalfalık, 2032'te ustalık eserimizi yaparız diye düşünüyorum.


CNBC-e BUSINESS:
O zaman size göre İstanbul'da bir ustalık eseri yok, öyle mi?


Sİ:
Ustalık eserini şöyle tanımlayayım; karşısına geçip baktığınız zaman bir taşını kaldıramıyorsanız, bir taşını değiştiremiyorsanız 10 yıl sonra 20 yıl sonra dahi o eser ustalık işidir.

Ben böyle bir yeni eser göremiyorum. Ama herkese göre tanım değişir, kendi yaptığı her eseri ustalık olarak görebilir.

Eskileri saymıyorum tabii, Mimar Sinan'ın yaptıkları var.

Ama Mimar Sinan da ustalık eserini İstanbul'a değil, gitmiş Edirne'ye yapmış.


CNBC-e BUSINESS:
Ayasofya ustalık işi değil mi?


Sİ:
Değil, Osmanlı payandaları olmasa iner aşağıya.

Depremde kaç defa hasar almış, etrafına dört kere minare dikilmiş, payanda gibi dikilmiş, ondan sonra Osmanlı payandaları var aşağıya doğru, öyle ayakta durmuş.

İstanbul'da aslında hiç ustalık eseri yok.

Hindistan'daki Tacmahal'e gittim, inanın  o da değil. Ufak kubbelerin büyük kubbeye oranı yama gibi duruyor. Süleymaniye ise Sinan'ın kalfalık eseri.


CNBC-e BUSINESS:
Sizi mimar olarak projelerinizdeki yeriniz ne?


Sİ:
Projelerin  ruhunu ben veriyorum.

Bedeni bana ait olmasa da ruhları bana ait.

Hissini ben veriyorum, tarzını  ben veriyorum.

Mimar olmak  için şehri, kültürü  bileceksiniz, insanı tanıyacaksınız, psikolojiden sosyolojiden anlayacaksınız, sanatı bileceksiniz, dünyayı gezeceksiniz.

Hepsini harmanlayıp da bir şey yapacaksınız.

Ceket dikmeye benzemiyor. Her yönüyle her yerini planlamanız lazım.

Mekaniğinden, elektriğinden, ısı yalıtımından anlayacaksınız, statiğinden anlayacaksınız, mimar olmak kolay değil.


CNBC-e BUSINESS:
Türkiye'nin  aşağı yukarı ne kadar konut ihtiyacı var?


Sİ:
Türkiye'de nüfus yılda yaklaşık 1 milyon, 1.5 milyon artıyor.

Her yıl 500 bin konuta ihtiyaç var. Bir de eski konut stoğumuz çok sağlıksız. Yani Türkiye zenginleştikçe bütün eski stoğu yeniliyor. Herkes evini değiştirme peşinde. Peki bu eski evleri kim alacak?

Onun için eski evleri yıkmalı. Yenilerken hata yapıyoruz şu anda.

Halbuki eski  evleri yık, aç oraları güzel orman yerleştir aralara, dereleri sok içeri İstanbul'u güzelleştir diğer yerler de para etsin.


CNBC-e BUSINESS:
Sizin gibi çılgın İstanbul'un  geleceğini düşünenlere temasa geçiyor musunuz?


Sİ:
"Gelecek İstanbul" diye akademik bir yarışma başlattık.

Mimar Sinan Üniversitesi ve İnanlar ortaklığıyla, şu anda devam ediyor, Eylül'de sonuçları açıklayacağız.

Gelecekte İstanbul'u  nasıl hayal ediyorsunuz, nasıl bir kent olmasını istiyorsunuz, ne olsun  istiyorsunuz…

Tüm üniversitelere açık. Kazanan fikirleri bir kitap haline getirip yayımlayacağız.


CNBC-e BUSINESS:
Türkiye'de başarılı  olduğunuz gayrimenkul şirketi var mı? Ya da rakiplerinizden kimleri  takdir ediyorsunuz?

Sİ: Beş tane kaliteli firma sayabilirim.

Mesa, Çetinsaya,Sinpaş, dumankaya ve İnanlar.Çetinsaya akılcı iş yapıyor, Sinpaş'ın pazarlaması iyidir, Dumankaya az karla çalışır. Mesela da asil  bir firmadır, yani eskiden gelen  bir kültürü var, yap-satçılar için. 

O ilk Bahçeşehir'deki  adam  gibi projeleri  yapan firmadır, Mesa'nın  öyle bir özelliği  var.
Ferdi Tayfur'un  şarkısıyla üç şiir yazdım, Deniz Gezmiş' de Erdoğan'a da…

.
.



.
.

Ferdi Tayfur'un şarkısıyla üç şiir yazdım, Deniz Gezmiş'e de Erdoğan'a da …


Şiir yazmaya 1996'da başladım. Ben hep aşığım, doğduğumdan beri aşığım.

Deniz Gezmiş'e de şiirim var, Recep Tayyip Erdoğan'a da, Lütfi Filiz'e de var. 

Muhsin Yazıcıoğlu'na da. Herkese yazıyorum. İstanbul için de yazdım.

Deniz Gezmiş'i görmeden  fotoğrafına bakarak yazdım. Onun bir tane yeşil parkalı fotoğrafı var ya… Şiirin  adı Meçhul Mahkum.

"Bir idam mahkumu olarak mutlu  olacağım  bir yere üzerime yapışmış günahlarınızla gidiyorum…" diye başlıyor. Tayyip, Arapça güzel adam demek.

Onun  için şiirin Adı Tayyip. "Bir masalsı  hikaye ile başlar günlerin, medrese-i yusuftur toprağa düştüğün…" diye gidiyor.

Genelde sabahları yazarım, müzik dinlerken yazarım.

Telefona yazarım, bir şey  bulur yazarım. Sabahları işe erken geliyorum, saat 7'de ofiste kahvaltı yapar, yazmaya başlarım.

Ya da müzikli bir yere gittik yazarım, müzik çalıyor ya yeter bana. Ya da arabada giderken,  durdurur yazarım. Ferdi Tayfur'un bir şarkısı vardı "Bana sor", üç tane şiir yazdım şarkı bitene kadar.

Şiir yazmak için birikim yapmalısınız.

Dolmanız gerekiyor. Şimdi şuan şiir yazamıyorum .

Kuluçka dönemindeyim.

Böyle bir dönem yaşıyorsunuz 3 ay, 5 ay…

Ben Robertliyim, şairim, mimarım, müteahhidim.

Şairden müteahhit olmaz.

Robertli'den  müteahhit çıkmaz. Ama entelektüel adam çıkar, yazar, şair, uçuk ve snop adamlar çıkar.

Bir romana başladım.

Ana kurguyu yaptım.

İnsanların farkındalığını artırıcı  bir kitap olacak, hatta ilerleyen günlerde senaryo  haline de getirip  filmini yapacağım.

Bugünü anlatıyorum.

Geçmişin bugüne etkisini, aşk hikayesi çerçevesinde anlatacağım.

Dünyayı, Türkiye'yi ve bireysel olayları içeriyor kitap.

Erzincan'da doğdum. İstanbul'da Maçka İlkokulu'nda okudum, beşinci sınıfta Şişli Terakki'den  mezun oldum.

Robert Kolej'e gittim kafayı duvara bir koydum, burası  nasıl bir okul ya.

Yani Anadolu çocuğu olarak ilk psikolojik  travmamdır Robert.

Bambaşka bir kültür. Annem Dame de Sion'lu , babam müteahhit ve tüccar ama yine de duvara koydum kafayı, Amerika'ya gittim sanki..

Dört kızım  bana yumuşak olmayı  öğretti


Benim tüm  hobim alemleri dolaşmak.

Alemin  kitabını okurum, tespit ederim.

Mesela enteresan  bir kişiyle tanıştığım zaman onun içinde gezerim, yani ne yapar ne eder, onunla oyalanırım.

Benim için her şey bir Ar-Ge gibi. Gittiğim yeni bir yerin içine akarım, damarlarına girerim.

Bu şehir, mekan,insan, şarkı, fotoğraf olabilir.

Alemleri okumak diyorum ben buna. Sen gelen ışığa saygı göstermezsen o zaman onu yansıtamazsın.

Yani ayna olman için kendini sırlaman gerekiyor.

Çocuklarıma çok gezerim, 9 ile 16 yaş arası dört kızım var.

Dört kızım dört ayrı dünya.

Biri toprak, biri su, biri hava, biri ateş.

Allah bana bunları niye vermiş diye düşünüyorum.

Alem bana Serdar sen  yumuşak ol oğlum, yumuşak ol diyor.

Bunu alırsan rahat edersin, almazsan kafanı duvarlara vurursun.

Yani alemle birlikte akacaksın, alemin sana ne diyor onu dinleyeceksin.

İsyan etmeyeceksin, oradan ne alman gerekiyorsa alırsan o soru geçer biter, başka soruya geçersin.

Yeme seçmeye düşkünüm.

Ben herkesin kendini  inşa etmek  üzere geldiğine inanıyorum.

Kendinizi bir seviyeye doğru çekmeniz gerekiyor.

Çok para kazanmış olmanız çok önemli değil.

Parayla ne yapıyor olduğunuz önemli.

Çok akıllı olduğunuzda önemli değil, aklınızla ne yaptığınız önemli. 

Güç sahip olduklarımız değil vazgeçebildiklerinizdir.

Twitter'ı kullanmayı çok seviyorum, faydalı  bir mecra bence.

Twitter'da müteahhitlerden kimseyi göremiyorum, bir tek Ali Dumankaya var.

İstanbul'un tüm haritalarında yer alan standart güneyden bakış açısını hafif sola doğru döndürüp batıdan bakarak yarımadaları adeta ayağa kaldırırsak , alnı, yüzü, gözü, göz yaşı kanalı, burnu, burun deliği, dudağı, dudak açıklığı, dili, sakalı, genziyle, ellerini kavuşturmuş ayakta duran bir insan silüetiyle karşılaşırız. Ensesi kalın biraz.

Denizin altında da Mimar Sinan'ın  silueti var.

120 projeye imza attı


Serdar İnan, 1965 yılında Erzincan'da doğdu. Robert Kolej'in ardından İstanbul  Teknik Üniversitesi'nde mimarlık okudu.

Aile üyelerinin  birçoğu mimar ve inşaat mühendisi olan İnan , Üniversite yıllarında aile şirketi İnanlar İnşaat'ta çalışmaya başladı.

1995 yılında İnanlar İnşaat'ın  Yönetim Kurulu Başkanı oldu ve bugüne kadar 120 projeye imza attı. inşaatın dışında otomotiv, enerji ve turizm sektörlerindeki yatırımı bulan Serdar İnan, Mimar Sinan Vakfı (MİKEV) Mütevelli Heyeti Başkanlığının yanı sıra İstanbul İnşaatçılar Derneği'nde (İNDER) başkan vekili olarak görev yapıyor.  vek

.
.



.
.




Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org