Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Adnan Şenses Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Özgün sesler yetişmiyor
11.08.2007
Okunma Sayısı : 5536
Oy Sayısı : 7
Değerlendirme : 4,43
Popülarite : 3,74
Verdiğiniz Puan :
 

 

Özgün sesler yetişmiyor
Adnan Şenses
.
.


Ulusoy Travel dergisi  için Sayın Melike Yıldırım benimle bir söyleşi yaptı. Sizlerle paylaşmak istedim. 


.
.
 


“Özgün sesler yetişmiyor”

Adnan Şenses dile kolay 52 yıldır sahnelerde. “Bizim zamanımızda sevgi vardı, çok çalışmak vardı,” sözleriyle eski günleri anan sanatçı, şimdiki neslin kısa zamanda para ve şöhrete kavuştuğunu, ancak bir o kadar da çabuk hüsrana uğradığını düşünüyor. Müzik sektöründe özgün seslerin yetişmemesinden yakınan Şenses, “Taklitler aslını yüceltir,” diyor.

Sizi uzun zamandır ekranlarda göremiyoruz… Müzikten elinizi  eteğinizi çekmediniz, değil mi?

AŞ: Müzikten elimi eteğimi hiçbir zaman çekmem. Yaşadığım sürece, gücüm ve nefesim  yettiği sürece müziğin içinde, beni sevenlerle birlikte olacağım. Artık müzikten beklediğim maddi bir menfaatim yok. Sadece müziğe olan sevgim, beni sevenlerime olan düşkünlüğüm başka bir şey değil. Müzikten hiçbir zaman kopmadım.

Müzik camiasıyla ilgili gidişatı nasıl buluyorsunuz? Piyasaya içeriden bakan biri olarak sektörle ilgili neler söylersiniz?

AŞ: Yeni yetişen gençler fazla asi ve teknolojiye bağlı. Bir anda şöhreti bulup, altına araba çekip, genç kızların sevgilisi olup onlarla gezeyim tozayım gibi düşünceleri var. Büyüklerinden eğitim almaları biraz zor. Zaten bizden eğitim almalarına gerek yok, hoş olsa bile istediklerini pek sanmıyorum. Türkiye o denli gelişmeye başladı ki gençlerimizin kendilerini eğitmeleri için pek çok yerde Türk musikisi konservatuarları, çok değerli  okullar var. Eğitim alıp kendilerini göstermeleri lazım. Birçok gence bakıyorum İbrahim Tatlıses oluyor, Mahsun Kırmızıgül oluyor, Özgün bir ses ortaya çıkmıyor. Unutmamak gerekir ki, taklit aslını yansıtır.

Son zamanlarda ‘yoktan star yaratma’ adına pek çok yarışma programı sardı ekranları. Siz bu star yaratma çabalarını nasıl yorumluyorsunuz? Bu tür yarışmalara gerçekten bir fayda sağlıyor mu?

AŞ: Yarışmalara güzel esler katılıyor , gençler kendilerini geliştirme fırsatı buluyorlar. Ancak bundan önceki pop starlar neredeler? Önceki yarışmlarda da birinciler, ikinciler oldu, nerede bunlar?  Bir anda şöhreti yakaladım zannediyorlar, onun sarhoşluğunda bunalıma giriyorlar. Bu seyirci aptal değil, iyiyi kötüyü hepimizden iyi biliyor. Toplum bizleri alkışlıyorsa bu bizim de onlara bir şey verdiğimiz anlamına gelir. Yoksa durup dururken  kimse kimseyi bir yere getirmez. Yapımcılar bunlara anlaşma yapıyorlar uzun süreli, hiçbir yere çıkmalarına, konuşmalarına izin verilmiyor. Ancak ne olursa olsun  bu tür yarışmaların Türk Müziğine katkısı olduğunu düşünüyorum.

Yarışmalar reyting aldıkça jüri iyeleri de ses getirmeye başladı. Öyle ki bazı jüri üyeleri yarışmacılardan  daha ön planda. Size böyle bir teklif geldi mi hiç?

AŞ: Jüri üyeliği teklif ediliyor. Ama ben o tür yarışmalara çıkmam, çünkü ben gerçekleri ortaya koyarım. Hiçbir zaman hissi davranmam, mantıklı olurum. Ne yazık ki iyiler eleniyor, asıl elenmesi gereken kişiler elenmiyor. Jüri üyelerinin de duygusal değil mantıklı davranmaları, karar vermeleri gerekiyor. Duygu sömürüsü ile yanllış  kişilere yanlış puanlar veriliyor. Sonuç olarak hiç elenmemesi gereken kişiler eleniyor. Yarışmacıları eleştirirken aşağılar gibi konuşmamaları gerekiyor. Sonuçta herkes bu işe belli yerlerden  gelerek başladı.

Çok uzun bir sahne hayatınız var. Geriye dönüp baktığımızda ilk neler geliyor aklınıza?

AŞ: 52 yıldır sahne hayatındayım 52 yıl 2 ay gibi görüyorum. O kadar  çabuk geçti benim yıllarım. Bizim mesleğimizde sevgi, saygı vardı, sanatta başarı, hizmet vardı, çalışmak vardı.Şimdi iki şarkıdan sonra ben oldum diyorlar. Dünyada en zor şey şöhret ve parayı taşımaktır. Parayı, şöhreti taşımayan insan her zaman büyük hüsran yaşar. Kendini alkole, uyuştrucuya, gece hayatına vurur. 52 yıl içeirisnde ağzıma bir lokma içki koyup sahneye çıkmadım. İşimi bitirdikten sonra içtim,gezip tozdum. Çapkınlık mı, çapkınlık yaptım. Ben altı kere evlenmiş bir insanım. Hiçbir zaman karakola düşmedim, ne dayak yedim, ne dayak attım. Efendi gibi içtim, efendi gibi gezdim. Aç kaldığım günlerde bile mesleğimi para için satmadım. İlk önce kariyerim dedim. Para her zaman kazanırsın  ama kariyerine özel bir emek harcamam gerekir. Bu bakımdan bu günkü gençler bunu yapar mı bilemem ama musukide sevgi saygı kazandık terbiye aldık. 52 yıl böyle geçti ve çok çabukve çok güzel geçti.

Siz zamanında Yeşilçam’ın aranan aktörlerinden biri olmuştunuz… Kaç filminiz var?

AŞ: Ben 47 tane film yaptım. İnanın hiçbirini seyretmedim. Çünkü ben sinema oyuncusu değilim, şarkıcıyım, filmlerim yayınlanıyor, izlesene  diyorlar ama boş verin diyorum. Amma meraksızsınız diyebilirsiniz ama o günkü bir akımdı ve geldi geçti. Beni ilgilendiren bir sektör değildi, teklif geldi zaman uymak için film yaptım. Güzel miydi pek çok kişi beğendi, zamanında çok iş yaptı. Belki ben de iyi oynadım ama hiçbirini izlemedim. Ancak şarkılarımı dinlemekten keyif alıyorum. Nerede hata yapıyorum, keşke şöyle okusaydım diye eleştiriyorum kendimi. Tekrar stüdyoya giriyorum daha iyisini okumaya çalışıyorum. Beni dinleyenlerden de eleştiri bekliyorum.

Adnan Şenses bugün neler yapıyor, hayatınız nasıl geçiyor?

AŞ: Yarabbi ne demiş, “Kulum , çalış, çalış, çalış,.” 71 yaşındayım hala işimin başındayım. Kendime özen gösteririm, dinç ve bakımlıyım. Gezmeyi çok severim. Senede dört beş kere yurt dışına çıkmak mecburiyetindeyim. Hava değişikliğine ihtiyacım oluyor, moral buluyorum. İşimin başına hayli moralli , dönüyorum. Benim İngiltere vatandaşlığım var. Oradaki evime giderim, vize sorunuda olmadığı için Fransa’ya, Hollanda’ya, Brüksel’e İtalya’ya giderim. Dünyanın pek çok yerini gezdim. Amerika, Avustralya, Singapur, Hong Kong’a . Şimdi tekrardan Uzakdoğu ‘yu görmek istiyorum. Dubai de gitmek istediği terler arasında.
.
.
 

Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org