Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Erol Üçer Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

Enerji İhtiyacı
04.04.2008
Okunma Sayısı : 16970
Oy Sayısı : 15
Değerlendirme : 4,4
Popülarite : 5,17
Verdiğiniz Puan :
 

 

Enerji İhtiyacı
Erol Üçer

.
.
.

Sayın Nilgün Balcı Çavdar Hanım'ın Forbes Dergisi'nde yayınlanan söyleşimi sizlerle paylaşıyorum.

.
.

.

GAMA HOLDİNG

Enerji İhtiyacı

Gama'nın 2000'li yılların başında adım attığı ve üst üste önemli projeler gerçekleştirdiği İrlanda'nın başkenti Dublin'deki merkezi, modern bir mimariye sahip güzel bir yapı. Şirketin Ankara'daki yönetim binası ile tam tezat içinde denilebilir. Gama Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Üçer'le görüştüğümüz Ankara'daki bina şirketin  20 yıllık ikametgahı. İnsana başkentte olduğunu hissettiren, özel bir şirketten çok devlet kurumu havasında bir yer burası. Üçer'in odası da oldukça sade ve gösterişten uzak . Tıpkı kendisi gibi.

Bu iddiasız görünümlü şirketin 2007 yılı cirosu 865 milyon dolardı. 2008 yılı hedefi ise 1 milyar dolar. Devam eden projelerinin toplam bedeli 2,8 milyar doları buluyor. Dünyanın en büyük müteahhit fırmaları içinde çeşitli kategorilerde üsr sıralarda yer alıyorlar. Gama, fosil yakıtlar alanında dünyanın en büyük üçüncü firması örneğin.

Gama Holding, Türkiye ve dünyada artan enerji talebi ve endüstriyel tesis yapımlarının hız kazanmasıyla önümüzdeki dönemde büyümesine daha da fazla ivme kazandıracak. Bu zamana kadar edindiği tecrübe ve deneyimler sayesinde çok daha seçiçi hale gelen şirket artık daha büyük projelerin peşinde. "Bu yıl kaç yeni proje daha alacaksınız?" sorusuna Erol Üçer'in yanıtı net:

"Müteahhit alanında portföyümüzü bundan fazla büyütmek istemiyoruz. Özellikle enerji ve endüstriyel tesis yapımları ile ilgiliyiz. Ve artık taşeronluktan çıkıp tamamıyla iş sahibi ile müzakere sonucu alınacak işlere yönelmek, işi doğrudan işin sahibinden  alıp  anahtar  teslim projeler yapmak istiyoruz."
 
1959 yılında bir inşaat şirketi olarak o zaman üç genç mühendis arkadaş, Erol Üçer, Yüksel Erimtan ve Uğurhan Tunçata ile birlikte müteahhit Raif Mumcu ortaklığında kurulan Gama, giderek cirosunun daha fazlasını enerji sektöründen elde eden bir şirkete dönüşüyor.

Bunda 2007'nin son ayında General Electric (GE) ile yüzde 50 ortak olarak üç yıl içinde 3 milyar dolar yatırım planı açıklayan Gama Enerji'nin de büyük katkısı olacaktır.

2006 yılı konsolide bilançolarında yüzde 74 olan inşaat gelirlerinin içinde de yine enerji tesislerinin yapımından gelen gelirler var. Gama'nın, Üçer'in söylediği gibi "hem yatırımcı hem de yapımcı" olarak yer aldığı projelere en iyi örneklerden biri İrlanda'da 2004 yılında yapımına başlayıp, anahtar teslim müteahhitliğini yaptıkları 400 MW gücündeki Tynagh çevrim santrali. Yatırım bedeli 312 milyon euro olan santralde aynı zamanda yüzde 40 oranında hissedarlar. Burada başlangıçta yüzde 80 olan hisselerinin yüzde 40'ını daha sonra GE'ye sattılar. İrlanda'da 2007 yılında başladıkları 410 MW'lık Whitegate santralinin de 2010 yılında devreye girmesi planlanıyor. Şirket bu ihaleyi de GE ile birlikte aldı.

Öte yandan şu anda yapımı devam eden  sekiz adet santral projeleri daha var. Rusya'da iki, İrlanda, Makedonya, Libya, Kazakistan, Bulgaristan, Suudi Arabistan'da birer adet olmak üzere yatırımı süren bu santrallerin toplam proje bedeli 1,5 milyar dolar.

50 yıldır Türkiye'deki geleneksel müteahhitlik anlayışından farklı bir yol izleyen Gama, enerji sektörüne ilk adımını 1960'lı yılların başlarında Amerikan Babcock and Wilcox firmasının temsilciliğini alarak atmıştı. Bu Gama'nın tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Şirketin geçmişine bakıldığında atılan planlı ve akıllı adımlar görülebiliyor.

Gama daha ilk kurulduğu yıllarda, inşaat mühendislerinin yanı sıra makine ve elektronik mühendislerini de bünyesine katarak daha farklı işler yapma vizyonunu önüne koymuştu.

Erol Üçer,

"Sadece yol, köprü gibi işler değil, boru hatları, hava meydanları gibi işlerde çalışmak gerektiğini" düşündüklerini anlatıyor. NATO ihalelerine girip iş almaları, onlara bu yolu açıp daha da fazla tecrübe kazanmalarını sağlamış. Peki  NATO'dan nasıl iş alabildiler? Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Erdal Eren, 1950'lerde  Türkiye'de mühendis yetiştiren tek okulun İstanbul Teknik Üniversitesi olduğunu anlatıyor. "Demokrat Parti'nin iktidara geldiği, yatırımların arttığı ve NATO'nun birçok proje yürüttüğü 1950'ler, Tekfen, Enka, Nurol ve Gama gibi şirketlerin doğduğu yıllar oldu."
 
Zamanın kalkınma ve yeniden yapılanma hamleleri içinde genç mühendislerin önünde bugün olduğundan çok daha fazla fırsat bulunuyordu. Türkiye'nin sayıları çok da fazla olmayan dil bilen genç mühendislerinden olmaları ve Yeşilırmak ve Mertırmak köprülerinin ihalelerini alıp tamamlamış olmaları gibi deneyimlerinin de etkisiyle NATO işlerini yapmaya başladılar. Gama inşaat olarak NATO'dan aldıkları ilk iş ise İzmir Çiğli Havaalanı'nın yapımıydı. Aradan çok fazla zaman geçmeden  de enerji sektörüne adım atıldı. Babcock and Wilcox'un temsilciliği de tam bu dönemde alındı. Ardından da 1962 yılında Robert Kolej ve Illinois Üniversitesi mezunu bir makine mühendisi olan Erol Özman'ın  da katılımıyla Fenni ve Gama İnşaat Grupmanı Limited şirketi kuruldu. Özman'ı Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) mezun olmuş dil bilen başka makine mühendisleri izledi.

Gama'nın gelişmesinde ve bugün geldiği noktada o dönemlerde atılan bu adımlar dönüm noktası oldu. 1965-1970 yılları arasında şirkete katılan ODTÜ'lü mühendislerden 20 kadarı bugün halen şirkette çalışıyor ve aynı zamanda şirketin ortağı konumundalar. Gama en başından beri kurduğu bu ortaklık yapısıyla da pek çok şirketten ayrılıyor. Erol Üçer'in de vurguladığı gibi "Güç tek bir merkezde toplanmamış, dağıtılmış."

1965 yılında ODTÜ'den mezun olur olmaz Fenni ve Gama'da çalışmaya başlayan Ergil Ersu, bugün Gama Enerji'nin genel müdürü ve Gama Holding'in  de yönetim kurulunda. Erol Üçler'le ortaklarının  kendisine verdiği  ilk görev, Babcock and Wilcox'ta eğitim görüp staj yapması olmuş. Erol Üçer şimdi tasfiye olan bu şirketin zamanın en büyük endüstriyel devlerinden olduğunu ve buhar kazanları ürettiğini anlatıyor. Bu şirketle işbirliği ve Ersu'nun dah aönce bizzat gidip çalışmış olması kısa sürede meyvelerini verdi. Gama 1964 yılında Babcock and Wilcox'un  taşeronu olarak Mersin Termik Santrali'nin kazan montajını yaptı. Bu başarının devamı artarak geldi. Mersin Termik Santrali Dünya Bankası kredisiyle yapılıyordu. Fenni ve Gama, Dünya Bankası'ndan endüstriyel tesis yapımı için yeterlilik belgesi alan ilk Türk firması olarak,Mersin Termik Sanrali'nin  bu kez  genel montaj ihalesinde Fransız ve İtalyan şirketleri geride bıraktı.

Erol Üçer,

"bundan sonra firmamız Türkiye'de o zamana kadar yabancı firmaların yaptığı işleri yapma fırstatı buldu ve batılı firmalarla, Japonlarla ilişkilerini geliştirdi. ODTÜ'den gelen genç arkadaşlarla onların  da hissedar olacağı yeni bir şirket kurmayı düşündük" diye anlatıyor sonrasını. 1970'de kurulan bu şirket bugün Gama Endüstriy'di. Rafineriler, petrokimya ve arıtma tesisleri, çimento fabrikaları, barajlar… Gama en başından beri hedeflediği gibi endüstriyel tesislerin yapımına böylece başladı.

Ancak bu yolu izlerken aynı zamanda yol, konut, gatrimenkul yatırımlarına da ağırlık verebilselerdi, bugünkünden  çok daha büyük bir firma olabilirlerdi belki. Örneğin hemen hemen Gama ile aynı zamanlarda kurulan ve yine aynı zamanlarda Rusya'ya adım atan Enka'nın bugün etkileyici bir gayrimenkul portföyü var. Gama ise ofis ve alışveriş merkezleri yapımında yer almamış.

Erol Üçer de, farklı bir yol izlemiş olsalar belki daha büyük bir firma olabilecekleri görüşüne katılıyor:

"Enka o dönemde bina işlerine girmeye başladı. Biz daha ziyade endüstriyel yapılara yönelmiştik. Şarık Bey'ler çok doğru karar vermişlerdi. Bizse Gazprom ile boru hatları işlerine girme yolunu seçtik. Bizim için rekabetin  az olduğu, daha bakir bir alandı. Bu arada diğer taraflara konsantre olamadık.''

Ancak bugün gelnen noktada Gama, 50 yıldır önce geleneksel müteahhitlikten daha farklı bir çizgi izleme yolunu seçmesinin ödülünü bundan sonra daha fazla alabilir. Türkiye'de endüstriyel tesis alanında çok büyük bir hareketlilik olmasa da 2005 uluslararası müteahhitlik sektörünün iş kapasitesi dünyada yüzde 19, 8 büyüdü. Erol Üçer, Türkiye'de her yıl yüzde 7-8 oranında artan elektrik enerjisi talebinin de üretim tesisleri kurulmasını zorunlu kıldığını hatırlatıyor.

Bizzat Gama Enerji'nin elinde birçok proje var. Gama Enerji yatırım planındaki 3 milyar doların  1 milyar dolarını Ürdün'de Yap işlet Devret (YİD) modeliyle yapılacak bir içmesuyu taşıma projesine yatıracak. Buradaki su satışından yıllık 100 milyon dolar civarında bir gelir elde edilmesi bekleniyor.

Yeni projelerden söz ederken Üçer, sıkıntıyla karşılaşmayacaklarını düşündüklerini projeleri seçmeye çalıştıklarını, temkinli olduklarını söylüyor. Bunun nedenlerinden biri aslında Türkiye'de Yuvacık Barajı tartışmaları ile başlarının bir hayli ağırmış olması. Erol Üçer'in konuşmak istemediği tek konu bu. Yuvacık Barajı'nın yapım bedelinin olması gerekenden çok fazla olması, suyun pahalı satıldığı gibi suçlamalarda haklı bir taraf olmadığını söylüyor. Zaten bu konuyla ilgili açılan davadan da beraat ettiler. Şimdi Yargıtay'dan da benzer bir sonuç çıkarsa tam anlamıyla rahatlayacaklar.  "Bu konuyu daha fazla kaşımak  istemiyorum" diyen Üçer, Yuvacık tartışmalarının  daha ziyade siyasi bir hesaplaşma olduğu düşüncesinde.

Şimdi önlerinde başka işler var. Elektrik üretiminde şu anda kurulu kapasiteleri 1450 MW. 2 milyar dolar tutarında yeni yatırımla bunun üzerine 1850 MW daha eklenecek ve toplamda 3 bin 300 MW kurulu güce erişecekler. Türkiye'nin elektrik üretimindeki toplam kurulu gücünün 36 bin MW olduğu düşünülürse şirket birkaç yıl içinde bunun yaklaşık yüzde 9'unu üretmeyi planlıyor. Bu da azımsanacak bir oran değil. Kırıkkale'de 400 MW'lik bir gaz santrali için lisans başvurusu yapılmış durumda. Aliağa'da da 600 MW gücünde bir kömür santrali kurmayı planlıyorlar.

Gama Enerji, Mersin, Trabzon, Artvin,Erzurum, Kars ve Bingöl'de toplam gücü 355,2 MW olacak 11 hidroelektrik sanralinin kurulumu için lisans almış durumda. Ayrıca Çanakkale'de  bir Manisa'da iki adet rüzgar santrali için lisans alındı. Üçü yine Çanakkale , ikisi İzmir'de ve biri Manisa'da olmak üzere lisans başvurusunda bulunulmuş altı adet rüzgar santrali daha bulunuyor.

Gama'nın yapımcı olarak üstlendiği sekiz santral içinde en büyüğü ise ihalesini GE ile beraber aldıkları Sibirya'daki 800 MW'lık santral. Türkiye'de de yapmayı istedikleri büyük işler var. Bunların başında daha önce B santralinin yapımında yer aldıkları Türkiye'nin  en büyük  kömür santrali Afşin Elbistan'ın ihaleye çıkan C ve D santrallarının yapımı geliyor.

Erol Üçer enerji alanında yatırımların özel sektöre açılmış olmasının artıları kadar eksileri de olduğu düşüncesinde. İhalelerin talip olan her firma tarafından alınabilmesini sakıncalı görüyor.  "İşin şartlarının yatırımcılar tarafından iyi bilinmesi gerekiyor. Ayrıca bu konularda deneyimli olmak da çok önemli. Eskiden mesela daha önce söz konusu işin niteliğine uygun  belli bir miktarda işler yapmış olmak gibi şartlar aranırdı" diyen Üçer'e göre şimdi bu şartlar biraz hafifletilmiş ve "kapılar daha çok kişiye açılmış" durumunda.

Gama Holding ise gelirleirnin büyük bir bölümünü yurtdışındaki işlerinden kazanıyor ve giderek artan oranda böyle olmaya da devam edecek. Önlerindeki önemli  planlardan biri de halka açılmayı planladıklarını söyleyen Erol Üçer, GE ortaklığının gerçekleşmesinden sonra artık çok da fazla beklemeden bunu gerçekleştirmek istediklerini söylüyor.  Yine de henüz bir takvim belirlenmiş değil ve Üçer'in dediğine göre "aceleleri de yok." Böyle söylenmesi de şaşırtıcı değil. Gama hiçbir zaman aceleci davranan  bir şirket olmamış.

 .

.

 .

.
Tüm Yazıları
.

.
.



Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org