Ziynet Odası       Odam Olsun       Türklider Odaları       Sizin Odalarınız       Sohbet Odası       TV Odası       E-Kitap Odası       BŞenver       Gazete Odası       iPad       Hakkımızda       Şifremi Unuttum   

 

Tuncay Özilhan Gözüyle 



Tüm Yazıları
       ShareThis

 

TÜRKİYE ÇÖLDEKİ VAHA GİBİ
10.04.2012
Okunma Sayısı : 3006
Oy Sayısı : 1
Değerlendirme : 5
Popülarite : 0
Verdiğiniz Puan :
 

 

TÜRKİYE ÇÖLDEKİ VAHA GİBİ
Tuncay Özilhan

.
.

Turcomoney dergisinin benimle yaptığı söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum...

.
.
. 
TÜRKİYE ÇÖLDEKİ VAHA GİBİ
Tuncay Özilhan


Türkmenistan'daki yatırımlarınızdan bahseder misiniz?

TÖ:15 yıldır Türkmenistan'dayız.

Bu ülke bizim için önemli, keza son olarak yaptığımız yatırımın ardından kapasitede önemli artış sağladık.

Bugüne kadar yaptığımız 25 milyon dolarlık yatırımla, 10-15 milyon kasa üretime sahiptik.

Geçen yıl Türkmenistan'a ek yatırım kararı aldık ve 25 milyon dolarlık ek yatırımı devreye sokarak toplam yatırım tutarımızı 50 milyon dolara çıkarttık.

Son yatırımla üretim kapasitemiz 37 milyon ünite kasaya çıktı.

Dolayısıyla önümüzdeki 2-3 sene için önemli bir kapasite artırımına gitmiş olduk.

Türkiye- Türkmenistan ilişkilerinin artması için  hangi  adımların atılması lazım?


TÖ:
Türkmenistan ekonomisinin büyümesinde, Türk iş adamlarının önemli  katkısı var. İnşaat  ve müteahhitlik  işleri başta olmak üzere ülkedeki çağdaş gelişimde Türk iş adamları önemli rol oynadı.

Ayrıca sanayi yatırımları, çimento ve tekstil fabrikaları da yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.

Coca Cola içecek  olarak bize de Türkmenistan'a yatırım yapıyoruz.

İki ülke arasındaki ilişkilerin bu şekilde devam etmesi halinde yatırımların daha da büyüyüp, gelişmesini bekliyoruz.

Türkmenistan 6 milyon nüfusu olan zengin bir ülke.

Bu, nedenle Türkmenistan'a yatırım yapmak isteyen  firmalar, uzun vadeli  düşünüp, düzgün  projeler ürettiği takdirde bu ülkede bir çok sektörde önemli  fırsatlar yakalayabilir.

Türk iş adamları, bu fırsatları ve ülkedeki yatırım  olanaklarını iyi değerlendirmeli.



Dünyanın krizden  geçtiği şu dönemde yatırımlarınızı devam ettirmeyi  neye bağlıyorsunuz?


TÖ: Yatırım  kararı  almamızdaki  en önemli etken Türkmenistan'ın  hızla büyümesidir.

Ülkedeki büyümeye paralel olarak satışlarımız artıyor.

Yıllardır bu ülkede varız, gelişmeleri yakından izliyor ve buna göre

yatırımlarımızı arttırıyoruz.

Coca Cola İçecek'in, Türkiye dahil 10 ülkede yatırımı var.

Coca -Cola İçecek'in  yüzde 50.3'ü Anadolu Grubu'nun. Coca Cola Company, Özgörkey Holding ortağımız, yüzde 25.6'sı da halka açık şirketimiz.

Hem Pazar payı, hem yatırımlar açısından oldukça sağlıklı  bir şekilde büyüyoruz.

Son olarak  yatırım yaptığımız Pakistan da bizim için önemli, bu ülkede de son bir senede önemli yatırımlar yaptık. Yeni üç hat aldık, orada 6 fabrikamız, 6.000 çalışanımız var ve hızla büyüyoruz.


Davos'taki toplantılara da katıldınız, dünya krizi konuşuyor, sizin beklentiniz ne yönde endişeleriniz var mı?


TÖ: Bu yılki Davos toplantılarına katıldım ve orada da krize dair görüşlerimi ifade ettim.

Avrupa'da kriz sürüyor ve gördüğüm  kadarıyla etkileri  dört, beş yıl daha devam edecek.

Son olarak yaşanan kriz, öncekilere benzemiyor ve bu nedenle kolayca çözülemiyor.

Birçok tedbir alınmasına rağmen henüz çözüm bulunabilmiş değil.

Yunanistan'ın sorunları çözülmeye çalışılırken,  Portekiz ve İrlanda'nın sıkıntılı durumu karşınıza çıkıyor.

İtalya'daki problemlerin büyümesi, önümüzdeki  dönemde İspanya'yı da etkileyecek.

Krizin etkileri Fransa'nın  notunun  düşürülmesine kadar etki ediyor.

Özetle Avrupa'daki  hastalık ciddiyetini koruyor.

"Avrupa'daki hastalık ciddileşiyor" dediniz, peki bu hastalığın sonu nereye varacak?


TÖ: Avrupa, büyüyen krizi Almanya'yla çözmek istiyor ama Almanya'nın  bunu ne kadar sürdürebileceği net değil.

Avrupa'yı yöneten ve yönlendiren ülke olan Almanya, kriz döneminde dahi büyüdü.

Öbür ülkelerin tam tersine sağlıklı bir ekonomiye sahip olan Alman vatandaşları da haklı olarak birikimlerinin, krizdeki ülkelere aktarılmasından rahatsız.

Ekonomideki rahatsızlık sosyal, problemlere yol açıyor.

Yunanistan'a, İtalya'ya baktığınızda insanların sokaklarda olduğunu  görüyorsunuz, bu dalga gittikçe artabilir.

Avrupa Birliği'ni bu anlamda sorunlu  görüyorum. 

Öte yandan parasal birlik sorunlu çünkü Almanya'dan, Yunanistan'a kadar çok geniş bir perspektif var.

Ekonomiler ve büyüklükler çok farklı, aynı şekilde talepler ve ihtiyaçlar da farklı ve siz hepsine bir anda eurozonda ortak para birimi kullandırıyorsunuz.

Burada iki şey  yapılabilir; ya eurozon bozulacak, ya da eurozon  daha güçlü hale getirilecek ve politik birlik daha da güçlendirilecek.

Dolayısıyla çıkış yolu bu şekilde olabilir.

Yine de para birliğini bu  işin çözümü olarak  görmüyorum.

Belki  önümüzdeki 50 sene içinde AB, Avrupa Birliği Devletleri şeklinde birleşmiş Avrupa haline gelebilir.

Keza şu anki yapının  doğru  ve sağlıklı bir yapı olmadığını görüyorum. 27 ülkenin yer aldığı AB'de, Almanya ve Fransa'nın  atacağı adımlar  belirleyici olacak.



Avrupa'daki tablo böyle peki Türkiye bu gelişmelerden nasıl etkilenir?


TÖ:Avrupa'da bütün bunlar yaşanırken elbette Türkiye'nin  de krizden  etkileneceğini düşünüyorum.

Zaten etkilenmemesi imkansız ama hep  söylüyorum; etrafınıza baktığımız zaman  her yer yangın yeri ama  Türkiye, çöldeki  vaha gibi.

Hükümetimizin  aldığı kararların  çok önemli ve doğru olduğuna inanıyorum.

Politik istikrarın yanında Türkiye'nin  %8 büyüme kaydetmesi oldukça önemli.

Ancak bu  noktada ekonomiyi tehdit eden cari açık sorununun çözümlenmesi gerekiyordu.

Nitekim ekonominin  soğutulmasına dönük kararın ardından 2011 yılının  altıncı ayından itibaren bunu hissetmeye başladık, yani son çeyrekte ekonomi yavaşlamaya başladı.

Aralık ayında cari açığın düşüş trendine girdiğini de gördük.

Bu düşüş trendi önümüzdeki 6 ay artacak ve ekonomik büyüme yüzde 8'lerden aşağıya doğru inecek.

Bazı bankaların raporları; Türkiye'nin  yüzde 2 civarında büyüyeceğine işaret etse de, ben yüzde 4'ler civarında büyüme bekliyorum.

Türkiye'nin momentumunun  yüksek olduğuna ve dolayısıyla müteşebbis ruhun, Türk tüketicisinin  tüketim kabiliyeti ve artı genç bir demokrasinin olmasının  buna önemli bir etki sağlayacağını düşünüyorum.

Bu nedenle yüzde 4'ler civarındaki gerçekleşecek  büyümenin  Türkiye'de; hem cari açığı aşağıya çekebileceğini, hem de daha kontrol edilebilir bir yapı sağlayabileceğini düşünüyorum.

Tabi ki yüzde 4'lük büyüme Türkiye'ye yetmez, istihdam ve işsizlik sorununun  çözülebilmesi için yüzde 6'lar seviyesinde büyümemiz lazım.

Belki cari açığın yükü hafifletildikten sonra hükümet, devreye sokacağı teşvik  programları ve alacağı tedbirlerle büyümeyi  daha yukarılara çekebilir.

Türkiye'nin  krize rağmen  büyümesini neye bağlıyorsunuz?


TÖ: Krize rağmen büyümede, Türk finans sektörünün güçlü olması  önemli bir etken.

Çünkü Avrupa ve Amerika'daki krizinin  büyümesinde, finans sektörüne duyulan  güvenin  azalması  önemli bir sebepti. 2000'li yıllardan sonra Türk finans sektörü yeniden  yapılanmaya girdi, çok önemli  sermaye raddelerine ulaşıldı.

Bu nedenle Türk finans sektörünün sağlam temeller üzerinde oturtulması, krize rağmen büyümede etken oldu diyorum.

Büyümede etken olan diğer unsurlar da var tabii ki; örneğin  enflasyonun düşmesi, faizlerin gerilemesiyle birlikte tüketici  kredileri, konut kredileri, araba kredileri arttı.

Gayrimenkul, otomotiv, turizm, beyaz eşya ve birçok sektör canlandı, ihracat arttı ve ekonomi büyüdü.

Kriz nedeniyle Avrupa'da yeni  bir parasal  genişleme bekliyor musunuz?


TÖ: Avrupa'nın yeni bir parasal genişleye mecbur kalacağını  düşünüyorum.

Bankalara 500 milyar dolar  seviyesinde fon verildi fakat  bankalar,  bu parayı  kullandırmadı  ve tekrar  merkez bankasına yatırdılar.

Çünkü Avrupa'daki  bankaların aralarındaki güven  sorunu büyük.

Hatırlarsanız 2000'li yıllarda Türkiye'de de, bankalar arasında güven  sorunu vardı ve faizler gecede 7500'leri görmüştü.

Bugün Avrupa'da, bankalar arasında yaşanan güven  sorunu  bu nedenle önemli bir sorun.
Bankaların güven eksikliğinden dolayı, parayı kullanmak istememesi, hastalığı arttırıyor.

Aslında likidite var ama Avrupa, krizin vermiş olduğu tedirginlikle bunu kullanmıyor.

Avrupa'nın  dışında, Amerika'ya baktığımızda toparlanma işaretleri görüyoruz.

Rakamlar son dönemde büyüme sinyalleri veriyor ama o büyüme sinyalleri  yüzde 4, yüzde 5 seviyeleri değil, sadece yüzde 1 civarında seyrediyor.

AB ve ABD'deki  kriz nedeniyle Türkiye'de de ekonomi daralacak ve bu etkiyle bankalar, kredi vermekte daha titiz ve tutucu  davranacak.

.
.



.
.
.



Kötü         Çok İyi  Oyla  
  Geri  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazıcı Dostu
 
Tüm yazıları
ShareThis

    Hayat Verenler : Microsoft    HP Türkiye    PBS Bilişim    SAY Ajans    SFS - MAN    Superonline       

Türk Liderler:

Abbas Güçlü, Adil Karaağaç, Ali Ağaoğlu, <Ali Kibar, Adnan Nas, Adnan Polat, Adnan Şenses, Ahmet Başar, Ahmet Esen, Alber Bilen ,Ahmet Cemal Kura, Ali Abalıoğlu, Ali Naci Karacan, Ali Sabancı, Ali Koç, Ali Saydam, Ali Talip Özdemir, Ali Üstay, Arman Manukyan, Arzuhan Yalçındağ, Asaf Güneri, Atila Şenol, Attila Özdemiroğlu, Avni Çelik, Ayduk Koray, Aydın Ayaydın, Aydın Boysan, Ayhan Bermek, AyşeKulin, Ayten Gökçer, Başaran Ulusoy, BedrettinDalan, Bedri Baykam, Berhan Şimşek, BetülMardin, Bülend Özaydınlı, Bülent Akarcalı, Bülent Eczacıbaşı, Bülent Şenver, CağvitÇağlar, Can Ataklı, Can Dikmen, Can Has, Can Kıraç, Canan Edipoğlu, Celalettin Vardarsuyu, Cengiz Kaptanoğlu, Cevdetİnci, Çoşkun Ural, Cüneyt Asan, Cünety Ülsever, Çağlayan Arkan, Çetin Gezgincan, DenizAdanalı, Deniz Kurtsan, Didem Demirkent, Dilek Sabancı, Dr. Oktay Duran, Ege Cansel, Em. Org. Çevik Bir, Emre Berkin, Engin Akçakoca, Enver Ören, Erdal Aksoy, Erdoğan Demirören, ErhanKurdoğlu, Erkan Mumcu, Erkut Yücaoğlu, Ergun Özakat, Ergun Özen, Erol Üçer, Ersin Arıoğlu, Ersin Faralyalı, Ersin Özince, Ethem Sancak, Fatih Altaylı, Fatih Terim, Ferit Şahenk, Ferruh Tanay,Feyhan Kalpaklıoğlu, Feyyaz Berker, Fuat Miras, Fuat Süren, Füsun Önal, Göksel Kortay, Güler Sabancı, Güngör Kaymak, Hakan Ateş, Halit Soydan, Halit Kıvanç, Haluk Okutur, Haluk Şahin, Hamdi Akın, Hasan Güleşçi, HayrettinKaraca, Hazım Kantarcı, Hilmi Özkök, Hüsamettin Kavi, Hüseyin Kıvrıkoğlu, Hüsnü Özyeğin, Işın Çelebi, İbrahim Arıkan, İbrahim Betil, İbrahim Bodur, İbrahim Cevahir, İbrahim Kefeli, İdris Yamantürk, İhsan Kalkavan, İshak Alaton, İsmet Acar, İzzet Garih, İzzet Günay, İzzet Özilhan, JakKamhi, Kazım Taşkent, Kemal Köprülü, Kemal Şahin, Leyla Alaton Günyeli, LeylaUmar, Lucien Arkas, Mahfi Eğilmez, MehmetAli Birand, Mehmet Ali Yalçındağ, Mehmet Başer, Mehmet Günyeli, Mehmet Huntürk, Mehmet Keçeciler, Mehmet Kutman, Mehmet Şuhubi, Melih Aşık, Meltem Kurtsan, Mesut Erez, Metin Kalkavan, Metin Kaşo, Muharrem Kayhan, Muhtar Kent, Murat Akdoğan, Murat Dedeman, MuratVargı, Mustafa Koç, Mustafa Özyürek, Mustafa Sarıgül, Mustafa Süzer, Mümtaz Soysal, Nafi Güral, Nail Keçili, Nasuh Mahruki, Nebil Özgentürk, Neşe Erberk, Nevval Sevindi, Nezih Demirkent, Nihat Boytüzün, Nihat Gökyiğit, Nihat Sırdar, Niyazi Önen, Nur Ger, Nurettin Çarmıklı, Nuri Çolakoğlu, Nüzhet Kandemir, Oğuz Gürsel, Oktay Duran, Oktay Ekşi, Oktay Varlıer, Osman Birsel, Osman Şevket Çarmıklı, Ozan Diren, Özen Göksel, ÖzdemirErdoğan, Özhan Erem, Pervin Kaşo, R.BülentTarhan, Raffi Portakal, Rahmi Koç, Rauf Denktaş, Refik Baydur, Rıfat Hisarcıklıoğlu, SakıpSabancı, Samsa Karamehmet, Savaş Ünal, SedatAloğlu, Sefa Sirmen, Selçuk Alagöz, SelçukYaşar, Selim Seval, Semih Saygıner, SerdarBilgili, Sevan Bıçakçı, Sevgi Gönül, Sezen Cumhur Önal, SinanAygün, Suna Kıraç, Süha Derbent, Süleyman Demirel, ŞadanKalkavan, Şadi Gücüm, Şahin Tulga, Şakir Eczacıbaşı, Şarık Tara, Şerif Kaynar, ŞevketSabancı, Tan Sağtürk, Taner Ayhan, Tanıl Küçük, Tanju Argun, Tansu Yeğen, TavacıRecep Usta, Tayfun Okter, Tevfik Altınok, Tezcan Yaramancı, Tinaz Titiz, Tuna Beklevic, Tuncay Özilhan, Türkan Saylan, Uğur Dündar, Uluç Gürkan, Umur Talu, Ümit Tokçan, Üzeyir Garih, Vehbi Koç, Vitali Hakko, Vural Öger, Yaşar Aşçıoğlu, Yaşar Nuri Öztürk, Yılmaz Ulusoy, Yusuf Köse, Zafer Çağlayan, Zeynel AbidinErdem

Tecrübeleriniz ve birikimleriniz toprak olmasın @ Copyright 2004 turklider.org